Ortak Tasarım Hakkında Kullanım, Lisans ve Dava Yetkisi | SMK 70
Bir tasarımın birden fazla hak sahibi bulunuyorsa, her işlem için aynı karar kuralı uygulanmaz. 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu m.70‘e göre hak sahibi kendi payında tasarruf edebilir; diğer hak sahiplerine bildirimde bulunarak tasarımı kullanabilir; üçüncü kişinin tecavüzüne karşı kendi adına dava açabilir. Buna karşılık üçüncü kişiye tasarımın kullanılması için lisans verilmesi hak sahiplerinin oybirliğine bağlıdır. Oybirliği sağlanmazsa mahkeme hakkaniyet gereğince lisans verme yetkisini bir veya birkaç hak sahibine verebilir.

Üçüncü kişiye karşı dava açan hak sahibi, diğerlerinin katılabilmesi için bir ay içinde bildirim yapmakla yükümlüdür. Bu bildirim, kendi kullanımına başlamasıyla ilgili bildirimden farklıdır. Ayrıca ortak tasarım hakkı, devir veya üzerinde hak kurulması için fiziksel bölümlere ayrılmış bağımsız haklara dönüştürülemez. Tasarım ortaklığında temel çalışma; hak sahiplerini, payları, mevcut sözleşmeyi ve yapılacak işlemin hukuki türünü açıkça belirlemektir. Aynı tasarımın kullanılması, lisanslanması ve korunması ayrı yetkiler olarak yönetilir.
Tasarımcı ile tasarım hakkı sahibi aynı kişi olmak zorunda değildir
SMK m.70/1, tasarım hakkını tasarımcıya veya onun haleflerine tanır ve devrin mümkün olduğunu belirtir. Tasarımın yaratılmasına katkıda bulunmak, başvuruda tasarımcı olarak yazılmak ve ekonomik hakkın sahibi olmak farklı hukuki konumlardır. Hak devri, iş ilişkisi veya başka sözleşme nedeniyle tasarımcı ile hak sahibi ayrılabilir. Ortaklık incelemesinde yalnız çizimi yapan kişilerin listesine bakılmamalı; hakkın kimde ve hangi hukuki nedenle bulunduğu belgelerle belirlenmelidir.
Çalışanların tasarımlarında SMK m.73 ve m.74’teki özel hükümler ayrıca uygulanır. İki çalışanın birlikte geliştirdiği bir görünümde ekonomik hakkın mutlaka iki çalışana ait olduğu varsayımı doğru değildir. Görev, iş ilişkisi ve sözleşme incelenir. Çalışan tasarımlarında hak sahipliği yazısı bu ilk kazanım sorununu açıklar. Buradaki konu ise birden çok hak sahibinin bulunduğu belirlendikten sonra kullanım, lisans ve dava yetkilerinin nasıl işletileceğidir.
Ortaklık sözleşmesi ve kanuni tamamlayıcı düzen
SMK m.70/2, başvuru veya tasarım birden fazla kişiye aitse ortaklığı öncelikle tarafların anlaşmasına bağlar. Anlaşma yoksa Türk Medenî Kanunu’nun paylı mülkiyet hükümleri uygulanır. Bu nedenle proje sözleşmesi, devir belgesi ve ortaklık düzeni birlikte okunmalıdır. Tarafların hangi hak üzerinde ortak olduğu, pay oranları ve hangi işlemleri nasıl yürütecekleri açık gösterilmelidir. Her ortaklık, yalnız sermaye veya emek miktarı üzerinden kendiliğinden anlaşılmış sayılmaz.
TMK m.688, başka türlü belirlenmemiş payların eşit sayılacağını düzenler. Ancak pay oranı tartışması önce mevcut anlaşma ve hak kazanma belgeleri üzerinden yapılır. Bir tarafın üretim maliyetini daha fazla üstlenmesi, tasarım hakkındaki payının otomatik olarak aynı oranda arttığını göstermez. Finansman ilişkisi ile sınai hak sahipliği ayrı kurulabilir. Sözleşmede bu ayrımın açık olmaması, sonraki lisans geliri, masraf ve satış işlemlerinde uyuşmazlık çıkarır.
