İstanbul’da Kanalizasyon Geri Tepmesi: İSKİ’ye Başvuru ve Tazminat
İstanbul’da kanalizasyonun geri tepmesi yüzünden konutu veya işyeri zarar gören kişi, zararın İSKİ’nin yürüttüğü altyapı hizmetinden doğduğunu ileri sürüyorsa önce ilgili idareye tazminat başvurusu yapmalı; başvurunun reddinden sonra idare mahkemesinde tam yargı davası açmalıdır. Bu yolun dayanağı 2560 sayılı Kanun m.2/b, Anayasa m.125 ve 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu m.13 hükümleridir. Arıza ihbarı, hasar tespiti ve zararın ödenmesini isteyen başvuru ayrı işlemlerdir. Yalnız kanal açma talebiyle yetinmek, tazminat için gerekli başvurunun içeriğini karşılamaz.

İSKİ’ye karşı açılacak her dava aynı yargı koluna girmez. Bu rehberin konusu, kamusal kanalizasyon şebekesinin kurulması, işletilmesi veya bakımındaki aksaklık nedeniyle oluştuğu ileri sürülen konut ve işyeri hasarıdır. Su faturası, abonelik sözleşmesi, yalnız bina içindeki tesisat arızası ve araçların karayolunda uğradığı zararlar kendi hukuki nitelikleriyle incelenir. Zararın İstanbul’da meydana gelmesi veya su aboneliğinin bulunması, bu ayrımı tek başına sonuçlandırmaz.
Kanalizasyon şebekesinde İSKİ’nin kanuni görevi nedir?
2560 sayılı Kanun m.1, İstanbul Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğünü su ve kanalizasyon hizmetlerini yürütmek üzere kurulmuş, İstanbul Büyükşehir Belediyesine bağlı, ayrı bütçesi ve kamu tüzel kişiliği bulunan bir kuruluş olarak düzenler. Aynı Kanunun m.2/b hükmü; kullanılmış sular ile yağış sularının toplanması, yerleşim yerlerinden uzaklaştırılması ve boşaltma yerine ulaştırılması için gerekli tesislerin projelendirilmesini, kurulmasını, işletilmesini, bakımını ve onarımını İSKİ’nin görevleri arasında sayar.
Bu görev, yalnız yeni kanal yapılmasından ibaret değildir. Mevcut hattın işletilmesi, bakım kayıtları, tıkanıklık bildirimlerinin değerlendirilmesi ve gerekli yenilemenin yapılması da hizmetin yürütülmesi içinde incelenir. Bir evin yeniden su basması dosyasında daha önce aynı adrese ekip gönderilip gönderilmediği bu nedenle önem taşır. Önceki müdahalenin varlığı, idarenin mutlaka kusurlu olduğunu göstermez; fakat arızanın bilinirliği ve yapılan işlemin yeterliliği hakkında araştırılması gereken somut bir kayıt oluşturur.
İdarenin tazmin yükümlülüğünün anayasal temeli Anayasa m.125 hükmüdür. Bunun uygulanması için olay, zarar ve idari hizmet arasındaki bağlantı ortaya konur. Başvuruda yalnız “evi su bastı” denmesi yerine suyun hangi noktadan girdiği, kanalizasyonun nerede taştığı, müdahalenin ne zaman istendiği ve hangi malvarlığı unsurunun zarar gördüğü açıklanmalıdır. Bu bilgiler hem muhatap idarenin hem teknik incelemenin kapsamını belirler.
Geri tepmenin kaynağı neden ilk aşamada belirlenmelidir?
Binanın bodrumunda su görülmesi, kaynağın kendiliğinden belediye şebekesi olduğunu kanıtlamaz. Sokaktaki ana kanal, parsel bağlantısı, bina ortak tesisatı, bağımsız bölüm tesisatı ve yüzeyden gelen yağış suyu birbirinden ayrılmalıdır. Tıkanma noktası, boruların bağlantısı ve suyun izlediği yol teknik incelemeyle belirlenir. Müdahale ekibinin açtığı baca, değiştirdiği parça veya temizlediği hat tutanağa yazılmalıdır. “Tıkanıklık giderildi” şeklindeki kısa kayıt, hangi hattın arızalı olduğunu her zaman açıklamaz.
