B&KBakırcı & KeskinHUKUK BÜROSU
TR
TürkçeEnglishDeutschРусскийالعربية中文
Menü

Rızası Alınmadan Evlat Edindirilen Çocuk İçin Evlatlık İlişkisi Kaldırılabilir mi?

Yasal bir neden bulunmadan rızası alınmayan kişi, TMK m. 317 uyarınca evlatlık ilişkisinin kaldırılmasını isteyebilir; kaldırma çocuğun menfaatini ağır biçimde zedeleyecekse bu talep kabul edilmez. Rıza eksikliği tek başına otomatik iptal sonucu doğurmaz. Mahkeme hem rızanın hukuken zorunlu olup olmadığını hem kurulmuş aile ilişkisinin kaldırılmasının çocuk üzerindeki sonuçlarını inceler.

TMK m. 319, dava hakkını kaldırma sebebinin öğrenilmesinden başlayan bir yıllık hak düşürücü süreye bağlar. Güncel maddede evlat edinme işleminden başlayan genel bir beş yıllık üst sınır bulunmaz. Rızanın geri alınması, evlat edinme kararına karşı kanun yolu ve kurulmuş ilişkinin kaldırılması farklı işlemlerdir. Başvurunun hangi aşamada yapıldığı, dayanılan hukuki sebep ve öğrenme tarihi dosyanın başlangıcında açıkça belirlenmelidir.

Rızasız evlat edinmenin kaldırılması: Kuruluş dosyası, Rıza ve istisna, Öğrenme tarihi, Çocuğun menfaati
Bir yıllık süre öğrenmeden başlar; kaldırma kararı kanuni koşulların birlikte incelenmesini gerektirir.

Önce evlatlık ilişkisinin kurulup kurulmadığı belirlenir

TMK m. 315 uyarınca evlatlık ilişkisi mahkeme kararıyla kurulur. Çocuğun aile yanına yerleştirilmesi, geçici bakım düzeni veya kurumla yapılan görüşmeler tek başına evlat edinme değildir. Henüz evlat edinme kararı yoksa ortada kaldırılacak bir evlatlık ilişkisi bulunmaz; rıza açıklaması ve devam eden başvuru sürecindeki itirazlar kendi aşamasında değerlendirilir.

Bu nedenle dosyada yalnız nüfus kaydına bakılması yeterli değildir. Evlat edinme kararının tam örneği, karar tarihi, kesinleşme bilgisi, rıza tutanakları ve rızanın aranmamasına ilişkin ayrı bir karar bulunup bulunmadığı birlikte incelenir. Başvurucu çocuğun hangi aile yanında yaşadığını biliyor olsa bile hukuki ilişkinin hangi işlemle kurulduğunu bilmiyor olabilir. Öğrenmenin konusu ile fiilî bakım bilgisi aynı kabul edilmemelidir.

TMK m. 317 kime dava hakkı verir?

Rıza eksikliğine dayanan özel dava hakkı, rızası alınması gereken kişiye tanınmıştır. Küçüğün evlat edinilmesinde ana ve babanın rızası TMK m. 309 kapsamında temel koşuldur. Ancak rızaya ihtiyaç bulunup bulunmadığı, soybağı kayıtları ve TMK m. 311 kapsamındaki istisnalarla birlikte belirlenir. Çocuğa yakınlık duyan her akraba, sırf yakınlığı nedeniyle ana veya babaya ait rıza hakkını kullanamaz.

Dilekçede başvurucunun hangi sıfatla rıza vermesi gerektiği gösterilir. Nüfus kayıtları, soybağına ilişkin kararlar ve evlat edinme dosyasındaki taraf bilgileri bu sıfatın dayanağıdır. Ana veya babanın ayrı yaşaması, boşanmış olması yahut velayetin diğer ebeveynde bulunması tek başına rızasının gereksiz olduğunu göstermez. Kanunun öngördüğü istisna ayrıca incelenir; fiilî aile düzeni hukuki koşulun yerine geçirilmez.

