B&KBakırcı & KeskinHUKUK BÜROSU
TR
TürkçeEnglishDeutschРусскийالعربية中文
Menü

Bitki Çeşidi Lisans Sözleşmesi: İnhisar, Alt Lisans ve Dava Hakkı

Bitki çeşidi lisans sözleşmesinde tür belirtilmemişse lisans inhisarî değildir. İnhisarî lisans verilmişse lisans veren, kendi kullanımını saklı tutmadıkça çeşidi kendisi de kullanamaz. Alt lisans ve lisans hakkının devri ise sözleşmede aksi kararlaştırılmadıkça yasaktır. 5042 sayılı Kanun m.50, tarafların sustuğu konuları bu kurallarla tamamlar. Lisans alanın üçüncü kişiye karşı dava açma hakkı da lisansın türüne, sözleşmeye ve kanundaki bildirim yoluna göre belirlenir.

Bu nedenle lisans metni yalnız ücret ve üretim miktarı üzerinde kurulmamalıdır. Hangi başvuru veya tescilden doğan hakkın kullandırıldığı, üretim zincirindeki yetkiler, inhisarın sınırları ve ihlalde kimin harekete geçeceği birlikte düzenlenir. İmza öncesi inceleme, sözleşmedeki ticari tercihleri kanunun kendiliğinden uyguladığı hükümlerden ayırır. Bir konuda hüküm yazılmaması, o konunun tarafların iradesine açık bırakıldığı anlamına gelmez.

5042 m.50 kapsamında inhisarî lisans, inhisarî olmayan lisans ve ciddi zarar tehlikesinde dava ve ihtiyati tedbir yollarını gösteren şema
5042 m.50: İnhisarî olmayan lisans alan, noter bildirimi sonrası talebin açıkça reddedilmesi veya bildirimin alınmasından itibaren üç ay içinde dava açılmaması hâlinde bildirim suretini ekleyerek kendi adına dava açabilir; açtığı davayı hak sahibine bildirir. Ciddi zarar tehlikesinde üç ayı beklemeden ihtiyati tedbir isteyebilir.

Lisansın konusu başvuru hakkı mı, tescilli çeşit mi?

5042 m.50, yalnız tescil edilmiş ıslahçı hakkını değil, başvurudan doğan hakkı da lisans sözleşmesine konu eder. Başvuru aşamasında sözleşme kurulması için tescilin tamamlanmasını bekleme şartı yoktur. Buna karşılık başvuru numarasıyla tescil numarası aynı bilgi değildir. Metinde başvurunun tarihi, numarası, sahibi ve işlemin mevcut aşaması gösterilir; verilmemiş bir koruma belgesi verilmiş gibi tanımlanmaz. Sonraki tescil kararının sözleşme eklerine nasıl işleneceği de belirlenir.

Başvuru aşamasındaki kullanımın bedeli, m.15’te ayrıca düzenlenir. Başvuru tarihiyle hakkın verildiği tarih arasındaki dönemde, m.14 kapsamındaki izne tabi faaliyetleri yapanlar muhik bedel ödemekle yükümlüdür. Bu kanuni bedel ile tarafların yazılı lisansta kabul ettiği ücret aynı talep sebebi değildir. Sözleşmede başlangıç tarihi ve önceki üretim dönemleri açık gösterilerek hangi faaliyet için sözleşmesel izin verildiği belirlenmelidir. Geçmiş kullanımın bedeli gelecekteki üretim izninin içine açıklamasız yerleştirilmemelidir.

Lisans konusu çeşit; botanik tür, çeşit adı ve koruma dosyasıyla belirlenir. Teknik ekin başka çeşide ait olması, imzalı ücret tablosunu doğru yetkilendirmeye dönüştürmez. Ticari kayıt işlemi ile özel hakkın lisansı da ayrı incelenir. Bu ayrımın kayıt yönü bitki çeşidinin kayıt altına alınması rehberinde açıklanır. Lisans sözleşmesi hazırlanırken çeşit kimliği her iki dosyada karşılaştırılır; ticari kayıttaki isim, tek başına lisans verenin hak sahibi olduğunu kanıtlayan belge yerine kullanılmaz.

