B&KBakırcı & KeskinHUKUK BÜROSU
TR
TürkçeEnglishDeutschРусскийالعربية中文
Menü

Taksiciler Hasılat Esaslı Vergilendirmeden Nasıl Yararlanır? GVK 113 ve Taksi Mali Cihaz | 2026

Güncel kontrol tarihi: 16 Eylül 2026. 7587 sayılı Kanunla Gelir Vergisi Kanununun 113 üncü maddesine eklenen hüküm, taksi ile yolcu taşımacılığı yapan mükelleflerin belirli şartlarla hasılat esaslı kazanç tespiti usulünden yararlanmasına imkân tanımıştır. Düzenleme 1 Temmuz 2026 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Bu rehber; taksi mali cihaz şartını, talep usulünü, uygulamanın hangi tarihte başlayacağını, üç yıllık üst sınırı, yüzde 10 esasını, giderlerin durumunu, sistemden çıkışı ve VUK m.353 kapsamında iki kez ceza kesilmesinin sonucunu ayrı ayrı açıklamaktadır.

Kısa ve Net Cevap

Taksi ile yolcu taşımacılığı yapan bir mükellef, bu faaliyetten doğan hasılatının tamamını elektronik ücret toplama sistemi aracılığı olmaksızın, kullanma zorunluluğu getirilen taksi mali cihazla tespit ve belgelendiriyorsa Gelir Vergisi Kanunu m.113 kapsamındaki hasılat esaslı kazanç tespiti usulünden talep üzerine yararlanabilir. Taksiciler bakımından uygulama, talep tarihini takip eden yılın başından itibaren başlar ve en fazla üç yıl uygulanır. Kanundaki genel sistemde vergiye tabi kazanç, faaliyet kapsamında elde edilen gayrisafi hasılatın yüzde 10’u olarak kabul edilir. Bu usulde faaliyete ilişkin gider ve maliyetler diğer kazançların tespitinde kullanılamaz; diğer beyana tabi kazançlar ise m.113 sistemine girmez.

Taksi ile yolcu taşımacılığı ve hasılat esaslı vergilendirme 2026
Photo by Isaiah Culbreath on Unsplash

Yasal Dayanak: Gelir Vergisi Kanunu Madde 113

193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 113 üncü maddesi “hasılat esaslı kazanç tespiti” sistemini düzenler. Düzenlemenin ilk halinde şehir içi yolcu taşımacılığı faaliyetinde bulunan ve bu faaliyetlerinden doğan hasılatın tamamını elektronik ücret toplama sistemleri aracılığıyla elde eden belirli mükelleflerin talep etmeleri halinde özel bir kazanç tespit yöntemi öngörülmüştür. 7587 sayılı Kanunun 5 inci maddesiyle taksi ile yolcu taşımacılığı yapanlar için ayrı bir fıkra eklenmiş ve taksimetreyle bağlantılı mali cihaz üzerinden tüm hasılatın kayıt altına alınması esasına bağlı özel giriş yolu kurulmuştur.

7587 sayılı Kanun 24 Haziran 2026’da kabul edilmiş, 1 Temmuz 2026 tarihli ve 33297 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanmıştır. Kanunun 25 inci maddesine göre taksicilere ilişkin 5 inci madde yayımı tarihinde yürürlüğe girmiştir. Dolayısıyla taksi mükelleflerinin m.113 kapsamına alınmasına ilişkin kanuni temel 1 Temmuz 2026’dan itibaren yürürlüktedir.

Taksiciler İçin Şartlar Nelerdir?

GVK m.113’e 7587 sayılı Kanunla eklenen fıkra üç temel şart kurmaktadır. Birincisi, faaliyetin taksi ile yolcu taşımacılığı olmasıdır. İkincisi, bu faaliyetten kaynaklanan hasılatın tamamının, elektronik ücret toplama sistemleri aracılığı olmaksızın, kullanma zorunluluğu getirilen taksi mali cihazla tespit ve belgelendirilmesidir. Üçüncüsü ise mükellefin bu usulden yararlanmak için talepte bulunmasıdır. Sistem kendiliğinden uygulanmaz.

Şart Kanundaki karşılığı
Faaliyet Taksi ile yolcu taşımacılığı
Hasılatın kapsamı Faaliyetten doğan hasılatın tamamı
Kayıt yöntemi Kullanma zorunluluğu getirilen taksi mali cihaz
Elektronik ücret toplama Taksiciler için eklenen hüküm, hasılatın elektronik ücret toplama sistemi aracılığı olmaksızın mali cihazla tespitini esas alır
Başlangıç Talep tarihini takip eden yılın başı
Azami süre En fazla üç yıl

Hasılat Esaslı Kazançta Yüzde 10 Kuralı Nedir?