Rıza hangi biçimde açıklanmalıdır?

TMK m. 309, ana ve babanın rızasının küçüğün veya ana ve babanın oturdukları yer mahkemesinde sözlü ya da yazılı olarak açıklanmasını ve tutanağa geçirilmesini düzenler. Aile içindeki konuşma, mesajlaşma veya kurum görevlisiyle görüşme, kanundaki mahkeme tutanağının yerine kendiliğinden geçmez. İncelemede belgenin başlığı kadar hangi makam önünde, kim tarafından ve hangi iradeyle düzenlendiği önem taşır.

Rıza belgesinin bulunmadığı iddiası, yalnız karşı tarafın dosyaya bir kâğıt sunmaması üzerinden kurulmaz. Asıl evlat edinme dosyası ve varsa başka mahkemede tutulan rıza tutanağı getirtilir. Tutanakta kimlik, tarih ve açıklamanın kapsamı kontrol edilir. Genel koşulların bütünü için Türkiye’de evlat edinme şartları rehberi ayrıca incelenebilir; burada odak kurulmuş ilişkinin rıza eksikliği nedeniyle kaldırılmasıdır.

Rızanın aranmaması için kanuni neden bulunmalıdır

TMK m. 311, ana veya babanın kimliğinin ya da uzun süredir nerede oturduğunun bilinmemesi, sürekli olarak ayırt etme gücünden yoksun bulunması veya küçüğe karşı özen yükümlülüğünü yeterince yerine getirmemesi hâllerini düzenler. Bunlar kanunda gösterilmiş nedenlerdir. Ebeveynin başvuruya karşı çıkması, evlat edinecek aileyle anlaşamaması veya maddi imkânlarının daha sınırlı olması tek başına yeni bir istisna oluşturmaz.

Kaldırma davasında önceki dosyada hangi istisnaya dayanıldığı somutlaştırılır. Adres araştırması, sağlık durumu veya bakım yükümlülüğü hakkındaki tespitler, ilgili istisnanın unsurlarıyla ilişkilendirilir. Bir ebeveyne ulaşılamaması iddiası ile ona hiç ulaşılmaya çalışılmaması aynı olgu değildir. Mahkemenin değerlendirmesi, dosyada gerçekten yapılan araştırmalar ve alınan karar üzerinden yürür; sonradan ileri sürülen soyut açıklamalar rıza eksikliğini kendiliğinden gidermez.

Rızanın aranmaması kararı ve bildirim ayrıca incelenir

TMK m. 312, rızanın aranıp aranmayacağına ilişkin kararın zamanını ve yöntemini düzenler. Gelecekte evlat edinilmek üzere bir kuruma yerleştirilen çocuk bakımından, kural olarak yerleştirmeden önce, evlat edinenin veya aracılık yapan kurumun istemi üzerine mahkeme karar verir. Diğer hâllerde bu değerlendirme evlat edinme işlemleri sırasında yapılır. Kanundaki aşama ayrımı, hangi dosyanın getirtilmesi gerektiğini de belirler.

Ana veya babanın özen yükümlülüğünü yeterince yerine getirmediği gerekçesiyle rızasının aranmamasına karar verilmişse karar kendisine yazılı olarak bildirilir. Bildirim belgesi, gerekçenin öğrenildiği tarih ve savunma imkânı bakımından önem taşır. Her bildirim eksikliğinin otomatik olarak ilişkiyi kaldırdığı sonucu çıkarılamaz. Eksikliğin rızanın hukuken zorunlu olmasıyla ve çocuğun menfaatiyle bağlantısı ayrı ayrı değerlendirilir.

Çocuğun ağır zarar görmemesi bağımsız bir koşuldur

TMK m. 317, rızanın alınmamış olması yanında kaldırma sonucunda küçüğün menfaatinin ağır biçimde zedelenmemesini arar. Bu koşul, ebeveynin rıza hakkını yok saymaz; kurulmuş ilişkinin çocuk açısından sonuçlarını davanın merkezine yerleştirir. Çocuğun yaşadığı çevre, bakımın sürekliliği, güven ilişkisi, eğitim ve sağlık ihtiyaçları somut incelemenin konusudur.

