Hizmet Tespit Davası Nasıl Açılır? 5 Yıllık Süre ve Deliller

Son güncelleme: 28 Ağustos 2026

Hizmet tespit davası, işverenin SGK’ya hiç bildirmediği veya gün ve prime esas kazanç yönünden eksik bildirdiği hizmet akdiyle çalışmanın mahkeme kararıyla belirlenmesini sağlar. Dava yalnız “sigorta başlangıcını geriye çekmek” için değil; gerçek çalışma günlerinin ve gerekiyorsa prime esas kazancın SGK kayıtlarına işlenebilmesi için açılır. En önemli risk, 5510 sayılı Kanun’un 86/9. maddesindeki beş yıllık hak düşürücü süredir. Bu süreyi bir şikâyetin, işverene gönderilen ihtarın veya arabuluculuk görüşmesinin kendiliğinden koruduğu varsayılmamalıdır.

Kısa cevap

Hizmet tespit davası kural olarak hizmet akdine tabi 4/a çalışmasının işverene karşı tespiti için iş mahkemesinde açılır. Öncesinde zorunlu arabuluculuk ve SGK’ya başvuru şartı yoktur; mahkeme davayı SGK’ya kendiliğinden bildirir. Bildirimsiz çalışma sona erdiğinde beş yıllık sürenin başlangıcı, çalışma biçimi ve Kuruma ulaşmış kayıtlar dosya özelinde hesaplanmalıdır.

hizmet tespit davası için çalışma kayıtları ve delil dosyası
Çalışma dönemi, işyeri, görev, ücret ve her delilin gösterdiği olgu aynı kronolojide eşleştirilmelidir.

Hizmet Tespit Davası Nedir, Hangi Durumlarda Açılır?

5510 sayılı Kanun’un 4/1-a maddesi kapsamında, bir veya birden fazla işveren yanında hizmet akdiyle çalışan kişi zorunlu sigortalıdır. Sigortalılık, tarafların “sigorta yapılmayacak” anlaşmasına bırakılamaz. İşe giriş bildirgesinin hiç verilmemesi, bazı ayların atlanması, ayda 30 gün çalışıldığı hâlde daha az gün bildirilmesi veya gerçek ücret yerine daha düşük prime esas kazanç gösterilmesi uyuşmazlık doğurabilir.

Hizmet tespit davası fiilî ve gerçek çalışmayı konu alır. Yalnızca kâğıt üzerinde düzenlenmiş bir işe giriş bildirgesi, o tarihte çalışma gerçekleştiğini tek başına kesinleştirmez. Buna karşılık yazılı iş sözleşmesinin bulunmaması da davayı otomatik olarak engellemez; çalışma olgusu hukuka uygun her türlü delille araştırılır. Kendi adına bağımsız çalışma, şirket ortaklığı, staj veya kamu görevliliği gibi farklı sigortalılık statülerinde ise aynı dava türünün uygun olduğu peşinen kabul edilmemelidir.

Henüz çalışmaya devam eden kişi de kayıt dışı dönemin tespitini isteyebilir. İşten ayrılmayı bekleme zorunluluğu yoktur. Kayıtların güncel kontrolü ve başvuru seçenekleri için sigortasız çalıştırılan işçinin atabileceği adımları açıklayan rehber de incelenebilir.

Dava Öncesinde SGK Başvurusu veya Arabuluculuk Zorunlu mu?

Hayır. 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu’nun 4/1. maddesi, Kuruma başvuru şartından “hizmet akdine tabi çalışmaları nedeniyle zorunlu sigortalılık sürelerinin tespiti” taleplerini açıkça ayırır. Aynı Kanun’un 3. maddesindeki dava şartı arabuluculuk; işçi veya işveren alacağı, tazminatı ve işe iade taleplerine ilişkindir. Sosyal güvenlik hizmetinin tespiti bu kapsamda değildir.

SGK il müdürlüğüne dilekçe vermek veya SGK’nın ALO 170 kanalından ihbar oluşturmak yine de denetim ve delil açısından yararlı olabilir. Ancak bu idari adımların beş yıllık hak düşürücü süreyi durdurduğu düşünülmemelidir. İşçilik alacakları da istenecekse iki yol ayrılmalıdır: Örneğin ücret, kıdem veya fazla çalışma talepleri bakımından arabuluculuk gerekirken sosyal güvenlik tespiti ayrı usule tabidir. Arabuluculuk sürecinin genel sonuçları için arabuluculuk davet mektubu rehberine bakılabilir.

Hizmet Tespit Davası İçin Beş Yıllık Süre Nasıl Hesaplanır?

