Özel Vesayet ve Aile Meclisi: İşletmesi Olan Kişi Nasıl Korunur?
Özel vesayet, korunacak kişinin menfaati haklı kıldığında vesayet makamının yetki, görev ve sorumluluğunun mahkemece kurulan aile meclisine verilmesidir. Türk Medeni Kanunu m.398–402 bu istisnai düzeni, özellikle işletme veya ortaklık işlerinin sürdürülmesi ihtiyacı bakımından öngörür. Ailenin kendi arasında kurul oluşturması yeterli değildir: Kanunda belirtilen kişilerin istemi, denetim makamının kuruluş kararı, uygun üyeler ve güvence gerekir. Asliye hukuk mahkemesinin denetimi devam eder; vasi ile aile meclisinin görevleri birbirinden ayrıdır.

Özel vesayet kamu vesayetinden nasıl ayrılır?
TMK m.396–398, vesayet organlarını ve iki ayrı örgütlenme biçimini düzenler. Kamu vesayetinde vesayet makamı sulh hukuk mahkemesi, denetim makamı asliye hukuk mahkemesidir. Özel vesayette ise vesayet makamının kanuni yetki, görev ve sorumlulukları aile meclisine geçer. Bu değişim, korunacak kişinin tamamen yargı denetimi dışına çıkarılması anlamına gelmez.
Aile meclisi, akrabaların kendi aralarında oluşturduğu gündelik danışma kurulundan farklıdır. Kanunun öngördüğü üyelik ve güvence koşullarıyla denetim makamınca kurulur. Aile toplantısında alınan karar, kuruluş kararı olmadan vesayet makamı izninin yerine geçmez. Kurulun kimlerden oluştuğu, görev dönemi ve hangi koruma ilişkisi içinde çalışacağı mahkeme kayıtlarında belirli olmalıdır.
Özel vesayet malvarlığının aile üyelerine devri değildir. Korunan kişinin taşınmazı, şirket payı, parası ve alacakları kendi hukuki sahipliğinde kalır. Aile meclisi üyeleri görev nedeniyle bu malvarlığından pay kazanmaz. İşletmenin aileye ait olarak anılması da korunan kişinin kişisel malları ile başka aile fertlerinin mallarını birleştirmez.
Bu yapı, fiil ehliyeti tam kişinin sırf işlerini aile üyelerine gördürmek istemesiyle kurulabilecek genel bir işletme yönetimi sözleşmesi değildir. Vesayet ilişkisi ve koruma ihtiyacı esas alınır. Vekâletname, şirket yönetim kurulu veya ortaklar kurulu ile özel vesayetin yetkileri farklıdır. Hangi hukuki ihtiyacın hangi kurumla karşılandığı belirlenmeden bütün işlemler aile meclisi adı altında toplanmamalıdır.
İşletme veya ortaklık bulunması tek başına yeterli mi?
TMK m.398, özel vesayeti istisnai olarak kabul eder. Temel şart vesayet altındaki kişinin menfaatinin bu yapıyı haklı göstermesidir. İşletmenin veya ortaklığın sürdürülmesi, kanunun özellikle işaret ettiği ihtiyaçtır; ancak yalnız ticaret sicilinde şirket ortaklığı bulunması kuruluşun otomatik kabulünü sağlamaz. Menfaat ile önerilen aile meclisi düzeni arasında somut bağ kurulmalıdır.
İşletme dosyasında faaliyetin devamına ilişkin gereksinim, mevcut yönetim, önemli sözleşmeler ve korunan kişinin ekonomik konumu açıklanır. Kişinin şirket payına sahip olması ile işletmenin bütün varlıklarının doğrudan ona ait olması aynı değildir. Özel vesayet başvurusu, şirketin ayrı tüzel kişiliğini veya diğer ortakların haklarını ortadan kaldıran bir yönetim devri şeklinde kurulamaz.
Aile üyelerinin işi bilmesi değerlendirmeye yardımcı bir olgudur. Bununla birlikte yalnız tanışıklık veya yıllardır birlikte çalışma, kişinin menfaatini koruyacak yönetim yeterliliğinin tamamını kanıtlamaz. Hesapların izlenebilmesi, menfaat çatışmalarının belirlenmesi ve izin gerektiren işlemlerin denetlenmesi de önemlidir. Aile içi ekonomik uyuşmazlıklar gizlenerek kurul önerilmemelidir.
