Boğaziçi’nde Tapuya İşlenen Kullanım Kararı: 2960 m.3/n
2960 sayılı Boğaziçi Kanunu m.3/n, Boğaziçi Alanındaki parseller için imar planında belirlenen kullanım kararlarının tapu siciline işlenmesini emreder. Bu kayıt, taşınmazın hangi plan kararına tabi olduğunu görünür hâle getirir. Malik adının yazılması, yapı ruhsatı verilmesi ve plan fonksiyonunun belirlenmesi ayrı işlemlerdir. Dolayısıyla tapuda malik olmak, parseli istenen her amaçla kullanma yetkisi vermez; tapudaki kullanım kaydı da tek başına inşaat ruhsatı oluşturmaz.
İstanbul Boğazı çevresinde konut, arsa, yalı veya ticari taşınmaz değerlendiren kişi açısından esas inceleme; güncel tapu kaydını, kaydın dayandığı kurum yazısını ve yürürlükteki imar planını aynı ada ve parsel üzerinde eşleştirmektir. Bu yazı, yalnızca Boğaziçi kullanım kararının sicile işlenmesine odaklanır. Öngörünümdeki bir plan kararını, tapudaki taşınmaz niteliğini ve fiilen yürütülen faaliyeti birbirine karıştırmadan hangi belgelerin isteneceğini ve hata varsa hangi işlemin tartışılacağını açıklar.

2960 sayılı Kanun m.3/n hangi bilgiyi tapuya taşır?
2960 sayılı Boğaziçi Kanunu m.3/n, imar planının parsel için belirlediği kullanım kararının sicile aktarılmasını düzenler. Hükmün odağında malikin kimliği veya taşınmazın satış bedeli bulunmaz. Odak, parselin plan kapsamında hangi kullanıma ayrıldığıdır. Bu nedenle araştırmanın başlangıç belgesi yalnız tapu senedi değil, tapu kaydına esas alınan plan ve idare yazısıdır.
Kanunun m.1 hükmü, Boğaziçi’nin kültürel ve tarihî değerleriyle doğal güzelliklerinin korunmasını ve nüfus yoğunluğunu artıran yapılanmanın sınırlandırılmasını amaçlar. Sicilde kullanım kararının gösterilmesi bu koruma düzeninin anlaşılmasına hizmet eder. Kayıt, satış görüşmelerinde rastlanan “Boğaz manzaralı olduğu için her projeye uygundur” şeklindeki açıklamalar yerine, parselin hukuken belirlenmiş fonksiyonunun incelenmesini sağlar.
Kullanım kararıyla yapılaşma koşulları aynı soruyu cevaplamaz. Planın kullanım türü, yapılacak faaliyetin niteliğiyle ilgilidir. Yapı yüksekliği, taban alanı, çekme mesafesi ve diğer yapılaşma koşulları ise ilgili plan, plan notu ve mevzuat üzerinden ayrıca okunur. Sicilde yalnız kullanım türünün görünmesi, geri kalan teknik koşulların kaldırıldığı anlamına gelmez. Değerlendirme raporunda bu iki başlık ayrı yazılmalıdır.
Sarıyer, Beykoz, Beşiktaş ve Üsküdar’da ilçe adı yeterli değildir
Boğaziçi Kanunu m.2; kıyı ve sahil şeridini, öngörünüm, geri görünüm ve etkilenme bölgelerini tanımlar. Hukuki kapsam, kanunda gösterilen sınır ve planlarla belirlenir. Bir taşınmazın Sarıyer’de veya Beykoz’da bulunması, o ilçedeki bütün parsellerle aynı imar statüsünü taşıdığını göstermez. Beşiktaş ve Üsküdar’da da aynı parsel esaslı inceleme gerekir.
Satış ilanındaki mahalle, sokak ve kapı numarası günlük adresi gösterir. Plan dosyası ise ada, parsel, pafta ve gerektiğinde eski parsel numaraları üzerinden yürür. İfraz, tevhit veya imar uygulaması geçiren yerde eski plan yazısındaki parsel numarası ile güncel tapu numarası farklılaşır. Böyle bir dosyada eski ve yeni parsel bağlantısı, resmî kadastro ve imar uygulaması belgeleriyle kurulmalıdır.
