B&KBakırcı & KeskinHUKUK BÜROSU
TR
TürkçeEnglishDeutschРусскийالعربية中文
Menü

İtirazın İptali ve İtirazın Kaldırılması Farkı 2026

Hukuk Rehberi • Güncel 2026

Bir yıllık itirazın iptali davası ile altı aylık itirazın kaldırılması yolunun belge, mahkeme ve sonuç farkları.

Hak ve yükümlülüklerBaşvuru ve dava süreciBelge ve ispat incelemesiGüncel mevzuat ve SSS
Kısa ve net cevap: İtirazın iptali, İİK m.67 uyarınca alacağın genel hükümlere göre incelendiği davadır; temel süre, itirazın alacaklıya tebliğinden itibaren bir yıldır. İtirazın kesin kaldırılması, İİK m.68’deki belge şartına bağlı olarak icra mahkemesinden istenir; temel süre aynı tebliğden itibaren altı aydır. Yol seçimi belgenin niteliğine ve itirazın kapsamına bağlıdır. Dava şartı arabuluculukta geçen zamanın süre hesabına etkisi ayrıca gözetilir.

İtirazın İptali ve Kaldırılması Kanun Metni

İİK m.67/1

“Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir.”

Net sonuç: Süre, itirazın alacaklıya tebliğinden itibaren bir yıldır. Görevli genel veya özel mahkeme alacağın hukuki kaynağına göre belirlenir. İspat, HMK ve ilgili özel kanunlara tabidir; senetle ispat zorunluluğu ve kanuni istisnaları korunur.

İİK m.68/1

“Talebine itiraz edilen alacaklının takibi, imzası ikrar veya noterlikçe tasdik edilen borç ikrarını içeren bir senede yahut resmî dairelerin veya yetkili makamların yetkileri dâhilinde ve usulüne göre verdikleri bir makbuz veya belgeye müstenitse, alacaklı itirazın kendisine tebliği tarihinden itibaren altı ay içinde itirazın kaldırılmasını isteyebilir.”

Net sonuç: Süre altı ay, merci icra mahkemesi ve deliller m.68’de sayılan belgelerle sınırlıdır.

2004 sayılı İİK

İtirazın İptali ve İtirazın Kaldırılması Arasındaki Temel Fark Nedir?

İlamsız icra takibinde borçlu, ödeme emrine süresi içinde itiraz ettiğinde takip kural olarak durur. Alacaklının takibe devam edebilmesi için borçlunun itirazının hukuken etkisiz hâle getirilmesi gerekir. İşte itirazın iptali ve itirazın kaldırılması yolları bu noktada gündeme gelir.

Her iki yolun ortak amacı, borçlunun itirazı nedeniyle duran takibin devamını sağlayabilmektir. Bununla birlikte takipte kullanılan belge, borçlunun itirazının içeriği ve alacağın dayandığı hukuki ilişki, hangi yolun daha uygun olduğunu belirler.

Kriter İtirazın İptali İtirazın Kaldırılması
Hukuki nitelik Genel mahkemede açılan dava İcra mahkemesine özgü takip hukuku başvurusu
Temel dayanak İİK m.67 İİK m.68 ve devamı
Başvuru süresi İtirazın alacaklıya tebliğinden itibaren 1 yıl İtirazın alacaklıya tebliğinden itibaren 6 ay
İnceleme Genel hükümlere göre geniş inceleme Takip hukukuna özgü sınırlı inceleme
Deliller Uyuşmazlığa göre genel ispat araçları İİK m.68 ve devamında belirtilen belgeler
Görevli merci Temel hukuki ilişkiye göre görevli genel/özel mahkeme İcra mahkemesi
Kesin hüküm Maddi hukuk bakımından kesin hüküm etkisi doğurabilir Alacağın esası bakımından genel mahkeme kararı gibi kesin hüküm oluşturmaz

İtirazın İptali Davası Nedir?

İtirazın iptali davası, borçlunun ilamsız icra takibine yaptığı itiraz üzerine duran takibin devamını sağlamak isteyen alacaklının İİK m.67 kapsamında açabileceği davadır.