Bir ortak tasarımı kendi üretiminde kullanabilir mi?
SMK m.70/2-b, her hak sahibinin diğer hak sahiplerine bildirimde bulunarak tasarımı kullanabileceğini düzenler. Hükümde kendi kullanım için bütün ortaklardan ayrıca oybirliğiyle lisans alınması şartı yer almaz. Bununla birlikte mevcut ortaklık anlaşmasının kullanım düzeni ve diğer hak sahiplerinin hukuki konumu da incelenmelidir. Kişinin gerçekten ortak hak sahibi olup olmadığı belirlenmeden bu yetkiye dayanılması doğru değildir. Kullanılan görünüm ile ortak olunan tasarımın bağlantısı da açık olmalıdır.
Kullanım bildirimi hangi tasarıma, hangi faaliyete ve hangi başlangıca ilişkin olduğunu göstermelidir. Kanun bu bildirim için m.70’te özel bir noter şekli öngörmemiştir; yine de bildirimin içeriği ve ulaştığının ispatı korunmalıdır. Sözleşmeyle belirlenen bildirim yöntemi varsa ayrıca uygulanır. Telefon görüşmesine dayanılması sonradan uyuşmazlık yaratabilir. Yazılı ve teslimi izlenebilir kayıt, haber verildiğini göstermek kadar bildirimin kapsamını da açıklamaya yarar.
Kendi kullanım ile üçüncü kişiye lisans ayrımı
Hak sahibinin tasarımı kendi faaliyetinde kullanması ile bağımsız bir işletmeye kullanma yetkisi vermesi aynı işlem değildir. SMK m.70/3 üçüncü kişiye lisansı özel olarak oybirliğine bağlar. Taraflar işlemi “işbirliği”, “üretim desteği” veya “kendi payımın kullanılması” diye adlandırsa da gerçek yetki aktarımı incelenmelidir. Bağımsız üçüncü kişinin tasarımı hangi kapsamda ve kimin hesabına kullandığı açıklanmalıdır. Sözleşmenin adı tek başına uygulanacak karar kuralını belirlemez.
Üretim organizasyonu içinde tedarikçi veya fason üretici bulunması hâlinde de sözleşmenin somut içeriği önemlidir. Tasarımı kullanma hakkı mı verildiği, yoksa hak sahibinin kendi üretimi için sınırlı bir edim mi üstlenildiği ayrılır. Her dış hizmet ilişkisinin otomatik lisans olduğu söylenemez; fakat bağımsız kullanım yetkisi de hizmet sözleşmesi başlığı altında gizlenemez. İşlem belgelerinde yetkinin sınırları, ürünler ve üçüncü kişinin ticari rolü açıkça belirtilmelidir.
Üçüncü kişiye lisans için oybirliği
SMK m.70/3’teki oybirliği şartı, pay büyüklüğü ne olursa olsun bütün hak sahiplerinin iradesinin önemini gösterir. Çoğunluk payını elinde tutan kişinin yalnız kendi oyuyla lisans verebileceği sonucu bu hükümden çıkmaz. TMK’nın genel yönetim hükümleri, tasarıma ilişkin bu açık özel kuralı etkisizleştirmek için kullanılamaz. Lisans kararında hak sahipleri, tasarımın kapsamı ve verilecek kullanım yetkisi belirlenmelidir. Yetki belgesinin yalnız görüşmeye mi, sözleşme imzalamaya mı ilişkin olduğu ayrılmalıdır.
