B&KBakırcı & KeskinHUKUK BÜROSU
TR
TürkçeEnglishDeutschРусскийالعربية中文
Menü

Ceza Dosyasında Tercüman Hakkı ve Ücreti: CMK 202 ile 324/5 Ayrımı

Türkçe bilmeyen veya engelli şüpheli, sanık, mağdur ya da tanık için görevlendirilen tercümanın gideri Devlet Hazinesince karşılanır ve yargılama gideri sayılmaz. Bu sonuç 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m.324/5 gereğidir. Buna karşılık Türkçe yeterliliğinden ayrı olarak, sanığın kendisini daha iyi ifade edeceğini belirttiği başka dilde sözlü savunma yapması için CMK m.202/4 uyarınca seçtiği tercümanın giderini Hazine karşılamaz. Ücret sorusunun cevabı, yardımın hangi hukuki nedenle sağlandığına bağlıdır.

CMK m.202 dil ve iletişim ihtiyacını, işlemin aşamasını, atamayı ve başka dilde sözlü savunma imkânını ayrı fıkralarda düzenler. Her durumda “tercüman ücretsizdir” veya “tercümanı kişi kendisi tutar” demek doğru değildir. Önce kişinin meramını Türkçe anlatabilme durumu, varsa engeli ve dosyadaki sıfatı belirlenir. Ardından gereken dil, tercüme edilecek işlem ve uygulanacak ücret rejimi kayda bağlanır.

Ceza muhakemesinde dil ihtiyacı veya başka dilde savunma tercihinin belirlenmesi, tercüman ataması, farklı ücret sonuçları ve tercüme kaydını gösteren şema
Mahkûmiyet, m.324/5 kapsamındaki gider korumasını kaldırmaz.

Tercüman için Türkçeyi hiç bilmemek mi gerekir?

CMK m.202/1’in ölçütü, sanık veya mağdurun meramını anlatabilecek ölçüde Türkçe bilip bilmediğidir. Madde yalnız hiçbir Türkçe kelime bilmeyen kişiyi koruyan dar bir düzenleme değildir. Günlük ihtiyaçlarını anlatabilmek ile isnadı, savunmanın esaslı noktalarını ve yöneltilen soruları anlayıp cevaplayabilmek aynı yeterlilik değildir. İnceleme, işlemin gerektirdiği iletişim düzeyi üzerinden yapılır.

Vatandaşlık, doğum yeri veya uzun süre Türkiye’de yaşama tek başına dil yeterliliğini belirlemez. Kişinin hangi dili ve gerektiğinde hangi lehçeyi anlayabildiği somut olarak açıklanmalıdır. Aynı ülke vatandaşlarının aynı dil düzeyine sahip olduğu varsayılmamalıdır. Tercüman talebinin dayanağı milliyet etiketi değil, kişinin ilgili usul işlemine anlamlı biçimde katılmasını sağlayacak dil ihtiyacıdır.

Bu ölçüt, Türkçe bilmesine rağmen başka dilde daha iyi sözlü savunma yapmak isteyen sanığın m.202/4 imkânından ayrılır. İki durum farklı fıkralara ve farklı gider sonuçlarına bağlanmıştır. Mahkemenin veya soruşturma makamının kaydı hangi nedenin mevcut olduğunu göstermelidir. Dil ihtiyacı tanımlanmadan yalnız “tercüman talep ediyor” ifadesiyle bırakılan başvuru, hem atama hem ücret tartışmasını belirsizleştirir.

Soruşturma aşamasında kim tercüman görevlendirir?

CMK m.202/3, birinci ve ikinci fıkralardaki güvenceleri soruşturma evresinde dinlenen şüpheli, mağdur ve tanıklar hakkında da uygular. Bu evrede tercüman hâkim veya Cumhuriyet savcısı tarafından atanır. Dolayısıyla yardım yalnız iddianame kabul edilip duruşma başladıktan sonra doğan bir imkân değildir. Soruşturmadaki beyan alınırken de kişinin dil ve iletişim ihtiyacı karşılanmalıdır.