İtirazın iptali davasında alacağın varlığı, HMK ve ilgili özel kanunlardaki ispat kurallarına göre incelenir. İnceleme İİK m.68’deki belge türleriyle sınırlı değildir; ancak bu durum her vakıanın her delille ispatlanacağı anlamına gelmez. Senetle ispat zorunluluğu ve kanuni istisnaları korunur. Sözleşme, banka kaydı, ticari defter, elektronik yazışma, tanık veya bilirkişi delilinin işlevi, ispatlanacak vakıaya ve o delilin kanuni şartlarına göre belirlenir.

Bu nedenle elinde İİK m.68 anlamında güçlü bir belge bulunmayan alacaklı bakımından itirazın iptali davası çoğu zaman daha geniş bir ispat imkânı sağlar.

İtirazın iptali davasında mahkeme neyi inceler?

Mahkemenin temel sorusu, takip konusu alacağın gerçekten mevcut olup olmadığıdır. Borcun doğumu, miktarı, vadesi, ödeme yapılıp yapılmadığı, sözleşmenin ifa edilip edilmediği, varsa ayıp veya mahsup savunmaları ve diğer maddi hukuk meseleleri incelenebilir.

Mahkeme alacağın varlığına ve itirazın haksız olduğuna kanaat getirirse itirazın iptaline ve takibin belirlenen miktar üzerinden devamına karar verebilir.

Önemli: İtirazın iptali davası yalnızca “borçlunun itirazını kaldıran” teknik bir işlem değildir. Alacağın varlığı maddi hukuk yönünden yargılama konusu yapılır.

İtirazın Kaldırılması Nedir?

İtirazın kaldırılması, alacaklının elinde İcra ve İflas Kanunu’nun aradığı nitelikte bir belge bulunması hâlinde icra mahkemesinden talep edilebilen takip hukukuna özgü bir yoldur.

İİK m.68 bakımından özellikle imzası ikrar edilmiş veya noterlikçe tasdik edilmiş borç ikrarını içeren belgeler ile kanunun kabul ettiği bazı resmî belge ve kayıtlar önem taşır.

İcra mahkemesi burada genel mahkeme gibi kapsamlı bir alacak yargılaması yapmaz. İnceleme daha sınırlı ve kanunun izin verdiği belge düzeni çerçevesindedir.

İtirazın kaldırılmasının avantajı nedir?

Alacaklının elindeki belge bu yola uygunsa itirazın kaldırılması, genel mahkemede uzun bir alacak yargılamasına göre daha dar kapsamlı bir prosedür sunabilir. Ancak bu yolun kullanılabilmesi için belge şartının gerçekten karşılanması gerekir.

Bu nedenle “elimde fatura var, doğrudan itirazın kaldırılmasına giderim” şeklindeki yaklaşım her dosyada doğru değildir. Faturanın düzenlenmiş olması tek başına her durumda İİK m.68 kapsamında yeterli belge niteliği sağlamaz.

İtirazın İptali ve İtirazın Kaldırılmasında Süre Farkı

İki yol arasındaki en kritik farklardan biri başvuru süresidir.

Kısa cevap: İtirazın iptali davasında süre, itirazın alacaklıya tebliğinden itibaren 1 yıl; itirazın kaldırılmasında ise 6 ay olarak düzenlenmiştir.

Sürelerin başlangıcında yalnızca borçlunun itiraz ettiği gün değil, itirazın alacaklıya ne zaman tebliğ edildiği önem taşır. Bu nedenle icra dosyasındaki tebligat kayıtları dikkatle incelenmelidir.

Altı aylık süre kaçırılırsa ne olur?

Alacaklı itirazın kaldırılması için öngörülen altı aylık süreyi kaçırmışsa bu özel takip hukuku yolundan yararlanamayabilir. Ancak itirazın alacaklıya tebliğinden itibaren bir yıllık İİK m.67 süresi henüz dolmamışsa şartlarına göre itirazın iptali davası açılması gündeme gelebilir.

Bu nedenle altı aylık sürenin dolmuş olması her durumda alacağın tamamen sona erdiği anlamına gelmez. Fakat hangi dava veya takip yolunun hâlen kullanılabileceği ayrıca değerlendirilmelidir.

