B&KBakırcı & KeskinHUKUK BÜROSU
TR
TürkçeEnglishDeutschРусскийالعربية中文
Menü

İşçilik Alacağı Davasında Talep Hakkında Karar Verilmezse Ne Olur? AYM 2022/46340 (2026)

Kısa ve net cevap: Anayasa Mahkemesi, B. No: 2022/46340 sayılı başvuruda işçilik alacağının tahsili amacıyla yürütülen yargılamada başvurucunun uyuşmazlığının esasına ilişkin etkili bir karar elde edememesi bağlamında Anayasa m.36 kapsamındaki karar hakkının ihlal edildiğine karar verdi. Mahkemenin görevi yalnız dosyayı işleme almak değil, usul koşulları sağlandığında tarafın talebi hakkında gerçek ve icra edilebilir bir hüküm kurmaktır. HMK m.297/2 uyarınca hüküm sonucunda taleplerden her biri hakkında verilen karar açıkça gösterilmelidir. Mahkeme bir talep hakkında hiç karar vermeyi unutmuşsa HMK m.305/A kapsamında, nihai kararın tebliğinden itibaren bir ay içinde hükmün tamamlanması istenebilir.

AYM 2022/46340 Kararının Önemi

Anayasa Mahkemesinin 2026 tarihli Bölüm sonuçlarında B. No: 2022/46340 sayılı başvuru, işçilik alacağının elde edilmesine yönelik yargılama sürecinde başvurucunun uyuşmazlığının esasına ilişkin bir mahkeme kararı elde edip edemediği yönünden incelenmiş ve Anayasa m.36 kapsamındaki karar hakkının ihlal edildiği sonucuna ulaşılmıştır.

Karar hakkı, mahkemeye erişim hakkının devamıdır. Bir kişinin dava açabilmesi tek başına adil yargılanma güvencesini tamamlamaz. Mahkeme, dava şartları ve usul koşulları yerine getirildiğinde uyuşmazlığı sonuçlandırmalı ve tarafın taleplerine ilişkin açık bir hüküm kurmalıdır.

Bu ilke “her dava esastan kabul edilmelidir” anlamına gelmez. Mahkeme davayı esastan reddedebilir; hatta kanuni bir dava şartı yoksa usulden ret kararı da verebilir. Anayasal sorun, kişinin başvurusunun hukuken sonuçlandırılmaması veya yargılama sonunda talebinin cevapsız kalması hâlinde ortaya çıkar.

İşçilik alacağı davalarında ücret, fazla çalışma, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil ücreti, yıllık izin, kıdem ve ihbar tazminatı gibi çok sayıda kalem birlikte talep edilebildiği için her talep hakkında ayrı hüküm kurulması özellikle önemlidir.

Anayasa m.36 Kapsamında Karar Hakkı Nedir?

Anayasa m.36 herkesin meşru vasıta ve yollardan yararlanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahip olduğunu düzenler. AYM içtihadında mahkemeye erişim hakkının doğal sonucu, mahkemenin uyuşmazlığı nihai bir kararla sonuçlandırmasıdır.

Karar hakkı, mahkemenin yalnız bir dosya numarası üretmesi veya duruşma yapmasıyla yerine getirilmez. Tarafın uyuşmazlığını sona erdirecek, taleplerinin akıbetini belirleyecek ve gerektiğinde kanun yoluna taşınabilecek bir karar gerekir.

Mahkeme bir talebi hiç değerlendirmemişse kişi bu kısım yönünden hukuki belirsizlik içinde kalır. Alacağın varlığı veya yokluğu belirlenmediği için icra, kesin hüküm ve zamanaşımı gibi sonraki sonuçlar da sorunlu hâle gelir.

Karar hakkı ile gerekçeli karar hakkı yakın fakat farklı güvencelerdir. Karar hakkı, talep hakkında bir karar bulunmasını; gerekçeli karar hakkı ise verilen kararın esaslı iddia ve itirazları karşılayan ilgili ve yeterli gerekçeye dayanmasını gerektirir.

HMK m.297/2: Her Talep Hakkında Açık Hüküm Kurulmalıdır

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.297, hükmün kapsamını düzenler. M.297/2’ye göre hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hüküm taraflara yüklenen borç ve tanınan haklarla birlikte sıra numarası altında açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmelidir.

