İhtiyati Haciz: Şartları, Teminat, Süre ve İtiraz

İhtiyati haciz, para alacağının ileride tahsilini güvenceye almak için borçlunun mallarına kesin hacizden önce geçici olarak el konulmasını sağlayan bir korumadır. Bir ihtiyati haciz kararı, alacağın kendiliğinden ödendiği veya alacaklının davayı kazandığı anlamına gelmez. Alacağın niteliği, vade, rehin, yaklaşık ispat, teminat ve kanundaki kısa süreler birlikte incelenir.

Kısa cevap: İcra ve İflâs Kanunu (İİK) m.257 uyarınca rehinle güvence altına alınmamış, vadesi gelmiş bir para alacağı için ihtiyati haciz istenebilir. Vadesi gelmemiş alacakta ise borçlunun belirli yerleşim yerinin bulunmaması veya taahhütlerinden kurtulmak amacıyla mal gizlemeye, kaçırmaya ya da kendisi kaçmaya hazırlanması; kaçması veya bu amaçla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunması şartlarından biri gerekir. İİK m.261 uyarınca alacaklı, karar tarihinden itibaren on gün içinde kararı veren mahkemenin yargı çevresindeki icra dairesinden kararın infazını istemek zorundadır; süre geçirilirse karar kendiliğinden kalkar. Dava veya takipten önce uygulanan hacizde m.264’teki yedi günlük tamamlayıcı işlem, borçlunun itirazında ise m.265’teki yedi günlük süre ayrıca işler.

İhtiyati hacizde koruma altına alınan alacak dosyası ve malvarlığını simgeleyen zincirli kutu
İhtiyati hacizde alacağın niteliği, yaklaşık ispat, teminat, on günlük infaz talebi ve yedi günlük tamamlayıcı süre ayrı ayrı denetlenir.

İhtiyati Haciz Nedir, İhtiyati Tedbirden Farkı Nedir?

İhtiyati haciz, 2004 sayılı İcra ve İflâs Kanunu m.257-268 arasında düzenlenen, para alacağına özgü geçici hukuki korumadır. Borçlunun banka hesabı, aracı, taşınmazı, üçüncü kişilerdeki alacağı veya haczi mümkün başka malvarlığı değerleri üzerinde uygulanabilir. Fakat haczedilemez mal ve haklara ilişkin sınırlar bu aşamada da ortadan kalkmaz.

Kesin haciz, takip kesinleştikten sonra paraya çevirme ve paylaştırma sürecinin parçasıdır. İhtiyati nitelikteki haciz ise alacaklıya hemen satış yetkisi vermez; malın tahsil gerçekleşmeden elden çıkarılması riskini sınırlar. Borçlu ödeme emrine itiraz etmez veya itiraz kaldırılır ya da iptal edilirse geçici haciz kanundaki koşullarla kesin hacze dönüşebilir.

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.389’daki ihtiyati tedbir ise uyuşmazlık konusu hak veya şeyin korunmasına yönelir. Örneğin bir para alacağını genel olarak güvenceye almak için kural olarak ihtiyati haciz; belirli bir taşınmazın mülkiyeti çekişmesinde devri önlemek için şartları varsa tedbir düşünülür. Talebin yanlış koruma türüne dayandırılması ret riski doğurur.

Para alacağı için ihtiyati haciz şartları nelerdir?

Kanun metinleri: İİK m.257 ve m.258

İİK m.257 — İhtiyati haciz şartları

Rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklariyle diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir.

Vadesi gelmemiş borçtan dolayı yalnız aşağıdaki hallerde ihtiyati haciz istenebilir:

  1. Borçlunun muayyen yerleşim yeri yoksa;
  2. Borçlu taahhütlerinden kurtulmak maksadiyle mallarını gizlemeğe, kaçırmağa veya kendisi kaçmağa hazırlanır yahut kaçar ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlâl eden hileli işlemlerde bulunursa;

Bu suretle ihtiyati haciz konulursa borç yalnız borçlu hakkında muacceliyet kesbeder.

(Ek fıkra: 29/6/1956-6763/42 md.; Mülga dördüncü fıkra: 14/1/2011-6103/41 md.)

(Ek fıkra: 29/6/1956-6763/42 md.; Mülga beşinci fıkra: 14/1/2011-6103/41 md.)