Bir yıllık süre de geçirilirse ne olur?

İİK m.67’deki özel bir yıllık süre geçtikten sonra artık aynı hukuki yolun kullanılabilmesi mümkün olmayabilir. Bununla birlikte alacağın tabi olduğu genel zamanaşımı süresi sona ermemişse genel hükümlere göre alacak davası açılması ayrı bir ihtimal olarak değerlendirilebilir.

Ancak bu durumda İİK m.67’ye özgü sonuçlar ile genel alacak davasının sonuçları aynı değildir. Bu nedenle sürenin geçirilmemesi önemlidir.

Belge ve Delil Bakımından Fark Nedir?

İtirazın iptali ile itirazın kaldırılması arasındaki en belirleyici ayrımlardan biri delil rejimidir.

İtirazın iptalinde deliller

İtirazın iptali genel hükümlere tabi bir dava olduğundan, alacağın niteliğine göre HMK ve ilgili özel kanunlardaki ispat kuralları uygulanır. Yazılı sözleşme, banka kaydı, ticari defterler, e-posta ve mesaj kayıtları, teslim belgeleri, faturalar, bilirkişi incelemesi ve şartları varsa tanık delili değerlendirmeye alınabilir.

İtirazın kaldırılmasında deliller

İcra mahkemesindeki inceleme ise çok daha sınırlıdır. Alacaklının, İİK m.68 ve devamında kabul edilen belge türlerinden birine dayanması gerekir.

Örneğin borçlunun imzasını kabul ettiği borç ikrarını içeren bir belge ile yalnızca alacaklı tarafından tek taraflı düzenlenmiş bir kayıt aynı hukuki değerde değildir.

Dikkat: Alacaklının elinde İİK m.68 kapsamında belge bulunup bulunmadığı değerlendirilmeden itirazın kaldırılması yoluna başvurulması, usul ve tazminat sonuçları doğurabilir.

İtirazın Kesin Kaldırılması ve Geçici Kaldırılması Arasındaki Fark

“İtirazın kaldırılması” tek tip bir kurum değildir. Uygulamada itirazın kesin kaldırılması ve itirazın geçici kaldırılması ayrımı önem taşır.

İtirazın kesin kaldırılması

Borçlunun borca itiraz ettiği ancak imzayı kabul ettiği veya alacaklının İİK m.68 kapsamında yeterli nitelikte belge sunduğu durumlarda itirazın kesin kaldırılması gündeme gelebilir.

İtirazın geçici kaldırılması

Takibin adi senede dayanması ve borçlunun senet altındaki imzayı açıkça inkâr etmesi hâlinde İİK m.68/a kapsamında itirazın geçici kaldırılması gündeme gelebilir.

Bu ayrım yalnızca terminolojik değildir. Kararın sonuçları ve borçlunun sonrasında başvurabileceği hukuki yollar bakımından farklılık doğurur.

Görevli Mahkeme ve Merci Bakımından Fark

İtirazın kaldırılması icra mahkemesinden talep edilir.

İtirazın iptali davasında ise görevli mahkeme alacağın dayandığı temel hukuki ilişkiye göre belirlenir.

Örneğin:

  • Adi borç ilişkisinde asliye hukuk mahkemesi,
  • ticari uyuşmazlıkta asliye ticaret mahkemesi,
  • işçi ve işveren ilişkisinden doğan uyuşmazlıkta iş mahkemesi,
  • tüketici işleminden kaynaklanan uyuşmazlıkta tüketici mahkemesi

gündeme gelebilir.

Ancak görev belirlenirken yalnızca tarafların şirket veya kişi olması değil, alacağın hukuki kaynağı ve özel kanun hükümleri birlikte değerlendirilmelidir.

İcra İnkâr Tazminatı Bakımından Fark Var mı?

İki yolun tazminat hükümleri aynı maddeye ve aynı inceleme ölçütüne dayanmaz.