Şüphelinin ifadesinde CMK m.147 uyarınca yüklenen suçun açıklanması, müdafi yardımının bildirilmesi, susma hakkının anlatılması ve lehine delilleri ileri sürme imkânı verilmesi gerekir. Kişinin bu işlemlerin esasını anlayamadığı durumda tutanakta hakların yalnız Türkçe listelenmiş olması, fiilen anlaşılabilir iletişimin kurulduğunu tek başına göstermez. Tercüman ihtiyacı hak açıklamasıyla birlikte değerlendirilmelidir.

Tanık ile şüphelinin sıfatları karıştırılmaz. Tanığın yemin ve çekinme düzeni, şüphelinin savunma ve açıklama yapmama haklarından farklıdır. Tercümanın görevi kişinin gerçek sıfatına uygun işlemi çevirmektir. Beyan sahibi hangi sıfatla dinleniyor, hangi haklar açıklanıyor ve sorular kim tarafından yöneltiliyor belirlenir. Çeviri ihtiyacı, bu usul ayrımlarını ortadan kaldıran ortak bir ifade formu gibi kullanılmaz.

Duruşmada hangi hususlar tercüme edilir?

CMK m.202/1, mahkemenin atadığı tercüman aracılığıyla duruşmadaki iddia ve savunmaya ilişkin esaslı noktaların çevrilmesini öngörür. Kapsam yalnız sanığın kendi konuşmasını Türkçeye çevirmekten ibaret değildir. Kişinin kendisine yöneltilen isnadı ve savunmasını etkileyen esaslı açıklamaları anlayabilmesi de düzenlemenin içindedir. Hangi işlemin çevrildiği duruşmanın somut akışından anlaşılmalıdır.

Kanun “esaslı noktalar” ölçütünü kullanır. Bu ifade, dosyadaki bütün belgelerin hiçbir ayrım yapılmadan baştan sona yazılı tercümesinin her durumda zorunlu olduğunu söylemek değildir. Bununla birlikte belirleyici isnat veya savunma hususlarını yalnız başlık hâlinde aktarıp anlamını açıklamamak da yeterli iletişim sağlamaz. İhtiyaç, kişinin hakkını kullanabilmesi bakımından somutlaştırılır; talep edilen çevirinin hangi işleme ve neden esaslı olduğu gösterilir.

Bir oturumda tercüman bulunmuş olması, sonraki bütün oturumlarda ihtiyacın karşılandığını kanıtlamaz. Yeni delil açıklaması, esas hakkındaki mütalaa veya kişiye yöneltilen yeni soru ayrı zamanlarda ortaya çıkar. Görevlendirme ile fiilî tercüme birbirinden ayrılmalıdır. Kayıtta tercümanın katılımı kadar, dil yardımının ilgili işlemi kapsayıp kapsamadığı da görülebilmelidir. Sadece önceki celsenin kaydına dayanarak sonraki yardımın varlığı kabul edilemez.

Esaslı bir açıklamanın anlamı çevrilmediyse, sorun yalnız kişinin konuşamaması değildir; kendisine karşı ileri sürülen noktaya cevap verme imkânı da etkilenir. Bu nedenle talep, hangi iddia, soru veya mütalaa bölümünün anlaşılmadığını belirtmelidir. Makamın bu ihtiyacı karşılayacak çeviriyi sağlaması istenir. Genel bir “her şey çevrilsin” ifadesi yerine hakkın kullanılmasına etkisi gösterilen bölümün somutlaştırılması, gerekli yardımın kapsamını açık hâle getirir.

Engelli kişinin anlayabileceği biçimde anlatım nasıl sağlanır?

CMK m.202/2, engelli sanık veya mağdura duruşmadaki iddia ve savunmanın esaslı noktalarının anlayabilecekleri biçimde anlatılmasını emreder. Bu güvence yalnız yabancı dil meselesi değildir. İşitme veya konuşma imkânı, kullanılan iletişim yöntemi ve kişinin anlamayı sağlayan ihtiyacı belirlenmelidir. Aynı engel başlığı altındaki herkes için tek bir yöntem yeterli kabul edilemez.

Soruşturma evresinde m.202/3 nedeniyle bu koruma dinlenen şüpheli, mağdur ve tanıklara da uzanır. Anlatım biçimi kişinin gerçek ihtiyacına uygun olmalıdır. Kanunun amacı, dosyada bir yardım kaydı oluşturulmasıyla sınırlı değildir; esaslı bilgilerin anlaşılır biçimde aktarılması gerekir. Uygulanacak yöntemin neden uygun olduğu ve kişinin bu yöntemle iletişim kurabildiği işlem sırasında kontrol edilir.