GVK m.113’ün birinci fıkrasındaki sistemde, kapsama giren şehir içi yolcu taşımacılığı faaliyetlerinden elde edilen gayrisafi hasılatın yüzde 10’u bu faaliyete ilişkin vergiye tabi kazanç olarak kabul edilir. 7587 sayılı Kanunla taksiciler için eklenen fıkra, “birinci fıkraya göre tespit edilen kazançları üzerinden vergilendirilir” hükmünü kullanmıştır. Bu bağlantı nedeniyle, taksiciler için de kazanç tespiti maddenin birinci fıkrasındaki esasa bağlanmıştır.

Buradaki yüzde 10, hasılatın yüzde 10’u oranında vergi ödeneceği anlamına gelmez. Yüzde 10, gelir vergisinin hesaplanacağı vergiye tabi kazancın tespitinde kullanılan orandır. Verginin kendisi, elde edilen vergiye tabi kazanç üzerinden Gelir Vergisi Kanunundaki tarife ve mükellefin diğer vergisel durumları dikkate alınarak hesaplanır. Bu ayrım, “cironun yüzde 10’u doğrudan vergi” şeklindeki yanlış anlatımların önüne geçmek için önemlidir.

Talep Edildiği Yıl mı Uygulanır?

Hayır. Taksiciler için eklenen özel fıkra başlangıç zamanını açık biçimde belirlemiştir. Sisteme giren mükellef, hasılat esaslı kazanç tespitinden talep tarihini takip eden yılın başından itibaren yararlanır. Örneğin 2026 yılı içinde kanuna ve idari usule uygun talepte bulunan bir taksi mükellefi için maddenin lafzına göre uygulama 2027 yılının başından itibaren başlar. Başlangıç tarihi talep gününe çekilemez.

Bu nedenle talep tarihi vergilendirme planlamasında belirleyicidir. Kanun, talebin yapıldığı tarihten geriye dönük olarak o yılın başından itibaren hasılat esaslı yöntem uygulanacağını düzenlememiştir. Mali idarenin uygulama usulleri ayrıca takip edilmekle birlikte, kanuni başlangıç kuralı talebi takip eden yılın başıdır.

Üç Yıllık Üst Sınır Nasıl Uygulanır?

7587 sayılı Kanunla taksiciler için getirilen hüküm, bu gruptaki mükelleflerin hasılat esaslı kazanç tespit usulünden en fazla üç yıl süreyle yararlanabileceğini açıkça düzenlemiştir. Bu, taksiciler için özel bir zaman sınırıdır. Süre, talebi takip eden yılın başında başlayan uygulama üzerinden değerlendirilir.

Üç yıllık üst sınır, Gelir Vergisi Kanunu m.113’te yer alan “iki yıl geçmedikçe bu usulden çıkılamaz” hükmüyle birlikte okunmalıdır. İki düzenleme farklı konuları belirler: biri sistemde kalınması gereken asgari süreyi, diğeri taksiciler bakımından yararlanılabilecek azami süreyi düzenler. Dolayısıyla sistem, taksiciler için süresiz bir tercih değildir.

İki Yıl Geçmeden Sistemden Çıkılabilir mi?

GVK m.113, kazançları bu madde kapsamında tespit edilenlerin iki yıl geçmedikçe bu usulden çıkmalarının mümkün olmadığını düzenler. 7587 sayılı Kanun, taksicileri maddenin sistemine dahil ederken bu genel hükmü kaldırmamıştır. Buna göre taksici mükellef, sisteme girdikten sonra sırf izleyen yılda daha avantajlı başka bir yöntem bulunduğu gerekçesiyle serbestçe hemen çıkamaz. Kanundaki iki yıllık asgari kalma kuralı uygulanır.

Taksiciler bakımından buna ek olarak üç yıllık azami yararlanma sınırı bulunmaktadır. Bu nedenle iki yıllık asgari süre ve üç yıllık azami süre birlikte planlanmalıdır. Hazine ve Maliye Bakanlığının uygulama usul ve esaslarını belirleme yetkisi saklıdır.

Giderler ve Maliyetler Ayrıca İndirilebilir mi?

