B&KBakırcı & KeskinHUKUK BÜROSU
TR
TürkçeEnglishDeutschРусскийالعربية中文
Menü

Ortak Islahçı Hakkı: Kullanım, Pay Devri ve Önalım

Bir çeşidin birden fazla ıslahçısı varsa, aralarında aksi anlaşma bulunmadıkça ıslahçı hakkı ortak mülkiyet hükümlerine göre kullanılır. Her hak sahibi kendi payı üzerinde işlem yapabilir; çeşidi kullanmadan önce diğer hak sahiplerine yazılı bildirim yapar. Payın üçüncü kişiye devrinde diğer paydaşların önalım hakkı vardır. 5042 sayılı Kanun m.11, bu ortaklık için özel kurallar getirir.

Ortak çeşitte en sık karışan işlemler, kişinin kendi payını devretmesi, çeşidi kendisinin kullanması ve üçüncü kişiye kullanım hakkı vermesidir. Bunların onay, bildirim ve sicil koşulları aynı değildir. İşlem yapılmadan önce ortaklığın kaynağı, paylar, özel sözleşme, güncel sicil ve işlemin gerçek kapsamı belirlenmelidir. Bir kişinin başvuru dosyasını yürütmesi veya yıllık ücreti ödemesi, bütün koruma hakkını tek başına kazandığı anlamına gelmez.

Ortak ıslahçı hakkında kendi kullanım, üçüncü kişiye kullanım hakkı, pay devri ve önalım sürelerini gösteren şema
5042 m.11: Kendi kullanım, üçüncü kişiye kullanım hakkı, pay devri ve önalım farklı işlemlerdir.

Ortak hak sahipliği nasıl doğar?

m.11, hakkı ıslahçıya ve hukuki haleflerine bağlar; birden fazla ıslahçı bulunmasında aksi anlaşma yoksa ortak mülkiyet düzenini uygular. Bu nedenle ortaklık dosyasında çeşidi geliştiren kişiler ve hakların bugünkü sahiplerine nasıl geçtiği gösterilir. Ortak ıslah, devir ve miras gibi farklı kaynaklar aynı sonuca katkı sağlayabilir; ancak her birinin belge zinciri ayrı kurulmalıdır.

Çalışanların geliştirdiği çeşitte m.12, hizmet dışındaki sözleşmeyle yapılan geliştirmede m.13 ayrıca uygulanır. Aynı araştırmada birkaç çalışan bulunması, hakkın mutlaka bu kişiler arasında paylaşıldığını göstermez; işveren sahipliği koşulları ayrıca incelenir. Projeye para sağlayan kişiyle teknik geliştirmeyi yapan kişi ve başvuru hakkı sahibi de farklı olabilir. Ortaklık yalnız proje tanıtımındaki isim sırasına göre belirlenmez.

Başvuru sahibi ıslahçıdan farklıysa m.33, hakkın nasıl elde edildiğini gösteren bilgi ve belge ister. Ortak başvuruda bu açıklama bütün paydaşlar yönünden tutarlı olmalıdır. Bir kişinin pay sahibi olduğu ileri sürülürken dayanak sözleşme yalnız kullanım izni veriyorsa aradaki fark çözülmelidir. Lisans alan sıfatı, koruma hakkının kendisinde pay sahipliğiyle aynı değildir.

Pay oranları ve anlaşma neden açık yazılmalıdır?

5042 m.11’in gönderdiği ortak mülkiyet çerçevesinde Türk Medeni Kanunu m.688, başka türlü belirlenmedikçe payları eşit kabul eder. Farklı pay dağılımı kararlaştırılmışsa yazılı belge ve sicil bilgisiyle gösterilmelidir. Araştırma giderlerinin farklı oranlarda karşılanması, sözleşme ve hak zinciri incelenmeden otomatik olarak aynı oranda hak payı bulunduğunu kanıtlamaz.

Pay oranıyla gelir paylaşımı birbirine bağlı olsa da her sözleşmede aynı hesap olarak düzenlenmiş olmayabilir. Taraflar kullanım gelirini, belirli materyal teslimini veya ortak giderleri ayrıca düzenlemişse bu hükümler okunur. Teknik katkı, sermaye katkısı ve koruma payı ayrı başlıklarda gösterilir. Böylece bir ortağın daha fazla üretim yapmasıyla sicildeki payının kendiliğinden büyüdüğü gibi temelsiz sonuçlar oluşmaz.