Başvurunun gerekçesi, aile üyelerinin işlemleri daha rahat yapmak istemesine indirgenemez. Kanun korunacak kişinin yararını esas alır. İşletme faaliyetiyle kişisel bakım ve yaşam giderleri arasındaki ilişki de gösterilmelidir. Faaliyetin sürmesi için gereken ekonomik kararlar, korunacak kişinin yaşamını ve malvarlığını riske atan sınırsız bir yetki talebine dönüşmemelidir.
Özel vesayet kurulmasını kimler isteyebilir?
TMK m.399 iki başvuru bileşimi öngörür: Vesayet altına alınan kişinin fiil ehliyetine sahip iki yakın hısımı veya bir hısımı ile eşi istemde bulunabilir. Bu düzenleme, herhangi bir aile ferdinin tek başına özel vesayet kurulmasını zorunlu kılabilecek başvuru yetkisine sahip olduğu anlamına gelmez. Talepte bulunanların kanuni konumları birlikte gösterilmelidir.
Hısımlık bağı nüfus ve medeni durum kayıtlarıyla açıklanır. Başvuranların isimleri ile aile meclisine önerilen üyelerin isimleri aynı olmak zorunda olan tek bir liste gibi değerlendirilmemelidir. Başvuruyu yapma koşulları m.399’da, üyelik koşulları m.400’de düzenlenmiştir. Her iki aşamanın şartları ayrı incelenir; başvuru hakkı kişinin doğrudan kurul üyeliğine atanmasını sağlamaz.
Fiil ehliyetine ilişkin şart da sadece yaş bilgisinden ibaret değildir. Başvurunun geçerli bir iradeye dayanması ve kişilerin hukuki konumunun kanundaki istem düzenine uyması gerekir. Talep vekil aracılığıyla sunuluyorsa, temsil edilen başvurucuların kimliği ve hangi istemde bulundukları açıkça belirtilir. Bir kişinin diğer aile üyeleri adına kendiliğinden imza atması başvuru bileşimini tamamlamaz.
Dilekçede korunan kişi, mevcut vesayet kararı, ilgili dosya ve özel vesayete geçişin gerekçesi birlikte bulunmalıdır. Yalnız bir şirketin adı veya aile soyadı kullanılarak kimin vesayet ilişkisinin düzenlenmesinin istendiği belirsiz bırakılamaz. Başvuru, belirli kişinin korunmasına ilişkin somut mahkeme kararı talebidir; ailenin bütün üyeleri için toplu ve süresiz bir temsil ruhsatı değildir.
Hangi mahkeme özel vesayeti kurar?
TMK m.399 özel vesayetin denetim makamı tarafından kurulacağını açıkça belirtir. TMK m.397’ye göre denetim makamı asliye hukuk mahkemesidir. Bu nedenle başvurunun kuruluş kararı bakımından muhatabı asliye hukuk mahkemesidir. Aile meclisi adının kullanılması, davanın aile mahkemesinin görevinde olduğu anlamına gelmez; vesayet hükümlerinin özel makam düzeni uygulanır.
Yer bakımından TMK m.411, küçüğün veya kısıtlının yerleşim yerindeki vesayet dairelerini esas alır. İşletmenin merkezinin farklı şehirde olması, bu kuralın yerine kendiliğinden şirket merkezini geçirmez. Korunan kişinin hukuki yerleşim yeri, mevcut vesayet dosyası ve son mahkeme kararları görülmelidir. Başvuran aile üyelerinin kendi adresleri tek başına yetkiyi belirleyen unsur değildir.
TMK m.412, vesayet altındaki kişinin yerleşim yerini değiştirmesini vesayet makamının iznine bağlar ve değişiklikte yetkinin yeni vesayet dairelerine geçmesini düzenler. Bu nedenle yalnız fiilen başka şehirde bulunmakla dosyanın yetkili mahkemesinin değiştiği kabul edilmemelidir. Yerleşim değişikliğine ilişkin karar ve dosyanın güncel bulunduğu makam birlikte kontrol edilir.