Bina içindeki pompa, geri akışı engelleyen donanım, izolasyon ve bağlantı kotları da inceleme konusudur. Bu unsurların eksikliği ileri sürüldüğünde, hangi teknik yükümlülüğün ihlal edildiği ve bunun zarara nasıl etki ettiği gösterilmelidir. Sadece yapının bodrum kat olmasıyla bütün zararı kullanıcıya yüklemek veya yalnız dış şebekede taşma görülmesiyle bütün bina kusurlarını önemsiz saymak doğru bir inceleme değildir. Her neden, meydana gelen hasarla kurduğu bağlantı üzerinden değerlendirilir.
Yoğun yağış kaydı da aynı yöntemle ele alınır. Yağışın miktarı ve zamanı, şebekenin kapasitesi, bakım durumu, önceki taşmalar ve olay sırasındaki müdahale birlikte araştırılır. Yağmur yağmış olması tek başına tazminat hakkını ortadan kaldırmaz; her yağış sonrası hasar da otomatik tazminat doğurmaz. Talepte, doğrulanabilen olay bilgileri kullanılmalı; ölçülmemiş yağış miktarı, görülmemiş kanal tıkanıklığı veya belirlenmemiş kusur oranı kesin gerçek olarak yazılmamalıdır.
Su baskını sırasında hangi kayıtlar korunmalıdır?
Can güvenliği ve gerekli müdahale sağlanırken olayın tarihini, yerini ve kapsamını gösteren kayıtlar korunmalıdır. İSKİ’nin resmî iletişim sayfasında yer alan ALO 185 üzerinden yapılan arıza bildiriminin numarası, saati ve bildirilen adres kaydedilir. Bildirimin hangi kişi adına oluşturulduğu, ekibin geliş zamanı ve yapılan işlem ayrıca not edilir. Başvuru numarasıyla sonradan alınacak müdahale kaydı, aynı gün birden fazla bildirim yapılmışsa bunların ayrılmasını sağlar.
Fotoğraflar yalnız ıslanmış eşyaları göstermemelidir. Suyun giriş noktası, zemindeki seviye izi, giderlerin durumu, dışarıdaki taşma ve zarar gören odalar arasında bağlantı kurulmalıdır. Görsellerin özgün dosyaları ve tarih bilgileri saklanır. Temizlikten önce çekilen kayıtlarla onarım sonrasındaki görüntüler ayrı tutulur. Hasarlı eşyanın marka, model ve seri numarası okunabiliyorsa kayda alınır; eşyanın kime ait olduğu da fatura, ödeme kaydı veya diğer belgelerle desteklenir.
Sağlık ve güvenlik nedeniyle hemen uzaklaştırılması gereken malzemelerin bulunduğu olaylarda, delil koruma amacıyla tehlike sürdürülmez. İmha veya tahliye öncesinde güvenle alınabilen görüntüler, işlem tutanağı, temizlik faturası ve müdahale ekibi kayıtları dosyalanır. Uyuşmazlıkta bu belgelerin neden oluşturulduğu ve hangi işlemin zorunlu olduğu açıklanır. Zarar büyümesin diye yapılan müdahale ile hasarın izlerini açıklamasız biçimde ortadan kaldıran işlemler aynı şekilde değerlendirilmez.
Eşya, yapı ve işyeri zararları nasıl ayrılır?
Tazminat başvurusunda her zarar kalemi ayrı gösterilmelidir. Konuttaki taşınır eşya, duvar ve döşeme onarımı, ortak alan temizliği, teknik servis işlemi ve zorunlu tahliye gideri aynı tutarın içine açıklamasız olarak yazılmamalıdır. Her kalem için malın veya hizmetin tanımı, zarar tarihi, talep edilen tutar ve dayanak belge eşleştirilir. Onarılabilir bir cihazla tamamen kullanılamaz hâle gelen cihaz arasındaki fark teknik servis raporundan anlaşılmalıdır.
İşyerinde ticari stok zarar görmüşse stok kayıtları, alış faturaları ve olay tarihindeki mevcut miktar karşılaştırılır. Raf görüntüsü tek başına bütün ticari zararın hesabını vermez. Faaliyetin durması nedeniyle gelir kaybı ileri sürülüyorsa işyerinin hangi tarihler arasında kullanılamadığı, hangi faaliyetin durduğu ve kaybın hangi mali kayıttan hesaplandığı açıklanır. Varsayılan günlük ciroyu kapanılan gün sayısıyla çarpmak, gerçekleşen ve olayla bağlantılı zararı göstermenin yerini tutmaz.
