Mersin Ceza Avukatı | Ceza Davası ve Soruşturma 2026
Mersin’de Ceza Soruşturması, Savunma ve Kanun Yolları
Ceza dosyasında ilk ayrım, kişinin sıfatı ve dosyanın aşamasıdır. Şüpheli veya sanığın avukatı müdafi; suçtan zarar görenin avukatı vekil olarak görev yapar. Haklar, delil talepleri ve başvuru yolları bu sıfata göre belirlenir. Mersin’de yürütülen dosyalarda da esas alınan kaynaklar Türk Ceza Kanunu, Ceza Muhakemesi Kanunu ve ilgili özel kanunlardır.

Şüpheli, sanık ve suçtan zarar gören aynı haklarla işlem yapmaz
CMK m.2, soruşturma evresinde suç şüphesi altında bulunan kişiyi şüpheli; kovuşturmanın başlamasından hükmün kesinleşmesine kadar suç şüphesi altında bulunan kişiyi sanık olarak tanımlar. CMK m.175 gereğince kovuşturma, iddianamenin mahkemece kabulüyle başlar. Dolayısıyla iddianamenin yalnız hazırlanmış olması ile kabul edilmiş olması farklı aşamalardır.
CMK m.149-156 müdafilik haklarını; m.234 mağdur ve şikâyetçinin haklarını; m.237 ve devamı kamu davasına katılmayı düzenler. Şikâyet dilekçesi vermek, kişiyi her durumda kendiliğinden katılan yapmaz. Katılma talebi ve bu talebe ilişkin mahkeme kararı ayrıca takip edilir. Birden fazla şüphelinin aynı müdafiyle savunulması da CMK m.152 uyarınca yararlarının birbirine uygun olmasına bağlıdır.
Mersin’de asliye ceza ile ağır ceza ayrımı
Görev, yalnız suçun halk arasındaki adına göre değil, 5235 sayılı Kanun m.11-14 ve özel görev hükümlerine göre belirlenir. Yer bakımından yetkide CMK m.12 ve devamı uygulanır. İl sınırı, adli yargı çevresi ve suçun işlendiği yer aynı kavramlar değildir; Mersin merkezdeki bir dosya ile başka adli yargı çevresindeki dosya için aynı mahkeme numarası kullanılamaz.
7571 sayılı Kanun m.12-13 sonrasında TCK m.158 kapsamındaki nitelikli dolandırıcılık, sırf bu suç adı nedeniyle ağır ceza mahkemesinin görevinde değildir; genel görev asliye ceza mahkemesindedir. 5235 sayılı Kanun geçici m.7’nin koruduğu eski dosyalar eski görev kurallarıyla sürer. Bağlantılı suç ve özel görev hükümleri ayrıca değerlendirilir. Güncel dosyada görevli mahkemeyi belirlerken bu geçiş kuralı atlanmamalıdır.
Soruşturma: İsnadı öğrenme, dosyayı inceleme ve ifade
CMK m.160, savcıya maddi gerçeği araştırma ve şüphelinin lehine olduğu kadar aleyhine delilleri de toplama görevi verir. Müdafiin çalışması, yalnız karşı beyan yazmak değildir: isnat edilen fiilin hangi delille ilişkilendirildiğini ve lehe kayıtların dosyaya alınıp alınmadığını denetler. Kanunda suç sayılmayan davranış için ceza verilemeyeceğine ilişkin TCK m.2 ile kişisel sorumluluğa ilişkin TCK m.20 bu değerlendirmenin temelidir.
CMK m.153/1, müdafiin soruşturma dosyasını incelemesini ve belgelerden harçsız örnek almasını düzenler. İkinci fıkradaki kısıtlama, yalnız sayılan suçlarda, soruşturmanın amacını tehlikeye düşürme koşuluyla, savcının istemi ve hâkim kararıyla uygulanır. Şüphelinin ifadesini içeren tutanak, bilirkişi raporları ve hazır bulunmaya yetkili olduğu diğer adli işlemlerin tutanakları m.153/3 gereğince bu kısıtlamanın dışındadır. “Dosya gizli” açıklaması, bütün belgelerin koşulsuz saklanmasına dayanak değildir.
CMK m.147’de suçlamanın anlatılması, müdafi hakkının bildirilmesi, suçlama hakkında susma ve somut lehe delillerin toplanmasını isteme hakları yer alır. Kimlik sorularını doğru cevaplama yükümlülüğü, olay hakkında açıklama yapmama hakkından ayrıdır. CMK m.148 yasak ifade yöntemlerini düzenler; müdafi olmadan kollukça alınan ifade, hâkim veya mahkeme önünde doğrulanmadıkça hükme esas alınamaz.
