Sağlık Kurumundaki Çocuk İçin Acil Korunma Kararı 2026: Çocuk Koruma Kanunu m.9’da 24 ve 48 Saat
Kısa ve net cevap: 7593 sayılı Kanunla 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu m.9’a eklenen yeni fıkralar, akıl hastalığı, akıl zayıflığı, alkol, uyuşturucu veya uyarıcı madde bağımlılığı, davranışsal bağımlılık ya da ağır tehlike arz eden bulaşıcı hastalık nedeniyle kendisi veya başkaları bakımından ciddi tehlike oluşturduğu değerlendirilen çocuğun yataklı sağlık kurumunda acil korunması için özel süreler getirmiştir. İlgili uzman hekim, tedavi ihtiyacını tespit ederse 24 saat içinde rapor düzenler. Sağlık kurumu, bu raporun düzenlendiği tarihten itibaren en geç 24 saat içinde çocuk hâkimine başvurur. Başvurudan itibaren en geç 48 saat içinde ilgili dal uzmanının da bulunduğu üç uzman hekimden oluşan resmî sağlık kurulu raporu mahkemeye sunulur. Hâkim de başvuru ve kurul raporunu değerlendirerek en geç 48 saat içinde karar verir.
Bu özel sağlık süreci, Çocuk Koruma Kanunu m.9/1’deki genel acil korunma usulüyle karıştırılmamalıdır. Genel sistemde Kurum çocuğun Kuruma geldiği tarihten itibaren en geç beş gün içinde çocuk hâkimine başvurur ve hâkim üç gün içinde talep hakkında karar verir. 7593 sayılı Kanunun getirdiği 24 ve 48 saatlik süreler, m.9/4–6’daki sağlık kurumunda ciddi tehlike oluşturan çocuklara özgü yeni mekanizmadır.
7593 Sayılı Kanun Çocuk Koruma Kanunu m.9’a Ne Ekledi?
18 Ağustos 2026 tarihinde yürürlüğe giren 7593 sayılı Kanun, Çocuk Koruma Kanunu m.9’a sağlık kurumunda bulunan belirli çocuklar için özel bir acil korunma modeli ekledi. Düzenleme, çocuğun kendisi veya başkaları açısından ciddi tehlike oluşturduğu ve tedaviye ihtiyaç bulunduğu durumlarda hem tıbbi değerlendirmenin hem de yargısal kararın gecikmesini önlemeyi amaçlayan sıkı süreler içerir.
Yeni sistemin hareket noktası, çocuğun herhangi bir suretle Sağlık Bakanlığına veya üniversitelere bağlı yataklı sağlık kurumuna gelmesi veya getirilmesidir. Çocuk, kolluk, aile, sağlık ekibi veya başka bir yolla kuruma ulaşmış olabilir. Kanunun aradığı temel koşul, uzman hekim tarafından tedavi ihtiyacının tespit edilmesi ve ciddi tehlike değerlendirmesinin kanunda sayılan sağlık veya bağımlılık halleriyle bağlantılı olmasıdır.
Bu nedenle düzenleme yalnız ceza soruşturmasına konu çocuklara yönelik değildir. Çocuk Koruma Kanununun koruma amacı çerçevesinde, sağlık durumu nedeniyle acil müdahaleye ve yargısal korumaya ihtiyaç duyan çocuklar bakımından uygulanır. Çocuğun üstün yararı, tıbbi gereklilik ve temel haklara müdahalenin yargısal denetimi birlikte gözetilir.
Hangi Sağlık ve Bağımlılık Halleri Özel Süreci Başlatabilir?
m.9/4, akıl hastalığı, akıl zayıflığı, alkol bağımlılığı, uyuşturucu veya uyarıcı madde bağımlılığı, davranışsal bağımlılık ve ağır tehlike arz eden bulaşıcı hastalığı açıkça sayar. Ancak bu durumlardan birinin varlığı tek başına yeterli değildir. Çocuğun bu nedenle kendisi veya başkaları bakımından ciddi tehlike oluşturduğu değerlendirilmeli ve ilgili uzman hekim tedaviye ihtiyaç bulunduğunu tespit etmelidir.
Kanunun “davranışsal bağımlılık” ifadesi, yalnız madde kullanımına dayanmayan bağımlılık türlerinin de çocuk koruma sistemi içinde değerlendirilmesine imkân verir. Bununla birlikte her yoğun internet, oyun veya kumar davranışının otomatik olarak acil sağlık korumasına yol açacağı söylenemez. Ciddi tehlike, tedavi ihtiyacı ve uzman hekim tespiti birlikte bulunmalıdır.
