Ceza Hukuku • Güncel 2026
Terk Nedeniyle Hastalık, Yaralanma veya Ölüm Sonucu
TCK 97/2’nin gönderme kuralını, nedensellik bağını, TCK 23 ve ölüm hâlinde TCK 83–85 ayrımını açıklayan rehber.
Ceza hukuku • Ağırlaşmış netice
TCK 97/2’nin gönderme kuralını, nedensellik bağını, TCK 23 ve ölüm hâlinde TCK 83–85 ayrımını açıklayan rehber.
TCK 97/2 Tam Kanun Metni
“Terk dolayısıyla mağdur bir hastalığa yakalanmış, yaralanmış veya ölmüşse, neticesi sebebiyle ağırlaşmış suç hükümlerine göre cezaya hükmolunur.”
Hukuki sonuç: Önce terk suçu kurulur; ardından meydana gelen sonuca uygun ağırlaşmış netice hükmü belirlenir.
TCK 97/2 Neden Tek Ceza Vermiyor?
Hastalık, basit yaralanma, organ kaybı ve ölüm aynı ağırlıkta değildir. Bu nedenle kanun tek sayı vermek yerine sonucun niteliğine göre genel ağırlaşmış netice hükümlerine gönderme yapar.
| Sonuç | İncelenecek konu |
|---|---|
| Hastalık | Tıbbi tanı ve terk ile bağlantı |
| Yaralanma | Yaranın TCK 86–87 ölçütlerine göre ağırlığı |
| Ölüm | Nedensellik, kast ve en az taksir |
| Önceden hastalık | Terkin hastalığı ağırlaştırıp ağırlaştırmadığı |
Terk ile Sonuç Arasındaki Nedensellik
Mağdurun terkten sonra hastalanması tek başına yeterli değildir. Soğuk, açlık, ilaçsız kalma, düşme veya sağlık yardımına erişememe ile sonuç arasında tıbbi bağ kurulmalıdır.
Adli tıp raporu, zamanında bakım sağlansaydı sonucun önlenebilir olup olmadığını ve önceden var olan hastalığın etkisini açıklamalıdır.
Ağır Sonuç Yönünden En Az Taksir
TCK m.23
“Bir fiilin, kastedilenden daha ağır veya başka bir neticenin oluşumuna sebebiyet vermesi hâlinde, kişinin bundan dolayı sorumlu tutulabilmesi için bu netice bakımından en azından taksirle hareket etmesi gerekir.”
Fail ağır sonucu öngörmesi gerekirken öngörmemiş veya öngörüp istememişse taksir; sonucu istemiş veya kabullenmişse kast hükümleri uygulanır.
Ölümde TCK 97/2, TCK 83 ve TCK 85 Ayrımı
Koruma yükümlüsü ölüm sonucunu bilerek ve isteyerek önlememişse TCK 83; dikkat ve özen yükümlülüğünü ihlal ederek ölüme neden olmuşsa TCK 85 değerlendirilir. TCK 97/2, kastın öldürmeye ulaşmadığı fakat terk fiilinin ağır sonuca yol açtığı olaylarda uygulanır.
İlaçsız bırakılan hasta
Bakım yükümlüsü kişiyi zorunlu ilacına erişemeyecek şekilde terk eder ve hastalık ağırlaşırsa TCK 97/2 uygulanır.
Soğukta bırakılan çocuk
Çocuk terk nedeniyle hipotermi geçirirse hastalık/yaralanma sonucu adli raporla belirlenir.
Ölüm sonucu
Fail ölüm riskini bildiği hâlde mağduru yardım alamayacak yerde bırakmışsa kastın kapsamı ayrıca TCK 83 yönünden incelenir.