Hasılat esaslı kazanç tespitinin temel sonucu, faaliyet giderlerinin klasik gerçek usuldeki gibi tek tek kazançtan indirilmesine dayanmamasıdır. GVK m.113’e göre kazancı bu madde kapsamında tespit edilenlerin bu faaliyetlerine ilişkin gider veya maliyetleri, vergiye tabi diğer kazanç veya iratlarının tespitinde dikkate alınmaz. Bu hüküm, taksi faaliyetine ait giderleri başka bir gelir unsurunun matrahını azaltmak için kullanmayı engeller.

Yakıt, bakım, onarım, sigorta, araçla ilgili gider veya maliyet kalemlerinin vergisel kayda ve diğer mevzuat yükümlülüklerine tabi olması ayrı konudur; m.113 bakımından kesin sonuç, bu faaliyetin gider ve maliyetlerinin diğer vergiye tabi kazanç ve iratların tespitine taşınamamasıdır. Hasılat esaslı yöntem tercih edilirken yalnız yüzde 10 oranına bakmak yerine bu gider kuralı da dikkate alınmalıdır.

Başka Gelirler de Yüzde 10 Esasına Girer mi?

Hayır. Kanun, bu kazançlar dışındaki beyana tabi diğer kazanç ve iratlar hakkında m.113 hükümlerinin uygulanmayacağını açıkça düzenler. Taksi faaliyeti için hasılat esaslı yöntem seçilmesi, mükellefin kira geliri, başka ticari faaliyeti veya kanunun farklı gelir unsuru olarak kabul ettiği bütün gelirlerini otomatik biçimde aynı yüzde 10 kazanç tespit sistemine sokmaz.

Bu ayrım özellikle birden fazla gelir kaynağı bulunan mükellefler için önemlidir. Her gelir unsurunun kendi hukuki ve vergisel rejimi korunur. M.113 yalnız kapsamına aldığı faaliyetin kazanç tespit yöntemini değiştirir.

VUK 353 Kapsamında İki Kez Ceza Kesilirse Ne Olur?

Gelir Vergisi Kanunu m.113’te önemli bir yaptırım bulunmaktadır. Vergi Usul Kanununun 353 üncü maddesinin birinci ve ikinci fıkrası hükümleri uyarınca bir takvim yılı içinde iki kez ceza kesilen mükellefler, cezanın kesildiği yıl ve takip eden iki takvim yılına ait kazançları için m.113 hükümlerinden yararlanamaz. Bu sonuç, sistemin kayıt ve belge düzenine uyumla doğrudan bağlantısını gösterir.

Dolayısıyla taksi mali cihaz kullanarak tüm hasılatı kayıt altına alma şartı yalnız sisteme girişte kontrol edilen bir formalite değildir. Vergi belge düzenine ilişkin ihlaller, kanunda belirtilen tekrar sayısına ulaştığında hasılat esaslı yöntemin uygulanmasını izleyen yıllar bakımından da engeller.

Kurumlar Vergisi Mükellefleri de Yararlanabilir mi?

GVK m.113’ün mevcut metni, madde hükümlerinin kurumlar vergisi mükellefleri hakkında da uygulanacağını düzenlemektedir. Ancak somut bir işletmenin bu haktan yararlanıp yararlanamayacağı değerlendirilirken taksi ile yolcu taşımacılığı faaliyeti, tüm hasılatın mali cihazla tespit edilmesi, talep şartı ve diğer kanuni unsurlar birlikte kontrol edilmelidir. Şirket statüsünde olmanın kendisi m.113 uygulamasını dışlayan bir hüküm değildir.

Taksi Mali Cihaz Şartının Hukuki Önemi

7587 sayılı Kanunun gerekçesi ve madde metni, taksi mali cihazı kayıtlı ekonomiyi sağlayan merkezî unsur olarak kabul etmektedir. Kanun taksiciler için elektronik ücret toplama sistemi üzerinden tüm tahsilatı şart koşmak yerine, kullanma zorunluluğu getirilen taksi mali cihazla hasılatın tamamının tespit ve belgelendirilmesini aramıştır. Bu nedenle cihazın yalnız araçta bulunması yeterli değildir; maddenin lafzı, faaliyetten doğan hasılatın tamamının cihazla tespit ve belgelendirilmesini şart koşar.

Hasılatın bir kısmının sistem dışında bırakılması, m.113’ün taksiciler için öngördüğü özel giriş koşuluyla bağdaşmaz. Uygulama sırasında cihaz, belge düzeni ve kayıtların Gelir İdaresi tarafından belirlenen teknik/usuli kurallara uygun yürütülmesi gerekir.

Hasılat Esaslı Sistem ile Ticari Plaka Satış İstisnası Aynı Şey mi?