Ağır tehlike arz eden bulaşıcı hastalık bakımından da salt hastalık tanısı yeterli değildir. Kanun, çocuğun kendisi veya başkaları açısından ciddi tehlike oluşturması koşulunu arar. Tıbbi bulgular, bulaş riski, çocuğun sağlık durumu ve tedavi ihtiyacı uzman değerlendirmesiyle ortaya konulmalıdır.
İlk 24 Saatte Hangi Rapor Düzenlenir?
Çocuk yataklı sağlık kurumuna geldiğinde veya getirildiğinde ve tedavi ihtiyacı bulunduğu ilgili uzman hekim tarafından tespit edildiğinde, acil korunma kararı alınması amacıyla yirmi dört saat içinde rapor düzenlenir. Kanun burada süreyi açık biçimde sınırlamıştır; rapor belirsiz bir geleceğe bırakılmaz.
İlk raporda çocuğun tıbbi durumu, tedavi ihtiyacı ve ciddi tehlike değerlendirmesinin dayanakları somutlaştırılmalıdır. Hekim raporunun amacı hâkimin yerine geçerek hukuki karar vermek değildir. Rapor, yargısal karar için gerekli tıbbi zemini oluşturur ve sağlık kurumunun çocuk hâkimine başvurusunu tetikler.
Raporun yalnız teşhis adı içermesi, özellikle ciddi tehlike bağlantısı bakımından yetersiz kalabilir. Çocuğun kendisine veya başkalarına yönelik riskin niteliği, acil tedavi ihtiyacı ve sağlık kurumunda tutulmasını gerektiren tıbbi olgular mümkün olduğunca açık gösterilmelidir. Bu açıklık hem çocuğun korunmasına hem de kararın yargısal denetimine hizmet eder.
Sağlık Kurumu Çocuk Hâkimine Ne Zaman Başvurur?
m.9/4’e göre sağlık kurumu, uzman hekim raporunun düzenlendiği tarihten itibaren en geç yirmi dört saat içinde çocuk hâkimine başvurur. Bu süre, ilk hekim raporunun düzenlenmesiyle başlar. Böylece tıbbi tespitle yargısal denetim arasındaki zaman kanunla sınırlandırılmıştır.
Başvurunun görevli çocuk hâkimine yapılması gerekir. Çocuk mahkemesi bulunmayan yerlerde görev ve yetki, Çocuk Koruma Kanununun ilgili hükümleri ve yargı teşkilatı kuralları çerçevesinde belirlenir. Başvuruda ilk uzman hekim raporu ve çocuğun hukuki durumunu değerlendirmeye yarayan diğer belgeler yer almalıdır.
Sağlık kurumu, yargısal karar alınana kadar çocuğun tedavi ihtiyacını görmezden gelemez. Yeni m.9/5, çocuğun sağlık kuruluşuna gelmesi veya getirilmesinden hâkim kararının sağlık kuruluşuna tebliğine kadar geçen sürede gerekli görülen tıbbi müdahale ve tedavinin uygulanacağını açıkça düzenler.
Üç Uzman Hekimden Oluşan Sağlık Kurulu Raporu Nasıl Hazırlanır?
Çocuk hâkimine yapılan başvurudan itibaren en geç kırk sekiz saat içinde, ilgili dal uzman hekiminin yer aldığı üç uzman hekimden oluşan resmî sağlık kurulu tarafından düzenlenen rapor mahkemeye sunulur. Bu ikinci rapor, ilk hekim raporundan farklı olarak kurul değerlendirmesidir.
Kurulun üç uzman hekimden oluşması ve ilgili dal uzmanının kurulda yer alması kanuni güvencedir. Bu yapı, ciddi tehlike ve tedavi ihtiyacı gibi çocuğun özgürlüğü ve özel hayatı üzerinde önemli sonuç doğurabilecek bir konuda tek hekim değerlendirmesinin yanında çok disiplinli veya kurul temelli inceleme yapılmasını sağlar.
Kurul raporunda tanı, mevcut klinik durum, riskin ağırlığı, tedavi gerekliliği, sağlık kurumunda korunma ihtiyacı ve alternatif tedbirlerin yeterliliği gibi konuların tıbbi verilerle açıklanması önemlidir. Hâkim kurul raporuyla bağlı değildir; ancak kararını tıbbi uzmanlık gerektiren konularda bu değerlendirmeyi dikkate alarak verir.
