B&KBakırcı & KeskinHUKUK BÜROSU
TR
TürkçeEnglishDeutschРусскийالعربية中文
Menü

Avukatın Mesleki Mazereti Reddedilirse Savunma Hakkı: AYM 2022/3575 Kararı (2026)

Kısa ve net cevap: Anayasa Mahkemesi, 3 Eylül 2026 tarihli İkinci Bölüm toplantısında B. No: 2022/3575 sayılı başvuruda, müdafiin mesleki mazeretinin kabul edilmemesi nedeniyle savunma için gerekli zaman ve kolaylıklara sahip olma hakkının ihlal edildiğine karar verdi. Kararın dayanağı Anayasa m.36’dır. Ceza muhakemesinde avukatın mazereti otomatik olarak kabul edilmek zorunda değildir; ancak mahkemenin mazereti değerlendirirken savunmanın hazırlanması ve etkili biçimde yürütülmesi için gerekli zaman ve imkânları ortadan kaldıran bir sonuç doğurmaması gerekir.

AYM 2022/3575 Kararının Konusu Nedir?

Anayasa Mahkemesinin 3 Eylül 2026 tarihli İkinci Bölüm toplantısı sonuçlarında B. No: 2022/3575 sayılı başvurunun konusu açık biçimde yayımlanmıştır. Başvuru, müdafiin mesleki mazeretinin kabul edilmemesi nedeniyle savunma için gerekli zaman ve kolaylıklara sahip olma hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.

Mahkeme, bu iddiayı kabul edilebilir bulmuş ve esas incelemesinde Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına alınan adil yargılanma hakkı kapsamındaki savunma için gerekli zaman ve kolaylıklara sahip olma hakkının ihlal edildiğine karar vermiştir. Bu sonuç, ceza yargılamasında müdafi mazeretinin yalnızca takvimsel bir erteleme talebi olarak görülemeyeceğini ortaya koyar. Mazeretin reddi, somut dosyada savunmanın hazırlanmasını veya etkili sunulmasını imkânsız hâle getiriyorsa anayasal güvence doğrudan gündeme gelir.

Karar, “avukatın sunduğu her mazeret kabul edilmelidir” biçiminde okunmamalıdır. AYM’nin sonuç metninden çıkan hukuki ilke daha nettir: mahkeme, duruşmayı yönetme ve yargılamayı süratle sonuçlandırma yetkisini kullanırken sanığın savunma hakkını anlamsızlaştıracak bir usul dengesizliği yaratamaz.

Anayasa m.36: Savunma İçin Gerekli Zaman ve Kolaylıklar

Anayasa m.36’ya göre herkes meşru vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahiptir. Ceza yargılamasında bu güvence, sanığın isnadı öğrenmesi, dosyayı incelemesi, delillere karşı beyanda bulunması, müdafi yardımından yararlanması ve savunmasını hazırlayabilmesi için gerçek bir fırsata sahip olmasını gerektirir.

“Gerekli zaman” kavramı yalnız takvimde belirli sayıda gün bırakılması değildir. Dosyanın hacmi, yeni delil sunulup sunulmadığı, duruşmanın hangi aşamada olduğu, savunmanın değişen isnada karşı hazırlanması gerekip gerekmediği ve müdafiin somut mazeretinin niteliği birlikte değerlendirilir. “Gerekli kolaylıklar” ise dosyaya erişim, delilleri inceleme, sanıkla görüşme, duruşmada hazır bulunma ve savunmayı etkili biçimde sunabilme gibi usuli imkânları kapsar.

Bu nedenle mahkeme, yalnız “duruşma daha önce belirlenmiştir” veya “dosyanın uzamaması gerekir” biçimindeki soyut gerekçeyle savunmanın etkili kullanımını ortadan kaldıramaz. Yargılamanın makul sürede tamamlanması önemlidir; fakat sürat amacı savunma hakkının özünü zedeleyecek biçimde uygulanamaz.

CMK m.188 ve Müdafiin Duruşmadaki Yeri

5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m.188, duruşmada hazır bulunacak kişileri düzenler. Kanunun güncel sisteminde hükme katılacak hâkimler ve Cumhuriyet savcısı ile zabıt kâtibinin ve Kanun’un zorunlu müdafiliği kabul ettiği hâllerde müdafiin hazır bulunması temel kuraldır. Aynı hüküm, müdafiin mazeretsiz olarak duruşmaya gelmemesi veya duruşmayı terk etmesi hâlinde duruşmaya devam edilebilmesine ilişkin özel düzenleme de içerir.

