Yurt Dışından Vekâletnamede Davadan Feragat Yetkisi: HMK m.74 ve 307–312 | 2026
Davadan feragat, davacının açtığı davadaki talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesidir. Bu işlem sıradan bir dilekçe geri alma değildir. Usulüne uygun feragat, karşı tarafın kabulüne bağlı olmaksızın kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğurur. Bu nedenle yurt dışındaki müvekkilin avukatı yalnız genel dava vekâletiyle feragat beyanı veremez.
Yurt dışında yaşayan müvekkiller açısından risk özellikle telefon veya mesajla “davayı kapatalım” şeklinde verilen kısa talimatlarda ortaya çıkar. Davanın geri alınması, sulh, feragat, ödeme nedeniyle konusuz kalma ve arabuluculuk anlaşması farklı hukuki kurumlardır. Müvekkilin gerçek iradesi belirlenmeden “feragat” kelimesi kullanılmamalıdır.
- Davadan feragat neden özel yetkidir?
- HMK m.307’ye göre feragat nedir?
- Feragat nasıl yapılır?
- Kısmi feragat mümkün mü?
- Feragat ne zamana kadar yapılabilir?
- Feragatin kesin hüküm sonucu
- Feragatten dönülebilir mi?
- Davanın geri alınmasıyla farkı
- Yargılama giderleri ve vekâlet ücreti
- Yurt dışı vekâletnamesinde hangi ifade bulunmalı?
- Sık sorulan sorular
1. Davadan Feragat Neden HMK m.74’e Göre Özel Yetkidir?
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.74, açıkça yetki verilmedikçe vekilin “davadan veya kanun yollarından feragat” edemeyeceğini düzenler. Feragat, müvekkilin dava konusu hakkı üzerindeki usuli talebini sona erdiren ve kesin hüküm gibi sonuç doğuran ağır bir tasarruftur.
“Her türlü davayı açmaya ve takip etmeye”, “duruşmalara katılmaya” veya “dilekçe vermeye” ilişkin genel yetkiler bu özel yetkinin yerine geçmez. Vekâletnamede feragat yetkisi açıkça bulunmalıdır.
Özel yetki bulunması ise avukata müvekkilin talimatı olmadan davadan vazgeçme serbestisi vermez. Vekilin TBK ve meslek kuralları kapsamında özen, sadakat ve talimata uygun hareket yükümlülüğü devam eder.
2. HMK m.307’ye Göre Davadan Feragat Nedir?
HMK m.307, feragati davacının talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesi olarak tanımlar. Burada vazgeçilen şey yalnız bir duruşmaya katılma veya dosyayı takip etme değil, mahkemeden istenen hukuki korumanın tamamı veya belirli kısmıdır.
Örneğin 1.000.000 TL alacak talep edilen davada davacı talebin tamamından feragat edebilir veya yalnız 200.000 TL’lik kısım yönünden feragat edebilir. Kısmi feragatte hangi kısmın feragat edildiği açıkça gösterilmelidir.
Davanın dayanağındaki maddi hakkın gelecekte başka hukuki yolla ileri sürülüp sürülemeyeceği, feragatin kesin hüküm etkisi nedeniyle ayrıca değerlendirilmelidir. Feragat basit “dosyayı kapatma” işlemi değildir.
3. HMK m.309’a Göre Feragat Nasıl Yapılır?
HMK m.309’a göre feragat dilekçeyle veya yargılama sırasında sözlü olarak yapılabilir. Duruşmada sözlü feragat beyanı tutanağa geçirilir. Vekil feragat beyanı veriyorsa HMK m.74 özel yetkisi dosyada bulunmalıdır.
Feragatin hüküm ifade etmesi karşı tarafın veya mahkemenin muvafakatine bağlı değildir. Davacı usulüne uygun feragat ettiğinde davalının “ben kabul etmiyorum” demesi feragatin sonucunu ortadan kaldırmaz.
HMK m.309 ayrıca feragat ve kabulün kayıtsız ve şartsız olması gerektiğini düzenler. “Karşı taraf yarın ödeme yaparsa feragat ediyorum” gibi şarta bağlı bir feragat beyanı HMK m.309’un aradığı kayıtsız-şartsız feragat değildir. Böyle bir senaryoda sulh protokolü, ödeme şartı ve feragat zamanlaması ayrı kurulmalıdır.
4. Kısmi Feragat Mümkün mü?
Evet. HMK m.307 kısmi feragati açıkça kabul eder. HMK m.309/3 ise kısmen feragatte, feragat edilen kısmın dilekçede veya tutanakta açıkça gösterilmesini zorunlu tutar.
