İcra Hukuku • İtirazın İptali • Güncel 2026

İtirazın İptali ve İtirazın Kaldırılması Farkı 2026

Özet

“Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir.”. Net sonuç: Süre bir yıl, görevli yer alacağın niteliğine göre genel mahkemedir ve her türlü hukuka uygun delil kullanılabilir. “Talebine itiraz edilen alacaklının takibi, imzası ikrar veya noterlikçe tasdik edilen borç ikrarını içeren bir senede yahut resmî dairelerin veya yetkili makamların yetkileri dâhilinde ve usulüne göre verdikleri bir makbuz veya belgeye müstenitse, alacaklı itirazın kendisine tebliği tarihinden itibaren altı ay içinde itirazın kaldırılmasını isteyebilir.”.

Net cevap: İtirazın iptali İİK m.67 uyarınca genel mahkemede bir yıl içinde açılan tam yargılamalı davadır. İtirazın kaldırılması m.68 uyarınca icra mahkemesinde altı ay içinde ve kanunda sayılan belgelerle istenir.

İtirazın İptali ve Kaldırılması Kanun Metni

İİK m.67/1

“Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir.”

Net sonuç: Süre bir yıl, görevli yer alacağın niteliğine göre genel mahkemedir ve her türlü hukuka uygun delil kullanılabilir.

İİK m.68/1

“Talebine itiraz edilen alacaklının takibi, imzası ikrar veya noterlikçe tasdik edilen borç ikrarını içeren bir senede yahut resmî dairelerin veya yetkili makamların yetkileri dâhilinde ve usulüne göre verdikleri bir makbuz veya belgeye müstenitse, alacaklı itirazın kendisine tebliği tarihinden itibaren altı ay içinde itirazın kaldırılmasını isteyebilir.”

Net sonuç: Süre altı ay, merci icra mahkemesi ve deliller m.68’de sayılan belgelerle sınırlıdır.

2004 sayılı İİK

İtirazın İptali ve İtirazın Kaldırılması Arasındaki Fark Nedir? 2026

Hukukçu İncelemesinden Geçmiştir. Son Güncelleme: 10 Ağustos 2026 |
Yazarlar: Av. Halil Bakırcı & Av. Emirhan Keskin

İtirazın iptali ve itirazın kaldırılması, ilamsız icra takibine borçlunun itiraz etmesi üzerine duran takibin devamını sağlamak amacıyla alacaklının başvurabileceği iki farklı hukuki yoldur. Ancak bu iki yol; başvurulan merci, süre, kullanılabilecek deliller, inceleme kapsamı ve kararın hukuki etkisi bakımından birbirinden önemli ölçüde ayrılır.

Kısa cevap: İtirazın iptali, İİK m.67 kapsamında genel mahkemede açılan ve alacağın varlığının genel hükümlere göre incelendiği bir davadır. İtirazın kaldırılması ise İİK m.68 ve devamı kapsamında, kanunda belirtilen nitelikte belgelerin bulunması hâlinde icra mahkemesinden istenen daha sınırlı bir takip hukuku yoludur. İtirazın iptalinde temel süre bir yıl; itirazın kaldırılmasında ise altı aydır.

İtirazın İptali ve İtirazın Kaldırılması Arasındaki Temel Fark Nedir?

İlamsız icra takibinde borçlu, ödeme emrine süresi içinde itiraz ettiğinde takip kural olarak durur. Alacaklının takibe devam edebilmesi için borçlunun itirazının hukuken etkisiz hâle getirilmesi gerekir. İşte itirazın iptali ve itirazın kaldırılması yolları bu noktada gündeme gelir.

Her iki yolun ortak amacı, borçlunun itirazı nedeniyle duran takibin devamını sağlayabilmektir. Bununla birlikte takipte kullanılan belge, borçlunun itirazının içeriği ve alacağın dayandığı hukuki ilişki, hangi yolun daha uygun olduğunu belirler.

Kriter İtirazın İptali İtirazın Kaldırılması
Hukuki nitelik Genel mahkemede açılan dava İcra mahkemesine özgü takip hukuku başvurusu
Temel dayanak İİK m.67 İİK m.68 ve devamı
Başvuru süresi İtirazın alacaklıya tebliğinden itibaren 1 yıl İtirazın alacaklıya tebliğinden itibaren 6 ay
İnceleme Genel hükümlere göre geniş inceleme Takip hukukuna özgü sınırlı inceleme
Deliller Uyuşmazlığa göre genel ispat araçları İİK m.68 ve devamında belirtilen belgeler
Görevli merci Temel hukuki ilişkiye göre görevli genel/özel mahkeme İcra mahkemesi
Kesin hüküm Maddi hukuk bakımından kesin hüküm etkisi doğurabilir Alacağın esası bakımından genel mahkeme kararı gibi kesin hüküm oluşturmaz

İtirazın İptali Davası Nedir?

