Destekten Yoksun Kalma Tazminatı: Şartlar, Hesap ve Süre

Destekten yoksun kalma tazminatı, bir kişinin ölümü nedeniyle onun düzenli veya gelecekte kuvvetle muhtemel maddi desteğini kaybedenlerin kendi malvarlığında doğan eksilmeyi karşılamayı amaçlar. Bu hak yalnız mirasçılara tanınmış değildir; belirleyici olan, ölüm gerçekleşmeseydi destek ilişkisinin sürmesinin beklenmesidir. Tutar sabit bir tarifeye göre değil, desteğin geliri, yardım payı ve süresi ile kusur ve ödemeler birlikte incelenerek hesaplanır.

Kısa cevap: Türk Borçlar Kanunu (TBK) m.53, ölüm hâlinde ölenin desteğinden yoksun kalan kişilerin kayıplarını maddi zarar kalemi olarak düzenler. Davacı; gerçek veya muhtemel destek ilişkisini, desteğin sağlayacağı katkıyı ve sorumluluk nedenini ortaya koymalıdır. Eş, çocuk veya anne-baba olmak her dosyada otomatik bir tutar sağlamadığı gibi mirasçı olmamak da talebi kendiliğinden engellemez. Zamanaşımı, görevli mahkeme, sigorta başvurusu ve arabuluculuk olayın trafik kazası, iş kazası, sağlık hizmeti veya başka bir haksız fiilden doğmasına göre değişebilir.

Destekten yoksun kalma tazminatında aile ve destek ilişkisini simgeleyen figürler, hesap dosyası ve adalet terazisi
Destek ilişkisi, beklenen yardım süresi, gelir, kusur ve ödemeler her hak sahibi için ayrı değerlendirilir.

Destekten Yoksun Kalma Tazminatı Nedir?

6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m.53/3, ölüm sonucunda ölenin desteğinden yoksun kalan kişilerin bu sebeple uğradıkları kayıpları tazmin edilebilir zararlar arasında sayar. Destekten yoksun kalma tazminatı manevi acının parasal karşılığı değil, beklenen ekonomik yardımın ölümle ortadan kalkmasından doğan maddi zarardır. Cenaze gideri, ölüm hemen gerçekleşmemişse tedavi gideri ve çalışma gücü kaybı ile yakınların TBK m.56 kapsamındaki manevi tazminat istemleri farklı kalemlerdir.

TBK m.53 Güncel Tam Metin

a. Ölüm

MADDE 53- Ölüm hâlinde uğranılan zararlar özellikle şunlardır:

1. Cenaze giderleri.

2. Ölüm hemen gerçekleşmemişse tedavi giderleri ile çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar.

3. Ölenin desteğinden yoksun kalan kişilerin bu sebeple uğradıkları kayıplar.

Resmî kaynak: 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu.

Hak, ölen kişiden miras yoluyla geçmez; desteğini kaybeden kişinin şahsında doğan bağımsız bir alacaktır. Bu nedenle tazminat miras paylarına göre bölüştürülmez. Hak sahibinin mirası reddetmiş olması da sırf bu nedenle kendi destek zararını ortadan kaldırmaz. Aynı şekilde terekenin borçlu olması, bağımsız tazminat alacağını tereke borcuna dönüştürmez. Buna karşılık her davacı, kendisi yönünden destek olgusunu ve zararını somutlaştırmalıdır.

Destekten Yoksun Kalma Tazminatını Kimler İsteyebilir?

Eş, çocuk ve anne-baba en sık karşılaşılan hak sahipleridir; ancak liste bunlarla sınırlı değildir. Kardeş, nişanlı, evlilik bağı bulunmayan hayat arkadaşı veya başka bir kişi de ölenin kendisine düzenli yardım ettiğini ya da olayların olağan akışına göre gelecekte destek olmasının kuvvetle muhtemel bulunduğunu ispatlarsa talepte bulunabilir. Yargıtayın resmî kararında da talebin konusunun, desteğin yitirilmesiyle doğan kişisel zarar olduğu açıklanır. Tersine, yalnız nüfus kaydı veya yasal mirasçılık sıfatı, fiilî ya da varsayımsal destek ilişkisi bulunmadığında tek başına yeterli değildir.

