Orijinal Markalı Ürünlerin Yeniden Satışı ve Paralel İthalat: SMK 152
Orijinal markalı ürünün yeniden satışı için her satışta marka sahibinden yeni izin alınması gerekmez. 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu m.152/1, hak sahibinin veya onun izniyle üçüncü kişinin piyasaya sunduğu belirli ürünlerle ilgili sonraki fiilleri hakkın kapsamı dışında bırakır. Bunun adı marka hakkının tükenmesidir. Kuralın uygulanması için ürünün kaynağı, ilk piyasaya sunuluşundaki izin ve uyuşmazlığa konu ürünle tedarik belgeleri arasındaki bağlantı gösterilmelidir. Ürünün üçüncü kişilerce değiştirilmesi veya kötüleştirilmesi ise m.152/2’de ayrıca düzenlenmiştir.

Bu nedenle bir toptancının, ikinci el satıcısının veya paralel ithalatçının karşılaştığı marka şikâyeti yalnız “yetkili bayi değil” açıklamasıyla çözülemez. Aynı şekilde satıcının “ürün orijinal” demesi de dosyadaki bütün sorunları gidermez. İnceleme, satışa konu malın hukuka uygun dolaşıma girip girmediği ile satıcının markayı kullanış biçimi üzerinde ayrı ayrı yürütülür. Bu yazı, bu ayrımın belge, satış ilanı ve uyuşmazlık yönetimi bakımından sonuçlarını ele almaktadır.
Marka hakkının tükenmesi hangi yetkiyi sınırlar?
Marka sahibi SMK m.7 kapsamında işaretin mal üzerinde, reklamda ve ticaret alanında izinsiz kullanımına karşı koruma elde eder. İthalat, ihracat, satışa sunma ve satış amacıyla stoklama da bu kapsamda sayılır. Ancak m.7’deki yetkiler m.152’den bağımsız okunmaz. Hak sahibinin izniyle piyasaya çıkan ürünün sonraki dolaşımına ilişkin sınırlandırma, marka korumasının kanuni sınırıdır. Tescil belgesinin varlığı, izinle piyasaya sürülmüş bütün mallar üzerinde süresiz dağıtım kontrolü vermez.
Tükenme markanın tescilini sona erdirmez. Yalnızca şartları gerçekleşen ürünler üzerindeki sonraki fiiller bakımından sonuç doğurur. Hak sahibi aynı markayla yeni üretim yapılmasını, sahte ürünlere işaret konulmasını ve diğer ihlal oluşturan kullanımları önlemeye devam eder. Tescilden doğan temel yetkiler için marka sahibinin yasaklama yetkisi ayrıca incelenebilir. Buradaki mesele, hukuka uygun ilk satıştan sonra aynı ürünün yeniden dolaşıma sokulmasıdır.
Orijinallik ile izinli piyasaya sunulma birlikte araştırılır
SMK m.152/1’in metni yalnız ürünün gerçek üretici tarafından üretilmiş olmasına dayanmaz; hak sahibi veya onun izniyle piyasaya sunulmasını arar. Bu nedenle üretim aşaması, depodan çıkış, ticari satış ve sonraki tedarik aşamaları birbirine karıştırılmamalıdır. Üreticinin tesisinde hazırlanmış bir malın hak sahibinin iradesi dışında dolaşıma girmesi, yalnız fiziksel orijinallik üzerinden tükenme sonucunu doğurmaz. İzinli piyasaya sunulma olgusu ayrıca belirlenir.
İzin incelemesinde sözleşme, sipariş, satış faturası, teslim kaydı ve tarafların ticari sıfatları birlikte okunur. Üretim izni ile satış izni her zaman aynı kapsamı taşımaz. Lisans alanın üretim yetkisinin sınırları, malların hangi yetkiyle satıldığı ve marka sahibinin ilgili işlemdeki konumu önemlidir. Marka lisansı ve inhisari lisans hakkındaki açıklamalar, lisans ilişkisinin yeniden satıştan ayrı hukuki yapısını gösterir. Satıcının ürün satın alması onu marka lisansının tarafı yapmaz.
