B&KBakırcı & KeskinHUKUK BÜROSU
TR
TürkçeEnglishDeutschРусскийالعربية中文
Menü

İmar Planında Sanayi Alanı Olan Yerde OSB Yer Seçimi Yapılmadan Alan Kesinleşir mi? 4562 m.4 | 2026

Kısa ve net cevap: Evet. 4562 sayılı Organize Sanayi Bölgeleri Kanunu m.4’e 2023 yılında eklenen hükme göre, yürürlükteki imar planlarında sanayi alanı olarak belirlenmiş yerlerde; planı onaylayan idarenin görüşünün alınması ve imar planına esas jeolojik ve jeoteknik etüdün yapılması şartıyla klasik OSB yer seçimi işlemi yapılmadan OSB alanı kesinleştirilebilir. Bu istisna, koruma mevzuatını, üst ölçekli planları veya sanayi kurulmasını yasaklayan hükümleri ortadan kaldırmaz.

4562 m.4’te 2023 yılında getirilen özel kural nedir?

Organize sanayi bölgesi yer seçimi normalde Sanayi ve Teknoloji Bakanlığının koordinasyonunda oluşturulan yer seçimi komisyonunun mahallinde inceleme yaptığı ve ilgili kurum görüşlerinin değerlendirildiği bir süreçtir. 4 Nisan 2023 tarihli 7451 sayılı Kanunla 4562 sayılı Kanun’un 4. maddesine eklenen hüküm, zaten yürürlükteki imar planında sanayi kullanımı kararı bulunan bazı alanlar bakımından bu süreci sadeleştirmiştir.

Yeni hüküm iki şartı birlikte arar. Birincisi, planı onaylayan idarenin görüşünün alınmasıdır. İkincisi, imar planına esas jeolojik ve jeoteknik etüdün yapılmış olmasıdır. Bu iki koşul varsa OSB yer seçimi işlemi yapılmadan OSB alanı kesinleştirilebilir. Kanun burada planlama aşamasında sanayi kullanımı yönünden daha önce değerlendirilmiş alanlara özel bir yol oluşturur; ancak diğer mevzuat engelleri ayrıca geçerliliğini korur.

Düzenlemenin amacı, planlama sürecinde sanayi alanı olarak belirlenmiş ve zemin yönünden incelenmiş bir alan için aynı mekânsal uygunluk değerlendirmelerinin gereksiz yere tekrar edilmesini önlemektir. Buna rağmen OSB kuruluşu, tüzel kişilik, plan ve proje onayları, arazi edinimi ve diğer izinler ayrıca tamamlanır.

Bu istisna hangi alanlarda uygulanabilir?

Özel usul yalnız “yürürlükteki imar planlarında sanayi alanı olarak belirlenmiş yerler” için uygulanır. Tapu kaydında taşınmazın arsa olması, fiilen sanayi tesislerinin bulunması veya belediyenin gelecekte sanayi alanı planlamayı düşünmesi yeterli değildir. Hukuken yürürlükte olan plan kararında alanın sanayi kullanımı taşıması gerekir.

Planın türü ve onay makamı somut alana göre değişebilir. Önemli olan, sanayi kullanım kararının yürürlükte olması ve bu planı onaylayan idarenin görüşünün dosyaya alınmasıdır. Askıda olan, kesinleşmemiş, yargı kararıyla iptal edilmiş veya yürütmesi durdurulmuş bir plan kararına dayanılması ciddi hukuki risk yaratır.

Alan sınırının plan üzerindeki sanayi kullanım sınırıyla uyumu da kontrol edilmelidir. Önerilen OSB sınırı planlı sanayi alanının dışına taşıyorsa yalnız planlı kısım için istisna uygulanıp uygulanamayacağı ve kalan bölüm için normal yer seçimi gerekip gerekmediği dosya özelinde değerlendirilmelidir.

Bir yerin gerçekten “sanayi alanı” olduğu nasıl doğrulanır?

Doğrulama yalnız renkli plan paftasına bakılarak yapılmamalıdır. Plan paftası, plan notları, açıklama raporu ve plan onay kararı birlikte incelenmelidir. Bazı planlarda “sanayi ve depolama”, “küçük sanayi”, “lojistik”, “karma kullanım” veya özel koşullu üretim alanları birbirinden ayrılır. 4562 m.4’teki sanayi alanı kavramına dayanılmadan önce kullanım kararının hukuki niteliği açık olmalıdır.

