Ağır Kusur İçin Sorumsuzluk Kaydı Geçerli mi? TBK 115
Borçlunun ağır kusurundan sorumlu olmayacağını önceden kararlaştıran sözleşme hükmü, Türk Borçlar Kanunu’nun 115. maddesine göre kesin olarak hükümsüzdür. Tarafların metni imzalaması, hükmü ayrı kutuda kabul etmesi veya sözleşmede “bütün riskler kabul edilmiştir” yazması bu yasağı kaldırmaz. Bununla birlikte geçersiz sorumsuzluk kaydının bulunması, ileri sürülen her zarar kaleminin kendiliğinden ispatlandığı anlamına gelmez.

Sözleşmede sorumluluğu kaldıran veya sınırlayan kayıt değerlendirilirken önce borcun kapsamı, sonra kaydın sözleşmeye nasıl girdiği, ardından kusurun derecesi ve kanuni yasaklar incelenir. TBK 115’in ağır kusura ilişkin genel sınırı, hizmet sözleşmesi ve izinle yürütülen uzmanlık faaliyetleri bakımından ek kurallarla tamamlanır. Bu yazı, sözleşme imzalarken ve zarar sonrasında bu denetimin nasıl kurulacağını açıklar.
Sorumsuzluk anlaşması hangi borcu etkiler?
Sorumsuzluk anlaşması, borçlunun sözleşmeye aykırı davranışından doğacak sorumluluğu önceden kaldırmayı veya daraltmayı amaçlayan kayıttır. Kayıt, sözleşmenin ana metninde, teknik ekinde, teslim formunda veya standart koşullarında bulunabilir. Hukuki değerlendirme yalnız başlığa göre yapılmaz; hükmün borca aykırılığın sonuçları üzerinde neyi değiştirdiği belirlenir.
TBK 112, borcun hiç veya gereği gibi yerine getirilmemesi hâlinde borçlunun, kendisine hiçbir kusurun yüklenemeyeceğini ispat etmedikçe alacaklının zararını gidermesini öngörür. TBK 114 ise borçlunun genel olarak her türlü kusurdan sorumlu olduğunu belirtir. Sorumsuzluk kaydı, bu kanuni sorumluluk düzenine sözleşmeyle getirilen değişiklik olduğu için ayrıca incelenir.
Sözleşmede üstlenilen işin kapsamını açıklayan hükümle, üstlenilmiş borcun ihlalinden doğan sorumluluğu kaldıran hüküm aynı değildir. Bir işlemin hiç üstlenilmediği savunuluyorsa önce sözleşmenin gerçek kapsamı belirlenir. Üstlenilen borcun varlığı kabul edilip yalnız zarar sonuçları dışlanıyorsa sorumsuzluk denetimi gündeme gelir. Metnin adı değiştirilerek bu ayrım ortadan kaldırılamaz.
Ağır kusur yasağı ne kadar kesin?
TBK 115’in birinci fıkrası, ağır kusurdan sorumsuzluğa ilişkin önceden yapılan anlaşmayı kesin hükümsüz sayar. Bu sonuç için alacaklının ayrıca sözleşmede çekince yazmış olması aranmaz. Tarafların özgürce müzakere ettiği bir hüküm de kanuni yasağın kapsamındaysa geçerli hâle gelmez. İmza, yasaklanan içeriği hukuka uygun hâle dönüştürmez.
Ancak bir olayda ağır kusur bulunduğu, yalnız zararın yüksekliğinden veya sonucun ağır olmasından çıkarılmaz. Borçlunun davranışı, üstlendiği borç, işin niteliği ve ihlalin nasıl gerçekleştiği açıklanmalıdır. Kusurun derecesi hukuki değerlendirmedir. Teknik uzmanlık gerektiren olgular bilirkişi tarafından incelense de bu olgulara uygulanacak hukuki sonucu mahkeme belirler.
Bu nedenle “zarar meydana geldi, bütün sorumluluk kayıtları geçersizdir” biçimindeki toplu yaklaşım yeterli değildir. Hangi kayda dayanıldığı, kaydın hangi sorumluluğu dışladığı ve ağır kusur iddiasını taşıyan davranış gösterilir. Aynı sözleşmedeki farklı hükümler farklı işlevler taşıyabilir. Her hüküm, etkilediği borç ve ileri sürülen zarar ile bağlantılı olarak okunmalıdır.