Ortaklık anlaşması, başvuru sorumlusunu, belge paylaşımını, kullanım bildirimlerini, bedel hesaplarını ve karar yöntemini belirlemelidir. Sözleşmenin taraflarıyla sicildeki paydaşlar aynı olmalıdır; sonradan pay devri varsa yeni kişinin konumu gösterilir. Temsilci belirlenmesi, diğerlerinin hak sahibi sıfatını kaldırmaz. Temsilcinin hangi işlemleri tek başına yapabileceği ve hangi işlemlerde ayrıca onay gerektiği açıkça yazılmalıdır.

Paydaş çeşidi kendi üretiminde kullanabilir mi?

m.11/b, her hak sahibinin diğer hak sahiplerine yazılı bildirimde bulunduktan sonra çeşidi kullanabilmesini düzenler. Bu hüküm, başkalarına lisans verilmesinden farklıdır. Bildirim yükümlülüğü yerine getirilmeden yalnız kişinin pay sahibi olduğu gerekçesiyle kanuni usulün tamamlandığı söylenemez. Bildirimin konusu, ilgili çeşit ve planlanan kullanımın anlaşılmasını sağlayacak açıklıkta olmalıdır; özel sözleşmedeki kullanım düzeni de incelenir.

Yazılı bildirimin tarihi ve diğer paydaşlara ulaştığını gösteren kayıt saklanmalıdır. Kişinin kendi şirketi üzerinden üretim yapması hâlinde, kullanıcının gerçekten pay sahibi mi yoksa ayrı tüzel kişi mi olduğu belirlenir. Şirket ortaklığı ile ıslahçı hakkındaki pay aynı değildir. Bir gerçek kişinin pay sahibi olması, onun ortak olduğu bütün şirketlerin otomatik olarak aynı kullanım yetkisine sahip olduğu anlamına gelmez.

Kendi kullanımının miktarı, faaliyet türü ve gelir kaydı ortaklık sözleşmesiyle ilişkilendirilir. Taraflar kendi üretimlerini ayrı yürütürken ortak lisans gelirlerini birlikte yönetebilir. Bu ayrım sözleşmede açıklanmadığında aynı materyal hareketi farklı hesaplara yazılabilir. Bildirim yapılması, sözleşmedeki gelir veya masraf hükümlerinin kendiliğinden ortadan kalktığını göstermez; kullanım yetkisi ve mali ilişki ayrı değerlendirilir.

Üçüncü kişiye kullanım hakkı vermek neden farklıdır?

m.11’in son fıkrası, çeşidin kullanım hakkının üçüncü kişilere devrinde bütün hak sahiplerinin rızası sağlanamıyorsa bu işlemin yapılıp yapılamayacağını mahkemenin takdir edeceğini düzenler. Dolayısıyla kişinin kendi kullanımından hareketle başkalarına sınırsız lisans verme yetkisi çıkartılamaz. İşlemin doğrudan kullanım mı, pay devri mi, lisans mı olduğu sözleşmenin gerçek içeriğiyle belirlenir.

Rıza eksikliğinde çoğunluğun kararının her durumda yeterli olduğu söylenemez; 5042’nin bu özel hükmü gözetilir. Mahkemeye taşınan uyuşmazlıkta istenen kullanımın kapsamı, süresi, ekonomik koşulları ve ortak hak üzerindeki etkisi açıklanmalıdır. Yalnız “lisans verilmesine izin” biçimindeki soyut talep, yapılması istenen işlemin ayrıntısını göstermeyebilir. Paydaşların rıza ve itirazları somut sözleşme taslağıyla ilişkilendirilmelidir.

m.50’deki gönüllü lisans kuralları da sözleşmenin niteliğini belirler. İnhisar, kendi kullanımın saklı tutulması, bölge, süre ve alt lisans koşulları ortakların kararını etkiler. Özellikle inhisarî lisans verilmesi, diğer ortakların kendi kullanım alanıyla ilişkilidir. Bir paydaşın yalnız kendisine ait pay üzerinde işlem yaptığı belirtilirken bütün çeşidin kullanımını başkasına kapatan bir sonuç kurulması, işlemin gerçek kapsamını incelemeyi gerektirir.