Buradaki “mazeretsiz” ibaresi önemlidir. Kanun, mazeret bildirilmiş bir durumla hiçbir gerekçe sunulmadan duruşmaya gelmeme hâlini aynı kategoriye koymaz. Mahkemenin önüne mazeret sunulmuşsa bunun gerçekliği, zamanında bildirilip bildirilmediği, belgelendirilip belgelendirilmediği ve savunmaya etkisi değerlendirilmelidir.

Sanığın duruşmada bulunması ile müdafiin duruşmadaki rolü de birbirinden ayrıdır. Müdafi, teknik hukuki savunmayı yürütür; usul itirazlarını ileri sürer; delillere ilişkin talepleri açıklar; gerektiğinde sanığın beyanlarını hukuki çerçeveye oturtur. Sanığın salonda bulunması, müdafi yardımından yararlanma hakkının yerine geçtiği anlamına gelmez.

Duruşmaya katılamayacak sanıklar bakımından duruşmadan bağışık tutulma dilekçesi ile yurt dışındaki sanığın vareste tutulması konularının ayrı usul kuralları bulunduğunu da gözden kaçırmamak gerekir.

Avukatın Mesleki Mazereti Nasıl Değerlendirilir?

Ceza mahkemesinde müdafi mazereti, dosyanın tüm koşullarına göre değerlendirilir. Aynı gün başka bir mahkemede zorunlu duruşma bulunması, başka dosyada tutuklu iş nedeniyle hazır bulunma yükümlülüğü, sağlık sorunu veya belgelendirilebilen başka zorunlu hâller somut olarak açıklanmalıdır. Mahkeme, mazeret dilekçesinin içeriğini ve eklerini değerlendirerek kabul veya ret kararı verir.

AYM B. No: 2022/3575 kararının 2026 açısından önemi, ret kararının yalnız idarî bir takvim kararı olmadığını göstermesidir. Ret sonucunda sanık, avukatının yardımından fiilen yoksun kalıyor; yeni bir esaslı işlem yapılıyor; mütalaa açıklanıyor; delil tartışılıyor veya savunmanın hazırlanması için gerekli imkân ortadan kalkıyorsa anayasal inceleme ağırlaşır.

Mahkemenin değerlendirmesinde şu sorular önem taşır: Mazeret önceden ve makul sürede bildirildi mi? Mazeret somut belgeyle desteklendi mi? Müdafiin hazır bulunmaması hangi yargılama işlemlerini etkiledi? Sanığa başka bir müdafi yardımından yararlanma imkânı sağlandı mı? Savunmanın hazırlanması için sonradan yeterli süre verildi mi? Yapılan işlem hükmün sonucunu etkileyebilecek nitelikte miydi?

Bu sorulara cevap verilmeden yalnızca “dosyanın sürüncemede kalmaması” gerekçesiyle ilerlemek, somut olayda savunma hakkının özünü zedeleyebilir. AYM’nin 3 Eylül 2026 tarihli sonucunda ihlal edilen hakkın açıkça “savunma için gerekli zaman ve kolaylıklara sahip olma hakkı” olarak adlandırılması bu nedenle önemlidir.

Savunma İçin Gerekli Zaman Ne Zaman İhlal Edilmiş Sayılır?

Her süre kısıtlaması ihlal değildir. Anayasal sorun, sanığın veya müdafiin dosyanın koşullarına göre etkili savunma hazırlayamayacak biçimde dezavantajlı bırakılması hâlinde ortaya çıkar. Örneğin hükme esas alınacak yeni bir belge veya bilirkişi raporu duruşmaya çok yakın sunulmuşsa, buna karşı görüş hazırlamak için yeterli süre tanınması gerekir. Esas hakkında mütalaa açıklanmışsa sanık ve müdafiin mütalaaya karşı savunma hazırlaması için gerçek bir imkân bulunmalıdır.

Müdafiin mazeretinin reddedilmesi de aynı çerçevede değerlendirilir. Duruşmada yalnız şekli bir işlem yapılmış ve savunma sonradan tam olarak sunulabilmişse durum farklıdır; buna karşılık savunmanın belirleyici aşamasında müdafi yardımının ortadan kalkması anayasal ağırlığı artırır.

Ceza yargılamasında amaç yalnız dosyanın bitirilmesi değildir. Maddi gerçeğin hukuka uygun yöntemlerle araştırılması, sanığın savunmasının dinlenmesi ve yargılamanın hakkaniyete uygun yürütülmesi gerekir. Bu nedenle “hız” ile “savunma” arasında otomatik biçimde hız lehine tercih yapılamaz.

Zorunlu Müdafilikte Mazeret Reddedilirse Ne Olur?

