B&KBakırcı & KeskinHUKUK BÜROSU
TR
TürkçeEnglishDeutschРусскийالعربية中文
Menü

Vergi E-Tebligat Kimlere Zorunlu? VUK 107/A Zorunlu Gruplar ve Engelli İstisnası | 2026

Güncel kontrol tarihi: 16 Eylül 2026. 7587 sayılı Kanunla Vergi Usul Kanununun 107/A maddesi yeniden yazılmış ve vergi e-tebligat sistemini kullanmak zorunda olan kişi ve kuruluşlar kanun metninde açıkça sayılmıştır. Düzenleme; kurumlar vergisi mükelleflerini, gerçek usulde ticari, zirai veya mesleki kazanç elde eden gelir vergisi mükelleflerini, kollektif ve adi komandit şirketleri ve ÖTV Kanununa ekli (II) sayılı listedeki kayıt ve tescile tabi malların ilk iktisabında adına tescil yapılan kişileri kapsar. Bunun yanında engellilik oranı %90 veya daha fazla olan malul ve engelliler için açık bir zorunluluk istisnası getirilmiştir.

Kısa ve Net Cevap

VUK m.107/A uyarınca 2026’da vergi e-tebligat sistemi dört ana grup için zorunludur: kurumlar vergisi mükellefleri; ticari, zirai ve mesleki kazançları dolayısıyla gerçek usulde vergilendirilen gelir vergisi mükellefleri; kollektif şirketler ve adi komandit şirketler; ÖTV Kanununa ekli (II) sayılı listedeki kayıt ve tescile tabi malların ilk iktisabında adına tescil yapılan gerçek kişiler, tüzel kişiler ve tüzel kişiliği olmayan teşekküller. Ancak engellilik oranı %90 veya daha fazla olan malul ve engellilerin sisteme dahil olma zorunluluğu yoktur. Zorunlu gruplar dışında kalanlar isterlerse sisteme gönüllü olarak dahil olabilir.

Vergi e-tebligat kimlere zorunlu VUK 107/A 2026

Yasal Dayanak Nedir?

213 sayılı Vergi Usul Kanununun 107/A maddesi, 7587 sayılı Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 9 uncu maddesiyle tamamen değiştirilmiştir. 7587 sayılı Kanun 24 Haziran 2026 tarihinde kabul edilmiş ve 1 Temmuz 2026 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanarak ilgili hüküm bakımından aynı tarihte yürürlüğe girmiştir. Yeni metin, kimlerin elektronik tebligat sistemini kullanmak zorunda olduğunu doğrudan kanunda dört bent halinde göstermektedir.

Maddenin ilk cümlesi, VUK hükümlerine göre tebliğ yapılacak kişilerden kanunda sayılanların Hazine ve Maliye Bakanlığınca kurulan elektronik tebligat sistemini kullanmak zorunda olduğunu düzenler. Bu kişilere VUK m.93’teki klasik tebliğ usulleriyle bağlı kalınmaksızın elektronik sistem üzerinden tebliğ yapılabilir. Böylece vergi idaresinin elektronik bildirim mekanizması, zorunlu gruplar bakımından kanuni tebligat kanalı niteliğindedir.

1. Kurumlar Vergisi Mükellefleri

VUK m.107/A’nın birinci zorunlu grubu kurumlar vergisi mükellefleridir. Kanun bu grup için ayrıca faaliyet hacmi, çalışan sayısı, ciro veya şirketin kuruluş tarihi gibi bir alt eşik koymamıştır. Bir kişi veya kuruluşun kurumlar vergisi mükellefi olması, diğer özel istisnalar saklı kalmak üzere, e-tebligat zorunluluğunun kanuni dayanağını oluşturur.

Bu gruptaki mükelleflerin e-tebligat adresini ve elektronik bildirimlerini düzenli biçimde takip etmesi gerekir. Tebligatın gerçekten okunup okunmaması, VUK m.107/A’daki tebliğ edilmiş sayılma kuralını ortadan kaldırmaz. Elektronik tebligat, sisteme iletildiği tarihi izleyen beşinci günün sonunda yapılmış sayılır. Bu nedenle şirket içinde e-tebligat takibinin belirli bir personel veya mali müşavirle koordineli yürütülmesi, dava ve başvuru sürelerinin kaçırılmaması bakımından önemlidir.