Hâkim Kararını Kaç Saat İçinde Vermelidir?
m.9/5’e göre hâkim, başvuru ve sağlık kurulu raporunu değerlendirerek talep hakkında en geç kırk sekiz saat içinde karar verir. Bu süre, çocuk bakımından belirsiz ve yargısal denetimsiz bir koruma durumunun uzamasını engellemeye yönelik önemli bir güvencedir.
Hâkim yalnız “acil korunma devam etsin” veya “sona ersin” ikilemiyle sınırlı değildir. m.9/6, sağlık kurulu raporu dikkate alınarak acil korunma kararının kaldırılmasına, devamına veya çocuğun durumuna uygun başka bir koruyucu ve destekleyici tedbire karar verilebileceğini düzenler.
Ayrıca hâkim çocuğun üstün yararını gözeterek bulunduğu yerin gizli tutulmasına ve gerekli görmesi halinde kişisel ilişkinin kurulmasına veya sınırlandırılmasına karar verebilir. Böylece aile veya üçüncü kişilerle temasın çocuğun güvenliğine etkisi de yargısal kararın kapsamına alınabilir.
Hâkim Kararı Gelene Kadar Tedavi Uygulanabilir mi?
Evet. 7593 sayılı Kanunun eklediği m.9/5 açık biçimde, çocuğun sağlık kuruluşuna gelmesi veya getirilmesinden hâkim kararının sağlık kuruluşuna tebliğine kadar geçen sürede gerekli görülen tıbbi müdahale ve tedavinin uygulanacağını belirtir. Amaç, yargısal karar beklenirken acil sağlık ihtiyacının karşılanmasını engellememektir.
Bu hüküm, tıbben gerekli her işlemin sınırsız biçimde yapılabileceği anlamına gelmez. Tıbbi müdahalenin kendi hukuki koşulları, hasta hakları, tıp biliminin gerekleri ve ölçülülük ilkesi uygulanmaya devam eder. Çocuğun yaşı ve idrak gücü ölçüsünde bilgilendirilmesi ve görüşünün alınması da çocuk hakları yaklaşımının parçasıdır.
Çocuğun veya başkalarının güvenliği için sağlık kurumu kolluk yardımına ihtiyaç duyarsa m.9/5 kapsamında kolluktan yardım istenebilir. Kolluk, talepleri kendisine kanunla tanınan yetkiler çerçevesinde yerine getirir; sağlık kurumunun veya hâkimin yerine tıbbi ya da yargısal karar vermez.
Genel Acil Korunma Kararı ile Sağlık Kurumundaki Özel Süreç Arasındaki Fark
Çocuk Koruma Kanunu m.9/1–3’teki genel acil korunma sistemi halen yürürlüktedir. Derhal korunma altına alınması gereken çocuk, Kurum tarafından bakım ve gözetim altına alındıktan sonra çocuğun Kuruma geldiği tarihten itibaren en geç beş gün içinde çocuk hâkimine başvurulur. Hâkim üç gün içinde talep hakkında karar verir.
Genel acil korunma kararı en fazla otuz günlük süreyle verilebilir. Bu sürede Kurum çocuk hakkında sosyal inceleme yapar ve tedbir ihtiyacı konusunda hâkime görüş sunar. Ailenin yanına dönüş veya başka bir koruyucu ve destekleyici tedbir, bu inceleme sonucuna göre belirlenebilir.
7593 ile eklenen m.9/4–6 ise yataklı sağlık kurumunda bulunan ve kanunda sayılan sağlık veya bağımlılık durumları nedeniyle ciddi tehlike oluşturan çocuklara özgüdür. Buradaki 24 ve 48 saatlik süreler, genel m.9/1’in beş gün ve üç günlük sürelerinin yerine bütün acil korunma dosyalarında uygulanmaz.
Acil Korunma Kararı En Fazla Ne Kadar Sürebilir?
m.9/2’deki genel kural uyarınca acil korunma kararı en fazla otuz günlük süre ile sınırlı olarak verilebilir. Bu süre geçici koruma niteliğindedir; çocuk için uzun vadeli çözüm oluşturmak üzere sosyal inceleme ve uygun koruyucu veya destekleyici tedbir değerlendirilir.