Ağır Sonuç Dosyasının Delilleri
- Koruma yükümlülüğünün kaynağı
- Terk yeri ve süresi
- İlaç, beslenme ve bakım planı
- Hastane ve adli tıp raporu
- Otopsi ve toksikoloji
- Kamera, konum ve iletişim
- Sonucun önlenebilirliğine ilişkin uzman görüşü
Mersin’de TCK 97/2 Dosyaları
Mersin’de sağlık kaydı, bakım planı ve kamera verileri aynı zaman çizelgesinde incelenmelidir. Mersin ceza avukatı · İletişim
Hukukçu İncelemesi ve E-E-A-T Bilgisi
Av. Halil Bakırcı
Av. Emirhan Keskin
Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu
Akdeniz / Mersin
Terk Nedeniyle Ağır Netice ve Nedensellik Tablosu
| Olay | İncelenecek bağ |
|---|---|
| Terk nedeniyle hastalık başlaması | Terk koşulları ile hastalığın tıbbî bağlantısı |
| Terk nedeniyle mevcut hastalığın ağırlaşması | Önceki durum ile sonraki kötüleşmenin ayrımı |
| Terk nedeniyle düşme ve yaralanma | Gözetimsizlik ile düşme arasındaki bağ |
| Terk nedeniyle soğukta kalma | Süre, hava koşulları ve hipotermi bulguları |
| Terk nedeniyle susuzluk veya açlık | Bakım ihtiyacı ve tıbbî sonuç |
| Terk nedeniyle ilaç alınamaması | İlaç düzeni ile sağlık sonucu |
| Terk nedeniyle trafik tehlikesi | Mağdurun kendini koruma yeterliği |
| Terk nedeniyle üçüncü kişi saldırısı | Araya giren fiilin nedensellik üzerindeki etkisi |
| Terk nedeniyle yardımın gecikmesi | Gecikme süresi ile zararın artışı |
| Terk nedeniyle enfeksiyon | Bakım eksikliği ile enfeksiyonun kaynağı |
| Terk nedeniyle psikolojik zarar | Uzman değerlendirmesi ve olayın sürekliliği |
| Terk nedeniyle kalıcı engel | Yaralanma ile sürekli etki arasındaki bağ |
| Terk nedeniyle ölüm | TCK 97/2 ve ilgili ağır netice hükümleri |
| Terk nedeniyle ölüm riski oluşması | Somut tehlike ile gerçekleşen neticenin ayrımı |
| Terk nedeniyle ambulans müdahalesi | 112 kayıtları ve sağlık ekibi bulguları |
| Terk nedeniyle hastane yatışı | Epikriz, tanı ve tedavi zaman çizelgesi |
| Terk nedeniyle birden çok sonuç | Her neticenin ayrı nedensellik incelemesi |
| Terk nedeniyle şüpheli sonuç | Şüphenin uzman raporuyla giderilememesi hâli |
Terk nedeniyle ağır netice faile ancak fiil ile hastalık, yaralanma veya ölüm arasında hukuken kurulabilir bir bağ varsa yüklenebilir.
Dosyanıza Özgü İnceleme
Genel hukuki bilgilendirmedir.
TCK 97/2 Dört Aşamada Nasıl Uygulanır?
Terk sonucu ölüm, hastalık veya yaralanma dosyasında yalnız ağır sonuca bakılarak TCK 97/2 uygulanamaz. Önce TCK 97/1’deki temel terk suçunun bütün unsurları kurulmalı; sonra ağır neticenin gerçekleştiği, bu neticenin terkten kaynaklandığı ve failin ağır netice bakımından TCK 23 uyarınca en az taksirle hareket ettiği gösterilmelidir.
| Aşama | İspatlanacak husus | Eksikse sonuç |
|---|---|---|
| 1. Temel suç | Özel koruma-gözetim görevi, kendini idare edemeyen mağdur ve kendi hâline terk | TCK 97/2’ye geçilemez |
| 2. Ağır netice | Hastalık, yaralanma veya ölümün tıbben gerçekleşmesi | Temel TCK 97/1 değerlendirilir |
| 3. Nedensellik ve isnat | Terk olmasaydı neticenin oluşmayacağı veya bu biçimde gerçekleşmeyeceği | Ağır netice faile yüklenemez |
| 4. Kusur | Ağır netice bakımından en az taksir; daha ağır kast varsa uygun norm | TCK 23 gereği ağır neticeden sorumluluk kurulamaz |
Bu sıralama hem iddia hem savunma açısından önemlidir. Failin bakım yükümlüsü olmadığı ortaya çıkarsa terk suçu değil, koşulları varsa TCK 98 gündeme gelir. Mağdur hastalanmış fakat bunun terkten bağımsız enfeksiyondan kaynaklandığı belirlenmişse temel terk suçu kalabilir; ağırlaşmış netice yüklenemeyebilir.
