Ankara Çocuk Ceza Avukatı: Adli Süreçteki Çocuğun Hakları
Çocuk Ceza Hukuku · Son kontrol: 9 Eylül 2026
Ankara’daki ceza, aile ve diğer hukuk dosyalarının ana bağlantıları için Ankara avukat ve hukuk rehberini inceleyebilirsiniz. Çocuk ceza hukukundaki özel güvenceleri genel soruşturma ve savunma sistemiyle birlikte değerlendirmek için Ankara ceza hukuku ana rehberini inceleyebilirsiniz.
Kısa ve net cevap
Çocuk şüpheli veya sanık için CMK m.150/2 uyarınca istem aranmaksızın müdafi görevlendirilir. Ailenin yanında bulunması avukat yardımının yerine geçmez. Fiil tarihinde on iki yaşını doldurmamış çocuğun ceza sorumluluğu yoktur; on iki–on beş yaş grubunda algılama ve davranışlarını yönlendirme yeteneği ayrıca araştırılır. Yaşın ve suç tarihinin belirlenmesi, uygulanacak yaptırımın ilk adımıdır.
18 Ağustos 2026’da yayımlanan 7593 sayılı Kanun, TCK m.31’deki ceza aralıklarını ve bazı ağır suçlarda yaş indirimi rejimini değiştirmiştir. Ayrıca on beş yaşını doldurmamış çocukta sosyal inceleme zorunlu hâle gelmiş; bunun yapılmadığı iddianameler için CMK m.174/1-e iade nedeni eklenmiştir. Önceki metinlerdeki “suça sürüklenen çocuk” ifadesi ilgili hükümlerde “adli süreçteki çocuk” olarak değiştirilmiştir. Ağırlaştırıcı ceza hükümleri, TCK m.7 gözetilmeden eski fiillere uygulanamaz.

Fiil tarihindeki yaşa göre TCK 31 uygulaması
5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu m.3’te çocuk, daha erken ergin olsa dahi on sekiz yaşını doldurmamış kişi olarak tanımlanır. Medeni hukukta evlenme veya mahkeme kararıyla erginlik, ceza hukukundaki yaş grubunu kendiliğinden değiştirmez. TCK m.31 değerlendirmesi suçun işlendiği tarihteki yaşa göre yapılır; hüküm tarihinde on sekiz yaşın aşılmış olması geçmişteki fiili yetişkin fiiline dönüştürmez.
| Fiil tarihindeki yaş | Genel sorumluluk kuralı | 7593 sonrasındaki genel yaptırım |
|---|---|---|
| On iki yaşını doldurmamış | TCK m.31/1: Ceza sorumluluğu yoktur; ceza kovuşturması yapılamaz. | Çocuklara özgü güvenlik tedbirleri değerlendirilir; hapis cezası verilmez. |
| On iki yaşını doldurmuş, on beşi doldurmamış | Fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama veya davranışlarını yönlendirme yeteneği yeterince gelişmemişse ceza sorumluluğu yoktur. | Sorumluluk varsa ağırlaştırılmış müebbet yerine 13–18 yıl; müebbet yerine 10–12 yıl. Diğer cezalar yarıya indirilir; her fiil için hapis üst sınırı 9 yıldır. |
| On beş yaşını doldurmuş, on sekizi doldurmamış | TCK m.31/3’teki genel yaş indirimi uygulanır; m.31/4 istisnası ayrıca denetlenir. | Ağırlaştırılmış müebbet yerine 19–27 yıl; müebbet yerine 15–18 yıl. Diğer cezalar üçte bir indirilir; her fiil için hapis üst sınırı 15 yıldır. |
Tablo yeni düzenlemenin genel aralıklarını gösterir. Bu aralıklar, bütün eski dosyalara doğrudan uygulanacak tek hesap değildir. 7593 sayılı Kanun m.2 ile getirilen ağırlaştırmalar bakımından suç tarihi ve TCK m.7’deki lehe kanun ilkesi incelenir. Önceki ve sonraki hükümler, ilgili diğer yaptırım kurallarıyla birlikte somut olaya uygulanarak karşılaştırılır; farklı kanunların yalnız lehe parçaları birleştirilerek yeni bir rejim oluşturulmaz.
Yaş kaydı üzerinde uyuşmazlık varsa nüfus kaydı, doğum belgesi ve gerekli tıbbi incelemeler dosyaya alınır. Algılama ve yönlendirme yeteneği ise yalnız çocuğun okul başarısı veya genel zekâ düzeyi üzerinden belirlenmez. İnceleme, isnat edilen fiilin niteliği ve işlendiği tarih bakımından yapılır. Aynı çocuk hakkında başka olayda hazırlanmış rapor, yeni olayın değerlendirmesinin otomatik yerine geçmez.
