B&KBakırcı & KeskinHUKUK BÜROSU
TR
TürkçeEnglishDeutschРусскийالعربية中文
Menü

İtirazın İptali Davası Ne Kadar Sürede Açılır, İcra İnkâr Tazminatı Ne Zaman Verilir? İİK m.67 | 2026

Kısa ve net cevap: İİK m.67 uyarınca, genel haciz yoluyla ilamsız takipte borçlunun itirazı üzerine takip durduğunda alacaklı, itirazın kendisine tebliğinden itibaren bir yıl içinde genel mahkemede itirazın iptali davası açabilir. Dava kabul edilirse takip kaldığı yerden devam eder. Borçlunun itirazının haksız olması tek başına her durumda tazminat için yeterli değildir; alacağın belirli veya belirlenebilir, yani uygulamadaki ifadeyle likit olması ve kanundaki diğer şartların gerçekleşmesi gerekir. Bu durumda borçlu aleyhine hükmedilecek icra inkâr tazminatı, talep ve koşullar varsa, kanundaki alt sınır gereğince hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden az olamaz.

İtirazın iptali davası nedir?

Genel haciz yoluyla ilamsız icra takibinde borçlu ödeme emrine süresinde itiraz ederse takip durur. Alacaklı takibin devamını sağlamak için itirazı etkisiz hale getiren kanuni yollardan birini kullanmalıdır. Bu yollardan biri İİK m.67’de düzenlenen itirazın iptali davasıdır.

Dava, maddi hukuk bakımından alacağın varlığını ve borçlunun itirazının haklı olup olmadığını inceler. Mahkeme yalnız icra dosyasındaki şekli belgelerle bağlı değildir; temel sözleşme, fatura, teslim, ödeme, ayıp, takas ve diğer savunmalar genel hükümlere göre değerlendirilir.

Davanın kabulüyle borçlunun itirazı iptal edilir ve durmuş icra takibi hükmedilen alacak bakımından devam eder. Bu yönüyle yeni bir ilamlı takip açılması yerine mevcut dosyanın sürdürülmesi sağlanır.

Bir yıllık dava süresi ne zaman başlar?

İİK m.67, alacaklıya itirazın kendisine tebliğinden itibaren bir yıl süre verir. Başlangıç ödeme emrinin borçluya tebliği veya borçlunun itiraz dilekçesini icra dairesine verdiği gün değildir.

İcra dairesinin borçlunun itirazını alacaklıya usulüne uygun tebliğ ettiği tarih tespit edilmelidir. UETS üzerinden tebligat yapılmışsa 7201 sayılı Kanunun elektronik tebliğ kuralına göre kanuni tebliğ tarihi hesaplanır.

Bir yıllık süre geçerse İİK m.67’ye özgü itirazın iptali davası ve bu davaya bağlı icra inkâr tazminatı imkanları kaybedilebilir. Bununla birlikte maddi alacak genel zamanaşımı içinde ayrı bir alacak davasına konu edilebilir; iki dava türünün icra hukuku sonuçları aynı değildir.

İtirazın iptali davası açılınca takip otomatik devam eder mi?

Hayır. Dava açılması tek başına durmuş ilamsız takibi harekete geçirmez. Takip, mahkemenin itirazın iptaline ilişkin hükmüyle ve ilamın icra dosyasına sunulmasıyla kanuni çerçevede devam ettirilir.

Dava kısmen kabul edilirse takip yalnız kabul edilen alacak miktarı üzerinden sürdürülür. Faiz başlangıcı, faiz türü ve feriler hüküm fıkrasına göre icra edilir.

Alacaklı takip talebinde istemediği veya borçlunun itirazıyla takip dışı kalmış bazı kalemleri davada genişletmek istiyorsa HMK’daki taleple bağlılık ve usuli talep kuralları ayrıca dikkate alınmalıdır.

İcra inkâr tazminatı hangi şartlarda verilir?

İcra inkâr tazminatı, borçlunun ilamsız takibe yaptığı haksız itiraz nedeniyle alacaklının takibinin durmasına bağlanan özel bir icra hukuku yaptırımıdır. Mahkeme tazminata kendiliğinden değil, kanundaki şartlar ve tarafın talebi çerçevesinde karar verir.

Uygulamada temel ölçütlerden biri alacağın likit olmasıdır. Borçlu, borcun miktarını tek başına ve objektif şekilde belirleyebilecek durumda ise haksız itirazın tazminat sonucuna bağlanması mümkündür. Alacağın kapsamı kapsamlı bilirkişi, hakkaniyet değerlendirmesi veya mahkeme takdiriyle belirleniyorsa likitlik tartışması doğar.

Kanundaki koşullar oluştuğunda tazminat, hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden az olamaz. Mahkeme olayın özelliklerine göre daha yüksek oranı ancak hukuki dayanak ve talep sınırları içinde değerlendirebilir.

Likit alacak ne demektir?

Likitlik, alacağın mutlaka tek bir faturaya dayanması anlamına gelmez. Borçlunun sözleşme ve objektif hesap unsurlarını kullanarak borcun miktarını belirleyebilmesi yeterli olabilir.

Örneğin sabit aylık kira bedelinden doğan ve ödeme yapılmadığı tartışmasız olan belirli aylar, bankacılık kaydıyla miktarı açık kredi borcu veya teslimi ve bedeli açık ticari mal alacağı somut olaya göre likit sayılabilir.

Buna karşılık kusur oranı, zarar miktarı, ayıp indirimi, eser bedelinin hak edilen kısmı veya kapsamlı bilirkişi hesabı gerektiren uyuşmazlıklarda sırf dava kabul edildi diye borçlu aleyhine otomatik tazminata hükmedilmez.