İtirazın iptali davası, borçlunun ilamsız icra takibine yaptığı itiraz üzerine duran takibin devamını sağlamak isteyen alacaklının İİK m.67 kapsamında açabileceği davadır.

Bu davanın önemli özelliği, alacağın varlığının genel hükümlere göre incelenmesidir. Mahkeme yalnızca icra dosyasındaki birkaç belgeye bakmakla sınırlı değildir. Uyuşmazlığın niteliğine göre sözleşmeler, faturalar, banka kayıtları, ticari defterler, bilirkişi incelemesi, tanık, keşif veya diğer hukuka uygun deliller değerlendirmeye konu olabilir.

Bu nedenle elinde İİK m.68 anlamında güçlü bir belge bulunmayan alacaklı bakımından itirazın iptali davası çoğu zaman daha geniş bir ispat imkânı sağlar.

İtirazın iptali davasında mahkeme neyi inceler?

Mahkemenin temel sorusu, takip konusu alacağın gerçekten mevcut olup olmadığıdır. Borcun doğumu, miktarı, vadesi, ödeme yapılıp yapılmadığı, sözleşmenin ifa edilip edilmediği, varsa ayıp veya mahsup savunmaları ve diğer maddi hukuk meseleleri incelenebilir.

Mahkeme alacağın varlığına ve itirazın haksız olduğuna kanaat getirirse itirazın iptaline ve takibin belirlenen miktar üzerinden devamına karar verebilir.

Önemli: İtirazın iptali davası yalnızca “borçlunun itirazını kaldıran” teknik bir işlem değildir. Alacağın varlığı maddi hukuk yönünden yargılama konusu yapılır.

İtirazın Kaldırılması Nedir?

İtirazın kaldırılması, alacaklının elinde İcra ve İflas Kanunu’nun aradığı nitelikte bir belge bulunması hâlinde icra mahkemesinden talep edilebilen takip hukukuna özgü bir yoldur.

İİK m.68 bakımından özellikle imzası ikrar edilmiş veya noterlikçe tasdik edilmiş borç ikrarını içeren belgeler ile kanunun kabul ettiği bazı resmî belge ve kayıtlar önem taşır.

İcra mahkemesi burada genel mahkeme gibi kapsamlı bir alacak yargılaması yapmaz. İnceleme daha sınırlı ve kanunun izin verdiği belge düzeni çerçevesindedir.

İtirazın kaldırılmasının avantajı nedir?

Alacaklının elindeki belge bu yola uygunsa itirazın kaldırılması, genel mahkemede uzun bir alacak yargılamasına göre daha dar kapsamlı bir prosedür sunabilir. Ancak bu yolun kullanılabilmesi için belge şartının gerçekten karşılanması gerekir.

Bu nedenle “elimde fatura var, doğrudan itirazın kaldırılmasına giderim” şeklindeki yaklaşım her dosyada doğru değildir. Faturanın düzenlenmiş olması tek başına her durumda İİK m.68 kapsamında yeterli belge niteliği sağlamaz.

İtirazın İptali ve İtirazın Kaldırılmasında Süre Farkı

İki yol arasındaki en kritik farklardan biri başvuru süresidir.

Kısa cevap: İtirazın iptali davasında süre, itirazın alacaklıya tebliğinden itibaren 1 yıl; itirazın kaldırılmasında ise 6 ay olarak düzenlenmiştir.

Sürelerin başlangıcında yalnızca borçlunun itiraz ettiği gün değil, itirazın alacaklıya ne zaman tebliğ edildiği önem taşır. Bu nedenle icra dosyasındaki tebligat kayıtları dikkatle incelenmelidir.

Altı aylık süre kaçırılırsa ne olur?

Alacaklı itirazın kaldırılması için öngörülen altı aylık süreyi kaçırmışsa bu özel takip hukuku yolundan yararlanamayabilir. Ancak itirazın alacaklıya tebliğinden itibaren bir yıllık İİK m.67 süresi henüz dolmamışsa şartlarına göre itirazın iptali davası açılması gündeme gelebilir.

Bu nedenle altı aylık sürenin dolmuş olması her durumda alacağın tamamen sona erdiği anlamına gelmez. Fakat hangi dava veya takip yolunun hâlen kullanılabileceği ayrıca değerlendirilmelidir.