Tükenme aynı ürüne ilişkindir; yeni üretim izni vermez
Bir ürün partisinin hukuka uygun biçimde edinilmesi, aynı markayı başka ürünlere basma hakkı yaratmaz. Satıcı satın aldığı belirli malları dolaşıma sokarken m.152’ye dayanır. Bu malların görünüşünden hareketle yeni ürün üretmesi, boş ambalajları başka mallarla doldurması veya kaynağı farklı ürünleri aynı marka altında satması aynı kapsamda değildir. Ürün kimliği ve ticari takip kaydı bu ayrımın merkezindedir.
Bu sebeple toplu tedariklerde fatura üzerindeki genel ürün adı yeterli açıklık sağlamıyorsa ek listeler, stok kodları, seri veya parti numaraları birlikte muhafaza edilmelidir. Belgelerin konusu ile satış ilanının konusu eşleşmelidir. Bir tarihte alınmış az sayıda orijinal ürüne ait fatura, daha sonraki bütün satışların aynı tedarikten geldiğini kendiliğinden kanıtlamaz. Satış miktarı, stok hareketi ve tedarik miktarı arasındaki tutarlılık da incelemeye dâhildir.
Paralel ithalatta SMK 152 nasıl uygulanır?
Paralel ithalat, markalı ürünlerin marka sahibinin belirlediği yerel dağıtım kanalı dışında temin edilerek ülkeye getirilmesi bakımından gündeme gelir. SMK m.152/1, piyasaya sunulmayı Türkiye ile sınırlayan bir ifade içermez. Bu nedenle maddenin metninden çıkan sonuç, yurt dışında hak sahibi tarafından veya onun izniyle piyasaya sunulan ilgili ürünler bakımından da tükenmenin incelenmesidir. Kanunun bu düzeni, Türkiye’deki dağıtıcıdan satın alınmamış olmayı tek başına marka ihlali sebebine dönüştürmez.
Burada kesin ayrım şudur: Marka hakkının tükenmesi yönünden yapılan değerlendirme, ürünün ithalatına ilişkin bütün idari ve teknik şartların yerine getirildiği anlamına gelmez. Gümrük işlemleri, ürün güvenliği, belirli ürünlerin piyasaya arz koşulları ve satış sonrası yükümlülükler kendi mevzuatlarıyla incelenir. SMK m.152 yalnız sınai mülkiyet hakkının kapsamını düzenler. Satıcı bu hükmü, başka mevzuatın aradığı belge veya yükümlülüklerin yerine geçen genel bir ithalat izni gibi sunamaz.
Tek yetkili distribütörlük bütün yeniden satışları yasaklar mı?
Bir dağıtıcının sözleşmeyle belirli bölgede yetkilendirilmiş olması ile üçüncü kişinin marka hakkını ihlal etmesi farklı meselelerdir. Dağıtım sözleşmesinin tarafları, sözleşmedeki yükümlülükleri kendi aralarında ileri sürer. Üçüncü kişiye karşı marka hukukuna dayalı yasak istenirken ise m.7 ve m.152’nin şartları gösterilmelidir. Tek yetkili dağıtıcı belgesinin sunulması, ürünün izinsiz piyasaya çıktığını veya değiştirildiğini tek başına kanıtlamaz.
Buna karşılık satıcı, tarafı olduğu sözleşmenin borçlarını “marka hakkı tükendi” açıklamasıyla ortadan kaldıramaz. Sözleşmeye aykırılık ile marka ihlali ayrı hukuki dayanaklara sahiptir. Talep eden kişinin marka sahibi, lisans alan veya dağıtıcı sıfatı da belirlenmelidir. Bir kişinin dağıtıcı olması, marka sahibine ait bütün dava haklarını kendiliğinden kazandığını göstermez. İncelemenin muhatabı, ileri sürülen hakkın sahibi ve iddianın dayandığı hukuki ilişkidir.
