Marka Payı Satışında Önalım Hakkı: 3 Ay ve 2 Yıl | SMK 148
Birden fazla kişiye ait marka üzerindeki payın üçüncü kişiye satılması, diğer paydaşların kanuni önalım hakkını gündeme getirir. 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu m.148/3, payın tamamen veya kısmen satılmasını kapsar. Satış alıcı veya satıcı tarafından diğer paydaşlara bildirilir. Hak, bildirimden itibaren üç ay ve her durumda satıştan itibaren iki yıl geçmekle düşer. Anlaşma sağlanmazsa önalım alıcıya karşı dava açılarak kullanılır.

Bu düzenleme, marka payını devreden ortak kadar dışarıdan pay satın alan kişi için de önemlidir. Satış sözleşmesinin yapılması, diğer paydaşların kanundan doğan hakkını ortadan kaldırmaz. Öte yandan önalım, satış bedeli ödenmeden markanın kazanılmasını sağlayan ücretsiz bir yol değildir. Mahkemenin belirleyeceği sürede ve yerde satış bedelinin nakden yatırılması gerekir. Dosya; pay sahipliği, satış, bildirim, süre ve bedel unsurları birlikte değerlendirilerek hazırlanmalıdır.
Marka üzerinde pay sahibi olmak ne anlama gelir?
Önalım incelemesi için öncelikle markanın tek kişiye mi, birden fazla kişiye mi ait olduğu belirlenir. Sicildeki hak sahipleri ve pay sahipliğini açıklayan sözleşmeler birlikte okunur. Birlikte ticaret yapmak, aynı şirketin ortağı olmak veya markalı ürün satmak tek başına marka üzerinde kişisel pay sahipliği doğurmaz. Marka şirket adına kayıtlıysa şirketin ortaklarıyla marka sicilinin hak sahibi aynı hukuki kişi değildir.
Bu nedenle dosyada marka numarası, hak sahiplerinin kimliği ve satıldığı ileri sürülen payın kapsamı açık olmalıdır. Yalnız şirket ortaklık tablosundan hareketle marka üzerinde önalım yetkisi bulunduğu sonucuna varılamaz. Lisans alanın kullanım hakkı da marka mülkiyetindeki payla karıştırılmamalıdır. SMK m.148/3’teki yetki, sınai mülkiyet hakkının diğer paydaşlarına tanınmıştır. Hakkı kullanacak kişinin bu sıfatı hangi belgeyle kazandığı gösterilmelidir.
Ortak marka ile paylı marka sahipliği aynı şey midir?
Kanundaki ortak marka, işletmelerden oluşan bir grubun kullandığı özel marka türüdür. Birden fazla kişinin hak sahibi olduğu olağan marka ise mülkiyet yapısıyla ilgilidir. Pay satışında hangi marka türünün söz konusu olduğu belirlenmelidir. Özellikle ortak marka bakımından SMK m.148/7’nin devir için öngördüğü özel sicil geçerliliği, genel devir hükümlerinden ayrı bir kontrol gerektirir. Sadece markanın birkaç kişiye ait olduğu söylenerek tür belirlenemez.
Ortak temsilci de mülkiyet payının sahibi veya diğer payları satın almaya yetkili tek kişi anlamına gelmez. Temsil görevi, Kurum nezdindeki işlemleri yürütmeye ilişkindir. Bu ayrı yapı için birden fazla başvuru sahibinde ortak temsilci açıklaması incelenebilir. Önalım yetkisi temsilci sıfatından değil, ilgili hak üzerindeki paydaşlık ve kanundaki satış şartlarından doğar.
Payın tamamı değil yalnız bir kısmı satılırsa ne olur?
SMK m.148/3, paydaşın kendisine düşen payı tamamen veya kısmen üçüncü kişiye satmasını açıkça kapsar. Dolayısıyla satıcının kendi payının bir bölümünü elinde tutması, önalım incelemesini ortadan kaldırmaz. Hakkın konusu satılan paydır. Davacı, diğer maliklerin bütün paylarını veya markanın tamamını sırf bu satış sebebiyle kazanmayı isteyemez. Talep, satış işleminin kapsadığı hak miktarıyla ilişkilendirilmelidir.