Haksız takip yapan alacaklı da tazminat ödeyebilir mi?

İİK m.67 yalnız borçlu aleyhine yaptırım düzenlemez. Borçlunun itirazının haklı çıkması ve takibin haksız ve kötü niyetli olması hâlinde, borçlunun talebi üzerine alacaklı aleyhine de kanunda öngörülen tazminat gündeme gelebilir.

Alacaklının davasını kaybetmesi tek başına kötü niyet anlamına gelmez. Takibe girişirken borcun bulunmadığını bildiği veya bilmesi gerektiği hâlde takip yapması gibi somut kötü niyet olguları incelenir.

Bu nedenle alacaklı takip öncesinde vade, ödeme, mahsup, iade ve fesih kayıtlarını kontrol etmelidir.

İtirazın kaldırılması ile itirazın iptali arasındaki fark nedir?

İtirazın kaldırılması, İİK’nın özel hükümleri uyarınca belirli belgelerin bulunduğu durumda icra mahkemesinde kullanılan daha dar incelemeli bir yoldur. İtirazın iptali ise genel mahkemede görülen ve maddi hukuk uyuşmazlığının tam olarak incelendiği bir davadır.

Alacaklı elindeki belgenin İİK m.68 ve devamındaki şartlara uyup uymadığını değerlendirmeli; süre ve görev bakımından hangi yolun uygun olduğuna karar vermelidir.

Yanlış yol seçimi özellikle kısa icra hukuku sürelerinde hak kaybına yol açabilir.

İtirazın iptali davasından önce arabuluculuk gerekir mi?

Davanın temel ilişkisinin dava şartı arabuluculuk kapsamına girmesi hâlinde mahkemeden önce arabuluculuk süreci tamamlanmalıdır. Ticari para alacağı, işçilik alacağı veya tüketici uyuşmazlığı gibi alanlarda ilgili özel kanun hükümleri uygulanır.

İtirazın iptali davasının icra takibine bağlı olması, temel uyuşmazlık için öngörülmüş dava şartı arabuluculuğu kendiliğinden ortadan kaldırmaz.

Bir yıllık İİK süresi nedeniyle arabuluculuk başvurusu geciktirilmemeli; arabuluculuğun süreler üzerindeki kanuni etkisi somut dava türüne göre hesaplanmalıdır.

Görevli mahkeme nasıl belirlenir?

Görev, icra dairesine göre değil temel hukuki ilişkiye göre belirlenir. Ticari uyuşmazlıkta asliye ticaret, tüketici işleminde tüketici, iş ilişkisinde iş mahkemesi; genel özel hukuk alacağında asliye hukuk mahkemesi görevli olabilir.

Yetki bakımından genel HMK kuralları ile sözleşmenin ifa yeri ve varsa özel yetki hükümleri değerlendirilir. İcra dairesinin yetkisine yapılan itiraz ile mahkemenin yetkisi birbirinden ayrı konulardır.

Uygulama kontrol listesi

Alacaklı, icra dosyasından borçlunun itiraz dilekçesini ve bu itirazın kendisine hangi tarihte tebliğ edildiğini almalıdır. Bir yıllık süre bu tarihe göre yazılı takvime bağlanmalıdır.

Alacağın dayanağı, miktarı ve likitliği ayrı değerlendirilmelidir. Dava dilekçesinde itirazın iptali yanında icra inkâr tazminatı isteniyorsa talep açıkça kurulmalıdır. Borçlu da alacaklının kötü niyetli takibini ileri sürüyorsa kendi tazminat talebini usulüne uygun şekilde sunmalıdır.

İlgili içerikler

Resmî kaynaklar

Hukuki değerlendirme: İtirazın iptali davasında bir yıllık süre ile icra inkâr tazminatının likitlik şartı birbirinden ayrı incelenmelidir. Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu ile iletişime geçebilirsiniz.

Sık Sorulan Sorular

İtirazın iptali davası kaç yıl içinde açılır?

İİK m.67 uyarınca itirazın alacaklıya tebliğinden itibaren bir yıl içinde.

Bir yıl geçerse alacak tamamen biter mi?

İİK m.67’ye özgü itirazın iptali yolu kaybedilebilir; maddi alacağın genel zamanaşımı içindeki dava imkanları ayrıca değerlendirilir.

İcra inkâr tazminatı her kabul kararında verilir mi?

Hayır. Talep, haksız itiraz ve alacağın likitliği başta olmak üzere kanuni şartlar aranır.

İcra inkâr tazminatı oranı en az kaçtır?

Şartları oluştuğunda kanundaki alt sınır hükmolunan meblağın yüzde yirmisidir.

İtirazın iptali davasında hangi mahkeme görevli?

Görev temel hukuki ilişkinin ticari, tüketici, iş veya genel özel hukuk niteliğine göre belirlenir.

Yazar ve hukuki inceleme: Avukat Halil BAKIRCI – Mersin Barosu Sicil No: 3472. İçerik İİK m.67 ve güncel uygulama esas alınarak 16 Eylül 2026 tarihinde hazırlanmıştır.

Mersin’de Hukuki Destek

Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu: İhsaniye Mahallesi, 4903. Sokak, Profit İş Merkezi, Kat:3, Daire:14, Akdeniz/Mersin.

Hukuki konu hakkında iletişim

İlk iletişimde konuyu, bulunduğunuz ülke veya ili ve varsa tebliğ ya da son işlem tarihini kısaca belirtebilirsiniz. T.C. kimlik numarası, sağlık verisi veya kişisel belge göndermeyiniz. Mesajlaşma tek başına hukuki görüş veya avukatlık ilişkisi oluşturmaz.

Telefonla Araİletişim Bilgileri
Telefon WhatsApp