Sorumluluk tavanı ve zarar türünü dışlayan hükümler
Sözleşme sorumluluğu bütünüyle kaldırmak yerine belirli bir tutarla sınırlayabilir veya bazı zarar türlerini kapsam dışında bırakabilir. İnceleme, hükmün kullandığı “limit”, “üst sınır” veya “risk paylaşımı” kelimeleriyle sona ermez. Ağır kusurdan doğan sorumluluğu dışlayan bir sınırlama da TBK 115’in emredici sınırını aşamaz.
Zarar kaleminin gerçekten doğup doğmadığı, borca aykırılıkla bağlantısı ve talep edilebilirliği ise ayrı sorulardır. Bir sınırlama hükmünün ağır kusur yönünden ileri sürülememesi, kanunen tazmini gerekmeyen bütün ekonomik beklentileri alacağa dönüştürmez. İstenen tutarın hesaplanması ve hukuki dayanağı yine ortaya konulmalıdır.
Tavanın hangi olaylara uygulandığı da açık olmalıdır. Tek bir ihlal, birbirinden bağımsız ihlaller, sözleşmenin tüm süresi veya belirli bir dönem için farklı sınırlar yazılmış olabilir. Bu düzenin incelenmesi, önce kaydın kapsamını belirlemeyi sağlar. Bundan sonra TBK 115 ve uygulanacak özel hükümlere göre geçerlilik değerlendirmesi yapılır.
Önceden anlaşma ile zarar sonrası sulh aynı mı?
TBK 115, sorumluluktan kurtulmaya ilişkin önceden yapılan anlaşmayı düzenler. Zararın ortaya çıkmasından sonra tarafların belirli bir uyuşmazlığı sulh veya ibra ile çözmesi farklı bir işlemdir. Bununla birlikte belgeye “sulh” yazılması, gelecekteki bütün ihlaller için konulmuş sorumsuzluk hükmünün niteliğini kendiliğinden değiştirmez.
Belgenin tarihi, hangi ihlalin bilindiği, hangi alacağın tartışıldığı ve tarafların hangi tutar üzerinde anlaştığı belirlenmelidir. Mevcut zarar ile gelecekte doğacak zararların aynı metinde düzenlenmesi durumunda her bölüm ayrı okunur. İrade sakatlığı, emredici hükümler ve ilgili özel sözleşme kuralları da kendi koşullarıyla uygulanır.
TBK 132’de düzenlenen ibra, alacağın sona erdirilmesine yönelir. İbranın kapsamı ve borca etkisi bu nedenle sorumsuzluk kaydından ayrı incelenmelidir. Mevcut bir alacaktan vazgeçme belgesi, sırf imzalandığı için bütün geçmiş ve gelecek zararları kapsayan sınırsız bir açıklama olarak yorumlanmamalıdır.
Hizmet sözleşmesi bakımından özel yasak
TBK 115’in ikinci fıkrası, borçlunun alacaklıyla arasındaki hizmet sözleşmesinden kaynaklanan herhangi bir borç nedeniyle sorumlu olmayacağına ilişkin önceden yaptığı her türlü anlaşmayı kesin hükümsüz sayar. Bu fıkradaki koruma yalnız ağır kusur kelimesiyle sınırlanmamıştır. Uygulama için önce taraflar arasındaki ilişkinin hizmet sözleşmesi niteliği doğru belirlenmelidir.
Ticari yazışmada her faaliyete “hizmet” denilmesi, sözleşmenin kanundaki hizmet sözleşmesi olduğu anlamına gelmez. Eser, vekâlet, taşıma veya başka bir sözleşme türü farklı hükümlerle kurulabilir. Belgenin başlığı yerine tarafların üstlendiği edimler esas alınır. Hangi fıkranın uygulanacağı bu hukuki nitelendirmeden sonra belirlenir.