Sözleşmede lisans türü yazmıyorsa hangi kural uygulanır?

5042 m.50’nin ikinci fıkrasına göre aksi kararlaştırılmadıkça lisans inhisarî değildir. Bu düzende lisans veren kendi kullanımına devam eder ve aynı çeşit için başka kişilere de lisans verir. Lisans alanın yüksek bedel ödemesi, uzun süreli yatırım yapması veya ilk üretici olması, metinde kurulmamış bir inhisar hakkını kendiliğinden doğurmaz. Tarafların münhasırlık üzerinde anlaşması, sözleşmenin yetki ve kapsam hükümlerinde karşılığını bulmalıdır.

İnhisarî olmayan lisansın ticari karşılığı, aynı çeşit üzerinde başka yetkili üreticilerin bulunmasına izin veren bir kullanım hakkıdır. Bu nedenle bedel hesabı yapılırken sözleşmenin tek üretici konumu sağlamadığı açıkça görülmelidir. Pazarlama planı, yıllık satış hedefi veya dağıtım alanı yazılması tek başına lisans türünü değiştirmez. Özellikle bir ek münhasır üretimden, diğer ek serbestçe yeni lisans verilmesinden söz ediyorsa çelişki giderilmeden imza aşamasına geçilmemelidir.

İnhisarî lisansta lisans veren çeşidi kullanmaya devam edebilir mi?

İnhisarî lisansın iki ayrı sonucu vardır: lisans veren başkasına lisans veremez; kendi kullanımını saklı tutmamışsa çeşidi kendisi de kullanamaz. 5042 m.50’nin üçüncü fıkrası bu sonuçları birlikte düzenler. Hak sahibinin kendi kullanımını sürdürmek istemesi, sözleşmede buna ilişkin açık kayıt bulunmasını gerektirir. Lisans verenin ıslahçı hakkı sahibi olarak kalması, kendisine ayrılmamış kullanım yetkisini inhisar döneminde otomatik olarak korumaz.

Kendi kullanımının saklı tutulması, başka üreticilere lisans verme serbestisiyle aynı değildir. Sözleşme hazırlanırken hangi faaliyetin lisans veren tarafından sürdürüleceği, hangi üretimin lisans alana bırakıldığı ve inhisarın hangi alanı kapsadığı açıklanır. Koruma hakkını elinde tutmak, lisans ilişkisi içindeki bu ayrımı ortadan kaldırmaz. Lisans alan da yalnız hak sahipliği değişmediği gerekçesiyle inhisarın bütün ekonomik etkilerinden vazgeçmiş sayılmaz.

İnhisar verilmeden önce devam eden diğer lisansların kapsamı ve süresi incelenmelidir. Sonraki sözleşmede bütün ülke için tek yetki yazılması, önceki sözleşmelerin kendiliğinden sona erdiğini göstermez. Yeni lisansın başlangıcı, mevcut yetkilendirmeler ve varsa geçiş dönemi aynı takvimde açıklanır. Böylece lisans verenin aynı kullanım alanını aynı dönem için birden fazla kişiye bağlayan taahhütleri imzadan önce görünür hâle gelir.

Süre, bölge ve izin verilen faaliyet nasıl sınırlandırılır?

5042 m.50’nin altıncı fıkrası, sözleşmede aksi kararlaştırılmadıkça lisans alanın çeşidin koruma süresince Türkiye’nin tamamında, çeşidin kullanımına ilişkin bütün tasarruflarda bulunmasını kabul eder. Sözleşme sessizse süreyi bir üretim sezonuyla veya bölgeyi işletmenin bulunduğu ille sınırlı kabul etmek bu kurala uymaz. Daha dar yetki verilmek isteniyorsa başlangıç, bitiş, bölge ve faaliyet sınırı sözleşmede yazılmalıdır. Kanundaki ülkesel kapsam, başka ülkelerde ayrıca koruma bulunduğunu göstermez.