2. Gerçek Usulde Ticari, Zirai ve Mesleki Kazanç Mükellefleri

İkinci grup, ticari, zirai ve mesleki kazançları dolayısıyla gerçek usulde vergilendirilen gelir vergisi mükellefleridir. Kanun, bu üç kazanç türünü açıkça saymıştır. Dolayısıyla yalnız “gelir vergisi mükellefi” olmak tek başına m.107/A’nın bu bendine girmek için yeterli bir tanım değildir; zorunluluk, ticari, zirai veya mesleki kazanç nedeniyle gerçek usulde vergilendirilme şartına bağlanmıştır.

Örneğin gerçek usulde serbest meslek kazancı elde eden bir kişi, gerçek usulde ticari kazanç mükellefi bir işletme sahibi veya gerçek usulde zirai kazanç mükellefi bu bent kapsamındadır. Buna karşılık yalnız başka türde gelir elde eden bir kişinin e-tebligat zorunluluğu, bu bendin lafzından hareketle otomatik kabul edilmemeli; VUK m.107/A’daki diğer bentler veya başka bir zorunluluk sebebi ayrıca kontrol edilmelidir.

3. Kollektif Şirketler ve Adi Komandit Şirketler

Yeni m.107/A, kollektif şirketler ile adi komandit şirketleri ayrıca zorunlu kullanıcı olarak saymıştır. Bu düzenleme, şirketlerin vergisel niteliğiyle ilgili yorum yapılmasına gerek bırakmadan kanunda açık bir kategori oluşturur. Kollektif veya adi komandit şirket statüsünde olan yapının elektronik tebligat sistemine dahil olması kanuni zorunluluktur.

Burada ortakların kişisel e-tebligat statüsü ile şirketin e-tebligat statüsü birbirinden ayrılmalıdır. Şirketin m.107/A kapsamında zorunlu kullanıcı olması, her ortağın kişisel olarak aynı bent nedeniyle zorunlu kullanıcı olduğu anlamına gelmez. Ortağın kendi durumu, gerçek usul kazanç mükellefiyeti veya diğer bentlerdeki koşullar üzerinden ayrıca değerlendirilir.

4. ÖTV (II) Sayılı Listedeki Kayıt ve Tescile Tabi Malların İlk İktisabı

2026 değişikliğinin en dikkat çekici alanlarından biri, Özel Tüketim Vergisi Kanununa ekli (II) sayılı listedeki kayıt ve tescile tabi malların ilk iktisabında adına tescil yapılanları e-tebligat zorunluluğu kapsamına almasıdır. Kanun yalnız ticari işletmeleri değil; adına tescil yapılan gerçek kişileri, tüzel kişileri ve tüzel kişiliği olmayan teşekkülleri birlikte saymaktadır.

Bu bentte belirleyici olay, (II) sayılı listedeki kayıt ve tescile tabi bir malın ilk iktisabı ve tescilin kişinin adına yapılmasıdır. Dolayısıyla araç veya diğer kapsamdaki malın herhangi bir ikinci el devri ile kanundaki ilk iktisap kavramı aynı değildir. Somut bir işlemin bu bent kapsamında olup olmadığı, ÖTV mevzuatındaki ilk iktisap ve kayıt-tescil statüsü üzerinden kontrol edilmelidir.

%90 veya Daha Fazla Engelli Olanlar İçin İstisna

VUK m.107/A, engellilik oranı %90 veya daha fazla olan malul ve engellilerin elektronik tebligat sistemine dahil olma zorunluluğu bulunmadığını açıkça düzenler. Bu hüküm özellikle ÖTV (II) sayılı listedeki kayıt ve tescile tabi araçların ilk iktisabı bakımından önemlidir. Kanun, adına tescil yapılan kişileri genel olarak zorunlu gruba alırken %90 veya üzeri engellilik oranına sahip malul ve engelliler için özel bir zorunluluk istisnası koymuştur.

Bu istisna, “engelli adına araç alındığında hiçbir elektronik tebligat yapılamaz” anlamına gelmez. Hüküm, sisteme zorunlu dahil olma yükümlülüğünü kaldırır. Maddenin diğer fıkrası uyarınca zorunlu kapsam dışında kalan kişiler talep ederlerse e-tebligat sistemine isteğe bağlı olarak dahil olabilir. Ayrıca kişinin başka bir hukuki sebeple zorunlu kullanıcı olup olmadığı somut durumda ayrıca kontrol edilmelidir.

%90 Altındaki Engellilik Oranında Durum Nedir?

Kanundaki açık istisna sınırı %90 veya daha fazladır. Bu nedenle engellilik oranı %90’ın altında olan bir kişinin sırf engellilik statüsü nedeniyle m.107/A’daki özel zorunluluk istisnasından yararlandığı söylenemez. Kişi ÖTV (II) sayılı listedeki kayıt ve tescile tabi bir malın ilk iktisabında adına tescil yapılan kişi ise veya başka bir zorunlu gruba giriyorsa e-tebligat statüsü ilgili bentlere göre belirlenir.