Ürünün değiştirilmesi ve kötüleştirilmesi neden önemlidir?
SMK m.152/2, tükenme kuralı kapsamındaki ürünlerin üçüncü kişilerce değiştirilerek veya kötüleştirilerek ticari amaçla kullanılmasını marka sahibinin önleyebileceğini düzenler. Bu fıkra, ürünün ilk dolaşıma hukuka uygun girmiş olmasına rağmen sonraki müdahaleyi ayrıca değerlendirmeyi gerektirir. İnceleme yalnız ilk satın alma faturasına bırakılmaz; ürünün satış anındaki durumuna da bakılır. Değişikliğin ne olduğu, kim tarafından yapıldığı ve satışa sunulan ürün üzerindeki etkisi somutlaştırılır.
Özellikle yeniden doldurma, parça değiştirme, ürün bileşimini değiştirme, muhafaza koşullarından kaynaklanan bozulma ve ürünü farklı sunuma dönüştürme iddialarında teknik veri gerekir. Bir işlemin kanundaki değiştirme veya kötüleştirme kapsamına girip girmediği, somut müdahalenin niteliğine göre değerlendirilir. “Orijinaldi” savunması sonraki müdahaleyi açıklamaz. Hak sahibinin “ambalaja dokunulmuş” beyanı da tek başına bütün sonuçları belirlemez. İddia, ürün ve müdahale arasındaki bağlantıyla desteklenmelidir.
Ambalaj, etiket ve seri numarası nasıl incelenir?
Ambalaj ve etiket uyuşmazlıklarında ilk ambalajın durumu, sonradan eklenen bilgiler, çıkarılan işaretler ve satış ilanındaki açıklamalar birlikte değerlendirilir. SMK m.152/2, her etiket değişikliği için ayrıntılı bir teknik izin listesi koymaz. Bu nedenle zorunlu bilgilendirme işlemi ile ürünün niteliğini veya sunumunu değiştiren müdahale aynı kabul edilmemelidir. Değerlendirme, müdahalenin somut içeriğine dayanmalıdır; yalnız kullanılan işlemin adına dayanmak yeterli değildir.
Seri numarasının veya parti bilgisinin silinmesi, ürünün kaynağını ve hangi satışa konu olduğunu izlemeyi zorlaştırır. Bu durum ispat dosyası bakımından ayrıca kayda geçirilmelidir. İnceleme sırasında ürünün bütün yüzleri, ambalajı, numaraları ve açılma izleri fotoğraflanır; satın alma ve teslim bilgileriyle eşleştirilir. Fotoğrafın hangi ürüne ve hangi tarihe ait olduğu belirli tutulur. İncelenen numune ile hakkında yasak istenen ürün partisinin birbirinden farklı olması önlenir.
Orijinal ürün satışı yetkili bayi gibi görünme hakkı verir mi?
Yeniden satış hakkı, satıcıya marka sahibiyle bulunmayan kurumsal bağı varmış gibi gösterme yetkisi sağlamaz. Ürün ilanında malın gerçek markasını belirtmek ile mağazanın marka sahibinin resmî satış noktası olduğu izlenimini oluşturmak farklı kullanımlardır. “Yetkili”, “resmî” ve benzeri sıfatların hukuki dayanağı ayrıca bulunmalıdır. Tükenme savunması, satıcının kendi işletmesine ilişkin yanıltıcı sunumunu otomatik olarak hukuka uygun hâle getirmez.