İzin verilen faaliyetlerin tanımlanmasında m.14’teki üretme, çoğaltma, çoğaltıma hazırlama, satışa sunma, pazarlama, ithalat, ihracat ve depolama yetkileri esas alınır. Sözleşmede bunların hangilerinin verildiği, hangi materyali kapsadığı ve miktar sınırı bulunup bulunmadığı belirlenir. Üretim miktarı yalnız ücret hesaplama birimi olarak kullanılmışsa bunun ayrıca yetki tavanı olup olmadığı açıklanmalıdır. Aynı sayı, metnin bir yerinde bedel ölçüsü ve başka yerinde izin sınırı olarak belirsiz bırakılmamalıdır.

Süre hesabında sözleşmenin imza tarihi, kullanımın başlangıcı ve bedel tahakkuk dönemi ayrı gösterilir. Üretim yılıyla takvim yılı farklı tanımlanmışsa raporların hangi döneme ait olduğu açık olmalıdır. Sözleşme ekiyle bölge veya faaliyet genişletildiğinde, eski sınırların hangi tarihte değiştiği kayda bağlanır. Bu düzen, geçmiş üretimin yeni izin kapsamına geriye dönük olarak sokulduğu yönündeki dayanaksız açıklamaları önler; kapsam değişikliğinin tarafların yazılı iradesiyle ilişkilendirilmesini sağlar.

Alt lisans ile lisans hakkının devri nasıl ayrılır?

5042 m.50’nin beşinci fıkrası uyarınca sözleşmede aksi yazmıyorsa lisans alan ne lisanstan doğan haklarını üçüncü kişiye devreder ne de alt lisans verir. İncelemede iki işlem ayrı tutulur: hakların başka kişiye aktarılması ile lisans ilişkisinin altında yeni bir kullanım yetkisi kurulması aynı düzen değildir. Metinde alt lisansa izin verilmesi, lisans hakkının bütünüyle devrine de onay verildiği biçiminde genişletilmemelidir.

Üretimi başka işletmeye yaptıran lisans alan, sözleşmedeki üçüncü kişiye kullanım sınırını kontrol etmelidir. Materyali fiilen çoğaltan kişi, yapılan işlem ve verilen talimatın kapsamı belirlenmeden ilişkiye yalnız hizmet alımı denilmesi yetki sorununu çözmez. Üretici, dağıtıcı ve depolayan işletmenin faaliyetleri aynı değildir. Her birinin yaptığı işlemin ana lisans kapsamındaki dayanağı gösterilir; aynı şirketler grubuna bağlı olmak, ayrı tüzel kişilere kendiliğinden kullanım yetkisi vermez.

Alt lisansa izin veren düzenleme, yetkilendirilecek kişileri ve faaliyetleri ana lisansın sınırlarıyla eşleştirmelidir. Alt sözleşmenin süresi, izin verilen materyal ve bölge, ana lisansın verdiği yetkiyi aşmamalıdır. Üretim raporlarının kimden alınacağı, bedelin hangi faaliyet üzerinden hesaplanacağı ve alt lisans ilişkisinin sona ermesinde materyal kayıtlarının nasıl teslim edileceği de düzenlenir. Bu hükümler, yazılı izin zincirinin yalnız ilk sözleşmede kalmasını önler.

Yazılı sözleşme, noter tasdiki ve sicil işlemi

5042 m.49, başvuru veya tescilden doğan hak üzerindeki sağlar arası işlemleri yazılı şekle bağlar. m.50 ayrıca lisans sözleşmesinin yazılı yapılmasını; taraflardan birinin yazılı talebi üzerine Bakanlıkça ilgili sicile kaydedilmesini ve Bültende yayımlanmasını düzenler. Hak sahibi değişmeksizin kullanım hakkı verilmesi lisans işlemidir. Hakkın kendisinin veya payın devriyle bu işlem karıştırılmamalıdır; ortak hak sahipliği bulunan dosyalarda ortak ıslahçı hakkı ve pay devri kuralları ayrıca kontrol edilir.