CMK’nın zorunlu müdafiliği öngördüğü hâllerde müdafi yardımının sağlanması kanuni bir yükümlülüktür. Bu durumda mahkemenin, savunmanın müdafisiz kalmasına yol açacak işlemlerde CMK m.188 ile zorunlu müdafiliğe ilişkin diğer hükümleri birlikte uygulaması gerekir. Müdafiin mazereti nedeniyle katılamadığı bir celsede mahkeme, yargılamanın hangi işlemlerini yapabileceğini ve müdafi yardımının nasıl sağlanacağını kanuna göre belirlemelidir.

CMK m.289’da duruşmada kanunen mutlaka hazır bulunması gereken kişilerin yokluğunda duruşma yapılması, hukuka kesin aykırılık hâlleri arasında düzenlenmiştir. Bununla birlikte m.188’de müdafiin mazeretsiz gelmemesine ilişkin özel düzenleme bulunduğundan, somut olayda müdafiliğin zorunlu olup olmadığı ve mazeretin hukuki durumu birlikte incelenmelidir.

Burada en önemli pratik sonuç şudur: müdafi mazereti dosyada açık ve belgeli biçimde yer almalıdır. Sonradan kanun yolu incelemesinde “avukat gelemedi” şeklindeki soyut açıklamadan çok, mazeretin ne zaman sunulduğu, hangi belgeye dayandığı, mahkemenin ne karar verdiği ve o celsede hangi işlemlerin yapıldığı önem taşır.

Mesleki Mazeret Dilekçesinde Neler Bulunmalıdır?

Mazeret dilekçesi kısa olabilir; ancak belirsiz olmamalıdır. Dilekçede mahkeme adı, dosya esas numarası, duruşma tarihi ve saati, mazeretin somut nedeni, mümkünse belgesi ve talep açıkça yazılmalıdır. Başka bir duruşmaya dayanılıyorsa mahkeme ve dosya bilgisi belirtilmeli; UYAP duruşma listesi veya ilgili belge eklenmelidir. Sağlık mazereti varsa mevcut sağlık belgesi sunulmalıdır.

Talep kısmında yalnız “mazeretliyim” denilmemeli; mazeretin kabulü ile duruşmanın müdafiin katılabileceği başka bir tarihe bırakılması istenmelidir. Dosyada tutuklu sanık bulunması veya gecikmesinde sakınca bulunan bir işlem varsa mahkemenin bunları değerlendireceği açıktır. Bu nedenle mazeret dilekçesi, mahkemenin takdirini sağlıklı kullanmasına yetecek somutlukta olmalıdır.

Mazeretin mümkün olan en erken zamanda bildirilmesi de önemlidir. Duruşma başladıktan sonra veya duruşma sona erdikten sonra gönderilen açıklama ile önceden bildirilen ve belgelenen mesleki mazeretin usuli değeri aynı değildir.

Mazeret Reddedilirse Hangi Hukuki Adımlar Atılmalıdır?

Mazeretin reddedilmesi tek başına her durumda bağımsız bir kanun yolu doğurmaz. Ancak ret sonrasında yapılan işlemler savunma hakkını etkiliyorsa bu husus tutanağa geçirilmelidir. Sanık veya müdafi, ilk fırsatta mazeret ret kararının savunmaya etkisini somut biçimde açıklamalı; gerekiyorsa yapılan işlemin tekrarlanmasını, delile karşı beyanda bulunma süresi verilmesini veya esas hakkında savunma için süre tanınmasını istemelidir.

Hüküm kurulmuşsa savunma hakkının kısıtlandığı iddiası, dosyanın kanun yolu rejimine göre istinaf veya temyiz başvurusunda açıkça ileri sürülmelidir. İddianın yalnız “mazeretimiz reddedildi” şeklinde değil; ret nedeniyle hangi savunma imkânının kaybedildiği ve bunun yargılamanın sonucuna nasıl etki ettiği açıklanarak kurulması gerekir.

Olağan kanun yollarının tüketilmesinden sonra hâlen Anayasa m.36 kapsamındaki temel hak ihlali bulunduğu düşünülüyorsa, 6216 sayılı Kanun’daki şartlar çerçevesinde Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru gündeme gelir. AYM, istinaf veya temyiz mercii gibi delilleri yeniden tartmaz; temel hak güvencelerinin korunup korunmadığını inceler.

Ceza dosyasının genel savunma aşamaları için ceza yargılaması ve savunma rehberimize, yurt dışından yürütülen ceza dosyalarında hazır bulunma ve yakalama sorunları için yurt dışındayken ceza dosyası rehberine bakılabilir.