Sözleşmenin türü hatalı seçildiğinde sorumsuzluk kaydının denetimi de yanlış kurulur. Dosyada kimin hangi işi, hangi ilişki içinde ve hangi karşılıkla üstlendiği açıklanmalıdır. İkinci fıkranın şartları gerçekleşmiyorsa bile birinci fıkradaki ağır kusur yasağı ortadan kalkmaz. Ayrıca üçüncü fıkra ve özel kanuni hükümler bakımından inceleme devam eder.
İzinle yürütülen uzmanlık faaliyetinde hafif kusur
TBK 115’in üçüncü fıkrası iki niteliği birlikte arar: Faaliyet uzmanlığı gerektiren bir hizmet, meslek veya sanat olmalı ve ancak kanun ya da yetkili makamların verdiği izinle yürütülebilmelidir. Bu koşullar gerçekleştiğinde borçlunun hafif kusurundan sorumlu olmayacağına ilişkin önceden yapılan anlaşma da kesin hükümsüzdür.
Yalnız işletmenin ticaret siciline kayıtlı olması veya kendisini uzman olarak tanıtması, üçüncü fıkranın bütün koşullarını kendiliğinden göstermez. Faaliyeti düzenleyen kanun ve izin rejimi belirlenir. Uyuşmazlık konusu borcun bu faaliyetle bağlantısı açıklanır. Böylece her ticari işletmeye aynı meslek kuralı uygulanmasının önüne geçilir.
İzinle çalışan uzmanlığın kanuni denetimi, sözleşmedeki sorumsuzluk hükmünden bağımsız bir başlangıç verisidir. İzin belgesi, faaliyet alanı ve üstlenilen iş karşılaştırılmalıdır. İzin gerektiren uzmanlık borcu yönünden hafif kusuru dışlayan hüküm, karşı tarafın risk formu imzalamasıyla geçerli hâle gelmez. Kanuni yasağın yerini tek taraflı bilgilendirme alamaz.
Yardımcı kişiye ilişkin hüküm neden ayrıca incelenir?
Borçlunun kendi davranışından sorumluluğu ile borcun ifasında kullandığı yardımcı kişinin davranışından sorumluluğu farklı maddelerde düzenlenir. TBK 116, yardımcı kişilere ilişkin sorumluluk ve anlaşma sınırlarını ayrıca gösterir. Bu nedenle sözleşmede “çalışan”, “alt yüklenici” veya “hizmet sağlayıcı” yazan her hükmü yalnız TBK 115 üzerinden çözmek doğru değildir.
Borçlunun kendi borca aykırı davranışı bulunduğunda, bunun yardımcı kişinin fiili gibi gösterilmesi de denetimi ortadan kaldırmaz. Kimin hangi davranışı gerçekleştirdiği açıkça ayrılır. İfa organizasyonu, talimatlar ve zarar doğuran işlem bu ayrımın maddi temelini oluşturur. Aynı olayda birden fazla davranışın bulunması, bunların tek bir belirsiz sorumluluk başlığı altında toplanmasını gerektirmez.
TBK 116’nın izinle yürütülen uzmanlık faaliyetine ilişkin özel yasağı da ayrıca kontrol edilir. Yardımcı sorumluluğunu kaldıran anlaşmaya ilişkin genel kural ile bu yasak birlikte okunur. Sözleşme incelemesinde tek bir “herkes kendi personelinden sorumludur” cümlesiyle borç ilişkisinin bütün sonuçlarının çözüldüğü kabul edilmemelidir.
Standart sözleşmede imza neden tek başına yeterli değil?
Önceden, çok sayıdaki benzer sözleşmede kullanılmak üzere tek taraflı hazırlanan kayıtlar TBK 20 kapsamında genel işlem koşulu oluşturur. Koşulların her birinin tartışılarak kabul edildiğini belirten hazır bir cümle, tek başına bu niteliği kaldırmaz. Sorumsuzluk hükmü de böyle bir metinde yer alıyorsa genel işlem koşulu denetiminden geçer.
TBK 21, karşı tarafın menfaatine aykırı koşulun sözleşme kapsamına girmesini açık bilgilendirme, içeriğini öğrenme imkânı ve kabul koşullarına bağlar. Sözleşmenin niteliğine ve işin özelliğine yabancı koşullar da yazılmamış sayılır. Genel işlem koşulunun yazılmamış sayılması, ağır kusur yasağından ayrı bir denetimdir.