İtirazın iptali davasında İİK m.67/2 uygulanır. Kanuni koşullar ve talep varsa tazminat, somut sonuca göre red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olamaz. Borçlu aleyhine icra inkâr tazminatında uygulamada alacağın itiraz tarihinde borçlu tarafından belirlenebilir (likit) nitelikte olup olmadığı ayrıca önem taşır. Kısmi kabulde bütün takip tutarı üzerinden otomatik hesap yapılmaz.

İtirazın kaldırılmasında ise İİK m.68’deki özel düzenleme uygulanır. Talebin esasa ilişkin nedenlerle kabulü veya reddi hâlinde ve tarafın istemi üzerine, kanundaki koşullarla yüzde yirmiden aşağı olmamak üzere tazminat gündeme gelir. Bu tazminat, m.67’deki itirazın iptali tazminatıyla aynı hukuki yol değildir.

İİK m.68 kapsamında tazminata hükmedilmiş olsa bile, borçlunun menfi tespit veya istirdat davası ya da alacaklının genel mahkemede dava açması hâlinde kanundaki erteleme ve sonuca bağlı düşme hükümleri ayrıca dikkate alınmalıdır.

Kısa cevap: “Davayı kazandım, mutlaka %20 tazminat alırım” veya “itiraz ettim, kesin %20 öderim” şeklinde otomatik bir sonuç yoktur. Tazminat şartları somut dosyada ayrıca incelenmelidir.

İtirazın İptali Davasından Önce Arabuluculuk Gerekir mi?

TTK m.5/A kapsamındaki ticari davalardan konusu bir miktar para olan itirazın iptali davalarında, dava açılmadan önce arabulucuya başvuru dava şartıdır. HUAK m.18/A/18 uyarınca özel kanunda zorunlu tahkim veya başka bir alternatif uyuşmazlık çözüm yolu öngörülmesi yahut tahkim sözleşmesinin bulunması hâlindeki istisnalar saklıdır.

İş, tüketici ve kira ilişkisinden doğan uyuşmazlıklarda ilgili özel düzenlemenin kapsamı ve istisnaları ayrıca incelenir. HUAK m.18/B/1-a, kira ilişkisinden kaynaklanan uyuşmazlıklarda dava öncesi arabuluculuğu düzenlerken kiralanan taşınmazların İİK’ya göre ilamsız icra yoluyla tahliyesine ilişkin hükümleri kapsam dışında bırakır. Başvurunun hukuki niteliği belirlenmeden yalnız “kira” veya “ticari alacak” başlığı üzerinden sonuç çıkarılmaz.

Arabuluculuğun süre hesabına etkisi: Dava şartı arabuluculukta HUAK m.18/A/15 uyarınca, arabuluculuk bürosuna başvurudan son tutanağın düzenlenmesine kadar zamanaşımı durur ve hak düşürücü süre işlemez. İİK m.67’deki bir yıllık süre hesaplanırken itirazın alacaklıya tebliği, arabuluculuk başvurusu ve son tutanak tarihleri birlikte gösterilir. Arabuluculuk başvurusu, önceden dolmuş bir süreyi yeniden başlatmaz.

İtirazın kesin kaldırılması farklıdır: İİK m.68 kapsamındaki icra mahkemesi başvurusu, TTK m.5/A’da sayılan itirazın iptali davası değildir. İtirazın iptali davasına ilişkin arabuluculuk kuralı, başlık benzerliği nedeniyle kesin kaldırma talebine aynen aktarılmaz.

İtirazın İptali mi, İtirazın Kaldırılması mı Daha Avantajlı?

Bunun tek bir cevabı yoktur. “İtirazın kaldırılması her zaman daha hızlıdır” veya “itirazın iptali her zaman daha güvenlidir” şeklindeki genellemeler somut dosya bakımından yanıltıcı olabilir.

Karar verirken özellikle şu sorulara bakılmalıdır:

  • Alacak hangi hukuki ilişkiden doğmuştur?
  • İcra takibi hangi belgeye dayanmaktadır?
  • Borçlu borca mı, imzaya mı, faize mi, yetkiye mi itiraz etmiştir?
  • İİK m.68 kapsamında belge mevcut mudur?
  • Altı aylık süre devam ediyor mudur?
  • Bir yıllık İİK m.67 süresi devam ediyor mudur?
  • Alacağın ispatı bilirkişi, tanık veya ticari defter incelemesi gerektiriyor mu?
  • Dava şartı arabuluculuk söz konusu mudur?
  • İcra inkâr tazminatı talep edilecek midir?