Salt yetişkinler arasında kimin daha haklı olduğu yönündeki tartışma yeterli değildir. Çocuğun mevcut ilişkisiyle bağının nasıl kurulduğu, değişikliğin hangi ihtiyaçlarını etkileyeceği ve korunma gereksinimi dosyada ortaya konur. Çocuğun evlat edinen aile yanında belirli bir süre yaşamış olması, tek başına kanunda yazılı olmayan bir otomatik ret nedeni yaratmaz; TMK m. 319’daki bir yıllık hak düşürücü süre ayrıca uygulanır. Aynı şekilde biyolojik bağ da bütün diğer koşulları etkisizleştiren bir kabul garantisi değildir. Mahkeme kanunun iki unsurunu birlikte değerlendirir.

Bir yıllık süre hangi tarihten başlar?

TMK m. 319 bakımından başlangıç, evlatlık ilişkisinin kaldırılması sebebinin öğrenildiği tarihtir. Bu nedenle yalnız evlat edinme kararının tarihi veya nüfus kaydına işlenme tarihi üzerinden süre hesabı yapılmaz. Başvurucunun rıza eksikliğine ilişkin olguyu ne zaman öğrendiği ve bu öğrenmenin hangi belge veya olayla ortaya çıktığı gösterilmelidir.

Kararın tebliği, dosya inceleme tarihi, alınan nüfus kayıt örneği ve önceki yazışmalar bu konuda delil oluşturur. Dilekçede farklı olaylara aynı tarih verilmesi veya öğrenmenin belirsiz bırakılması süre tartışmasını güçleştirir. Öğrenme tarihinin açıklanması, mahkemeye yalnız bir son gün hesabı sunmak değildir; kanundaki başlangıç olayını ispat edilebilir hâle getirmektir. Süreye yakın başvurularda idari görüşmelerin sonuçlanmasını beklemek dava hakkını koruyan bir işlem sayılmaz.

Eski beş yıllık üst sınır güncel metinde yoktur

TMK m. 319’un önceki metnindeki evlat edinme işleminden itibaren her hâlde beş yıl sınırı, Anayasa Mahkemesinin 27. 12. 2012 tarihli, E. 2012/35 ve K. 2012/203 sayılı kararıyla iptal edilmiştir. Güncel resmî kanun metni bu iptali dipnotunda gösterir. Bu nedenle bugün hazırlanacak genel süre açıklamasında bir yıllık öğrenme süresine ek olarak yürürlükte bir beş yıllık üst sınır yazılması doğru değildir.

Bununla birlikte eski tarihte açılmış, kesinleşmiş veya geçmiş hukuk döneminde süre tartışmasına konu olmuş dosyalar ayrı değerlendirme gerektirir. İptal kararı, önceki bütün yargılamaların kendiliğinden yeniden açıldığı anlamına gelmez. Güncel dava hazırlanırken eski karar örneği varsa kararın tarihi ve kesinleşme durumu ayrıca incelenir. Mevcut bir yıllık süre ise kaldırılmamıştır; üst sınırın iptali bu süreyi süresiz başvuru hakkına dönüştürmez.

Altı haftalık geri alma ile kaldırma davası karıştırılmaz

TMK m. 310, rızanın tutanağa geçirilmesinden başlayan altı hafta içinde aynı usulle geri alınmasını düzenler. Bu yol, verilmiş bir rıza açıklamasının geri alınmasına ilişkindir. TMK m. 317 ise yasal neden olmadan zorunlu rızanın alınmaması üzerine kurulmuş evlatlık ilişkisinin kaldırılmasını konu alır. İki yolun başlangıç olayı, süresi ve inceleme konusu farklıdır.