TCK 31/4: Yaş indirimi bütün suçlarda kaldırılmadı
Yeni m.31/4, yalnız TCK m.81–82’deki kasten öldürme ile m.87/2 ve m.87/4’teki neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçları için özel takdir yetkisi düzenler. On beş–on sekiz yaş grubunda üçüncü fıkra uygulanmayabilir; on iki–on beş yaş grubunda ceza sorumluluğu bulunan çocuk için ikinci fıkra yerine üçüncü fıkra uygulanabilir. Bu hüküm, on iki yaşından küçük çocuğa hapis cezası verilmesini düzenlemez.
Mahkeme bu tercihi gerekçesiz yapamaz. Kanun; kasta dayalı kusurun ağırlığını, amaç ve saiki, suçun işleniş biçimini ve daha önce kasıtlı suçtan hapis mahkûmiyeti bulunmasını değerlendirme ölçütleri olarak sayar. Bunlardan hangisinin hangi delille saptandığı ve farklı yaş rejiminin neden uygulandığı gerekçede gösterilmelidir. Kanunda sayılmayan her suçta yaş indiriminin artık kaldırıldığı şeklinde bir sonuç çıkarılamaz.
Teklif metni ile kabul edilmiş kanun da ayrılmalıdır. 7593, TCK m.58/5’teki on sekiz yaşından önce işlenen suçlar için tekerrür yasağını değiştirmemiştir. m.31/4’te önceki mahkûmiyetin bir değerlendirme ölçütü olması, çocukluk fiillerinin kendiliğinden mükerrirlere özgü infaz rejimine esas alınmasıyla aynı değildir.
İfade işlemi, zorunlu müdafi ve ailenin konumu
CMK m.150/2’de çocuk için müdafi görevlendirilmesi, suçun ceza miktarından veya ailenin maddi durumundan bağımsız bir güvencedir. “Avukat istemiyoruz” açıklaması zorunlu müdafiliği ortadan kaldırmaz. Çocukla görüşen müdafi, isnadın anlaşılmasını, susma hakkını, delil taleplerini ve ifadenin baskı altında alınıp alınmadığını denetler. CMK m.147–148’deki ifade güvenceleri çocuklar için de geçerlidir.
5395 m.15/1 uyarınca soruşturma, çocuk bürosunda görevli Cumhuriyet savcısı tarafından bizzat yapılır. Aynı maddenin ikinci fıkrası ifade ve diğer işlemlerde sosyal çalışma görevlisi bulundurulmasına ilişkin düzenleme içerir. Sosyal çalışma görevlisinin desteği ile müdafinin hukuki yardımı birbirinin yerine geçmez. 7593 ile eklenen m.15/4, kamu davası açıldığında gerekli idari tedbirler için Aile ve Sosyal Hizmetler ile Millî Eğitim birimlerine bildirim yapılmasını öngörür.
Çocuğun yakalandığının yakınlarına bildirilmesi ve çocuk kolluğunca yürütülen işlemler, 5395 m.31 ile CMK m.95 çerçevesinde ele alınır. Çocuğu istismar ettiği veya suça yönelttiği ileri sürülen kişinin varlığı, bildirim ve çocuğun korunması bakımından ayrıca değerlendirilir. Aile, çocuğu belirli bir ifade vermeye yönlendirmemeli; doğrudan bildiği olayları ve elindeki kayıtları müdafiye aktarmalıdır.
5395 m.16, gözaltındaki çocuğun yetişkinlerden ayrı tutulmasını; m.18 ise çocuklara zincir, kelepçe ve benzeri araç takılmamasını düzenler. Zorunlu hâllerde kaçmayı ve yaşam ya da beden bütünlüğü tehlikesini önlemeye yönelik gerekli tedbirler ayrı değerlendirilir. Bu istisna, bütün çocuklara rutin kelepçe uygulanması yetkisi değildir.
On beş yaş altındaki çocukta sosyal inceleme zorunludur
7593 ile değişen 5395 m.35/3, on beş yaşını doldurmamış çocuk hakkında sosyal inceleme yaptırılmasını zorunlu kılar. On beş yaşını doldurmuş çocuk için sosyal inceleme yaptırılmaması hâlinde, Cumhuriyet savcısı, mahkeme veya çocuk hâkimi gerekçeyi iddianamede ya da kararda göstermelidir. Önceki mevzuattaki daha genel takdir yaklaşımı güncel hüküm gibi kullanılmamalıdır.