Planın yürürlük tarihi, değişiklik geçmişi ve varsa dava durumu da önemlidir. Eski tarihli bir plan daha sonra üst ölçekli plan değişikliğiyle farklı kullanıma ayrılmış olabilir. Belediyeden veya yetkili plan onay merciinden güncel plan durum belgesi ve onaylı pafta alınması, sonradan ortaya çıkabilecek uyuşmazlıkları azaltır.

İmar planındaki sanayi kararı, taşınmazın özel kanunlardan kaynaklanan bütün sınırlamalardan arınmış olduğu anlamına gelmez. Tarım, orman, kıyı, su havzası, sit alanı veya başka özel statüler ayrıca incelenmelidir.

Planı onaylayan idarenin görüşü neden zorunludur?

4562 m.4, özel usulün uygulanması için planı onaylayan idarenin görüşünün alınmasını açık şart olarak öngörür. Bunun nedeni, sanayi kullanım kararının hangi koşullarla verildiğinin ve OSB statüsünün mevcut plan bütünlüğüyle uyumunun plan otoritesi tarafından değerlendirilmesidir.

Görüş, şekli bir yazışma olarak görülmemelidir. Plan notlarında parsel büyüklüğü, yapı yoğunluğu, ulaşım bağlantısı, çevresel tedbir veya etaplama şartları bulunabilir. OSB alanı kesinleştiğinde bu şartların nasıl uygulanacağı konusunda planı onaylayan idarenin değerlendirmesi önem taşır.

Görüş alınmadan özel usule dayanılması, işlemin şekil ve sebep unsurları bakımından tartışmalı hâle gelmesine yol açabilir. Bu nedenle görüş yazısının dosyada açık, güncel ve önerilen OSB sınırını kapsayacak şekilde bulunması gerekir.

İmar planına esas jeolojik ve jeoteknik etüt şartı nedir?

İkinci zorunlu şart, imar planına esas jeolojik ve jeoteknik etüdün yapılmasıdır. Sanayi alanında ağır yapı yükleri, geniş açıklıklı fabrika binaları, depolar, enerji ve altyapı tesisleri bulunabileceğinden zeminin yerleşime uygunluğu plan aşamasında teknik olarak ortaya konulmalıdır.

Etütte deprem, sıvılaşma, heyelan, taşkın, zemin taşıma gücü ve benzeri jeolojik-jeoteknik riskler değerlendirilir. Etüt raporu yalnız hazırlanmış olmakla kalmamalı; ilgili mevzuata göre onaylanmış ve plan kararına esas teşkil edebilir nitelikte olmalıdır.

OSB sınırının daha sonra genişletilmesi durumunda mevcut etüdün yeni alanı kapsayıp kapsamadığı ayrıca kontrol edilir. Rapor yalnız planlı sanayi alanının bir bölümüne ilişkinse kapsam dışındaki bölüm için yeni veya tamamlayıcı etüt gerekebilir.

Klasik OSB yer seçimi ile bu özel usul arasındaki fark nedir?

Klasik usulde Bakanlık koordinasyonunda ilgili kurum ve kuruluş temsilcilerinden oluşan yer seçimi komisyonu arazide inceleme yapar. Komisyonda kararların oybirliğiyle alınması esastır; oybirliği sağlanamazsa nihai kararı Bakanlık verir. Korunması gereken ve sanayi tesislerinin kurulmasına izin verilmeyen alanlar incelemeye alınmaz.

2023’te getirilen özel usulde ise zaten imar planında sanayi alanı olarak belirlenmiş yerlerde, iki şartın yerine getirilmesiyle yer seçimi işlemi tekrar yapılmadan OSB alanı kesinleştirilebilir. Böylece planlama aşamasında daha önce yapılmış mekânsal değerlendirmelerden yararlanılır.

Fark yalnız usuldedir. Özel usul, OSB’nin 4562 sayılı Kanun dışına çıkması anlamına gelmez. Kuruluş protokolü, Bakanlık onayı, yönetim organları, arsa tahsisi, altyapı ve denetim hükümleri aynen uygulanır.

Koruma alanları bakımından özel usul sınırsız mıdır?