Tanığın yemini bakımından CMK m.56/2 ayrıca okuma yazma bilen işitme veya konuşma engelli kişinin yemin metnini yazıp imzalamasını; okuma yazma bilmeyenin işaretlerinden anlayan tercüman aracılığıyla işaretle yemin etmesini düzenler. Bu özel yemin işlemi, bütün duruşmanın nasıl çevrileceği sorusuyla aynı değildir. Tanık yemini için tercüman düzeni, kişinin sıfatına ve ilgili işlemine göre ayrıca uygulanır.

Türkçe bilen sanık başka dilde savunma yapabilir mi?

CMK m.202/4, sanığa kendisini daha iyi ifade edebileceğini beyan ettiği başka dilde sözlü savunma imkânı tanır. Düzenleme iki aşamayı belirtir: iddianamenin anlatılması ve esas hakkındaki mütalaanın verilmesi üzerine yapılacak sözlü savunma. Hüküm yalnız “ana dil” ifadesiyle sınırlandırılmamıştır; kanunun kullandığı ölçüt daha iyi ifade edilebileceği belirtilen başka dildir.

Bu fıkrada tercüman, beşinci fıkra uyarınca düzenlenen listeden sanık tarafından seçilir. Giderini Devlet Hazinesi karşılamaz. Kişinin Türkçe meramını anlatamayacak durumda olmasıyla, Türkçe yeterliliği bulunmasına rağmen bu özel tercih imkânını kullanması arasındaki ayrım tam burada sonuç doğurur. Ücret tartışması için dosyada yardımın hangi fıkraya dayandırıldığı açık olmalıdır.

Kanun imkânın yargılamayı sürüncemede bırakma amacıyla kötüye kullanılmasını yasaklar. Bu sınır, hakkın hiç bulunmadığı anlamına gelmez; kullanımın belirtilen sözlü savunma aşamasıyla ve listeden seçilen tercümanla bağlantısı kurulur. M.202/4’teki özel tercih, her kişinin her usul işlemini kendi seçtiği herhangi bir kişiyle çevirmesini sağlayan sınırsız bir düzenleme olarak sunulamaz. Hangi sözlü savunmanın yapılacağı talepte gösterilir.

Tercüman listesi, dil seçimi ve atama kaydı neden önemlidir?

CMK m.202/5, tercümanların il adli yargı adalet komisyonlarınca her yıl düzenlenen listelerdeki kişiler arasından seçilmesini öngörür. Savcı ve hâkim yalnız bulundukları ilin listesiyle sınırlı değildir; başka illerin listelerinden de seçim yapabilir. Bu kural, gereken dilin yerel listede bulunmaması hâlinde bütün dil yardımının sona erdiği sonucunu engeller. Seçimin hangi liste ve kişi üzerinden yapıldığı belirlenir.

Listeye kaydedilmiş olmakla belirli dosyada atanmış olmak farklı aşamalardır. Her oturumda kullanılan tercümanın kimliği, görev yaptığı dil ve hangi işlem için seçildiği açık olmalıdır. Sanığın m.202/4 kapsamında seçtiği kişiyle mahkemece m.202/1 nedeniyle atanan kişi aynı ücret rejimine tabi değildir. Atama belgesi veya duruşma kaydı bu hukuki dayanağı görünür kılmalıdır.

Aile üyesinin, arkadaşın veya başka bir görevlinin ilgili dili bilmesi, kanundaki tercüman görevlendirmesinin kendiliğinden yerine geçmez. Kimin hangi usulle görevlendirildiği belirlenmeden yalnız fiilen çeviri yapılmış olmasına dayanılmaz. Kişinin anlayabildiği dil ve lehçeyle tercümanın sunduğu hizmetin örtüşmesi de kontrol edilir. Dil adı üzerindeki görünür benzerlik, gerçek iletişimin kurulduğunu kanıtlamaz; sorun varsa ilgili makamdan uygun yardım istenir.

Tercüman giderini Hazine hangi durumda karşılar?

CMK m.324/5 açık bir gider istisnası getirir: Türkçe bilmeyen veya engelli şüpheli, sanık, mağdur ya da tanık için görevlendirilen tercümanın gideri yargılama gideri sayılmaz ve Hazinece ödenir. Bu güvence yalnız sanığı kapsamaz; maddede diğer sıfatlar da açıkça sayılmıştır. Giderin karşılanması, ilgili kişinin beraat etmesi koşuluna bağlanmış değildir.