Lisans alacak işletme, sözleşmeyi imzalayan kişinin sicilde ortak olduğunu görüp bütün tasarım üzerinde tek başına yetkili sayılmamalıdır. Diğer hak sahiplerinin onayı veya varsa mahkemenin verdiği lisans yetkisi incelenir. Yetkinin ürün, süre ve lisans türü bakımından sınırları bulunuyorsa sözleşme bunlarla uyumlu olmalıdır. Ortaklık içindeki karar eksikliği ile lisans sözleşmesinin kapsamına ilişkin sorun farklıdır; ikisi de sözleşme öncesi incelemede açıkça kontrol edilmelidir.
Oybirliği sağlanamazsa mahkemenin yetkisi
Kanun, lisans kararının her durumda süresiz biçimde kilitlenmesini önleyen bir yol da düzenler. SMK m.70/3 uyarınca oybirliği sağlanamazsa mahkeme, hakkaniyet gereğince lisans verme yetkisini bir veya birkaç hak sahibine verebilir. Bu sonuç başvuran için otomatik bir hak olarak sunulmamalıdır. Mahkemenin değerlendirmesine elverişli somut lisans önerisi ve uyuşmazlık noktaları ortaya konulmalıdır. Hangi koşullarda lisans verilmesinin istendiği belli olmayan soyut bir talep, kapsamı belirleme sorununa yol açar.
Dosyada önerilen lisansın süresi, kullanım alanı, bedeli, ekonomik gerekçesi ve ortakların haklarına etkisi açıklanmalıdır. Diğer ortakların karşı çıkma nedenleri de somut olarak ele alınır. Bunlar kanunda değişmez bir belge listesi şeklinde sayılmamıştır; hakkaniyet değerlendirmesini somutlaştıran olgulardır. Mahkemenin vereceği yetkinin sınırı karar metninden anlaşılmalıdır. Yetki verilmesi, başvuran ortağın tasarımın tek sahibi olduğu veya diğer payların ortadan kalktığı anlamına gelmez.
Lisansın inhisari olup olmaması neden önemlidir?
SMK m.75, tasarım lisansının inhisari veya inhisari olmayan biçimde kurulabileceğini düzenler. Sözleşmede aksi kararlaştırılmamışsa lisans inhisari değildir. İnhisari olmayan lisansta lisans verenin kendi kullanımı ve başkalarına lisans vermesi mümkündür; inhisari lisansta ise başkasına lisans verilemez ve kullanım hakkı açıkça saklı tutulmamışsa lisans veren de tasarımı kullanamaz. Ortak hak sahiplerinin karar verirken bu farklı sonuçları bilmesi gerekir.
Bu nedenle “lisans verilmesine onay” ifadesinin kapsamı belirsiz bırakılmamalıdır. Tasarımın bütün ortakların kendi üretiminden çıkarılmasına yol açan bir sözleşme ile sınırlı kullanım izni aynı ekonomik sonucu doğurmaz. Oybirliği veya mahkeme yetkisi değerlendirilirken hangi lisans türünün istendiği açık yazılmalıdır. Bedel paylaşımı, kullanım sınırları ve alt lisans konusu da belirtilmelidir. m.75/3’e göre aksi kararlaştırılmadıkça lisans alan hakkını devredemez veya alt lisans veremez.
Yetkisiz lisans verenin sorumluluğu
SMK m.76/1, tasarım hakkını devreden veya lisans veren kişinin işlemi yapmaya yetkili olmadığının sonradan anlaşılması hâlinde ilgililere karşı sorumlu olacağını düzenler. Ortaklardan birinin gerekli yetki bulunmadan lisans vermesi bu nedenle yalnız iç ilişkide tartışılacak önemsiz bir eksiklik değildir. Lisans alanın yetki incelemesi yapması gerekir. İmzalar, ortaklık kayıtları ve ilgili kararlar dosyada bulunmalıdır. Yetki bulunmaması ile sonradan tasarımın hükümsüz kalması ayrı hukuki sorunlardır.