Önceki rızanın usulüne uygun geri alınmasına rağmen evlat edinme kararı verilmiş olması hâlinde, geri alma tutanağı dosyanın temel belgelerinden biridir. Buna karşılık yalnız sonradan pişmanlık duyulması, kanunda sayılmayan yeni bir kaldırma nedeni oluşturmaz. Evlat edinmeye izin başvurusu kuruluş aşamasını ele alır; kaldırma talebinde kuruluş belgesinin varlığı kadar geçerli rızanın hangi aşamada mevcut olduğu araştırılır.

Ayırt etme gücü bulunan çocuğun rızası da önemlidir

TMK m. 308, ayırt etme gücüne sahip küçüğün rızasını evlat edinme için arar. Küçük vesayet altındaysa, ayırt etme gücünün bulunup bulunmadığına bakılmaksızın vesayet dairelerinin izni de gerekir. Anne ve babanın rızası ile çocuğun kendi rızası farklı koşullardır; birinin bulunması diğerinin eksikliğini otomatik olarak karşılamaz.

Bu sebeple rıza incelemesi yalnız ebeveyn imzalarının kontrolüne indirgenemez. Çocuğun işlem sırasındaki durumu, dinlenmesine ilişkin tutanak ve gereken izin kararları dosya içinde ayrı ayrı değerlendirilir. Kanunun çocuk yönünden aradığı irade açıklamasının hiç alınmaması iddiası ile görüşünün nasıl değerlendirildiğine ilişkin usul eleştirisi aynı şekilde kurulmaz. Hangi eksikliğin ileri sürüldüğü açık yazılmalı, iddia ilgili hükmün koşuluna bağlanmalıdır.

Diğer esaslı eksiklikler için TMK m. 318 uygulanır

Rıza dışında evlat edinmenin esasa ilişkin başka bir eksiklik taşıması hâlinde TMK m. 318 devreye girer. Bu hüküm Cumhuriyet savcısına veya her ilgiliye kaldırma isteme imkânı tanır. Böylece m. 317’de rızası alınması gereken kişiye tanınan özel konum ile m. 318’deki farklı başvuru çevresi birbirinden ayrılır.

Kanun ayrıca eksikliklerin sonradan ortadan kalkması veya yalnız usule ilişkin olması ile kaldırmanın evlatlığın menfaatini ağır biçimde zedelemesi durumunu düzenler. Bu nedenle her şekil eleştirisi, ilişkiyi sona erdirmeye yeterli esaslı sakatlık olarak sunulamaz. İleri sürülen eksikliğin hangi kurucu koşula ilişkin olduğu, devam edip etmediği ve çocuk üzerindeki sonuçlar birlikte gösterilir. Başvurucunun kendi sıfatına uygun hukuki nedeni seçmesi, dilekçenin yalnız başlığını değiştirmekten daha kapsamlı bir inceleme gerektirir.

Dava dosyasında hangi belgeler toplanmalıdır?

Temel belge grubu evlat edinme kararı, kesinleşme şerhi, nüfus kayıtları, rıza tutanakları ve rızanın aranmamasına ilişkin kararlardır. Bunlara tebligat evrakı, bakım ve yerleştirme kayıtları, çocuk hakkındaki değerlendirmeler ve kaldırma nedeninin öğrenildiğini gösteren belgeler eklenir. Her belge, uyuşmazlığın belirli bir unsurunu açıklamalıdır.

Dosyada bulunan bir belgenin tamamı görülmeden yalnız fotoğrafına veya aktarılmış bir cümlesine dayanmak eksik değerlendirmeye yol açar. Özellikle tutanağın tarihi, taraf kimliği ve kararın gerekçesi aynı sayfada bulunmayabilir. Belgeler kronolojik olarak sıralanırken önce kuruluş süreci, sonra öğrenme süreci ayrılır. Bu düzen, mahkemenin rıza eksikliği iddiasıyla süre hesabını birbirine karıştırmadan incelemesini sağlar; gereksiz kişisel bilgilerin dilekçede yaygın biçimde tekrarlanması ise hukuki ispatın yerini tutmaz.