Bu hüküm işçilik alacaklarında çok önemlidir. Örneğin davacı kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, fazla çalışma ve yıllık izin ücreti talep etmişse mahkeme her kalem yönünden kabul, kısmi kabul veya ret sonucunu ayrı kurmalıdır.

Hüküm fıkrasında yalnız “davanın kısmen kabulüne” denilmesi, hangi alacağın ne kadar kabul edildiği açık değilse icra edilebilirlik bakımından sorun doğurur. Faiz türü ve başlangıç tarihi de talep ve hukuki nitelendirmeye göre hükümde gösterilmelidir.

Mahkeme gerekçede bir talebi tartışmış fakat hüküm fıkrasında sonuç kurmamışsa esas olan hüküm fıkrasıdır. Bu durumda hükmün tamamlanması veya kanun yolu ihtiyacı ayrıca değerlendirilir.

HMK m.305/A: Hükmün Tamamlanması Nasıl İstenir?

HMK m.305/A’ya göre taraflardan her biri, nihai kararın tebliğinden itibaren bir ay içinde yargılamada ileri sürülmesine veya kendiliğinden hükme geçirilmesi gerekli olmasına rağmen hakkında tamamen veya kısmen karar verilmeyen hususlarda ek karar verilmesini isteyebilir.

Bu yol, mahkemenin mevcut hükmü değiştirmesi veya yeniden değerlendirme yapması için değildir. Amaç, hakkında hiç hüküm kurulmamış talep veya zorunlu hususu tamamlamaktır.

Örneğin fazla çalışma talebi gerekçede ve dosyada mevcut olduğu hâlde hüküm fıkrasında tamamen unutulmuşsa, koşulları varsa m.305/A kapsamında tamamlayıcı karar istenebilir. Buna karşılık mahkeme talebi açıkça reddetmişse tamamlamayla sonucun değiştirilmesi istenemez; kanun yoluna başvurulmalıdır.

Bir aylık süre nihai kararın tebliğinden itibaren hesaplanır. Bu nedenle gerekçeli karar tebliğ edildiğinde hüküm fıkrası talepler listesiyle karşılaştırılmalı ve eksik hüküm varsa beklenmeden başvuru yapılmalıdır.

İşçilik Alacağı Davasında Hangi Talepler Ayrı Kontrol Edilmelidir?

İşçilik alacağı davasında her kalemin hukuki şartı farklıdır. Kıdem tazminatı için fesih nedeni ve kıdem; ihbar tazminatı için bildirim süresi ve fesih biçimi; fazla çalışma için çalışma süresi ve ispat; yıllık izin için kullandırılmayan izin; ücret alacağı için ödeme ve dönem kayıtları ayrı değerlendirilir.

Mahkeme tüm talepleri tek hesap başlığı altında eritmemelidir. Bilirkişi raporunda her alacak kalemi ve dönem açıkça gösterilmeli; mahkeme de taleple bağlılık ilkesi çerçevesinde her kalem hakkında sonuç kurmalıdır.

Belirsiz alacak veya kısmi dava olarak açılan dosyalarda sonradan artırılan miktarlar da hükümde dikkate alınmalıdır. Talep artırım veya ıslah dilekçesinin usulüne uygun olup olmadığı ve harcın tamamlanıp tamamlanmadığı ayrıca kontrol edilir.

İşe iade talepleri ile parasal işçilik alacakları da aynı hukuki sonuç değildir. İşe iade davasında İş Kanunu m.20-21 sistemi; alacak davalarında ise ilgili maddi hukuk ve 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu uygulanır.

Usulden Ret ile Talep Hakkında Karar Verilmemesi Aynı Şey mi?

Hayır. Mahkeme dava şartı eksikliği, görev, kesin yetki, hukuki yarar veya kanundaki başka bir usul engeli nedeniyle usulden ret kararı verebilir. Böyle bir karar da talep hakkında yargısal sonuç doğuran karardır; fakat uyuşmazlığın maddi esasını çözmez.

Talep hakkında hiç karar verilmemesi ise farklıdır. Mahkeme yargılamayı sonuçlandırdığı hâlde taleplerden birini unutmuş veya yargısal süreç kişinin iddiasının akıbetini belirsiz bırakmış olabilir.

AYM 2022/46340 bağlamında karar hakkı, kişinin işçilik alacağı uyuşmazlığını gerçek anlamda sonuçlandıran bir yargı kararına ulaşabilmesiyle ilgilidir. Her usulden ret kararı otomatik olarak karar hakkı ihlali değildir; usul engelinin kanuni, öngörülebilir ve ölçülü uygulanması gerekir.