Elinde İİK m.68 kapsamında açık ve yeterli belge bulunan bir alacaklı için itirazın kaldırılması değerlendirilebilir. Buna karşılık alacağın kapsamlı delil incelemesi gerektirdiği, sözleşmenin yorumlanması veya karşılıklı edimlerin araştırılması gerektiği dosyalarda itirazın iptali davası daha uygun olabilir.

Örnek 1: Yazılı borç ikrarı

A, B’ye verdiği borç nedeniyle B’nin imzaladığı açık bir borç ikrarına dayanarak ilamsız takip başlatmıştır. B borca itiraz etmiş ancak imzayı inkâr etmemiştir. Belgenin İİK m.68 şartlarını taşıması hâlinde itirazın kesin kaldırılması yolu değerlendirilebilir.

Örnek 2: Fatura ve ticari ilişki uyuşmazlığı

Bir şirket, diğer şirkete gönderdiği faturaların ödenmediğini ileri sürerek takip başlatmış; borçlu ise hizmetin eksik verildiğini ve faturaların borcu yansıtmadığını savunmuştur.

Bu tür bir dosyada sözleşme, ticari defterler, faturalar, teslim veya hizmet kayıtları ve bilirkişi incelemesi gerekebilir. İtirazın iptali davası, genel mahkemenin daha geniş delil incelemesine imkân tanıması nedeniyle gündeme gelebilir.

Örnek 3: İmza inkârı

Takip adi bir senede dayanıyorsa ve borçlu ödeme emrine itiraz ederken senetteki imzanın kendisine ait olmadığını açıkça ileri sürüyorsa, şartları varsa itirazın geçici kaldırılması hükümleri değerlendirilebilir.

Örnek 4: Altı aylık sürenin geçirilmesi

Alacaklı, borçlunun itirazının kendisine tebliğ edilmesinden sonra yedi ay beklemişse itirazın kaldırılması için öngörülen altı aylık süre bakımından sorun doğabilir. Buna karşılık bir yıllık İİK m.67 süresi henüz devam ediyorsa itirazın iptali davası değerlendirilebilir.

İtirazın Kaldırılması Kararı Kesin Hüküm müdür?

İcra mahkemesinin itirazın kaldırılması konusunda yaptığı inceleme takip hukukuna özgü ve sınırlı bir incelemedir.

Bu nedenle itirazın kaldırılmasına ilişkin karar, alacağın maddi hukuk bakımından varlığı konusunda genel mahkemede verilen bir alacak veya itirazın iptali kararıyla aynı kesin hüküm etkisine sahip değildir.

Bu özellik, itirazın kaldırılması ile itirazın iptali arasındaki en önemli yapısal farklardan biridir.

İtirazın İptali Davası Alacak Davasından Farklı mıdır?

İtirazın iptali davasının temelinde bir alacağın varlığının tespiti bulunmakla birlikte dava aynı zamanda önceden başlatılmış icra takibiyle bağlantılıdır.

Dava kabul edildiğinde amaç yalnızca alacağın bulunduğunu tespit etmek değil, borçlunun icra takibine yaptığı itirazın iptal edilmesi ve duran takibin devamının sağlanmasıdır.

Bu nedenle İİK m.67’deki bir yıllık sürenin ve icra takibiyle dava arasındaki bağlantının korunması önemlidir.

Mersin’de İtirazın İptali ve İtirazın Kaldırılması Süreci

Mersin’de başlatılan icra takiplerinde borçlunun ödeme emrine itiraz etmesi üzerine dosyanın hangi hukuki yolla devam ettirileceği, takip dosyasındaki belgeler incelenmeden belirlenmemelidir.

Özellikle Mersin, Akdeniz, Yenişehir, Mezitli, Toroslar, Tarsus, Erdemli ve diğer ilçelerde ticari alacaklar, kira alacakları, sözleşmeden doğan borçlar ve bireysel alacaklar bakımından görevli mahkeme ve uygulanacak usul birbirinden farklı olabilir.