Bu değerlendirmede SMK m.7 yanında Türk Ticaret Kanunu m.55/1-a da önem taşır. İş ilişkileri hakkında gerçek dışı veya yanıltıcı açıklamalar ile karıştırılmaya yol açan davranışlar haksız rekabet hükümleri kapsamında incelenir. İlanın bütünü, mağaza adı, başlık, logo yerleşimi ve satış sonrası hizmet açıklaması birlikte okunur. Ürün gerçek olsa bile işletmenin yetkisi hakkında verilen yanlış bilgi ayrı bir uyuşmazlık oluşturur.
Tükenme savunması hangi belgelerle kurulmalıdır?
Dosyada önce tartışmalı ürünler belirlenmelidir. Her ürün için marka, model, stok kodu, adet, seri veya parti bilgisi ile satış ilanı bağlantısı eşleştirilir. Ardından tedarik faturası, teslim belgesi, ödeme kaydı ve varsa ithalat evrakı aynı sıra içinde toplanır. Bu belgelerin görevi yalnız satın almayı göstermek değildir; izinli ilk piyasaya sunulma ile mevcut ürün arasındaki bağı ortaya koymaktır. Eksik halkalar açıkça belirlenmelidir.
Tedarikçinin yetkisi konusunda dayanak olan sözleşme veya belge de ilgili kapsamıyla incelenir. Genel bir “orijinal ürün belgesi”nin hangi malları kapsadığı ve kim tarafından düzenlendiği açıklanmalıdır. İthalat evrakında bulunan ürün tanımı ile satış ilanındaki model farklıysa farkın kaynağı ortaya konulmalıdır. Dosyanın düzenli olması, her belgenin kesin ispat gücü taşıdığı anlamına gelmez; mahkeme belgelerin içeriğini, güvenilirliğini ve diğer delillerle bağlantısını değerlendirir.
İspat yükü tek bir tarafa topluca yüklenemez
HMK m.190, özel düzenleme bulunmadıkça bir vakıadan kendi lehine sonuç çıkaran tarafın o vakıayı ispatlamasını öngörür. Hak sahibi tescilini, yasaklanmasını istediği kullanımı ve talebinin dayandığı olayları ortaya koyar. Satıcı da m.152’den yararlanmasını sağlayan izinli piyasaya sunulma ve ürün bağlantısına ilişkin vakıaları somutlaştırır. Değiştirme veya kötüleştirme iddiasının hangi delillerle ileri sürüldüğü ayrıca değerlendirilir.
Elektronik sipariş kayıtları, e-postalar, fotoğraflar ve diğer veri taşıyıcıları HMK m.199’daki belge kavramı içinde incelenir. Ancak belgenin dosyada bulunması, içeriğinin tartışmasız kabul edileceği anlamına gelmez. Kaynağı, bütünlüğü ve ilgili ürünle ilişkisi korunmalıdır. Ürünün durumu değişecekse veya numune kaybolacaksa HMK m.400’deki hukuki yarar şartıyla delil tespiti gündeme gelir. Tespit talebi, hangi özelliğin neden gecikmeden incelenmesi gerektiğini göstermelidir.
Pazaryeri şikâyetinde hangi savunma sunulur?
Pazaryerindeki marka şikâyetinde satıcı, yalnız tescilin geçerli olup olmadığını tartışmakla yetinmemelidir. Ürünün izinli dolaşıma girdiğini, şikâyet edilen ilanla aynı ürün olduğunu ve ilgili müdahale iddiasının durumunu belgelemelidir. Belgelerin adları, tarihleri ve hangi iddiayı karşıladığı açıklanır. Satıcıya yöneltilen sorun orijinallik, dağıtım yetkisi veya yanıltıcı bayi sunumu ise her biri kendi cevabıyla karşılanır.
Platformun ilanı kaldırması ya da yeniden yayımlaması, marka hakkının kapsamı hakkında mahkeme hükmü oluşturmaz. Elektronik ticaretteki özel bildirim ve itiraz işlemleri için pazaryerinde marka ihlali şikâyeti ve ürün kaldırma rehberi kullanılabilir. SMK m.152 bakımından hazırlanan tedarik ve ürün dosyası, platform itirazının somutlaştırılmasına da hizmet eder. İlan yeniden açıldığında eski ilan içeriği ve işlem kayıtları saklanmaya devam edilmelidir.