Yakın aile ilişkilerinde yaşam deneyimine dayanan bazı destek varsayımları ispatı kolaylaştırabilir; yine de karşı delille çürütülebilir. Eşlerin ortak bütçeye katkısı, küçük çocuğun bakım ihtiyacı, yetişkin çocuğun anne-babasına düzenli para veya ayni yardım sağlaması, aile işletmesinde ücretsiz emek ve eğitim giderlerinin karşılanması destek örnekleridir. Hak sahibinin yasal miras payı ise hesapta otomatik destek oranı olarak kullanılamaz.

Çocuk için destek süresi belirlenirken yaşı, eğitimi ve makul biçimde kendi geçimini sağlayabileceği dönem; eş ve anne-baba için yaş, sağlık, gelir ve aile düzeni incelenir. Ölen küçük çocuk olduğunda anne-babanın gelecekte ondan destek görme ihtimali de somut aile koşullarıyla değerlendirilir. Bu olasılık, “çocuk mutlaka şu yaşta şu tutarı öderdi” biçiminde kesin varsayıma çevrilemez.

Destekten Yoksun Kalma Tazminatı Şartları ve İspat

Talep için ölüm, sorumluluğu doğuran hukuka aykırı fiil veya özel sorumluluk nedeni, uygun nedensellik bağı, destek ilişkisi ve ekonomik kayıp birlikte bulunmalıdır. Kusura dayalı haksız fiilde failin kusuru araştırılır; motorlu araç işleteni, işveren veya sağlık hizmeti sunucusu gibi kişiler bakımından özel kanun ve kusursuz sorumluluk kuralları devreye girebilir. Ceza soruşturmasındaki kusur raporu önemli olsa da hukuk hâkimi tazminat sorumluluğunu kendi kurallarına göre değerlendirir.

Ölüm ve yakınlık nüfus kayıtlarıyla; gelir bordro, vergi kaydı, banka hareketi, meslek odası verisi ve emsal kazanç araştırmasıyla; düzenli yardım ise havale, ortak gider kaydı, mesaj, tanık ve yaşam düzenini gösteren belgelerle ispatlanabilir. Kayıt dışı veya değişken gelir yalnız soyut beyanla en yüksek rakamdan kabul edilmez. Belge bulunmaması her zaman talebi bitirmez; mahkeme meslek, kıdem, bölge ve çalışma biçimine uygun emsal verileri araştırabilir.

Her hak sahibi için alınan yardımın türü ve sıklığı ayrı yazılmalıdır. Kira, eğitim, gıda, bakım, ev işi veya aile işletmesine emek katkısı aynı dosyada farklı deliller gerektirebilir. Destekten yoksun kalma tazminatı dilekçesinde ölüm belgesi yanında kaza ya da olay tutanağı, kusur ve bilirkişi raporları, poliçe, SGK tahsis dosyası, ücret belgeleri ve önceki ödemeler eksiksiz gösterilmelidir.

Destekten Yoksun Kalma Tazminatı Nasıl Hesaplanır?

Hesap, ölenin destek sağlayabileceği varsayımsal dönem ile her davacının destek ihtiyacının kesiştiği süre üzerinden yapılır. Net gelir belirlenir; ölenin kendi yaşam gideri ve ailedeki destek payları ayrılır. Geçmiş dönem gerçekleşmiş verilere, gelecek dönem ise kabul edilen yaşam tablosu, gelir gelişimi ve teknik iskonto esaslarına göre aktüerya bilirkişisince değerlendirilir. Kullanılan veriler ile yöntemin denetlenebilir biçimde raporda açıklanması gerekir.

