B&KBakırcı & KeskinHUKUK BÜROSU
TR
TürkçeEnglishDeutschРусскийالعربية中文
Menü

Çocuk Hakkında Kamu Davası Açılırsa Aile Bakanlığı ve MEB’e Bildirim Zorunlu mu? 5395 m.15/4 2026

Kısa ve Net Cevap

Evet. 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu’nun 15. maddesine 2026 yılında eklenen dördüncü fıkra uyarınca, çocuk hakkında kamu davası açılması hâlinde durum, gerekli idari tedbirlerin alınması amacıyla Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ile Millî Eğitim Bakanlığı il veya ilçe müdürlüklerine bildirilir. Bu bildirim 7593 sayılı Kanunun 11. maddesiyle getirilmiş ve 18 Ağustos 2026’da yürürlüğe girmiştir.

Düzenlemenin amacı çocuğu damgalamak veya kamu davası açılmasını bir mahkûmiyet gibi duyurmak değildir. Kanun açıkça bildirimin amacını “gerekli idari tedbirlerin alınması” olarak belirlemiştir. Çocuk hakkında iddianamenin kabul edilerek kamu davasının açılması, suçun sabit olduğu anlamına gelmez; masumiyet karinesi yargılama sonuna kadar geçerlidir.

Bu rehber, 15 yaş altı çocukta sosyal inceleme ve iddianamenin iadesi yazısından farklı olarak, iddianame kabul edildikten ve kamu davası açıldıktan sonra Aile ve Sosyal Hizmetler ile MEB teşkilatına yapılacak bildirimin kapsamını ele alır.

Hukuki Dayanak: 5395 m.15/4

7593 sayılı Çocuk Koruma Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 11. maddesiyle 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu m.15’e dördüncü fıkra eklenmiştir. Hüküm şöyledir: çocuk hakkında kamu davası açılması hâlinde durum, gerekli idari tedbirlerin alınması amacıyla Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ve Millî Eğitim Bakanlığı il veya ilçe müdürlüklerine bildirilir.

Kanunun kabul edilen metnine TBMM’nin 7593 sayılı Kanun metninden, Çocuk Koruma Kanunu’nun güncel bütünlükteki metnine Mevzuat Bilgi Sisteminden ulaşılabilir.

Aynı madde değişikliği sırasında m.15’in birinci fıkrasındaki “suça sürüklenen” ifadesi de “adli süreçteki” olarak değiştirilmiştir. 7593 sayılı Kanun birçok maddede aynı terminoloji değişikliğini yapmış; çocuk adaletinde kişiyi suçla özdeşleştiren ifadeden uzaklaşmıştır.

Bildirim Ne Zaman Yapılır?

Kanun “çocuk hakkında kamu davası açılması hâlinde” demektedir. Ceza muhakemesinde kamu davası, Cumhuriyet savcısının düzenlediği iddianamenin mahkeme tarafından kabulüyle açılır. Bu nedenle yalnız soruşturma başlatılması, ifade alınması, gözaltı veya savcının iddianame hazırlaması m.15/4 anlamında kamu davasının açıldığı aşama değildir.

İddianamenin CMK m.174 uyarınca iade edilmesi hâlinde henüz kamu davasının açılmadığı dikkate alınmalıdır. Özellikle on beş yaş altı çocukta sosyal inceleme yapılmadan düzenlenen iddianamenin iade edilmesi gerektiğinden, m.15/4 bildirimi ile CMK m.174/1-e süreci birbirinden ayrılmalıdır.

Mahkemenin iddianameyi kabul etmesiyle kamu davası açıldığında bildirim yükümlülüğü doğar. Uygulamada bildirimin gecikmeden yapılması, kanunun amaçladığı idari tedbirlerin zamanında değerlendirilmesi bakımından önemlidir.

Kime Bildirim Yapılır?

Hüküm iki kurumu açıkça saymaktadır: Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı il veya ilçe müdürlükleri ile Millî Eğitim Bakanlığı il veya ilçe müdürlükleri. Dolayısıyla yalnız okul müdürlüğüne veya yalnız sosyal hizmet birimine yapılan gayriresmî bilgi aktarımı, m.15/4’teki kurumsal bildirimin yerine geçtiği varsayımıyla ele alınmamalıdır.

Çocuğun eğitim durumu, ikamet yeri ve dosyanın yürütüldüğü yer dikkate alınarak yetkili il veya ilçe birimine resmi bildirim yapılır. Kurumlar, kendilerine ulaşan bilgiyi kendi görev alanları içindeki gerekli idari tedbirlerin değerlendirilmesi için kullanır.