İİK m.258 — İhtiyati haciz kararı

İhtiyati hacze 50 nci maddeye göre yetkili mahkeme tarafından karar verilir. Alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeğe mecburdur.

Mahkeme iki tarafı dinleyip dinlememekte serbesttir.

(Ek fıkra: 17/7/2003-4949/60 md.) (Değişik üçüncü fıkra: 22/7/2020-7251/50 md.) İhtiyati haciz talebinin reddi kararı gerekçeli olarak verilir ve bu karara karşı istinaf yoluna başvurulabilir. Yüzüne karşı aleyhinde ihtiyati haciz kararı verilen taraf da istinaf yoluna başvurabilir. Bölge adliye mahkemesi bu başvuruları öncelikle inceler ve verdiği karar kesindir.

2004 sayılı İcra ve İflâs Kanunu — resmî güncel metin

Birinci şart para borcudur. Teslim, tahliye veya tapu tescili gibi aynen ifa talepleri doğrudan bu kurumun konusu değildir. Bununla birlikte sözleşmeden, haksız fiilden, sebepsiz zenginleşmeden, senetten veya ticari ilişkiden doğan ve para olarak talep edilen alacaklar, diğer şartları da sağlıyorsa incelemeye konu olabilir.

İkinci şart, alacağın rehinle temin edilmemiş olmasıdır. Rehin alacağı tümüyle karşılıyorsa aynı bölüm için ihtiyati haciz istenemez. Rehin değerinin alacağı karşılamadığı somut biçimde ortaya konulabiliyorsa yalnız açıkta kalan kısım değerlendirilir. Kefalet, şahsi güvence niteliğindedir; her olayda rehinle aynı sonuçta görülmez.

Üçüncü şart kural olarak vadenin gelmiş olmasıdır. Fatura veya sözleşmedeki ödeme tarihi, senedin vadesi, muacceliyet bildirimi ve fesih koşulları birlikte okunmalıdır. Bir borcun varlığı ile istenebilir hâle gelmesi aynı şey değildir. Özellikle sözleşmedeki muacceliyet kaydının gerçekleşip gerçekleşmediği belgelerle açıklanmalıdır.

KontrolTalepte gösterilecek hususSık hata
Para alacağıAlacağın kaynağı ve tutarıMalın aynen teslimini haciz talebi gibi kurmak
Rehin durumuRehin yokluğu veya karşılanmayan bölümRehin değerini hiç tartışmamak
VadeMuacceliyet tarihi ve belgesiHenüz doğmamış taksitleri topluca istemek
Yaklaşık ispatSözleşme, kayıt, yazışma ve hesapYalnız soyut mal kaçırma iddiası sunmak

Vadesi Gelmemiş Alacak İçin Karar Alınabilir mi?

İİK m.257, henüz vadesi gelmemiş alacaklar için iki istisnai risk grubunu düzenler. Borçlunun belirli bir yerleşim yerinin bulunmaması bunlardan biridir. Diğeri, borçlunun taahhütlerinden kurtulmak amacıyla mallarını gizlemeye veya kaçırmaya ya da kendisi kaçmaya hazırlanması; kaçması veya bu amaçla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunmasıdır. Kanun hileli işlem için yalnız “hazırlanma” değil, bu amaçla işlemde bulunma hâlini arar.

Bu istisnalar, her gecikme ihtimalinde otomatik olarak uygulanmaz. Araç veya taşınmaz devir hazırlığı, hesapların boşaltılması, ticari faaliyetin açıklamasız biçimde sona erdirilmesi gibi olgular; tarih, taraf, bedel ve belge bağlantısıyla ortaya konulmalıdır. Salt “borçlu mal kaçırabilir” cümlesi, ihtiyati haciz için gerekli kanaati tek başına sağlamayabilir.

Vadesi gelmemiş alacak için İİK m.257/2 uyarınca ihtiyati haciz konulduğunda borç yalnız borçlu hakkında muaccel olur. Kefil ve diğer üçüncü kişilerin sorumluluğu, sözleşme ve özel kanun hükümlerine göre ayrıca incelenir. Kambiyo belgesi bulunan dosyada belgenin vadesi ve takip yolu ayrıca denetlenmelidir; temel başlangıç için senet icraya verilirse ne olur? rehberiyle bağlantı kurulabilir.

Görevli ve Yetkili Mahkeme Hangisidir?