Görevli mahkeme ve talebin doğru kurulması

Evlatlık ilişkisinin kaldırılması, Türk Medenî Kanunu’nun aile hukukuna ilişkin hükümlerinden doğar. 4787 sayılı Kanun m. 4 gereğince görevli mahkeme aile mahkemesidir; aile mahkemesi bulunmayan yerde kanunda öngörülen görevli asliye hukuk mahkemesi aile mahkemesi sıfatıyla bakar. Evlat edinmenin nüfusa işlenmiş olması uyuşmazlığı basit bir idari kayıt düzeltmesine dönüştürmez.

Talep sonucunda hangi evlat edinme kararıyla kurulan ilişkinin, hangi kanuni sebeple kaldırılmasının istendiği belirli olmalıdır. Dava taraflarının ve çocuk için gerekli temsil düzeninin doğru kurulması da ayrıca incelenir. Nüfus müdürlüğüne dilekçe verilerek mahkeme kararıyla kurulmuş aile ilişkisinin tek taraflı beyanla silinmesi istenemez. Hukuki ilişkinin kaldırılması ile buna bağlı kayıt işlemleri birbirini izleyen farklı aşamalardır.

Miras beklentisi tek başına kaldırma sebebi oluşturmaz

TMK m. 500, evlatlığın ve altsoyunun evlat edinene mirasçılığını düzenler. Bu miras sonucu nedeniyle başka kişilerin pay beklentisinin azalması, kendi başına TMK m. 317 veya m. 318 kapsamında bir sakatlık değildir. İlgilinin başvurusunda gerçek bir kanuni kaldırma sebebi bulunmalıdır; ekonomik hoşnutsuzluk kurucu şart eksikliği yerine kullanılamaz.

Miras uyuşmazlığı ile evlat edinmenin geçerliliği dosyaları birbirine temas etse de soruları farklıdır. Evlatlığın evlat edinen ve öz ailesinden miras hakkı mirasçılık statüsünün sonuçlarını açıklar. Kaldırma davasında ise rıza veya diğer esaslı eksiklik somutlaştırılır. Kurulmuş ilişkinin sırf malvarlığı sonuçlarından kaçınmak amacıyla keyfî biçimde sona erdirilebildiği yönünde bir kural yoktur.

Kanun yolu ile özel kaldırma davasının sınırı

Evlat edinme kararına karşı kanun yolu incelemesi ile TMK m. 317–319 çerçevesindeki kaldırma davası aynı usul işlemi değildir. Kararın tebliğ edilip edilmediği, kesinleşip kesinleşmediği ve başvurucunun önceki yargılamadaki konumu hangi yolun ele alınacağını etkiler. Yalnız bir yıllık süreye bakılarak bütün başvuruların aynı dava türünde toplanması doğru olmaz.

Dosyanın ilk incelemesinde önceki yargılamanın aşaması belirlenir; ardından mevcut kanun yolu imkânı ve özel kaldırma sebebi ayrı değerlendirilir. Bir kuruma şikâyet, aileye ihtar veya nüfus kaydına itiraz, gerekli mahkeme başvurusunun yerine kendiliğinden geçmez. Başvuru metni olayların tarihini, ileri sürülen sakatlığı ve istenen sonucu birbirine bağladığında mahkeme hukuki değerlendirmeyi somut bir dosya üzerinden yapar.

Çocuğun mevcut korunma ihtiyacı ihmal edilmez

Kaldırma davasının açılması, çocuğun mevcut bakım düzenini kendiliğinden değiştirmez. Çocuğun güvenliği, barınması veya temsili bakımından acil bir sorun varsa bu ihtiyaç, ilişkinin esasına dair talepten ayrı ve somut biçimde mahkemeye sunulur. Dosyada ciddi bir risk bulunduğunun iddia edilmesiyle bu riskin delillendirilmesi farklıdır.