Kendi payının üçüncü kişiye devri

m.11/a, paydaşın kendi payı üzerinde serbestçe tasarruf edebilmesini kabul eder. Üçüncü kişiye pay devri yazılı yapılır ve sicile kaydedilir. Bu işlem, devreden kişinin bütün hakkın tek sahibi olduğunu gösteren bir sözleşmeyle yapılamaz; devredilen pay açıkça belirtilmelidir. Çeşit adı, başvuru veya tescil numarası, pay oranı ve tarafların kimliği birbiriyle uyumlu olmalıdır.

m.49, başvuru veya tescilden doğan hakkın devrini ve ilgili ücretle sicile kayıt ve yayımı ayrıca düzenler. Koruma Yönetmeliği m.35, Bakanlık işlemlerinde noter tasdikli devir senedi ve ilgili belgeleri sayar. Kanundaki yazılı işlem şartıyla yönetmelikteki başvuru evrakı birlikte yerine getirilmelidir; yalnız şirket içi pay listesi değişikliği resmî devir kaydı yerine geçmez.

Devir bedeli, ödeme koşulu ve varsa birlikte verilen materyal ayrı gösterilmelidir. Pay devriyle mevcut lisans sözleşmelerinin, önceki alacakların veya materyal stokunun hangi ölçüde aktarıldığı açık olmalıdır. Hakkın bir bölümünün devri, bütün teknik ve ticari varlıkların otomatik devri demek değildir. Devralan, güncel koruma durumunu ve ortaklık anlaşmasını inceleyerek hangi hakka katıldığını belirlemelidir.

Diğer paydaşların önalım hakkı ve süreler

m.11, pay üçüncü kişiye devredildiğinde diğer paydaşlara önalım hakkı tanır. Bakanlık, bu hakkın kullanılabilmesi için durumu iki ay içinde diğer paydaşlara bildirir. Paydaşlar önalımı bildirimin tebellüğünden itibaren bir ay içinde kullanır. Dolayısıyla iki aylık süre ile bir aylık süre farklı muhatap ve işlemlere ilişkindir.

Bir aylık sürenin başlangıcı, paydaşın satış hakkında herhangi bir söylenti duyması veya şirket içi e-postayı görmesi şeklinde değiştirilmemelidir. Kanunun düzenlediği Bakanlık bildiriminin tebellüğ kaydı esas alınarak işlem yapılır. Bildirimin hangi paya ve hangi devir koşullarına ilişkin olduğu açık olmalıdır. Paydaş, devir sözleşmesi ve sicil kaydıyla bildirilen bilgilerin uyumunu kontrol etmelidir.

Bu önalım, 5042’nin özel pay devri düzenidir. Taşınmaz satışlarına ilişkin bütün süre ve şekiller doğrudan buraya aktarılmaz. Önalımın kullanılması konusunda talep edilen sonuç, devir koşulları ve ilgili süre belgelenir. Bir aylık süreyi geçirmek, yalnız özel sözleşmede iletişim yükümlülüğü bulunduğu gerekçesiyle önemsiz sayılmaz. Kanuni bildirim ve kullanım süresi ortakların kendi iç haberleşmesinden ayrı takip edilmelidir.

Koruma için gerekli önlemleri kim alır?

m.11/c, her hak sahibine çeşidin korunması için gerekli önlemleri bağımsız alma yetkisi verir. Bu düzen, acil koruma ihtiyacının bütün ortaklar arasında uzun yazışmalar nedeniyle karşılıksız kalmamasını sağlar. Ancak koruyucu önlemle bütün hakkın devri veya lisanslandırılması aynı işlem değildir. Yapılan faaliyetin hangi koruma ihtiyacını karşıladığı ve doğurduğu gider dosyada gösterilmelidir.

Koruma için teknik kayıt, materyal muhafazası, gerekli bilgi ve delillerin saklanması önemlidir. Ortakların biri numuneyi, diğeri başvuru yazışmalarını tutuyorsa erişim düzeni kurulmalıdır. Tek kişinin elindeki kaydın diğer paydaşlardan tamamen saklanması, ortak hakkın izlenmesini güçleştirir. Koruma önlemi için yapılan masrafın kim tarafından ve hangi kapsamda karşılandığı ayrı kaydedilmelidir; gelir hesabıyla belgesiz mahsup yapılmamalıdır.

Üçüncü kişiye dava ve bir aylık bildirim

m.11/d, diğer pay sahipleriyle birlikte üçüncü kişilere karşı hukuk ve ceza davası açılmasını düzenler. İzleyen fıkra, dava açanın diğer paydaşların katılabilmesi için durumu dava tarihinden itibaren bir ay içinde bildirmesini ister. Bu hükümler birlikte okunmalıdır. Kişinin koruyucu önlem alabilmesinden hareketle bütün dava ve taraf koşullarının her durumda gereksiz olduğu söylenemez.