Sorumluluğun somut kapsamı, kanun ve sözleşmenin hükümleriyle belirlenir. Lisans alanın üretime başlamış olması veya ödeme yapması, eksik ortak iradesini kendiliğinden tamamlamaz. Taraflar uyuşmazlığı anlaşmayla çözmek istiyorsa hangi yetkinin sonradan ve hangi kapsamda verildiğini açıkça belgelemelidir. Genel bir “işlem onaylandı” açıklamasının bütün geçmiş talepleri otomatik olarak ortadan kaldırdığı söylenemez. Başlangıçtaki yetki, sonraki onay ve oluştuğu ileri sürülen zarar ayrı değerlendirilmelidir.
Ortaklardan biri tek başına tecavüz davası açabilir mi?
SMK m.70/2-c, tasarımdan doğan hakların üçüncü kişilerce ihlali hâlinde her hak sahibine kendi adına hukuk davası açma yetkisi tanır. Bu yol için bütün ortakların birlikte davacı olması gerektiği sonucu çıkarılamaz. Ancak davacı ortak, hak sahipliğini ve ileri sürdüğü tecavüzü ayrıca ispatlamalıdır. Tasarımın yenilik, ayırt edicilik ve koruma kapsamı hakkındaki savunmalar da kendi hukuki çerçevesinde değerlendirilir. Ortak sıfatı, her benzer ürünün ihlal sayılacağı anlamına gelmez.
Korunan görünüm ve yasaklanabilecek ticari fiiller için tasarım hakkının kapsamı incelenebilir. Ortaklık maddesi dava açma yetkisini düzenlerken, ihlalin maddi koşulları ilgili tasarım hükümlerinden doğar. Davacı, tescil veya tescilsiz koruma temelini ve karşı tarafın fiilini somutlaştırmalıdır. İhlalin durdurulması talebiyle kişisel ekonomik zararın tazmini de aynı şey değildir. Her talebin kimin hakkına ve hangi zarara ilişkin olduğu açıklanır.
Dava açılınca diğer ortaklara bir ay içinde bildirim
SMK m.70/2-c, diğer hak sahiplerinin davaya katılabilmesi için dava açan kişinin bir ay içinde bildirim yapmasını öngörür. Bu süre dava açılmasından sonraki özel işlemi ifade eder. Dava açmadan önce yapılan genel bir toplantı veya kullanım bildirimi, açılan davanın bildirilmesiyle aynı değildir. Mahkeme, dosya numarası, taraflar ve talep konusu anlaşılır biçimde gösterilmelidir. Böylece diğer hak sahipleri hangi uyuşmazlığa katılım imkânı bulunduğunu öğrenir.
Kanun burada bildirim yapılacağını açıkça düzenlemekle birlikte, her gecikmenin davayı kendiliğinden düşürdüğü şeklinde bir sonuç cümlesi içermez. Bu nedenle metinde olmayan otomatik yaptırım üretilmemelidir. Yükümlülük zamanında yerine getirilmeli ve teslim belgesi dava dosyasında saklanmalıdır. Ortaklar arasında iletişim sorunu olması, bildirim gereğini yok saymanın dayanağı değildir. Güncel adres ve temsil bilgilerini baştan tutmak, dava aşamasında bu işlemin sağlıklı yapılmasını kolaylaştırır.
Tasarımın kullanılmasının ticari sınırları
Ortak hak sahibi olmak, üçüncü kişilere ait bütün hak ve ürün mevzuatından bağımsız üretim yetkisi sağlamaz. Tasarım hakkı belirli görünüm üzerindeki sınai haktır; ürünün teknik çözümüne, markasına veya başka tasarımına ilişkin ayrı haklar bulunabilir. Bu nedenle ortakların kullanım planı yalnız kendi tescil kayıtlarıyla sınırlı değerlendirilmemelidir. Tasarım ortaklığında verilen iç yetki, başka hak sahiplerinin kanuni taleplerini kendiliğinden ortadan kaldırmaz.