Özel vesayet istemi ile daha önceki kısıtlama veya vasi atama kararı birbirinden farklıdır. Kuruluş talebi, mevcut koruma kararının bütün maddi gerekçelerinin kendiliğinden ortadan kalktığını göstermez. Başvuruda geçişin hangi tarihten ve hangi yetkiler üzerinden yürütülmesinin istendiği açık olmalı; karar verilene kadar mevcut hukuki temsil düzeni yok sayılmamalıdır.
Aile meclisi kimlerden oluşur ve üyeler ne kadar görev yapar?
TMK m.400, aile meclisini vesayet altındaki kişinin vasi olmaya ehil en az üç hısımından oluşturur; eşin de üye olmasına izin verir. Üyeler denetim makamı tarafından dört yıl için atanır. Bu sayı ve süre, ailenin kendi iç anlaşmasıyla azaltılabilecek bir danışma kurulu ölçüsü değildir. Adayların kanuni uygunluğu atama sırasında incelenir.
Vasi olmaya ehillik koşulu nedeniyle TMK m.413 ve m.418 dikkate alınır. Görevi yapabilecek yetenekte ergin olma yanında kısıtlılık, kamu hizmetinden yasaklılık ve kanundaki diğer engeller değerlendirilir. Korunan kişiyle önemli ölçüde menfaat çatışması veya düşmanlık bulunan adayın durumu özellikle incelenmelidir. Ekonomik işlere yakın olmak her durumda olumlu yeterlilik göstergesi değildir.
Şirket ortaklığı, aile içi borç veya mal paylaşımı uyuşmazlığı bulunan aday bakımından çatışmanın konusu açıklanmalıdır. Mahkeme yalnız yakınlık derecesini değil, koruma görevini bağımsız ve özenli biçimde yürütme koşullarını değerlendirir. Başvuruda üyelerin görevi fiilen yerine getirmeye elverişli olup olmadığına ilişkin bilgiler saklanmamalıdır. Adayın mesleki deneyimi, kanuni engelin varlığını ortadan kaldırmaz.
Dört yıllık aile meclisi üyeliği ile vasinin görev süresi farklıdır. TMK m.456 uyarınca vasi kural olarak iki yıl için atanır; süre her defasında ikişer yıl uzatılabilir. Vasinin görev süresinin uzatılması, aile meclisi üyeliğinin dört yıllık atama düzeniyle karıştırılmamalıdır. Aynı koruma dosyasında farklı görevlerin farklı süreleri bulunduğundan kararlar ayrı izlenmelidir.
Güvence verilmeden özel vesayet kurulabilir mi?
Hayır. TMK m.401, aile meclisi üyelerinin görevlerini gereği gibi yerine getireceklerine dair güvence vermelerini zorunlu kılar ve güvence sağlanmadan özel vesayetin kurulamayacağını açıkça belirtir. Aile fertleri arasında güven bulunduğunun söylenmesi, kanunun aradığı güvenceyi ortadan kaldırmaz. Kuruluş aşamasında bu koşulun nasıl yerine getirildiği dosyada görünmelidir.
Güvence, korunan kişinin malvarlığını aile meclisi üyelerine teslim edip onlar üzerinde serbest tasarruf hakkı verme işlemi değildir. Görevin gereği gibi yürütülmesini destekleyen ayrı bir kanuni koşuldur. Güvence için sunulan değer ile yönetilecek malvarlığının sahipliği birbirine karıştırılmamalıdır. Her kaydın hangi kişiye ve hangi hukuki amaca ait olduğu açık tutulmalıdır.
Madde herkes için tek bir sabit para tutarı veya yüzde belirlemez. Bu nedenle yalnız taşınmazın değeri üzerinden kanunda bulunmayan standart oran hesaplanıp kesin teminat bedeli gibi sunulamaz. Mahkeme dosyasındaki güvence düzeni ve buna ilişkin işlemler esas alınır. Güvencenin fiilen sağlanmış olmasıyla sadece ileride verileceğinin taahhüt edilmesi aynı aşama değildir.