CMK m.154 uyarınca müdafiyle görüşmede vekâletname aranmaz ve görüşme başkalarının duyamayacağı ortamda yapılır. Kanundaki özel suç grubunda, savcı istemi ve hâkim kararıyla verilen en çok 24 saatlik görüşme kısıtlaması sırasında ifade alınamaz. Bu güvencelerin ayrıntıları ifade ve gözaltı rehberinde yer almaktadır.
Gözaltı, tutuklama ve el koyma hüküm değildir
Gözaltı, CMK m.91’deki soruşturma zorunluluğu ve somut delil koşullarına bağlıdır. Genel süre yakalama anından itibaren 24 saattir; en yakın hâkim veya mahkemeye gönderme için gerçekten zorunlu yol süresi 12 saati aşamaz. Toplu suçtaki yazılı uzatma ile m.91/4’teki özel kolluk yetkisi ayrı kurallardır. Bu sınırlar her dosyada otomatik uygulanacak bekletme süresi değildir.
Tutuklama için CMK m.100-101’deki kuvvetli suç şüphesini gösteren somut deliller, tutuklama nedeni ve ölçülülük birlikte aranır. Suçun katalogda sayılması otomatik tutuklama anlamına gelmez. Adli kontrolün neden yetersiz kalacağı da değerlendirilir. CMK m.108 soruşturmada en geç otuz günlük tutukluluk incelemesini; m.104 salıverilme istemini; m.109-111 adli kontrolü düzenler. Yurt dışına çıkamama yükümlülüğünün kaldırılması ve geçici muafiyet için çıkış yasağı rehberi ayrı başvuru ayrıntıları içerir.
Telefona fiziksel olarak el konulması, içindeki bütün verilerin sınırsız incelenmesi demek değildir. CMK m.134’teki dijital arama ve kopyalama koşulları ile m.131’deki iade hükümleri ayrı uygulanır. Banka hesabında ise CMK m.128’e dayanan el koyma, m.128/A’daki belirli suçlara özgü askıya alma ve başka hukuki nedenle konulan bloke aynı işlem değildir. Telefon iadesi ve banka transferinde bloke ve iade yazıları bu iki konuyu ayrı ele alır.
Mağdur bakımından şikâyet, delil ve katılma talebi
CMK m.158 uyarınca ihbar veya şikâyet Cumhuriyet başsavcılığına yahut kolluğa yapılır. Başvuruda olayın tarihi, yeri, bilinen kişiler ve kayıtlar gösterilir; bilinmeyen kimlik veya olaylar kesinmiş gibi yazılmaz. TCK m.73’teki altı aylık süre yalnız soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlı suçlar bakımındandır ve fiil ile failin öğrenilmesine bağlanmıştır. Özel şikâyet kuralları saklıdır. Her suçun şikâyete bağlı olduğu ya da her vazgeçmenin davayı düşürdüğü söylenemez.
CMK m.234 kapsamında delillerin toplanmasını isteme, kanuni koşullarla belge inceleme ve örnek alma, kovuşturmaya yer olmadığı kararına itiraz ve kovuşturmada davaya katılma hakları bulunur. Başvurudaki delil talebi, kaydın kimde olduğu ve hangi hususu açıklayacağı belirtilerek kurulmalıdır. Banka dekontu ödeme hareketini, sağlık raporu tıbbi tespiti, kamera görüntüsü kaydedilen olayı gösterir; her delilden kendi kapsamının ötesinde sonuç çıkarılamaz.
CMK m.172 uyarınca verilen kovuşturmaya yer olmadığı kararı beraat hükmü değildir. İtirazda savcının gerekçesi, toplanmayan deliller ve suçun kanuni unsurları arasındaki ilişki açıklanır. Süre ve merci ayrıntıları takipsizlik kararına itiraz yazısındadır.
Duruşmada savunma, isnat ile delil arasındaki bağı tartışır
CMK m.170/4 iddianamede olayların mevcut delillerle ilişkilendirilmesini; m.217 hükmün duruşmada tartışılan ve hukuka uygun elde edilmiş delillere dayanmasını düzenler. Savunma, dosyadaki her sayfayı tekrar etmek yerine hangi delilin hangi iddiayı desteklediğini veya desteklemediğini ortaya koymalıdır. Bilirkişi raporunun teknik tespiti ile mahkemenin hukuki nitelendirmesi birbirinden ayrılır.
