Delil Tespiti: HMK 400-406 Şartları, Mahkeme ve İtiraz
Delil tespiti, açılmış veya ileride açılacak bir hukuk davasında kullanılacak delilin kaybolmasını ya da ileri sürülmesinin önemli ölçüde zorlaşmasını önleyen geçici hukuki korumadır. HMK m.400-405 kapsamında keşif, bilirkişi incelemesi veya tanık anlatımının önceden alınması istenebilir. Bu işlem uyuşmazlığın esasını çözmez, alacağı hüküm altına almaz ve tek başına icra edilebilir bir nihai karar oluşturmaz.
Kısa cevap: HMK m.400’e göre delil hemen korunmazsa kaybolabilecek veya daha sonra gösterilmesi önemli ölçüde zorlaşabilecekse hukuki yarar vardır. Dava açılmadan önce talep, esas davaya bakacak mahkemeye veya keşif/bilirkişi konusu şeyin bulunduğu ya da tanığın oturduğu yer sulh hukuk mahkemesine yapılabilir. Dava açıldıktan sonra yapılan her türlü delil tespiti talebi hakkında yalnız davanın görüldüğü mahkeme görevli ve yetkilidir (HMK m.401/4). Acil durumda karşı taraf önceden dinlenmeden işlem yapılabilir; sonrasında evrak kendiliğinden tebliğ edilir ve bir haftalık itiraz süresi işler.
HMK 400-406 Güncel Tam Metin
Delil tespitinin istenebileceği hâller
MADDE 400- (1) Taraflardan her biri, görülmekte olan bir davada henüz inceleme sırası gelmemiş yahut ileride açacağı davada ileri süreceği bir vakıanın tespiti amacıyla keşif yapılması, bilirkişi incelemesi yaptırılması ya da tanık ifadelerinin alınması gibi işlemlerin yapılmasını talep edebilir.
(2) Delil tespiti istenebilmesi için hukuki yararın varlığı gerekir. Kanunda açıkça öngörülen hâller dışında, delilin hemen tespit edilmemesi hâlinde kaybolacağı yahut ileri sürülmesinin önemli ölçüde zorlaşacağı ihtimal dâhilinde bulunuyorsa hukuki yarar var sayılır.
Görev ve yetki
MADDE 401- (1) Henüz dava açılmamış olan hâllerde delil tespiti, esas hakkındaki davaya bakacak olan mahkemeden veya üzerinde keşif yahut bilirkişi incelemesi yapılacak olan şeyin bulunduğu veya tanık olarak dinlenilecek kişinin oturduğu yer sulh mahkemesinden istenir.
(2) Noterlerin, 18/1/1972 tarihli ve 1512 sayılı Noterlik Kanunu uyarınca yapacağı vakıa tespitine ilişkin hükümler saklıdır.
(3) Esas hakkında açılan davada, delil tespiti yapan mahkemenin yetkisiz ve görevsiz olduğu ileri sürülemez.
(4) Dava açıldıktan sonra yapılan her türlü delil tespiti talebi hakkında sadece davanın görülmekte olduğu mahkeme yetkili ve görevlidir.
Delil tespiti talebi ve karar
MADDE 402- (1) Delil tespiti talebi dilekçeyle yapılır. Dilekçede tespiti istenen vakıa, tanıklara veya bilirkişilere sorulması istenen sorular, delillerin kaybolacağı veya gösterilmesinde zorlukla karşılaşılacağı kuşkusunu uyandıran sebepler ile aleyhine delil tespiti istenen kişinin ad, soyad ve adresi yer alır. Tespit talebinde bulunan, durum ve koşulların imkân vermemesi nedeniyle, aleyhine tespit yapılacak kişiyi gösteremiyorsa talebi geçerli sayılır.
(2) Mahkeme tarafından belirlenen tespit giderleri avans olarak ödenmedikçe sonraki işlemler yapılmaz.
(3) Tespit talebi mahkemece haklı bulunursa karar, dilekçeyle birlikte karşı tarafa tebliğ edilir. Kararda ayrıca, delil tespitinin nasıl ve ne zaman yapılacağı, tespitin icrası esnasında karşı tarafın da hazır bulunabileceği, varsa itiraz ve ilave soruların bir hafta içinde bildirilmesi gerektiği belirtilir.