Aday sayısının tamamlanmış olması, üyelerin oybirliği veya işletmenin acil nakit ihtiyacı bu kuruluş engelini kendiliğinden kaldırmaz. Başvuru hazırlanırken üye uygunluğu, güvence ve işletme gerekçesi birlikte ele alınmalıdır. Güvence koşulunun sonradan belirsiz bir tarihte yerine getirileceği açıklanarak kurulun şimdiden kanuni yetkileri kullanmaya başlaması doğru değildir.
Aile meclisi vasi yerine mi geçer?
TMK m.398, aile meclisine vesayet makamının yetki, görev ve sorumluluğunu geçirir; vasinin bütün işlerini kurul üyelerine topluca devretmez. TMK m.403’e göre vasi, korunan kişinin kişiliği ve malvarlığıyla ilgili menfaatlerini korur ve onu hukuki işlemlerde temsil eder. Kurulun karar ve gözetim işlevi ile vasinin temsil ve yürütme işlevi ayrı tutulmalıdır.
Bu ayrım bankacılık, sözleşme ve işletme işlemlerinde belirleyicidir. Aile meclisi üyeliği belgesi, her üyenin korunan kişi adına tek başına bütün sözleşmeleri imzalayabileceğini göstermez. İşlemi kimin temsil yetkisiyle yaptığı, ayrıca kurul izni gerekip gerekmediği ve denetim makamının onayının aranıp aranmadığı ayrı sorulardır. Dış kurumlara sunulan belgeler bu sıfatları açıkça göstermelidir.
TMK m.416’nın ikinci fıkrası, aile meclisince atanan kişi için vasiliği kabul yükümlülüğü bulunmadığını belirtir. Bu hüküm özel vesayette vasi atanmasının ayrıca sürdüğünü de gösterir. Aile meclisinin oluşturulmasıyla kimin vasi olduğu kendiliğinden belirlenmiş sayılmaz. Mevcut veya yeni vasiye ilişkin kararlar ve görev dönemi ayrı incelenir.
İşletmenin kendi organları da varlıklarını sürdürür. Korunan kişinin şirket ortağı olması nedeniyle onun pay sahipliği haklarının temsili ile şirket adına dış işlem yapılması birbirinden farklıdır. Aile meclisi, kanun ve şirketin organ düzeni dışında bütün ortaklar adına karar yetkisi kazanmaz. Özel vesayet, kişinin korunma ilişkisini düzenler; şirketin bütün yönetimini otomatik olarak başka bir kurula taşımaz.
İşletme işlemlerinde hangi izinler devam eder?
Özel vesayet kurulması, TMK m.462 ve m.463’teki izin sistemini ortadan kaldırmaz. Aile meclisi vesayet makamının yetkilerini kullanırken kanunda gösterilen işlem türleri ve sınırlar uygulanır. Olağan yönetim işi ile özel izin gerektiren malvarlığı işlemi birbirinden ayrılır. Kuruluş kararını her gelecekteki işlem için önceden verilmiş sınırsız onay gibi okumak mümkün değildir.
TMK m.462; ödünç alma ve verme, kambiyo taahhüdü, olağan işletme ihtiyaçları dışındaki belirli malvarlığı işlemleri ve sayılan diğer konularda izin arar. Vesayette ödünç alma ve verme izni, finansman ihtiyacının tek başına temsilcinin serbest borçlanma yetkisi oluşturmadığını gösterir. Her işlemde tutar, taraf, amaç ve korunan kişinin yararı değerlendirilir.
TMK m.463/3, işletmenin devralınması veya tasfiyesi, kişisel sorumluluk gerektiren ortaklığa girilmesi ve önemli sermayeyle şirkete ortak olunması için vesayet makamı izninden sonra denetim makamının da iznini arar. Özel vesayette aile meclisinin onayı bu ikinci onay aşamasını kaldırmaz. Asliye hukuk mahkemesinin devam eden denetimi özellikle bu önemli işlemlerde somutlaşır.