Yeni Bitki Çeşitlerine Ait Islahçı Haklarının Korunmasına Dair Yönetmelik m.36, Bakanlık başvurusunda noter tasdikli lisans sözleşmesini arar. Bu belgede tarafların imza ve beyanları, çeşidin başvuru ve tescil bilgileri, lisansın ücreti, süresi ve dayanağı yer alır. Aynı madde ıslahçı hakkı tescil belgesini, işlem ücreti ödeme belgesini, lisans alan tüzel kişiyse imza sirkülerini ve vekille işlemde vekâletnameyi de sayar.

Kanunun yazılı şekil hükmünü göstermek, Yönetmelikteki Bakanlık başvuru belgelerini gereksiz kılmaz. Başvuru aşamasındaki lisans, m.50 gereğince sözleşme konusu yapılsa da henüz mevcut olmayan tescil belgesi dosyaya varmış gibi konulmaz. İşlemin başvuru hakkını mı yoksa verilmiş korumayı mı kapsadığı dilekçede açıkça gösterilir. Başvuru numarası ve taraf yetkileriyle tescilden sonraki sicil bilgileri birbirinin yerine kullanılmadan hazırlanır.

Sicil başvurusunu hangi tarafın yapacağı ve diğer tarafın hangi belgeleri teslim edeceği sözleşmede belirlenmelidir. Kanun, kayıt talebini iki tarafın birlikte başvurmasına bağlamaz; taraflardan birinin yazılı talebini yeterli görür. Bununla birlikte yetkilinin yazılı talebi, eksik noter tasdikli sözleşme veya ödeme belgesinin yerine geçmez. Sicil ve Bülten işlemi, imzalı sözleşmenin kapsamından kopuk bir lisans yaratmaz; kayda sunulan metin ile tarafların elindeki nüshalar aynı olmalıdır.

Lisans bedeli hangi yetki ve dönemle eşleştirilmelidir?

Yönetmelik m.36’nın sözleşmede lisans ücretini araması, bütün bitki çeşitleri için kanuni tek fiyat bulunduğu anlamına gelmez. Ücretin hangi kullanım karşılığında doğacağı sözleşmede belirlenir. Üretim, çoğaltım materyali teslimi ve satış farklı ölçüm noktalarıdır. Bedel birim başına hesaplanıyorsa birimin tanımı, dönem sonu miktarı ve hesaplamaya girecek kayıtlar aynı düzen içinde gösterilir. Sabit ücretle miktara bağlı ödemenin birlikte kararlaştırıldığı metinde iki kalemin ilişkisi açıklanır.

Üretim raporu, lisans verilen faaliyetin ve ücret hesabının denetlenmesini sağlar; kendi başına yeni yetki veren belge değildir. Raporlanan fazla miktarın bedelinin ödenmesiyle lisans sınırının otomatik genişlediği sonucuna gidilmemelidir. Taraflar üretim sınırını değiştirmek istiyorsa kapsamı yazılı olarak değiştirir. Satış kaydı, iade, stok ve bedelsiz teslim gibi hesap unsurlarının hangi sütunda yer alacağı baştan belirlenerek aynı materyalin iki kez ücretlendirilmesi veya rapor dışında kalması önlenir.