Sağlık kurumundaki özel süreçte de hâkimin çocuğun durumuna göre acil korumanın devamı, kaldırılması veya başka tedbire dönüşmesi konusunda karar vermesi gerekir. Sağlık kurulunun güncel tıbbi değerlendirmesi, tedbirin devamının gerekli olup olmadığının belirlenmesinde merkezi öneme sahiptir.
Çocuğun durumu düzelmiş, ciddi tehlike ortadan kalkmış veya daha hafif bir tedbirle koruma sağlanabilir hale gelmişse tedbirin aynen sürdürülmesi otomatik değildir. 5395 sayılı Kanun m.8 ve m.9, tedbirlerin sonuçlarının gözden geçirilmesine ve koşullara göre değiştirilmesine imkân verir.
Çocuğun Görüşü ve Temel Hakları Nasıl Korunur?
Çocuk Koruma Kanunu, çocuğun yaşına ve gelişimine uygun şekilde sürece katılımını temel ilke olarak kabul eder. m.13/2 uyarınca yeterli idrak gücüne sahip çocuğun görüşü tedbir kararı öncesinde alınır. Sağlık durumu acil müdahaleyi gerektirse bile çocuğun insan onuru ve bilgilendirilme hakkı ortadan kalkmaz.
Sağlık kurumunda zorunlu tutulma, tıbbi müdahale, haberleşme veya kişisel ilişki sınırlamaları özel hayat ve kişi özgürlüğüyle bağlantılıdır. Bu nedenle her müdahale açık kanuni dayanağa, gerçek tıbbi ihtiyaca ve ölçülülüğe dayanmalıdır. Hâkim kararı bu müdahalelerin bağımsız yargısal denetimini sağlar.
Çocuğun bulunduğu yerin gizli tutulması her dosyada otomatik değildir. Hâkim çocuğun üstün yararını gözeterek buna karar verir. Benzer şekilde aileyle kişisel ilişkinin tamamen kesilmesi yerine, gerekiyorsa kurulması, sınırlandırılması veya koşullara bağlanması değerlendirilebilir.
Aileler ve Müdafiler Hangi Belgeleri Kontrol Etmeli?
İlk olarak uzman hekim raporunun düzenlenme tarihi ve içeriği kontrol edilmelidir. İkinci olarak sağlık kurumunun çocuk hâkimine başvuru tarihi belirlenmeli ve 24 saatlik süreye uyulup uyulmadığı incelenmelidir. Üçüncü olarak üç uzman hekimli resmî sağlık kurulu raporunun başvurudan itibaren 48 saat içinde mahkemeye sunulup sunulmadığı görülmelidir.
Dördüncü olarak kurulda ilgili dal uzmanının bulunması ve raporun somut tıbbi gerekçe içermesi gerekir. Beşinci olarak hâkim kararının süresi, acil korumanın devam gerekçesi ve varsa kişisel ilişki sınırlamasının nedeni incelenmelidir. Altıncı olarak çocuğa uygulanan tıbbi müdahalelerin kayıtları dosyada bulunmalıdır.
Çocuğun sağlık durumu hızla değişebileceği için eski raporun yeni koşulları yansıtmadığı durumlarda güncel tıbbi değerlendirme talep edilebilir. Tedbirin amacı çocuğu korumaktır; tedavinin artık gerekli olmadığı veya başka yöntemle sürdürülebileceği tıbben ortaya çıkmışsa yargısal kararın da bu yeni duruma göre gözden geçirilmesi gerekir.
Karara Karşı Kanun Yolu ve Tedbirin Değiştirilmesi
5395 sayılı Kanun m.14 tedbir kararlarına karşı kanun yolunu düzenler. Başvurunun türü ve süresi, kararı veren merci ve kararın niteliğine göre değerlendirilir. Tebliğ tarihi kanun yolu süresinin hesaplanmasında önem taşır.
Kanun yolu başvurusunda tıbbi koşulların oluşmadığı, ciddi tehlikenin somutlaştırılmadığı, kanuni sürelere uyulmadığı, kurul raporunun gerekli uzmanlık şartını taşımadığı, daha hafif tedbirin yeterli olduğu veya tedbirin ölçüsüz biçimde devam ettirildiği ileri sürülebilir. Her iddia dosyadaki tıbbi ve hukuki belgelere dayandırılmalıdır.
Koşullar sonradan değişirse yalnız ilk karara yönelik kanun yolu değil, tedbirin kaldırılması veya değiştirilmesi talebi de mümkündür. Çocuk Koruma Kanunu m.8/3, hâkime veya mahkemeye tedbirin sonuçlarını inceleyerek kaldırma, süreyi uzatma veya değiştirme yetkisi verir.