İzin gerektiren işlemler ile yasak işlemler de farklıdır. TMK m.449, korunan kişi adına kefil olmayı, vakıf kurmayı ve önemli bağışları yasaklar. Kurulun veya aile üyelerinin oybirliği, kanunda yasaklanan işlemi serbest hâle getirmez. TMK m.465 uyarınca gerekli izin alınmadan yapılan işlemin hukuki sonucu ayrıca değerlendirilir; işlem tamamlandı diye izin eksikliği önemsiz sayılamaz.
Malvarlığı defteri ve hesap denetimi nasıl sürdürülür?
TMK m.438, vasi atanması kesinleşince yönetilecek malvarlığının gecikmeden defterinin tutulmasını düzenler. Korunan kişinin hangi mallara, borçlara ve haklara sahip olduğu başlangıçta belirli olmalıdır. İşletme faaliyeti bulunan dosyada şirketin malvarlığı ile kişinin şirket payı birbirine karıştırılmamalıdır. Kurula bilgi sunulurken bu ayrım muhasebe ve mülkiyet kayıtlarıyla gösterilir.
TMK m.464, vesayet makamına vasinin dönemsel rapor ve hesaplarını inceleme, eksiklerini tamamlattırma, düzeltme isteme ve gerektiğinde koruyucu önlem alma görevi verir. Bu yetkilerin aile meclisine geçmesi, aile fertlerinin birbirlerinin işlemlerini incelemeden kabul edebileceği anlamına gelmez. Hesap denetiminin konusu yalnız toplam gelir ve giderin birbirine eşit görünmesi değildir.
İşletmeye aktarılan para, kişisel bakım gideri, ortaklardan tahsil edilen alacak ve yeni borç birbirinden ayrılmalıdır. Kurulun daha önce verdiği izinle gerçekleşen işlemin tutarı ve kapsamı karşılaştırılır. Verilmiş izin dışındaki işlemler ayrıca açıklanır. Korunan kişinin menfaatiyle ilgisiz aile giderleri onun hesabına sessizce taşınamaz; her ödemenin hukuki ve ekonomik sebebi gösterilmelidir.
TMK m.466, vesayet organları ve bu işlerle görevlendirilen kişiler için iyi yönetimin gerektirdiği özeni arar. Aile meclisi üyesinin görevi bu nedenle yalnız imza atmak değildir. Bilgi eksikse tamamlanmasını istemek, hesap uyuşmazlığını açıklığa kavuşturmak ve önemli riskleri denetim makamına taşımak gerekir. Özel vesayetin gerekçesi olan işletme sürekliliği, hesap verilebilir yönetimden ayrı düşünülemez.
Vasiye ve aile meclisi kararına karşı başvuru yolu nedir?
TMK m.461, ayırt etme gücüne sahip korunan kişiye ve her ilgiliye vasinin eylem ve işlemlerine karşı vesayet makamına şikâyet hakkı tanır. Özel vesayette vesayet makamı işlevi aile meclisinde olduğundan vasinin işlemine yönelik şikâyet bu görev düzeni içinde incelenir. Korunan kişinin kendisini ilgilendiren işlemler hakkında söz söylemesi, aile üyelerinin uygun görmesine bağlı sınırsız bir takdir alanı değildir.
Aynı madde vesayet makamının kararlarına karşı tebliğ gününden başlayarak on gün içinde denetim makamına itirazı düzenler. Özel vesayette aile meclisinin bu sıfatla verdiği kararlar bakımından denetim makamının denetimi devam eder. Kararın içeriği, kimlere bildirildiği ve tebliğ tarihi başvuru dosyasında açık bulunmalıdır. Süre başlangıcı öğrenme veya karar tarihiyle gelişigüzel değiştirilmemelidir.
Şikâyet ve itiraz farklı konulara yönelir. Birincisi vasinin davranışı veya işlemi, ikincisi vesayet makamının kararı üzerindedir. İtiraz dilekçesinde hangi kararın hangi kısmının değişmesi istendiği açıklanır. Genel aile anlaşmazlıklarını sıralamak yerine korunan kişinin hakkını etkileyen somut işlem, hesap veya izin eksikliği gösterilir.
Görevini yapmayan aile meclisi hakkında m.402 uyarınca değişiklik veya özel vesayetin sona erdirilmesi de istenebilir. Bu yapısal müdahale ile belirli bir karara itiraz birbirinin yerine geçen tek başvuru değildir. Denetim makamına sunulan istemin sonucu açık kurulmalıdır: Belirli işlemin denetlenmesi, üyelerin değiştirilmesi veya özel vesayet düzeninin sona ermesi farklı hukuki sonuçlardır.