Hayır. 4562 m.4’ün aynı maddesinde mevzuat gereğince korunması gereken ve sanayi tesislerinin kurulmasına izin verilmeyen alanların OSB yeri olarak incelemeye alınamayacağı hükme bağlanmıştır. İmar planında geçmişte sanayi kararı verilmiş olsa dahi sonradan yürürlüğe giren veya üstün hukuki koruma sağlayan özel mevzuat bulunabilir.

Bu nedenle sanayi alanı kararı ile çevre ve koruma mevzuatı birlikte okunmalıdır. Orman, mera, tarım toprağı, su havzası, kıyı, kültür varlığı veya doğal sit statüsü bulunan alanlarda ilgili özel kanunlardaki izin ve yasaklar ayrıca kontrol edilir.

Planın varlığı, başka idarelerin kanundan doğan izin yetkisini ortadan kaldırmaz. Özellikle çevresel etki değerlendirmesi, su kullanımı, deşarj, yol bağlantısı ve enerji izinleri daha sonraki aşamalarda yine gündeme gelir.

Üst ölçekli planlar yine dikkate alınır mı?

Evet. 4562 m.4 yer seçimi sisteminin tamamında üst ölçekli plan kararlarının önemini korur. Alt ölçekli bir imar planındaki sanayi kararı, üst ölçekli plana açıkça aykırıysa plan hiyerarşisi yönünden hukuki sorun doğar. Bu nedenle özel usule dayanılmadan önce üst ölçekli planla uyum araştırılmalıdır.

Planlar arası uyumsuzluk varsa öncelikle hangi planın yürürlükte olduğu, plan değişikliklerinin kesinleşme tarihi ve varsa yargı kararları incelenmelidir. OSB alanı kesinleştikten sonra ortaya çıkacak plan uyuşmazlığı, yatırımın yapı ruhsatı ve altyapı aşamalarını etkileyebilir.

Bu nedenle özel usul zaman kazandırsa da plan denetimini azaltmamalıdır. Tam tersine, klasik komisyon süreci tekrar edilmeyeceği için başvuru dosyasının plan hukuku yönünden daha ayrıntılı hazırlanması gerekir.

Mülkiyet sorunu yer seçimi istisnasıyla çözülür mü?

Hayır. OSB alanının kesinleşmesi taşınmaz mülkiyetini değiştirmez. Özel mülkiyetteki parseller satın alma veya 4562 m.5 ve 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu çerçevesinde yürütülecek işlemlerle edinilir. Hazine veya kamu kurumlarına ait araziler bakımından m.4’teki özel devir ve satış hükümleri uygulanabilir.

Bu nedenle planlı sanayi alanının çok hisseli, ihtilaflı veya yoğun takyidatlı olması proje takvimini etkileyebilir. Yer seçimi işleminin yapılmaması arazi edinimi sorununu ortadan kaldırmaz.

Başvuru öncesinde tapu malikleri, ipotekler, hacizler, irtifaklar, kamu tahsisleri ve devam eden davalar belirlenmelidir. Böylece OSB alanı kesinleştikten sonra mülkiyet ediniminin uygulanabilir olup olmadığı önceden görülür.

OSB için ayrıca imar planı değişikliği gerekir mi?

Bu sorunun cevabı mevcut planın ölçeğine, plan notlarına ve OSB’nin öngördüğü yapılaşma düzenine bağlıdır. Alanın sanayi kullanımı taşıması özel usulün ön şartıdır; ancak OSB içi parselasyon, yollar, ortak tesisler, hizmet destek alanları ve teknik altyapı için daha ayrıntılı planlama gerekebilir.

Mevcut planın yalnız genel sanayi kullanım kararı vermesi, OSB’nin bütün uygulama planlarının hazır olduğu anlamına gelmez. 4562 sayılı Kanun ve OSB mevzuatındaki plan onay süreçleri ayrıca yerine getirilir.

Dolayısıyla “yer seçimi yapılmayacak” hükmü “hiç plan yapılmayacak” şeklinde yorumlanamaz. Yer seçimi ve imar planı farklı hukuki fonksiyonlara sahiptir.

OSB alanının kesinleşmesi hangi sonucu doğurur?

Alan kesinleştiğinde OSB kuruluş sürecinin mekânsal temeli belirlenmiş olur. Ardından kuruluş protokolü, tüzel kişilik, plan ve proje onayları, arazi edinimi, altyapı yatırımları ve parsel tahsisi gibi aşamalar yürütülür. Alanın kesinleşmesi yatırımcılara doğrudan parsel mülkiyeti veya yapı ruhsatı vermez.