CMK m.174/1-e, on beş yaşını doldurmamış çocuk için sosyal inceleme yapılmadan düzenlenen iddianameyi açık iade nedeni olarak sayar. Bu eksiklik, doğrudan çocuğun suçsuz bulunduğu anlamına gelmez; iddianamenin kanuni denetimine ve eksik incelemenin giderilmesine ilişkindir. İddianamenin iadesi ile beraat farklı kararlardır.
Sosyal inceleme; aile koşullarını, eğitimi, gelişimi, sosyal çevreyi ve koruma ihtiyaçlarını değerlendirir. Tıbbi kusur yeteneği raporu ile sosyal inceleme raporu aynı belge değildir. İki rapor arasında çelişki varsa bunun açıklanması istenir. Örneğin sosyal raporda ciddi yönlendirilme veya gelişim sorunu saptanmışken adli değerlendirmede bunun neden etkisiz görüldüğü gerekçelendirilmelidir.
Tutuklama yasağı, adli kontrol ve koruma birbirinden ayrıdır
5395 m.21’e göre on beş yaşını doldurmamış çocuk hakkında üst sınırı beş yılı aşmayan hapis cezasını gerektiren fiil için tutuklama kararı verilemez. Bu özel yasak bulunmayan dosyada da tutuklama otomatik değildir. CMK m.100–101’deki somut delil, tutuklama nedeni ve ölçülülük koşulları, çocuk bakımından 5395’in ilkeleriyle birlikte değerlendirilir.
5395 m.20, belirli çevre sınırları dışına çıkmama, belirlenen yerlere gitmeme veya kişilerle ilişki kurmama gibi çocuğa özgü adli kontrol yükümlülüklerini düzenler. CMK m.109’daki diğer tedbirlerin uygulanabilirliği de değerlendirilir. Çocuğun okula devamını gereksiz biçimde imkânsızlaştıran bir yükümlülükte eğitim durumu ve daha uygun alternatifler somut belgelerle açıklanmalıdır.
Koruyucu ve destekleyici tedbirler ise 5395 m.5 kapsamındadır: danışmanlık, eğitim, bakım, sağlık ve barınma. Bunların amacı çocuğun korunmasıdır; ceza dosyasında delil yetersizliğini telafi etmek için kullanılamaz. Yeni m.5/A’daki yönlendirme tedbirleri de kendi kapsamıyla uygulanır. Bir tedbirin adı aynı olsa bile kararın hukuki dayanağı, süresi ve yükümlülüğün muhatabı açık olmalıdır.
CMK m.102/5’te tutukluluk sürelerinin çocuklar bakımından azaltılması, TCK m.66/2’deki dava zamanaşımı oranlarıyla karıştırılmamalıdır. Tutuklulukta on beş yaşını doldurmamış çocuk için yarı, on sekizi doldurmamış diğer çocuk için dörtte üç oranı; dava zamanaşımında ilgili yaş grupları için yarı ve üçte iki oranları söz konusudur. Sürelerin başlangıcı ve kesilme ya da uzatma sebepleri farklıdır.
Ankara’da çocuk mahkemesi ve kapalı duruşma
5395 m.26 uyarınca çocuk mahkemesi ile çocuk ağır ceza mahkemesinin görev ayrımı, isnat edilen suçun görev kurallarıyla belirlenir. Yetişkinle birlikte işlenen suçta 5395 m.17’nin ayrı yürütme ve istisnai birleştirme koşulları incelenir. Sırf yetişkin bir şüphelinin bulunması çocuğun bütün usul güvencelerini ortadan kaldırmaz.
Yer bakımından yetki CMK m.12 ve devamına tabidir. Ankara’da ikamet etmek, her fiilde Ankara merkez adliyesini yetkili kılmaz; Ankara Batı ve ilgili ilçe adli yargı çevresi de kontrol edilir. Mahkeme, duruşma günü ve bina için dosyadaki tebligat ile resmî adliye kaydı esas alınır.
CMK m.185, sanık on sekiz yaşını doldurmamışsa duruşmanın kapalı yapılmasını ve hükmün de kapalı duruşmada açıklanmasını düzenler. Burada duruşma zamanındaki yaşın önemi vardır; ceza sorumluluğundaki suç tarihi ölçütüyle aynı soru sorulmaz. Çocuğun kimliğini ve özel hayatını koruyan 5395 m.4 ilkeleri ayrıca gözetilir. Aile, dosya belgelerini veya çocuğun görüntüsünü sosyal medyada yayımlayarak savunma yürütmemelidir.