TBK 23 uyarınca açık olmayan veya birden çok anlama gelen genel işlem koşulu düzenleyenin aleyhine yorumlanır. Belirsiz koşulun yorumlanması yoluyla önce hükmün anlamı belirlenir. Yorum sonucunda kapsamı açıklığa kavuşan kayıt yine de emredici yasağa aykırıysa TBK 115 bakımından geçerlilik kazanmaz.
TBK 25’in dürüstlük kuralına aykırı içerik yasağı da ayrıca uygulanır. Tüketici işlemlerinde ilgili özel düzenleme için tüketici sözleşmesinde haksız şart incelemesi dikkate alınmalıdır. Genel hükümde yasaklanmayan bir sınırlamanın, her özel sözleşme türünde geçerli olduğu sonucu çıkarılmaz.
Bir kayıt geçersizse bütün sözleşme sona erer mi?
TBK 27, sözleşme hükümlerinin bir kısmının hükümsüz olmasının kural olarak diğerlerinin geçerliliğini etkilemediğini düzenler. Ancak hükümsüz kısım olmadan sözleşmenin yapılmayacağı açıkça anlaşılıyorsa sözleşmenin tümüne ilişkin sonuç doğar. Değerlendirme, geçersiz kaydın sözleşmedeki işlevi ve uygulanacak özel düzenlemeyle birlikte yapılır.
Genel işlem koşulunun yazılmamış sayılmasında TBK 22’nin özel sonucu vardır. Sözleşmenin diğer hükümleri geçerliliğini korur ve düzenleyen, yazılmamış koşul olmasaydı sözleşmeyi yapmayacağını ileri süremez. Kesin hükümsüzlük ile yazılmamış sayılmanın teknik sonuçları aynı başlık altında karıştırılmamalıdır. İtirazın hangi sebebe dayandığı açıkça gösterilmelidir.
Sorumluluk kaydının uygulanmaması, sözleşmedeki asli edimin kapsamını kendiliğinden genişletmez. Borçlu hangi işi üstlenmişse ihlal o borç üzerinden incelenir. Aynı biçimde, zarar hesabı yapılırken geçersiz kaydın yerine tarafların hiç kararlaştırmadığı yeni bir ücret veya ceza konulamaz. Kanuni sorumluluk düzeni ve geçerli sözleşme hükümleri esas alınır.
Zarar sonrasında belge ve iddia nasıl hazırlanır?
İlk olarak sözleşmenin işlem tarihinde yürürlükte olan bütün sayfaları ve ekleri alınır. Çevrim içi koşullar sonradan değişmişse hangi sürümün kabul edildiği araştırılır. Teslim, kabul, servis ve işlem kayıtları zaman sırasına konulur. Sorumsuzluk hükmünün olaydan önce mi sonra mı düzenlendiği, belgenin gerçek tarihiyle gösterilir.
Ardından borca aykırı davranış ve zarar arasındaki ilişki kurulur. HMK 194 uyarınca hangi olgunun hangi delille ispatlanacağı belirtilir. “Ağır kusur vardır” ifadesinin altına davranışı açıklayan somut olaylar yazılır. Teknik kayıtlar, talimatlar ve yapılan müdahaleler bu değerlendirmeye temel oluşturur; yalnız zarar toplamını gösteren liste kusurun derecesini açıklamaz.
TBK 112’deki kusursuzluk ispatı ile ileri sürülen bütün vakıaların ispat yükü aynı cümleyle çözülemez. Sözleşme, ihlal, zarar, bağlantı ve özel iddialar ilgili kurallarla incelenir. Zarar görenin elindeki belgelerle karşı tarafın dayandığı sorumsuzluk kaydı birlikte okunur. Amaç, geçerlilik tartışmasını gerçek talep kalemlerine bağlamaktır.
Risk açıklaması ile sorumluluktan vazgeçme nasıl ayrılır?
Bir işin doğal veya teknik risklerinin açıklanması, borçlunun o işi gereği gibi yapma borcunu kendiliğinden kaldırmaz. Bilgilendirme belgesinde hangi riskin anlatıldığı ve hangi davranışın sorumluluk dışında tutulmak istendiği ayrı okunur. Tarafın işin niteliğini bilmesi ile borçlunun ağır kusurlu davranışının sonuçlarını üstlenmesi aynı hukuki açıklama değildir.