Dava boyunca yetişkinlerin anlaşmazlığı çocuğun eğitim ve sağlık düzenini aksatacak kişisel müdahalelere gerekçe yapılamaz. Hukuki başvurunun amacı, kanunun aradığı koşullar altında ilişkinin yargısal olarak incelenmesidir. Tarafların kendi başlarına kayıt değiştirmesi veya çocuğun yerini zorla değiştirmesi bu incelemenin yerine geçmez. Mevcut düzenin korunmasına yahut gerekli tedbirlere ilişkin talepler, olayın gerçek ihtiyaçları ve mahkemenin yetkisi çerçevesinde açıklanmalıdır.

Evlat edinme dosyasının gizliliği delil sunumunu etkiler

TMK m. 314, evlat edinmeye ilişkin kayıtların, belgelerin ve bilgilerin mahkeme kararı olmadıkça veya evlatlık istemedikçe açıklanamayacağını düzenler. Bu özel gizlilik kuralı, kaldırma talebinde ihtiyaç duyulan belgelerin gelişigüzel kişilerden toplanıp herkese yayılabileceği anlamına gelmez. Gerekli dosya ve kayıtların mahkeme aracılığıyla getirtilmesi, hem ispatın sağlıklı yürütülmesi hem kişisel bilgilerin korunması açısından önem taşır.

Davacı hangi belgenin hangi makamda bulunduğunu ve rıza eksikliğini nasıl açıklayacağını belirtmelidir. Başka bir dosyadan alınmış eksik ekran görüntüsü, tam rıza tutanağının veya gerekçeli kararın yerine geçirilmemelidir. Gizlilik nedeniyle belgeye doğrudan ulaşılamaması, belgenin hiç bulunmadığını göstermez. Bu durumda başvuruda ilgili dosyanın getirtilmesi istenir ve eldeki bilgiyle bilinmeyen hususlar ayrılır. Çocuğun adı, doğum bilgileri ve aile geçmişi sosyal medya üzerinden paylaşılarak delil aranmamalıdır.

Aynı ayrım öğrenme tarihinin açıklanmasında da korunur. Kişinin bir aile ilişkisinden haberdar olması ile belirli bir rıza eksikliğini öğrendiğini gösteren belgeye ulaşması farklı olaylar olabilir. Başvuru sahibi bildiği tarihleri dürüstçe ve ayrı ayrı açıklamalı; davayı süresinde göstermek için kayıtlarla çelişen yeni bir öğrenme tarihi üretmemelidir. Mahkeme, evlat edinme dosyasındaki bildirimler ile sonraki başvuru belgelerini birlikte değerlendirir. Böylece gizlilik kuralı, maddi olayın araştırılmasına engel sayılmadan ve çocuğun özel hayatı gereksiz yere açığa çıkarılmadan uygulanır.

Sık sorulan sorular

Rızam alınmadıysa evlat edinme otomatik iptal olur mu?

Hayır. TMK m. 317 kapsamında yasal neden olmadan rıza alınmadığı ve kaldırmanın küçüğün menfaatini ağır biçimde zedelemeyeceği birlikte değerlendirilir. Sonucu mahkeme belirler.

Velayet diğer ebeveyndeyse benim rızam aranmaz mı?

Velayetin diğer ebeveynde bulunması tek başına TMK m. 311’deki istisnalardan biri değildir. Rıza gerekliliği ve varsa rızanın aranmaması kararı ayrıca incelenir.

Dava açma süresi kaç yıldır?

TMK m. 319’a göre kaldırma sebebinin öğrenilmesinden başlayarak bir yıldır. Başlangıç tarihi somut olay ve belgelerle belirlenir; yalnız karar tarihine bakılarak hesap yapılmaz.

Evlat edinmeden beş yıl geçtiyse dava kesin olarak kapanır mı?

Güncel m. 319’da genel beş yıllık üst sınır yoktur. Eski hüküm Anayasa Mahkemesince iptal edilmiştir. Önceden kesinleşmiş dosyaların etkisi ve bir yıllık öğrenme süresi ayrıca değerlendirilir.