İİK m.258, yetki bakımından İİK m.50’ye gönderme yapar. Esas dava açılmadan önce talep, takip hukukundaki ve genel yetki kurallarındaki bağlantıya göre yetkili mahkemeye sunulur. Dava açılmışsa talebin davaya bakan mahkemeden istenmesi gerekir. Yetki itirazının koşulları ile sözleşmedeki yetki kaydı dosyaya göre kontrol edilmelidir.

Görev, alacağın dayandığı hukuki ilişkiden belirlenir. Ticari dava niteliğindeki alacakta asliye ticaret, tüketici işleminde tüketici, iş ilişkisinde iş mahkemesi; genel özel görev ayrımı yoksa asliye hukuk mahkemesi gündeme gelebilir. Her para alacağı için tek bir mahkeme adı vermek doğru değildir.

Talep, esas dava açılmadan önce değişik iş dosyasında veya derdest davada yapılabilir. Dilekçede taraflar, alacak tutarı, hukuki ilişki, vade, rehin durumu, somut risk, deliller ve haczi istenen malvarlığı açıkça gösterilmelidir. Mahkeme gerekli görürse karşı tarafı dinleyebilir; gecikme tehlikesi nedeniyle dosya üzerinden de değerlendirme yapabilir.

Yaklaşık İspat ve Teminat Nasıl Değerlendirilir?

Kanun metni: İİK m.259 — Alacaklının teminatı

(Değişik: 3/7/1940-3890/1 md.) İhtiyati haciz istiyen alacaklı hacizde haksız çıktığı taktirde borçlunun ve üçüncü şahsın bu yüzden uğrayacakları bütün zararlardan mesul ve Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 96 ncı maddesinde yazılı teminatı vermeğe mecburdur. Ancak alacak bir ilama müstenid ise teminat aranmaz. Alacak ilam mahiyetinde bir vesikaya müstenid ise mahkeme teminata lüzum olup olmadığını takdir eder.

Tazminat davası ihtiyati haczi koyan mahkemede dahi görülür.

2004 sayılı İcra ve İflâs Kanunu — resmî güncel metin

İhtiyati haciz incelemesinde alacağın kesin hüküm düzeyinde ispatı aranmaz; mahkemede kanaat oluşturacak ölçüde yaklaşık ispat gerekir. İmzalı sözleşme, fatura ve teslim kaydı, banka dekontu, ticari defter bağlantısı, e-posta ve mesajlaşma, ihtarname, borç ikrarı, senet ve hesap dökümü birlikte sunulabilir. Tek taraflı hazırlanmış bir tablo, dayanak belgelerle ilişkilendirilmelidir.

Belge zincirinde tarihler, taraf isimleri ve tutarlar birbiriyle uyumlu olmalıdır. Kısmi ödeme, iade, mahsup veya karşı alacak iddiası varsa bunların saklanması yerine hesapta gösterilmesi talebin inandırıcılığını güçlendirir. Mahkeme, bu aşamada esas davayı sonuçlandırmaz; koruma ihtiyacının yeterince görünür olup olmadığını değerlendirir.

İİK m.259 uyarınca alacaklı, haksız çıktığında borçlu ile üçüncü kişinin ihtiyati haciz yüzünden uğrayacağı bütün zararlar için teminat göstermek zorundadır. Alacak ilama dayanıyorsa teminat aranmaz; ilam niteliğinde belgeye dayanıyorsa teminat gerekip gerekmediğine mahkeme karar verir. Teminatın tür ve tutarı somut risk ve alacak miktarına göre belirlenir; kanunda bütün dosyalar için değişmez bir yüzde yazmaz.

Teminat, alacağın ispatı yerine geçmez. Aynı şekilde güçlü bir belge bulunması da teminat hakkında kanuni düzenlemeyi ortadan kaldırmaz. Haksız haciz nedeniyle tazminat ihtimali, talebin kapsamını ölçülü kurmayı gerektirir. Borç bulunmadığı iddiasıyla devam eden takipte menfi tespit davası ile ihtiyati hacze itirazın farklı amaç ve süreleri olduğu unutulmamalıdır.

İhtiyati Haciz Kararı Nasıl Uygulanır?

Kanun metni: İİK m.261 — On günlük infaz talebi

(Değişik: 18/2/1965-538/101 md.) Alacaklı, ihtiyati haciz kararının verildiği tarihten itibaren on gün içinde kararı veren mahkemenin yargı çevresindeki icra dairesinden kararın infazını istemeye mecburdur. Aksi halde ihtiyati haciz kararı kendiliğinden kalkar.