Pay miktarı devir belgesinde ve hak sahipliği kayıtlarında aynı anlamı taşımalıdır. “Yüzde elli payın yarısı” ile “markanın yüzde ellisi” farklı miktarlardır. Sözleşmenin bu bakımdan açık okunması gerekir. Birden fazla marka aynı işlemde yer alıyorsa her markadaki pay oranı ayrıca gösterilir. Bedelin hangi paya karşılık geldiği belirlenmeden mahkemeye yalnız toplam portföy bedeli sunulması, talep edilen devrin kapsamını açıklamaz.
Pay satışı ile mal ve hizmetlerin bir kısmının devri farklı mıdır?
Evet. SMK m.148/6, markanın tescilli olduğu mal veya hizmetlerin tamamı veya bir kısmı için devredilmesini düzenler. Bu işlem ile birden fazla sahibin bulunduğu marka üzerindeki mülkiyet payının satışı aynı teknik yapıya sahip değildir. Önalım değerlendirmesinde, işlemin belirli mal veya hizmetlere ilişkin bir kapsam devri mi yoksa paydaşın sahip olduğu payın üçüncü kişiye satışı mı olduğu belirlenmelidir.
Sözleşmede yalnız “kısmi devir” yazması bu ayrımı çözmez. Devredilen mal veya hizmet listesi, satıcının sicildeki hak sahipliği ve devredilen oran birlikte incelenir. Bir işlem her iki boyutu da içeriyorsa hangi marka hakkındaki hangi payın satışa konu olduğu açıklaştırılır. Kanuni önalımın şartları, kullanılan başlıktan değil işlemin gerçek içeriğinden çıkarılır. Böylece kapsam değişikliği ile pay değişikliği birbirinin yerine yazılmaz.
Her devir önalım hakkını doğurur mu?
SMK m.148/3 satışa bağlanmıştır. Miras yoluyla geçiş, bağış veya lisans verilmesi aynı maddede satışla özdeş sayılmamıştır. Bu nedenle bütün hak değişiklikleri için otomatik önalım bulunduğu ileri sürülemez. İşlemin gerçekten satış olup olmadığı araştırılır. Sözleşmenin adı ile ekonomik içeriği farklıysa TBK m.19 gereğince tarafların gerçek ve ortak iradesi esas alınır.
Bir bedel kararlaştırılmış olmasına rağmen işlemin farklı adlandırıldığı iddiası, delilleriyle ortaya konulmalıdır. Tek başına düşük bedel veya tarafların birbirini tanıması, bütün hukuki sonucu belirlemez. Ödeme belgeleri, ticari yazışmalar, devir hükümleri ve işlem öncesi görüşmeler birlikte değerlendirilir. Muvazaa iddiası ile önalım talebi aynı mesele değildir; hangi iddianın hangi sonucu doğurmasının istendiği açıkça kurulmalıdır. Gerçek işlem belirlenmeden süre ve bedel hesabı sağlıklı yapılamaz.
Şirket payı satışı marka payı satışı sayılır mı?
Markanın hak sahibi olan şirketin ortaklık paylarının el değiştirmesi, marka sicilindeki hak sahibini kendiliğinden değiştirmez. Şirket aynı tüzel kişi olarak marka sahibi kalıyorsa doğrudan marka payının üçüncü kişiye satıldığı işlemin gerçekleşip gerçekleşmediği ayrıca araştırılır. SMK m.148/3’teki önalım, sınai mülkiyet hakkındaki payın satışına ilişkindir. Şirket paylarına ilişkin önalım veya onay hükümleri ise farklı hukuki dayanaklardan doğar.
Bir işletme devrinde marka da işlem kapsamına alınmışsa marka hakkının hangi belgeyle ve hangi kapsamda geçtiği belirlenmelidir. Sözleşmenin ticari işletme, şirket payı, marka payı ve lisans gibi unsurları ayrı gösterilir. Alıcının işletmenin ekonomik kontrolünü kazanması ile marka hakkının sicilde sahibi olması aynı inceleme değildir. Böylece şirket ortakları arasındaki uyuşmazlık, doğrudan marka paydaşlarının önalım davası gibi yanlış kurulmaz.
Henüz tescil edilmemiş marka başvurusundaki pay satışı kapsama girer mi?