Ortaklar arasındaki kullanma anlaşması ise faaliyet alanlarını, maliyetleri ve kayıt paylaşımını açıklayabilir. TMK m.693, paydaşın kullanımını diğerlerinin haklarıyla bağdaşma ölçüsüyle düzenler; uyuşmazlıkta hâkimin kullanım biçimini belirleme yetkisi vardır. Bu tamamlayıcı hüküm SMK m.70’in özel kurallarıyla birlikte okunur. Paylı malın fiziksel kullanımına ilişkin örnekler tasarıma aynen kopyalanmamalıdır. Tasarımın aynı anda birden fazla kişi tarafından ekonomik değerlendirmeye elverişli niteliği somut olayda dikkate alınır.
Payın devri ile tasarımın bölünmesi farklıdır
SMK m.70/2-a, hak sahibinin kendisine düşen pay üzerinde tasarruf edebileceğini belirtir. Buna karşılık m.70/4, tasarım başvurusu veya tasarımın devir ya da üzerinde hak kurulması için bölünemeyeceğini açıkça düzenler. Pay devri, aynı bütün hak üzerindeki ortaklık oranını değiştirir. Tasarımın bir yüzünü bir kişiye, diğer yüzünü başka kişiye bağımsız sicil hakkı gibi ayırmakla aynı işlem değildir. Sözleşmede devredilen hukuki varlığın doğru tanımlanması gerekir.
Devir sözleşmesinde SMK m.148/4’ün noter tarafından onaylanmış şekil şartı uygulanır. Hukuki işlemin sicile kaydı ve iyiniyetli üçüncü kişilere etkisi m.148/5’e göre ayrıca değerlendirilir. Üçüncü kişiye pay satışında diğer paydaşların m.148/3’teki önalım hakkı da gözden kaçırılmamalıdır. Burada esas mesele kullanım ve lisans yönetimi olduğundan satış davasının ayrıntıları ayrıca incelenir. Payını devretmek isteyen kişi, tasarımın tamamı üzerinde tek başına tasarruf yetkisi bulunduğunu varsaymamalıdır.
Çoklu tasarım başvurusu ortak tasarımla karıştırılmamalı
SMK m.61/8, çoklu başvuru veya tescili oluşturan tasarımların Kanunun uygulanmasında ayrı ayrı değerlendirileceğini düzenler. Çoklu dosyada birden fazla bağımsız tasarım bulunabilir; bir tasarım üzerinde birden fazla hak sahibinin bulunması ise farklı durumdur. Bu nedenle ortak tasarımın bölünememesi kuralı, bütün çoklu başvuru içindeki ayrı tasarımların tek ve bölünmez bir hak olduğu şeklinde açıklanamaz. Portföyde her tasarımın numarası ve hak sahipleri ayrı eşleştirilmelidir.
Çoklu tasarım başvurusu yazısı başvurunun bu idari yapısını açıklar. Ortaklık sözleşmesinde bir koleksiyon adı kullanılması, koleksiyondaki bütün tasarımların aynı kişiler arasında aynı oranlarda ortak olduğunu tek başına göstermez. Hangi sicil kaydının anlaşmaya girdiği belirtilmelidir. Lisans veya dava kararı hazırlanırken de ürün ailesinin ticari adıyla yetinilmez; ilgili tasarımlar ve görsel kayıtlar somut olarak tanımlanır.
Masraflar, yenileme ve ortaklık kayıtları
SMK m.69, tescilli tasarımın beş yıllık dönemlerle toplam yirmi beş yıla kadar yenilenmesini düzenler. Ortakların yenileme tarihini, ücretin kim tarafından ödeneceğini ve belge paylaşımını önceden belirlemesi gerekir. Süre takibinin iç ilişkide bir kişiye bırakılması, hak kaybının diğer paydaşları etkilemeyeceği anlamına gelmez. Başvuru, yenileme, dava ve teknik inceleme belgeleri ortak kayıtta tutulmalıdır. İşlem sorumlusu ile ekonomik masraf yükü ayrı düzenlenebilir.