Engelli araçlarına ilişkin ÖTV istisnası ile vergi e-tebligat zorunluluğu farklı hukuki konulardır. Bir kişinin ÖTV bakımından bir istisna veya avantajdan yararlanması, VUK m.107/A açısından otomatik olarak aynı sonucu doğurmaz. E-tebligat yönünden kanunda yazılı %90 veya daha fazla engellilik oranı hükmü esas alınmalıdır.

Zorunlu Olmayanlar İsteğe Bağlı Katılabilir mi?

Evet. M.107/A, birinci fıkradaki zorunlu gruplara girmeyenlerin talep etmeleri halinde elektronik tebligat sistemine dahil olabileceğini açıkça düzenler. Böylece sistem yalnız zorunlu kullanıcılarla sınırlı değildir. Vergi idaresiyle işlemlerini elektronik ortamda takip etmek isteyen ve zorunlu kullanıcı olmayan kişiler de isteğe bağlı üyelik yolunu kullanabilir.

İsteğe bağlı dahil olma ile zorunlu dahil olmanın çıkış kuralları aynı değildir. İsteğe bağlı kullanıcı, başka bir zorunluluk nedeni yoksa talebi üzerine talep tarihi dikkate alınarak sistemden çıkarılabilir. Zorunlu kullanıcı olan gerçek kişiler için ise mükellefiyet sona erdikten sonra beşinci takvim yılı sonu gibi farklı kurallar vardır. Bu ayrım, sisteme girerken kişinin hangi hukuki statüde olduğunu doğru belirlemeyi gerekli kılar.

1 Temmuz 2026’dan Önce Sistemde Olanlar Yeniden Başvuru Yapacak mı?

Hayır. 7587 sayılı Kanunla VUK’a eklenen Geçici Madde 38 bu hususu açıkça çözmüştür. Geçici maddeye göre, düzenlemenin yürürlüğe girdiği tarihten önce VUK m.107/A kapsamında elektronik tebligat sistemine dahil olanlar yeni bir başvuru yapmaksızın sistemi kullanmaya devam eder.

Bu nedenle 2026 değişikliğinden önce aktif e-tebligat kullanıcısı olan mükelleflerin sırf madde metni yenilendi diye yeniden başvuru yapmaları gerektiği sonucu çıkarılamaz. Geçici Madde 38 devamlılığı doğrudan kanunla güvence altına almıştır.

65 Yaş E-Tebligata Hiç Girmeme İstisnası mı?

Hayır. VUK m.107/A’da 65 yaş kuralı, %90 ve üzeri engellilik hükmü gibi başlangıçtaki zorunluluğu kaldıran bir cümle şeklinde düzenlenmemiştir. Kanun, 65 yaşını doldurmuş kişilerin talep etmeleri halinde talep tarihi dikkate alınarak elektronik tebligat sisteminden çıkarılacağını düzenler. Bu nedenle 65 yaş, sistemden çıkış hakkıdır.

Bu ayrım önemlidir. Bir kişi zorunlu grupta ise ve 65 yaşını doldurmuşsa, kanundaki çıkış mekanizmasını talep yoluyla kullanabilir. “65 yaş üstündeki kişiye hiç e-tebligat yapılamaz” şeklinde bir sonuç maddenin lafzında yoktur. Çıkış talebi ve çıkış tarihinin kayıt altına alınması, sonraki tebligatların geçerliliği bakımından ayrıca önem taşır.

Mükellefiyet Sona Erince E-Tebligat Hemen Kapanır mı?

Zorunlu kullanıcı gerçek kişiler bakımından hayır. Kanun, mükellefiyetin sona erdiği tarihi izleyen beşinci takvim yılı sonundan itibaren, talep edilmesi ve sisteme dahil olma zorunluluğunu gerektiren başka bir hal bulunmaması şartıyla çıkışa izin verir. Bu nedenle vergi mükellefiyetinin kapanması, elektronik tebligat adresinin aynı gün kendiliğinden kapanacağı anlamına gelmez.

Bu konu, e-tebligat hesabının “artık mükellef değilim” düşüncesiyle takip edilmemesi halinde ciddi süre sorunlarına yol açabilir. Sistemden çıkış gerçekleşinceye kadar elektronik bildirimlerin kontrol edilmesi gerekir. Çıkış kurallarını ayrıntılı olarak ayrı bir rehberde ele almak, zorunluluk kriterleriyle süre hesaplarını birbirine karıştırmamak açısından daha sağlıklıdır.