Bir yıllık süre de geçirilirse ne olur?

İİK m.67’deki özel bir yıllık süre geçtikten sonra artık aynı hukuki yolun kullanılabilmesi mümkün olmayabilir. Bununla birlikte alacağın tabi olduğu genel zamanaşımı süresi sona ermemişse genel hükümlere göre alacak davası açılması ayrı bir ihtimal olarak değerlendirilebilir.

Ancak bu durumda İİK m.67’ye özgü sonuçlar ile genel alacak davasının sonuçları aynı değildir. Bu nedenle sürenin geçirilmemesi önemlidir.

Belge ve Delil Bakımından Fark Nedir?

İtirazın iptali ile itirazın kaldırılması arasındaki en belirleyici ayrımlardan biri delil rejimidir.

İtirazın iptalinde deliller

İtirazın iptali genel hükümlere tabi bir dava olduğundan, alacağın niteliğine göre HMK ve ilgili özel kanunlardaki ispat kuralları uygulanır. Yazılı sözleşme, banka kaydı, ticari defterler, e-posta ve mesaj kayıtları, teslim belgeleri, faturalar, bilirkişi incelemesi ve şartları varsa tanık delili değerlendirmeye alınabilir.

İtirazın kaldırılmasında deliller

İcra mahkemesindeki inceleme ise çok daha sınırlıdır. Alacaklının, İİK m.68 ve devamında kabul edilen belge türlerinden birine dayanması gerekir.

Örneğin borçlunun imzasını kabul ettiği borç ikrarını içeren bir belge ile yalnızca alacaklı tarafından tek taraflı düzenlenmiş bir kayıt aynı hukuki değerde değildir.

Dikkat: Alacaklının elinde İİK m.68 kapsamında belge bulunup bulunmadığı değerlendirilmeden itirazın kaldırılması yoluna başvurulması, usul ve tazminat sonuçları doğurabilir.

İtirazın Kesin Kaldırılması ve Geçici Kaldırılması Arasındaki Fark

“İtirazın kaldırılması” tek tip bir kurum değildir. Uygulamada itirazın kesin kaldırılması ve itirazın geçici kaldırılması ayrımı önem taşır.

İtirazın kesin kaldırılması

Borçlunun borca itiraz ettiği ancak imzayı kabul ettiği veya alacaklının İİK m.68 kapsamında yeterli nitelikte belge sunduğu durumlarda itirazın kesin kaldırılması gündeme gelebilir.

İtirazın geçici kaldırılması

Takibin adi senede dayanması ve borçlunun senet altındaki imzayı açıkça inkâr etmesi hâlinde İİK m.68/a kapsamında itirazın geçici kaldırılması gündeme gelebilir.

Bu ayrım yalnızca terminolojik değildir. Kararın sonuçları ve borçlunun sonrasında başvurabileceği hukuki yollar bakımından farklılık doğurur.

Görevli Mahkeme ve Merci Bakımından Fark

İtirazın kaldırılması icra mahkemesinden talep edilir.

İtirazın iptali davasında ise görevli mahkeme alacağın dayandığı temel hukuki ilişkiye göre belirlenir.

Örneğin:

  • Adi borç ilişkisinde asliye hukuk mahkemesi,
  • ticari uyuşmazlıkta asliye ticaret mahkemesi,
  • işçi ve işveren ilişkisinden doğan uyuşmazlıkta iş mahkemesi,
  • tüketici işleminden kaynaklanan uyuşmazlıkta tüketici mahkemesi

gündeme gelebilir.

Ancak görev belirlenirken yalnızca tarafların şirket veya kişi olması değil, alacağın hukuki kaynağı ve özel kanun hükümleri birlikte değerlendirilmelidir.

İcra İnkâr Tazminatı Bakımından Fark Var mı?

İtirazın iptali davalarında en sık gündeme gelen taleplerden biri icra inkâr tazminatıdır.

İİK m.67 kapsamında şartların bulunması ve talep edilmesi hâlinde borçlu aleyhine takip konusu alacağın belirli bir oranından aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesi gündeme gelebilir. Kanundaki asgari oran güncel düzenlemede yüzde 20’dir.

Ancak her itirazın reddedilmesi otomatik olarak tazminat anlamına gelmez. Özellikle alacağın likit, başka bir ifadeyle borçlu tarafından hesaplanabilir ve belirlenebilir nitelikte olup olmadığı uygulamada önem taşır.

İtirazın kaldırılması yolunda da kanundaki şartlar ve tarafın talebi çerçevesinde tazminat hükümleri gündeme gelebilir.