Anlaşmada başka hüküm bulunmadığında TMK m.694, yönetim giderleri ve diğer yükümlülüklerin paylar oranında karşılanmasını düzenler; payından fazlasını ödeyenin rücu imkânını da belirtir. Tasarıma ilişkin harcamanın hangi amaçla yapıldığı ve ortaklıkla bağlantısı belgelenmelidir. Kişinin kendi üretimine ait bütün işletme giderleri, sırf ortak tasarımı kullandığı için otomatik ortak gider sayılmaz. Ücret makbuzları, kararlar ve harcamanın dayanağı birlikte saklandığında paylaşımın hukuki temeli anlaşılır.
Tescilsiz tasarımda ortaklık nasıl gösterilir?
Tescilsiz tasarımda sicil belgesi bulunmaması, ortaklık iddiasının belgesiz kurulabileceği anlamına gelmez. Tasarımın ortaya çıkış süreci, kamuya sunulması, hak kazanma ilişkisi ve ortakların payları somutlaştırılmalıdır. SMK m.55/4, tescilsiz koruma bakımından tasarımın ilk kez Türkiye’de kamuya sunulmasını arar; yenilik ve ayırt edicilik koşulları da ayrıca sağlanmalıdır. M.69/2’ye göre koruma süresi ilk kamuya sunulma tarihinden itibaren üç yıldır. Bu nedenle ilk sunumun ülkesi, tarihi ve içeriği birlikte belgelenir; ilk kez yurt dışında açıklanmış her tasarımın Türkiye’de otomatik üç yıllık tescilsiz korumaya sahip olduğu varsayılmaz. İç ortaklık anlaşması kanuni koruma süresini üçüncü kişiler bakımından uzatmaz. Kamuya sunma tarihi, ortaklık düzeninin imzalandığı tarihle karıştırılmamalıdır.
Üçüncü kişiye karşı dava açılırken tescilsiz tasarımın m.59’daki özel koruma koşulları, özellikle kopyalama bağlantısı ayrıca incelenir. Ortak sıfatıyla bağımsız dava açabilmek, bu maddi koşullardan muaf olmak değildir. Tasarım dosyaları, tarihli proje kayıtları ve kamuya sunma belgeleri birlikte saklanmalıdır. Birden fazla kişinin ekonomik hakkı bulunması ile birden fazla kişinin tasarımı fiilen geliştirmiş olması da ayrı gösterilir. Halefiyet veya devir varsa bu bağlantının belgesi dosyaya eklenir.
Ortaklık düzeninin hazırlanması
Yazılı düzende tasarım numaraları, hak kazanma belgeleri, pay oranları, kullanım bildirimi, lisans kararının alınması, bedeller, giderler ve dava iletişimi açık yer almalıdır. Taraflar kim tarafından hangi işlemin yapılacağını bilmelidir. Başvuru temsilcisi tayin edilmesi ile bütün ortakların ekonomik haklarından vazgeçilmesi aynı şey değildir. Temsil yetkisi belgeleri, ortaklık anlaşması ve yapılacak somut işlem birlikte okunur. Bu ayrım özellikle çok sayıda tasarımın yönetildiği ürün geliştirme projelerinde önem taşır.
Resmî dayanaklar 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nun 61, 69, 70, 73–76 ve 148. maddeleri ile 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu’nun paylı mülkiyet hükümleridir. Kullanım, lisans ve dava kararlarını tek bir çoğunluk kuralına indirgemeden hazırlanan düzen, her hak sahibinin yetkisini ve yapılması gereken bildirimleri somutlaştırır. Mahkemenin hakkaniyet alanı bulunan yerde de sonuç önceden kesinleştirilmez.