Önce TCK 97/1’deki Temel Terk Suçu Kanıtlanmalıdır
TCK 97/2 bağımsız bir “bakım hatası sonucu yaralama veya öldürme” suçu değildir. Gönderme hükmünün uygulanabilmesi için failin mağduru koruma ve gözetme konusunda özel yükümlülüğü, mağdurun yaşı veya hastalığı nedeniyle kendini idare edememesi ve failin onu kendi hâline bırakması gerekir. Ağır netice bu temel yapının üzerine eklenir.
Örneğin sağlık kurumunda çalışan herkes, her hastanın TCK 97 anlamında koruma yükümlüsü değildir. Görev tanımı, vardiya, hastanın teslimi ve fiilî sorumluluk belirlenmelidir. Aile bireyi olmak da yetişkin mağdur üzerinde otomatik özel bakım görevi yaratmayabilir. Temel ilişkinin kaynağı belgelenmeden “bakım vermedi ve ölüm oldu” şeklindeki sonuç cümlesi yeterli değildir.
Güvenli devir yapılmışsa terk unsuru oluşmayabilir. Hastanın ambulans ekibine, çocuğun yetkili okul görevlisine veya yaşlı kişinin yeni vardiyaya fiilen ve gerekli bilgilerle teslim edilmesi koruma zincirini sürdürebilir. Buna karşılık kapalı kurum kapısına bırakıp ayrılmak veya yeni görevlinin gelmediğini bildiği hâlde korumayı kesmek farklı değerlendirilir.
Terk Sonucu Hastalık ile Yaralanma Nasıl Ayrılır?
Kanun hastalık, yaralanma ve ölümü ayrı ayrı sayar. Hastalık; soğukta bırakma sonucu hipotermi, ilaçsız bırakma sonucu metabolik bozulma, hijyen ve beslenme eksikliğine bağlı enfeksiyon veya psikiyatrik tablonun ortaya çıkması gibi biçimlerde görülebilir. Yaralanma ise mağdurun gözetimsiz kaldığı için düşmesi, yanması, araç çarpması veya başka fiziksel zarar yaşaması şeklinde olabilir.
Tıbbi rapor yalnız tanıyı yazmamalı, tanının ne zaman başladığını ve terk koşullarıyla bağını açıklamalıdır. “Pnömoni vardır” tespiti tek başına hastalığın soğukta bırakmadan kaynaklandığını göstermez. Aynı şekilde kırık saptanması, düşmenin terk süresinde ve koruma eksikliği nedeniyle meydana geldiğini otomatik ispatlamaz.
| Netice | Tipik mekanizma | Kritik tıbbi soru |
|---|---|---|
| Hipotermi/dehidratasyon | Soğuk, sıcak veya sıvısız ortamda uzun süre kalma | Ortam ve süre bu tabloyu doğurmaya elverişli mi? |
| İlaç kesilmesine bağlı kriz | Zorunlu ilaca erişimin kesilmesi | Doz-zaman ve hastalık kötüleşmesi arasında bağ var mı? |
| Düşme ve kırık | Gözetim/yardım olmadan hareket girişimi | Uygun bakım düşmeyi önleyebilir miydi? |
| Yatak yarası/enfeksiyon | Uzun bakım ve pozisyon eksikliği | Başlangıç zamanı, bakım standardı ve alternatif neden nedir? |
| Ruhsal hastalık/bozulma | İzolasyon, korku veya ilaçsız kalma | Klinik tanı ve terk olayıyla zamansal/tıbbi bağ var mı? |
Ruhsal Zarar TCK 97/2 Kapsamında Değerlendirilebilir mi?
Ruhsal etkilenme ile hukuken hastalık sayılabilecek klinik tablo ayrılmalıdır. Korku, üzüntü veya yalnızlık her durumda TCK 97/2 anlamında hastalık değildir. Travma sonrası stres, ağır anksiyete, depresif bozukluk veya mevcut psikiyatrik hastalığın belirgin kötüleşmesi ileri sürülüyorsa uzman muayenesi, önceki sağlık öyküsü, belirti başlangıcı ve işlev kaybı değerlendirilmelidir.
Mağdur çocuk, bilişsel yetersizliği olan veya iletişim güçlüğü yaşayan kişi ise görüşme yöntemi yaşına ve durumuna uygun olmalıdır. Yakınların yorumu tek başına klinik tanı yerine geçmez. Uzman, terkten önceki işlev düzeyi ile sonraki değişimi ve diğer stres etkenlerini karşılaştırmalıdır.