Dava şartı yokluğu konusunda ayrı güncel analiz için AYM 2021/5181 – İşçilik Alacağı Davasında Dava Şartı Yokluğu yazımız incelenebilir. O içerik mahkemeye erişim; bu içerik ise karar hakkı üzerine kuruludur.

Eksik veya Cevapsız Talep İstinafta Nasıl İleri Sürülür?

Gerekçeli karar tebliğ edildiğinde dava dilekçesi, talep artırım/ıslah dilekçesi, bilirkişi raporu ve hüküm fıkrası yan yana kontrol edilmelidir. Hangi talep hakkında hiç hüküm kurulmadığı açık biçimde belirlenmelidir.

HMK m.305/A uygulanabilecekse bir aylık tamamlatma başvurusu değerlendirilmelidir. Aynı zamanda kanun yolu süreleri ayrıca takip edilmelidir; tamamlatma talebinin kanun yolu süresine etkisi HMK’nın ilgili hükümlerine göre dikkatle hesaplanmalıdır.

İstinaf dilekçesinde “mahkeme eksik karar verdi” demek yerine, dava dilekçesindeki talebin hangi bölümde yer aldığı, hakkında neden hüküm bulunmadığı ve bu eksikliğin hangi hukuki sonucu doğurduğu gösterilmelidir.

Mahkeme talebi açıkça reddetmiş ancak gerekçe yazmamışsa sorun tamamlatmadan çok gerekçeli karar hakkı ve kanun yolu incelemesi alanına girer. Talep hakkında hiç hüküm yoksa m.305/A ve eksik hüküm mekanizması öne çıkar.

Zorunlu Arabuluculuk Karar Hakkını Nasıl Etkiler?

7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu m.3 kapsamındaki işçi veya işveren alacağı ve tazminatı davalarında arabulucuya başvuru dava şartıdır. Arabuluculuk son tutanağında uyuşmazlık konusu edilen alacaklarla dava talepleri arasındaki uyum önemlidir.

Mahkeme bir alacak kalemini arabuluculuk kapsamında olmadığı gerekçesiyle usulden reddediyorsa, bu gerekçe hükümde açıkça gösterilmelidir. Gerçekte arabuluculukta görüşülen bir talebin dosyada hiç ele alınmaması karar hakkı ve mahkemeye erişim yönünden ayrı sorun yaratabilir.

Arabuluculuğa hiç başvurulmaması ile son tutanağın dava dilekçesine eklenmemesi farklı sonuç doğurur. Bu ayrımı dava şartı rehberimizde ayrıntılı açıkladık.

2026’da Gerekçeli Karar Sonrası Kontrol Listesi

İşçilik alacağı kararı tebliğ edildiğinde önce hüküm fıkrası incelenmelidir. Her alacak kalemi için kabul/red miktarı var mı? Faiz türü ve başlangıcı yazılı mı? Yargılama giderleri ve vekâlet ücreti doğru dağıtılmış mı?

İkinci olarak taleplerle hüküm karşılaştırılmalıdır. Islah veya talep artırım sonrası son talep miktarı dikkate alınmış mı? Mahkeme yanlışlıkla ilk dava değerinde mi kalmış? Ek dava veya birleşen dosya varsa bunlar hakkında hüküm kurulmuş mu?

Üçüncü olarak gerekçe ile hüküm arasında çelişki olup olmadığı kontrol edilmelidir. Gerekçede kabul edildiği söylenen kalem hükümde reddedilmişse bunun tavzih, tamamlama veya kanun yolu kapsamında hangi yöntemle düzeltileceği belirlenmelidir.

Dördüncü olarak m.305/A’nın bir aylık süresi ile istinaf süresi ayrı takvime yazılmalıdır. Sürelerin “mahkeme zaten düzeltir” düşüncesiyle geçirilmesi hak kaybı doğurabilir.

Hükmün Tamamlanması ile Tavzih Aynı mı?

Hayır. HMK m.305 hükmün tavzihini; m.305/A ise hükmün tamamlanmasını düzenler. Tavzih, hükmün yeterince açık olmaması veya icrasında tereddüt bulunması hâlinde açıklama içindir. Tamamlama ise hakkında hiç veya kısmen karar verilmeyen talep/husus için ek karar verilmesini sağlar.