Bu nedenle “davanın bir bölümünden feragat ediyoruz” şeklindeki belirsiz beyan yeterli değildir. Hangi talep kalemi, hangi dönem, hangi miktar veya hangi bağımsız bölüm bakımından feragat edildiği tereddütsüz yazılmalıdır.
Yurt dışındaki müvekkil yalnız bir kısım talepten vazgeçmek istiyorsa talimat mümkün olduğunca rakam ve talep kalemi üzerinden yazılı alınmalıdır. Avukatın vekâletnamesinde feragat özel yetkisi bulunsa bile talimatın kapsamını aşmaması gerekir.
5. Feragat Ne Zamana Kadar Yapılabilir?
HMK m.310/1’e göre feragat ve kabul hüküm kesinleşinceye kadar her zaman yapılabilir. Bu nedenle ilk derece mahkemesinde, istinaf aşamasında veya kanunun düzenlediği şekilde temyiz sürecinde feragat gündeme gelebilir.
Hüküm verildikten sonra feragat yapılması hâlinde HMK m.310’un sonraki fıkraları dosyanın bulunduğu aşamaya göre ek karar usulünü düzenler. Taraflar kanun yoluna başvurmuş olsa dahi feragat beyanının nasıl sonuçlandırılacağı kanundaki bu özel hükümlere göre belirlenir.
Dosya Yargıtay temyiz incelemesine gönderildikten sonra feragat yapılmışsa, HMK m.310/3 uyarınca Yargıtay temyiz incelemesi yapmaksızın dosyayı feragat konusunda ek karar verilmek üzere hükmü veren mahkemeye gönderir.
6. HMK m.311’e Göre Feragat Nasıl Sonuç Doğurur?
HMK m.311, feragat ve kabulün kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğurduğunu düzenler. Bu nedenle usulüne uygun feragat edilen talebin aynı taraflar arasında aynı sebep ve taleple yeniden dava konusu yapılabilmesi kesin hüküm engeliyle karşılaşır.
Feragatin ağır sonucu burada ortaya çıkar. Davayı yeniden açmayı planlayan taraf “şimdilik feragat edelim, sonra tekrar açarız” şeklinde hareket etmemelidir. Böyle bir amaç varsa davanın geri alınması, usulden başka çözüm veya sulh ihtimali ayrıca değerlendirilmelidir.
HMK m.311 ayrıca irade bozukluğu hâllerinde feragat ve kabulün iptalinin istenebileceğini düzenler. Ancak bu istisna, sırf sonradan karar değiştirildiği için feragatten dönülebileceği anlamına gelmez.
7. Feragatten Dönülebilir mi?
Feragat, usulüne uygun ve kayıtsız-şartsız biçimde yapıldığında tek taraflı “vazgeçtim” beyanıyla geri alınabilecek sıradan bir işlem değildir. HMK m.311 kesin hüküm sonucunu düzenler.
Kanunun açıkça tanıdığı irade bozukluğu hâlleri varsa feragatin iptali talep edilebilir. Hata, hile veya korkutma gibi irade sakatlığı iddiaları somut olay ve delille ispatlanmalıdır. Müvekkilin daha sonra işlemi ekonomik açıdan yanlış bulması tek başına irade bozukluğu değildir.
Bu nedenle yurt dışındaki müvekkilden “davadan feragat edin” talimatı alındığında, beyan sunulmadan önce hukuki sonuç yazılı şekilde açıklanmalıdır.
8. Feragat ile Davanın Geri Alınması Aynı Şey mi?
Hayır. HMK m.123’e göre davacı, hüküm kesinleşinceye kadar ancak davalının açık rızasıyla davasını geri alabilir. Davanın geri alınması, davadan feragat gibi talep sonucundan kesin olarak vazgeçmek değildir.
Feragat için karşı tarafın rızası gerekmez; davanın geri alınmasında ise davalının açık rızası aranır. Feragat kesin hüküm gibi sonuç doğururken geri alma aynı nitelikte değildir.
Bu ayrım özellikle yurt dışındaki müvekkilin “şimdilik bu davayı kapatalım ama ileride tekrar açabiliriz” dediği durumlarda kritiktir. Böyle bir talimatı doğrudan feragat olarak uygulamak müvekkilin amacına aykırı ağır sonuç doğurabilir.
9. Feragatte Yargılama Giderleri ve Vekâlet Ücreti
HMK m.312, feragat veya kabul beyanında bulunan tarafın, davada aleyhine hüküm verilmiş gibi yargılama giderlerini ödemeye mahkûm edilmesini düzenler. Feragat veya kabul talep sonucunun yalnız bir kısmına ilişkinse giderler buna göre belirlenir.