Acele hâllerde tespit
MADDE 403- (1) Talep sahibinin haklarının korunması bakımından zorunluluk bulunan hâllerde, karşı tarafa tebligat yapılmaksızın da delil tespiti yapılabilir. Tespitin yapılmasından sonra, tespit dilekçesi, tespit kararı, tespit tutanağı ve varsa bilirkişi raporunun bir örneği mahkemece kendiliğinden diğer tarafa tebliğ olunur. Karşı taraf tebliğden itibaren bir hafta içinde delil tespiti kararına itiraz edebilir.
Delil tespiti kararında uygulanacak hükümler
MADDE 404- (1) Tespiti istenen vakıanın hangi delille tespit edileceğine karar verilmişse, bu kararın yerine getirilmesinde o delilin toplanmasına ilişkin hükümler uygulanır.
Tutanak ve diğer belgeler
MADDE 405- (1) Delil tespiti dosyası, asıl dava dosyasının eki sayılır ve onunla birleştirilir. Asıl davanın taraflarından her biri, iddia veya savunmasını ispat için bu tutanak ve raporlara dayanabilir.
Diğer geçici hukuki korumalar
MADDE 406- (1) Mahkemece, gerekli hâllerde, mal veya haklarla ilgili defter tutulmasına ya da mühürleme işleminin yapılmasına karar verilebilir.
(2) İhtiyati haciz, muhafaza tedbirleri ve geçici düzenleme niteliğindeki kararlar gibi geçici hukuki korumalara ilişkin diğer kanunlarda yer alan özel hükümler saklıdır.
Resmî kaynak: 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu.

İçindekiler
Delil Tespiti Nedir, Ne Değildir?
Delil tespiti, belirli bir vakıanın ileride ispatlanabilmesi için delilin mevcut durumunu yargısal usulle kayıt altına alır. İnşaat ayıbının keşfi, makine arızasının bilirkişi tarafından incelenmesi, hızla bozulan ürünün durumu, değiştirilebilecek internet yayını veya ileride dinlenmesi güçleşecek bir tanığın beyanı örnek olabilir. Talep, hangi vakıanın hangi delille korunacağını açıkça göstermelidir.
Mahkeme bu aşamada sözleşmenin haklı olarak feshedilip edilmediğine, kusur oranına, tazminat miktarına veya davayı kimin kazanacağına nihai olarak karar vermez. Bilirkişi teknik bulguları açıklar; hukukî nitelendirme ve hüküm esas davadaki hâkime aittir. Bu nedenle “tespit yaptırdım, davam kesin kazanıldı” sonucu çıkarılamaz.
HMK’daki bu kurum, adında “tespit” geçen her davayla aynı değildir. Örneğin hizmet tespit davası, sigortasız çalışmanın hükümle belirlenmesini amaçlayan bir esas davadır. HMK m.400 süreci ise delili korur ve sonradan açılacak veya görülmekte olan davanın eki hâline gelir.
HMK 400’e Göre Delil Tespiti İçin Hukuki Yarar Nedir?
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.400, delil tespiti için hukuki yarar arar. Kanunda açıkça öngörülen durumlar dışında, delil hemen tespit edilmezse kaybolacaksa veya ileride ileri sürülmesi önemli ölçüde zorlaşacaksa hukuki yarar var sayılır. Sadece ileride dava açma ihtimali bulunması, tek başına bütün delillerin şimdiden toplanmasını sağlamaz.
Risk somutlaştırılmalıdır. Yağmur ve kullanım nedeniyle değişecek yapı kusuru, onarımda sökülecek parça, kısa sürede bozulacak gıda, silinebilen sistem kaydı, sürekli güncellenen internet sayfası veya ağır hastalığı nedeniyle sonradan dinlenmesi güç tanık gibi olgular tarih ve belgelerle açıklanabilir. “Delil kaybolabilir” biçimindeki soyut cümle yeterli görülmeyebilir.
| Olay | Korunması istenebilecek delil | Hukuki yarar açıklaması |
|---|---|---|
| İnşaat ayıbı | Mahallinde keşif, ölçüm ve bilirkişi | Onarım veya dış koşullar mevcut durumu değiştirebilir. |
| Makine/ürün arızası | Parça incelemesi, fotoğraf, numune | Söküm, kullanım veya bozulma teknik izi ortadan kaldırabilir. |
| İnternet yayını | URL, içerik, tarih ve teknik kayıt | İçerik silinebilir ya da değiştirilebilir. |
| Tanık anlatımı | Mahkemece erken dinleme | Sonradan dinlenmeyi ciddi biçimde güçleştiren somut hâl vardır. |
Dava Açılmadan Önce ve Dava Sırasında Delil Tespiti
Delil tespiti hem esas dava açılmadan önce hem dava sürerken istenebilir. Dava öncesinde amaç, dilekçeler aşaması beklenirken kaybolma tehlikesi bulunan delili korumaktır. Talebin kabul edilmesi esas davayı açmış sayılmaz; dava şartı, arabuluculuk, harç, zamanaşımı veya hak düşürücü süre yönünden ayrıca işlem yapılmalıdır.