Kısa cevap: “Davayı kazandım, mutlaka %20 tazminat alırım” veya “itiraz ettim, kesin %20 öderim” şeklinde otomatik bir sonuç yoktur. Tazminat şartları somut dosyada ayrıca incelenmelidir.

İtirazın İptali Davasından Önce Arabuluculuk Gerekir mi?

Bu sorunun cevabı alacağın dayandığı hukuki ilişkiye göre değişebilir.

Özellikle ticari davalardan konusu bir miktar para olan itirazın iptali davaları, Türk Ticaret Kanunu m.5/A kapsamında dava şartı arabuluculuğa tabi olabilir. 7445 sayılı Kanun ile ticari nitelikteki itirazın iptali davalarının arabuluculuk kapsamı açık biçimde düzenlenmiştir.

İş, tüketici ve kira ilişkilerinden kaynaklanan uyuşmazlıklarda da ilgili özel kanunlardaki dava şartı arabuluculuk hükümleri ayrıca incelenmelidir.

İtirazın kaldırılması ise genel mahkemede açılan klasik bir itirazın iptali davasından farklı olarak icra mahkemesine özgü takip hukuku başvurusudur. Bu nedenle başvuru öncesinde somut uyuşmazlığın niteliği ve özel düzenleme ayrıca kontrol edilmelidir.

İtirazın İptali mi, İtirazın Kaldırılması mı Daha Avantajlı?

Bunun tek bir cevabı yoktur. “İtirazın kaldırılması her zaman daha hızlıdır” veya “itirazın iptali her zaman daha güvenlidir” şeklindeki genellemeler somut dosya bakımından yanıltıcı olabilir.

Karar verirken özellikle şu sorulara bakılmalıdır:

  • Alacak hangi hukuki ilişkiden doğmuştur?
  • İcra takibi hangi belgeye dayanmaktadır?
  • Borçlu borca mı, imzaya mı, faize mi, yetkiye mi itiraz etmiştir?
  • İİK m.68 kapsamında belge mevcut mudur?
  • Altı aylık süre devam ediyor mudur?
  • Bir yıllık İİK m.67 süresi devam ediyor mudur?
  • Alacağın ispatı bilirkişi, tanık veya ticari defter incelemesi gerektiriyor mu?
  • Dava şartı arabuluculuk söz konusu mudur?
  • İcra inkâr tazminatı talep edilecek midir?

Elinde İİK m.68 kapsamında açık ve yeterli belge bulunan bir alacaklı için itirazın kaldırılması değerlendirilebilir. Buna karşılık alacağın kapsamlı delil incelemesi gerektirdiği, sözleşmenin yorumlanması veya karşılıklı edimlerin araştırılması gerektiği dosyalarda itirazın iptali davası daha uygun olabilir.

Örnek 1: Yazılı borç ikrarı

A, B’ye verdiği borç nedeniyle B’nin imzaladığı açık bir borç ikrarına dayanarak ilamsız takip başlatmıştır. B borca itiraz etmiş ancak imzayı inkâr etmemiştir. Belgenin İİK m.68 şartlarını taşıması hâlinde itirazın kesin kaldırılması yolu değerlendirilebilir.

Örnek 2: Fatura ve ticari ilişki uyuşmazlığı

Bir şirket, diğer şirkete gönderdiği faturaların ödenmediğini ileri sürerek takip başlatmış; borçlu ise hizmetin eksik verildiğini ve faturaların borcu yansıtmadığını savunmuştur.

Bu tür bir dosyada sözleşme, ticari defterler, faturalar, teslim veya hizmet kayıtları ve bilirkişi incelemesi gerekebilir. İtirazın iptali davası, genel mahkemenin daha geniş delil incelemesine imkân tanıması nedeniyle gündeme gelebilir.

Örnek 3: İmza inkârı

Takip adi bir senede dayanıyorsa ve borçlu ödeme emrine itiraz ederken senetteki imzanın kendisine ait olmadığını açıkça ileri sürüyorsa, şartları varsa itirazın geçici kaldırılması hükümleri değerlendirilebilir.

Örnek 4: Altı aylık sürenin geçirilmesi

Alacaklı, borçlunun itirazının kendisine tebliğ edilmesinden sonra yedi ay beklemişse itirazın kaldırılması için öngörülen altı aylık süre bakımından sorun doğabilir. Buna karşılık bir yıllık İİK m.67 süresi henüz devam ediyorsa itirazın iptali davası değerlendirilebilir.

İtirazın Kaldırılması Kararı Kesin Hüküm müdür?