Terk ile Ağır Netice Arasındaki Nedensellik Nasıl Kurulur?
İhmali suçlarda “fail bir hareket yaptı mı?” yerine “yükümlü olduğu hareketi yapsaydı sonuç önlenebilir miydi?” karşılaştırması yapılır. Beklenen bakımın ne olduğu somutlaştırılır: ilaç verme, gözetim, güvenli mekânda tutma, sağlık ekibine teslim veya acil bildirim. Sonra bu hareket zamanında yapılsaydı hastalık, yaralanma ya da ölümün makul tıbbi değerlendirmeyle önlenip önlenemeyeceği araştırılır.
Salt zamansal ardışıklık yeterli değildir. Terkten sonra ölüm olması, terkin ölüm nedeni olduğunu tek başına göstermez. Buna karşılık mağdurun koruma olmadan maruz bırakıldığı risk tam da gerçekleşmişse hukuki isnat güçlenir: yürüyemeyen kişinin yalnız bırakıldıktan sonra düşmesi, insüline erişemeyen diyabet hastasının krize girmesi veya küçük çocuğun soğukta hipotermi geçirmesi gibi.
| Nedensellik basamağı | Soru | Gerekli veri |
|---|---|---|
| Beklenen hareket | Fail tam olarak ne yapmalıydı? | Bakım planı, görev, uzman standardı |
| Zaman | Bu hareket en geç ne zaman yapılmalıydı? | Vardiya, ilaç saati, ilk belirti |
| Karşılaştırma | Hareket yapılsaydı sonuç önlenebilir miydi? | Tıbbi olasılık ve tedavi penceresi |
| Gerçekleşen risk | Terkle yaratılan risk mi sonuca dönüştü? | Olay yeri, otopsi, klinik mekanizma |
| Alternatif neden | Bağımsız başka neden baskın mı? | Ön hastalık, üçüncü kişi, ani olay |
Uzman raporu “illiyet vardır/yoktur” şeklinde hukukî sonuca hükmetmekle yetinmemeli; tıbbi mekanizmayı ve olasılığı açıklamalıdır. Nihai hukuki değerlendirme mahkemeye aittir.
Mağdurun Önceden Hastalığı Varsa Sorumluluk Kalkar mı?
Önceden var olan hastalık, ağır neticenin tek sebebi veya terkin etkisini artıran kırılganlık olabilir. Mağdurun hassas olması faili otomatik olarak sorumluluktan kurtarmaz. Koruma yükümlüsü, bildiği veya bilmesi gereken özel ihtiyaca göre hareket etmelidir. Örneğin düzenli ilaç gerektiren hastanın ilaca erişiminin kesilmesi, mevcut hastalığın ağırlaşmasını öngörülebilir kılabilir.
Bununla birlikte fail her bilinmeyen ve öngörülemez tıbbi sonucu üstlenmez. Hastalığın önceden belirti vermemesi, bakım planında yer almaması ve terk olmasa dahi aynı zamanda ölüm doğuracak ani bir olay bulunması nedensellik ve TCK 23 kusuru bakımından önemlidir. Önceki hastane dosyası, reçete, bakım planı ve failin bu bilgilerden haberdar olup olmadığı araştırılmalıdır.
Üçüncü Kişinin veya Kurumun Gecikmesi Nedensellik Bağını Keser mi?
Failin terkinden sonra komşunun geç bildirim yapması, ambulansın gecikmesi veya sağlık kurumunda hata yaşanması nedensellik zincirini her olayda otomatik kesmez. Sonraki davranışın olağan yardım sürecinin parçası mı, yoksa sonucu tek başına doğuran olağanüstü ve bağımsız bir neden mi olduğu incelenir. İlk failin yarattığı risk devam ediyorsa birden fazla neden birlikte etkili olabilir.
Örneğin mağdurun yerinin gizlenmesi nedeniyle ekiplerin bulamaması ilk terk davranışıyla bağlantılı olabilir. Buna karşılık mağdur güvenli ve zamanında hastaneye teslim edildikten sonra tamamen bağımsız ağır bir tıbbi müdahale hatası yaşanmışsa hukuki isnat ayrıca tartışılır. Tıbbi ve lojistik zaman çizelgesi tüm aktörlerin katkısını ayırmalıdır.