İncelemede önce taşınmazın tam konumu, sonra Boğaziçi içindeki bölgesi, ardından o bölgeye ait yürürlükteki plan belirlenir. Harita ekranındaki renk veya emlak ilanına eklenen çizim, onaylı plan paftasının ve plan notlarının yerine geçmez. Bölgesel izinlerin genel çerçevesi için Sarıyer imar ve Boğaziçi hukuku rehberi tamamlayıcı olarak okunabilir; burada incelenen mesele kullanım kararının tapudaki karşılığıdır.
Kullanım kaydı mülkiyet, şerh ve beyan bakımından nasıl okunur?
Türk Medenî Kanunu m.683, malikin kullanma, yararlanma ve tasarruf yetkisini hukuk düzeninin sınırları içinde tanır. Tapuda malik olarak görünmek, imar mevzuatının dışına çıkma hakkı sağlamaz. Öte yandan, plan kullanımının sicilde açıklanması da mülkiyetin kendiliğinden belediyeye veya başka bir kişiye geçtiğini göstermez. Mülkiyet değişikliği için ona ait hukuki sebep ve sicil işlemi araştırılır.
TMK m.1012, taşınmaz mülkiyetine ilişkin kamu hukuku kısıtlamalarının beyanlar sütununda gösterilmesine dair genel çerçeveyi düzenler ve özel kanunları saklı tutar. Boğaziçi Kanunu m.3/n ise özel olarak kullanım kararının sicile işlenmesini emreder. Bu sebeple kaydın gündelik dilde “şerh” diye adlandırılmasıyla yetinilmez; sicilde bulunduğu bölüm, tam metni, yevmiye bilgisi ve dayanak yazı birlikte incelenir.
İpotek, haciz, satış vaadi ve plan kullanımına ilişkin kayıtların sonuçları birbirinden farklıdır. Tapu inceleme tablosunda her satırın kanuni dayanağı ayrı gösterilmelidir. Tapuda beyanlar hanesi ve kamu hukuku kısıtlamaları hakkındaki yazı, bu ayrımın medeni hukuk yönünü açıklar. Boğaziçi dosyasında belirleyici ek belge, kullanım kararını taşıyan imar planıdır.
Tapu kaydı ile imar planı hangi belgelerle karşılaştırılır?
Sağlam bir inceleme için beş belge grubu gerekir. Birincisi, güncel malik ve tüm ilgili kayıtları gösteren tapu kaydıdır. İkincisi, kullanım kararının sicile işlendiği tarih ve yevmiye numarası ile dayanak kurum yazısıdır. Üçüncüsü, yürürlükteki plan paftası, plan notları ve onay bilgileridir. Dördüncüsü, varsa sonraki plan değişiklikleri ve bunlara ilişkin yargı kararlarıdır. Beşincisi ise mevcut yapı için ruhsat, onaylı proje ve yapı kullanma izin belgesidir.
Bu belgelerin tarihleri tek çizelgede tutulmalıdır. Sicil kaydı eski, belediyeden alınan plan belgesi yeni ise farkın sebebi araştırılır. Plan değişikliğinin sadece teklif aşamasında bulunması ile onaylanarak yürürlüğe girmesi aynı değildir. Benzer şekilde, bir yargı kararının varlığı kadar hangi plan bölümüne ve hangi parsele ilişkin olduğu da önemlidir.
Dosyadaki belgelerde aynı taşınmazın gösterildiği doğrulanmadan sonuca gidilmez. Tapudaki yüzölçümü, parsel numarası ve taşınmazın niteliği; belediye yazısındaki bilgilerle karşılaştırılır. Tescilli kültür varlığı, kıyı veya başka özel koruma kaydı bulunuyorsa bunların kararları ayrıca eklenir. Kullanım kararını açıklayan tek satırın, diğer özel koruma düzenlemelerinin tamamını içerdiği kabul edilmez.