Mahkûmiyet hâlinde bazı yargılama giderlerinin sanığa yükletilmesi kuralları bulunması, m.324/5’in özel düzenlemesini silmez. Gereken tercüman gideri bu fıkra kapsamındaysa sonradan genel gider toplamına eklenerek kişiye yükletilmemelidir. Karardaki gider dökümünde tercüme kaleminin hangi hizmete ait olduğu ve hangi yasal neden ile doğduğu denetlenmelidir. Tek bir toplu masraf rakamı bu ayrımı görünmez kılabilir.

M.202/4 uyarınca başka dilde daha iyi sözlü savunma tercihi için seçilen tercüman ise açıkça farklı düzenlenmiştir: Hazine bu gideri karşılamaz. Bu iki hükümden birini tek başına okuyup bütün tercüman giderlerine uygulamak yanlıştır. Ücret kimin üzerinde kalacak sorusunun cevabı, önce yardımın dil yetersizliği veya engellilik nedeniyle mi yoksa özel sözlü savunma tercihiyle mi sağlandığının belirlenmesini gerektirir.

Tercüman bedeli masraf dökümüne yazılmışsa nasıl incelenir?

CMK m.324/2, hüküm ve kararda yargılama giderlerinin kimlere yükletileceğinin gösterilmesini; üçüncü fıkra ise gider miktarının mahkeme başkanı veya hâkim tarafından belirlenmesini düzenler. Tercüme kalemi görüldüğünde inceleme yalnız toplam tutarın doğru toplanıp toplanmadığıyla sınırlı kalmaz. Önce bu harcamanın m.324/5 kapsamında yargılama gideri dışında olup olmadığı belirlenir. Doğru hesaplanmış bir tutarın yanlış kişiye yükletilmesi de ayrı bir sorundur.

Ödeme belgesindeki hizmet tarihi, tercümanın adı ve ilgili işlem, görevlendirme kaydıyla eşleştirilir. Aynı dosyada farklı kişilere veya farklı aşamalara dil yardımı sağlanmışsa bütün kalemlerin hukuki nedeni aynı kabul edilmez. Türkçe bilmeyen bir tanık için atama ile sanığın m.202/4 kapsamında seçtiği tercüman ayrı nedenlere dayanır. Dosya numarasının ortak olması, giderlerin tek bir rejimde toplanmasını gerektirmez.

Kararda yalnız toplu gider rakamı görülüyorsa bu rakamın bileşenleri belirlenmelidir. Tercüme hizmetinin kim için, hangi dilde ve hangi yasal gerekçeyle verildiği açıklanmadan “sanık mahkûm oldu” gerekçesiyle m.324/5 istisnası atlanamaz. İtiraz, bütün masrafların kaldırılması biçiminde değil, belirli hizmet kaleminin neden özel istisnaya girdiği üzerinden somutlaştırılır. Diğer giderlerin hukuki durumu kendi hükümlerine göre ayrıca incelenir.

Tercümanın ücretinin ödenmiş olmasıyla giderin kişiye yükletilmesi de farklı aşamalardır. Kamu tarafından yapılan ödeme kaydı, bu bedelin sanıktan geri alınabileceğini tek başına göstermez. M.324/5 kapsamındaki harcama için kanun nihai gider rejimini ayrıca belirlemiştir. Buna karşılık m.202/4 tercihiyle seçilen tercümanın bedelini ihtiyaç yardımına aitmiş gibi göstermek de doğru değildir. Gerçek görevlendirme nedeni, ücretin nereye yazılacağını belirler.

Tercüman ile müdafi veya mağdur vekili aynı görevi mi yapar?

Tercüman dil ve iletişim aktarımını sağlar; müdafi veya vekil hukuki yardım sunar. Bu iki görev birbirinin yerini otomatik olarak tutmaz. CMK m.147 ve m.150 şüpheli veya sanığın müdafi yardımını; m.202 ise dil desteğini düzenler. Kişinin yanında avukat bulunması, meramını Türkçe anlatamadığında tercüman ihtiyacının kendiliğinden giderildiğini göstermez.