Bildirimi Kim Yapar?

5395 m.15, soruşturma ve kovuşturma sürecindeki çocuk koruma işlemlerini düzenleyen bir hükümdür. Kamu davasının açılması aşamasında yargı makamının ilgili idari birimlere bildirim yapılmasını sağlaması gerekir. Uygulamada mahkeme kalemi üzerinden resmi yazışma yapılması beklenir.

Çocuğun ailesinin veya müdafiinin kendiliğinden iki bakanlığa başvuru yapması, kanundaki resmi bildirim yükümlülüğünün yerini tutmaz. Bununla birlikte bildirim yapılmadığı fark edilirse müdafi mahkemeden m.15/4 uyarınca işlem yapılmasını talep edebilir.

Bildirim Mahkûmiyet Anlamına Gelir mi?

Hayır. Kamu davası açılması, iddianamedeki isnadın mahkemece sabit görüldüğü anlamına gelmez. Çocuk sanık yargılama sonunda beraat edebilir, ceza verilmesine yer olmadığı kararı çıkabilir veya başka bir hukuki sonuç doğabilir.

Bu nedenle Aile ve Sosyal Hizmetler veya MEB birimleri bildirimi “çocuk suç işledi” kabulüyle kullanamaz. İdari tedbirlerin değerlendirilmesinde masumiyet karinesi, çocuğun üstün yararı ve eğitim hakkı gözetilmelidir.

Çocuğun okuldan dışlanması, arkadaşlarına veya öğretmenlere gereksiz biçimde teşhir edilmesi ya da kamu davası açıldığı için otomatik cezalandırıcı işlem yapılması m.15/4’ün amacı değildir.

“Gerekli İdari Tedbirler” Ne Anlama Gelir?

Kanun tek tek hangi idari tedbirlerin alınacağını saymamıştır. Bunun nedeni çocuğun ihtiyacının her dosyada farklı olabilmesidir. Aile ve Sosyal Hizmetler birimi bakımından sosyal hizmet, danışmanlık, aile desteği, risk değerlendirmesi veya mevcut koruyucu tedbirlerin koordinasyonu gündeme gelebilir. MEB bakımından okul devamı, rehberlik, güvenli eğitim ortamı ve eğitim sürecinin korunması değerlendirilebilir.

İdari tedbir, yargısal koruyucu veya destekleyici tedbirle aynı şey değildir. 5395 m.5 kapsamındaki danışmanlık, eğitim, bakım, sağlık ve barınma tedbirleri çocuk hâkimi tarafından verilen yargısal kararlardır. m.15/4 bildirimi ise ilgili bakanlıkların görev alanında idari tedbir ihtiyacının değerlendirilmesini sağlar.

Çocuk Okula Devam Ediyorsa Ne Olur?

Çocuğun örgün eğitime devam etmesi durumunda MEB il veya ilçe müdürlüğü, eğitim hakkını koruyacak ve çocuğun damgalanmasını önleyecek şekilde hareket etmelidir. Kamu davasının varlığı tek başına okuldan uzaklaştırma veya kayıt silme sebebi değildir.

Somut olay okul güvenliğiyle doğrudan bağlantılıysa, mevcut eğitim mevzuatı çerçevesinde gerekli önlemler ayrıca değerlendirilebilir. Ancak yapılacak işlem kamu davası açılması olgusunun otomatik cezası hâline getirilemez.

Çocuğun devamsızlık, akademik gerileme veya akran ilişkilerinde sorun yaşaması hâlinde rehberlik ve psikososyal destek mekanizmalarının devreye alınması, m.15/4’ün koruyucu amacına uygundur.

Okul Yönetimi Dosyanın Ayrıntılarını Öğrenebilir mi?

Bildirim m.15/4 kapsamında MEB il veya ilçe müdürlüğüne yapılır; bu, ceza dosyasındaki tüm delillerin okul yönetimine gönderilmesi gerektiği anlamına gelmez. Paylaşılacak bilgi, idari tedbir amacının gerektirdiği ölçüyle sınırlı olmalıdır.

İddianame, mağdur bilgileri, sağlık raporları veya sosyal inceleme raporundaki hassas ayrıntıların gereksiz biçimde çoğaltılması çocuk adaletinin gizlilik ilkesiyle bağdaşmaz. Okula yalnız gerekli tedbiri uygulayabilmesi için gereken bilgi aktarılmalıdır.

Aile ve Sosyal Hizmetler Birimi Ne Yapabilir?