Dava açıldıktan sonra henüz inceleme sırası gelmemiş bir delil için koruma ihtiyacı doğabilir. HMK m.401/4 gereği bu aşamadaki her türlü talep hakkında yalnız davanın görüldüğü mahkeme görevli ve yetkilidir. Ayrı bir mahkemede değişik iş dosyası açmak yerine esas dosyaya gerekçeli dilekçe sunulur.
Başvuru için bütün olaylara uygulanacak sabit bir “on gün” veya “bir ay” süresi yoktur. Ancak hukuki yarar gecikmeye duyarlıdır. Delilin değişeceği bilindiği hâlde uzun süre beklenmesi, aciliyet iddiasını zayıflatabilir; ayrıca esas hakka ilişkin zamanaşımı ve dava süreleri işlemeye devam edebilir. Takvim delilin niteliğine ve esas uyuşmazlığa göre hazırlanır.
Delil Tespitinde Görevli ve Yetkili Mahkeme Hangisidir?
Dava henüz açılmamışsa HMK m.401 iki seçenek verir: Esas hakkındaki davaya bakacak mahkeme veya üzerinde keşif/bilirkişi incelemesi yapılacak şeyin bulunduğu ya da tanık olarak dinlenecek kişinin oturduğu yer sulh hukuk mahkemesi. “Her tespit sulh hukukta yapılır” demek doğru değildir; esas davanın görevli mahkemesi de başvuru mercii olabilir.
Esas dava genel hukuk uyuşmazlığıysa asliye hukuk, ticari davaysa asliye ticaret, tüketici işleminden doğuyorsa tüketici, iş ilişkisinden doğuyorsa iş mahkemesi görevlidir; delil tespiti esas davanın görev kuralını değiştirmez. Taşınmaz, sözleşme, haksız fiil ve özel kanunlardaki kesin yetki kuralları ayrıca kontrol edilir.
HMK m.401/3, esas dava açıldığında tespiti yapan mahkemenin görevli veya yetkili olmadığı iddiasının ileri sürülemeyeceğini düzenler. Bu hüküm esas davanın her durumda tespit mahkemesinde açılacağı anlamına gelmez. Esas dava kendi görev ve yetki kurallarına göre açılır; daha önceki delil tespiti yalnız bu itirazla geçersizleştirilemez.
Delil Tespiti Dilekçesinde Neler Bulunmalı, Gideri Kim Öder?
HMK m.402’ye göre talep dilekçeyle yapılır. Dilekçede tespiti istenen vakıa, tanığa veya bilirkişiye yöneltilecek sorular, delilin kaybolacağı ya da gösterilmesinin zorlaşacağı kuşkusunu doğuran sebepler ile aleyhine tespit istenen kişinin adı, soyadı ve adresi bulunmalıdır. Koşullar karşı tarafı göstermeye imkân vermiyorsa bunun nedeni açıklanır; bu eksiklik tek başına talebi geçersiz kılmaz.
- Uyuşmazlığın kısa ve kronolojik özeti,
- korunacak vakıa ile delil arasındaki açık bağlantı,
- keşif yeri, cihaz, ürün, URL veya belge bilgisi,
- bilirkişinin uzmanlık alanı ve somut teknik sorular,
- aciliyeti gösteren fotoğraf, sözleşme, yazışma veya tutanak,
- karşı tarafın tebligata elverişli adresi,
- esas davanın türü ve öngörülen talepler
Mahkemenin belirlediği tespit giderleri avans olarak yatırılmadıkça sonraki işlemler yapılmaz. Keşif ulaşımı, bilirkişi ücreti, tebligat ve gerekli teknik işlem kalemleri dosyaya göre değişir. Eksik avansın tamamlanması için verilen süre izlenmelidir. Başlangıçta gideri isteyen taraf yatırsa da nihai yargılama gideri sorumluluğu esas dava sonunda ayrıca değerlendirilir.
Keşif, Bilirkişi ve Tanıkla Delil Tespiti Nasıl Yapılır?