Kesinleşen sınırların tapu ve koordinat verileriyle uyumlu olması gerekir. Sınır değişikliği veya genişleme gündeme geldiğinde yeni alan için aynı şartların mevcut olup olmadığı yeniden incelenir.

OSB yönetimi, sonraki aşamalarda 4562 sayılı Kanun’un mali, idari ve denetim hükümlerine tabi olur. Bu nedenle özel usul yalnız kuruluşun ilk mekânsal adımını hızlandırır.

Bu işlemler yargı denetimine tabi midir?

OSB alanının kesinleştirilmesine ilişkin Bakanlık ve diğer idare işlemleri, idari işlem niteliği taşıdığı ölçüde idari yargıda hukuka uygunluk denetimine tabidir. Kesin ve yürütülmesi zorunlu işlemin hangisi olduğu, tebliğ veya öğrenme tarihi ve dava ehliyeti somut dosyaya göre belirlenir.

Dava konusu yapılabilecek başlıca hukuki sorunlar; alanın gerçekte yürürlükteki planda sanayi kullanımında bulunmaması, planı onaylayan idarenin görüşünün alınmaması, jeolojik-jeoteknik etüdün eksikliği, koruma mevzuatına aykırılık veya üst ölçekli planlarla çelişki olabilir.

Yargı merciinin denetimi, idarenin yerine geçerek en uygun sanayi alanını seçmek değil, tesis edilen işlemin hukuka uygunluğunu incelemektir. Teknik belgeler bu nedenle dava dosyasının merkezinde yer alır.

Yatırımcı ve OSB kurucuları için kontrol listesi

Birinci adım güncel imar planını ve plan onay kararını almaktır. İkinci adım plan paftası ile plan notlarında kullanımın gerçekten sanayi alanı olduğunun doğrulanmasıdır. Üçüncü adım planı onaylayan idarenin görüşünün yazılı olarak alınmasıdır.

Dördüncü adım, imar planına esas jeolojik ve jeoteknik etüdün alanın tamamını kapsadığının ve usulüne uygun onaylandığının kontrolüdür. Beşinci adım üst ölçekli planlar ve özel koruma mevzuatıdır. Altıncı adım mülkiyet ve arazi edinim planıdır.

Son olarak OSB kuruluş protokolü, kurucu kurumlar, yatırım programı ve altyapı bağlantıları birlikte hazırlanmalıdır. Böylece yer seçimi istisnasından sağlanan zaman avantajı sonraki aşamalarda belge eksikliği nedeniyle kaybedilmez.

Dosya hazırlanırken işlemler hangi sırayla yürütülmelidir?

Uygulamada en güvenli yöntem, önce bütün hukuki ön koşulları masa başında tek bir kontrol tablosunda toplamaktır. Güncel plan paftası ve plan notu temin edildikten sonra önerilen OSB sınırı koordinat bazında bu paftaya oturtulmalı; sınırın tamamen sanayi kullanımında kalıp kalmadığı belirlenmelidir. Daha sonra aynı koordinatlar jeolojik-jeoteknik etüdün kapsama haritasıyla karşılaştırılmalıdır. İki belgeden birindeki sınır diğerinden farklıysa, özel usule geçmeden önce bu fark giderilmelidir.

Planı onaylayan idareden alınacak görüş yazısında yalnız genel bir “sakınca yoktur” ifadesi yerine, önerilen OSB alanının hangi plan kararı ve hangi sınırlar bakımından değerlendirildiğinin açık olması dosya güvenliğini artırır. Görüş tarihinden sonra plan değişikliği yapılmışsa eski görüşe dayanılmamalı; güncel plan kararı bakımından yeniden teyit alınmalıdır.

Koruma statüsü araştırması da eş zamanlı yürütülmelidir. Tarım, orman, su, kültür varlığı, doğal sit, kıyı veya afet mevzuatından kaynaklanan kayıtların kurum bazında kontrol edilmesi gerekir. Çünkü klasik yer seçimi komisyonunun tekrarlanmadığı bu özel yolda, dosyanın eksiksiz hazırlanması daha da önem kazanır. Son aşamada mülkiyet tablosu hazırlanmalı; özel mülkiyet, Hazine ve diğer kamu taşınmazları ayrı satırlarda gösterilerek satın alma, devir veya kamulaştırma yöntemi planlanmalıdır.