CMK m.150/2’de çocuk, kendisini savunamayacak derecede malul veya sağır ve dilsiz şüpheli ya da sanık için istem aranmadan müdafi görevlendirilmesi ayrıca düzenlenmiştir. Bu özel hukuki yardım ile anlaşılabilir iletişim birlikte değerlendirilir. Aynı dosyada her iki yardıma ihtiyaç duyulması mümkündür. Bir görevlendirme kaydının varlığı diğerinin yapıldığını kanıtlamaz; yardımın hukuki işlevleri ayrıdır.

Mağdur bakımından m.234/2, belirtilen yaş ve engellilik koşullarıyla vekili bulunmayan kişiye istem aranmadan vekil görevlendirilmesini öngörür. Bu hüküm mağdurun tercüman yardımını ortadan kaldırmaz. İfade sırasında avukat hakkı ile tercüme ihtiyacı başvuruda ayrı gösterilir. Tercüman kişiye hangi savunmayı yapacağını belirleyen kişi değildir; avukat da tercümanın fiilen yaptığı dil aktarımı yerine yalnız hukuki temsil kaydıyla geçmez.

Tercümede hata varsa hangi husus somutlaştırılmalıdır?

Tercüme hatası iddiası, hangi kelime veya cümlenin anlamının değiştiğini göstermelidir. Özellikle kişi isimleri, zaman, miktar, olumlu veya olumsuz ifade ve olayın kim tarafından yapıldığı gibi unsurların doğru aktarılması beyanın anlamını etkiler. Genel “beni yanlış çevirdi” açıklaması yerine, asıl anlatımın anlamı ile tutanağa geçen karşılık arasındaki fark belirlenir. Var olan kayıtlar üzerinden hareket edilir.

CMK m.147/1-i ifade veya sorgunun tutanağa bağlanmasını, hazır bulunan kişilerin sıfatlarının ve işlemlerin yerine getirilip getirilmediğinin yazılmasını düzenler. Duruşmada ise m.221/1-a tercümanın ad ve soyadını tutanak unsuru sayar. Görevlendirme, gerçek katılım ve çevrilen işlem birbiriyle ilişkilendirildiğinde hatanın nerede oluştuğu daha açık incelenebilir. Dosyada hiç bulunmayan ses kaydı varmış gibi gösterilmez.

Fark işlem sırasında anlaşılmışsa ilgili makamdan açıklığın giderilmesi ve doğru beyanın kayda geçirilmesi istenir. Sonradan fark edildiğinde ilgili celse, belge ve cümle gösterilir. Tercümanın adının tutanakta eksik olması ayrı kayıt sorunudur. Gerçekte yardım verilmemiş olmasıyla verilmiş yardımın kimliğinin eksik yazılması aynı eksiklik gibi düzeltilmemelidir.

Tercüman talebinde hangi bilgiler açıkça yazılmalıdır?

Talepte dosyanın soruşturma veya kovuşturma aşaması, kişinin sıfatı, anlayabildiği dil ve iletişim ihtiyacı belirtilmelidir. Türkçeyi meramını anlatabilecek ölçüde bilmeme, engellilik nedeniyle anlaşılabilir anlatım ihtiyacı ve m.202/4 kapsamında başka dilde sözlü savunma tercihi birbirinden ayrılır. İstenen işlemin tarihi ve türü gösterilirse makam hangi aşamada hangi yardımı sağlaması gerektiğini değerlendirebilir.

Talep için gerçek duruma aykırı bir dil yetersizliği ileri sürülmemelidir. Kişi m.202/4 tercihini kullanıyorsa bunu kendi hukuki dayanağıyla açıklar. Dil yetersizliği mevcutsa yalnız “başka dil tercih ediyorum” şeklinde eksik anlatım kullanılması da ücret rejimini belirsizleştirir. Kişinin gerçek ihtiyacını doğru tanımlamak hem hakkın kapsamı hem giderin kime ait olduğu bakımından önemlidir.

Başvurunun sonucu ve atanan kişinin bilgileri dosyada izlenmelidir. Tercüman seçildiğine dair karar ile ilgili işlemde yardımın gerçekten sunulması ayrı kontrol edilir. Talep reddedilmişse gerekçe ve bunun hangi işlemde kişinin anlamasını veya açıklama yapmasını etkilediği gösterilir. Kanunda her tercüman talebi için tek bir ortak itiraz süresi bulunuyormuş gibi davranılmaz; başvuru yolu verilen kararın niteliğine ve dosyanın aşamasına göre belirlenir.