Tavzih yoluyla hüküm değiştirilemez veya taraflara yeni hak ve borç yüklenemez. Tamamlama da mevcut kararda verilmiş sonucu yeniden değerlendirme yolu değildir; yalnız unutulan karar kısmını tamamlar.

Sık Yapılan Hatalar

  1. Gerekçeyi okuyup hüküm fıkrasını kontrol etmemek: İcra edilebilir sonuç hüküm fıkrasında olmalıdır.
  2. Hakkında karar verilmeyen talebi istinaf sonuna kadar bekletmek: HMK m.305/A için bir aylık süre vardır.
  3. Tavzih ve tamamlamayı karıştırmak: Açıklama ile eksik hüküm farklı kurumlardır.
  4. Islah/talep artırımını hükümle karşılaştırmamak: Son talep miktarı esas alınmalıdır.
  5. Usulden reddi “hiç karar yok” sanmak: Usulden ret de yargısal karardır; hukuka uygunluğu kanun yolunda tartışılır.
  6. AYM 2022/46340 kararını işçilik alacağının otomatik kabulü gibi yorumlamak: İhlal karar hakkına ilişkindir; alacağın varlığı olağan mahkemece belirlenir.

Resmî Kaynaklar

Sık Sorulan Sorular

1. Mahkeme taleplerden biri hakkında karar vermezse ne yapılır?

Koşulları varsa HMK m.305/A uyarınca kararın tebliğinden itibaren bir ay içinde hükmün tamamlanması istenebilir.

2. Hükmün tamamlanması süresi kaç gündür?

Kanun bir aylık süre öngörür.

3. Mahkeme talebi reddettiyse tamamlama istenir mi?

Hayır. Açıkça karar verilmiş talebin sonucunu değiştirmek için tamamlatma değil kanun yolu kullanılır.

4. Tavzih ile tamamlama aynı mı?

Hayır. Tavzih belirsiz hükmü açıklar; tamamlama unutulan talep hakkında ek karar verilmesini sağlar.

5. AYM 2022/46340 hangi hakla ilgilidir?

Anayasa m.36 kapsamındaki karar hakkıyla ilgilidir.

6. Her işçilik alacağı hakkında ayrı hüküm kurulmalı mı?

Evet. HMK m.297/2 uyarınca taleplerden her biri hakkında verilen sonuç açıkça gösterilmelidir.

7. Faiz hükümde yazılmalı mı?

Talep ve hukuki şartlarına göre faiz türü, oran rejimi ve başlangıç tarihi hükümde infaza elverişli biçimde gösterilmelidir.

8. Usulden ret karar hakkı ihlali midir?

Her usulden ret ihlal değildir. Usul engelinin kanuni ve ölçülü uygulanması gerekir.

9. Tamamlama talebi istinaf yerine geçer mi?

Hayır. Her iki yolun amacı ve süresi farklıdır.

10. Gerekçeli karar gelince ilk ne yapılmalıdır?

Dava/ıslah talepleri tek tek hüküm fıkrasıyla karşılaştırılmalı ve eksik kalem varsa m.305/A ile kanun yolu süreleri aynı gün kontrol edilmelidir.

Av. Halil Bakırcı
Mersin Barosu Sicil No: 3472
Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu
Bu içerik 16 Eylül 2026 tarihinde yürürlükteki HMK m.297 ve m.305/A, 7036 sayılı Kanun ve Anayasa m.36 ile Anayasa Mahkemesinin 2026 tarihli bireysel başvuru sonuçları esas alınarak hazırlanmıştır.

Hukuki konu hakkında iletişim

İlk iletişimde konuyu, bulunduğunuz ülke veya ili ve varsa tebliğ ya da son işlem tarihini kısaca belirtebilirsiniz. T.C. kimlik numarası, sağlık verisi veya kişisel belge göndermeyiniz. Mesajlaşma tek başına hukuki görüş veya avukatlık ilişkisi oluşturmaz.

Telefonla Araİletişim Bilgileri

tarafından hazırlanmış, Av. Emirhan Keskin tarafından incelenmiştir.

Yazar Bilgisi

, Mersin Barosu 3472 sicil numarasına kayıtlıdır. Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu bünyesinde ceza, aile, iş, gayrimenkul ve ticaret hukuku alanlarında hukuki danışmanlık ve dava takibi sunmaktadır.

İnceleyen: Av. Emirhan Keskin · Mersin Barosu Sicil No: 5507

Telefon WhatsApp