Elektronik Tebligat Ne Zaman Yapılmış Sayılır?

VUK m.107/A’ya göre elektronik tebligat, tebliğin sistem ile muhatabına iletildiği tarihi izleyen beşinci günün sonunda yapılmış sayılır. Bu kanuni kabul, mesajın kullanıcı tarafından daha önce açılması veya hiç açılmamasıyla değiştirilmez. Vergi davası, uzlaşma, ödeme veya diğer başvuru sürelerinin hesabında önce tebliğ edilmiş sayılma tarihi doğru bulunmalıdır.

Beşinci günün nasıl hesaplanacağı, sisteme düşme tarihi ile tebliğ tarihi arasındaki fark ve örnek takvim hesabı için sitemizdeki E-Tebligat Süre Hesaplama 2026: 5. Gün Kuralı rehberine bakılabilir. Bu yazının konusu zorunlu kullanıcı gruplarıdır; aynı süre hesabını ikinci kez üretmiyoruz.

Hazine ve Maliye Bakanlığının Yetkisi Nedir?

Kanun, elektronik tebligatla ilgili teknik altyapıyı kurma veya kurulmuş sistemleri kullanma ve maddenin uygulanmasına ilişkin diğer usul ve esasları belirleme yetkisini Hazine ve Maliye Bakanlığına vermiştir. Bu nedenle kanun, zorunlu grupları ve temel çıkış/tebliğ kurallarını belirlerken teknik başvuru, kullanıcı doğrulama ve sistem işleyişinin ayrıntıları Bakanlık ve Gelir İdaresi düzenlemeleriyle yürütülür.

Uygulamada işlem yaparken kanun metni ile Gelir İdaresi Başkanlığının güncel e-tebligat duyuru ve kılavuzları birlikte kontrol edilmelidir. Kanunda bulunmayan bir teknik ayrıntıyı kanuni şart gibi sunmak veya eski kılavuzdaki yöntemi 2026 değişikliği sonrasında otomatik geçerli saymak doğru değildir.

Zorunluluk Kontrolü Nasıl Yapılmalı?

  • Kişinin kurumlar vergisi mükellefi olup olmadığı belirlenmeli.
  • Gerçek kişi ise ticari, zirai veya mesleki kazanç nedeniyle gerçek usulde vergilendirilip vergilendirilmediği kontrol edilmeli.
  • Kollektif veya adi komandit şirket statüsü bulunup bulunmadığı incelenmeli.
  • ÖTV (II) sayılı listedeki kayıt ve tescile tabi malın ilk iktisabında adına tescil yapılmış olup olmadığı kontrol edilmeli.
  • Gerçek kişi %90 veya daha fazla engellilik oranına sahip malul veya engelli ise kanuni zorunluluk istisnası ayrıca uygulanmalı.
  • Kişi daha önce sisteme dahil olmuşsa Geçici m.38 uyarınca yeni başvuru gerekip gerekmediği değil, mevcut hesabın devam edip etmediği kontrol edilmeli.
  • 65 yaş veya mükellefiyetin sona ermesi varsa bunların başlangıç istisnası değil, çıkış hükümleri olduğu ayrıştırılmalı.

E-Tebligat Takibi Neden Kritik?

Elektronik tebligatın temel riski, muhatabın bildirimi fiilen okumadığı halde kanunen tebliğ gerçekleşmiş sayılmasıdır. Sisteme iletimden sonraki beşinci günün sonunda tebliğ tamamlandığında, ilgili vergi işleminin niteliğine göre dava, uzlaşma, indirim, ödeme veya diğer başvuru süreleri işlemeye başlayabilir. Bu nedenle zorunlu kullanıcı olup olmadığını doğru belirlemek yalnız teknik üyelik meselesi değil, hak kaybını önleyen süre yönetimi konusudur.

Şirketlerde personel değişikliği, mali müşavir değişikliği veya işletmenin fiilen faaliyeti bırakması e-tebligat statüsünü kendiliğinden ortadan kaldırmaz. Gerçek kişilerde de mükellefiyet kapanışı ile sistemden çıkış aynı anlama gelmez. Her iki durumda kayıtlı elektronik bildirim kanalının aktif statüsü ayrıca kontrol edilmelidir.

Sık Sorulan Sorular

1. Her vergi mükellefi e-tebligat kullanmak zorunda mı?

Hayır. Zorunlu gruplar VUK m.107/A’da dört bent halinde sayılmıştır. Diğer kişiler isteğe bağlı olarak katılabilir.