İcra mahkemesinin itirazın kaldırılması konusunda yaptığı inceleme takip hukukuna özgü ve sınırlı bir incelemedir.

Bu nedenle itirazın kaldırılmasına ilişkin karar, alacağın maddi hukuk bakımından varlığı konusunda genel mahkemede verilen bir alacak veya itirazın iptali kararıyla aynı kesin hüküm etkisine sahip değildir.

Bu özellik, itirazın kaldırılması ile itirazın iptali arasındaki en önemli yapısal farklardan biridir.

İtirazın İptali Davası Alacak Davasından Farklı mıdır?

İtirazın iptali davasının temelinde bir alacağın varlığının tespiti bulunmakla birlikte dava aynı zamanda önceden başlatılmış icra takibiyle bağlantılıdır.

Dava kabul edildiğinde amaç yalnızca alacağın bulunduğunu tespit etmek değil, borçlunun icra takibine yaptığı itirazın iptal edilmesi ve duran takibin devamının sağlanmasıdır.

Bu nedenle İİK m.67’deki bir yıllık sürenin ve icra takibiyle dava arasındaki bağlantının korunması önemlidir.

Mersin’de İtirazın İptali ve İtirazın Kaldırılması Süreci

Mersin’de başlatılan icra takiplerinde borçlunun ödeme emrine itiraz etmesi üzerine dosyanın hangi hukuki yolla devam ettirileceği, takip dosyasındaki belgeler incelenmeden belirlenmemelidir.

Özellikle Mersin, Akdeniz, Yenişehir, Mezitli, Toroslar, Tarsus, Erdemli ve diğer ilçelerde ticari alacaklar, kira alacakları, sözleşmeden doğan borçlar ve bireysel alacaklar bakımından görevli mahkeme ve uygulanacak usul birbirinden farklı olabilir.

Takibin Mersin’deki bir icra dairesinde başlatılmış olması tek başına itirazın iptali davasının görevli mahkemesini belirlemez. Alacağın kaynağı, tarafların sıfatı ve özel kanun hükümleri ayrıca değerlendirilir.

Mersin için kısa cevap: İcra takibine itiraz edildiyse ilk olarak icra dosyası, ödeme emri, itiraz dilekçesi, itirazın alacaklıya tebliğ tarihi ve alacağın dayandığı belgeler birlikte incelenmelidir. Bundan sonra İİK m.67 kapsamındaki itirazın iptali veya İİK m.68 ve devamındaki itirazın kaldırılması yollarından hangisinin şartlarının oluştuğu belirlenebilir.

Alacaklı İçin Son Kontrol Listesi

  • İcra dosyasının esas numarasını kontrol edin.
  • Borçlunun itiraz dilekçesini inceleyin.
  • İtirazın size hangi tarihte tebliğ edildiğini belirleyin.
  • Altı aylık itirazın kaldırılması süresini kontrol edin.
  • Bir yıllık itirazın iptali süresini kontrol edin.
  • Takibin dayanağı sözleşme, senet, fatura veya diğer belgeleri ayırın.
  • Belgenin İİK m.68 kapsamında olup olmadığını değerlendirin.
  • Borçlunun imzaya itiraz edip etmediğini kontrol edin.
  • Uyuşmazlıkta dava şartı arabuluculuk bulunup bulunmadığını inceleyin.
  • Görevli ve yetkili mahkemeyi belirleyin.
  • Faiz başlangıcı ve faiz türünü ayrıca kontrol edin.
  • İcra inkâr tazminatı şartlarını değerlendirin.
  • İcra dosyası ile dava talebinin birbiriyle uyumlu olmasına dikkat edin.

İtirazın İptali ve Kaldırılması Sürecinde Sık Yapılan Hatalar

En sık karşılaşılan sorunlardan biri, yalnızca takip dosyasındaki alacak miktarına bakılarak hukuki yol seçilmesidir. Oysa doğru yolun belirlenmesinde alacağın miktarından çok alacağın hukuki kaynağı ve mevcut belgelerin niteliği önem taşır.

Bir diğer hata, altı aylık ve bir yıllık sürelerin karıştırılmasıdır. İtirazın kaldırılması için altı aylık süre bulunması, itirazın iptali davasının da altı ay içinde açılması gerektiği anlamına gelmez.

Benzer şekilde, alacaklının elinde herhangi bir yazılı belge bulunmasının otomatik olarak itirazın kaldırılması yolunu açtığı düşünülmemelidir. Belgenin İİK m.68 ve devamındaki şartlara uygunluğu ayrıca incelenmelidir.