İhtiyati haciz kararları, 79 dan 99 uncuya kadar olan maddelerdeki haczin ne suretle yapılacağına dair hükümlere göre icra edilir.

(Ek son fıkra: 17/7/2003-4949/61 md.) İhtiyati haczin infazı ile ilgili şikayetler infazı yapan icra dairesinin bağlı olduğu icra mahkemesine yapılır.

2004 sayılı İcra ve İflâs Kanunu — resmî güncel metin

İİK m.261’e göre alacaklı, karar tarihinden itibaren on gün içinde kararı veren mahkemenin yargı çevresindeki icra dairesinden infaz istemek zorundadır. On günlük süre geçirilirse karar kendiliğinden kalkar. Bu süre kararın tebliğinden değil, verildiği tarihten başladığı için kısa karar ve UYAP kaydı gecikmeden kontrol edilmelidir.

  1. Gerekçeli veya uygulanabilir karar örneği ile teminat koşulu kontrol edilir.
  2. Kararı veren mahkemenin yargı çevresindeki icra dairesine on gün içinde başvurulur.
  3. İcra dairesi, hacze ilişkin İİK hükümlerine göre banka, araç, tapu veya diğer malvarlığı işlemlerini yürütür.
  4. Haciz tutanağı ve tebligat tarihleri kaydedilir.
  5. Yedi günlük dava veya takip adımı için ayrıca takvim açılır.

Banka hesabındaki blokajın kapsamı, hesaptaki paranın niteliği ve üçüncü kişi iddiaları ayrıca incelenebilir. Bu ayrım için banka hesabına haciz konulduğunda izlenecek yollar ile e-haciz ve malvarlığı haczine itiraz içerikleri yardımcı kontrol listeleridir. Geçici koruma, haczedilmezlik kurallarını bertaraf etmez.

Tamamlayıcı Merasimde 7 Gün ve 1 Ay Nasıl Uygulanır?

Kanun metni: İİK m.264 — Tamamlayıcı merasim

(Değişik: 18/2/1965-538/104 md.) Dava açılmadan veya icra takibine başlanmadan evvel ihtiyati haciz yaptırmış olan alacaklı; haczin tatbikinden, haciz gıyabında yapılmışsa haciz tutanağının kendisine tebliğinden itibaren yedi gün içinde ya takip talebinde (Haciz veya iflas) bulunmaya veya dava açmaya mecburdur.

İcra takibinde, borçlu ödeme emrine itiraz ederse bu itiraz hemen alacaklıya tebliğ olunur. Alacaklı, tebliğ tarihinden itibaren yedi gün içinde icra mahkemesinden itirazın kaldırılmasını istemeye veya mahkemede dava açmaya mecburdur. İcra mahkemesi, itirazın kaldırılması talebini reddederse alacaklının kararın tefhim veya tebliği tarihinden itibaren yedi gün içinde dava açması lazımdır.

(Değişik üçüncü fıkra: 17/7/2003-4949/62 md.) İhtiyatî haciz, alacak davasının mahkemede görüldüğü sırada konulmuş veya alacaklı birinci fıkraya göre mahkemede dava açmış ise, esas hakkında verilecek hükmün mahkemece tebliğinden itibaren bir ay içinde alacaklı takip talebinde bulunmaya mecburdur.

Alacaklı bu müddetleri geçirir veya davasından yahut takip talebinden vazgeçerse veya takip talebi kanuni müddetlerin geçmesiyle düşerse veya dava dosyası muameleden kaldırılıp da bir ay içinde dava yenilenmezse veya davasında haksız çıkarsa ihtiyati haciz hükümsüz kalır ve alakadarlar isterse lazım gelenlere bildirilir.

Borçlu müddeti içinde ödeme emrine itiraz etmez veya itirazı icra mahkemesince kesin olarak kaldırılır veya mahkemece iptal edilirse, ihtiyati haciz kendiliğinden icrai hacze inkılabeder.