Dava ve ihtiyati tedbirde kapsam nasıl belirlenir?
Marka sahibi satışın durdurulmasını istiyorsa ihlal oluşturan ürün ve kullanım açıkça belirlenmelidir. Satıcı ise tükenme savunmasını belirli ürünler ve belgeler üzerinden sunmalıdır. SMK m.159 kapsamındaki ihtiyati tedbir için kanuni şartlar mahkemece değerlendirilir; bir marka şikâyetinin yapılması bütün stoklara otomatik el koyma sonucu doğurmaz. Tedbir talebinin kapsamı ile gösterilen ihlal arasındaki bağlantı önemlidir. Orijinal ve değişmemiş mallar ile farklı nitelikteki mallar birbirinden ayrılmalıdır.
SMK m.156 uyarınca bu Kanundaki hukuk davaları fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesinin görev alanındadır; bu mahkemenin kurulmadığı yerlerde kanunda belirtilen asliye hukuk mahkemesi düzeni uygulanır. Yetki, taraf sıfatları ve ilgili fıkralar esas alınarak belirlenir. Mersin’deki bir ithalatçı veya satıcı bakımından da esas maddi inceleme aynıdır: izinli ilk dolaşım, ürünün kimliği, sonraki müdahale ve markanın ticari kullanım biçimi.
Kişisel kullanım koruması ticari satıcının savunmasıyla aynı mıdır?
SMK m.153/1, ihlal eden tarafından piyasaya sürülmüş ürünleri kişisel ihtiyaçları ölçüsünde elinde bulunduran veya kullanan kişiler hakkında ayrı bir düzenleme getirir. Hak sahibi bu kişilere karşı Kanundaki hukuk davalarını açamaz ve ceza davası açılması için şikâyette bulunamaz. Bu hükmün merkezinde kişisel ihtiyaca yönelik bulundurma veya kullanım vardır. Ticari stok tutan ve satış yapan kişinin durumu bu sıfatla özdeş değildir. Dolayısıyla mağaza işleten kişinin m.153’ü, ticari yeniden satışın genel izni olarak ileri sürmesi doğru olmaz.
SMK m.152 ise izinli ilk dolaşıma giren belirli ürünlerin sonraki ticari dolaşımını konu edinir. Bu iki maddede aranan olaylar farklıdır. Ticari satıcının kendi dosyasında öncelikle hak sahibinin izin verdiği piyasaya sunulmayı ve ürün bağlantısını göstermesi gerekir. Son tüketicinin kişisel kullanımına ilişkin sınırlandırma, satıcının tedarik zincirindeki eksikliği tamamlamaz. Aynı ürünün üreticisi, toptancısı, perakendecisi ve son kullanıcısı bakımından talepler değerlendirilirken her kişinin fiili ayrıca belirlenmelidir.
İhlal bulunmadığının tespiti için dava açılabilir mi?
SMK m.154, menfaati olan kişiye Türkiye’deki ticari veya sınai faaliyetinin tecavüz oluşturup oluşturmadığı konusunda hak sahibinden görüş isteme ve kanundaki şartlarla tespit davası açma imkânı tanır. Hükümde ciddi ve fiilî girişimler de kapsama alınmıştır. Marka sahibine bildirim yapılmış olması dava şartı sayılmamıştır. Buna karşılık kendisine zaten tecavüz davası açılmış kişi bu maddeye dayanarak ayrı tespit davası açamaz. Bu kişinin tükenme iddiası mevcut davadaki savunması içinde ele alınır.