Başvuru sahibi, hasar hesabıyla ödeme talebini birbirine bağlamalıdır. Teklif alınması, o bedelin mutlaka harcandığı anlamına gelmez; fatura düzenlenmesi de her faturanın bu olaydan doğduğunu tek başına göstermez. Teklif, servis raporu, fatura ve ödeme dekontu farklı ispat işlevleri taşır. Eski hasarlar, yenileme amaçlı işler ve olayın gerektirdiği onarım ayrı tutulduğunda, bilirkişinin gerçek zarar kapsamını belirlemesi kolaylaşır.
Kiracı mı, ev sahibi mi başvurmalıdır?
İYUK m.2/1-b, idari eylem ve işlemler nedeniyle kişisel hakları doğrudan ihlal edilenlerin tam yargı davasını düzenler. Bu nedenle kiracı kendi eşyasının ve kendisine ait belgelenmiş giderlerin zararını, malik ise kendisine ait taşınmazdaki zararını ayrı ayrı ortaya koyar. Su aboneliğinin yalnız bir kişinin adına olması, binadaki bütün zararların o kişinin malvarlığında gerçekleştiğini göstermez. Aynı hasar için iki kez tahsil talep edilmemelidir.
Ortak tesisat veya ortak alan zararında yönetimin hangi sıfatla hareket ettiği, hangi kişileri temsil ettiği ve yapılan ödemenin hangi hesaptan karşılandığı belirlenir. Apartman yöneticisinin bütün bağımsız bölüm sahiplerinin kişisel eşyaları için kendiliğinden tazminat isteyebileceği varsayılmaz. Kiracı ayrıca ev sahibine gerekli bildirimi yapmalıdır. Bu bildirimin ayrı dayanağı ve gecikmenin sonuçları, TBK m.318 kapsamında kiracının ayıp bildirme yükümlülüğü yazısında açıklanmıştır. Ev sahibine bildirim, ilgili idareye tazminat başvurusunun yerine geçmez.
Onarım başlamadan delil tespiti nasıl değerlendirilir?
HMK m.400, ileride açılacak davada kullanılacak bir vakıanın keşif, bilirkişi incelemesi veya tanık anlatımıyla tespitini düzenler. Delilin hemen tespit edilmemesi hâlinde kaybolması ya da ileri sürülmesinin önemli ölçüde zorlaşması tehlikesi hukuki yarar bakımından önemlidir. Su tahliyesi, zemin değişimi ve tesisat onarımı öncesindeki durum, daha sonra aynı şekilde incelenemeyecek nitelikteyse bu durum tespit talebinde somut olarak açıklanır.
HMK m.401, dava açılmadan önceki tespitte görev ve yetkiyi; m.403 ise zorunlu hâllerde karşı tarafa önceden tebligat yapılmadan tespiti düzenler. Başvuruda yalnız “zararım tespit edilsin” denmesi yerine bilirkişiden araştırılması istenen teknik noktalar gösterilir: suyun kaynağı, tıkanmanın yeri, hasarın kapsamı, eşyanın onarım durumu ve giderlerin olayla bağlantısı. Delil tespiti bir tazminat hükmü değildir. Tespit dosyası, idareye yapılacak başvuruyu ve esas dava süresini de kendiliğinden ortadan kaldırmaz.
İdare mahkemesinde dava açıldıktan sonra uygulanacak özel kural İYUK m.58 hükmüdür. Taraflar o davaya ilişkin delillerin tespitini davaya bakan mahkemeden ister. Mahkeme talebi uygun görürse tespiti kendisi yapar veya maddede belirtilen yöntemle yaptırır. Bu nedenle dava açılmadan önceki delil koruma yolu ile görülmekte olan idari davadaki inceleme birbirine karıştırılmamalıdır. Tespit talebinin içeriği, dosyanın bulunduğu aşama ve uyuşmazlığın yargı kolu birlikte belirlenir.
İSKİ’ye tazminat başvurusunda ne bulunmalıdır?