Çocuklarda HAGB ve uzlaştırmanın özel koşulları
Hükmün açıklanmasının geri bırakılması için CMK m.231’deki koşullar ile 5395 m.23 birlikte uygulanır. Çocukta denetim süresi üç yıldır; yetişkin için öngörülen beş yıllık süre aynen alınmaz. 7593 ile eklenen m.23/2 uyarınca HAGB kararı verildiğinde, m.5/A’daki uygun yönlendirme tedbirlerinden biri veya birkaçı denetimli serbestlik tedbiri olarak uygulanır.
Yeni m.23/3, mağdurun veya kamunun zararının az olması hâlinde çocuk hakkında HAGB için zararın giderilmesi şartının aranmayabileceğini düzenler. Bu, bütün çocuk dosyalarında tazmin yükümlülüğünün kalkması veya mağdurun özel hukuk alacağının silinmesi değildir. Zararın miktarı, niteliği ve bu özel hükmün neden uygulandığı kararda değerlendirilmelidir.
Yönlendirme tedbirleri; sosyal ve toplumsal hizmet, dijital risklerden korunma, kitap ve kütüphane, çevre çalışmaları ve bağımlılık programları gibi kanunda gösterilen alanları kapsar. Her çocuğa bütün tedbirlerin birlikte uygulanacağı varsayılmaz. Seçilen yükümlülüğün somut gelişim ve korunma ihtiyacıyla bağlantısı, süresi ve uygulayıcı kurumu belirlenir.
CMK m.253/1-c, mağdurun veya zarar görenin gerçek kişi ya da özel hukuk tüzel kişisi olduğu, üst sınırı üç yılı aşmayan hapis veya adli para cezasını gerektiren çocuk suçları bakımından özel uzlaştırma kapsamı sağlar. Ancak m.253/3’teki cinsel dokunulmazlık, ısrarlı takip ve hakaret gibi istisnalar ayrıca kontrol edilir. Yaş küçüklüğü her suçu uzlaştırmaya dahil etmez. Kamu davasının açılmasının ertelenmesinde 5395 m.19’daki üç yıllık süre ve CMK’daki diğer koşullar birlikte incelenir.
Seri muhakeme ve basit yargılama, yaş küçüklüğü bakımından CMK m.250/12 ve m.251/7’deki engellere tabidir. Yetişkin dosyasındaki hızlı usulün çocuğa aynen teklif edilmesi doğru değildir. HAGB ve uzlaştırma, birbirinin yerine geçen kararlar değildir.
Çocuk hükümlü için eğitimevi ve koşullu salıverilme
7593, 5275 sayılı Kanun m.11 ve m.15’i de değiştirmiştir. Kasıtlı suçlardan toplam üç yıl veya daha az, taksirli suçlardan toplam beş yıl veya daha az hapse mahkûm çocukların cezaları doğrudan çocuk eğitimevinde yerine getirilir. Diğer dosyalarda çocuk kapalı kurumundan eğitimevine ayrılma, m.89 çerçevesindeki kurul değerlendirmesine bağlıdır; bütün çocuk hükümlüler için baştan eğitimevi sonucu kurulamaz.
Eğitimevine ayrılma değerlendirmesine kanunda sayılan alanlardan en az bir uzman görevli katılır ve olağan değerlendirme en geç üç ayda bir yapılır. Tutum ve davranışları olumsuz değerlendirilen çocuk için yeniden değerlendirme süresi altı ayı geçemez. Kararın gerekçesi, uzman katılımı ve sonraki değerlendirme tarihi kontrol edilmelidir.
Değişen 5275 m.107/5’te on beş yaşına kadar kurumda geçirilen bir günün iki sayılması kuralına istisnalar getirilmiştir: TCK m.81–83, 102–103, 188 ve 220 kapsamındaki suçlar kapsam dışındadır. Eski fiillerde zaman bakımından uygulama ve lehe koşullu salıverilme rejimi ayrıca incelenir. Bu hesap, TCK m.63’teki mahsup ile aynı değildir. Ayrıntılı belge incelemesi için infaz ve müddetname rehberi kullanılır.
Ailenin hazırlayacağı dosya ve karar denetimi
Nüfus kaydı, olayın tarihi, çağrı veya yakalama belgesi, ifade tutanakları, sosyal inceleme ve tıbbi raporlar birlikte hazırlanmalıdır. Okul devamı, sağlık ve destek ihtiyacını gösteren belgeler koruma ve adli kontrol değerlendirmesine katkı sağlar. Delillerin silinmesi veya tanıkların aynı anlatıma yönlendirilmesi savunma değildir; mevcut kayıtlar bütünlüğü korunarak müdafiye iletilir.