Hayır. 7587 sayılı Kanunda aynı sektöre ilişkin iki farklı vergisel düzenleme bulunduğu için bu konular sıkça karıştırılır. GVK m.113 taksiyle yolcu taşımacılığından elde edilen işletme kazancının nasıl tespit edileceğini düzenler. GVK Geçici m.94 ise yürürlük tarihinden önce sahip olunan taksi, dolmuş, minibüs ve umum servis araçlarına ait ticari plakaların elden çıkarılmasından doğan kazanç için gelir vergisi istisnası getirir. Biri faaliyet kazancının tespit yöntemi, diğeri belirli plaka satış kazancının vergiden istisna edilmesidir.

Talep Öncesi Kontrol Listesi

  • Mükellefin faaliyeti taksi ile yolcu taşımacılığı mı?
  • Faaliyetten doğan hasılatın tamamı zorunlu taksi mali cihazla tespit ve belgelendiriliyor mu?
  • Vergi Usul Kanunu m.353 kapsamındaki ceza geçmişi m.113’ten yararlanmayı engelliyor mu?
  • Talep tarihi ve uygulamanın başlayacağı takip eden yıl doğru belirlenmiş mi?
  • İki yıllık asgari kalma ve taksiciler için üç yıllık azami yararlanma süresi birlikte hesaplandı mı?
  • Taksi faaliyetinin giderlerinin diğer kazançlardan indirilemeyeceği dikkate alındı mı?
  • Diğer beyana tabi gelirlerin m.113 sistemi dışında kalacağı vergi planında ayrıştırıldı mı?

Yüzde 10 Oranı Değişebilir mi?

GVK m.113’teki yüzde 10 oranı kanuni başlangıç oranıdır; ancak madde Cumhurbaşkanına bu oran üzerinde sınırlı bir değişiklik yetkisi vermektedir. Güncel metinde Cumhurbaşkanı, birinci fıkrada yer alan oranı iki katına kadar artırmaya, birinci fıkra kapsamına girenler bakımından yarısına kadar indirmeye ve kanuni oranına getirmeye yetkilidir. 7587 sayılı Kanunla yapılan değişiklikte yetki cümlesindeki indirim bölümü özellikle “birinci fıkra kapsamına girenler bakımından” şeklinde düzenlenmiştir. Bu nedenle taksiciler için karar verilirken yalnız kanunda görülen yüzde 10 rakamına değil, ilgili vergilendirme dönemi bakımından yürürlükte bulunan Cumhurbaşkanı kararlarına ve Gelir İdaresi uygulamasına da bakılması gerekir.

Burada iki farklı konu birbirine karıştırılmamalıdır. Birincisi, kanundaki kazanç tespit oranıdır. İkincisi ise gelir vergisi tarifesidir. Hasılat esaslı usul, faaliyet kazancının hangi tutar üzerinden vergiye tabi olacağını belirler; gelir vergisinin nihai hesaplanması ise Gelir Vergisi Kanununun diğer hükümleriyle birlikte yapılır. Bu nedenle “hasılatın yüzde 10’u vergidir” şeklindeki hesap hukuken doğru değildir.

Kayıt ve Belge Düzeni Neden Sistemin Merkezinde?

Hasılat esaslı yöntem gider belgelerinin vergisel sonucunu değiştirse de kayıt ve belge düzenini ortadan kaldırmaz. Taksiciler için getirilen özel giriş koşulu, hasılatın tamamının taksi mali cihazla tespit ve belgelendirilmesidir. Ayrıca m.113, VUK m.353’ün birinci ve ikinci fıkraları kapsamında aynı takvim yılı içinde iki kez ceza kesilmesine özel bir sonuç bağlamaktadır. Böyle bir durumda cezanın kesildiği yıl ile takip eden iki takvim yılı için m.113 hükümlerinden yararlanılamaz.

Bu nedenle tercih kararı yalnız tahmini vergi yükünün karşılaştırılması değildir. Mali cihazın kesintisiz kullanımı, tüm hasılatın kayda alınması, belge düzeninin doğru yürütülmesi ve VUK yaptırım geçmişinin izlenmesi de sistemin sürdürülebilirliği açısından kanuni şart niteliğindedir. Bir mükellefin üç yıllık yararlanma planı yapılırken, başlangıç yılı kadar bu engelleyici ceza kuralı da kontrol edilmelidir.

Sık Sorulan Sorular

1. Taksiciler hasılat esaslı vergilendirmeye otomatik girer mi?

Hayır. Kanun açıkça talep şartı koymuştur.