Teslim formuna sonradan eklenen bir sorumsuzluk cümlesi bakımından da anlaşmanın kurulması ayrıca incelenir. Borçlu tek taraflı olarak yeni koşul ilan ederek mevcut sözleşmenin sorumluluk düzenini her durumda değiştiremez. Hükmün karşı tarafa hangi aşamada sunulduğu, kabul edildiği ileri sürülen açıklamanın kapsamı ve varsa sözleşmede değişiklik şekli ortaya konulmalıdır.
Genel işlem koşullarında düzenleyene karşı taraf aleyhine tek yanlı değişiklik veya yeni düzenleme yetkisi veren kayıtlar TBK 24 uyarınca yazılmamış sayılır. Bu nedenle sorumsuzluk hükmünün önceki sürümde bulunmaması, sonradan internet sayfasına eklenmiş olmasıyla önemsiz hâle gelmez. Sürüm kayıtları ve kabul zamanı, hem sözleşmeye katılma hem geçerlilik incelemesinde ayrı bir işlev taşır.
Riskin sigortalandığının belirtilmesi de borçlunun sözleşmesel sorumluluğunu tek başına ortadan kaldırmaz. Sigorta ilişkisi ile zarar görenin borçluya yönelttiği talebin dayanağı farklıdır. İncelenen kayıt belirli bir ödeme kaynağını mı açıklıyor, yoksa borçlunun sorumluluğunu mu dışlıyor sorusu cevaplandırılır. Zararın daha önce karşılanmış kısmı ise talep hesabında gerçek ödeme kayıtlarıyla gösterilir.
İmzadan önce hangi değişiklikler açıkça yazılmalı?
Sorumluluk maddesi hazırlanırken önce yerine getirilecek asli borç ve işin kabul ölçütü anlaşılır hâle getirilmelidir. Bunlar belirsiz bırakılıp bütün uyuşmazlık tek bir tavan hükmüne bağlanmamalıdır. Kalite, teslim ve koruma yükümlülüklerinin kapsamı netleştiğinde, sorumluluk maddesinin hangi ihlali düzenlediği de görülebilir. Böylece borcun varlığıyla ihlalin sonucu aynı cümle içinde kaybolmaz.
Hüküm birden fazla olay türünü kapsıyorsa her türün hangi kanuni sınıra tabi olduğu belirlenir. Borçlunun kendi davranışı, yardımcı kişinin fiili, işin yapılmaması ve geç yerine getirilmesi aynı kurala bağlı kabul edilmemelidir. Ayrım, aynı zarar için gereksiz tekrar ödeme yaratmak için değil, her iddianın doğru kanun maddesiyle incelenmesini sağlamak için yapılır.
Karşılıklı müzakere yapıldığı ileri sürülüyorsa gerçek değişiklik önerileri ve kabul edilen metin saklanır. Sadece standart sözleşmeye “müzakere edilmiştir” yazılması TBK 20 uyarınca yeterli değildir. Bununla birlikte gerçek müzakerenin ispatı da ağır kusur yasağını kaldırmaz. Müzakere, genel işlem koşulu nitelendirmesinde önem taşıyan olguyla emredici içerik sınırını birbirine karıştırmadan değerlendirilmelidir.
Son metinde geçerliliği kanunen mümkün olmayan bir hükmün bulunması, iş ilişkisinin güvenli biçimde kurulduğunu göstermez. İncelemenin sonucu, hangi kaydın çıkarıldığı veya kapsamının değiştirildiği açıkça belirtilerek belgeye yansıtılmalıdır. Hukuki sonuç, karşı tarafın sonradan itiraz etmeyeceği beklentisine bırakılmamalıdır. Geçerli borç düzeni ile sorumluluk sınırının birlikte anlaşılabilir olması esas alınır.
Sık sorulan sorular
Ağır kusurdan sorumlu olunmayacağı imzayla kabul edilebilir mi?