5510 sayılı Kanun’un 86/9. maddesine göre, aylık prim ve hizmet belgesi veya muhtasar ve prim hizmet beyannamesi verilmeyen ve çalışması Kurumca tespit edilemeyen sigortalı, hizmetin geçtiği yılın sonundan başlayarak beş yıl içinde iş mahkemesine başvurmalıdır. Bu süre zamanaşımı değil, hak düşürücü süredir; mahkeme tarafından kendiliğinden dikkate alınabilir.

Özel beş yıllık kuralın metninde iki durum birlikte yer alır: İlgili dönem için işveren bildirimi bulunmamalı ve çalışma Kurum tarafından tespit edilememiş olmalıdır. İddia edilen günleri kapsayan geçerli bir Kurum tespiti veya yasal bildirim varsa kaydın niteliği ayrıca değerlendirilir. Buna karşılık yalnız sonraki ayların bildirilmiş olması, önceki kayıt dışı dönemi otomatik olarak bu sürenin dışında bırakmaz.

  • Basit örnek: Çalışma 2021 yılı içinde başlamış, 15 Temmuz 2021’de sona ermiş ve bu döneme ilişkin hiçbir yasal bildirim veya Kurum tespiti bulunmamışsa, 2021 hizmetleri için süre yıl sonundan başlar ve kural olarak 31 Aralık 2026 sonunda dolar.
  • Devam eden çalışma: Gerçekten kesintisiz tek bir çalışma bloğunda beş yıllık süre, bloğun sona erdiği yılın sonundan başlar. Ancak işveren veya işyeri sicili ya da statü değişikliği, gerçek ara veya kesinti blokları ayırabilir; sonradan yapılan tekil bildirim önceki kayıt dışı dönemi kendiliğinden süresiz hâle getirmez.
  • Kesintili çalışma: Mevsimlik, aralıklı veya farklı işyerleri üzerinden görünen dönemlerde her çalışma bloğu ayrı değerlendirilebilir.
  • Eski dönem: 1 Ekim 2008 öncesine uzanan hizmetlerde mülga 506 sayılı Kanun ve geçiş hükümleri ayrıca kontrol edilmelidir.

Hizmet tespit davası süresini hesaplarken yalnız işten çıkış tarihine bakmak güvenli değildir. İşveren değişikliği, işyeri sicil numarası, alt işveren, ara verme ve SGK’ya hangi belgenin hangi ay için ulaştığı kronolojik olarak çıkarılmalıdır. İşe giriş bildirgesinin veya Kurum denetiminin bulunduğu dosyalarda, kaydın iddia edilen dönemi gerçekten kapsayıp kapsamadığı belirleyicidir. Bir günlük kayıt, bütün önceki yılları otomatik olarak korumaz.

Blok Çalışma ve 2026 Yargıtay Kararı

Yargıtay 10. Hukuk Dairesinin 5 Şubat 2026 tarihli, 2025/7413 E. ve 2026/842 K. sayılı kararında; 16 Temmuz 1999’da başladığı ileri sürülen çalışmanın Kuruma 13 Ocak 2001’de bildirildiği ve bildirilen çalışmanın 30 Haziran 2002’ye kadar sürdüğü dosyada hak düşürücü süre incelenmiştir. Daire, bildirimsiz başlangıç bölümünün sonradan bildirilen dönemle kesintisiz bir çalışma bloğu oluşturduğu kabulünde dahi beş yıllık sürenin kesintisiz çalışmanın sona erdiği yılın sonundan hesaplanmasını ve süresinden sonra açılan davanın reddini onamıştır.

Karar, sonradan yapılan bildirimin bildirimden önceki dönemi kendiliğinden hak düşürücü sürenin dışında bırakmadığını gösterir. Geç bildirim ile kesintisiz çalışma birlikte incelenmeli; işyeri sicili, hizmet cetveli ve işe giriş bildirgesi üzerinden çalışma bloğunun başlangıç ve bitişi belirlenmelidir. Bu nedenle “Bir gün bildirim varsa bütün eski dönem korunur” biçimindeki genelleme doğru değildir. Hizmet tespit davası açılmadan önce hizmet dökümü ay ay okunmalı; bildirilen dönemler, işyeri sicilleri ve gerçek kesintiler karşılaştırılmalıdır. Karar resmî UYAP Mevzuat ve İçtihat Programı üzerinden incelenebilir.

Hizmet Tespit Davası Kime Karşı ve Hangi Mahkemede Açılır?

Dava, sigortalıyı fiilen hizmet akdiyle çalıştıran işverene karşı açılır. Tüzel kişinin ticaret sicilindeki tam unvanı, işyerinin SGK sicili, unvan değişikliği, devir, tasfiye ve alt işveren ilişkisi araştırılmalıdır. Yanlış şirkete veya yalnız ticari markaya yöneltilen dava, hem ispatı hem kararın SGK tarafından uygulanmasını zorlaştırabilir.