Hesap başlığıDosyada incelenen veri
Destek geliriNet ücret, mesleki kazanç, süreklilik ve emsal gelir
PaylaştırmaDesteğin kişisel gideri ve her hak sahibine ayrılan makul pay
Destek süresiYaşam beklentisi, çalışma dönemi, yaş, eğitim ve bakım ihtiyacı
Gelecek dönemGelir artışı, iskonto ve kabul edilen aktüeryal varsayımlar
Son düzeltmelerKusur, kapsam içindeki ödemeler, poliçe limiti ve faiz başlangıcı

Destek payı için her aileye uygulanacak değişmez bir yüzde veya çevrim içi hesap makinesinin vereceği garanti bir tutar yoktur. Desteğin yaşı, çalışma statüsü, eşin geliri, çocukların eğitim durumu, başka destek gören kişiler ve ölüm tarihi sonucu değiştirir. Bu sebeple dosyalar aynı aylık gelirle başlasa bile farklı tazminata ulaşabilir. Bilirkişi raporunda maddi veri, hukuki kabul ve matematik işlemi birbirinden ayrılmalı; taraflar rapora süresinde somut itiraz sunmalıdır.

Kusur, İndirim, SGK ve Sigorta Ödemeleri

TBK m.51–52 uyarınca zararın ve tazminatın kapsamı olayın özellikleriyle belirlenir. Ölen desteğin zararın doğmasına veya artmasına etkili kusuru, hak sahiplerinin bağımsız alacağına da yansıyabilir. Davacının kendi davranışı ayrıca değerlendirilir. Kusur oranı, destek payı ve poliçe kapsamı birbirinden farklı kavramlardır; bir ceza dosyasındaki oran, tüm hukuki indirimleri otomatik olarak çözmez.

TBK m.55 gereğince kısmen veya tamamen rücu edilemeyen sosyal güvenlik ödemeleri ile ifa amacı taşımayan ödemeler zarar veya tazminattan indirilemez. SGK gelirinde yalnız Kurumun sorumluya kanunen rücu edebildiği kısım mahsup edilir; bu kapsam işveren bakımından 5510 sayılı Kanun m.21/1‘e, kusurlu üçüncü kişi bakımından m.21/4’e göre ayrı belirlenir ve hak sahibine bağlanan gelirin tamamı otomatik olarak düşülmez. Sorumlunun veya sorumluluk sigortacısının aynı destek zararını ifa amacıyla yaptığı ödeme mahsup edilir; hayat ya da ferdi kaza gibi bağımsız meblağ sigortası ödemeleri sırf “sigorta ödemesi” oldukları için düşülmez. 7589 sayılı Kanunun geçici m.1/9’u kapsamındaki olaylarda tahkikat başlayıncaya kadar yapılan ifa ödemesine ayrıca TBK m.55’teki oransal mahsup kuralı uygulanır.

7589 sayılı Kanun 31 Temmuz 2026’da yürürlüğe girerek TBK m.55’e faiz ve oransal mahsup kurallarını ekledi. Bu kurallar, değişikliğin yürürlüğe girdiği tarihten sonra meydana gelen haksız fiil veya zarar doğuran olaylara uygulanır; yürürlük tarihinden önceki olaylarda m.55’in önceki hükümleri uygulanmaya devam eder. Yeni hükme göre bilinen kazanç dönemine ait tazminata olay tarihinden, bilinmeyen kazanç dönemine ait tazminata karar tarihinden kanuni faiz işler. Tahkikat başlayıncaya kadar ifa amacıyla ödenen bedel, ödeme tarihine göre belirlenen tazminattan oransal olarak mahsup edilir.