Mahkeme hangi delille tespit yapılacağına karar verdikten sonra HMK m.404 gereği o delilin toplanmasına ilişkin kurallar uygulanır. Keşifte hâkim yer veya eşyayı inceler; bilirkişi özel ve teknik bilgi gereken noktaları raporlar; tanık ise gördüğü veya bildiği vakıayı anlatır. Bilirkişiye hukukî sonuç sorulması yerine ölçüm, neden, mevcut durum ve teknik çözüm gibi denetlenebilir sorular yöneltilmelidir.
İnternet veya mesaj delilinde yalnız çıktı almak yeterli olmayabilir. URL, kullanıcı adı, tarih, konuşma bütünlüğü ve dosya özellikleri korunmalıdır. WhatsApp yazışmalarının delil niteliği, ekran görüntüsü delili ve ses kaydının hukuka uygunluğu bakımından kaynağın doğrulanabilir olması önemlidir. Hesaba hukuka aykırı erişmek veya haberleşmeyi izinsiz kaydetmek, tespit talebiyle meşrulaşmaz.
Mahkeme işlemi tutanağa bağlar; fotoğraf, ölçüm, numune ve bilirkişi raporu dosyaya eklenir. Tarafların hazır bulunması çelişmeli incelemeyi güçlendirir. Talep, karşı tarafın bütün ticari veya kişisel kayıtlarını belirsiz biçimde araştırmaya dönüştürülemez; kapsam korunması gereken vakıayla ölçülü tutulmalıdır.
Karşı Taraf Dinlenmeden Acil Delil Tespiti Yapılabilir mi?
Evet, fakat istisnai koşulla. HMK m.403 uyarınca talep sahibinin haklarının korunması bakımından zorunluluk varsa karşı tarafa önceden tebligat yapılmadan delil tespiti gerçekleştirilebilir. Ani onarım, malın hızla bozulması, sistem kaydının silinmesi veya tebligat beklenirken fizikî durumun değişmesi gibi riskler tarih ve belgeyle gösterilmelidir.
Karşı tarafın dinlenmemesi talep edildiğinde sadece “işlem gizli yapılsın” denmesi yeterli değildir. Ön tebligatın hangi somut değişikliğe veya delil kaybına yol açacağı açıklanır. Mahkeme, zorunluluk görmezse olağan usulle tebligat yapıp tarafın hazır bulunmasına imkân verebilir. Savunma hakkı ile delilin korunması arasında ölçü kurulmalıdır.
Acil işlem tamamlandıktan sonra mahkeme; tespit dilekçesi, karar, tutanak ve varsa bilirkişi raporunun bir örneğini kendiliğinden diğer tarafa tebliğ eder. Diğer taraf tebliğden itibaren bir hafta içinde tespit kararına itiraz edebilir. Bu sonradan bildirim, karşı taraf dinlenmeden yapılan işlemin denetlenebilmesi için zorunlu güvencedir.
Delil Tespiti Kararına ve Bilirkişi Raporuna İtiraz Süresi
Olağan usulde mahkeme talebi haklı bulursa karar ve dilekçe karşı tarafa tebliğ edilir. Kararda işlemin nasıl ve ne zaman yapılacağı, karşı tarafın hazır bulunabileceği, varsa itiraz ile ilave soruların bir hafta içinde bildirilmesi gerektiği yazılır. Bu süre HMK m.402/3’teki tespit aşamasına özgüdür.
Karşı taraf dinlenmeden yapılan acil tespitte ise HMK m.403 uyarınca bir haftalık süre, işlem sonrası yapılan tebliğden başlar ve tespit kararına itiraz içindir. Tebligat tarihi, teslim belgesi ve elektronik tebligat kayıtları saklanmalıdır. İtirazda hukuki yarar, zorunluluk, kapsam, uzmanlık alanı, sorular ve işlemin yapılma biçimi somut olarak tartışılır.
Bilirkişi raporunun içeriğine yönelik süre farklıdır. HMK m.404’ün delil toplama hükümlerine göndermesi ve HMK m.281 gereği taraflar, raporun tebliğinden itibaren iki hafta içinde eksik hususların tamamlattırılmasını, belirsizliklerin açıklattırılmasını veya yeni bilirkişi atanmasını isteyebilir. İtirazın iki haftada hazırlanması çok zor veya imkânsızsa ya da özel veya teknik bir çalışma gerektiriyorsa, ilk iki haftalık süre içinde başvurulması şartıyla mahkeme sürenin sonundan itibaren işleyecek şekilde bir defaya mahsus ve en çok iki haftalık ek süre verebilir. Ayrıntılı yöntem için bilirkişi raporuna itiraz rehberi incelenebilir. Bir haftalık karar itirazı ile iki haftalık rapor değerlendirmesi aynı süre değildir.