7036 sayılı Kanun’un 4/2. maddesi uyarınca mahkeme davayı SGK’ya resen ihbar eder. Kurum, davalı işveren yanında fer’î müdahil olarak katılabilir ve yanında katıldığı taraf başvurmasa bile kanun yoluna gidebilir. Bu özel düzenlemede dava doğrudan işverene yöneltilir; SGK’nın dosyadaki konumu, genel bir “her davada Kurum davalıdır” varsayımıyla kurulmaz.

Görevli mahkeme iş mahkemesidir; iş mahkemesi bulunmayan yerde bu sıfatla asliye hukuk mahkemesi görev yapar. Yetki bakımından davalının yerleşim yeri ile işin veya işlemin yapıldığı yer mahkemesi seçenekleri somut olaya göre incelenir. Yetki anlaşmasıyla işçinin kanuni seçeneklerini ortadan kaldıran kayıt geçerli kabul edilmez. İş ilişkisinin sona ermesi de gündemdeyse işten çıkarılma sonrası ilk 30 gün rehberi ayrı süreleri görmeye yardımcı olur.

Sigortasız Çalışma ve Gerçek Ücret Nasıl İspatlanır?

Mahkeme yalnız tarafların sunduğu birkaç tanıkla yetinmek zorunda değildir. Sosyal güvenlik hakkının kamu düzeniyle bağlantısı nedeniyle işyeri kayıtları, SGK belgeleri, komşu işyerleri ve resmî kurum kayıtları geniş biçimde araştırılabilir. Yine de davacı; nerede, hangi görevle, hangi saatlerde, kimin talimatıyla ve hangi ücretle çalıştığını somutlaştırmalı, ulaşılabilecek delili dilekçesinde göstermelidir.

DelilGösterebileceği olguKontrol noktası
Banka, ücret ve bordro kayıtlarıÖdeme yapan, dönem, ücretAçıklama, gönderen hesap, brüt-net ayrımı
Vardiya, puantaj, kart ve kameraİşyerinde bulunma ve gün sayısıSaklama süresi; kayıtların erken istenmesi
E-posta, mesaj ve görev sistemiTalimat, bağımlılık ve yapılan işHesap sahibi, tarih, değişmemiş özgün veri
İSG eğitimi, sağlık ve zimmetİşe kabul ve işyeri organizasyonuİmza, tarih, işveren unvanı
Bordro veya komşu işyeri tanığıFiilî çalışma ve süreAynı dönemi doğrudan görmüş olması
SGK denetimi ve kamu kayıtlarıİşyeri, çalışan ve denetim bulgusuHangi ayları ve kişiyi kapsadığı

Tanıkların “orada çalışıyordu” demesi yerine başlangıç ve bitişi, görevi ve çalışma düzenini nasıl bildikleri önemlidir. İşyerinin o dönemde faal olup olmadığı vergi, belediye, oda, elektrik-su aboneliği veya ihale kayıtlarıyla araştırılabilir. Ücret ve prime esas kazanç iddiası ise çalışma gününden ayrı bir ispat konusudur; banka hareketi, imzalı bordro veya eşdeğer yazılı kayıtlar özellikle önem taşır. Ücret hiç ödenmediyse ödenmeyen ücret ve işçinin fesih hakları ayrıca değerlendirilmelidir.

Dilekçede Dönem, Gün ve Prime Esas Kazanç Nasıl Gösterilir?

Hizmet tespit davası dilekçesinde “uzun süre çalıştım” demek yerine başlangıç-bitiş tarihleri, çalışılmayan günler, işyeri adresi ve sicili, görev, haftalık düzen, ücret, ödeme yöntemi ve bildirilen günler tablo hâlinde kurulmalıdır. Talep, zaten SGK’da bulunan günleri yeniden tespit ettirmemeli; eksik ay, gün ve kazanç açıkça ayırmalıdır. Belirsiz bir dönem, tarafların savunmasını ve hükmün infazını güçleştirir.

  1. e-Devlet/SGK hizmet dökümü ile işe giriş ve ayrılış belgelerini alın.
  2. Her işveren ve işyeri sicili için bildirilen-bildirilmeyen ayları karşılaştırın.
  3. Çalışma kronolojisini belge ve doğrudan bilgili tanıkla eşleştirin.
  4. Beş yıllık süreyi kesintisiz veya kesintili her çalışma bloğu için kontrol edin.
  5. İşçilik alacakları varsa zorunlu arabuluculuk gerektiren talepleri ayrı planlayın.

İşten ayrılış kodu, hizmet gününün varlığından farklı bir kayıttır. Yanlış kod ayrıca işsizlik ödeneği ve fesih uyuşmazlığını etkileyebilir; ayrıntılar SGK işten çıkış kodunun düzeltilmesi yazısında açıklanmıştır.

Mahkeme Kararı SGK Kaydını ve Emekliliği Nasıl Etkiler?