Aile ve Sosyal Hizmetler il veya ilçe müdürlüğü, çocuğun aile ve sosyal çevresini değerlendirerek mevcut sosyal hizmetlerin yeterli olup olmadığını inceleyebilir. Çocuğun ihmal, istismar, barınma sorunu, aile içi çatışma veya başka bir risk altında olduğu tespit edilirse uygun sosyal hizmet ve koruma mekanizmaları işletilebilir.

Yargısal tedbir ihtiyacı görülürse 5395 sayılı Kanunun koruyucu ve destekleyici tedbir hükümleri çerçevesinde yetkili mercie başvuru gündeme gelebilir. İdari birim, mahkemenin yerine geçerek ceza veya güvenlik tedbiri veremez.

Bildirim Sosyal İnceleme Yerine Geçer mi?

Hayır. 5395 m.15/4 bildirimi ile m.35 kapsamındaki sosyal inceleme farklı işlemlerdir. On beş yaşını doldurmamış çocuk hakkında sosyal inceleme zorunludur ve sosyal inceleme olmadan düzenlenen iddianame CMK m.174/1-e uyarınca iade edilir.

Kamu davası açıldıktan sonra Aile ve Sosyal Hizmetler ile MEB birimlerine bildirim yapılması, soruşturma aşamasındaki zorunlu sosyal inceleme eksikliğini gidermez. Bu iki usul güvencesi birbirinden bağımsızdır.

Bildirim HAGB veya Yönlendirme Tedbirinden Farklı mı?

Evet. 5395 m.23/2’ye göre çocuk hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilirse, m.5/A’daki yönlendirme tedbirlerinden uygun görülen biri veya birkaçı denetimli serbestlik tedbiri olarak uygulanabilir. Bu, yargılama sonunda verilen ayrı bir karardır.

m.15/4 bildirimi ise kamu davasının açılmasıyla devreye girer. HAGB verilip verilmeyeceği henüz belli değildir. Dolayısıyla bildirim, bağımlılık tedbiri veya dijital risklerden korunma tedbiri gibi m.5/A yükümlülüklerinin yerine geçmez.

Bildirim Çocuğun Adli Siciline İşler mi?

m.15/4’teki kurum bildirimi, adli sicil kaydı değildir. Bildirim, gerekli idari tedbirlerin değerlendirilmesi amacıyla iki bakanlığın yerel birimlerine yapılan resmi bilgi aktarımıdır. Adli sicil ve arşiv kayıtları 5352 sayılı Adli Sicil Kanunu’na tabidir.

Bu nedenle “MEB’e bildirildi, adli sicile işlendi” şeklinde bir sonuç çıkarılamaz. İki sistemin amaçları, veri sorumluları ve hukuki dayanakları farklıdır.

Bildirim Nedeniyle Çocuğun Verileri Nasıl Korunur?

Çocuk hakkında ceza yargılaması yürütüldüğü bilgisi, hassas kişisel veri niteliğinde sonuçlar doğurabilecek özel bir bilgidir. Bildirim yalnız kanuni amaç için kullanılmalı; erişim, görev gereği ihtiyacı bulunan personelle sınırlı tutulmalıdır.

Çocuğun adı, okul bilgisi, isnat edilen suç ve dosya ayrıntılarının kurum içinde gereksiz dolaşıma sokulması veya üçüncü kişilerle paylaşılması hukuka uygun değildir. Dosyanın gizliliği ve çocuğun üstün yararı, bilgi işleme sürecinin her aşamasında korunmalıdır.

Beraat Kararı Çıkarsa Ne Yapılmalı?

Yargılama sonunda beraat veya ceza verilmesine yer olmadığı kararı çıkması hâlinde, bu sonuç daha önce m.15/4 kapsamında bilgi alan kurumların uyguladığı veya değerlendirdiği idari tedbirler bakımından önem taşır. Güncel yargı sonucu ilgili birimlere bildirilerek artık gereksiz hâle gelen kayıt ve tedbirlerin gözden geçirilmesi istenebilir.

Masumiyet karinesi gereği, dava devam ederken dahi çocuk mahkûm gibi işlem görmemelidir. Beraat sonrasında ise kamu davasının varlığına dayalı damgalayıcı uygulamaların sürdürülmesi daha da açık bir hukuki sorun yaratır.

Bildirim Yapılmazsa Yargılama Geçersiz mi?

m.15/4’teki bildirim yükümlülüğünün yerine getirilmemesi, tek başına iddianamenin veya yargılamanın otomatik olarak geçersiz olduğu anlamına gelmez. Bu işlem çocuk koruma sisteminde idari tedbirlerin zamanında devreye alınması için öngörülmüştür.