Sık sorulan sorular
Ortak hak sahibi tasarımı kendi üretiminde kullanabilir mi?
SMK m.70/2-b, diğer hak sahiplerine bildirimde bulunarak kullanım yetkisi tanır. Mevcut ortaklık anlaşması ve kişinin hak sahipliği de incelenmelidir; üçüncü kişiye lisans ayrı kurala tabidir.
Kullanım bildirimi mutlaka noterle mi yapılır?
SMK m.70 bu bildirim için özel noter şekli öngörmez. Sözleşmedeki yöntem uygulanmalı; bildirimin içeriği ve ulaştığı ispatlanabilir biçimde korunmalıdır.
Çoğunluk payını elinde tutan ortak tek başına lisans verebilir mi?
m.70/3, üçüncü kişiye lisans için hak sahiplerinin oybirliğini arar. Yalnız pay çoğunluğuna sahip olmak bu özel kuralı kaldırmaz.
Lisans konusunda anlaşma olmazsa ne yapılır?
Mahkeme m.70/3 uyarınca hakkaniyet gereğince bir veya birkaç hak sahibine lisans verme yetkisi verebilir. Önerilen lisans ve ortakların menfaatleri somutlaştırılır; olumlu sonuç otomatik değildir.
Ortaklardan biri tek başına tecavüz davası açabilir mi?
Evet. m.70/2-c üçüncü kişilerin ihlaline karşı her hak sahibine kendi adına hukuk davası açma yetkisi tanır. Hak sahipliği ve ihlal koşulları ayrıca ispatlanır.
Dava açan diğer ortaklara ne zaman bildirim yapar?
Dava açılmasından sonra bir ay içinde, diğer hak sahiplerinin davaya katılabilmesi için bildirim yapılır. Önceden yapılmış kullanım bildirimi bu farklı işlemin yerine geçmez.
Bir aylık bildirim gecikirse dava otomatik düşer mi?
m.70 bu yükümlülüğü düzenler; her gecikmede davanın kendiliğinden düşeceği şeklinde açık bir sonuç içermez. Süreye uyulmalı ve bildirimin yapıldığı belgelenmelidir.
Tasarımın ön yüzü ve arka yüzü ayrı kişilere devredilebilir mi?
m.70/4, başvuru veya tasarımın devir ve hak tesisi için bölünmesini yasaklar. Aynı bütün hak üzerindeki payın devri, görünümü bağımsız sicil haklarına ayırmakla aynı değildir.
Çoklu tasarım başvurusu ortak tasarım demek mi?
Hayır. Çoklu başvuruda birden fazla tasarım bulunur ve m.61/8 uyarınca ayrı değerlendirilir. Ortak tasarımda ise aynı hak üzerinde birden çok hak sahibi vardır.
Ortaklıkta pay oranı yazılmamışsa ne olur?
Önce mevcut anlaşma ve hak kazanma belgeleri incelenir. SMK m.70’in gönderdiği TMK m.688 uyarınca başka türlü belirlenmemiş paylar eşit sayılır.
İstanbul ve Mersin ofisleri
İstanbul · Polaris Plaza
Maslak Ahi Evran Caddesi, Polaris Plaza No:21, Kat:9, 34475 Sarıyer/İstanbulMersin · Profit İş Merkezi
İhsaniye Mahallesi, 4903. Sokak, Profit İş Merkezi No:23, Kat:3, Daire:14, 33070 Akdeniz/MersinSorunuzu iletin
Hukuki konu hakkında iletişim
İlk iletişimde konuyu, bulunduğunuz ülke veya ili ve varsa tebliğ ya da son işlem tarihini kısaca belirtebilirsiniz. T.C. kimlik numarası, sağlık verisi veya kişisel belge göndermeyiniz. Mesajlaşma tek başına hukuki görüş veya avukatlık ilişkisi oluşturmaz.