Lisans verenin yetkisizliği ve sakladığı bilgiler

5042 m.51, lisansı ücretli veya ücretsiz veren kişinin yetkisiz olduğunun anlaşılması, başvurunun reddi, iptal veya hükümsüzlük kararı hâllerinde lisans alanın zararlarını tazmin sorumluluğunu düzenler. Bedelsiz lisans da bu hükmün kapsamındadır. Bu nedenle lisans verenin yalnız materyale sahip bulunmasıyla hak üzerinde lisans verme yetkisine sahip olması ayrı incelenir. Yetki zincirindeki eksiklik, sözleşmeye ücretsiz kullanım yazılmasıyla ortadan kalkmaz.

m.51’in dayanak olayları birbirinin yerine yazılmamalıdır. Yetkisizlik, lisans verenin tasarruf yetkisindeki eksikliktir; ret, başvurunun sonucuna ilişkindir; hükümsüzlük ise verilmiş hakkın kanuni şartlarını ilgilendirir. Talep dosyasında bunlardan hangisine dayanıldığı açıklanır. Kararın verildiği tarih ile kararın sözleşmedeki üretim, ödeme ve açıklama yükümlülüklerine etkisi ayrı gösterilir. Böylece zarar hesabı yalnız sözleşme bedelinin tekrarından oluşmaz.

Aynı madde, tazminat talep süresinin ret, iptal veya hükümsüzlük kararının verilmesinden yahut yetkisizliğin öğrenilmesinden işlemeye başlayacağını belirtir. Bu başlangıç olaylarının kayıtları korunmalıdır. m.51’deki sorumluluk açıklamasından bütün lisans taleplerinin zamanaşımından bağımsız olduğu sonucu çıkarılmaz. Talebin sebebi, zararın hangi işlemden doğduğu ve uygulanacak süre hükmü birlikte belirlenir; m.60’taki özel bedel davasının bir yılı da bu tazminat talebine otomatik aktarılmaz.

Çeşidin korunabilirliği hakkında mevcut rapor, karar ve bilginin karşı tarafa açıklanmaması ve bunlara ilişkin belgelere sözleşmede yer verilmemesi hâlinde m.51, kötüniyetin varlığını kabul eder. Lisans görüşmelerinde yalnız olumlu kararın sunulup koruma sorununu gösteren belgenin saklanması bu nedenle hukuken önem taşır. Sözleşme ekleri arasında ilgili rapor ve kararlar gösterilir; hangi belgenin hangi tarihte karşı tarafa verildiği belirlenir. Genel bir bilgilendirildim cümlesi, açıklanmayan somut bilginin içeriğini kendiliğinden ortaya koymaz.

İnhisarî lisans alan hangi davaları kendi adına açar?

5042 m.50’nin sekizinci fıkrası, sözleşmede aksi kararlaştırılmamışsa inhisarî lisans alana, üçüncü kişinin haklarına tecavüzü üzerine hak sahibinin Kanun uyarınca açacağı davaları kendi adına açma yetkisi verir. İncelemenin iki ayrı ayağı vardır: lisans gerçekten inhisarî olmalı ve sözleşmede bu dava yetkisini değiştiren hüküm bulunmamalıdır. Yalnız lisans belgesinin başlığını sunmak, aksi yöndeki sözleşme kaydını hükümsüz hâle getirmez.

Dava dosyasında lisansın kapsamı, süresi ve ihlalle bağlantısı gösterilir. Davacı, lisans veren adına temsilci olarak hareket etmekle kendi adına hak ileri sürmeyi birbirine karıştırmamalıdır. İnhisarî lisansın bir faaliyeti veya bölgeyi kapsaması, kapsam dışında kalan bütün kullanımları da lisans alanın hakkına müdahale saydırmaz. Üçüncü kişinin fiili ve talep edilen hukuki koruma bu yetki sınırlarıyla eşleştirilir.

İhlalin türleri, tazminat yöntemleri ve üretim materyali üzerindeki talepler için ıslahçı hakkına tecavüz rehberi ayrıca incelenebilir. Lisans sözleşmesi yönünden belirleyici konu, bu talepleri hangi tarafın kendi adına ileri süreceğidir. Taraflar ihlal takibi, belge temini ve dava giderlerinin karşılanmasını düzenlerken lisans alanın kanuni konumuyla sözleşmedeki görev dağılımını uyumlu kurmalıdır.