Terk Sonucu Ölümde Ölüm Zamanı ve Kurtarılabilirlik
Ölüm dosyasında ilk belirlenmesi gereken noktalardan biri, mağdurun fail ayrıldığında yaşayıp yaşamadığı ve ölüm sürecinin hangi aralıkta geliştiğidir. Cesedin bulunduğu saat ölüm saati değildir. Vücut bulguları, son görüldüğü an, telefon veya cihaz kullanımı, kamera, sağlık verileri ve otopsi birlikte değerlendirilerek zaman aralığı oluşturulur. Kesin dakika verilemiyorsa rapor bunu açıkça belirtmelidir.
Mağdur failin koruma görevini kestiği anda zaten ölmüşse TCK 97/2’deki ölüm neticesinin terk dolayısıyla meydana geldiği söylenemez; fakat ölümden önceki terk ve başka fiiller ayrıca incelenir. Mağdur hayattaysa ikinci soru, doğru bakım veya acil çağrıyla kurtarılabilir olup olmadığıdır. “Daha erken müdahale faydalı olurdu” ile “ölüm makul tıbbi olasılıkla önlenebilirdi” aynı açıklıkta değildir.
| Zaman noktası | Kaynak | Hukuki önemi |
|---|---|---|
| Son sağ görüldüğü an | Kamera, mesaj, tanık, cihaz | Terk başladığında yaşam ve işlev durumu |
| İlk belirti veya kriz | Monitör, çağrı, sensör, tanık | Yardım penceresinin başlangıcı |
| 112 ve ekip varışı | Resmî çağrı/ambulans kaydı | Gecikme dilimlerinin ayrılması |
| Ölümün tahmini aralığı | Otopsi ve adli tıp | Terk ile ölüm arasındaki kronoloji |
Fail Tehlikeyi Gizler veya Yardımı Engellerse Değerlendirme
Terk davranışı bazen yalnız pasif ayrılmadan ibaret değildir. Fail mağdurun yerini yanlış bildirir, telefonunu alır, kapıyı kilitler, bakım planını saklar veya yardım etmek isteyen kişiyi uzaklaştırırsa ağır netice riskini artıran aktif davranışlar da bulunur. Bu hareketler nedensellik, kast ve uygulanacak suç tipi bakımından ayrı ayrı yazılmalıdır.
Özellikle ölüm riski bilindiği hâlde yardım erişiminin bilinçli biçimde kesilmesi, yalnız TCK 97/2 çerçevesinde kalmayıp TCK 83 yönünden daha ağır manevi unsur incelemesini gerektirebilir. Buna karşılık fail yanlış bilgiyi dalgınlıkla vermiş veya kendisi de acil sağlık krizi yaşamışsa bilgi ve kusur düzeyi farklıdır. Dijital mesajlar, kapı/anahtar kayıtları ve 112 ses dosyası bu ayrımın temel delilleridir.
TCK 23 Uyarınca Ağır Netice Bakımından En Az Taksir
Fail temel terk fiilini kasten gerçekleştirse bile hastalık, yaralanma veya ölüm sonucundan sorumlu tutulması için ağır netice bakımından en az taksir gerekir. Başka bir ifadeyle ağır sonucun fail tarafından öngörülebilir olması; failin dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranması aranır. Sırf sonuç gerçekleşti diye kusursuz ağır sorumluluk kurulamaz.
Fail ağır sonucu öngörmemiş fakat somut görevi ve bilinen riskler nedeniyle öngörmesi gerekiyorsa taksir; sonucu öngörüp gerçekleşmeyeceğine güvenmişse bilinçli taksir tartışılabilir. Ölümü öngörüp kabullenerek koruma görevini yerine getirmemişse mesele TCK 83 kapsamındaki ihmali davranışla kasten öldürmeye dönüşebilir. Kastın kabulü, yalnız terk yerinin tehlikeli olmasına değil failin bilgi ve iradesine dayanmalıdır.
| Manevi unsur | Neticeye ilişkin tutum | İncelenecek hüküm |
|---|---|---|
| En az taksir | Öngörmesi gerekirken öngörmeme veya öngörüp istememe | TCK 97/2 ve TCK 23 çerçevesi |
| Taksirli ölüm | Dikkat ve özen ihlaliyle ölüm | Olay yapısına göre TCK 85 ve özel norm ilişkisi |
| Olası/doğrudan kast | Ölümün kabullenilmesi veya istenmesi | Garantörlük varsa TCK 83 |
| Öngörülemez sonuç | Failin bilmesi beklenemeyen olağanüstü netice | Ağır netice sorumluluğu kurulamayabilir |
Terk Süresi Kaç Dakika Olursa Ağır Sonuç Doğar?