TBK m.55 Güncel Tam Metin ve 7589 Sayılı Kanunun Geçiş Hükmü

c. Belirlenmesi

MADDE 55- Destekten yoksun kalma zararları ile bedensel zararlar, bu Kanun hükümlerine ve sorumluluk hukuku ilkelerine göre hesaplanır. Kısmen veya tamamen rücu edilemeyen sosyal güvenlik ödemeleri ile ifa amacını taşımayan ödemeler, bu tür zararların belirlenmesinde gözetilemez; zarar veya tazminattan indirilemez. Hesaplanan tazminat, miktar esas alınarak hakkaniyet düşüncesi ile artırılamaz veya azaltılamaz.

Bu Kanun hükümleri, her türlü idari eylem ve işlemler ile idarenin sorumlu olduğu diğer sebeplerin yol açtığı vücut bütünlüğünün kısmen veya tamamen yitirilmesine ya da kişinin ölümüne bağlı zararlara ilişkin istem ve davalarda da uygulanır.

7589 sayılı Kanun MADDE 18- 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 55 inci maddesine aşağıdaki fıkralar eklenmiştir.

Çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar ile ölenin desteğinden yoksun kalan kişilerin bu sebeple uğradıkları kayıplar nedeniyle, zarar görenin veya destekte bulunan kişinin kazancının bilindiği döneme ilişkin hesaplanan tazminat miktarının toplamına haksız fiil veya zarar doğuran olayın meydana geldiği tarihten; zarar görenin veya destekte bulunan kişinin kazancının bilinemediği döneme ilişkin hesaplanan tazminat miktarının toplamına ise karar tarihinden itibaren kanuni faiz işletilir.

Çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar ile ölenin desteğinden yoksun kalan kişilerin bu sebeple uğradıkları kayıplara bağlı tazminatlar için ifa amacıyla tahkikat başlayıncaya kadar ödenen bedel, ödeme tarihine göre belirlenecek tazminat miktarından oransal olarak mahsup edilir.

7589 sayılı Kanun GEÇİCİ MADDE 1- (9) Bu maddeyi ihdas eden Kanunla 6098 sayılı Kanunun 55 inci maddesinde yapılan değişiklik, söz konusu değişikliğin yürürlüğe girdiği tarihten sonra meydana gelen haksız fiiller veya zarar doğuran olaylar hakkında uygulanır. Bu değişikliğin yürürlüğe girdiği tarihten önce meydana gelen haksız fiiller veya zarar doğuran olaylar bakımından maddenin değişiklikten önceki hükümlerinin uygulanmasına devam olunur.

Resmî kaynaklar: 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu ve 7589 sayılı Kanun m.18 ile geçici m.1/9.

Trafik Kazası, İş Kazası ve Malpraktiste Farklar

Ölüm trafik kazasından doğmuşsa 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu (KTK) kapsamında sürücü, işleten ve varsa zorunlu mali sorumluluk sigortacısının hukuki konumu ayrı incelenir. Sigortacı yalnız poliçe kapsamı ve limiti içinde sorumludur. KTK m.97 uyarınca zorunlu mali sorumluluk sigortacısına dava veya sigorta tahkiminden önce yazılı başvuru yapılması gerekir; sigortacı başvuruyu en geç on beş gün içinde yazılı cevaplamaz veya cevap talebi karşılamazsa zarar gören dava açabilir ya da 5684 sayılı Kanun uyarınca tahkime başvurabilir. Genel çerçeve için trafik kazası sonrası tazminat yolları, ceza dosyası için ölümlü trafik kazasında kusur raporu rehberleri kullanılabilir.

Ölen sürücünün kendi tam kusuruyla gerçekleşen ve sigortalının üçüncü kişiye karşı sorumluluk riskini doğurmayan olaylarda, hak sahiplerinin alacağının bağımsız niteliği sigortacıyı kendiliğinden sorumlu kılmaz. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 7 Şubat 2024 tarihli E.2022/1131, K.2024/75 sayılı resmî kararında bu ayrım benimsenmiştir. Kaza tarihi, o tarihteki poliçe ve genel şartlar, ölenin sıfatı ile başka araç kusuru birlikte incelenmelidir.

