B&KBakırcı & KeskinHUKUK BÜROSU
TR
TürkçeEnglishDeutschРусскийالعربية中文
Menü

Çok Modlu Taşımada Hasarın Hangi Aşamada Oluştuğu Bilinmiyorsa

Tek sözleşmeyle karayolu, denizyolu veya demiryolu kullanılarak taşınan yükte hasarın hangi aşamada oluştuğu belirlenemiyorsa, taşıyıcı bu belirsizliği tek başına sorumluluktan kurtulma sebebi yapamaz. Türk Ticaret Kanunu m.902’nin koşulları gerçekleştiğinde taşıma işleri kitabının genel hükümleri ve eşya taşıma hükümleri uygulanır. Zararın belirli bir aşamada meydana geldiği ispatlanırsa m.903 uyarınca o aşamanın hukuki rejimi değerlendirilir.

Çok modlu taşımada sözleşme, hasar ihbarı ve zarar aşamasının incelenmesi
Hasar aşamasının belirlenmesini beklemek, bildirim sürelerini durdurmaz.

Bu ayrım; kime talep yöneltileceğini, kilogram başına sorumluluk sınırını, hasar ihbarını ve dava süresini etkiler. Dosyanın merkezinde yalnız kullanılan araçlar bulunmaz. Taşımanın tek bir bütün olarak üstlenilip üstlenilmediği, yükün ilk teslimdeki durumu ve son teslimde görülen zararın taşıma dönemiyle bağlantısı belirlenir. Ticari yük taşımaları için açıklanan kurallar, taşınma eşyasına ilişkin m.905’teki özel düzenlemeyle karıştırılmaz.

Önce taşıma sözleşmesinin kapsamı belirlenir

Türk Ticaret Kanunu m.902, değişik tür araçlarla taşımaya ilişkin düzenlemenin uygulanması için şartların birlikte bulunmasını arar. Eşyanın taşınması bütünlük gösteren bir sözleşmeye dayanmalı, sözleşme kapsamında değişik tür araçlar kullanılmalı ve her taşıma türü için ayrı sözleşme yapılsaydı bunların en az ikisi farklı hükümlere tabi olmalıdır. Uygulanması gereken milletlerarası sözleşmelerdeki farklı düzenlemeler de saklıdır.

Fabrikadan nihai alıcıya kadar taşıma üstlenilmiş olması, bu bütünlüğün incelenmesinde önemlidir. Teklifin başlangıç ve bitiş noktası, kabul yazışması, taşıma ücreti ve taşıma belgesindeki teslim taahhüdü birlikte okunur. Aynı şirketin her aşama için fatura göndermesi tek başına belirleyici değildir. Şirket yalnız rezervasyon aracılığı yapmışsa, taşıyıcı sıfatı ayrıca değerlendirilir; organizasyon hizmetinin adıyla bütün yük sorumluluğu hakkında sonuç kurulmaz.

Buna karşılık gönderenin karayolu taşıyıcısıyla ayrı, denizyolu taşıyanıyla ayrı ve son teslim şirketiyle ayrı sözleşmeler yapması, tek bir bütün taşıma sözleşmesiyle aynı yapı değildir. Bu durumda her sözleşmenin kapsamı ve ilgili taşıma rejimi kendi başına incelenir. TTK m.902’nin bütün taşıma zincirlerine otomatik uygulanması, doğru davalı ve uygulanacak hukuk seçiminde hata doğurur.

Intermodal tanımı tazminat rejimini tek başına belirlemez

Taşımanın operasyonel olarak intermodal veya kombine diye adlandırılması, tazminat sorumluluğunun tamamını çözmez. Intermodal taşımacılığın yönetmelikteki tanımı aynı taşıma birimi içinde tür değişimine odaklanır. TTK m.902 ise sözleşmenin bütünlüğünü ve farklı hukuki taşıma rejimlerini esas alır. Yönetmelik kapsamındaki mesafe veya faaliyet şartlarıyla zarar talebinin şartları ayrı değerlendirilir.

Aynı konteynerin kamyondan gemiye ve yeniden kamyona alınması, sözleşmenin kim tarafından hangi kapsamda üstlenildiği sorusunu ortadan kaldırmaz. Konteyner numarası fiziksel izlenebilirliği sağlar; taşıma taahhüdünün tarafını tek başına belirlemez. Uyuşmazlık dosyasında rota tablosuyla sözleşme tablosunun ayrı hazırlanması, fiili taşıma zincirinin sözleşmesel ilişkilerle karıştırılmasını önler.

Zararın yeri bilinmiyorsa hangi hükümler uygulanır?

M.902 koşullarının bulunduğu ve uygulanması gereken milletlerarası sözleşmede farklı düzenleme olmadığı durumda, zararın aşaması belirlenemiyorsa TTK’nın taşıma işleri kitabındaki birinci ve ikinci kısım hükümleri uygulanır. M.875, taşıyıcının eşyayı teslim aldığı andan teslim ettiği ana kadar meydana gelen zıya, hasar ve teslim gecikmesinden sorumluluğunu düzenler. Birden fazla araç kullanılmış olması bu sorumluluk dönemini kendiliğinden parçalara ayırmaz.