Tespit isteminde ticari faaliyetin sınırları açık olmalıdır. Hangi markalı ürünlerin hangi tedarik zincirinden alındığı ve hangi sunumla satıldığı gösterilmeden gelecekteki bütün ticaret için genel bir izin kararı istenmesi, somut uyuşmazlığı belirlemez. Dava konusu faaliyet ile belgeler aynı kapsamda tutulur. Bu yolun değerlendirilmesi, marka tescilinin geçersiz olduğu iddiasını zorunlu kılmaz; geçerli bir marka üzerinde tükenme nedeniyle belirli fiillerin hakkın kapsamı dışında kaldığı ileri sürülebilir.
Satışa devam edilen ürünlerle inceleme numunesi nasıl eşleştirilir?
Delil dosyasındaki ürün ile satıştaki malın aynı nitelikte olduğunun izlenebilmesi gerekir. Numune alınırken ürün kodu, adet, teslim tarihi ve ambalaj bilgisi kaydedilir. Fotoğrafların yalnız ürünün ön yüzünü göstermesi, sonradan değiştirildiği ileri sürülen bölümü açıklamayabilir. İncelemeye konu unsurun görünür olduğu kayıtlar hazırlanır. Ürün birden fazla partiden temin edilmişse numunelerin hangi partiye ait olduğu belirtilir; tek numuneden bütün stok hakkında sınırsız sonuç çıkarılmaz.
Teknik inceleme gerekli olduğunda sorular hukuki sonucun yerine geçecek biçimde kurulmaz. Bilirkişinin ürünün bileşimi, parçaları, ambalaj bütünlüğü veya bozulma durumu hakkında vereceği teknik açıklama ile m.152/2’nin uygulanmasına ilişkin hukuki değerlendirme ayrıdır. Son hukuki değerlendirmeyi mahkeme yapar. Ticari yazışmalar, teslim kayıtları ve teknik bulgular aynı olay dizisine yerleştirildiğinde müdahalenin zamanı ve sorumlusu daha açık değerlendirilir. Delilin korunması, taraflardan birinin iddiasını peşinen doğru kabul etmek değildir.
Marka hakkındaki tükenme bütün fikri haklara aynen taşınamaz
SMK m.152’nin kapsamı ile eser üzerindeki yayma hakkının kuralları aynı metne dayanmaz. Kitap, yazılım veya başka eser nüshalarında yalnız markanın orijinal olmasına bakarak telif haklarının bütün sonuçları hakkında karar verilemez. Aynı fiziksel ürün birden fazla hak türünü ilgilendirebilir. FSEK m.23 kapsamında yayma hakkı ve ikinci el satış, bu ayrı inceleme alanını açıklar. Hak türünün doğru belirlenmesi, yanlış kanuni istisnaya dayanılmasını önler.
Yeniden satış dosyası bu nedenle ürünün maddi kaynağından başlayıp kullanım biçimine kadar ilerlemelidir. Güncel kanuni dayanak 6769 sayılı Kanun m.7 ve m.152‘dir. Satın alma, izinli ilk piyasaya sunulma, ürünün korunmuş durumu ve gerçek satış ilişkisi birbirine bağlandığında hukuki değerlendirme denetlenebilir hâle gelir. Satıcının açıklaması ile hak sahibinin iddiası, aynı ürün ve aynı ticari kullanım üzerinden karşılaştırılmalıdır.
Sık sorulan sorular
Orijinal ürün satmak için marka sahibinden her defasında izin almak gerekir mi?
SMK m.152/1 şartları sağlanan belirli ürünlerin sonraki dolaşımı marka hakkının kapsamı dışında kalır. Hak sahibinin veya onun izniyle gerçekleşen ilk piyasaya sunulma ve satıştaki ürünle bağlantı belirlenmelidir.
Yetkili bayi olmamak tek başına marka ihlali midir?
Hayır. Yetkili bayi sıfatının bulunmaması ile marka hakkına tecavüz farklı meselelerdir. İzinli piyasaya sunulan ürünün sonraki satışı m.152 kapsamında incelenir. Satıcının kendisini gerçeğe aykırı biçimde yetkili bayi göstermesi ayrıca değerlendirilir.