2004 sayılı İcra ve İflâs Kanunu — resmî güncel metin

Kararın infazı tek başına yeterli değildir. Dava veya takipten önce ihtiyati haciz uygulanmışsa alacaklı, haczin uygulanmasından; haciz yokluğunda yapılmışsa haciz tutanağının kendisine tebliğinden itibaren yedi gün içinde borçluya karşı alacak davası açmak veya haciz ya da iflas yoluyla takip talebinde bulunmak zorundadır (İİK m.264/1). Bu süre korumanın ayakta kalması içindir.

İlamsız takipte borçlu ödeme emrine itiraz ederse, itiraz alacaklıya tebliğ edilir. Alacaklı, bu tebliğden itibaren yedi gün içinde icra mahkemesinden itirazın kaldırılmasını istemeli veya mahkemede dava açmalıdır. İcra mahkemesi kaldırma talebini reddederse kararın tefhim ya da tebliğinden itibaren yeniden yedi gün içinde dava açılması gerekir. Genel takipteki altı aylık veya bir yıllık imkânın bulunması, ihtiyati haczi koruyan özel yedi günlük takvimi uzatmaz. Yolların ayrımı için itirazın iptali ve itirazın kaldırılması farkı incelenebilir.

Alacak davası dava şartı arabuluculuğa tabi ise ve ihtiyati haciz dava açılmadan önce verilmişse, 6325 sayılı Kanun m.18/A/16, İİK m.264/1’deki dava açma süresini arabuluculuk bürosuna başvurudan son tutanağa kadar durdurur. Ödeme emrine itirazın tebliğinden sonra başlayan İİK m.264/2’deki yedi günlük özel süre ayrıca izlenmelidir. Somut dosyaya uygulanacak güncel içtihat, Yargıtay Karar Arama üzerinden karar numarası ve tam metinle doğrulanmalıdır.

Haciz, alacak davası görülürken konulmuşsa veya yedi günlük sürede dava açılmışsa, esas hükmün mahkemece tebliğinden itibaren bir ay içinde takip talebinde bulunulur. İİK m.264’teki sürelerin geçirilmesi, dava veya takip talebinden vazgeçilmesi ve maddede sayılan diğer sona erme hâllerinde ihtiyati haciz hükümsüz kalır. Tebligatın geçerliliği tartışmalıysa usulsüz tebligat ve öğrenme tarihi ayrıca incelenmelidir.

Borçlu Nasıl İtiraz Eder, Haciz Nasıl Kaldırılır?

Kanun metinleri: İİK m.265 ve m.266

İİK m.265 — İhtiyati haciz kararına itiraz ve kanun yolu

(Değişik: 18/2/1965-538/105 md.) (Değişik birinci fıkra: 17/7/2003-4949/63 md.) Borçlu kendisi dinlenmeden verilen ihtiyatî haczin dayandığı sebeplere, mahkemenin yetkisine ve teminata karşı; huzuriyle yapılan hacizlerde haczin tatbiki, aksi hâlde haciz tutanağının kendisine tebliği tarihinden itibaren yedi gün içinde mahkemeye müracaatla itiraz edebilir.

(Ek ikinci fıkra: 17/7/2003-4949/63 md.) Menfaati ihlâl edilen üçüncü kişiler de ihtiyatî haczi öğrendiği tarihten itibaren yedi gün içinde ihtiyatî haczin dayandığı sebeplere veya teminata itiraz edebilir.

Mahkeme, gösterilen sebeplere hasren tetkikat yaparak itirazı kabul veya reddeder. İtiraz eden, dilekçesine istinat ettiği bütün belgeleri bağlamaya mecburdur. Mahkeme, itiraz üzerine iki tarafı davet edip gelenleri dinledikten sonra, itirazı varit görürse kararını değiştirebilir veya kaldırabilir. Şu kadar ki, iki taraf da gelmezse evrak üzerinde inceleme yapılarak karar verilir.

(Ek fıkra: 17/7/2003-4949/63 md.; Değişik: 2/3/2005-5311/17 md.) İtiraz üzerine verilen karara karşı istinaf yoluna başvurulabilir. Bölge adliye mahkemesi bu başvuruyu öncelikle inceler ve verdiği karar kesindir. İstinaf yoluna başvuru, ihtiyatî haciz kararının icrasını durdurmaz.

İİK m.266 — İhtiyati haczin kaldırılması

(Değişik: 18/2/1965-538/106 md.) Borçlu, para veya mahkemece kabul edilecek rehin veya esham yahut tahvilat depo etmek veya taşınmaz rehin yahut muteber bir banka kefaleti göstermek şartı ile ihtiyati haczin kaldırılmasını mahkemeden istiyebilir. Takibe başlandıktan sonra bu yetki, icra mahkemesine geçer.