CMK m.225 uyarınca mahkeme iddianamedeki fiil ve fail sınırında kalır; fiilin hukuki nitelendirilmesiyle bağlı değildir. Suç niteliği değişiyorsa CMK m.226’daki bildirim ve ek savunma güvenceleri uygulanır. Bu nedenle soruşturmanın başlangıcında kullanılan suç adı, kararın mutlaka aynı maddeden verileceği anlamına gelmez.
TCK m.7 bakımından suç tarihi ile sonraki kanun değişiklikleri karşılaştırılır. Özellikle 7589 sayılı Kanun, TCK m.158/4’te belirli hesap kullandırma fiilleri için indirim getirmiş ve CMK m.231’deki HAGB hükümlerini yeniden düzenlemiştir. Eski tarihli bir internet açıklaması üzerinden indirim, HAGB veya infaz sonucu kesinleştirilemez; uygulanacak metin ve geçiş hükümleri belirlenmelidir.
Her iki haftalık süre aynı tarihte başlamaz
| Başvuru | Güncel genel süre ve başlangıç | Dayanak |
|---|---|---|
| Hâkim kararına itiraz | Özel hüküm yoksa kararın öğrenilmesinden itibaren iki hafta | CMK m.268/1 |
| KYOK’a itiraz | Suçtan zarar görene tebliğden itibaren iki hafta | CMK m.173/1 |
| İstinaf | Hükmün gerekçesiyle birlikte tebliğinden itibaren iki hafta | CMK m.273/1 |
| Temyiz | Temyize açık hükmün gerekçesiyle birlikte tebliğinden itibaren iki hafta | CMK m.291/1 |
Bu tablo kanun yolunun her karar için açık olduğu anlamına gelmez. CMK m.272 ve m.286’daki sınırlamalar, özel hükümler ve eski kararlar bakımından CMK geçici m.6’daki 1 Haziran 2024 geçişi ayrıca kontrol edilir. CMK m.39 süre hesabını; m.38/A/9 elektronik işlemlerde sürenin gün sonunda bitmesini düzenler. Başlangıç belgesi görülmeden tarih hesabı yapılmamalıdır.
İtiraz, CMK m.269 gereğince kararın yerine getirilmesini kendiliğinden durdurmaz. Süresinde istinaf ve temyizin hükmün kesinleşmesine etkisi ise CMK m.275 ve m.293’te ayrıca düzenlenmiştir. Başvurunun adını doğru yazmak kadar hangi karar için hangi sonucu talep ettiğini belirlemek de önemlidir.
İlk görüşmede dosyanın hangi belgeleri ayrılır?
İlk grupta dosya ve sıfat belgeleri bulunur: savcılık veya mahkeme numarası, çağrı, iddianame ve karar. İkinci grupta süreyi başlatan tebligat ile elektronik tebliğ kayıtları yer alır. Üçüncü grupta olay delilleri; dördüncü grupta gözaltı, tutuklama, adli kontrol ve el koyma kararları ayrılır. Böylece esasa ilişkin savunma ile acil süreli başvuru birbirine karıştırılmaz.
Belgeler tarihlerine göre düzenlenirken asılları korunur. Mesajlar kırpılarak anlamı değiştirilmez, dijital kayıtlar silinmez ve dosyada bulunmayan olay eklenmez. Hukuki görüşün kapsamı da belirlenir: yalnız danışmanlık, belirli işleme katılım, soruşturma takibi, kovuşturma veya kanun yolu farklı iş kapsamlarıdır. Ücretin kapsamla ilişkisi ceza avukatlığı ücretleri yazısında açıklanır.
Ceza dosyasında ilk incelemeden savunma planına
İlk görüşmede olay anlatımıyla dosyanın resmî kaydı ayrı tutulur. Kişinin kendisini mağdur veya suçsuz görmesi, işlem yapılan sıfatın yerine geçmez. Çağrı kâğıdı, ifade tutanağı, iddianame ve karar hangi sıfatla hangi işlemin yapıldığını gösterir. Birden fazla soruşturma veya birleşen dosya varsa numaralar ayrıca yazılır. Aynı olaya ilişkin farklı dosyalardaki beyanların birbirine karışması, savunmanın dayandığı kronolojiyi bozabilir.
İncelemede önce acil işlem ayrılır. Gözaltı, sorgu, yaklaşan duruşma veya tebliğ edilmiş karar, esasa ilişkin geniş araştırmadan önce değerlendirilmesi gereken bir başvuru doğurabilir. Ancak her acil talebin aynı dilekçeyle karşılanması mümkün değildir. Hangi karara hangi nedenle başvurulduğu açıklanmalı, ilgili karar ve bildirim kaydı eklenmelidir. Soruşturmanın genel takibiyle belirli bir tedbire itirazın kapsamı bu şekilde görünür olur.