İş kazasında işverenin iş sağlığı ve güvenliği yükümlülüğü, nedensellik, işçinin ve üçüncü kişilerin kusuru, SGK tahsis ve rücu durumu birlikte ele alınır. Olay bildirimi ve deliller için iş kazasında SGK bildirimi ve tazminat ile iş kazası bildirimi yapılmamasının sonuçları; ceza sorumluluğu için ölümlü iş kazasında işveren sorumluluğu ayrıca incelenebilir.

Ölüm sağlık hizmetindeki kusur iddiasına dayanıyorsa özel hastane, hekim ve kamu hastanesi bakımından görev, başvuru ve sorumluluk kuralları aynı değildir. Tıbbi kayıtların bütünü, aydınlatma belgeleri, müdahale standardı ve nedensellik uzman incelemesi gerektirir; olumsuz sonuç tek başına kusur kanıtı değildir. Özel ve kamu sağlık hizmeti ayrımı için malpraktis nedeniyle tazminat süreci rehberine bakılabilir.

Görevli ve Yetkili Mahkeme ile Arabuluculuk

Genel haksız fiil davası kural olarak asliye hukuk mahkemesinde açılır. Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) m.6’daki davalının yerleşim yeri yanında m.16; haksız fiilin işlendiği, zararın meydana geldiği veya gelme ihtimalinin bulunduğu yer ile zarar görenin yerleşim yerinde yetki tanır. Talep iş kazasında işveren sorumluluğuna dayanıyorsa iş mahkemesi; zorunlu mali sorumluluk sigortacısına yöneltilen ticari para talebiyse asliye ticaret mahkemesi; idarenin hizmet kusuruna dayanıyorsa idari yargı görevlidir. Özel sağlık hizmetinde tüketici mahkemesinin görevi, hasta ile sağlayıcı arasındaki işlemin tüketici işlemi niteliğine göre belirlenir.

Arabuluculuk da aynı ayrımla belirlenir. Sırf genel haksız fiilden doğan asliye hukuk talebi için genel bir zorunlu arabuluculuk kuralı yoktur. Sigorta şirketine karşı konusu para olan ticari dava açılmadan önce Türk Ticaret Kanunu m.5/A uyarınca arabulucuya başvurmak dava şartıdır; bu, KTK m.97’deki sigortacıya yazılı başvurudan ayrı bir şarttır. 7036 sayılı Kanun m.3/3 ise iş kazası veya meslek hastalığından doğan maddi ve manevi tazminat ile bunlara ilişkin tespit, itiraz ve rücu davalarını zorunlu arabuluculuğun dışında bırakır.

Sürücü, işleten, işveren, sigortacı, sağlık kuruluşu ve idarenin aynı olayda bulunması, hepsine tek bir görev veya başvuru kuralı uygulanacağı anlamına gelmez. Davalılar, hukuki sebepler, poliçe limiti, müşterek sorumluluk ve dava şartları baştan ayrı bir tabloda kurulmalıdır. Yanlış yargı kolu veya eksik ön başvuru, esas incelemesine geçilmeden usul kararı verilmesine yol açabilir.

Destekten Yoksun Kalma Tazminatı Zamanaşımı

TBK m.72’ye göre haksız fiil tazminatı, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yıl ve her hâlde fiilin işlendiği tarihten başlayarak on yıl içinde istenir. Fiil, ceza kanunlarının daha uzun zamanaşımı öngördüğü cezayı gerektiren bir fiilse bu daha uzun zamanaşımı uygulanır. Ceza davasının açılıp açılmadığına bakılarak tek başına sonuç kurulmaz; fiilin suç niteliği, uygulanacak ceza zamanaşımı ve sorumlu kişi yönünden koşullar incelenir.