2004 sayılı İcra ve İflâs Kanunu — resmî güncel metin

İİK m.265 uyarınca borçlu dinlenmeden karar verilmişse, haczin dayandığı sebeplere, mahkemenin yetkisine ve teminata itiraz edebilir. Borçlunun huzurunda yapılan hacizde süre uygulama tarihinden; yokluğunda yapılan hacizde tutanağın tebliğinden itibaren yedi gündür. Menfaati ihlal edilen üçüncü kişi de öğrendiği tarihten itibaren yedi gün içinde sebeplere veya teminata itiraz edebilir.

İtiraz kararı veren mahkemeye, bütün dayanak belgeler eklenerek sunulur. Mahkeme incelemeyi ileri sürülen sebeplerle sınırlı yürütür; kararı kaldırabilir, değiştirebilir veya itirazı reddedebilir. İİK m.265 uyarınca itiraz üzerine verilen karara karşı istinaf yolu açıktır; bölge adliye mahkemesi başvuruyu öncelikle inceler ve verdiği karar kesindir. İstinaf başvurusu ihtiyati haczin icrasını durdurmaz.

Borçlu, İİK m.266’da sayılan teminatlardan birini göstererek ihtiyati haczin kaldırılmasını takipten önce ihtiyati haciz kararını veren mahkemeden, takip başladıktan sonra icra mahkemesinden ister. Borcun ödenmesi, takip veya davanın sona ermesi, alacaklının süreleri kaçırması ya da kararın itiraz üzerine kaldırılması da farklı sonuçlar doğurur. İcra dosyasındaki haciz fekki ile dosyanın kapanması aynı işlem değildir; ayrıntılar için icra dosyasının ödeme, fek ve harçla kapatılması rehberine bakılabilir.

İhtiyati Haciz Hakkında Sık Sorulan Sorular

İhtiyati haciz için alacağın kesinleşmesi gerekir mi?

Hayır. Kesin hüküm aranmaz; ancak alacağın ve gerekiyorsa özel haciz sebeplerinin mahkemede yaklaşık ispat ölçüsünde gösterilmesi gerekir.

Vadesi gelmemiş borç için ihtiyati haciz alınabilir mi?

Yalnız İİK m.257’deki özel sebeplerden biri somut delillerle gösterilebilirse mümkündür. Genel bir tahsil endişesi tek başına yeterli değildir.

Rehinli alacak için ihtiyati haciz istenir mi?

İİK m.257 uyarınca rehinle güvence altına alınmış kısım için ihtiyati haciz istenemez; rehnin karşılamadığı alacak kısmı için diğer şartlar varsa talep ileri sürülür.

Karar kaç gün içinde icraya konulmalıdır?

İİK m.261 uyarınca alacaklı, karar tarihinden itibaren on gün içinde kararı veren mahkemenin yargı çevresindeki icra dairesinden kararın infazını istemek zorundadır; süre geçirilirse karar kendiliğinden kalkar.

Hacizden sonra dava veya takip süresi kaç gündür?

Dava veya takipten önce haciz uygulanmışsa alacaklı, haczin uygulanmasından; haciz yokluğunda yapılmışsa tutanağın kendisine tebliğinden itibaren yedi gün içinde dava açmak veya haciz ya da iflas yoluyla takip talebinde bulunmak zorundadır.

Alacaklı her zaman teminat yatırır mı?

İİK m.259 uyarınca alacaklı teminat göstermek zorundadır. Alacak ilama dayanıyorsa teminat aranmaz; ilam niteliğindeki belge bakımından teminat gerekip gerekmediğine mahkeme karar verir.

İhtiyati haciz kararı malların hemen satılmasını sağlar mı?

Hayır. Geçici haciz tek başına satış yetkisi vermez. Takip tamamlanmalı, itiraz giderilmeli ve haciz kanundaki şartlarla kesinleşmelidir.

Borçlu karara kaç gün içinde itiraz edebilir?

Borçlu dinlenmeden karar verilmişse, huzurunda hacizde uygulamadan; yokluğunda hacizde tutanağın tebliğinden itibaren yedi gün içinde itiraz edebilir.

Teminat gösterilerek haciz kaldırılabilir mi?