SMK m.148/8, aynı maddedeki hükümlerin sınai mülkiyet hakkı başvurularında da uygulanacağını belirtir. Bu nedenle inceleme yalnız tescil belgesi verilmiş markalarla sınırlandırılmaz. Birden fazla sahibin bulunduğu başvurudaki payın üçüncü kişiye satışı da bu ortak işlem hükümleriyle değerlendirilir. Başvuru numarası, başvuru sahipleri ve satılan pay açıkça gösterilmelidir. Tescilli hak ile devam eden başvuru dosyasının belge adları karıştırılmamalıdır.
Başvurunun satışı, TÜRKPATENT’in başvuru hakkında henüz vermediği tescil kararının verilmiş sayılmasını sağlamaz. Devredilen hukuki konum ve dosyanın aşaması sözleşmede doğru açıklanmalıdır. Ret, itiraz veya eksiklik sürecindeki bir başvurunun durumu bedel ve ticari değerlendirme açısından önemlidir. Önalım isteyen paydaş da hangi başvuru konumunu kazanmayı talep ettiğini belirlemelidir. Başvuru payının satışıyla ilgili uyuşmazlık çözülürken Kurum dosyasındaki işlemler ayrıca takip edilir; özel hukuk davası bütün idari süreci kendiliğinden tamamlamaz.
Satışın geçerliliği hangi şekle bağlıdır?
SMK m.148/4, sınai mülkiyet haklarına ilişkin hukuki işlemlerin yazılı yapılmasını ve devir sözleşmelerinin noter tarafından onaylanmış şekilde düzenlenmesini geçerlilik şartı olarak öngörür. Marka payını satış yoluyla devreden işlem bu genel hükümle birlikte ele alınır. Taslak sözleşme, ön görüşme veya ödeme niyeti ile tamamlanmış devir işlemi aynı değildir. Önalımda satış olayının gerçekleştiği tarih hukuken belirlenmelidir.
Noter onayıyla devir işleminin yapılması, satışın diğer paydaşlara bildirildiğini kendiliğinden göstermez. Sözleşmenin şekli ile m.148/3’teki bildirim farklı işlemlerdir. Ayrıca m.148/5’teki sicile kayıt ve üçüncü kişilere etki hükümleri izlenir. Alıcı, devir belgesi, bildirim ve sicil kaydını ayrı ayrı kontrol etmelidir. Bir aşamanın tamamlanmış olmasından diğer bütün aşamaların da tamamlandığı sonucu çıkarılmamalıdır.
Satışı diğer paydaşlara kim bildirir?
SMK m.148/3 bildirimin alıcı veya satıcı tarafından yapılacağını söyler. İkisinin birlikte ayrı bildirimde bulunması zorunlu bir şart olarak yazılmamıştır. Ancak bildirimin kime, hangi içerikle ve ne zaman ulaştığı ispatlanabilir olmalıdır. Birden fazla diğer paydaş varsa her birinin durumu ayrı takip edilir. Bir paydaşa yapılan bildirimin tarihi, bütün paydaşlar için aynı bildirim tarihi kabul edilemez.
Madde, satış bildirimi için ayrıca “noter aracılığıyla” ibaresi kullanmaz. Buna rağmen bildirimin ulaştığı zamanı ve içeriği gösterecek yöntem seçilmesi, süre uyuşmazlığı açısından önem taşır. Satışın konusu, pay oranı, alıcı, tarih ve bedelin açık olması diğer paydaşın hakkını değerlendirmesine hizmet eder. Kanuni bildirimle ilgisiz genel bir ortaklık duyurusu, satışın hangi koşullarla yapıldığını açıklamadığında aynı işlevi yerine getirmeyebilir.
Üç ay ve iki yıl birlikte nasıl uygulanır?
Kanun iki ayrı sınır koyar. Bildirimden başlayan üç aylık süre, ilgili hak sahibine yöneltilen satış bildirimiyle bağlantılıdır. Satıştan başlayan iki yıllık üst sınır ise bildirim yapılmamasından bağımsız olarak işler. Bu nedenle satış hiç bildirilmemiş olması, önalım hakkının süresiz kullanılmasını sağlamaz. Geç bildirim de satıştan itibaren iki yıllık üst sınırı kendiliğinden ileri taşımaz. İki tarih aynı dosyada ayrı kaydedilmelidir.