Bununla birlikte bildirim yapılmaması nedeniyle çocuğun eğitim, sosyal hizmet veya korunma ihtiyacı karşılanmamışsa, mahkemeden kanuni bildirimin yapılması ve gerektiğinde ilgili tedbirlerin değerlendirilmesi talep edilmelidir.

Müdafi Ne Kontrol Etmeli?

Çocuk hakkında kamu davası açıldığında müdafi; iddianamenin kabul tarihini, çocuğun yaşını, sosyal inceleme raporunu, m.15/4 bildiriminin yapılıp yapılmadığını, bildirimin hangi birimlere gönderildiğini, okul ve sosyal hizmet alanında alınan idari tedbirleri ve bu tedbirlerin çocuğun üstün yararına uygunluğunu kontrol etmelidir.

Bildirim sonrasında okulda ayrımcılık, gereksiz bilgi paylaşımı, haksız disiplin işlemi veya çocuğun eğitim hakkını etkileyen bir uygulama ortaya çıkmışsa, ilgili idari işlem ayrıca hukuki denetime tabi tutulmalıdır.

Mahkeme Yazısında Hangi Bilgiler Olmalı?

Bildirim yazısı, kamu davasının açıldığını ve gerekli idari tedbirlerin değerlendirilmesi gerektiğini gösterecek kadar açık olmalıdır. Ancak dosyadaki tüm kişisel ve hassas bilgilerin eklenmesi gerekmez. Paylaşım, amaçla bağlantılı, sınırlı ve ölçülü olmalıdır.

Çocuğun kimlik bilgisi, mahkeme ve dosya numarası, kamu davasının açıldığı bilgisi ile kurumun görevini yerine getirmesi için zorunlu diğer bilgiler yeterli olabilir. Sağlık, mağdur veya aile içi özel hayat ayrıntıları yalnız gerçekten gerekli olduğunda paylaşılmalıdır.

Sık Sorulan Sorular

1. Çocuk hakkında dava açılınca MEB’e bildirim zorunlu mu?

Evet. 5395 m.15/4, MEB il veya ilçe müdürlüğüne bildirim öngörür.

2. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığına da bildirim yapılır mı?

Evet. Kanun her iki bakanlığın il veya ilçe müdürlüklerini sayar.

3. Soruşturma açılması yeterli mi?

Hayır. Hüküm kamu davasının açılması hâlini esas alır.

4. İddianame iade edilmişse bildirim yapılır mı?

İddianame kabul edilmediği için kamu davası açılmış sayılmaz; m.15/4’ün tetikleyici şartı oluşmamıştır.

5. Bildirim mahkûmiyet demek mi?

Hayır. Masumiyet karinesi devam eder.

6. Çocuk okuldan atılabilir mi?

Kamu davası açılması tek başına otomatik okuldan çıkarma sebebi değildir. Eğitim mevzuatındaki somut şartlar ayrıca aranır.

7. Bildirim sosyal inceleme yerine geçer mi?

Hayır. Sosyal inceleme m.35 ve CMK m.174 bakımından ayrı bir işlemdir.

8. Bildirim adli sicil kaydı mıdır?

Hayır. İdari tedbir amacıyla yapılan kurum bildirimidir.

9. Çocuğun dosya ayrıntıları öğretmenlere açıklanabilir mi?

Yalnız gerekli ve ölçülü bilgi paylaşılabilir; gereksiz ifşa hukuka uygun değildir.

10. Bildirim hükmü ne zaman yürürlüğe girdi?

18 Ağustos 2026’da.

Sonuç

5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu m.15/4, çocuk hakkında kamu davası açıldığında Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ile Millî Eğitim Bakanlığı il veya ilçe müdürlüklerine bildirim yapılmasını zorunlu kılmıştır. Bildirimin tek amacı, çocuğun durumuna uygun gerekli idari tedbirlerin değerlendirilmesini sağlamaktır; mahkûmiyet, adli sicil veya okul disiplin cezası sonucu doğurmaz.

Bildirimden Sonra Kurumlar Otomatik Tedbir Uygular mı?

Hayır. m.15/4, kamu davasının açıldığını ilgili il veya ilçe müdürlüklerine bildirmeyi zorunlu kılar; ancak bildirimin kendisi belirli bir idari tedbiri otomatik olarak doğurmaz. Her kurum kendi görev alanında çocuğun somut ihtiyacını değerlendirir. Eğitim desteği, rehberlik, sosyal hizmet müdahalesi veya aile çalışması gerekmiyorsa sırf dosya açıldı diye gereksiz işlem kurulamaz.