İnhisarî olmayan lisansta noter bildirimi ve üç aylık yol

5042 m.50’nin son fıkrası, inhisarî olmayan lisans alanın doğrudan dava hakkı bulunmadığı kuralını, belirli koşullarla kendi adına dava açmasına imkân veren bir yolla tamamlar. Lisans alan, tecavüz üzerine hak sahibinden dava açmasını noter kanalıyla ister. Sözleşmedeki olağan e-posta bildirim hükmü, bu özel yol bakımından kanunun aradığı noter bildirimini karşılayan işlem olarak kabul edilmemelidir.

Hak sahibinin talebi kabul etmemesi ile bildirimi aldıktan sonra üç ay içinde dava açmaması iki ayrı koşuldur. Açık ret varsa üç ayın dolması ayrıca beklenmez. Ret bulunmadığı durumda üç aylık sürenin başlangıcı noter evrakının düzenlendiği veya gönderildiği tarih değil, bildirimin hak sahibince alındığı tarihtir. Talebi inceleyeceğini söylemek veya tarafların görüşmeleri sürdürmesi, kanunda dava açılmasına bağlanan koşulun gerçekleştiğini tek başına göstermez.

Noter bildiriminde ilgili çeşit ve lisansın yanı sıra, dava açılması istenen ihlal açıklanmalıdır. Bildirimin alındığını gösteren kayıt ile varsa açık ret cevabı dosyada birlikte tutulur. Lisans alan koşullar gerçekleştiğinde bildirimin bir suretini ekleyerek kendi adına dava açar; dava açtığını hak sahibine de bildirir. Bu son bildirime m.50’de ayrıca bir aylık süre konulmamıştır. Ortak hak sahipliğine ilişkin m.11’deki dava sonrası bir ay bu lisans düzenine taşınmamalıdır.

Ciddi zarar tehlikesinde üç ay dolmadan ne istenir?

m.50’nin son cümlesi, ciddi zarar tehlikesi bulunan lisans alana üç aylık süreyi beklemeden ihtiyati tedbir isteme yolu açar. Bu cümle, tek başına esas davayı bütün koşullardan bağımsız açma yetkisi vermez. Erken koruma talebiyle davanın esası ayrı tutulmalıdır. İhlalin üretim veya satış düzenine etkisi ve bekleme süresinde doğacak ciddi zarar, talebin konusu olan lisans hakkıyla bağlantısı kurulmuş belgelerle açıklanır.

5042 m.63, çeşidin Türkiye’de hakka tecavüz oluşturacak şekilde kullanıldığının veya bunun için ciddi ve etkin çalışmalar yapıldığının ispatını arar. Tedbir dava öncesinde, davayla birlikte veya sonrasında istenir ve ayrı incelenir. Bu nedenle noter bildirimi gönderilmiş olması, tedbirin maddi koşullarını kendiliğinden kanıtlamaz. Lisans belgesiyle talep yetkisi; üretim, satış ve hazırlık kayıtlarıyla müdahale ayrı gösterilir.

m.60’taki bir yıl hangi bedel davasına ilişkindir?

5042 m.60, başvuru veya hak sahibinin çeşidi kullananlardan hakkaniyete uygun bedel istemek için açtığı şahsi bedel davasını düzenler. Bu dava, bedelin ödenmesini gerektiren fiilin öğrenilmesinden itibaren bir yıl içinde açılır. Başlangıç, her dosyada otomatik olarak tescil veya sözleşme tarihi değildir. Kanundaki bir yıl, bütün lisans sözleşmesi alacakları veya bütün tecavüz tazminatları için ortak süre gibi kullanılmamalıdır.

m.60, başvuru ile hakkın verilmesi arasındaki faaliyetlere ilişkin m.15 bedelinin hesabında ayrıca bir sınır getirir: hak tescil edilmiş kabul edilerek kurulacak lisans sözleşmesindeki bedel aşılmaz. Bu düzen, sözleşmede belirlenmiş dönemsel ücretle kanuni bedel talebini ayırmayı gerektirir. Talep hazırlanırken kullanım tarihi, öğrenme tarihi, izin kapsamı ve ödenmemiş tutarın hukuki sebebi gösterilir. Faturaya lisans bedeli yazılması, farklı taleplerin hepsini aynı kanuni süreye tabi kılmaz.