Takibin Mersin’deki bir icra dairesinde başlatılmış olması tek başına itirazın iptali davasının görevli mahkemesini belirlemez. Alacağın kaynağı, tarafların sıfatı ve özel kanun hükümleri ayrıca değerlendirilir.

Mersin için kısa cevap: İcra takibine itiraz edildiyse ilk olarak icra dosyası, ödeme emri, itiraz dilekçesi, itirazın alacaklıya tebliğ tarihi ve alacağın dayandığı belgeler birlikte incelenmelidir. Bundan sonra İİK m.67 kapsamındaki itirazın iptali veya İİK m.68 ve devamındaki itirazın kaldırılması yollarından hangisinin şartlarının oluştuğu belirlenebilir.

Alacaklı İçin Son Kontrol Listesi

  • İcra dosyasının esas numarasını kontrol edin.
  • Borçlunun itiraz dilekçesini inceleyin.
  • İtirazın size hangi tarihte tebliğ edildiğini belirleyin.
  • Altı aylık itirazın kaldırılması süresini kontrol edin.
  • Bir yıllık itirazın iptali süresini kontrol edin.
  • Takibin dayanağı sözleşme, senet, fatura veya diğer belgeleri ayırın.
  • Belgenin İİK m.68 kapsamında olup olmadığını değerlendirin.
  • Borçlunun imzaya itiraz edip etmediğini kontrol edin.
  • Uyuşmazlıkta dava şartı arabuluculuk bulunup bulunmadığını inceleyin.
  • Görevli ve yetkili mahkemeyi belirleyin.
  • Faiz başlangıcı ve faiz türünü ayrıca kontrol edin.
  • İcra inkâr tazminatı şartlarını değerlendirin.
  • İcra dosyası ile dava talebinin birbiriyle uyumlu olmasına dikkat edin.

İtirazın İptali ve Kaldırılması Sürecinde Sık Yapılan Hatalar

En sık karşılaşılan sorunlardan biri, yalnızca takip dosyasındaki alacak miktarına bakılarak hukuki yol seçilmesidir. Oysa doğru yolun belirlenmesinde alacağın miktarından çok alacağın hukuki kaynağı ve mevcut belgelerin niteliği önem taşır.

Bir diğer hata, altı aylık ve bir yıllık sürelerin karıştırılmasıdır. İtirazın kaldırılması için altı aylık süre bulunması, itirazın iptali davasının da altı ay içinde açılması gerektiği anlamına gelmez.

Benzer şekilde, alacaklının elinde herhangi bir yazılı belge bulunmasının otomatik olarak itirazın kaldırılması yolunu açtığı düşünülmemelidir. Belgenin İİK m.68 ve devamındaki şartlara uygunluğu ayrıca incelenmelidir.

Ticari uyuşmazlıklarda dava şartı arabuluculuk kontrol edilmeden itirazın iptali davası açılması da usul bakımından önemli sonuçlara neden olabilir.

İtirazın İptali ve İtirazın Kaldırılması Hakkında Sık Sorulan Sorular

1. İtirazın iptali ve itirazın kaldırılması aynı şey midir?

Hayır. İtirazın iptali genel mahkemede görülen bir dava; itirazın kaldırılması ise icra mahkemesine özgü ve sınırlı incelemeye dayanan takip hukuku yoludur.

2. İtirazın iptali davası kaç gün içinde açılır?

İİK m.67 kapsamında süre gün olarak değil, itirazın alacaklıya tebliğinden itibaren bir yıl olarak düzenlenmiştir.

3. İtirazın kaldırılması için süre ne kadardır?

İtirazın alacaklıya tebliğinden itibaren altı ay içinde itirazın kaldırılması talep edilmelidir.

4. Altı ay geçince itirazın iptali davası açılabilir mi?

Bir yıllık İİK m.67 süresi devam ediyorsa ve diğer şartlar mevcutsa itirazın iptali davası gündeme gelebilir.