Kuruma şikâyet bir yıllık süreyi korur mu?

Kuruma yapılan şikâyet, kaldırma davasının açılması değildir. İdari görüşmelerin sürmesi dava hakkını kendiliğinden korumaz; gerekli yargısal başvuru süresi içinde yapılmalıdır.

Rızayı verdikten sonra pişman olmak yeterli mi?

Sırf pişmanlık m. 317’deki rıza eksikliğiyle aynı değildir. Usulüne uygun rızanın altı hafta içinde geri alınması m. 310’a tabidir; kurulmuş ilişkinin kaldırılması ayrı koşullara bağlıdır.

Çocuğun rızası hiç alınmadıysa ne incelenir?

TMK m. 308 uyarınca işlem sırasında ayırt etme gücü bulunan küçüğün rızası gerekir. Rıza tutanağı, çocuğun durumu ve gerekli vesayet izinleri ayrı ayrı değerlendirilir.

Dava nüfus müdürlüğünde mi açılır?

Hayır. Aile hukukundan doğan bu uyuşmazlık aile mahkemesinin görevindedir. Nüfus müdürlüğü mahkeme kararıyla kurulan evlatlık ilişkisini yalnız kişinin talebiyle ortadan kaldıramaz.

Savcı da kaldırma talep edebilir mi?

TMK m. 318, rıza dışındaki esasa ilişkin diğer eksikliklerde Cumhuriyet savcısına ve her ilgiliye istem hakkı tanır. Bu düzenleme m. 317’deki özel rıza eksikliği hükmünden ayrıdır.

Miras payım azaldığı için ilişkiyi kaldırabilir miyim?

Miras beklentisinin azalması tek başına kanuni kaldırma sebebi değildir. Başvuruda m. 317 veya m. 318 kapsamında somut bir sakatlık ve diğer koşullar ortaya konulmalıdır.

Dosyanın hazırlanması ve büro iletişimi

Mersin’de yapılacak dosya incelemesinde evlat edinme kararı ile rıza ve tebligat belgeleri aynı kronolojide toplanır. Yetki, taraf sıfatı ve öğrenme tarihi somut kayıtlar üzerinden belirlenir; yalnız nüfus kayıt örneğiyle süreç tamamlanmış sayılmaz.

Resmî kaynaklar ve ilgili kanun maddeleri

Kaynak kontrol tarihi: 24 Ekim 2026. İlgili hükümler yazıda belirtilen kapsam ve koşullarıyla ele alınmıştır.

İstanbul ve Mersin ofisleri

İstanbul · Polaris Plaza

Maslak Ahi Evran Caddesi, Polaris Plaza No:21, Kat:9, 34475 Sarıyer/İstanbul

İstanbul ofisi ve iletişim

Mersin · Profit İş Merkezi

İhsaniye Mahallesi, 4903. Sokak, Profit İş Merkezi No:23, Kat:3, Daire:14, 33070 Akdeniz/Mersin

Mersin ofisi ve iletişim

Hukuki konu hakkında iletişim

İlk iletişimde konuyu, bulunduğunuz ülke veya ili ve varsa tebliğ ya da son işlem tarihini kısaca belirtebilirsiniz. T.C. kimlik numarası, sağlık verisi veya kişisel belge göndermeyiniz. Mesajlaşma tek başına hukuki görüş veya avukatlık ilişkisi oluşturmaz.

Telefonla Araİletişim Bilgileri

tarafından hazırlanmış, Av. Emirhan Keskin tarafından incelenmiştir.

Yazar Bilgisi

, Mersin Barosu 3472 sicil numarasına kayıtlıdır. Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu bünyesinde ceza, aile, iş, gayrimenkul ve ticaret hukuku alanlarında hukuki danışmanlık ve dava takibi sunmaktadır.

İnceleyen: Av. Emirhan Keskin · Mersin Barosu Sicil No: 5507

Telefon WhatsApp