Trafik kazalarında KTK m.109’daki özel iki ve on yıllık süreler ile daha uzun ceza zamanaşımı düzenlemesi; iş kazası, sözleşmesel sorumluluk, sigorta sözleşmesi ve idari tam yargı istemlerinde ise ilgili özel süre ve ön başvurular ayrıca değerlendirilir. Sigortacıya yazılı başvuru, arabuluculuk, ceza şikâyeti veya SGK işleminin her süreyi kendiliğinden durdurduğu varsayılmamalıdır. Destekten yoksun kalma tazminatı dosyasında ölüm, öğrenme, başvuru ve ödeme tarihleri kronolojik olarak kaydedilmelidir.

TBK m.72/1 ve KTK m.109 Güncel Tam Metin

TBK m.72/1

MADDE 72- Tazminat istemi, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yılın ve her hâlde fiilin işlendiği tarihten başlayarak on yılın geçmesiyle zamanaşımına uğrar. Ancak, tazminat ceza kanunlarının daha uzun bir zamanaşımı öngördüğü cezayı gerektiren bir fiilden doğmuşsa, bu zamanaşımı uygulanır.

KTK – Zaman aşımı

Madde 109 – Motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların tazminine ilişkin talepler, zarar görenin, zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yıl ve herhalde, kaza gününden başlayarak on yıl içinde zamanaşımına uğrar.

Dava, cezayı gerektiren bir fiilden doğar ve ceza kanunu bu fiil için daha uzun bir zaman aşımı süresi öngörmüş bulunursa, bu süre, maddi tazminat talepleri için de geçerlidir.

Zamanaşımı, tazminat yükümlüsüne karşı kesilirse, sigortacıya karşı da kesilmiş olur. Sigortacı bakımından kesilen zamanaşımı, tazminat yükümlüsü bakımından da kesilmiş sayılır.

Motorlu araç kazalarında tazminat yükümlülerinin birbirlerine karşı rücu hakları, kendi yükümlülüklerini tam olarak yerine getirdikleri ve rücu edilecek kimseyi öğrendikleri günden başlayarak iki yılda zamanaşımına uğrar.

Diğer hususlarda, genel hükümler uygulanır.

Resmî kaynaklar: 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu ve 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu.

Dava Süreci ve HMK 109/4

HMK m.107, 31 Temmuz 2026 tarihinde yürürlükten kaldırıldı. Aktüeryal tutar dava başında tam belirlenemese bile bu tarihten önce açılan davalarda eski m.107 uygulanmaya devam eder; 31 Temmuz 2026 ve sonrasında açılan yeni davalar m.107’ye dayandırılamaz. 7589 sayılı Kanun’la eklenen HMK m.109/4 uyarınca alacağın bir kısmı dava edilmişse talep, aynı davada bir defaya mahsus ve iddianın genişletilmesi yasağına tabi olmadan tahkikat sona erinceye kadar artırılabilir; artırılan kısım için zamanaşımı dava tarihinde kesilmiş sayılır.

HMK m.109/4 ve 7589 Sayılı Kanunun Geçiş Hükmü

7589 sayılı Kanun MADDE 19- 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 107 nci maddesi yürürlükten kaldırılmıştır.

7589 sayılı Kanun MADDE 20- 6100 sayılı Kanunun 109 uncu maddesine aşağıdaki fıkra eklenmiştir.

HMK m.109/4: (4) Alacağın sadece bir kısmının dava edildiği durumlarda talep konusu, aynı davada bir defaya mahsus olmak üzere iddianın genişletilmesi yasağına tabi olmaksızın tahkikatın sona ermesine kadar artırılabilir. Bu durumda zamanaşımı, artırılan kısım bakımından da dava tarihinden itibaren kesilmiş sayılır.