Altyapı hizmetinden doğan zarar için yapılacak başvuru, olayın araştırılması ve zararın giderilmesi istemini açıkça içermelidir. Başvuranın kimliği, iletişim adresi, olay yeri, olay ve öğrenme tarihleri, arıza kayıtları, zararın açıklaması ve talep edilen tutar belirtilir. Zarar kalemleri numaralı bir ek listesine bağlanır. Kamu hizmetinin hangi yönünün aksadığı ileri sürülüyorsa bunun dayanağı gösterilir; örneğin önceki başvuruların kayıtları ve olay günü düzenlenen müdahale belgesi eklenir.
Başvurunun ilgili idareye hangi tarihte ulaştığı ispatlanabilmelidir. Evrak kayıt numarası, teslim alındı belgesi veya kullanılan hukuken geçerli elektronik yöntemin iletim kaydı saklanır. Kuruma yapılan telefon görüşmesinin hatırlanmasıyla yazılı tazminat isteminin alındığını gösteren kayıt aynı değildir. Başvurunun bir sureti ve bütün ekleri başvuranın elinde kalmalıdır. Sonradan gelen cevapta başka bir dosya veya başka bir tarih anılıyorsa, bu fark dosya takibinde giderilir.
İSKİ’ye bağlı birim tarafından arızanın giderilmiş olması, parasal talebin kabul edildiği anlamına gelmez. Aynı şekilde hasarın fotoğraflanması veya ekipçe inceleme yapılması da ödeme taahhüdü değildir. Kurumun tazminat talebine verdiği cevap, kabul edilen ve reddedilen kalemler yönünden okunmalıdır. İdari başvuru tarihini, cevap tarihini ve cevabın tebliğ tarihini ayrı kaydetmek, dava süresinin başlangıcında hata yapılmasını önler.
Bir yıllık ve beş yıllık başvuru süreleri nasıl işler?
İYUK m.13/1 uyarınca idari eylemden hakkı ihlal edilen kişi, eylemi yazılı bildirimle veya başka şekilde öğrendiği tarihten itibaren bir yıl ve her hâlde eylem tarihinden itibaren beş yıl içinde ilgili idareye başvurmalıdır. Beş yıllık üst sınır, olayı öğrenen kişiye bir yıllık süreyi kullanmama hakkı vermez. Olayın, zararın ve idari faaliyetle bağlantının ne zaman öğrenildiğine ilişkin kayıtlar dosyanın özellikleriyle incelenir.
Hasarın onarımının aylar sonra tamamlanması veya son faturanın daha sonra düzenlenmesi, öğrenme tarihini kendiliğinden o güne taşımaz. Aynı binada farklı tarihlerde yeni baskınlar meydana gelmişse her olayın tarihi ve zararı ayrı kaydedilir. Eski olaya ait zararla yeni baskının hasarını tek dosya içinde tarihsiz biçimde birleştirmek süre değerlendirmesini güçleştirir. Başvuruyu bütün faturalar tamamlanıncaya kadar ertelemek yerine, eldeki belgelerle olay ve talep açıkça ortaya konur.
Cevap verilmezse otuz gün mü, altmış gün mü beklenir?
İYUK m.13/1, tazminat istemine otuz gün içinde cevap verilmemesi hâlinde bu sürenin bitiminden itibaren dava süresi içinde dava açılacağını düzenler. Eski metinlerdeki altmış günlük cevap bekleme süresi güncel başvuruya uygulanmaz. 7331 sayılı Kanun m.3, bu ibareyi otuz gün olarak değiştirmiştir. Cevap için otuz gün ile dava açmak için altmış gün ayrı sürelerdir.
Başvurunun kısmen veya tamamen reddedilmesi hâlinde süre, ret işleminin tebliğini izleyen günden başlar. Özel bir süre bulunmayan bu idari dava bakımından İYUK m.7 uyarınca genel dava açma süresi altmış gündür. Kurumdan telefonla bilgi beklemek, başka bir incelemenin tamamlanacağını düşünmek veya aynı dilekçeyi yeniden vermek, işlemeye başlayan dava süresini kendiliğinden yenilemez. Takvim hesabında başvurunun alındığı gün ve tebligat belgesi esas alınmalıdır.
İstanbul’da hangi mahkemede dava açılır?
Kamusal altyapı hizmetinin kusurlu yürütülmesi iddiasına dayanan tazminat istemi, İYUK m.2/1-b kapsamında tam yargı davasıdır. İYUK m.36/b, bayındırlık ve ulaştırma gibi bir hizmetten veya idarenin herhangi bir eyleminden doğan zararda hizmetin görüldüğü yahut eylemin yapıldığı yer idare mahkemesini yetkili kılar. İstanbul’daki şebeke hizmetinden doğan ve bu kapsamda kalan uyuşmazlık, ilgili İstanbul idare mahkemesinde görülür. Konutun Anadolu yakasında bulunması, davayı kendiliğinden Anadolu Adliyesindeki hukuk mahkemesine taşımaz.