Ticari uyuşmazlıklarda dava şartı arabuluculuk kontrol edilmeden itirazın iptali davası açılması da usul bakımından önemli sonuçlara neden olabilir.

1. İtirazın iptali ve itirazın kaldırılması aynı şey midir?

Hayır. İtirazın iptali genel mahkemede görülen bir dava; itirazın kaldırılması ise icra mahkemesine özgü ve sınırlı incelemeye dayanan takip hukuku yoludur.

2. İtirazın iptali davası kaç gün içinde açılır?

İİK m.67 kapsamında süre gün olarak değil, itirazın alacaklıya tebliğinden itibaren bir yıl olarak düzenlenmiştir.

3. İtirazın kaldırılması için süre ne kadardır?

İtirazın alacaklıya tebliğinden itibaren altı ay içinde itirazın kaldırılması talep edilmelidir.

4. Altı ay geçince itirazın iptali davası açılabilir mi?

Bir yıllık İİK m.67 süresi devam ediyorsa ve diğer şartlar mevcutsa itirazın iptali davası gündeme gelebilir.

5. İtirazın kaldırılması hangi mahkemeden istenir?

İtirazın kaldırılması icra mahkemesinden talep edilir.

6. İtirazın iptali hangi mahkemede açılır?

Görevli mahkeme alacağın dayandığı hukuki ilişkiye göre asliye hukuk, asliye ticaret, iş veya tüketici mahkemesi gibi farklı mahkemeler olabilir.

7. Fatura ile itirazın kaldırılması istenebilir mi?

Fatura tek başına her durumda İİK m.68 anlamında yeterli belge değildir. Belgenin niteliği ve borçlunun kabulü ayrıca değerlendirilmelidir.

8. İtirazın iptalinde bilirkişi incelemesi yapılabilir mi?

Evet. Uyuşmazlığın niteliği gerektiriyorsa genel mahkemede bilirkişi incelemesi yapılabilir.

9. İtirazın kaldırılmasında tanık dinlenir mi?

İcra mahkemesinin incelemesi belge ağırlıklı ve sınırlıdır; genel mahkemedeki geniş delil incelemesinden farklıdır.

10. İcra inkâr tazminatı yüzde kaçtır?

Kanunda şartları oluştuğunda hükmedilebilecek tazminat bakımından takip konusu alacağın yüzde 20’sinden aşağı olmama ölçütü bulunmaktadır. Somut olayda diğer şartların da gerçekleşmesi gerekir.

11. İtirazın kaldırılması kararı kesin hüküm müdür?

İcra mahkemesindeki kaldırma incelemesi takip hukukuna özgüdür ve alacağın maddi hukuk yönünden varlığı konusunda genel mahkeme kararı gibi kesin hüküm oluşturmaz.

12. Ticari itirazın iptali davasında arabuluculuk zorunlu mudur?

Ticari davalardan konusu bir miktar para olan itirazın iptali davalarında TTK m.5/A kapsamında dava şartı arabuluculuk gündeme gelir. Somut uyuşmazlığın niteliği ayrıca incelenmelidir.

13. Borçlu imzaya itiraz etmişse hangi yol kullanılır?

Takip adi senede dayanıyorsa ve borçlu imzayı açıkça inkâr etmişse şartlarına göre İİK m.68/a kapsamında itirazın geçici kaldırılması değerlendirilebilir.

Mersin’de İcra ve Alacak Uyuşmazlıkları İçin Hukuki Destek

Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu; Mersin’de ilamlı ve ilamsız icra takipleri, ödeme emrine itiraz, itirazın iptali, itirazın kaldırılması, menfi tespit, istirdat, haciz ve alacak tahsili süreçlerinde dosyanın somut özelliklerine göre hukuki değerlendirme ve temsil hizmeti sunmaktadır.

İcra dosyalarında özellikle tebligat tarihi ve kanuni süreler önem taşıdığından takip dosyasının ve mevcut belgelerin gecikmeden incelenmesi uygun olur.

itirazın iptali ve itirazın kaldırılması: Uygulama Rehberi ve Kontrol Listesi

itirazın iptali ve itirazın kaldırılması hakkında sağlıklı bir yol haritası kurulabilmesi için somut olayın belgeleri ve güncel mevzuat birlikte değerlendirilmelidir. itirazın iptali ve itirazın kaldırılması, başvurunun amacı, görevli kurum, olay tarihi, mevcut belgeler ve uygulanacak özel mevzuat birlikte incelenerek değerlendirilir. İlk aşamada doğru merciye başvurulması ve kayıtların eksiksiz tutulması sonraki işlemleri kolaylaştırır.

itirazın iptali ve itirazın kaldırılması İçin Hangi Belgeler ve Kontroller Gerekir?