2. Limited ve anonim şirketler zorunlu mu?

Kurumlar vergisi mükellefi oldukları sürece m.107/A’nın birinci bendi kapsamında zorunludurlar.

3. Serbest meslek erbabı zorunlu mu?

Mesleki kazancı dolayısıyla gerçek usulde vergilendirilen gelir vergisi mükellefi m.107/A kapsamındadır.

4. Kollektif şirket zorunlu mu?

Evet. Kollektif şirketler ve adi komandit şirketler kanunda ayrı bentte açıkça sayılmıştır.

5. Araç alan herkes e-tebligata girer mi?

Kanun, ÖTV (II) sayılı listedeki kayıt ve tescile tabi malların ilk iktisabında adına tescil yapılanları kapsar. İkinci el araç devri aynı kavram değildir.

6. %90 engelli kişi zorunlu mu?

Hayır. Engellilik oranı %90 veya daha fazla olan malul ve engellilerin sisteme dahil olma zorunluluğu bulunmadığı kanunda açıkça yazılıdır.

7. %90 engelli kişi isterse e-tebligata girebilir mi?

Zorunlu kapsam dışında kalanlar talep etmeleri halinde sisteme isteğe bağlı olarak dahil olabilir.

8. 65 yaş üstü kişi baştan muaf mı?

Kanun 65 yaşı başlangıç muafiyeti değil, talep üzerine sistemden çıkış sebebi olarak düzenlemiştir.

9. Eski kullanıcılar 2026’da yeniden başvuru yapacak mı?

Hayır. VUK Geçici m.38 uyarınca 1 Temmuz 2026’dan önce m.107/A kapsamında sistemde olanlar yeni başvuru yapmaksızın kullanmaya devam eder.

10. E-tebligat kaçıncı gün tebliğ edilmiş sayılır?

Sisteme iletildiği tarihi izleyen beşinci günün sonunda tebliğ edilmiş sayılır.

Resmî Kaynaklar

İlgili Yazılar

Sonuç

2026’da yenilenen VUK m.107/A, vergi e-tebligat zorunluluğunu dört ana grupta açıkça tanımlamıştır. Kurumlar vergisi mükellefleri, gerçek usulde ticari-zirai-mesleki kazanç mükellefleri, kollektif ve adi komandit şirketler ile ÖTV (II) sayılı listedeki kayıt ve tescile tabi malların ilk iktisabında adına tescil yapılan kişiler temel zorunlu gruplardır. %90 veya daha fazla engellilik oranına sahip malul ve engelliler için açık istisna vardır. Eski kullanıcıların yeni başvuru yapmasına gerek yoktur. 65 yaş ise başlangıç muafiyeti değil, talep üzerine çıkış hakkıdır. E-tebligat statüsü belirlenirken kişinin hangi bent nedeniyle sisteme girdiği ve varsa istisna veya çıkış hükmünün gerçekten gerçekleşip gerçekleşmediği belge üzerinden kontrol edilmelidir.

Hukukçu İncelemesi

Bu içerik 16 Eylül 2026 tarihinde 213 sayılı Vergi Usul Kanunu m.107/A ve Geçici m.38’in 7587 sayılı Kanunla kabul edilen güncel metni esas alınarak kontrol edilmiştir. Beşinci gün süre hesabı mevcut ayrı içerikle çakıştırılmamış; bu sayfada zorunlu kullanıcı grupları ve %90 engellilik istisnası merkeze alınmıştır.

Yazar: Av. Halil Bakırcı – Mersin Barosu Sicil No: 3472

İnceleyen: Av. Emirhan Keskin – Mersin Barosu Sicil No: 5507

Hukuki konu hakkında iletişim

İlk iletişimde konuyu, bulunduğunuz ülke veya ili ve varsa tebliğ ya da son işlem tarihini kısaca belirtebilirsiniz. T.C. kimlik numarası, sağlık verisi veya kişisel belge göndermeyiniz. Mesajlaşma tek başına hukuki görüş veya avukatlık ilişkisi oluşturmaz.

Telefonla Araİletişim Bilgileri

tarafından hazırlanmış, Av. Emirhan Keskin tarafından incelenmiştir.

Yazar Bilgisi

, Mersin Barosu 3472 sicil numarasına kayıtlıdır. Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu bünyesinde ceza, aile, iş, gayrimenkul ve ticaret hukuku alanlarında hukuki danışmanlık ve dava takibi sunmaktadır.

İnceleyen: Av. Emirhan Keskin · Mersin Barosu Sicil No: 5507

Telefon WhatsApp