SMK m.148/3 bu sürelerin geçmesiyle hakkın düşeceğini açıkça düzenler. Tarafların görüşmeye başlaması veya alıcıdan belge istemesiyle sürenin otomatik korunduğu varsayılmamalıdır. Satış tarihi, bildirim tarihi ve dava açma tarihi takvim üzerinde birlikte incelenir. Süre konusunda tartışma varsa bildirim belgesi ile alındı kaydı özellikle önemlidir. Sadece sicil kaydının görüldüğü tarih ile kanundaki bildirimin yapıldığı tarihin aynı olduğu varsayılmaz.
Önalım hakkı hangi kişiye karşı kullanılır?
Taraflar anlaşamazsa m.148/3 uyarınca dava alıcıya karşı açılır. Satıcıya gönderilen bir ihtar, kanunun alıcıya karşı öngördüğü dava yolunun yerine geçmez. Talep, üçüncü kişiye satılmış payın önalım hakkı sahibi adına devrine yöneliktir. Dilekçede alıcının doğru kimliği, satın aldığı pay ve marka numarası gösterilmelidir. Yanlış marka veya yanlış taraf üzerinden kurulmuş bir dosya, hak sahibinin gerçek istemini karşılamaz.
Alıcının adı veya unvanı değişmişse güncel kimlik ve halefiyet belgeleri incelenir. Satıştan sonra yeniden devir yapılmışsa işlemler zinciri ve usuli sonuçlar ayrıca değerlendirilmelidir. Kanunun ilk satışa bağladığı önalım hakkı ile sonraki işlemler hakkında ileri sürülen talepler gelişigüzel birleştirilmez. İlgili devir belgeleri dosyaya alınarak hangi kişiye hangi hukuki sebeple yönelindiği açıklanır. Dava konusu payın sicildeki durumu yargılama sırasında da izlenir.
Satış bedeli ne zaman ve nasıl yatırılır?
SMK m.148/3, önalım hakkı sahibinin payın adına devrine karar verilmeden önce satış bedelini nakden yatırmasını ister. Bedelin yatırılacağı yeri ve süreyi mahkeme belirler. Kanunda geçen üç aylık hak kullanma süresi ile mahkemenin bedel yatırılması için vereceği süre aynı değildir. Davanın zamanında açılması, bedel yatırma koşulunu ortadan kaldırmaz; mahkemenin ara kararı ayrıca takip edilmelidir.
Hüküm nakden yatırmayı öngördüğü için yalnız ödeme vaadi veya hesapta yeterli para bulunduğunun açıklanması bu işlemin kendisi değildir. Mahkemenin belirlediği ödeme yeri, tutar ve son gün dosyadan doğrulanır. Yapılan yatırma işleminin belgesi mahkemeye sunulur. Satış bedelinin miktarı uyuşmazlık konusuysa bunun delilleri ayrıca gösterilir. Taraflardan biri kendi belirlediği daha düşük tutarı yatırarak mahkemenin kararının yerine farklı bir hesap koyamaz.
Birlikte satılan markalarda bedel nasıl belirlenir?
Bir sözleşmeyle birden fazla marka veya farklı malvarlığı unsuru satılmışsa toplam bedelin hangi haklara ait olduğu önem kazanır. Önalım davasının konusu belirli marka payı olduğunda, o paya ilişkin satış bedeli belirlenmelidir. Kanun bütün portföy bedelinin marka sayısına eşit bölünmesini öngören bir formül içermez. Sözleşmedeki fiyat dağılımı, ödeme kayıtları ve işlemin gerçek içeriği birlikte değerlendirilir.
Bedel uyuşmazlığında farklı bir değerleme rakamı bulunması, sözleşmedeki gerçek satış bedelinin otomatik olarak değiştiğini göstermez. İleri sürülen iddia, satış bedelinin ne olduğu ve önalım işleminde hangi tutarın esas alınacağıyla ilgili olmalıdır. Gizlenen yan ödeme veya başka edim bulunduğu ileri sürülüyorsa bağlantısı belgelenir. Hesap çalışması ile işlemin hukuki nitelendirilmesi ayrılır; nihai değerlendirme mahkemeye aittir. İade edilmiş veya başka borca ait ödemeler ayrıca gösterilir.