Karşı vekâlet ücreti de Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi ve uyuşmazlığın aşamasına göre ayrıca değerlendirilir. “Feragat edince masraf çıkmaz” şeklinde genel bir kabul doğru değildir.
Yurt dışındaki müvekkile feragat kararı alınmadan önce yalnız dava hakkının kaybı değil, yargılama gideri ve karşı vekâlet ücreti ihtimali de açıklanmalıdır.
10. Ödeme Yapıldıysa Feragat mi, Konusuz Kalma mı?
Davalı dava açıldıktan sonra borcu ödemişse, dosyanın nasıl sona erdirileceği somut duruma göre belirlenmelidir. Davacının “alacağımdan vazgeçiyorum” iradesi ile “alacak ödendiği için dava konusu kalmadı” durumu aynı değildir.
Ödeme nedeniyle uyuşmazlık sona ermişse faiz, yargılama gideri, karşı vekâlet ücreti ve ödeme tarihine kadar doğan yan alacaklar kontrol edilmeden feragat beyanı verilmesi hak kaybına yol açabilir.
Bu nedenle ödeme dekontu, açıklaması ve kalan talepler incelenmeden “dosyayı feragatle kapatın” yöntemi kullanılmamalıdır.
11. Arabuluculuk Anlaşması Sonrası Feragat Yetkisi
Arabuluculukta taraflar anlaşmış ve devam eden davanın sona erdirilmesi kararlaştırılmış olabilir. Bu durumda anlaşma metninde davanın nasıl sona ereceği açık yazılmalıdır. Avukatın arabuluculuğa başvurma yetkisi bulunması, davadan feragat özel yetkisinin de otomatik olarak bulunduğu anlamına gelmez.
Arabuluculuk sonrası feragat beyanı verilecekse HMK m.74 feragat özel yetkisi ayrıca kontrol edilir. Arabuluculuk özel yetkisi hakkında ayrı rehber incelenebilir.
12. Yurt Dışı Vekâletnamesinde Hangi İfade Bulunmalı?
Vekâletnamede “davadan feragate” veya aynı hukuki sonucu açık biçimde ifade eden özel yetki bulunmalıdır. Müvekkil isterse bu yetkiyi belirli bir dava dosyasıyla sınırlandırabilir.
Feragat yetkisi, kanun yolundan feragat yetkisiyle aynı cümlede verilebilir; ancak HMK m.74 bunları ayrı sonuçlar doğuran işlemler olarak sayar. Müvekkil yalnız davadan feragate izin verip istinaf/temyiz hakkından vazgeçme yetkisini vermeyebilir.
Konsolosluk işlemleri için T.C. Dışişleri Bakanlığı Konsolosluk İşlemleri; yabancı noter vekâletnamesi için apostil ve yabancı noter rehberi kullanılabilir.
13. Apostil Feragat Yetkisi Verir mi?
Hayır. Apostil yabancı resmi belgenin imza ve mühür doğrulamasına ilişkindir. Vekâletname metninde bulunmayan davadan feragat özel yetkisini sonradan eklemez.
Yabancı dilde vekâletnamede “withdraw”, “waive claim”, “discontinue proceedings” gibi farklı kavramlar kullanılabilir. Bu kavramların Türk hukukundaki “feragat” mi, “davanın geri alınması” mı, yoksa başka bir işlemi mi karşıladığı tercüme ve belge hazırlığı aşamasında netleştirilmelidir.
14. Şirket Davalarında Feragat İçin Organ Kararı Gerekir mi?
Şirket avukatının vekâletnamesinde feragat özel yetkisi bulunması, şirket içi temsil ve karar kurallarını ortadan kaldırmaz. Özellikle yüksek tutarlı davalarda yönetim kurulu/müdürler kurulu veya şirket sözleşmesi gereği ek karar gerekebilir.
Yurt dışındaki ana ortak tek başına şirket adına feragat talimatı verebilecek temsil sıfatına sahip olmayabilir. Şirketin tüzel kişiliği ve yetkili organı esas alınmalıdır.
15. Feragat Beyanı Verilmeden Önce Kontrol Listesi
- Vekâletnamede davadan feragat özel yetkisi açıkça var mı?
- Müvekkilin talimatı gerçekten feragat mi, yoksa davayı geri alma/sulh/ödeme nedeniyle kapatma mı?
- Feragat edilecek talep veya miktar açık mı?
- Kısmi feragat varsa hangi kısım olduğu kesin biçimde gösterildi mi?