Davalının doğru belirlenmesi de gerekir. İSKİ ayrı kamu tüzel kişiliğine sahiptir; olayın onun altyapı hizmetinden kaynaklandığı ileri sürülüyorsa bu idareyle ilgili işlem ve kayıtlar dosyaya konur. Yalnız genel olarak “belediye” yazılması, görevli kurum ve sorumluluk alanının araştırılmasının yerini tutmaz. Zarar sadece özel bir kişinin tesisatından kaynaklanıyorsa veya talep farklı nitelikte bir özel hukuk ilişkisine dayanıyorsa aynı idari dava yolu otomatik uygulanmaz.
Kanalizasyon geri tepmesi hakkında doğrulanmış İstanbul kararı
Uyuşmazlık Mahkemesinin 8 Temmuz 2024 tarihli, E.2024/51, K.2024/295 sayılı kararı, İstanbul’da yoğun yağış ve kanalizasyon tıkanması sonrasında kiracının konutunu lağım suyunun basmasına ilişkin görev uyuşmazlığını incelemiştir. Çoğunluk, İSKİ’nin kamu hizmetini yürütmesi sırasında oluştuğu ileri sürülen zararın tazminine ilişkin davanın idari yargıda çözümleneceğine karar vermiştir. Böylece hizmetin işleyişi ve idarenin sorumluluğunun idare hukuku esaslarıyla incelenmesi gerektiği açıklanmıştır.
Bu karar, başvuranın belirli tutarda tazminat kazandığını gösteren bir esas kararı değildir; görevli yargı kolunu belirler. Kararda aktarılan alt mahkeme gerekçesi ile karşı oy, çoğunluğun sonucu gibi sunulmamalıdır. Somut olayın başka bir niteliğe sahip olması da ayrıca değerlendirilir. Özellikle abonelik sözleşmesi uyuşmazlığı, özel mülkiyete fiilî müdahale iddiası ve trafik hükümlerinin uygulandığı olaylar bu rehberdeki altyapı hizmeti tazminatıyla özdeş kabul edilmez.
Dava dosyasında hangi incelemeler talep edilir?
Teknik bilirkişi incelemesinde dış şebeke ile iç tesisatın bağlantısı, arızanın yeri, önceki müdahaleler, yağış verileri ve zararın ortaya çıkış biçimi araştırılır. İdarede bulunan arıza iş emirleri, bakım kayıtları, bağlantı projesi ve müdahale tutanaklarının getirtilmesi talep edilir. Bilirkişiden hukuki hüküm kurması değil, uzmanlık gerektiren maddi ve teknik noktaları açıklaması beklenir. Kusura ilişkin hukuki değerlendirme ile tazminat kararı mahkemenin görevidir.
Çevre kirliliğine ilişkin bir düzenlemenin varlığı, her ev içi su baskınını aynı sorumluluk rejimine sokmaz. 2872 sayılı Kanun m.28 kapsamındaki çevre kirliliği sorumluluğu ayrı unsurları bulunan bir başlıktır. İSKİ’nin hizmet kusuruna dayanan talepte önce doğru eylem, muhatap ve usul belirlenmelidir. Başka bir kanundaki zamanaşımı süresini doğrudan İYUK m.13’teki idari başvuru süresinin yerine geçirmek hak kaybına yol açar.
Sık sorulan sorular
1. İstanbul’da kanalizasyon evi bastığında ilk kayıt nereye yapılır?
İSKİ’nin resmî iletişim kanallarından arıza bildirimi oluşturulur; ALO 185 kayıt numarası ve müdahale bilgileri saklanır. Arızanın giderilmesi için yapılan bu ihbardan ayrı olarak, zarar için açık bir tazminat başvurusu hazırlanır.
2. İSKİ ekibinin gelmesi zararı ödeyeceği anlamına gelir mi?
Hayır. Ekip müdahalesi hizmet kaydıdır. Tazminat için zararın kapsamı, ilgili idari faaliyetle bağlantısı ve sorumluluğun koşulları incelenir. Kanalın açılması veya fotoğraf çekilmesi, parasal talebin kabul edildiğini göstermez.