Dava bildirimi, mahkeme ve dosya numarası, ilgili çeşit, talep konusu ve başlıca belgeleri göstermelidir. Bir aylık süre, pay devrindeki önalımın tebellüğden başlayan bir ayıyla karıştırılmaz; burada başlangıç dava tarihidir. İhlalin esasına ilişkin ıslahçı hakkına tecavüz rehberi ayrıca incelenir. Ortaklık dosyasındaki temel mesele, hak sahiplerinin davadan haberdar edilmesi ve kanuni konumlarının doğru kurulmasıdır.

Dava masrafı, elde edilen bedel ve giderlerin paylaşımı ortaklık sözleşmesi ve ilgili hükümlere göre değerlendirilir. Bir ortağın dosyayı takip etmesi, diğerlerinin hak paylarını kendiliğinden devralması anlamına gelmez. Uzlaşma veya işlem kapsamını etkileyen kararlar alınırken temsil yetkisi ayrıca kontrol edilir. Avukata verilen vekâletle ortaklar arasındaki maddi hak tasarrufunun kapsamı aynı belge olarak görülmemelidir.

Yıllık ücret ve ortak giderler nasıl paylaşılır?

5042 m.46, koruma boyunca her yıl ocak ayında yıllık ücret öngörür; m.55 süresinde ödenmemesine sona erme sonucu bağlar. Paydaşların kendi aralarında anlaşamaması bu kanuni takvimi durdurmaz. Ödemeyi yapacak kişi, tahakkuk bilgisi, diğerlerinin katkısı ve ödeme belgesinin paylaşımı baştan belirlenmelidir. Hakkı koruyan ödeme ile ortaklar arasındaki masraf uyuşmazlığı farklı düzlemlerde ele alınır.

TMK m.694, aksi hüküm yoksa ortaklığa ilişkin yönetim giderleri ve yükümlülüklerin pay oranında karşılanmasını, fazla ödeyen paydaşın diğerlerine payları oranında rücu edebilmesini düzenler. Islahçı hakkına ilişkin gider dosyasında her ödemenin hangi çeşit ve hangi dönem için yapıldığı gösterilir. Ödeme yapılmış olması, ödeyen kişiye ek koruma payı kazandıran bir devir işlemi değildir.

5553 kapsamındaki tescil, sertifikasyon ve analiz ücretleri ile 5042 yıllık koruma ücreti ayrı tutulur. Ortaklardan birinin kendi ticari üretim partisine ait sertifika gideri, bütün ortak hakkın korunmasına ilişkin giderle aynı değildir. Sözleşmedeki paylaşım düzeni ve masrafın gerçek konusu belirlenerek hesap yapılmalıdır; bütün tarımsal ödemeler tek ortak gider kalemine yazılmaz.

Bir paydaş bütün haktan vazgeçebilir mi?

m.55, Kütükte kayıtlı diğer hak sahipleri ve lisans sahiplerinin izni olmadan vazgeçmeye izin vermez. Hak üzerinde üçüncü kişi sahiplik iddia ediyorsa onun rızası da aranır. Bu nedenle paydaşın kendi payı üzerinde tasarruf yetkisiyle bütün çeşidin korumasını sona erdirme işlemi birbirine karıştırılmamalıdır. Yazılı vazgeçmenin hangi hakkı ve hangi tarafları etkilediği açık olmalıdır.

Vazgeçme Bakanlığa yazılı bildirilir ve Kütüğe kayıtla hüküm doğurur. Bir paydaşın diğerlerine gönderdiği “artık ortak değilim” açıklaması, kanundaki bütün işlemleri ve izinleri kendiliğinden tamamlamaz. Payını devretme, ortaklıktan ekonomik olarak çıkma ve koruma hakkından vazgeçme farklı işlemlerdir. Talep edilen hukuki sonuç belirlenmeden kurum formu imzalanmamalıdır; mevcut lisans alanların konumu da araştırılmalıdır.