İsnat ve delil için karşılaştırma cetveli
Her isnat için ayrı bir satır oluşturulur: iddia edilen hareket, suç tarihi, kişiye yüklenen rol, dayanak delil ve savunmanın açıklaması. Delilin hangi olguyu gösterdiği açıkça yazılır. Banka kaydı para hareketini, rapor belirli bir teknik veya tıbbi tespiti, görüntü ise kaydedilen zaman ve alanı açıklayabilir. Bunların hiçbiri kendi kapsamı dışındaki bütün olayları tek başına ispatlayan belge olarak kullanılmamalıdır.
Savunma yalnız dosyada bulunan delilin reddinden oluşmaz. Lehe kaydın nerede olduğu, hangi zaman aralığını kapsadığı ve olayla ilişkisi belirtilerek toplanması talep edilir. CMK m.160 kapsamındaki araştırmanın lehe ve aleyhe olguları birlikte ele alması gerekir. Teknik rapordaki eksik veriyle hukuki sonuca ilişkin itiraz aynı başlıkta eritilmez. Bilirkişiden teknik soruya cevap istenir; suçun unsurlarının oluşup oluşmadığını değerlendirmek yargı merciinin görevidir.
İfade ve duruşma tutanağını belge olarak kontrol edin
İşlem sonunda tutanağa geçen metin, söylenen beyan ve verilen cevaplarla karşılaştırılmalıdır. Anlaşılmayan bir ifade, eksik soru veya yanlış tarih varsa bunun düzeltilmesi istenir. Kişinin söylemediği bir açıklama, tutanağın genel anlatımı içinde kendisine ait kabul edilmemelidir. Müdafi yardımının amacı, kişinin yerine olay üretmek değil; hakların kullanılmasını ve beyanın usulüne uygun alınmasını sağlamaktır. İmzalanan belgenin dosyadaki sonraki işlemlerle ilişkisi ayrıca izlenir.
Duruşma zaptı da yalnız bir tarih duyurusu değildir. Dinlenen tanık, sunulan belge, reddedilen talep ve verilen ara karar savunmanın sonraki adımını etkiler. Bir talebin neden önemli olduğu ve reddinin hangi araştırmayı eksik bıraktığı açık tutulmalıdır. Sonraki dilekçe önceki tutanağa somut atıf yapmalı; dosyanın her aşamasında aynı genel metnin yeniden sunulmasıyla yetinilmemelidir.
Karar sonrası kontrol yalnız sonuca bakılarak yapılmaz
Kararın sonuç bölümü, gerekçesi ve kanun yolu bildirimi birlikte okunur. Beraat, mahkûmiyet, düşme veya başka bir kararın hangi gerekçeyle verildiği başvurunun kapsamını belirler. Kararın bir kişiye veya bir suçlamaya ilişkin olması, dosyadaki bütün kişi ve isnatlar için aynı sonuç doğurmaz. Her hüküm yönünden başvuru hakkı, süre ve talep ayrıca değerlendirilmelidir.
Başvuru hazırlığında kararın tamamı ve tebliğ kaydı korunur. Hangi delilin tartışılmadığı, hangi hukuki değerlendirmenin hatalı olduğu ve talep edilen sonucun ne olduğu bölümler hâlinde gösterilir. Dosyanın sonucunu yalnız yakınlara aktarılan kısa bilgi üzerinden değerlendirmek yerine resmî belge esas alınır. İlk görüşmede hazırlanan olay ve delil cetveli, kararın dayandığı kabullerle karşılaştırılarak güncellenir.
Ceza soruşturması ve dava takibi hakkında sık sorulan sorular
İfade çağrısı aldığımda ilk hangi belgeyi hazırlamalıyım?
Çağrının tamamını, işlem yapılan makamı, dosya numarasını ve çağrı tarihini hazırlayın. Hangi sıfatla çağrıldığınız ve isnadın kapsamı belge üzerinden belirlenmelidir. Önceki ifade veya karar varsa bunları da ekleyin. Yalnız telefonla aktarılan suç adı, dosyanın bütün içeriğini göstermeyebilir.
Şüpheli ile sanık arasında ne fark vardır?
CMK m.2’deki ayrım dosyanın aşamasına ilişkindir. Soruşturmada suç şüphesi altında bulunan kişi şüpheli; kovuşturma başladıktan hükmün kesinleşmesine kadar sanık olarak adlandırılır. İddianamenin hazırlanması ile mahkemece kabul edilmesi farklı işlemlerdir. Başvuru ve dosya numarası bu aşamayla birlikte değerlendirilir.