Delil tespiti hakkında verilen karar uyuşmazlığın esasını çözen nihai karar değildir ve HMK m.341 kapsamında bağımsız istinaf veya temyize tabi değildir. Karşı taraf önceden dinlenmeden yapılan tespitte HMK m.403 uyarınca tebliğden itibaren bir haftalık itiraz yolu vardır; olağan usulde ise HMK m.402/3 uyarınca varsa itiraz ve ilave sorular bir hafta içinde bildirilir. Bilirkişi raporunun içeriğine yönelik HMK m.281 başvurusu raporun tebliğinden itibaren iki haftadır; tespit tutanağı ve raporuna ilişkin esasa yönelik itirazlar ana davada deliller değerlendirilirken ayrıca ileri sürülür.
Delil Tespiti Esas Davadan, İhtiyati Tedbirden ve Noter Tespitinden Nasıl Ayrılır?
HMK m.405’e göre tespit dosyası esas dava dosyasının eki sayılır ve onunla birleştirilir. Esas davanın iki tarafı da tutanak ve raporlara dayanabilir. Ancak esas mahkeme delilleri birlikte değerlendirir; tespit raporu tek başına kesin hüküm veya karşı tarafın sorumluluğunu kabul anlamına gelmez. Gerekirse ek rapor, yeni bilirkişi veya başka delil toplanabilir.
| Kurum | Amaç | Sonuç |
|---|---|---|
| Delil tespiti | Kaybolabilecek delili önceden korumak | Tutanak ve rapor esas davaya eklenir. |
| Esas dava | Hak ve borç hakkında nihai karar almak | Kabul, ret veya başka nihai hüküm kurulur. |
| İhtiyati tedbir | Hakkı veya dava konusunu geçici korumak | Geçici emir verir; delil toplamakla sınırlı değildir. |
| Noter vakıa tespiti | Noterlik Kanunu kapsamındaki olguyu belgelendirmek | Noter belgesi oluşur; yargısal bilirkişi incelemesi değildir. |
HMK m.406/1 uyarınca mahkeme, gerekli hâllerde mal veya haklarla ilgili defter tutulmasına ya da mühürleme yapılmasına karar verebilir; m.406/2 ise ihtiyati haciz, muhafaza tedbirleri, geçici düzenleme kararları ve diğer geçici hukuki korumalara ilişkin özel kanun hükümlerini saklı tutar. Yapının mevcut durumunu raporlamak için delil tespiti; yıkım veya devri önlemek için ise koşulları varsa ihtiyati tedbir istenir ve iki talebin şartları ayrı ayrı gösterilir. Noterlerin vakıa tespiti yetkisi de HMK m.401/2 ve 1512 sayılı Noterlik Kanunu uyarınca saklıdır.
Delil Tespiti Hakkında Sık Sorulan Sorular
Delil tespiti bir dava mıdır?
HMK m.400 anlamında delil tespiti geçici hukuki korumadır; uyuşmazlığın esasını çözen bağımsız nihai hüküm değildir.
Dava açılmadan önce delil tespiti istenebilir mi?
Evet. İleride açılacak davada kullanılacak delilin kaybolması veya gösterilmesinin önemli ölçüde zorlaşması riski varsa dava öncesinde talep edilebilir.
Her delil tespiti talebi sulh hukuk mahkemesine mi yapılır?
Hayır. Dava öncesinde esas davaya bakacak mahkeme de yetkilidir; ayrıca şeyin bulunduğu veya tanığın oturduğu yer sulh hukuk mahkemesi seçeneği vardır.
Dava açıldıktan sonra başka mahkemeden tespit istenebilir mi?
Hayır. HMK m.401/4 uyarınca dava açıldıktan sonraki her türlü talep hakkında yalnız davanın görüldüğü mahkeme görevli ve yetkilidir.
Karşı taraf bilinmiyorsa talep geçersiz olur mu?
Koşullar karşı tarafın gösterilmesine imkân vermiyorsa bunun nedeni dilekçede açıklanır; HMK m.402 bu durumda talebin geçerli sayılmasına imkân verir.
Karşı taraf dinlenmeden delil tespiti yapılabilir mi?
Talep sahibinin hakkını korumak bakımından zorunluluk varsa yapılabilir. İşlemden sonra dilekçe, karar, tutanak ve rapor diğer tarafa resen tebliğ edilir.