Kesinleşen kabul kararında belirtilen prim ödeme günleri ve aylık kazanç toplamları SGK tarafından dikkate alınır. Bu sonuç sigortalılık süresini, prim gününü ve koşulları varsa emeklilik hesabını etkileyebilir. Fakat davayı kazanmak, her durumda derhâl aylık bağlanacağı veya aylığın aynı miktarda artacağı anlamına gelmez; yaş, toplam gün, sigortalılık başlangıcı, statü çakışması ve tahsis talebi ayrıca incelenir.

Hizmet tespit davası işverenden işçilik alacağı tahsil eden bir ilam değildir. Kıdem, ihbar, ücret veya fazla çalışma alacağı isteniyorsa ayrı talep, arabuluculuk ve zamanaşımı değerlendirmesi gerekir. İş kazası da kayıt dışı dönemde gerçekleşmişse olayın SGK bildirimi, tazminat ve ceza boyutları ayrıdır; iş kazasında ilk 24 saat ve SGK bildirimi rehberi bu ayrımı açıklar.

Türkiye Genelinde Dosya Takibi ve Mersin Uygulaması

Sosyal güvenlik kuralları ülke genelinde aynıdır; yetkili mahkeme ise işyeri ve taraf adreslerine göre belirlenir. Mersin merkezli büromuz, şehir dışındaki hizmet tespit davası dosyalarını da yetki, süre, taraf ve delil koşulları elveriyorsa dijital evrak ön incelemesi ve vekâlet süreciyle takip edebilir. Mersin merkez, Tarsus, Erdemli, Silifke, Anamur ve diğer ilçelerde işyerinin doğru SGK sicili ile fiilî adresi birlikte kontrol edilir.

İlk değerlendirmede tam hizmet dökümü, işe giriş-çıkış kayıtları, işverenin unvanı, çalışma tarihleri, ücret belgeleri, mesajlar ve tanık listesi birlikte sunulmalıdır. Özellikle hiçbir yasal bildirim veya Kurum tespiti bulunmayan 2021 yılı hizmetleri için 31 Aralık 2026 örneği dikkate alınmalı; önceki ve sonraki her dönem bakımından gerçek süre hesabı bekletilmeden yapılmalıdır.

Resmî Kaynaklar

Hizmet Tespiti Hakkında Sık Sorulan Sorular

Dava açmadan önce SGK’ya başvurmak zorunlu mu?

Hayır. Zorunlu sigortalılık süresinin işverene karşı tespiti, 7036 sayılı Kanun’un 4/1. maddesindeki Kuruma ön başvuru şartının istisnasıdır.

Arabulucuya gitmek gerekir mi?

Sosyal güvenlik hizmetinin tespiti için zorunlu arabuluculuk yoktur. Aynı olaydan doğan ücret veya tazminat talepleri için arabuluculuk ayrıca gerekebilir.

Beş yıllık süre ne zaman başlar?

Kural, hizmetin geçtiği yılın sonudur. Kesintisiz, kesintili veya sonradan bildirilen çalışmada başlangıç somut kronolojiye göre ayrı hesaplanır.

SGK’ya şikâyet süreyi durdurur mu?

Şikâyet denetim ve delil sağlayabilir; fakat dava açma süresini koruduğu varsayılmamalıdır. Hak düşürücü süre dolmadan mahkemeye başvuru planlanmalıdır.

Çalışmaya devam ederken dava açılabilir mi?

Evet. İşten ayrılmayı bekleme şartı yoktur. Delillerin korunması ve iş ilişkisinin etkileri birlikte değerlendirilmelidir.

Sadece tanıkla sigortasız çalışma ispatlanabilir mi?

Tanık delili mümkündür; ancak aynı dönemi bilen bordro veya komşu işyeri tanıkları ile yazılı ve elektronik kayıtların birlikte bulunması daha güvenli bir ispat sağlar.

Gerçek ücret de tespit edilebilir mi?

Evet, prime esas kazanç talep edilebilir; fakat çalışma gününden ayrı biçimde somutlaştırılmalı ve özellikle yazılı ödeme kayıtlarıyla desteklenmelidir.

Dava SGK’ya mı, işverene mi açılır?

7036 sayılı Kanun’un 4/2. maddesindeki özel düzende dava işverene yöneltilir; mahkeme SGK’ya resen ihbar yapar ve Kurum fer’î müdahil olabilir.

İşe giriş bildirgesi davayı kesin kazandırır mı?

Hayır. Belge önemli olsa da fiilî ve gerçek çalışma araştırılır. Bildirgenin tarihi, işyeri ve iddia edilen dönemle uyumu kontrol edilir.

Kazanılan karar hemen emekli eder mi?

Hayır. Tespit edilen gün ve kazanç SGK hesabına girer; yaş, toplam prim, başlangıç, statü ve tahsis şartları ayrıca değerlendirilir.