Ceza dosyasının bütün belgeleri her durumda gizli midir?
Hayır. Dosya incelemesinin kapsamı CMK m.153 ve varsa kısıtlama kararı üzerinden belirlenir. Hangi belgeye erişim istendiği ve hangi gerekçeyle verilmediği somutlaştırılmalıdır. Genel bir gizlilik açıklamasından bütün belgeler için aynı sonuca varılmaz. Kanundaki istisnalar ve kişinin dosyadaki sıfatı birlikte incelenir.
Tutuklama kararı suçun kesinleştiği anlamına gelir mi?
Hayır. Tutuklama bir koruma tedbiridir; mahkûmiyet hükmü değildir. İtirazda tedbir kararının somut gerekçesi, delil durumu ve ölçülülük tartışılır. Tutuklama kararına başvuru ile ceza davasının esası farklı inceleme konularıdır. Hangi karara hangi taleple başvurulduğu açıkça gösterilmelidir.
Mağdur şikâyetinde yalnız olay anlatmak yeterli midir?
Olayın tarihi, yeri, bilinen kişiler ve deliller açıklanmalıdır. Kamera, mesaj, banka veya sağlık kaydının nerede bulunduğu belirtilmelidir. Bilinmeyen bir husus kesin bilgi gibi yazılmamalıdır. Başvurunun kayıt numarası saklanmalı; yeni delil sunulurken önceki başvuruyla bağlantı kurulmalıdır. Şikâyet ile davaya katılma ayrı işlemlerdir.
Her ceza dosyasında aynı kanun yolu süresi mi uygulanır?
Hayır. Karar türü, başvuru yolu, tebliğ veya öğrenme kaydı ve geçiş hükümleri birlikte kontrol edilir. Süre tablosundaki genel kural, bütün kararların istinaf veya temyize açık olduğunu göstermez. Somut kararın tamamı görülmeden son gün hesabı yapılmamalıdır; bildirim belgesi korunmalıdır.
Mersin ofisi başka şehirdeki ceza dosyasını takip edebilir mi?
Dosyanın kabulü ve temsil kapsamı somut inceleme üzerinden belirlenir. Büronun Mersin’de bulunması görevli veya yetkili mahkemeyi değiştirmez. Başka şehirdeki işlem, duruşma ve kişisel katılım gereklilikleri ayrıca planlanmalıdır. İlk görüşmede makam, dosya numarası ve yakın işlem tarihleri paylaşılmalıdır.
İlk görüşmede beraat veya tahliye tarihi kesin söylenebilir mi?
Belirli karar veya tarih garantisi verilemez. İlk değerlendirme dosyanın belgelerine, delillere ve uygulanacak usule dayanır. Mevcut hukuki durum, eksik kayıtlar ve yapılabilecek başvurular açıklanabilir. Çalışmanın kapsamı ile karar verecek merciin değerlendirmesi aynı şey değildir; ücret ödenmesi belirli sonucu satın almaz.
Yazar ve mevzuat bilgisi
Av. Halil Bakırcı · Mersin Barosu, sicil 3472 · Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu.
Mevzuat kontrol tarihi: 9 Eylül 2026. Temel kaynaklar: 5237 sayılı TCK, 5271 sayılı CMK ve yukarıda belirtilen değişiklik kanunları. Genel hukuki bilgilendirmedir; tahliye, beraat, ceza indirimi veya dosyanın bitiş tarihi hakkında sonuç garantisi içermez.
Mersin ofisi ve görüşme
Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosunun ofisi Akdeniz/Mersin’dedir. Büro ve avukat profilleri hakkında genel bilgi için Mersin avukat ana sayfası; adliye, cezaevi ve resmî kurum bilgileri için Mersin hukuk rehberi incelenebilir. Diğer yargı çevrelerindeki dosyalarda ilgili görev ve yetki kuralları uygulanır.
İhsaniye Mahallesi, 4903. Sokak, Profit İş Merkezi No:23, Kat:3, Daire:14, 33070 Akdeniz/Mersin.
İstanbul Ofisi – Polaris Plaza, Maslak / Sarıyer
Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu
Maslak Ahi Evran Caddesi, Polaris Plaza No:21, Kat:9, 34475 Sarıyer/İstanbul
İstanbul ve Mersin’deki fiziksel ofislerimizden Türkiye genelindeki dosyalar, görev ve yetki kuralları ile gerekli yerel işlemler dikkate alınarak koordine edilir. Yüz yüze görüşme için randevu sırasında tercih ettiğiniz ofisi belirtiniz.
İstanbul ofisini Google Haritalar’da açın · İletişim ve randevu