Hak hükümsüz olursa ödenen lisans bedeli otomatik iade edilir mi?

5042 m.54, hükümsüzlük kararının geçmişe etkisini düzenlerken karardan önce yapılmış ve uygulanmış lisans sözleşmelerini özel olarak ayırır. Haklı sebepler ve hakkaniyet dikkate alınarak ödenmiş bedelin kısmen veya tamamen iade edilip edilmeyeceğine mahkeme karar verir. Bu nedenle hükümsüzlük kararının varlığı, bütün eski lisans ödemelerinin kendiliğinden aynı gün iade borcuna dönüştüğü şeklinde açıklanamaz. Kötüniyete dayalı zararın giderilmesi talebi de aynı maddede saklı tutulmuştur.

Bu ayrım için sözleşmenin imza tarihi yanında hangi bölümünün uygulanmış olduğu önemlidir. Verilen kullanım, gerçekleştirilen üretim, ödenen ücret ve bunların kapsadığı dönem birbirine bağlanır. Gelecekte verilecek yetki karşılığındaki ödeme ile geçmişte uygulanmış lisansın bedeli aynı hesapta belirsiz bırakılmaz. Lisans verenin sorumluluğunda m.51, uygulanmış sözleşmeler üzerindeki geçmişe etki incelemesinde m.54 birlikte değerlendirilir; bu iki madde tek bir otomatik iade hükmüne indirgenmez.

Sık sorulan sorular

1. Henüz tescil edilmemiş bitki çeşidi için lisans kurulabilir mi?

Evet. 5042 m.50, başvurudan doğan hakkın da lisansa konu edilmesine izin verir. Sözleşmede başvuru aşaması ve numarası doğru gösterilir; verilmemiş bir tescil belgesi mevcutmuş gibi sunulmaz.

2. Sözleşmede lisansın türü yazmıyorsa inhisar doğar mı?

Hayır. m.50 uyarınca aksi kararlaştırılmadıkça lisans inhisarî değildir. Lisans veren çeşidi kullanmaya ve başka kişilere lisans vermeye devam eder. Ücretin yüksekliği bu kanuni kuralı tek başına değiştirmez.

3. İnhisarî lisans veren kendi üretimini sürdürebilir mi?

Kendi kullanım hakkını saklı tutmuşsa sürdürür. m.50’ye göre bu hak saklı tutulmamışsa inhisarî lisans veren kendisi de çeşidi kullanamaz. Kendi kullanımını koruması, başkalarına yeni lisans verme serbestisi değildir.

4. Alt lisans izni, lisans hakkını devretme izni de verir mi?

İki yetki ayrı düzenlenmelidir. m.50, sözleşmede aksi yoksa hem lisans hakkının devrini hem alt lisansı yasaklar. Yalnız alt lisansa verilen onay, kapsamı aşan tam devir onayı olarak genişletilmemelidir.

5. Lisans süresi ve bölgesi yazılmamışsa ne uygulanır?

Aksi kararlaştırılmadıkça m.50’deki koruma süresince Türkiye’nin tamamında kullanım kuralı uygulanır. Daha kısa süre, belirli bölge veya sınırlı faaliyet hedefleniyorsa bu sınırlar sözleşmede belirtilmelidir.

6. İnhisarî lisans alan her durumda doğrudan dava açar mı?

m.50, üçüncü kişinin tecavüzü bakımından sözleşmede aksi kararlaştırılmamış olması şartını arar. Dava yetkisini değiştiren sözleşme kaydı ve lisansın kapsamı incelenmeden yalnız inhisarî lisans başlığına dayanılmaz.