Öğretici bir örnekte, on dört yaşındaki çocuk için bir eşyanın alınması isnadı bulunmaktadır. Önce olayın hangi suç tipine girdiği ve gerçekten gerçekleşip gerçekleşmediği incelenir. Ardından zorunlu müdafi, sosyal inceleme, fiile özgü kusur yeteneği ve gerekiyorsa koruyucu tedbirler değerlendirilir. Çocuğun yaşı, delil olmadan suçun işlendiğinin kabulüne veya sırf rapor eksikliği nedeniyle otomatik beraate dayanak yapılamaz.
Kararlara karşı süreler işlemin türüne göre belirlenir. İstinafa açık hükümde CMK m.273 uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta esastır. Çocuğa özgü tedbir, tutuklama veya infaz kararında kendi başvuru yolu ayrıca incelenir. Kanuni temsilci ile müdafinin başvuru yetkileri CMK m.260–262 çerçevesinde değerlendirilir; yetişkinler arasındaki iletişimsizlik yüzünden sürelerin kaçırılmaması gerekir.
Sık sorulan sorular
Aile avukat istemese de çocuğa müdafi görevlendirilir mi?
Evet. CMK m.150/2’deki zorunlu müdafilik, çocuk veya ailenin ayrıca talebine bağlı değildir.
On iki yaşından küçük çocuğa hapis cezası verilir mi?
Hayır. TCK m.31/1 uyarınca ceza sorumluluğu yoktur. Çocuğa özgü güvenlik ve koruma tedbirleri ayrıca değerlendirilir.
7593 sayılı Kanun bütün çocuklarda yaş indirimini kaldırdı mı?
Hayır. TCK m.31/4, belirli öldürme ve ağırlaşmış yaralama suçlarında, kanunda sayılan ölçütlerle özel takdir yetkisi düzenler.
On beş yaş altındaki çocukta sosyal inceleme yapılmayabilir mi?
Güncel 5395 m.35/3 sosyal incelemeyi zorunlu kılar; yapılmadan düzenlenen iddianame CMK m.174/1-e kapsamında iade edilir.
Çocuk için HAGB denetim süresi beş yıl mıdır?
Hayır. 5395 m.23’e göre üç yıldır. Yeni düzenlemede uygun yönlendirme tedbirleri de uygulanır.
Her çocuk hükümlü doğrudan eğitimevine mi alınır?
Hayır. 5275 m.15/4’teki ceza türü ve toplam süre koşulları aranır; diğer dosyalarda kapalı kurumdan ayrılma değerlendirilir.
Yeni ağır cezalar eski fiillere otomatik uygulanır mı?
Hayır. TCK m.7 uyarınca suç tarihi ve lehe kanun karşılaştırması yapılmalıdır.
Ailenin yanında bulunması avukatın yerine geçer mi?
Hayır. Kanuni temsilci, sosyal çalışma görevlisi ve müdafinin görevleri farklıdır; biri diğerinin hukuki işlevini ortadan kaldırmaz.
Resmî kanuni kaynaklar
7593 sayılı Kanun; TBMM kabul ve Resmî Gazete bilgileri; 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu; 5237 sayılı TCK; 5271 sayılı CMK; 5275 sayılı Kanun. HAGB’nin genel rejiminde ayrıca 7589 sayılı Kanunla değişen CMK m.231 dikkate alınmıştır.
Ankara hukuk ve adliye rehberi
Bu konudaki görevli ve yetkili merci; uyuşmazlığın türü, taraflar, işlem veya olay yeri ve özel yetki kuralları birlikte değerlendirilerek belirlenir. Ankara’daki adliyeler, ilçeler ve resmî başvuru kaynakları için Ankara avukat ve hukuk rehberini inceleyebilirsiniz.
Şeffaflık: Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosunun tek fizikî ofisi Mersin’dedir; Ankara’da şube bulunduğu ileri sürülmez. Uygun dosyalar Türkiye geneli temsil ve yetki kuralları çerçevesinde Mersin’den koordine edilir.
Hukuki konu hakkında iletişim
İlk iletişimde konuyu, bulunduğunuz ülke veya ili ve varsa tebliğ ya da son işlem tarihini kısaca belirtebilirsiniz. T.C. kimlik numarası, sağlık verisi veya kişisel belge göndermeyiniz. Mesajlaşma tek başına hukuki görüş veya avukatlık ilişkisi oluşturmaz.