Karşılaştırma tutanağında yalnız “uyumlu” veya “uyumsuz” sonucu yazılmaz. Her belgenin hangi soruyu yanıtladığı gösterilir. Aşağıdaki düzen, eksik belgeyi ve açıklama istenecek kurumu belirlemeyi kolaylaştırır:
| Kontrol konusu | Karşılaştırılacak kayıt | Dosyaya yazılacak sonuç |
|---|---|---|
| Taşınmazın kimliği | Güncel tapu, kadastro bilgisi ve eski parsel bağlantısı | Plan kararının aynı taşınmaza ilişkin olduğu |
| Kullanımın kapsamı | Plan paftası, lejant, açıklama ve plan notları | Parselin tamamını veya belirli bölümünü etkileyen fonksiyon |
| Kaydın tarihi | Onay kararı, idarenin bildirim yazısı ve yevmiye bilgisi | Sicile aktarılan kararın dayanağı ve tarih sırası |
| Mevcut yapının durumu | Ruhsat, onaylı proje ve kullanma izin belgesi | Plan fonksiyonundan ayrı olarak belgelenen yapı ve kullanım bilgisi |
Parsel birden fazla plan fonksiyonuna ayrılıyorsa yalnız tapudaki kısa açıklamadan tüm yüzölçümü için tek bir sonuç çıkarılmaz. Kullanım sınırının paftadaki yeri, plan ölçeği ve plan notları birlikte okunur. Teknik sınırın tespiti, hukuki incelemenin yerine geçmez; hukuki inceleme de ölçüm ve plan okuma işini ortadan kaldırmaz. Dosyadaki teknik raporun hangi planı ve hangi koordinat verisini esas aldığı açıkça yazılır.
Tapuda kullanım kararı görünmüyorsa serbest yapılaşma var mıdır?
Hayır. Tapu kaydında kullanım kararının görünmemesi, parseli imar planından veya Boğaziçi Kanunundan çıkarmaz. 3194 sayılı İmar Kanunu m.3, bir alanın plan esaslarına, bölge şartlarına ve yönetmelik hükümlerine aykırı amaçla kullanılmasını yasaklar. Aynı Kanunun m.4 hükmü özel kanunların uygulanma alanını korur. Boğaziçi için 2960 sayılı Kanun bu özel düzenlemelerden biridir.
Bu hukuki yapı nedeniyle boş görünen bir beyan sütunundan “konut yapılır”, “ticari kullanım serbesttir” veya “ruhsat gerekmez” sonucu çıkarılamaz. Yapı ruhsatı yükümlülüğü ayrıca İmar Kanunu m.21 kapsamında değerlendirilir. Kanunda belirtilen istisnaların bulunup bulunmadığı yapılacak işin niteliğine göre incelenir; tapu kaydının susması başlı başına bir istisna değildir.
Alıcı, kullanım kararının sicilde görünmediğini tespit ettiğinde ilgili idareden parselin güncel plan fonksiyonunu ve varsa sicile bildirim durumunu yazılı olarak istemelidir. Böylece belirsizlik sözlü satış açıklamasıyla doldurulmaz. Satın alma kararına esas alınan imar verisi, tarihli ve kaynağı belli bir belgeye bağlanır. Sicile aktarım eksikliği ile hukuken serbest kullanım bulunduğu iddiası aynı kabul edilmemelidir.
Taşınmazın satılması kullanım kararını değiştirir mi?
Mülkiyetin satım veya miras yoluyla el değiştirmesi, imar planının kullanım kararını değiştiren bir işlem değildir. Yeni malik, taşınmazı devralırken mevcut plan ve özel kanun düzenini de dikkate almak zorundadır. Satıcının “devredince kayıt kalkar” açıklaması, bir plan değişikliği veya yetkili makam kararı sunulmadıkça kullanım kararının kaldırıldığını kanıtlamaz.