Cebri artırmada önalım kullanılabilir mi?
SMK m.148/3, cebri artırmayla satışlarda önalım hakkının kullanılamayacağını açıkça belirtir. Bu istisnanın konusu cebri satışın niteliğidir. Her açık artırma ifadesinin otomatik olarak cebri artırma anlamına geldiği kabul edilmemelidir. Satışın hangi usule ve hangi dosyaya dayanarak yapıldığı incelenir. Gönüllü bir satış organizasyonu ile cebri icra kapsamında gerçekleştirilen satış aynı işlem değildir.
Önalım istisnası, cebri satışın kendi usulüne aykırılık iddialarını ortadan kaldıran genel bir kural değildir. Ancak bu iddialar SMK m.148/3’teki önalım davasının yerine geçirilmez. Satış belgesi ve işlem türü doğru belirlenerek ilgili hukuki yol seçilir. Böylece alıcıya karşı önalım talebi bulunmayan bir işlemde, sırf markada paydaş olunmasına dayanılarak aynı sonuç istenmesinin önüne geçilir.
Mirasçının tereke payı ile marka payı nasıl ayrılır?
Bir markanın miras kalması, her mirasçının markanın belirli bir bölümünü tek başına satabildiği anlamına gelmez. TMK m.640 uyarınca paylaşmaya kadar terekeye elbirliğiyle sahip olunur ve kanuni istisnalar dışında birlikte tasarruf edilir. TMK m.701 de elbirliği mülkiyetinde belirlenmiş payların bulunmadığını açıklar. Miras payı, tereke içindeki tek bir markada bağımsız devredilebilir payla doğrudan özdeş değildir.
Bu nedenle miras sonrası paylaşma ve hak sahipliği yapısı belirlenmeden önalım dosyası kurulmaz. Markanın miras yoluyla geçiş ve sicil işlemleri için marka hakkının miras yoluyla intikali incelenebilir. Somut dosyada hangi hak devredilmiştir, marka üzerindeki mülkiyet hangi aşamadadır ve işlem kimlerin iradesiyle yapılmıştır soruları ayrı yanıtlanır. Mirasçılık belgesindeki oranlar tek başına bütün bu soruları çözmez.
Lisans ve diğer sicil kayıtları önalım dosyasına nasıl yansır?
Satılan payın ilişkin olduğu marka üzerinde lisans, rehin veya haciz kaydı bulunması ayrıca incelenmelidir. Önceden kurulmuş hukuki ilişkiler, payın devriyle ilgili ekonomik durumu etkiler. Önalım kararı talep edilmesi, bütün eski sicil kayıtlarının kendiliğinden kaldırılmasını sağlayan genel bir istem değildir. Her kaydın dayanağı ve ilgili hukuki işlem belirlenir. Dava konusu payın hangi hukuki yüklerle ilişkili olduğu açıklanır.
Lisans, mülkiyet payı satışıyla aynı şey olmadığı için lisans alanın sıfatı ayrıca ayrılır. Bu ayrımın genel çerçevesi marka lisans sözleşmesi rehberinde yer alır. Önalım dosyasında marka gelirleri, mevcut sözleşmeler ve sicil kayıtları birlikte görülmelidir. Bu inceleme, satış bedelinin hangi ekonomik yapıya ilişkin olduğunun anlaşılmasına da hizmet eder; lisans gelirini otomatik olarak dava konusu satış bedeline dönüştürmez.
Davada hangi belgeler ve hangi mahkeme önemlidir?
Davacı güncel marka kaydını, paydaşlık dayanağını, satış belgesini, bildirimi ve süre kayıtlarını hazırlamalıdır. Bedel yatırmaya ilişkin mahkeme kararı ve ödeme kanıtı dosyanın sonraki aşamasında ayrıca izlenir. HMK m.190 ve m.199 çerçevesinde her iddia ilgili delille ilişkilendirilir. Elektronik yazışmalar, sözleşme ekleri ve ödeme kayıtları bağlamları korunarak sunulmalıdır; farklı markalara ait belgeler tek bir işlemmiş gibi karıştırılmamalıdır.