Aile meclisi ne zaman değiştirilir veya özel vesayet sona erer?
TMK m.402, aile meclisi görevini yapmadığında veya korunan kişinin menfaati gerektirdiğinde denetim makamına her zaman müdahale yetkisi verir. Mahkeme meclisi değiştirebilir veya özel vesayeti sona erdirebilir. Dört yıllık üyelik süresinin henüz dolmamış olması, gerekli koruyucu müdahaleye engel değildir. Süreli atama, koşulsuz biçimde görevde kalma hakkı sağlamaz.
Görevin yapılmaması yalnız hiç toplantı yapılmaması şeklinde ortaya çıkmaz. Hesapların incelenmemesi, izin konularının sonuçsuz bırakılması veya korunan kişinin menfaatini etkileyen işlemlerin denetlenmemesi kendi somut etkileriyle değerlendirilir. Müdahale talebinde hangi görevin yerine getirilmediği ve bunun koruma düzenini nasıl etkilediği açıklanır. Aile içindeki kişisel kırgınlık tek başına hukuki incelemenin yerine geçmez.
Özel vesayetin sona ermesi, korunacak kişinin vesayet ihtiyacının da sona erdiği anlamına gelmez. Özel örgütlenmenin bitmesiyle temel koruma ilişkisinin kaldırılması farklı kararlardır. Bu nedenle yeni makam düzeni, vasi görevi, devam eden izinler ve hesapların teslimi açıkça ele alınmalıdır. Kişinin temsilinde ve zorunlu işlerinde boşluk oluşmasına yol açacak belirsiz geçiş yapılmamalıdır.
Kuruluşta nasıl somut kişi ve malvarlığı esas alınmışsa sona ermede de güncel kayıtlar gerekir. Devam eden sözleşmeler, bekleyen mahkeme işleri, alınmış izinler ve tamamlanmamış hesaplar yeni görev düzenine aktarılır. Kurul üyeliğinin sona ermesi geçmiş işlemlerin açıklanması gereğini ortadan kaldırmaz. Özel vesayetin devamına ilişkin karar, ailenin tercihinden önce korunan kişinin güncel yararına dayanmalıdır.
Sık sorulan sorular
Aile kendi arasında karar alarak özel vesayet kurabilir mi?
Hayır. TMK m.399 uyarınca özel vesayet denetim makamınca kurulur. Kanunda belirtilen kişilerin istemi, uygun aile meclisi üyeleri ve TMK m.401 güvencesi gerekir. Aile toplantısı veya imzalı iç anlaşma, mahkemenin kuruluş kararının ve kanuni şartların yerine geçmez.
Korunan kişinin şirket ortağı olması yeterli midir?
Hayır. TMK m.398 temel ölçüt olarak korunan kişinin menfaatini arar ve özel vesayeti istisnai düzenler. İşletme veya ortaklığın devam ihtiyacı somutlaştırılmalıdır. Sadece pay sahibi olmak, aile meclisinin neden gerekli ve kişinin yararına olduğunu kendiliğinden kanıtlamaz; şirketin ayrı organları da devam eder.
Bir kardeş tek başına özel vesayet kurulmasını isteyebilir mi?
TMK m.399 iki yakın hısımın veya bir hısım ile korunan kişinin eşinin istemini öngörür. Başvurucuların fiil ehliyeti ve yakınlık ilişkisi kanuni düzene uygun olmalıdır. Tek kardeşin talebi bu istem bileşiminin yerine geçmez; başvuru hakkı ile kurul üyeliği de ayrı koşullardır.
Özel vesayeti aile mahkemesi mi kurar?
Hayır. TMK m.399 kuruluş yetkisini denetim makamına verir; m.397'ye göre bu makam asliye hukuk mahkemesidir. Yer bakımından m.411, küçüğün veya kısıtlının yerleşim yerindeki vesayet dairelerini esas alır. Kurulun aile meclisi adını taşıması aile mahkemesine görev vermez.