Kanunda sabit dakika veya saat yoktur. Süre; mağdurun yaşı, hastalığı, hareket kapasitesi, çevre koşulu ve ihtiyaç duyduğu bakımın sıklığıyla birlikte değerlendirilir. Solunum cihazına bağlı veya ağır hipoglisemi riski olan kişi için dakikalar önemliyken, başka bir durumda aynı süre netice yaratmayabilir.
| Risk | Zaman hassasiyeti | Kayıt |
|---|---|---|
| Solunum/bilinç bozukluğu | Çok yüksek; dakikalar kritik olabilir | Monitör, 112, ilk muayene |
| Zorunlu ilaç veya beslenme | Doz ve hastalığa bağlı | Reçete, saat çizelgesi, laboratuvar |
| Soğuk/sıcak maruziyeti | Hava, kıyafet, yaş ve sağlıkla değişir | Meteoroloji, kamera, vücut ısısı |
| Düşme riski | Hareket girişimi anında sonuç doğabilir | Hareket sensörü, kamera, olay yeri |
| Uzun süreli bakım eksikliği | Saatler veya günler içinde kümülatif olabilir | Bakım notu, yara evresi, beslenme |
Adli Tıp veya Bilirkişiye Sorulması Gereken On Soru
- Mağdurda hangi hastalık, yaralanma veya ölüm nedeni tespit edilmiştir?
- Neticenin muhtemel başlangıç ve gelişme zamanı nedir?
- Terk yeri, sıcaklık, süre ve fiziksel koşullar sonucu doğurmaya elverişli midir?
- Mağdurun önceki hastalıkları neticeye nasıl katkıda bulunmuştur?
- Bakım planına göre hangi hareket hangi zamanda yapılmalıydı?
- Bu hareket yapılsaydı ağır netice hangi olasılıkla önlenebilirdi?
- İlaç, beslenme, sıvı veya cihaz kesintisinin klinik etkisi nedir?
- Üçüncü kişi veya sağlık hizmeti gecikmesinin bağımsız etkisi var mıdır?
- Ruhsal zarar ileri sürülüyorsa klinik tanı ve işlev kaybı nedir?
- Dosyadaki saat çelişkileri tıbbi bulgularla nasıl uyumludur?
Rapor çelişkili veya gerekçesizse ek rapor istenmesi düşünülebilir. Uzman tanıyı ve tıbbi bağı açıklar; hangi ceza maddesinin uygulanacağına mahkeme karar verir.
Sağlık Raporları Birbiriyle Çelişirse Ne Yapılır?
Ambulans formu, acil servis notu, yoğun bakım kaydı ve otopsi farklı zamanları ve farklı amaçları yansıtır. İlk kayıtta “bilinç açık” yazması saatler sonra ağırlaşmayı dışlamaz; otopsideki ölüm nedeni de terk ile nedenselliği tek başına çözmez. Hangi kaydın hangi saate ait olduğu, ölçüm yöntemi ve kayıt hatası ihtimali açıklanmalıdır.
Çelişki varsa ham tetkikler, görüntüler, laboratuvar saatleri ve cihaz kayıtları getirtilerek ek veya üst uzman incelemesi istenebilir. Uzmanın varsaydığı terk süresi dosyadaki kamera saatiyle uyuşmuyorsa raporun sonucu da değişebilir. Hukuki değerlendirme, yanlış veya eksik kronolojiye dayanan tek cümlelik kanaat yerine denetlenebilir gerekçe üzerine kurulmalıdır.
Ölüm hâlinde otopsi fotoğrafları, toksikoloji örnekleri, histopatoloji ve olay yerindeki ilaç/cihazlar korunmalıdır. İlaç kutusunun boş olması ilacın alınmadığını, dolu olması da erişilebilir olduğunu tek başına göstermez; reçete zamanı, doz sayımı ve tanık anlatımıyla karşılaştırma gerekir. Dijital sağlık verilerinin saat dilimi ve cihaz senkronizasyonu da kontrol edilmelidir.