Paralel ithalatta SMK 152 uygulanır mı?
SMK m.152/1 piyasaya sunulmayı Türkiye ile sınırlamaz. Yurt dışında hak sahibi veya onun izniyle piyasaya sunulan ürünler bakımından da tükenme şartları incelenir. İthalat ve ürün güvenliğine ilişkin diğer yükümlülükler ayrıca devam eder.
Fatura tek başına ürünün hukuka uygun dolaşımını kanıtlar mı?
Faturanın hangi ürüne ait olduğu, satıcının tedarik zinciri ve izinli ilk piyasaya sunulmayla bağlantısı değerlendirilir. Başka modele veya sınırlı sayıdaki mala ait belge, bütün stokun kaynağını kendiliğinden kanıtlamaz.
Ürün sonradan değiştirilirse marka sahibi satışa karşı çıkabilir mi?
SMK m.152/2, ürünlerin üçüncü kişilerce değiştirilerek veya kötüleştirilerek ticari amaçla kullanılmasını önleme hakkı tanır. Somut müdahale ve ürün üzerindeki etkisi delille ortaya konulmalıdır.
Tükenme marka tescilini sona erdirir mi?
Hayır. Tükenme, ilgili belirli ürünlerin sonraki dolaşımı bakımından sınırlama getirir. Marka tescili devam eder; sahte ürün üretimi veya markanın başka ürünlere izinsiz basılması için yetki oluşmaz.
Orijinal ürün satıcısı mağazasında resmî bayi yazabilir mi?
Böyle bir sıfatın gerçek yetkilendirmeye dayanması gerekir. Orijinal ürün edinmek, marka sahibiyle mevcut olmayan kurumsal bağı varmış gibi sunma hakkı vermez. Yanıltıcı açıklamalar SMK ve TTK hükümleriyle ayrıca incelenir.
Pazaryerinin ürünü yeniden açması marka davasını kesin olarak çözer mi?
Hayır. Platform işlemi özel elektronik ticaret sürecinin sonucudur; marka hakkının kapsamı hakkında mahkeme hükmü değildir. Tedarik, izin ve ürün durumuna ilişkin belgeler sonraki uyuşmazlık için korunmalıdır.
Ticari satıcı kişisel kullanım istisnasına dayanabilir mi?
SMK m.153/1 kişisel ihtiyaç ölçüsündeki bulundurma ve kullanmayı düzenler. Ticari stok ve satış aynı kapsamda kabul edilmez. Ticari yeniden satışın tükenme savunması SMK m.152’deki şartlarla kurulmalıdır.
İhlal olmadığının tespiti davası için önceden bildirim şart mı?
SMK m.154, hak sahibinden görüş istenmesini düzenlemekle birlikte bildirimi dava şartı saymaz. Ancak kendisine karşı tecavüz davası açılmış kişi bu ayrı tespit davasını açamaz; savunmasını mevcut davada ileri sürer.
İstanbul ve Mersin ofisleri
İstanbul · Polaris Plaza
Maslak Ahi Evran Caddesi, Polaris Plaza No:21, Kat:9, 34475 Sarıyer/İstanbulMersin · Profit İş Merkezi
İhsaniye Mahallesi, 4903. Sokak, Profit İş Merkezi No:23, Kat:3, Daire:14, 33070 Akdeniz/MersinSorunuzu iletin
Hukuki konu hakkında iletişim
İlk iletişimde konuyu, bulunduğunuz ülke veya ili ve varsa tebliğ ya da son işlem tarihini kısaca belirtebilirsiniz. T.C. kimlik numarası, sağlık verisi veya kişisel belge göndermeyiniz. Mesajlaşma tek başına hukuki görüş veya avukatlık ilişkisi oluşturmaz.