Satış incelemesinde iki ayrı soru sorulur: Taşınmazın devrine engel bir sicil kaydı var mı; alıcının hedeflediği kullanım yürürlükteki plana uygun mu? Kullanım kaydının varlığından her satışın yasak olduğu sonucu çıkarılamaz. Aynı şekilde satışın yapılabilmesi de alıcının tasarladığı yapı veya işletmenin onaylandığını göstermez. Devir imkânı ile kullanım uygunluğu farklı belge ve kurallarla değerlendirilir.
Kredi veya yatırım görüşmelerinde de yalnız tapu senedindeki “arsa”, “bahçeli ev” ya da benzeri niteliklerle yetinilmez. Bu ifadeler, güncel plan fonksiyonunu ayrıntılı olarak açıklamaz. Projenin hukuki uygunluğunu gösteren belediye belgeleri ve plan koşulları finansman dosyasına eklenmelidir. Taraflar, hangi belgenin ne zaman sağlanacağını ve satışın hangi somut hukuki duruma dayanarak kararlaştırıldığını sözleşme görüşmelerinde açık biçimde kayıt altına almalıdır.
İnceleme sonucunda hazırlanan karar özeti, belgelerde bulunmayan bir onay üretmemelidir. Özette mevcut planın adı ve onay tarihi, parselin kullanım fonksiyonu, sicildeki kayıt, bu kaydın dayanak yazısı ve yapılması istenen işlemin kapsamı birlikte gösterilir. Tapu ve plan birbiriyle uyumluysa bu uyumun hangi belgeler arasında kurulduğu belirtilir. Uyumsuzluk bulunuyorsa eksikliğin sicil aktarımında mı, parsel eşleştirmesinde mi yoksa dayanak kararda mı olduğu açıklanır.
Alıcıya sunulan değerlendirmede incelenmeyen belgeler de isimleriyle belirtilir. Onaylı proje bulunmadan mevcut yapının projeye uygun olduğu; yapı kullanma izin belgesi görülmeden mevcut kullanımın izinli olduğu yazılmaz. Böylece bir tapu kaydı incelemesinin kapsamı, bütün yapının teknik ve hukuki uygunluğuna ilişkin sınırsız bir onaya dönüşmez. Belge listesinin sonunda talep edilen fakat henüz temin edilmeyen evrak yer alır. Bu eksiklikler giderildikten sonra karar özeti güncellenir. Satış dosyası, incelemenin tarihini ve dayandığı resmî kayıtları birlikte saklar.
Turizm ve rekreasyon kaydı özel konuta dönüşüm izni verir mi?
Boğaziçi Kanunu m.3/h, sahil şeridi ve öngörünüm bölgesinde turizm ve rekreasyon amacıyla ayrılan alanlara ilişkin özel bir kural içerir. Toplumun yararlanmasına ayrılan yapı ve bu niteliğin tapuya işlenmesi birlikte düzenlenmiştir. Kanun, bu yapıların amaç dışı kullanılmasını yasaklar. Bu nedenle tapuda veya plan belgelerinde görülen turizm ifadesi, doğrudan özel konuta dönüştürme hakkı olarak okunamaz.
m.3/n, Boğaziçi Alanının tamamında plan kullanım kararının sicile aktarılmasını düzenler. m.3/h ise belirli bölge ve kullanım türündeki yapılar hakkında ek bir yükümlülük getirir. Dosyada her iki hüküm de ilgiliyse birlikte uygulanır. Yalnız m.3/n metnini okuyarak m.3/h kapsamındaki toplumun yararlanması ve amaç dışı kullanım yasağı göz ardı edilemez.
İşletme satın alma, uzun süreli kiralama veya mevcut yapıyı başka işleve dönüştürme aşamasında; plan kullanımının yanında ruhsattaki kullanım ve onaylı projenin fonksiyonu karşılaştırılır. İşletmeye ilişkin bir izin belgesi, taşınmazın bütün imar sorunlarını ortadan kaldıran belge olarak sunulamaz. Faaliyet değişikliği hedefleniyorsa yapılmak istenen değişiklik idareye açıkça tanımlanmalı, cevap aynı parsel ve aynı proje üzerinden alınmalıdır.