7589 sayılı Kanun GEÇİCİ MADDE 1- (10) Bu maddeyi ihdas eden Kanunla 6100 sayılı Kanunun yürürlükten kaldırılan 107 nci maddesi, yürürlükten kaldırılma tarihinden önce açılan davalar bakımından uygulanmaya devam olunur.

Resmî kaynak: 7589 sayılı Kanun m.19, m.20 ve geçici m.1/10.

  1. Ölüm nedeni, sorumlular, poliçeler ve özel başvuru yollarını belirleyin.
  2. Her davacı için geçmiş yardım ve gelecekteki destek olasılığını ayrı delillendirin.
  3. Gelir, SGK tahsis-rücu bilgisi, önceki ödeme ve kusur belgelerini toplayın.
  4. Görev, yetki, arabuluculuk, sigortacı başvurusu ve zamanaşımını birlikte kontrol edin.
  5. Bilirkişi raporundaki dönem, gelir, pay, yaşam tablosu, iskonto, kusur ve mahsup verilerini satır satır karşılaştırın.

Destekten Yoksun Kalma Tazminatı Hakkında Sık Sorulan Sorular

Tazminatı yalnız yasal mirasçılar mı isteyebilir?

Hayır. Ölüm olmasaydı ölen kişiden düzenli veya kuvvetle muhtemel maddi destek göreceğini ispatlayan kişi, mirasçı olmasa da talepte bulunabilir.

Mirası reddeden kişi destek tazminatı alabilir mi?

Evet. Mirasın reddi, destekten yoksun kalma talebini ortadan kaldırmaz; çünkü bu alacak terekeye değil, desteğini kaybeden kişinin kendi malvarlığına ait bağımsız bir haktır.

Destekten yoksun kalma tazminatı maddi mi manevi mi?

Maddi tazminattır. Yakının ölümünden duyulan elem için istenebilecek manevi tazminat, şartları ve hesabı farklı ayrı bir taleptir.

Tazminat için sabit bir hesap formülü var mı?

Hayır. Gelir, destek payı, süre, yaşam beklentisi, kusur, ödemeler ve somut aile düzeni değiştiği için her dosya ayrı aktüeryal inceleme gerektirir.

SGK aylığı tazminattan tamamen düşülür mü?

Her ödeme düşülmez. SGK gelirinin yalnız Kurumun işveren veya kusurlu üçüncü kişiye 5510 m.21/1 ve m.21/4 uyarınca rücu edebildiği kısmı mahsup edilir; rücu edilemeyen sosyal güvenlik ödemeleri ve ifa amacı taşımayan ödemeler indirilemez.

Ölen kişinin kusuru tazminatı azaltır mı?

Zararın doğmasına veya artmasına etkili destek kusuru tazminata yansıyabilir. Kusur oranı ve nedensellik somut olay ile uzman raporları üzerinden belirlenir.

Trafik sigortasına dava açmadan önce başvuru gerekir mi?

Evet. KTK m.97 uyarınca sigortacıya yazılı başvuru yapılır; sigortacı en geç on beş gün içinde yazılı cevaplamaz veya cevap talebi karşılamazsa zarar gören dava açabilir ya da sigorta tahkimine başvurabilir.

Destekten yoksun kalma davasında arabuluculuk zorunlu mu?

Her dosyada değil. Genel haksız fiilde kural olarak zorunlu arabuluculuk yoktur. Sigortacıya karşı konusu para olan ticari davada TTK m.5/A uyarınca arabuluculuk dava şartıdır ve KTK m.97 başvurusundan ayrıdır; iş kazası tazminatı 7036 m.3/3 uyarınca istisnadır.

Destekten yoksun kalma tazminatı zamanaşımı kaç yıldır?

Genel haksız fiilde TBK m.72 uyarınca öğrenmeden itibaren iki ve fiilden itibaren on yıldır; fiil için öngörülen daha uzun ceza zamanaşımı uygulanır. Olay türüne ilişkin özel kanun süresi varsa o süre esas alınır.

2026’da belirsiz alacak davası açılabilir mi?