SMK m.148 ve m.156, kanuni önalım ile bu Kanundaki davaların görev düzeni için temel kaynaktır. Fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesi düzeni ve yetkili yer, somut taraf sıfatlarıyla birlikte belirlenir. Mersin’deki bir marka paydaşının dosyasında da belirleyici sıra aynıdır: geçerli satışın konusu, bildirim tarihi, düşürücü süreler, doğru alıcı ve mahkemenin belirlediği bedel yatırma koşulu.
Sık sorulan sorular
Marka payını üçüncü kişiye satınca diğer paydaşların hakkı var mı?
SMK m.148/3 şartları oluştuğunda diğer paydaşların kanuni önalım hakkı vardır. Hüküm, satıcının kendi payını tamamen veya kısmen üçüncü kişiye satmasını kapsar.
Önalım için üç ay ne zaman başlar?
Üç aylık süre satışın ilgili hak sahibine bildirilmesinden başlar. Ayrıca satıştan itibaren iki yıllık üst sınır vardır. Geç bildirim bu üst sınırı kendiliğinden uzatmaz.
Satış hiç bildirilmezse hak süresiz mi kalır?
Hayır. SMK m.148/3 her hâlde satıştan itibaren iki yıl geçmekle hakkın düşeceğini düzenler. Bildirimin yapılmaması iki yıllık üst sınırı ortadan kaldırmaz.
Önalım davası satıcıya mı alıcıya mı açılır?
Taraflar anlaşamazsa kanun alıcıya karşı dava açılmasını öngörür. Satıcıya ihtar göndermek bu dava yolunun yerine geçmez. Alıcı, marka numarası ve satın alınan pay açıkça belirlenmelidir.
Marka payı bedel ödemeden kazanılır mı?
Hayır. Payın adına devrine karar verilmeden önce satış bedeli mahkemenin belirlediği sürede ve yerde nakden yatırılmalıdır. Dava açılması bu ayrı koşulu ortadan kaldırmaz.
Cebri artırmada marka payı alınırsa önalım kullanılır mı?
SMK m.148/3 cebri artırmayla satışlarda önalımı dışlar. Satışın gerçekten cebri artırma niteliğinde olduğu işlem belgeleriyle belirlenir; her gönüllü açık artırma aynı kapsamda sayılmaz.
Marka başvurusundaki pay satışı da kapsama girer mi?
SMK m.148/8 aynı maddedeki hükümlerin sınai mülkiyet başvurularında da uygulanacağını söyler. Başvuru sahipliği, pay satışı ve diğer şartlar ilgili başvuru numarası üzerinden incelenir.
Şirket payı satılması marka payı satılmasıyla aynı mı?
Hayır. Marka şirket adına kayıtlı kalıyorsa şirket ortaklarının değişmesi doğrudan marka payının devri değildir. SMK m.148/3 sınai mülkiyet hakkındaki payın satışına ilişkindir.
Her mirasçı markadaki miras oranını tek başına satabilir mi?
Miras ortaklığında paylaşmaya kadar elbirliği esasları uygulanır. TMK m.640 ve m.701 gereği miras payı, tereke içindeki belirli markada bağımsız devredilebilir payla otomatik olarak özdeş değildir.
Satışın noter onayı diğer paydaşlara bildirim yerine geçer mi?
Devir sözleşmesinin şekli ile satışın diğer paydaşlara bildirimi farklı işlemlerdir. Noter onaylı sözleşme yapılması, m.148/3 kapsamındaki bildirimin kime ve ne zaman ulaştığını kendiliğinden göstermez.
İstanbul ve Mersin ofisleri
İstanbul · Polaris Plaza
Maslak Ahi Evran Caddesi, Polaris Plaza No:21, Kat:9, 34475 Sarıyer/İstanbulMersin · Profit İş Merkezi
İhsaniye Mahallesi, 4903. Sokak, Profit İş Merkezi No:23, Kat:3, Daire:14, 33070 Akdeniz/MersinSorunuzu iletin
Hukuki konu hakkında iletişim
İlk iletişimde konuyu, bulunduğunuz ülke veya ili ve varsa tebliğ ya da son işlem tarihini kısaca belirtebilirsiniz. T.C. kimlik numarası, sağlık verisi veya kişisel belge göndermeyiniz. Mesajlaşma tek başına hukuki görüş veya avukatlık ilişkisi oluşturmaz.