Bu ayrım masumiyet karinesi bakımından da önemlidir. İdari birimlerin görevi suçun sabit olup olmadığını değerlendirmek değil, çocuğun korunma ve eğitim ihtiyacını tespit etmektir. Ceza yargılamasının sonucunu peşinen kabul eden bir idari yaklaşım hukuka uygun değildir.

Çocuk Özel Okulda veya Açık Öğretimdeyse Bildirim Değişir mi?

Kanun bildirim yükümlülüğünü çocuğun devlet okuluna kayıtlı olup olmamasına bağlamamıştır. MEB il veya ilçe müdürlüğü, çocuğun eğitim statüsüne göre görev alanındaki gerekli işlemi değerlendirir. Özel okulda, mesleki eğitimde veya açık öğretimde bulunmak m.15/4’teki bildirimi ortadan kaldırmaz.

Çocuğun eğitim sistemine kayıtlı olmadığı anlaşılırsa bu durum da eğitim hakkı ve zorunlu eğitim bakımından ayrıca değerlendirilmelidir. Bildirimin amacı yalnız mevcut okulda disiplin işlemi yapmak değil, çocuğun eğitimle bağını korumaktır.

Çocuğun Adresi veya Okulu Değişirse Ne Olur?

Kamu davası devam ederken çocuğun ikamet ettiği ilçe veya eğitim kurumu değişebilir. Bu durumda tedbir ve destek sürecinin kesintiye uğramaması için yeni yetkili birimlere gerekli kurumsal aktarım yapılmalıdır. Ancak dosya bilgilerinin her taşınmada gereksiz biçimde geniş bir personel grubuyla paylaşılması uygun değildir.

Yetki değişikliği varsa eski ve yeni birimler arasında yalnız gerekli bilgi aktarılmalı, önceki destek planının devam edip etmeyeceği yeniden değerlendirilmelidir. Çocuğun taşınması veya okul değiştirmesi, destek ihtiyacını otomatik olarak sona erdirmez.

Mağdur Çocuklarda da m.15/4 Uygulanır mı?

m.15/4’ün lafzı “çocuk hakkında kamu davası açılması” ifadesini kullanır ve adli süreçteki çocuğa ilişkindir. Çocuğun yalnız mağdur veya tanık olduğu dosyada onun hakkında kamu davası açılmış olmaz. Mağdur çocukların korunması 5395 sayılı Kanunun diğer hükümleri ve özel mevzuat çerçevesinde yürütülür.

Bir dosyada çocuk hem başka bir suçun mağduru hem de hakkında kamu davası açılan kişi olabilir. Bu durumda her iki statünün ihtiyaçları ayrı ayrı korunmalı; mağduriyet bilgisi m.15/4 bildirimi gerekçesiyle gereksiz biçimde yayılmamalıdır.

Bildirim Yazısındaki Hatalar Nasıl Düzeltilir?

Yanlış kimlik bilgisi, yanlış okul, yanlış dosya numarası veya kamu davasının açılmadığı hâlde açılmış gibi bildirim yapılması, kurum kayıtlarında hatalı sonuçlara yol açabilir. Hata fark edildiğinde mahkemeden düzeltme yazısı gönderilmesi talep edilmeli; ilgili idari birimden de kayıtların güncellenmesi istenmelidir.

Özellikle beraat, görevsizlik, birleştirme veya çocuğun eğitim durumunda değişiklik gibi sonradan ortaya çıkan bilgiler, idari tedbirin devam edip etmeyeceği bakımından ilgili kurumlara doğru şekilde yansıtılmalıdır.

Bu içerik 16 Eylül 2026 itibarıyla yürürlükteki 5395 sayılı Kanun m.15/4 ve 7593 sayılı değişiklik Kanunu esas alınarak hazırlanmıştır.

Hukuki konu hakkında iletişim

İlk iletişimde konuyu, bulunduğunuz ülke veya ili ve varsa tebliğ ya da son işlem tarihini kısaca belirtebilirsiniz. T.C. kimlik numarası, sağlık verisi veya kişisel belge göndermeyiniz. Mesajlaşma tek başına hukuki görüş veya avukatlık ilişkisi oluşturmaz.

Telefonla Araİletişim Bilgileri

tarafından hazırlanmış, Av. Emirhan Keskin tarafından incelenmiştir.

Yazar Bilgisi

, Mersin Barosu 3472 sicil numarasına kayıtlıdır. Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu bünyesinde ceza, aile, iş, gayrimenkul ve ticaret hukuku alanlarında hukuki danışmanlık ve dava takibi sunmaktadır.

İnceleyen: Av. Emirhan Keskin · Mersin Barosu Sicil No: 5507

Telefon WhatsApp