İki tercüman rejimi tek tabloda nasıl karşılaştırılır?

Uygulamadaki en önemli hata, yardım ihtiyacıyla dil tercihini aynı ücret başlığı altında toplamaktır. CMK m.202’nin ilk üç fıkrası ile dördüncü fıkra birlikte okunmalıdır. M.324/5, ihtiyaç nedeniyle görevlendirilen tercüman için açık gider koruması sağlar. Aşağıdaki ayrım, talep ve kararın hangi hukuki temele oturduğunu denetlemek için kullanılabilir.

İncelenen noktaDil yetersizliği veya engellilikBaşka dilde sözlü savunma tercihi
Temel dayanakCMK m.202/1–3 ve m.324/5CMK m.202/4–5
İhtiyacın niteliğiMeramı anlatabilme ve anlaşılabilir iletişimSanığın kendisini daha iyi ifade edeceğini beyanı
İşlem alanıİlgili soruşturma ve duruşma işlemleriKanunda sayılan iki aşamada sözlü savunma
GiderHazine karşılar; yargılama gideri sayılmazHazine karşılamaz

Bu karşılaştırma bir kişinin hangi grupta olduğunun dosya görülmeden varsayılması için kullanılmaz. Makamın kaydı, talebin gerçek nedeni ve yardımın fiilen sunulduğu işlem birlikte değerlendirilir. Yabancı ülkedeki adli işlem veya konsolosluk faaliyeti ise ayrıca yetki ve uluslararası usul sorunları içerir; bu inceleme Türkiye’deki ceza muhakemesinin kanuni tercüman düzenini esas alır.

Sık sorulan sorular

Türkçe bilmeyen sanık tercüman ücretini öder mi?

CMK m.324/5 kapsamında görevlendirilen tercümanın giderini Devlet Hazinesi karşılar ve bu gider yargılama gideri sayılmaz. Kural dil ihtiyacına dayanan görevlendirmeyle ilgilidir. M.202/4 uyarınca başka dilde daha iyi sözlü savunma tercihiyle seçilen tercümanın gideri ise farklıdır; Hazine karşılamaz.

Mağdur ve tanık için de ücretsiz tercüman koruması var mı?

Evet. CMK m.324/5 Türkçe bilmeyen veya engelli şüpheli, sanık, mağdur ve tanığı açıkça sayar. Soruşturmadaki dinleme bakımından m.202/3 de ilgili güvenceleri bu sıfatlara uygular. Yardımın hangi ihtiyaçla ve hangi işlem için görevlendirildiği dosyada açıkça gösterilmelidir.

Günlük Türkçe konuşabilmek tercüman hakkını kaldırır mı?

CMK m.202/1 kişinin meramını anlatabilecek ölçüde Türkçe bilmesini esas alır. Günlük birkaç konuşmayı yapabilmek, iddia ve savunmanın esaslı noktalarını anlayıp açıklayabilmeyle aynı değildir. İşlemin gerektirdiği iletişim düzeyi ve kişinin gerçek dil ihtiyacı somut olarak belirlenmelidir.

Soruşturmada tercümanı kim atar?

CMK m.202/3 gereğince soruşturma evresinde tercüman hâkim veya Cumhuriyet savcısı tarafından atanır. Düzenleme bu evrede dinlenen şüpheli, mağdur ve tanıkları kapsar. Aile üyesinin veya arkadaşın dili bilmesi, kanundaki görevlendirme işleminin kendiliğinden yerine geçtiği anlamına gelmez.

Türkçe bilen sanık başka dilde sözlü savunma yapabilir mi?

CMK m.202/4, iddianamenin anlatılması ve esas hakkındaki mütalaanın verilmesi üzerine sanığın kendisini daha iyi ifade edeceğini belirttiği başka dilde sözlü savunma yapmasını düzenler. Tercüman yıllık listeden sanık tarafından seçilir. Bu özel tercih kapsamındaki gider Hazinece karşılanmaz.

Başka dilde savunma için seçilecek dil ana dil olmak zorunda mı?