Acil tespit kararına itiraz süresi ne kadardır?
Karşı taraf önceden dinlenmeden yapılan tespitte, işlem sonrası tebliğden itibaren bir hafta içinde tespit kararına itiraz edilebilir.
Bilirkişi raporuna itiraz süresi de bir hafta mıdır?
Hayır. HMK m.281 kapsamında raporun tebliğinden itibaren iki hafta içinde tamamlama, açıklama veya yeni bilirkişi talep edilebilir.
Tespit raporu esas davayı kesin olarak bağlar mı?
Hayır. Tutanak ve rapor esas dosyaya eklenir ve iki tarafça kullanılabilir; mahkeme bunları diğer delillerle birlikte değerlendirir.
Delil tespiti ile ihtiyati tedbir aynı şey midir?
Hayır. Tespit delili korur; ihtiyati tedbir ise hakkı veya dava konusunu geçici olarak koruyan bir emir sağlar. Şartları ayrı ayrı gösterilmelidir.
Resmî Kaynaklar
- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (özellikle m.281 ve m.400-406)
- 1512 sayılı Noterlik Kanunu (noterlerin tespit işlemleriyle ayrım için)
Son kaynak kontrolü: 31 Ağustos 2026. Mevzuat değişiklikleri somut dosya bakımından ayrıca kontrol edilmelidir.
Delil Tespitinde Türkiye Geneli Dosya ve Keşif Takibi
Delil tespiti talebi Türkiye genelinde esas uyuşmazlık, delilin bulunduğu yer, keşif gereksinimi ve görev kuralları incelenerek hazırlanabilir. Fizikî keşif veya numune alınması gerekiyorsa işlemin yapılacağı yerde mahkeme ve bilirkişi planlaması önem kazanır. Fizikî görüşme adresimiz Mersin’dedir; güncel adres ve harita bilgisi iletişim sayfasında yer almaktadır.
Bu içerik, 31 Ağustos 2026 tarihinde erişilebilen HMK m.400-406 ve m.281 ile 1512 sayılı Noterlik Kanunu metinleri dikkate alınarak hazırlanmıştır. Görev, yetki, süre, kanun yolu, esas davanın özel kanunu ve varsa dava şartı arabuluculuk işlem tarihinde yürürlükteki konsolide mevzuattan ayrıca kontrol edilmelidir.
Hukuki bilgi uyarısı: Kabul kararı, raporun sonucu veya esas davanın kazanılması garanti edilemez. Delilin niteliği, aciliyet, görev-yetki, tebligat, gider avansı ve esas hakka ilişkin süreler somut dosyadan incelenmelidir. Ceza soruşturmasındaki delil toplama farklı kurallara tabidir; bu ayrım için ceza davasında delil toplama rehberine bakılabilir.
Delil Tespitinde Mersin Uygulaması ve Büromuzla İletişim
Mersin’de dava açılmadan önce delil tespiti istenecekse, başvuru mercii HMK m.401 uyarınca esas uyuşmazlığa bakacak mahkeme ile keşif veya bilirkişi incelemesi yapılacak şeyin bulunduğu ya da tanığın oturduğu yer sulh hukuk mahkemesi seçenekleri üzerinden somut dosyaya göre belirlenir. Dava açıldıktan sonra talep yalnız davanın görüldüğü mahkemeye sunulur. Yapı ayıbı, makine arızası, hızla değişebilen internet yayını veya ileride dinlenmesi güç tanık bakımından kaybolma ya da ileri sürülmenin önemli ölçüde zorlaşması riski; tarihli kayıt, tam URL, fotoğraf, sözleşme ve teknik sorularla açıklanmalıdır. Mersin’de mahallinde keşif gerektiren dosyalarda yer, erişim, bilirkişi uzmanlığı, gider avansı ve karşı tarafa tebligat birlikte planlanır; başka illerdeki işlemler ise görev, yetki ve fizikî inceleme ihtiyacına göre UYAP ve ilgili yer mahkemesi üzerinden takip edilir. Fizikî görüşme adresimiz Mersin’dedir. Görüşme ve randevu için iletişim bilgilerini inceleyebilir veya +90 552 224 43 66 numaralı telefonu arayabilirsiniz.
Hukukçu İncelemesi ve E-E-A-T Bilgisi
Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu – Mersin Ofis Konumu
Adres: İhsaniye Mah. 4903 Sk. Profit İş Merkezi 3/14, Akdeniz/Mersin.