- Beyan kayıtsız ve şartsız mı?
- Feragatin kesin hüküm gibi sonucu müvekkile açıklandı mı?
- Yargılama gideri ve karşı vekâlet ücreti sonucu değerlendirildi mi?
- Ödeme yapıldıysa faiz ve yan alacaklar kontrol edildi mi?
- Dosya istinaf/temyiz aşamasındaysa HMK m.310 prosedürü belirlendi mi?
- Şirket müvekkilde gerekli organ/temsil kararı alındı mı?
- Yabancı vekâletnamenin tercümesinde “feragat” yetkisi doğru karşılanıyor mu?
16. Feragat Beyanında Dosya Numarası Yazılmalı mı?
Kanun genel vekâletnamede mutlaka dosya numarası bulunmasını şart koşmaz; ancak müvekkil feragat yetkisini yalnız belirli dava için vermek istiyorsa mahkeme ve dosya numarasının vekâletname veya talimatta açık yazılması güvenli bir sınır oluşturur.
Özellikle aynı taraflar arasında birden fazla dava varsa hangi dosyadan feragat edildiği dilekçede tereddütsüz belirtilmelidir.
17. Feragat ile Kabul Birbirine Karıştırılmamalıdır
Feragat davacının kendi talep sonucundan vazgeçmesidir. Kabul ise davalının davacının talep sonucuna kısmen veya tamamen muvafakat etmesidir. Her ikisi HMK m.74’te ayrı özel yetkiler olarak yer alır.
Yurt dışındaki müvekkil davalı konumdaysa “davadan feragat” yetkisi değil, somut işlem için “davayı kabul” özel yetkisi gündeme gelir. Taraf sıfatı ve yapılacak usul işlemi doğru belirlenmelidir.
Sık Sorulan Sorular
1. Genel dava vekâletnamesiyle avukat davadan feragat edebilir mi?
Hayır. HMK m.74 açık özel yetki arar.
2. Feragat için karşı tarafın kabulü gerekir mi?
Hayır. HMK m.309’a göre feragatin hüküm ifade etmesi karşı tarafın veya mahkemenin muvafakatine bağlı değildir.
3. Kısmi feragat yapılabilir mi?
Evet. Ancak feragat edilen kısmın dilekçe veya tutanakta açıkça gösterilmesi gerekir.
4. Feragat şarta bağlanabilir mi?
Hayır. HMK m.309 feragat ve kabulün kayıtsız ve şartsız olması gerektiğini düzenler.
5. Feragat ne zamana kadar yapılabilir?
HMK m.310’a göre hüküm kesinleşinceye kadar her zaman yapılabilir.
6. Feragatten sonra aynı dava yeniden açılabilir mi?
Feragat HMK m.311’e göre kesin hüküm gibi sonuç doğurur; aynı uyuşmazlığın yeniden açılmasında kesin hüküm engeli gündeme gelir.
7. Feragat geri alınabilir mi?
Usulüne uygun feragat sırf fikir değişikliğiyle geri alınamaz. HMK m.311’deki irade bozukluğu hâlleri ayrı değerlendirilir.
8. Feragat ile davanın geri alınması aynı mı?
Hayır. HMK m.123 kapsamındaki geri alma davalının açık rızasına bağlıdır ve feragat gibi kesin hüküm sonucu doğurmaz.
9. Apostilli vekâletname feragat yetkisi sağlar mı?
Apostil yalnız belgenin tasdikidir; feragat yetkisi vekâletname metninde açık olmalıdır.
10. Feragat hâlinde yargılama giderleri ne olur?
HMK m.312’ye göre feragat eden taraf kural olarak davada aleyhine hüküm verilmiş gibi yargılama giderlerine mahkûm edilir.
Resmî Kaynaklar
- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu – m.74, m.123, m.307-312
- T.C. Adalet Bakanlığı – Kanunlar
- T.C. Dışişleri Bakanlığı – Konsolosluk İşlemleri
Mersin Barosu, Sicil 3472
Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu
Bu içerik 15.09.2026 tarihinde yürürlükteki HMK m.74, m.123 ve m.307-312 hükümleri esas alınarak hazırlanmıştır.
(E-İMZALIDIR)
Hukuki konu hakkında iletişim
İlk iletişimde konuyu, bulunduğunuz ülke veya ili ve varsa tebliğ ya da son işlem tarihini kısaca belirtebilirsiniz. T.C. kimlik numarası, sağlık verisi veya kişisel belge göndermeyiniz. Mesajlaşma tek başına hukuki görüş veya avukatlık ilişkisi oluşturmaz.