Miras, rehin ve hacizde hangi kayıtlar önemlidir?

m.49, başvuru veya tescilden doğan hakkın miras yoluyla geçmesini, ölüme bağlı tasarrufları, rehin ve haczi düzenler. Mirasla pay geçişinde mirasçılık belgesi ve sicil işlemi değerlendirilir. Bir hak sahibinin ölümü, çeşidin korumasının otomatik olarak sahipsiz kaldığını göstermez. Temsil ve bildirim muhatapları güncellenmeli; yıllık ücret ve teknik yükümlülükler bakımından sorumlu iletişim düzeni kurulmalıdır.

Rehin ve haciz, ilgili talep üzerine sicile kaydedilir ve Bültende yayımlanır. Devralacak kişi veya lisans kurulacak ortak, güncel sicildeki bu kayıtları incelemelidir. Sicil üzerinde sınırlama varken yalnız eski hak belgesinin sunulması güncel hukuki durumu açıklamaz. İşlemin paya mı yoksa hakkın tamamına mı ilişkin olduğu, dayanak belge ve kayıt kapsamından belirlenmelidir.

Başvuru aşamasındaki ortaklık ve ticari üretim kayıtları

Ortakların hak ilişkisi yalnız tescil verildikten sonra kurulmaz. m.49 başvurudan doğan hakkı da devir konusu yapar; m.11 başvuru veya tescilden doğan haklara karşı tecavüz bakımından ortakların konumunu düzenler. Başvuru devam ederken yeni kişi katılmışsa hangi payın hangi belgeyle geçtiği gösterilmelidir. Teknik incelemeye materyal gönderen kişinin değişmesi, başvuru sahibinin veya hak oranlarının otomatik değiştiği anlamına gelmez. İdari dosyadaki temsil ile maddi hak sahipliği ayrı takip edilmelidir.

Ticari bitki çeşidi kaydında yalnız bir şirketin adının bulunması da 5042 kapsamındaki bütün ortaklığın o şirkete geçtiğini tek başına kanıtlamaz. Kayıt hangi amaçla ve hangi yetkiyle yapılmışsa o kapsamda değerlendirilir. Üretimi yürüten, sertifikasyon başvurusunu yapan ve özel hakkın sahibi farklı kişiler olabilir. Ortak dosya, bu sıfatları tek bir genel “üretici” başlığı altında birleştirmeden ayrı göstermelidir.

Ortaklar arasındaki belge paylaşımı, mevcut lisansları ve kullanım bildirimlerini de kapsamalıdır. Pay devralan kişi hangi üretim izinlerinin daha önce verildiğini bilmeden yeni sözleşme kurmamalıdır. Devralınan hak üzerinde devam eden lisans veya uyuşmazlık varsa kapsamı açıklanır. Teknik numune, ıslah kaydı ve ticari sözleşmelerin kopyaları teslim listesine bağlanır. Böylece pay değişikliği sırasında hakkın kullanım geçmişi kaybolmaz; yeni paydaş hangi işlemlerin tamamlandığını resmî kayıtlarla karşılaştırabilir.

İletişim adreslerinin güncel tutulması, önalım ve dava bildirimlerinin doğru muhataba ulaşmasını sağlar. Şirket unvanı veya temsilcisi değiştiğinde yalnız ticari katalogdaki bilginin değiştirilmesi yeterli değildir. Sicil ve taraflar arasındaki bildirim kayıtları da güncellenir; yapılan değişiklik hangi tarihte gerçekleştiyse belgeye bağlanır.

Sık sorulan sorular

1. Birden fazla ıslahçı varsa hak nasıl paylaşılır?

m.11, aksi anlaşma yoksa ortak mülkiyet hükümlerini uygular. Hak zinciri ve varsa özel sözleşme belirlenir. TMK m.688 gereğince başka türlü belirlenmedikçe paylar eşit kabul edilir; farklı oran belgeyle gösterilmelidir.

2. Bir paydaş çeşidi tek başına kullanabilir mi?

m.11/b, diğer hak sahiplerine yazılı bildirimden sonra kullanıma izin verir. Özel sözleşmedeki düzen ayrıca incelenir. Kendi kullanım yetkisi, ayrı tüzel kişilere veya üçüncü kişilere sınırsız lisans verme yetkisi değildir.

3. Çoğunluk üçüncü kişiye lisans vermeye yeter mi?

m.11’in son fıkrası bütün hak sahiplerinin rızası sağlanamazsa işlemin yapılıp yapılamayacağını mahkemenin takdir edeceğini düzenler. Sırf pay çoğunluğuna dayanarak özel kural yok sayılmaz; işlem kapsamı somutlaştırılmalıdır.