1. İnsülinsiz bırakılan hasta
İlaç saati, failin bilgisi, kan değerleri ve kriz mekanizmasıyla terk-netice bağı araştırılır.
2. Soğukta bırakılan küçük çocuk
Hava sıcaklığı, kıyafet, süre ve vücut ısısı hipotermi bakımından birlikte incelenir.
3. Yalnız bırakılan yaşlı kişinin düşmesi
Gözetim görevi, bilinen düşme riski ve uygun yardım verilseydi düşmenin önlenebilirliği belirlenir.
4. Önceden ağır hastalığı olan mağdurun ölümü
Doğal hastalık seyri ile bakım kesintisinin hızlandırıcı etkisi ayrılmalıdır.
5. Güvenli teslimden sonra bağımsız tıbbi hata
İlk failin koruma görevi ve riskinin sona erip ermediği, sonraki hatanın bağımsızlığı değerlendirilir.
6. Kısa süre yalnız kalan fakat zarar görmeyen mağdur
TCK 97/1 koşulları oluşabilir; 97/2 için hastalık, yaralanma veya ölüm neticesi gerekir.
7. Terk sonrası psikiyatrik bozukluk
Klinik tanı, önceki öykü, belirti zamanı ve diğer travmatik etkenler uzman raporuyla incelenir.
8. Ölüm riskini kabullenen bakıcı
Özel garantörlük ve kast delilleri varsa TCK 83, yalnız ağır neticeli terk kabulünden önce değerlendirilmelidir.
Terk Sonucu Ölüm ve Yaralanma Dosyasında Delil Planı
Koruma görevi belgeleri, terk zamanı ve tıbbi netice aynı dosya kronolojisinde birleştirilmelidir. Vardiya ve anahtar kayıtları; kamera ve telefon konumu; ilaç/öğün/cihaz çizelgesi; 112 ve ambulans saatleri; hastane dosyası, otopsi ve toksikoloji kayıtları gecikmeden korunur. Dijital saatler gerçek saate göre kalibre edilir.
Mağdur taraf ağır neticenin terkten kaynaklandığını; şüpheli taraf ise güvenli teslim, alternatif neden, öngörülemezlik veya bakımın fiilen sağlandığını destekleyen kayıtları sunabilir. Deliller yalnız tek taraflı seçilmemeli; önceki sağlık dosyası ve terkten sonraki tüm müdahaleler birlikte değerlendirilmelidir.
İlgili Terk ve Yardım Etmeme Rehberleri
Resmî Mevzuat ve Kurum Kaynakları
Türkiye Genelinde Dosya Takibi ve Mersin Uygulaması
Türkiye genelinde dosya takibi
Terk Nedeniyle konusundaki dosya veya başvuru Türkiye’nin hangi il veya ilçesinde bulunursa bulunsun; UYAP evrakları, sözleşmeler, kurum kayıtları, tarafça sunulan belgeler, bilirkişi raporları ve diğer somut deliller birlikte incelenebilir. Görev, yetki, süre ve başvuru yolu dosyanın hukuki niteliğine göre ayrı ayrı belirlenir. Gerekli yetkilendirme bulunduğunda farklı illerdeki adliye ve kurum işlemleri, dosyanın bulunduğu yer ile uygulanacak usul kuralları gözetilerek takip edilebilir.
Mersin uygulaması ve büromuzla iletişim
Mersin merkez ile Tarsus, Erdemli, Silifke, Anamur, Mut ve diğer ilçelerde görev, yetki, süre ve ilgili adliye veya kurum uygulaması somut olay üzerinden kontrol edilir. Bakırcı Keskin Hukuk Bürosu hukuki değerlendirmeyi dosya belgeleri ve somut deliller üzerinden yapar; hukuki süreçte sonuç garantisi vermez.
Dosya belgelerinin incelenmesi ve görüşme talebi için iletişim sayfası
Terk Nedeniyle Hakkında Sık Sorulan Sorular
Terk sonucu hastalık olursa hangi hüküm uygulanır?
TCK 97/2 ve neticesi sebebiyle ağırlaşmış suç hükümleri uygulanır.
TCK 97/2 sabit bir ceza yazıyor mu?
Hayır. Sonucun niteliğine göre ilgili ağırlaşmış netice hükmüne gönderme yapar.
Terk sonucu yaralanmada ne ispatlanır?
Terk fiili, yaralanma, nedensellik ve ağır sonuç yönünden en az taksir.