CMK m.202/4 yalnız ana dil ifadesini kullanmaz; sanığın kendisini daha iyi ifade edebileceğini beyan ettiği başka dili esas alır. İmkân belirtilen sözlü savunma aşamalarıyla ilgilidir. Kanun ayrıca bunun yargılamayı sürüncemede bırakma amacıyla kötüye kullanılmasını yasaklar.

Başka ilin tercüman listesinden seçim yapılabilir mi?

CMK m.202/5, savcı ve hâkimlerin yalnız bulundukları ilin listesiyle sınırlı olmadığını, başka illerin listelerinden de tercüman seçebileceğini düzenler. Gereken dil, seçilen kişinin liste ve görevlendirme bilgisiyle eşleştirilir. Yerel liste, kanunda mutlak coğrafi sınır olarak kurulmamıştır.

Mahkûmiyet olursa ihtiyaç nedeniyle verilen tercüman gideri geri alınır mı?

CMK m.324/5’teki gider koruması beraat koşuluna bağlanmamıştır. Türkçe bilmeyen veya engelli kişi için görevlendirilen tercümanın gideri yargılama gideri sayılmaz ve Hazinece karşılanır. Karardaki genel masraf toplamı bu özel hükmü ortadan kaldırmaz; ilgili kalem ayrıca denetlenmelidir.

Avukat bulunması tercüman ihtiyacını ortadan kaldırır mı?

Kendiliğinden kaldırmaz. Müdafi veya vekil hukuki yardım, tercüman dil ve iletişim aktarımı sağlar. CMK m.150 ve m.234’teki avukat görevlendirmeleriyle m.202 kapsamındaki yardım ayrı işlevlerdir. Aynı kişinin hem hukuki yardıma hem anlaşılabilir iletişim desteğine ihtiyacı bulunabilir.

Tercüme hatası ileri sürülürken ne gösterilmelidir?

Hangi işlemdeki hangi cümlenin anlamının değiştiği, tutanağa ne yazıldığı ve doğru anlatımın ne olduğu somutlaştırılır. Var olan görevlendirme, duruşma ve kayıt belgeleriyle karşılaştırma yapılır. Tercüman adının eksik yazılması, yanlış çeviri ve hiç yardım sağlanmaması farklı sorunlar olarak değerlendirilmelidir.

Başvuru ve dosya hazırlığı

Tercüman uyuşmazlığında önce dil ihtiyacı veya özel sözlü savunma tercihi belirlenir; atama, celse katılımı ve gider dökümü aynı hukuki dayanakla eşleştirilir. Mersin merkezli Türkiye geneli dosya yönetiminde İstanbul ve Mersin ofisleri üzerinden kişinin anlayabildiği dil, çevrilen işlem ve somut tutanak farkları değerlendirilir. İlgili kayıtların incelenmesi için iletişim sayfasından ulaşabilirsiniz.

Resmî kaynaklar ve mevzuat

Mevzuat kontrol tarihi: 24 Ekim 2026.

İlgili hukuk rehberleri

İstanbul ve Mersin ofisleri

İstanbul · Polaris Plaza

Maslak Ahi Evran Caddesi, Polaris Plaza No:21, Kat:9, 34475 Sarıyer/İstanbul

İstanbul ofisi ve randevu

Mersin · Profit İş Merkezi

İhsaniye Mahallesi, 4903. Sokak, Profit İş Merkezi No:23, Kat:3, Daire:14, 33070 Akdeniz/Mersin

Mersin ofisi ve randevu

Hukuki konu hakkında iletişim

İlk iletişimde konuyu, bulunduğunuz ülke veya ili ve varsa tebliğ ya da son işlem tarihini kısaca belirtebilirsiniz. T.C. kimlik numarası, sağlık verisi veya kişisel belge göndermeyiniz. Mesajlaşma tek başına hukuki görüş veya avukatlık ilişkisi oluşturmaz.

Telefonla Araİletişim Bilgileri

tarafından hazırlanmış, Av. Emirhan Keskin tarafından incelenmiştir.

Yazar Bilgisi

, Mersin Barosu 3472 sicil numarasına kayıtlıdır. Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu bünyesinde ceza, aile, iş, gayrimenkul ve ticaret hukuku alanlarında hukuki danışmanlık ve dava takibi sunmaktadır.

İnceleyen: Av. Emirhan Keskin · Mersin Barosu Sicil No: 5507

Telefon WhatsApp