  • Güncel kurum ve iletişim bilgisini resmî kaynaktan doğrulayın.
  • Kimlik ve olayla ilgili belgeleri hazırlayın.
  • Başvuru tarihini ve verilen evrak numarasını kaydedin.
  • Acil risk varsa 112 üzerinden yardım isteyin.
  • İfade veya tutanağı imzalamadan önce içeriğini okuyun.
  • Tebligat ve sonraki başvuru sürelerini takip edin.

Örneğin bir olay farklı birimlerin görev alanına giriyorsa kişi en yakın kolluk birimine başvurabilir; görevli birime yönlendirme kurumlar arasında yapılabilir. itirazın iptali ve itirazın kaldırılması hakkında adres ve birim bilgileri zamanla değişebileceğinden resmî kanalların kontrolü önemlidir.

Uygulama notu: Acil durumlarda web sayfasındaki adres bilgisini araştırmak yerine 112 Acil Çağrı Merkezi aranmalıdır.

itirazın iptali ve itirazın kaldırılması için başvuru yeri, süre, belge ve muhtemel sonuçlar olayın özelliklerine göre değişebilir. Güncel mevzuat ile resmî kayıtlar esas alınmalı; kesin sonuç veya garanti anlamına gelebilecek değerlendirmelerden kaçınılmalıdır. İlgili çalışma alanına ilişkin ayrıntılar için Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu hukuk hizmetleri sayfası incelenebilir.


itirazın iptali ve itirazın kaldırılması nedir?

itirazın iptali ve itirazın kaldırılması, tek bir belgeye veya kısa bir tanıma göre sonuçlandırılabilecek bir konu değildir. Hukuki nitelendirme yapılırken olayın zamanı, tarafların sıfatı, talebin amacı ve uygulanacak kanun hükümleri birlikte ele alınır. Ana çerçeveyi 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu ve alacağın kaynağına ilişkin özel mevzuat oluşturur. Özel kanun, geçici madde veya güncel tarife bulunması hâlinde bunlar da ayrıca kontrol edilmelidir.

Başvuru süresi ne kadardır?

itirazın iptali ve itirazın kaldırılması için bütün olaylara uygulanabilecek tek bir süre yoktur. Süre; talebin hukuki niteliğine, öğrenme veya tebliğ tarihine, zamanaşımı ve hak düşürücü süre ayrımına göre hesaplanır. Tatil günleri, elektronik tebligat, usulsüz tebligat ve arabuluculukta geçen zaman hesabı etkileyebilir. Bu nedenle başlangıç tarihi belge üzerinden doğrulanmadan son gün belirlenmemelidir.

Başvuru öncesi zorunlu arabuluculuk var mı?

Arabuluculuğun dava şartı olup olmadığı uyuşmazlığın türüne göre belirlenir. Dava şartı bulunduğu hâlde son tutanak alınmadan dava açılması usulden sonuç doğurabilir. Arabuluculuk başvurusunda talep konusunun eksik yazılması da sonraki dava kapsamını tartışmalı hâle getirebilir. itirazın iptali ve itirazın kaldırılması ile bağlantılı her talebin arabuluculuğa tabi olduğu veya olmadığı peşinen söylenemez.

En sık yapılan hatalar nelerdir?

Yanlış merciye başvurma, tebliğ tarihini kaydetmeme, talep sonucunu belirsiz bırakma, yalnız ekran görüntüsüne dayanma, zamanaşımı ile hak düşürücü süreyi karıştırma ve resmî kaynağı kontrol etmeden güncel tutar yazma sık görülen hatalardır. itirazın iptali ve itirazın kaldırılması açısından belge ve süre takvimi ilk görüşmede çıkarılmalı, her işlem dosya numarasıyla kaydedilmelidir.

Somut örnek nasıl değerlendirilir?

Bir kişi elindeki tek belgeye dayanarak hakkının kesin olduğunu düşünebilir. Karşı taraf ise ödeme, yetki, süre veya belgenin geçerliliği yönünden itiraz ileri sürebilir. Bu durumda aynı belge farklı hukuki sorunları gündeme getirir. itirazın iptali ve itirazın kaldırılması değerlendirmesi; iddia, savunma, karşı delil ve uygulanacak usul kuralı birlikte görülerek yapılmalıdır.