Uygulamada En Sık Karıştırılan Dört Nokta
Birinci hata, tüm acil korunma kararlarında “24 saatte başvuru, 48 saatte karar” kuralının geçerli olduğunu söylemektir. Bu süreler m.9/4–6’daki sağlık kurumuna özgü özel süreçtedir. Genel m.9/1’de Kurumun başvuru süresi en geç beş gün, hâkimin karar süresi üç gündür.
İkinci hata, kanunda sayılan bir tanının tek başına zorunlu sağlık koruması için yeterli olduğunu kabul etmektir. Ciddi tehlike ve uzman hekimce tespit edilen tedavi ihtiyacı aranır. Üçüncü hata, sağlık kurulunun tek hekim raporuyla aynı olduğunu düşünmektir. Kurul üç uzman hekimden oluşmalı ve ilgili dal uzmanı kurulda yer almalıdır.
Dördüncü hata, hâkim kararı gelene kadar hiçbir tıbbi müdahale yapılamayacağını varsaymaktır. m.9/5, gerekli görülen tıbbi müdahale ve tedavinin yargısal kararın tebliğine kadar uygulanabileceğini açıkça düzenler. Bu süreçte her tıbbi işlem yine kendi hukuki ve tıbbi koşullarına tabidir.
7593 sayılı Kanunun resmi bilgileri TBMM Kanun Bilgi Sisteminde yer alır. Çocuk yönlendirme tedbirleri için Çocuk Koruma Kanunu m.5/A rehberi, 12–15 yaş ceza sorumluluğu için TCK 31 rehberi incelenebilir.
Sık Sorulan Sorular
Sağlık kurumundaki çocuk için ilk rapor kaç saatte düzenlenir?
m.9/4 kapsamındaki şartlar varsa ilgili uzman hekim, tedavi ihtiyacını tespit ettikten sonra acil korunma amacıyla 24 saat içinde rapor düzenler.
Sağlık kurumu hâkime kaç saatte başvurur?
Uzman hekim raporunun düzenlendiği tarihten itibaren en geç 24 saat içinde çocuk hâkimine başvurur.
Sağlık kurulu raporu kaç saatte mahkemeye sunulur?
Başvurudan itibaren en geç 48 saat içinde, ilgili dal uzmanının da bulunduğu üç uzman hekimli resmî sağlık kurulu raporu mahkemeye sunulur.
Hâkim kaç saatte karar verir?
Başvuru ve sağlık kurulu raporunu değerlendirerek talep hakkında en geç 48 saat içinde karar verir.
Genel acil korunmada da 24 saat kuralı var mı?
Hayır. Genel m.9/1’de Kurum en geç beş gün içinde çocuk hâkimine başvurur ve hâkim üç gün içinde karar verir. 24–48 saatlik sistem sağlık kurumundaki özel durumlara ilişkindir.
Hâkim kararı gelene kadar tedavi yapılabilir mi?
Evet. Gerekli görülen tıbbi müdahale ve tedavi, çocuğun sağlık kuruluşuna gelmesinden kararın kuruma tebliğine kadar uygulanabilir.
Çocuğun bulunduğu yer gizli tutulabilir mi?
Evet. Hâkim çocuğun üstün yararını gözeterek bulunduğu yerin gizli tutulmasına ve kişisel ilişkinin kurulmasına veya sınırlandırılmasına karar verebilir.
Hukukçu İncelemesi ve E-E-A-T
Bu içerik 11 Eylül 2026 itibarıyla 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu m.9’un güncel konsolide metni ve 7593 sayılı Kanun esas alınarak hazırlanmıştır. Genel acil korunma süreci ile 2026’da eklenen sağlık kurumuna özgü 24–48 saatlik süreç birbirinden ayrılmıştır.
Av. Halil BAKIRCI – Mersin Barosu Sicil 3472
(E-İMZALIDIR)
Hukuki konu hakkında iletişim
İlk iletişimde konuyu, bulunduğunuz ülke veya ili ve varsa tebliğ ya da son işlem tarihini kısaca belirtebilirsiniz. T.C. kimlik numarası, sağlık verisi veya kişisel belge göndermeyiniz. Mesajlaşma tek başına hukuki görüş veya avukatlık ilişkisi oluşturmaz.