7. Hak sahibi dava talebini açıkça reddederse üç ay beklenir mi?

Hayır. İnhisarî olmayan lisans alanın noterle ilettiği talebin kabul edilmemesi, üç ayda dava açılmamasından ayrı koşuldur. Kanuni şartlarla kendi adına açılan davaya bildirimin sureti eklenir ve hak sahibine dava açıldığı bildirilir.

8. Ciddi zarar tehlikesi bütün bekleme koşullarını kaldırır mı?

m.50 ciddi zarar tehlikesinde üç ay dolmadan ihtiyati tedbir istemeye izin verir. Bu özel cümle, esas davayı bütün koşullardan bağımsız açma yetkisi değildir. Tedbirin m.63’teki koşulları ayrıca gösterilir.

9. Bütün lisans alacakları için dava süresi bir yıl mı?

Hayır. m.60’taki bir yıl, o maddede düzenlenen bedel davasında bedeli gerektiren fiilin öğrenilmesinden başlar. Her sözleşmesel ücret, tazminat veya hükümsüzlük talebi bu süreye tabi tutulamaz.

10. Lisans veren yetkisizse ücretsiz sözleşmede de sorumlu mu?

Evet. m.51, lisansın bedelli veya bedelsiz verilmesini kapsar. Yetkisizliğin anlaşılması ve maddede sayılan diğer durumlarda lisans alanın zararlarını tazmin sorumluluğu düzenlenmiştir. Ücretsiz kullanım, bu hükmü ortadan kaldırmaz.

Mevzuat ve kaynak kontrolü: 24 Ekim 2026. Kanun maddeleri ve resmî kaynak bağlantıları ilgili açıklamaların yanında verilmiştir.

İstanbul ve Mersin ofisleri

Avukat Halil BAKIRCI ile dosyanızın belgelerini ve başvuru aşamasını değerlendirmek için iletişim sayfasından randevu bilgilerine ulaşabilirsiniz. Mersin merkezli Türkiye geneli dosya takibi, İstanbul ve Mersin ofisleri üzerinden yürütülür. Başvurulacak merci ve yetkili mahkeme, uyuşmazlığa uygulanan kanun hükümlerine göre belirlenir.

İstanbul ofisi

Maslak Ahi Evran Caddesi, Polaris Plaza No:21, Kat:9, 34475 Sarıyer/İstanbul

İstanbul ofisi iletişim bilgileri

Mersin ofisi

İhsaniye Mahallesi, 4903. Sokak, Profit İş Merkezi No:23, Kat:3, Daire:14, 33070 Akdeniz/Mersin

Mersin ofisi iletişim bilgileri

Sorunuzu iletin



    Sorunuzu kısaca yazın. Lütfen kimlik numarası, belge veya hassas kişisel bilgi paylaşmayın. KVKK Aydınlatma Metni

    Hukuki konu hakkında iletişim

    İlk iletişimde konuyu, bulunduğunuz ülke veya ili ve varsa tebliğ ya da son işlem tarihini kısaca belirtebilirsiniz. T.C. kimlik numarası, sağlık verisi veya kişisel belge göndermeyiniz. Mesajlaşma tek başına hukuki görüş veya avukatlık ilişkisi oluşturmaz.

    Telefonla Araİletişim Bilgileri

    tarafından hazırlanmış, Av. Emirhan Keskin tarafından incelenmiştir.

    Yazar Bilgisi

    , Mersin Barosu 3472 sicil numarasına kayıtlıdır. Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu bünyesinde ceza, aile, iş, gayrimenkul ve ticaret hukuku alanlarında hukuki danışmanlık ve dava takibi sunmaktadır.

    İnceleyen: Av. Emirhan Keskin · Mersin Barosu Sicil No: 5507

    Telefon WhatsApp