5. İtirazın kaldırılması hangi mahkemeden istenir?

İtirazın kaldırılması icra mahkemesinden talep edilir.

6. İtirazın iptali hangi mahkemede açılır?

Görevli mahkeme alacağın dayandığı hukuki ilişkiye göre asliye hukuk, asliye ticaret, iş veya tüketici mahkemesi gibi farklı mahkemeler olabilir.

7. Fatura ile itirazın kaldırılması istenebilir mi?

Fatura tek başına her durumda İİK m.68 anlamında yeterli belge değildir. Belgenin niteliği ve borçlunun kabulü ayrıca değerlendirilmelidir.

8. İtirazın iptalinde bilirkişi incelemesi yapılabilir mi?

Evet. Uyuşmazlığın niteliği gerektiriyorsa genel mahkemede bilirkişi incelemesi yapılabilir.

9. İcra inkâr tazminatı yüzde kaçtır?

İİK m.67 kapsamında tazminat, kanuni koşullar oluştuğunda red veya hükmolunan meblağın yüzde 20’sinden aşağı olamaz. İtirazın kaldırılmasında ise İİK m.68’in özel tazminat şartları uygulanır; iki yol aynı kurala tabi değildir.

10. İtirazın kaldırılması kararı kesin hüküm müdür?

İcra mahkemesindeki kaldırma incelemesi takip hukukuna özgüdür ve alacağın maddi hukuk yönünden varlığı konusunda genel mahkeme kararı gibi kesin hüküm oluşturmaz.

11. Ticari itirazın iptali davasında arabuluculuk zorunlu mudur?

TTK m.5/A kapsamındaki ticari davalardan konusu bir miktar para olan itirazın iptali davalarında, dava öncesi arabulucuya başvuru dava şartıdır. HUAK m.18/A/18’deki kanuni istisnalar saklıdır. Dava şartı arabuluculukta başvuru ile son tutanak arasındaki zamanın sürelere etkisi HUAK m.18/A/15’e göre hesaplanır.

12. Borçlu imzaya itiraz etmişse hangi yol kullanılır?

Takip adi senede dayanıyorsa ve borçlu imzayı açıkça inkâr etmişse şartlarına göre İİK m.68/a kapsamında itirazın geçici kaldırılması değerlendirilebilir.

Mersin’de İcra ve Alacak Uyuşmazlıkları İçin Hukuki Destek

Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu; Mersin’de ilamlı ve ilamsız icra takipleri, ödeme emrine itiraz, itirazın iptali, itirazın kaldırılması, menfi tespit, istirdat, haciz ve alacak tahsili süreçlerinde dosyanın somut özelliklerine göre hukuki değerlendirme ve temsil hizmeti sunmaktadır.

İcra dosyalarında özellikle tebligat tarihi ve kanuni süreler önem taşıdığından takip dosyasının ve mevcut belgelerin gecikmeden incelenmesi uygun olur.

Resmî Kaynaklar

Yazar ve Hukuki İnceleme

Av. Halil Bakırcı
Mersin Barosu Sicil No: 3472

Av. Halil Bakırcı, Mersin Barosu’na 3472 sicil numarasıyla kayıtlıdır ve Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosunda avukatlık yapmaktadır. Bu içerik genel hukuki bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır.

Yayın tarihi: 10 Ağustos 2026

Somut olayın özelliklerine göre hukuki değerlendirme değişebilir; bu içerik sonuç garantisi vermez.

Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu – Mersin Ofisi

Adres: İhsaniye, 4903. Sk. Profit İş Merkezi No:23 Kat:3 Daire:14, 33070 Akdeniz/Mersin

Google Maps’te yol tarifiİletişim bilgileri

Hukuki konu hakkında iletişim

İlk iletişimde konuyu, bulunduğunuz ülke veya ili ve varsa tebliğ ya da son işlem tarihini kısaca belirtebilirsiniz. T.C. kimlik numarası, sağlık verisi veya kişisel belge göndermeyiniz. Mesajlaşma tek başına hukuki görüş veya avukatlık ilişkisi oluşturmaz.

Telefonla Araİletişim Bilgileri
Telefon WhatsApp