Aile meclisi üyeleri kaç yıl için atanır?
TMK m.400 uyarınca üyeler denetim makamınca dört yıl için atanır. Kurul vasi olmaya ehil en az üç hısım üzerinden oluşturulur; eş de üye olabilir. Dört yıllık meclis üyeliği, vasinin TMK m.456'daki kural olarak iki yıllık görev süresiyle karıştırılmamalıdır.
Üyeler birbirine güveniyorsa teminat aranmaz mı?
Güvence zorunludur. TMK m.401, güvence sağlanmadan özel vesayetin kurulamayacağını açıkça belirtir. Aile içi güven, oybirliği veya işletmenin aciliyeti bu şartı kaldırmaz. Madde herkes için sabit para tutarı veya oran belirlemez; dosyadaki güvence işlemlerinin gerçekten tamamlanması gerekir.
Aile meclisi üyeleri tek başlarına sözleşme imzalayabilir mi?
Üyelik, korunan kişi adına her işlemi tek başına yapma yetkisi değildir. TMK m.398 vesayet makamının görevini meclise geçirir; TMK m.403'teki temsil görevi vasiye aittir. İşlemin temsilcisi, aile meclisi izni ve ayrıca denetim makamı izni gerekip gerekmediği ayrı değerlendirilir.
Aile meclisi şirket yatırımına tek başına izin verebilir mi?
TMK m.463/3 kapsamındaki önemli sermayeyle şirkete ortak olma, kişisel sorumluluk gerektiren ortaklığa girme ve işletme devralma veya tasfiyesinde, vesayet makamı izninden sonra denetim makamı izni de gerekir. Özel vesayetin kurulmuş olması bu ikinci onayı kaldırmaz; işlem kapsamı açıkça belirlenmelidir.
Aile meclisinin kararına itiraz edilebilir mi?
TMK m.461'in vesayet makamı kararları için düzenlediği denetim yolu özel vesayette de önemini korur. Bu sıfatla verilen karara, tebliğ gününden başlayarak on gün içinde denetim makamına itiraz edilir. Vasinin davranışına yönelik şikâyet ile kurul kararına yönelik itiraz ayrı işlemlerdir.
Özel vesayetin bitmesi vesayeti de kaldırır mı?
Hayır. TMK m.402 aile meclisinin değiştirilmesini veya özel vesayet düzeninin sona ermesini düzenler. Korunan kişinin temel vesayet ihtiyacının sona ermesi ayrı hukuki meseledir. Mahkeme müdahalesinde yeni görev düzeni, temsil, hesapların teslimi ve devam eden işler ayrıca açıklığa kavuşturulmalıdır.
Başvuru ve dosya hazırlığı
Özel vesayet talebinde mevcut vesayet dosyası, işletmenin veya ortaklık payının gerçek hukuki durumu, üye adaylarının uygunluğu ve güvence koşulu birlikte değerlendirilir. Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu, İstanbul ve Mersin ofisleri üzerinden Mersin merkezli Türkiye geneli dosya yönetiminde kişisel koruma ile işletme yönetiminin ayrı yetkilerini inceler. Mevcut kararlar ve kuruluş ihtiyacı hakkında iletişim sayfasından başvuru yapılabilir.
Resmî kaynaklar ve mevzuat
Mevzuat kontrol tarihi: 24 Ekim 2026.
İlgili hukuk rehberleri
İstanbul ve Mersin ofisleri
İstanbul · Polaris Plaza
Maslak Ahi Evran Caddesi, Polaris Plaza No:21, Kat:9, 34475 Sarıyer/İstanbulMersin · Profit İş Merkezi
İhsaniye Mahallesi, 4903. Sokak, Profit İş Merkezi No:23, Kat:3, Daire:14, 33070 Akdeniz/MersinHukuki konu hakkında iletişim
İlk iletişimde konuyu, bulunduğunuz ülke veya ili ve varsa tebliğ ya da son işlem tarihini kısaca belirtebilirsiniz. T.C. kimlik numarası, sağlık verisi veya kişisel belge göndermeyiniz. Mesajlaşma tek başına hukuki görüş veya avukatlık ilişkisi oluşturmaz.