2. Uygulama talep edildiği gün başlar mı?

Hayır. Taksiciler için talep tarihini takip eden yılın başından itibaren başlar.

3. Kaç yıl yararlanılabilir?

Taksi mükellefleri en fazla üç yıl süreyle yararlanabilir.

4. Yüzde 10 doğrudan vergi oranı mı?

Hayır. Yüzde 10, m.113 kapsamında vergiye tabi kazancın gayrisafi hasılat üzerinden tespit oranıdır; hesaplanan gelir vergisinin oranı değildir.

5. Bir yıl sonra sistemden çıkılabilir mi?

Kanunda iki yıl geçmedikçe sistemden çıkılamayacağı düzenlenmiştir.

6. Yakıt ve bakım giderleri başka kazançtan indirilebilir mi?

M.113 kapsamındaki faaliyete ilişkin gider ve maliyetler vergiye tabi diğer kazanç ve iratların tespitinde dikkate alınamaz.

7. Başka gelirler de yüzde 10 üzerinden mi hesaplanır?

Hayır. Diğer beyana tabi kazanç ve iratlar hakkında m.113 hükümleri uygulanmaz.

8. Taksi mali cihaz şart mı?

Evet. Taksiciler için özel fıkra, hasılatın tamamının kullanma zorunluluğu getirilen taksi mali cihazla tespit ve belgelendirilmesini şart koşmaktadır.

9. Belge düzeni ihlali sistemi etkiler mi?

Evet. VUK m.353’ün birinci ve ikinci fıkraları uyarınca bir takvim yılında iki kez ceza kesilmesi halinde cezanın kesildiği ve takip eden iki takvim yılında m.113’ten yararlanılamaz.

10. Ticari plaka satış istisnası bu sistemin parçası mı?

Hayır. Plaka satış kazancı istisnası GVK Geçici m.94’te ayrı bir düzenlemedir.

Resmî Kaynaklar

İlgili Yazılar

Sonuç

1 Temmuz 2026’da yürürlüğe giren 7587 sayılı Kanun, taksiyle yolcu taşımacılığı yapan mükellefleri GVK m.113’teki hasılat esaslı kazanç tespiti sistemine özel şartlarla dahil etmiştir. Sistem otomatik değildir; tüm taksi hasılatının zorunlu mali cihazla tespit ve belgelendirilmesi ve mükellefin talebi gerekir. Taksiciler bakımından uygulama talebi takip eden yılın başında başlar ve en fazla üç yıl sürer. M.113’ün yüzde 10 kazanç tespit esası, iki yıl geçmeden çıkamama, giderleri diğer kazançlarda kullanamama ve VUK m.353 kapsamında iki kez ceza kesilmesinin yararlanmayı engellemesi gibi hükümleri birlikte değerlendirilmelidir. Vergi tercihi yapılırken yalnız yüzde 10 rakamına değil, sistemin bütün sonuçlarına bakılmalıdır.

Hukukçu İncelemesi

Bu içerik 16 Eylül 2026 tarihinde 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu m.113, 7587 sayılı Kanunun 5 ve 25 inci maddeleri ile 213 sayılı Vergi Usul Kanununun ilgili hükümleri esas alınarak kontrol edilmiştir. Plaka satışı istisnası ile faaliyet kazancının hasılat esaslı tespiti birbirinden ayrı ele alınmıştır.

Yazar: Av. Halil Bakırcı – Mersin Barosu Sicil No: 3472

İnceleyen: Av. Emirhan Keskin – Mersin Barosu Sicil No: 5507

Hukuki konu hakkında iletişim

İlk iletişimde konuyu, bulunduğunuz ülke veya ili ve varsa tebliğ ya da son işlem tarihini kısaca belirtebilirsiniz. T.C. kimlik numarası, sağlık verisi veya kişisel belge göndermeyiniz. Mesajlaşma tek başına hukuki görüş veya avukatlık ilişkisi oluşturmaz.

Telefonla Araİletişim Bilgileri

tarafından hazırlanmış, Av. Emirhan Keskin tarafından incelenmiştir.

Yazar Bilgisi

, Mersin Barosu 3472 sicil numarasına kayıtlıdır. Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu bünyesinde ceza, aile, iş, gayrimenkul ve ticaret hukuku alanlarında hukuki danışmanlık ve dava takibi sunmaktadır.

İnceleyen: Av. Emirhan Keskin · Mersin Barosu Sicil No: 5507

Telefon WhatsApp