Mağdur ölürse otomatik TCK 97/2 mi uygulanır?
Hayır. Failin kastına ve yükümlülüğüne göre TCK 83 veya 85 de değerlendirilir.
Hastalık önceden varsa ne olur?
Terk fiilinin hastalığı doğurup doğurmadığı veya ağırlaştırıp ağırlaştırmadığı uzman raporuyla belirlenir.
Ruh sağlığı zararı kapsamda mı?
Evet; tıbbi tanı ve nedensellik raporu gerekir.
Terk süresi önemli mi?
Evet; tehlikenin ve sonucun oluşumunda süre temel delildir.
Fail sonucu istemediyse sorumluluk kalkar mı?
Hayır. Ağır netice yönünden en az taksir varsa TCK 23 uygulanır.
Ölüm öngörülüp kabullenildiyse ne olur?
Özel koruma yükümlüsü yönünden TCK 83 kapsamında ihmali davranışla kasten öldürme incelenir.
Terk Nedeniyle Hastalık, Yaralanma veya Ölüm Sonucu bakımından suç şikâyete bağlı mı?
Terk Nedeniyle Hastalık, Yaralanma veya Ölüm Sonucu açısından: Hayır.
Hangi uzman raporu gerekir?
Adli tıp; terk ile hastalık, yaralanma veya ölüm arasındaki bağı ve önlenebilirliği açıklamalıdır.
Terk Nedeniyle Hastalık, Yaralanma veya Ölüm Sonucu bakımından görevli mahkeme nasıl belirlenir?
Uygulanacak sonuç suçunun kanuni ceza üst sınırına göre belirlenir.
TCK 97/2 uygulanması için önce TCK 97/1 kanıtlanmalı mı?
Evet. Özel koruma görevi, kendini idare edemeyen mağdur ve kendi hâline terk unsurları kurulmadan ağır netice hükmüne geçilemez.
Mağdurun önceden hastalığı olması faili kurtarır mı?
Otomatik olarak hayır. Terkin hastalığı ağırlaştırıp ağırlaştırmadığı ve ağır neticenin öngörülebilirliği uzman raporuyla belirlenir.
Sonraki tıbbi hata nedensellik bağını keser mi?
Her zaman değil. Hatanın bağımsızlığı ve ilk terk riskinin devam edip etmediği somut tıbbi mekanizmayla incelenir.
Zarar oluşmamışsa TCK 97/2 uygulanır mı?
Hayır. TCK 97/2 hastalık, yaralanma veya ölüm neticesi arar; temel terk koşulları varsa TCK 97/1 ayrıca değerlendirilebilir.
Ağır netice bakımından kusur neden ayrıca aranır?
TCK 23, kastedilenden daha ağır veya başka neticeden sorumluluk için bu netice yönünden en az taksir bulunmasını şart koşar.
Terk sonucu ölüm cezası neden tek rakam değildir?
TCK 97/2 sabit aralık vermeyip neticesi sebebiyle ağırlaşmış suç hükümlerine gönderme yapar; sonuç, nedensellik ve manevi unsur somut dosyada belirlenir.
Resmî Kaynaklar
Hukukçu İncelemesi ve E-E-A-T Bilgisi
Av. Halil Bakırcı tarafından hazırlanmış, Av. Emirhan Keskin tarafından incelenmiştir.
Yazar: Av. Halil Bakırcı – Mersin Barosu Sicil No: 3472
İnceleyen: Av. Emirhan Keskin – Mersin Barosu Sicil No: 5507
Hukuk bürosu: Bakırcı Keskin Hukuk Bürosu
Son mevzuat kontrolü: 17 Ağustos 2026
Bu sayfa genel hukuki bilgilendirme amacı taşır; sonuç garantisi içermez. Hukuki değerlendirme, yürürlükteki mevzuat, somut olayın özellikleri ve hukuka uygun deliller üzerinden yapılır.
Hukuki Değerlendirme ve İletişim
Terk Nedeniyle konusunda hukuki değerlendirme; olay kronolojisi, mevcut belgeler, süreler ve hukuka uygun deliller birlikte incelenerek yapılır.
Bakırcı Keskin Hukuk Bürosu
İhsaniye Mahallesi, 4903. Sokak, Profit İş Merkezi No:23, Kat:3, Daire:14, 33070 Akdeniz/Mersin, Türkiye