İİK m.266’daki teminat gösterildiğinde kaldırma talebine takipten önce ihtiyati haciz kararını veren mahkeme, takip başladıktan sonra icra mahkemesi karar verir.

Başka şehirdeki ihtiyati haciz dosyası Mersin’den takip edilir mi?

Yetki ve işlemin niteliği elverdiğinde UYAP üzerinden takip mümkündür. Büronun tek fiziksel ofisi Mersin’dedir; yerinde işlemler ayrıca planlanır.

İhtiyati Haciz İçin Türkiye Geneli Dosya Takibi

İhtiyati haciz talepleri, görev ve yetki kuralları saklı olmak üzere Türkiye’nin farklı il ve ilçelerindeki dosyalarda incelenip takip edilebilir. UYAP üzerinden dilekçe, karar, teminat, icra talebi ve tebligat kayıtları izlenebilir; fiziki haciz, yerinde işlem veya duruşma gerektiren aşamalar ayrıca planlanır. Büronun fiziksel ofisi yalnız Mersin’dedir; başka şehirde şube bulunduğu ileri sürülmemektedir.

31 Ağustos 2026 mevzuat notu: 31 Temmuz 2026 tarihli 7589 sayılı Kanun, İİK m.114’te elektronik satış ve ortaklığın satış yoluyla giderilmesine ilişkin değişiklikler yaptı; TBMM’de yayımlanan 7589 sayılı Kanun metni m.257-266’daki ihtiyati haciz şartlarını ve burada açıklanan on, yedi ve bir aylık süreleri değiştirmedi. Satış aşamasına geçildiğinde ise yürürlükteki m.114 ayrıca uygulanır.

Hukuki bilgilendirme notu: Bu rehber 31 Ağustos 2026 tarihindeki resmî mevzuata göre genel bilgi verir; hukuki görüş, süre hesabı veya sonuç garantisi değildir. Alacak belgesi, vade, rehin, tebligat, teminat ve yetki dosya özelinde görülmeden başvuru yapılmamalıdır. İcra takibinin genel itiraz düzeni için icra takibine itiraz rehberi ayrıca kullanılabilir.

İhtiyati Hacizde Mersin Uygulaması ve Büromuzla İletişim

Mersin’de ihtiyati haciz talebinde görevli mahkeme, alacağın dayandığı hukuki ilişkiye göre belirlenir; ticari, tüketici, iş veya genel nitelikli alacaklarda görev ayrımı dosya özelinde yapılır. Yetki ise İİK m.258’in m.50’ye yaptığı atıf, genel yetki kuralları ve varsa derdest esas dava birlikte değerlendirilerek saptanır. Karar alınırsa İİK m.261’deki on günlük infaz isteme süresi ile m.264’teki yedi günlük tamamlayıcı dava veya takip adımı ayrı ayrı takvime bağlanmalı; karar, teminat, haciz tutanağı ve tebligat kayıtları birlikte izlenmelidir. Büromuzun tek fiziksel ofisi Mersin’dedir; başka şehirlerdeki dosyalar görev, yetki ve işlemin niteliği elverdiği ölçüde UYAP üzerinden, yerinde işlem veya duruşma gereken aşamalar ayrıca planlanarak takip edilir. Görüşme ve randevu için iletişim bilgilerini inceleyebilir veya +90 552 224 43 66 numaralı telefonu arayabilirsiniz.

Hukukçu İncelemesi ve E-E-A-T Bilgisi

Avukat Halil Bakırcı

Yazar: Av. Halil Bakırcı — Mersin Barosu, sicil 3472. Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu.

Hukukçu incelemesi: Av. Emirhan Keskin — Mersin Barosu, sicil 5507.

Bu rehberde ihtiyati haczin para alacağına özgü yapısı, İİK m.257-268’deki şartlar, teminat, on günlük infaz isteme süresi ve yedi günlük tamamlayıcı işlemler birbirinden ayrılarak ele alınmıştır; resmî mevzuat bağlantıları ayrıca sunulmuştur.

Son içerik güncellemesi: 31 Ağustos 2026. Bu metin genel hukuki bilgilendirme amacı taşır; somut olayda belge, süre, görev ve yetki incelemesi gerekir.

Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu – Mersin Ofis Konumu

Adres: İhsaniye Mah. 4903 Sk. Profit İş Merkezi 3/14, Akdeniz/Mersin.