4. Pay devri sözlü yapılabilir mi?

Hayır. m.11 yazılı devir ve sicil kaydı ister. m.49 ile Yönetmelik m.35’teki işlem ve belge düzeni de gözetilir. Devredilen pay, çeşit ve taraf kimliği açıkça belirtilmelidir.

5. Önalım için diğer paydaşlara kim bildirim yapar?

m.11 uyarınca Bakanlık durumu iki ay içinde diğer paydaşlara bildirir. Önalım, bu bildirimin tebellüğünden itibaren bir ay içinde kullanılır. İki süre farklı işlem ve muhataplar için düzenlenmiştir.

6. Önalımın bir ayı sözleşme imzasından mı başlar?

Kanun başlangıcı bildirimin tebellüğüne bağlar. Devir tarihi, sicil kaydı ve tebellüğ tarihi ayrı tutulmalıdır. Taşınmaz satışına ilişkin genel süreler bu özel ıslahçı pay devrine otomatik aktarılmamalıdır.

7. Dava açan paydaş diğerlerine haber vermeli mi?

Evet. m.11, diğer paydaşların katılabilmesi için dava tarihinden itibaren bir ay içinde bildirim ister. Birlikte dava düzeniyle bu bildirim birlikte okunur. Dosya ve talep bilgileri açıkça paylaşılmalıdır.

8. Yıllık ücreti tek kişi öderse payı artar mı?

Ödeme tek başına pay devri değildir. Ortak giderin paylaşımı ve şartları varsa rücu ayrı değerlendirilir. Pay artışı için ilgili hukuki işlem gerekir; ödeme dekontu sicilde yeni ortaklık oranı oluşturmaz.

9. Bir paydaş korumadan tek başına vazgeçebilir mi?

m.55, kayıtlı diğer hak ve lisans sahiplerinin iznini arar; sahiplik iddiasındaki üçüncü kişinin rızası da gözetilir. Vazgeçme, pay devri ve ortaklıktan çıkma aynı işlem olarak değerlendirilmemelidir.

10. Lisans alan ortak hak sahibi sayılır mı?

Lisans, kullanım yetkisi sağlar; tek başına koruma hakkında pay sahipliği oluşturmaz. Sözleşmenin gerçekten lisans mı yoksa pay devri mi olduğu kapsamından belirlenir. Sicil ve hak zinciri bu ayrımı göstermelidir.

Mevzuat ve kaynak kontrolü: 24 Ekim 2026. Kanun maddeleri ve resmî kaynak bağlantıları ilgili açıklamaların yanında verilmiştir.

İstanbul ve Mersin ofisleri

Avukat Halil BAKIRCI ile dosyanızın belgelerini ve başvuru aşamasını değerlendirmek için iletişim sayfasından randevu bilgilerine ulaşabilirsiniz. Mersin merkezli Türkiye geneli dosya takibi, İstanbul ve Mersin ofisleri üzerinden yürütülür. Başvurulacak merci ve yetkili mahkeme, uyuşmazlığa uygulanan kanun hükümlerine göre belirlenir.

İstanbul ofisi

Maslak Ahi Evran Caddesi, Polaris Plaza No:21, Kat:9, 34475 Sarıyer/İstanbul

İstanbul ofisi iletişim bilgileri

Mersin ofisi

İhsaniye Mahallesi, 4903. Sokak, Profit İş Merkezi No:23, Kat:3, Daire:14, 33070 Akdeniz/Mersin

Mersin ofisi iletişim bilgileri

Sorunuzu iletin

Hukuki konu hakkında iletişim

İlk iletişimde konuyu, bulunduğunuz ülke veya ili ve varsa tebliğ ya da son işlem tarihini kısaca belirtebilirsiniz. T.C. kimlik numarası, sağlık verisi veya kişisel belge göndermeyiniz. Mesajlaşma tek başına hukuki görüş veya avukatlık ilişkisi oluşturmaz.

Telefonla Araİletişim Bilgileri

tarafından hazırlanmış, Av. Emirhan Keskin tarafından incelenmiştir.

Yazar Bilgisi

, Mersin Barosu 3472 sicil numarasına kayıtlıdır. Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu bünyesinde ceza, aile, iş, gayrimenkul ve ticaret hukuku alanlarında hukuki danışmanlık ve dava takibi sunmaktadır.

İnceleyen: Av. Emirhan Keskin · Mersin Barosu Sicil No: 5507

Telefon WhatsApp