HMK m.107, 31 Temmuz 2026 tarihinde yürürlükten kaldırıldı. Bu tarihten önce açılan davalarda eski m.107 uygulanır; 31 Temmuz 2026 ve sonrasında açılan yeni davalar m.107’ye dayandırılamaz. Kısmi davada HMK m.109/4 uygulanır.

Destekten Yoksun Kalma Dosyalarında Türkiye Geneli Takip

Destekten yoksun kalma tazminatı Türkiye’nin farklı şehirlerindeki olaylar bakımından belge ve dosya altyapısı elverdiği ölçüde uzaktan hazırlanıp takip edilebilir; görevli ve yetkili mahkeme somut olayın türüne göre belirlenir. Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosunun tek fiziksel ofisi Mersin’dedir. Duruşmaya katılım, keşif, bilirkişi ve yerel işlem ihtiyacı dosya bazında planlanır; belirli bir sonuç veya tazminat miktarı taahhüt edilemez.

Destekten Yoksun Kalma Tazminatında Mersin Uygulaması ve Büromuzla İletişim

Mersin’de bir destekten yoksun kalma tazminatı dosyası hazırlanırken ölüm nedeni, sorumluların sıfatı, her hak sahibi bakımından destek ilişkisi, gelir ve yardım kayıtları, kusur raporları, SGK tahsis-rücu bilgisi, poliçe ve önceki ödemeler ayrı başlıklarda toplanmalıdır. Genel haksız fiil uyuşmazlığında Mersin’in yetkisi, HMK m.6 ve m.16 uyarınca davalının yerleşim yeri, haksız fiilin işlendiği yer, zararın meydana geldiği veya gelme ihtimalinin bulunduğu yer ve zarar görenin yerleşim yeri esaslarına göre belirlenir; trafik sigortası, iş kazası, özel sağlık hizmeti veya idari hizmet kusurunda görev, ön başvuru ve arabuluculuk kuralları ayrıca belirlenir. 7589 sayılı Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce ve sonra meydana gelen olaylar TBK m.55’teki faiz ve oransal mahsup değişikliği bakımından ayrılmalı, zamanaşımı takvimi ölüm, öğrenme ve başvuru tarihleriyle birlikte kurulmalıdır. Büromuzun tek fiziksel ofisi Mersin’dedir; diğer şehirlerdeki dosyalar görev ve yetki koşulları saklı kalmak üzere UYAP ve belge altyapısı üzerinden incelenir, duruşma, keşif ve yerel işlemler dosyaya göre planlanır. Görüşme ve randevu için iletişim bilgilerini inceleyebilir veya +90 552 224 43 66 numaralı telefonu arayabilirsiniz.

Hukukçu İncelemesi ve E-E-A-T Bilgisi

Avukat Halil Bakırcı

Yazar: Av. Halil Bakırcı — Mersin Barosu, sicil 3472. Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu.

Hukukçu incelemesi: Av. Emirhan Keskin — Mersin Barosu, sicil 5507.

Bu rehberde TBK m.53 ve m.55 kapsamında kişisel destek zararı, hak sahipleri, gelir ve destek payı hesabı, kusur ile SGK ve sigorta ödemelerinin etkisi, TBK m.72 ve KTK m.109 süreleri, görev-arabuluculuk ayrımları ve 7589 sayılı Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten sonra meydana gelen olaylara uygulanan faiz ve oransal mahsup kuralları resmî mevzuat ve yüksek mahkeme kaynaklarıyla birlikte incelenmiştir.

Son içerik güncellemesi: 31 Ağustos 2026. Bu metin genel hukuki bilgilendirme amacı taşır; somut olayda belge, süre, görev ve yetki incelemesi gerekir.

Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu – Mersin Ofis Konumu

Adres: İhsaniye Mah. 4903 Sk. Profit İş Merkezi 3/14, Akdeniz/Mersin.