Eski veya yanlış kullanım kaydı için hangi işlem hedef alınır?
Önce hatanın nerede olduğu belirlenir. Sicile yanlış parsel numarası geçirilmesi, plan kararının yazıda yanlış aktarılması ve bizzat plan kullanımının hukuka aykırı olduğu iddiası aynı uyuşmazlık değildir. Birinci inceleme, sicil satırı ile dayanak yazının karşılaştırılmasıdır. Sonra dayanak yazı, plan paftası ve plan notlarıyla karşılaştırılır. Bu yöntem, yanlış idareye veya yanlış talep türüyle başvurulmasını önler.
Salt yazım yanlışlarında TMK m.1027’nin basit yazı yanlışlarının düzeltilmesine ilişkin düzenlemesi dikkate alınır. Daha esaslı sicil düzeltmelerinde ilgililerin rızası, dayanak belge, özel düzenleme ve gerektiğinde mahkeme kararı değerlendirilir. Ancak tapu müdürlüğüne verilen bir düzeltme dilekçesi, yürürlükteki imar planını kendiliğinden değiştirmez. Plan hukuka aykırıysa plan işlemine ilişkin idari yol ayrıca ele alınır.
Plan sonradan değiştirilmişse yeni planın onay ve yürürlük bilgileriyle sicilin dayandığı eski karar karşılaştırılır. Düzeltme talebine yalnız emlak ilanı veya ekrandaki yeni renk eklemek yeterli değildir. İlgili idarenin güncel durum yazısı ve sicile gönderdiği ya da göndermesi gereken belgenin durumu araştırılır. İşlem sonunda alınan yeni tapu örneği de kontrol edilerek fiilî düzeltmenin yapıldığı doğrulanır.
Düzeltme talebinin sonuç bölümü, hatanın türünü görünür kılmalıdır. Yanlışlığın sicile aktarımda bulunduğu ileri sürülüyorsa dayanak yazı ile kayıt arasındaki fark gösterilir. İdarenin tapuya gönderdiği bildirim hedef alınıyorsa bildirim tarihi ve karar numarası belirtilir. Planın kendisi hedef alınıyorsa onay tarihi, planın adı, parsel üzerindeki kullanım ve hukuka aykırılık sebepleri yazılır. Tek dilekçede bu üç işlemin birbirinin yerine kullanılması, talebin hangi makam tarafından karşılanacağını belirsizleştirir. Başvurunun kayıt numarası, ek listesi ve cevabı saklanır; sonraki inceleme, başvuruda ileri sürülen somut talep üzerinden yapılır.
Plan uyuşmazlığı, süre ve yürütmenin durdurulması
Plan kullanımının iptali isteniyorsa uyuşmazlık, tapu satırının okunmasından çıkarak dayanak idari işlemin hukuka uygunluğuna yönelir. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu m.7, özel bir süre yoksa idare mahkemesinde genel dava açma süresini altmış gün olarak belirler. Ancak sürenin hangi ilan, tebliğ veya uygulama işlemiyle başladığı dosyadaki belge üzerinden saptanmalıdır; her olayda tapu örneğinin alındığı tarih başlangıç kabul edilmez.
İYUK m.11 çerçevesindeki idari başvurunun süreye etkisi, başvurunun süresinde ve kanundaki nitelikte yapılmasına bağlıdır. Her bilgi isteme dilekçesi, her telefon görüşmesi veya her CİMER başvurusu aynı sonucu doğurmaz. Bu yüzden başvurunun amacı; bilgi edinme, sicil verisinin düzeltilmesi, işlemin geri alınması veya planın iptali şeklinde açıkça ayrılmalıdır.
Dava açılması işlemin uygulanmasını kendiliğinden durdurmaz. Yürütmenin durdurulması İYUK m.27’deki koşullar üzerinden değerlendirilir; hukuka açık aykırılık ile telafisi güç veya imkânsız zarar koşulları birlikte somutlaştırılır. Genel dava yapısı için imar planının iptali davası rehberi incelenebilir. Boğaziçi dosyasında ayrıca 2960 sayılı Kanun ve bölgeye özgü plan belgeleri dilekçenin maddi dayanağına yerleştirilir.