Bu sıra, 4562 m.4’teki istisnanın yanlış anlaşılmasını önler: Kanun yalnız yer seçimi işleminin tekrarını kaldırır; plan, zemin, koruma, mülkiyet, kuruluş ve sonraki ruhsat süreçlerini kaldırmaz. Dosya bu ayrım üzerine kurulmalıdır.

İç bağlantılar ve resmî kaynaklar

Yer seçiminin genel sistemi için OSB yer seçiminde oybirliği, OSB altyapısı için OSB’de münferit ön arıtma ve kiralama süreci için OSB fabrika kiracısı noter taahhütnamesi rehberleri incelenebilir.

Resmî kaynak olarak 4562 sayılı Organize Sanayi Bölgeleri Kanunu ve Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı kullanılmalıdır.

Sık sorulan sorular

Sanayi alanı olan her yerde OSB otomatik kurulur mu?

Hayır. Sanayi alanı kararı yalnız yer seçimi bakımından özel usul sağlayabilir; diğer kuruluş, planlama ve izin şartları devam eder.

Planı onaylayan idarenin görüşü zorunlu mu?

Evet. 4562 m.4 bunu açık şart olarak düzenler.

Jeolojik ve jeoteknik etüt olmadan özel usul kullanılabilir mi?

Hayır. İmar planına esas jeolojik ve jeoteknik etüt zorunlu şarttır.

Özel usul 2023’ten önce var mıydı?

Hayır. Bu hüküm 7451 sayılı Kanunla 2023 yılında m.4’e eklenmiştir.

Tapuda arsa yazması yeterli mi?

Hayır. Esas olan yürürlükteki imar planındaki kullanım kararıdır.

Koruma statüsü varsa sanayi planı yeterli olur mu?

Hayır. Özel koruma mevzuatı ayrıca uygulanır ve sanayi tesisinin yasak olduğu alanlar OSB yeri olamaz.

Yer seçiminin atlanması kamulaştırmayı da kaldırır mı?

Hayır. Arazi edinimi ayrı hukuki süreçtir.

OSB sınırı genişletilirse eski etüt yeterli olur mu?

Yalnız eski etüdün yeni alanı kapsaması ve güncel mevzuata uygun olması hâlinde değerlendirilebilir; kapsam dışındaki alan için ek etüt gerekir.

Üst ölçekli planla çelişki varsa ne olur?

Plan hiyerarşisi ve yürürlükteki üst ölçekli kararlar ayrıca incelenir; alt ölçekli sanayi kararı tek başına çelişkiyi ortadan kaldırmaz.

Alan kesinleşince parsel tahsisi hemen yapılabilir mi?

Hayır. Tüzel kişilik, planlama, arazi edinimi ve altyapı/tahsis süreçleri tamamlanmalıdır.

Hukuki bilgilendirme ve kaynak notu: İçerik 23.09.2026 tarihinde yürürlükte bulunan 4562 sayılı Kanun m.4 ve 4/4/2023 tarihli 7451 sayılı Kanunla eklenen hüküm esas alınarak hazırlanmıştır. Somut alanın imar, koruma ve zemin statüsü başvuru tarihinde ayrıca doğrulanmalıdır. Yazar: Avukat Halil BAKIRCI, Mersin Barosu Sicil 3472.
Yazar: Av. Halil BAKIRCI — Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu, Mersin.

Hukuki konu hakkında iletişim

İlk iletişimde konuyu, bulunduğunuz ülke veya ili ve varsa tebliğ ya da son işlem tarihini kısaca belirtebilirsiniz. T.C. kimlik numarası, sağlık verisi veya kişisel belge göndermeyiniz. Mesajlaşma tek başına hukuki görüş veya avukatlık ilişkisi oluşturmaz.

Telefonla Araİletişim Bilgileri

tarafından hazırlanmış, Av. Emirhan Keskin tarafından incelenmiştir.

Yazar Bilgisi

, Mersin Barosu 3472 sicil numarasına kayıtlıdır. Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu bünyesinde ceza, aile, iş, gayrimenkul ve ticaret hukuku alanlarında hukuki danışmanlık ve dava takibi sunmaktadır.

İnceleyen: Av. Emirhan Keskin · Mersin Barosu Sicil No: 5507

Telefon WhatsApp