Müdafi Mazeretinde Sık Yapılan Hatalar

  1. Mazeretin belgesiz bırakılması: Başka duruşma, sağlık veya zorunlu hâl somut belgeyle desteklenmelidir.
  2. Duruşmadan sonra bildirim yapılması: Mazeret mümkün olan en erken zamanda mahkemeye sunulmalıdır.
  3. Talebin belirsiz yazılması: Mazeretin kabulü ve duruşmanın başka güne bırakılması açıkça istenmelidir.
  4. Ret kararının savunmaya etkisinin tutanağa geçirilmemesi: Hangi işlemin müdafi yokluğunda yapıldığı açıkça kayda geçirilmelidir.
  5. Kanun yolunda soyut savunma hakkı ihlali ileri sürülmesi: Kaybedilen somut savunma imkânı açıklanmalıdır.
  6. AYM kararını otomatik erteleme hakkı sanmak: B. No: 2022/3575 kararı her mazeretin kabulü anlamına gelmez; somut olayda savunma için gerekli zaman ve kolaylıkların korunmasını gerektirir.

Resmî Kaynaklar

Sık Sorulan Sorular

1. Avukatın mesleki mazereti mahkemece mutlaka kabul edilir mi?

Hayır. Mahkeme mazereti somut koşullara göre değerlendirir. Ancak ret kararı savunma için gerekli zaman ve kolaylıkları ortadan kaldıracak biçimde uygulanamaz.

2. AYM 2022/3575 kararında hangi hak ihlal edildi?

Anayasa m.36 kapsamındaki savunma için gerekli zaman ve kolaylıklara sahip olma hakkının ihlal edildiğine karar verildi.

3. Başka duruşma mesleki mazeret sayılır mı?

Başka bir duruşma somut ve belgeli biçimde bildirilirse mahkemenin mazeret değerlendirmesinde dikkate alınır. Kabul veya ret, dosyanın koşullarına göre verilir.

4. Mazeret dilekçesi ne zaman verilmelidir?

Mazeret öğrenildiği anda ve mümkün olan en erken zamanda sunulmalıdır. Son ana bırakılması mahkemenin değerlendirmesini güçleştirir.

5. Müdafi gelmezse duruşmaya devam edilebilir mi?

CMK m.188, müdafiin mazeretsiz olarak gelmemesi veya duruşmayı terk etmesi hâlinde duruşmaya devam edilebilmesine ilişkin hüküm içerir. Zorunlu müdafilik ve somut mazeret ayrıca değerlendirilmelidir.

6. Mazeret reddedilirse duruşmada yapılan işlemler otomatik geçersiz mi olur?

Hayır. İşlemlerin hukuki sonucu, müdafiin hazır bulunmasının kanunen zorunlu olup olmadığına ve savunma hakkının somut olarak kısıtlanıp kısıtlanmadığına göre belirlenir.

7. Mazeret reddine karşı hemen AYM’ye gidilir mi?

Hayır. Önce olağan kanun yollarında ihlal iddiası ileri sürülmeli ve başvuru yolları tüketilmelidir.

8. Sanığın kendisi duruşmadaysa avukatın yokluğu önemsiz midir?

Hayır. Sanığın bizzat savunması ile müdafiin hukuki yardımı farklı güvencelerdir.

9. Kanun yolunda hangi husus yazılmalıdır?

Mazeretin içeriği, ret kararı, müdafi yokluğunda yapılan işlem ve bu işlemin savunmaya somut etkisi açıklanmalıdır.

10. AYM kararı 2026’dan önceki dosyalara da önem taşır mı?

Karar, Anayasa m.36’daki mevcut temel hak güvencesini yorumlar. Ancak her dosyada kesinleşme, başvuru süresi ve usul koşulları ayrıca incelenir.

Av. Halil Bakırcı
Mersin Barosu Sicil No: 3472
Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu
Bu içerik 16 Eylül 2026 tarihinde yürürlükteki mevzuat ve Anayasa Mahkemesinin 3 Eylül 2026 tarihli resmî sonuç sayfası esas alınarak hazırlanmıştır.

Hukuki konu hakkında iletişim

İlk iletişimde konuyu, bulunduğunuz ülke veya ili ve varsa tebliğ ya da son işlem tarihini kısaca belirtebilirsiniz. T.C. kimlik numarası, sağlık verisi veya kişisel belge göndermeyiniz. Mesajlaşma tek başına hukuki görüş veya avukatlık ilişkisi oluşturmaz.

Telefonla Araİletişim Bilgileri

tarafından hazırlanmış, Av. Emirhan Keskin tarafından incelenmiştir.

Yazar Bilgisi

, Mersin Barosu 3472 sicil numarasına kayıtlıdır. Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu bünyesinde ceza, aile, iş, gayrimenkul ve ticaret hukuku alanlarında hukuki danışmanlık ve dava takibi sunmaktadır.

İnceleyen: Av. Emirhan Keskin · Mersin Barosu Sicil No: 5507

Telefon WhatsApp