İstanbul’da kullanım kaydı incelemesi için hazırlanacak dosya
Başvuruda taşınmazın ilçesi, mahallesi, ada ve parseli; tapu kaydının ilgili satırı; yevmiye tarih ve numarası; talep edilen bilgi veya düzeltme açıkça belirtilmelidir. Tapu sicilinin açıklığına ilişkin TMK m.1020 uyarınca ilgisini inanılır kılan kişi, ilgili sayfa ve belgelerin gösterilmesini veya örneklerinin verilmesini isteyebilir. Alım niyetiyle inceleme yapan kişi, ilgisini ve varsa temsil yetkisini başvurusunda somutlaştırmalıdır.
Belediyeden istenecek belgeler de ayrı tanımlanır: güncel plan fonksiyonu, onay tarihleri, plan notları, parselin Boğaziçi bölgesi, kullanım kararının tapuya bildirilmesine ilişkin yazı ve varsa değişiklik kayıtları. Kurum adı yalnız kanunun eski metninde geçen organlara bakılarak seçilmez. 3194 sayılı İmar Kanunu m.46’daki görev düzeni ile 2960 sayılı Kanunun güncel hükümleri ve somut işlemi yapan makam birlikte incelenir.
Dosyaya satış sözleşmesi taslağı, mevcut yapı belgeleri ve hedeflenen kullanımın açıklaması eklendiğinde inceleme somut bir karar sorusuna bağlanır: kaydın mevcut kullanım ve planlanan işlem üzerindeki etkisi nedir? Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosunun İstanbul Maslak, Polaris Plaza ofisi üzerinden yapılacak değerlendirmede bu belge seti esas alınır. Sonuç, kaydın kendisine ve onu doğuran hukuki işleme dayanarak hazırlanır.
Sık sorulan sorular
Boğaziçi’nde tapuya kullanım kararı yazılmasının kanuni dayanağı nedir?
Dayanak 2960 sayılı Boğaziçi Kanunu m.3/n hükmüdür. İmar planlarında parseller için belirlenen kullanım kararlarının tapu sicillerine işlenmesi öngörülür. Kayıt incelenirken planın onay bilgisi, ilgili parsel ve tapuya bildirim yazısı birlikte temin edilir; yalnız kısa bir tapu açıklamasından bütün imar koşulları çıkarılmaz.
Tapudaki kullanım kararı belediyenin taşınmaza malik olduğu anlamına gelir mi?
Hayır. Plan kullanımının sicilde gösterilmesi ile mülkiyetin devri farklı işlemlerdir. Malik hanesi, kamulaştırma veya başka bir mülkiyet değişikliğinin dayanağı ayrıca incelenir. Kullanım kararı kaydı tek başına mülkiyetin belediyeye geçtiğini kanıtlamaz.
Boğaziçi manzaralı her taşınmaz 2960 sayılı Kanun kapsamında mıdır?
Kapsam manzara veya satış ilanındaki tanımla belirlenmez. Kanunun m.2 hükmündeki alan ve bölge tanımları, ilgili sınırlar ve planlar esas alınır. Taşınmazın tam ada ve parseli üzerinden resmî konum ve bölge doğrulaması yapılmalıdır.
Kullanım kaydı varken taşınmaz satılabilir mi?
m.3/n tek başına bütün taşınmazlar için genel bir satış yasağı koymaz. Devir imkânı, taşınmazın diğer sicil kayıtları ve ilgili özel hükümleriyle birlikte değerlendirilir. Satışın yapılması, imar planını veya kullanım kararını değiştirmez; yeni malik plan düzenini dikkate almak zorundadır.
Tapuda kullanım kararı görünmüyorsa konut yapılabilir mi?