3. Kiracı kendi eşyaları için başvurabilir mi?
Kiracı kendi malvarlığında gerçekleşen zararını ve kendisine ait belgelenmiş giderleri talep eder. Ev sahibinin yapıya ait hasarı ayrı gösterilir. Su aboneliğinin kimin adına olduğu, bütün hasarın kime ait olduğunu tek başına belirlemez.
4. Bodrum katta oturmak tazminata engel midir?
Tek başına bodrum kat kullanımı kesin bir sonuç doğurmaz. Şebeke, bağlantı kotları, bina tesisatı ve alınması gereken teknik önlemlerin zararla ilişkisi araştırılır. Eksiklik iddiası somut teknik bulgu ve uygulanacak kuralla açıklanmalıdır.
5. İdareye başvuru için beş yıl beklenebilir mi?
İYUK m.13, öğrenmeden itibaren bir yıllık süre ile eylemden itibaren beş yıllık üst sınırı birlikte düzenler. Eylemi öğrenen kişi bir yıllık süreyi dikkate almak zorundadır; beş yıllık üst sınır bu süreyi kaldırmaz.
6. Tazminat başvurusuna cevap verilmezse ne yapılır?
Otuz günlük cevap süresinin bitiminden itibaren dava süresi içinde idari dava açılır. Genel dava açma süresi İYUK m.7 uyarınca altmış gündür. Otuz günlük cevap süresi ile altmış günlük dava süresi birbirine karıştırılmamalıdır.
7. Su baskını davası her zaman tüketici mahkemesinde mi açılır?
Hayır. Kamusal altyapı hizmetinin işleyişinden doğan tazminat isteminde burada açıklanan hizmet kusuru uyuşmazlığı idari yargıya aittir. Abonelik sözleşmesi ve başka özel hukuk ilişkileri kendi nitelikleriyle değerlendirilir.
8. Delil tespiti yapılırsa tazminat başvurusu gereksiz olur mu?
Hayır. Delil tespiti mevcut durumun korunmasını sağlar; tazminat ödenmesine ilişkin hüküm oluşturmaz. İYUK m.13 kapsamındaki idari başvuru ve dava süreleri ayrıca takip edilir. Tespit talebi bu süreleri kendiliğinden yenilemez.
9. İdari dava açıldıktan sonra delil tespiti kimden istenir?
İYUK m.58 uyarınca, o idari davaya ilişkin delil tespiti davaya bakan mahkemeden istenir. Mahkeme uygun gördüğü tespit işlemini kanundaki yöntemle yapar veya yaptırır. Dava öncesi ve dava sonrası başvuru yolları ayrı değerlendirilir.
10. 2024/295 sayılı karar herkes için tazminat garantisi verir mi?
Hayır. Uyuşmazlık Mahkemesinin bu kararı görevli yargı koluna ilişkindir. Kişinin zararını, idari hizmetle bağlantıyı ve sorumluluk koşullarını kendi belgeleriyle ortaya koyması gerekir. Talep edilecek tutar her dosyadaki gerçek zarar üzerinden belirlenir.
Kaynak kontrolü: 24 Ekim 2026. Kanun maddeleri ve resmî karar bağlantıları ilgili açıklamaların yanında verilmiştir.
İstanbul ofisinde su baskını dosyasının incelenmesi
İstanbul’daki kanalizasyon geri tepmesi dosyanızın incelenmesi için olay tarihini, İSKİ arıza ve başvuru numaralarını, müdahale tutanağını, hasar belgelerini ve varsa ret yazısının tebliğ bilgisini bir araya getirebilirsiniz. Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu İstanbul ofisiyle iletişim kurarken devam eden başvuru veya dava süresini belirtiniz.
İstanbul ofisi – Polaris Plaza
Maslak Ahi Evran Caddesi, Polaris Plaza No:21, Kat:9, 34475 Sarıyer/İstanbulSorunuzu iletin
Hukuki konu hakkında iletişim
İlk iletişimde konuyu, bulunduğunuz ülke veya ili ve varsa tebliğ ya da son işlem tarihini kısaca belirtebilirsiniz. T.C. kimlik numarası, sağlık verisi veya kişisel belge göndermeyiniz. Mesajlaşma tek başına hukuki görüş veya avukatlık ilişkisi oluşturmaz.