Avukat desteği zorunlu mudur?

itirazın iptali ve itirazın kaldırılması için son kontrol:
  • Olay ve tebliğ tarihlerini kronolojik yazın.
  • Görev, yetki ve dava şartını belirleyin.
  • Belgeleri ispatlanacak vakıaya göre sınıflandırın.
  • Güncel mevzuatı ve resmî tarifeyi doğrulayın.
  • Talep, süre ve muhtemel sonucu ayrı ayrı değerlendirin.
  • Başvuru ve tebligat kayıtlarını dosya numarasıyla saklayın.

Türkiye genelinde dosya takibi

Türkiye’nin farklı il ve ilçelerinde bulunan İtirazın İptali ve İtirazın Kaldırılması Farkı 2026 dosyaları, gerekli yetkilendirme çerçevesinde uzaktan belge incelemesine konu olabilir. İncelemede icra takip talebi, ödeme emri, tebligat mazbatası, dayanak sözleşme veya senet, hesap dökümü ve haciz kayıtları ele alınır. Takip türü; borca, imzaya ve yetkiye itiraz ile şikâyet ve haciz işlemleri ilgili sürelerle birlikte incelenir

Vekâlet ilişkisi kurulması hâlinde elektronik yürütülebilen dilekçe, evrak ve kanun yolu işlemleri UYAP üzerinden; ilgili icra dairesi ve uyuşmazlığın niteliğine göre icra hukuk mahkemesi ile bağlantılı yerinde aşamalar ise dosyanın bulunduğu yerde planlanabilir. Başka şehirde bulunma tek başına engel oluşturmaz; görevli ve yetkili merci, süre ve usul her olayda yeniden belirlenir.

Süre kontrolü: Kriter İtirazın İptali İtirazın Kaldırılması Hukuki nitelik Genel mahkemede açılan dava İcra mahkemesine özgü takip hukuku başvurusu Temel dayanak İİK m.67 İİK m.68 ve devamı Başvuru süresi İtirazın alacaklıya tebliğinden itibaren 1 yıl İtirazın alacaklıya tebliğinden itibaren 6…

Mersin uygulaması ve büromuzla iletişim

İtirazın İptali ve İtirazın Kaldırılması Farkı 2026 açısından Mersin merkez ve ilgili ilçelerde öncelikle ilgili icra dairesi ve uyuşmazlığın niteliğine göre icra hukuk mahkemesi bakımından dosya kayıtları, tebligatlar ve konuya özgü deliller kontrol edilir. Tarsus, Erdemli, Silifke, Anamur ve Mut’taki işlemlerde de dosyanın bulunduğu merci ve usul kuralları esas alınır.

Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu, icra takip talebi, ödeme emri, tebligat mazbatası, dayanak sözleşme veya senet, hesap dökümü ve haciz kayıtları ile başvuru koşullarını değerlendirebilir; vekâlet kurulursa hukuki süreç dosyanın niteliğine göre takip edilebilir. Bu açıklama sonuç taahhüdü değildir.

Resmî Kaynaklar

Hukuki Değerlendirme ve İletişim

Belgeler, süreler ve hukuka uygun deliller somut olayın özellikleriyle birlikte incelenir.

Bakırcı Keskin Hukuk Bürosu
İhsaniye Mahallesi, 4903. Sokak, Profit İş Merkezi No:23, Kat:3, Daire:14, 33070 Akdeniz/Mersin, Türkiye

İletişim ve görüşme talebi

Bakırcı Keskin Hukuk Bürosu Konumu

Hukukçu İncelemesi ve E-E-A-T Bilgisi

Av. Halil Bakırcı tarafından hazırlanmış, Av. Emirhan Keskin tarafından incelenmiştir.

Avukat Halil Bakırcı – Bakırcı ve Keskin Hukuk Bürosu

Yazar Bilgisi

Avukat Halil BAKIRCI, Mersin Barosu 3472 sicil numarasına kayıtlıdır. Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu bünyesinde ceza, aile, iş, gayrimenkul ve ticaret hukuku alanlarında hukuki danışmanlık ve dava takibi sunmaktadır. Hukuki içeriklerini güncel mevzuat ve uygulama çerçevesinde hazırlamaktadır.

Av. Halil Bakırcı profilini inceleyin

Yazar
Av. Halil Bakırcı – Mersin Barosu Sicil No: 3472
İnceleyen
Av. Emirhan Keskin – Mersin Barosu Sicil No: 5507
Son mevzuat kontrolü
19 Ağustos 2026

Bu sayfa genel hukuki bilgilendirme amacı taşır; sonuç garantisi içermez. Değerlendirme, güncel mevzuat, somut olayın özellikleri ve hukuka uygun deliller üzerinden yapılır.