Sicilde kaydın görünmemesi konut yapma hakkı oluşturmaz. İmar Kanunu m.3 ve ilgili Boğaziçi hükümleri uyarınca güncel plan, bölge koşulları ve ruhsat yükümlülüğü incelenir. Yapılaşma kararı tapudaki boş satıra dayanılarak verilemez.
Tapuda arsa yazması, planın da konut alanı olduğunu gösterir mi?
Hayır. Taşınmazın tapudaki niteliği ile imar planının kullanım fonksiyonu farklı bilgilerdir. Plan fonksiyonu için güncel imar durumu, onaylı pafta ve plan notları alınmalıdır. Sicildeki nitelik tek başına yapılacak projenin uygunluğunu açıklamaz.
Turizm ve rekreasyon kaydı özel konuta dönüştürme hakkı verir mi?
Vermez. Boğaziçi Kanunu m.3/h kapsamındaki sahil şeridi ve öngörünüm alanlarında toplumun yararlanmasına ayrılan yapıların amaç dışı kullanılması yasaktır. Hedeflenen faaliyet değişikliği plan, ruhsat ve ilgili özel koruma hükümleri üzerinden ayrıca incelenir.
Kullanım kararının dayanak belgesini kim isteyebilir?
TMK m.1020 uyarınca ilgisini inanılır kılan kişi ilgili tapu sayfasının ve belgelerin gösterilmesini veya örneklerini isteyebilir. Başvuruda taşınmazın ada ve parseli, ilgilinin sıfatı ve gerekiyorsa vekâlet veya temsil belgesi sunulur. Erişim, herkese sınırsız kişisel veri aktarılması anlamına gelmez.
Yanlış kullanım kaydı sadece tapu müdürlüğüne dilekçeyle düzeltilir mi?
Çözüm hatanın kaynağına bağlıdır. Basit yazım yanlışı, dayanak idare yazısındaki hata ve imar planının hukuka aykırılığı ayrı konulardır. Sicil düzeltmesi istemiyle plan değişikliği yapılamaz. Önce kayıt, dayanak yazı ve plan karşılaştırılarak doğru talep belirlenir.
Planın iptali için dava açınca kullanım kararı uygulanmaz hâle gelir mi?
Dava açılması tek başına idari işlemin yürütülmesini durdurmaz. İYUK m.27’deki yürütmenin durdurulması koşulları ayrıca değerlendirilir. Dava ve başvuru süresi de İYUK m.7, m.11 ve ilgili özel düzenlemeler uyarınca somut ilan, tebliğ ve uygulama kayıtlarına göre hesaplanır.
Resmî kaynaklar ve mevzuat
- Adalet Bakanlığı UYAP Mevzuat — 2960 sayılı Boğaziçi Kanunu — m.1, m.2, m.3/h, m.3/n; güncel organ düzenlemeleri için m.10 ve ek m.1
- Kültür ve Turizm Bakanlığı — Boğaziçi Kanunu metni — m.1, m.2, m.3/h ve m.3/n (tarihî organ metni için kullanılmadı)
- Adalet Bakanlığı UYAP Mevzuat — 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu — m.683, m.1012, m.1020, m.1027
- Adalet Bakanlığı UYAP Mevzuat — 3194 sayılı İmar Kanunu — m.3, m.4, m.21, m.46
- Adalet Bakanlığı UYAP Mevzuat — 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu — m.7, m.11, m.27
İstanbul ofisi ve görüşme
İstanbul ofisinde görüşme için Maslak, Polaris Plaza iletişim ve randevu bilgilerine ulaşabilirsiniz. Görüşme talebinde uyuşmazlığın konusunu ve varsa tebligat tarihini belirtin.
Sorunuzu iletin
Hukuki konu hakkında iletişim
İlk iletişimde konuyu, bulunduğunuz ülke veya ili ve varsa tebliğ ya da son işlem tarihini kısaca belirtebilirsiniz. T.C. kimlik numarası, sağlık verisi veya kişisel belge göndermeyiniz. Mesajlaşma tek başına hukuki görüş veya avukatlık ilişkisi oluşturmaz.