Hayır. TBK 115, ağır kusurdan sorumsuzluğa ilişkin önceden yapılan anlaşmayı kesin hükümsüz sayar. İmza veya ayrıca kabul kutusu bu kanuni yasağı kaldırmaz.
Sözleşmede sorumluluk tavanı varsa TBK 115 uygulanmaz mı?
Uygulanır. Hükmün adı değil etkisi incelenir. Ağır kusurdan doğan sorumluluğu dışlayan sınırlama, tutar tavanı şeklinde yazılsa da TBK 115’in emredici sınırına tabidir.
Zararın yüksek olması ağır kusuru ispatlar mı?
Tek başına ispatlamaz. Borçlunun somut davranışı, üstlendiği borç ve işin niteliği açıklanır. Kusurun hukuki derecelendirilmesi, zararın tutarından ayrı inceleme gerektirir.
Hafif kusurdan sorumsuzluk her zaman geçerli mi?
Hayır. TBK 115’in hizmet sözleşmesi ve izinle yürütülen uzmanlık faaliyetlerine ilişkin hükümleri ile genel işlem koşulları ve özel kanuni sınırlar ayrıca uygulanır.
Her hizmet satan işletme TBK 115’in ikinci fıkrasına mı girer?
Ticari dilde hizmet sunulması tek başına yeterli değildir. Taraflar arasındaki ilişkinin kanundaki hizmet sözleşmesi niteliği, üstlenilen edimler üzerinden belirlenmelidir.
İzin belgesi bulunan işletmede her sorumsuzluk hükmü geçersiz mi?
Üçüncü fıkra, uzmanlık gerektiren ve ancak kanun veya yetkili makam izniyle yürütülebilen faaliyeti arar. İzin rejimi ile uyuşmazlık konusu borcun bağlantısı kurulmalıdır.
Zarar çıktıktan sonra ibra yapılabilir mi?
Mevcut alacağa ilişkin ibra, önceden yapılan sorumsuzluk anlaşmasından farklıdır. İşlemin kapsamı, gerçek zamanı, irade koşulları ve uygulanacak özel emredici hükümler ayrıca incelenir.
Çalışanın verdiği zarar yalnız TBK 115 ile mi incelenir?
Hayır. Yardımcı kişinin fiilinden sorumluluk TBK 116’da ayrıca düzenlenir. Borçlunun kendi davranışı ile yardımcı kişinin ifa sırasındaki davranışı birbirinden ayrılmalıdır.
Sorumsuzluk kaydı geçersizse bütün zararlar ödenir mi?
Geçersizlik, zarar miktarının ve hukuki koşullarının ispatı yerine geçmez. Talep edilen zarar, borca aykırılık ve nedensellik bağı ilgili hükümler uyarınca ortaya konulur.
Genel işlem koşulu yazılmamış sayılırsa sözleşme bütünüyle geçersiz olur mu?
TBK 22’ye göre diğer hükümler geçerliliğini korur. Düzenleyen, yazılmamış sayılan koşul olmasaydı sözleşmeyi yapmayacağını ileri süremez. Bu sonuç, genel kısmi hükümsüzlük düzeninden ayrılmalıdır.
Resmî kaynaklar
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu: 19–25, 27, 112, 114–116 ve 132. maddeler. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu: 190, 194, 266 ve 279. maddeler. Güncel hükümler Adalet Bakanlığı Mevzuat Bilgi Sistemi metinleriyle karşılaştırılmıştır.
İstanbul ve Mersin ofisleri
İstanbul · Polaris Plaza
Maslak Ahi Evran Caddesi, Polaris Plaza No:21, Kat:9, 34475 Sarıyer/İstanbulMersin · Profit İş Merkezi
İhsaniye Mahallesi, 4903. Sokak, Profit İş Merkezi No:23, Kat:3, Daire:14, 33070 Akdeniz/MersinSorunuzu iletin
Hukuki konu hakkında iletişim
İlk iletişimde konuyu, bulunduğunuz ülke veya ili ve varsa tebliğ ya da son işlem tarihini kısaca belirtebilirsiniz. T.C. kimlik numarası, sağlık verisi veya kişisel belge göndermeyiniz. Mesajlaşma tek başına hukuki görüş veya avukatlık ilişkisi oluşturmaz.