Talepte bulunan kişi, eşyanın taşıyıcıya teslimini, taşıma sırasında oluşan kayıp veya hasarı ve zarar miktarını ortaya koyar. Başlangıçtaki ürünün zaten ayıplı olması, yetersiz ambalaj veya eşyanın doğal niteliği gibi savunmalar kendi hükümleri çerçevesinde incelenir. Taşıyıcının yalnız “hangi araçta olduğunu bilmiyoruz” açıklaması, m.876 veya m.878’deki kurtuluş koşullarının gerçekleştiğini göstermez.

M.879, taşıyıcının adamları ile taşımanın yerine getirilmesinde yararlandığı kişilerin görev sırasındaki fiil ve ihmallerini kendi fiil ve ihmali gibi değerlendirmesini öngörür. Sözleşmesel taşıyıcının taşımanın bir bölümünü başka işletmeye bırakması bu nedenle ayrı önem taşır. Müşterinin ilk olarak her taşeronun kimliğini bulup bütün iç ilişkileri çözmesi, sözleşmesel taşıyıcıya karşı talebin genel ön şartı değildir.

Hasarın bulunduğu yer ile hasarın doğduğu yer farklıdır

M.903, zıya, hasar veya gecikmeye yol açan olayın taşımanın hangi kısmında meydana geldiğinin belirli olmasını arar. Ambalajın alıcının deposunda açılması ve ürünün orada hasarlı görülmesi, zararın son karayolu aşamasında oluştuğunu tek başına ispatlamaz. Tespit anı, olayın gerçekleştiği anla aynı kabul edilmez. Islanma, sıcaklık sapması veya darbe için teknik kayıtların zaman çizelgesi gerekir.

Soğuk zincirde ürünün varışta uygun olmayan sıcaklıkta ölçülmesi tek başına bütün önceki aşamaları açıklamaz. Kayıt cihazının ham verisi, cihaz saati, konteyner enerji bağlantıları, taşıyıcıya bildirilen ayar ve aktarma kayıtları birlikte değerlendirilir. Darbe hasarında ambalajdaki izlerin niteliği ve her teslimde tutulan dış durum kayıtları önem taşır. Bilirkişiden yalnız hasar tutarı değil, oluşum mekanizması ve zamanı hakkında teknik inceleme istenir.

Konteyner mührünün sağlamlığı da sınırlı bir olguyu gösterir. Mühür yükün dışarıdan açılmasına ilişkin delil sağlar; taşımada sıcaklık bozulmadığını, konteynerin darbe almadığını veya yükün içinde kaymadığını tek başına kanıtlamaz. Bu yüzden mühür numarası, fotoğraf ve tartım kayıtları diğer verilerle birlikte okunur. Tek bir temiz teslim kağıdı teknik incelemenin yerine geçirilmez.

Belirli aşamayı kim ispatlar?

TTK m.903, zarara yol açan olayın hangi taşıma kısmında gerçekleştiğine ilişkin ispat yükünü bunu iddia eden tarafa verir. Daha düşük bir sorumluluk sınırına dayanmak isteyen taşıyıcı, zarar deniz bölümünde oluştu diyorsa bu iddiasının dayanağını gösterir. Daha elverişli bir rejim isteyen yük ilgilisi de belirli aşamaya ilişkin iddiasını somutlaştırır. Taraf sıfatı, bu özel ispat yükünü tek başına tersine çevirmez.

Zararın belirli kısma ait olduğu ispatlanınca sorumluluk, o kısım için ayrı sözleşme yapılmış olsaydı uygulanacak hükümlere göre belirlenir. Seçim, taraflardan birinin istediği taşıma hukukunu tercih etmesi değildir. Taşımanın yönü, teslim yerleri, taşıma belgesi ve milletlerarası sözleşmenin uygulama şartları birlikte değerlendirilir. Deniz bölümünün saptanması halinde deniz taşımacılığında yük hasarı kuralları bu çerçevede incelenir.

Ro-Ro taşımasında CMR m.2 ayrıca kontrol edilir

CMR Sözleşmesi m.2, yük taşıyan karayolu aracının yolculuğun bir bölümünde gemi, demiryolu, iç suyolu veya havayoluyla taşınmasına özel hüküm getirir. Sözleşmedeki koşullarla ve yük araçtan boşaltılmadan yapılan bu taşımalarda CMR bütün taşımaya uygulanır. Bu nedenle yalnız gemiye binildiği gerekçesiyle TTK m.903 üzerinden doğrudan deniz rejimine geçilmez.

M.2’deki özel istisna; zararın diğer taşıma türü sırasında meydana gelmesini, karayolu taşıyıcısının fiil veya ihmalinden kaynaklanmamasını ve yalnız o diğer taşıma türü sırasında ve nedeniyle ortaya çıkabilecek bir olaydan doğmasını gerektirir. Bu koşullar ispatlandığında maddede gösterilen diğer taşıma türüne ait sorumluluk ölçüsü değerlendirilir. Böyle bir düzenleme bulunmadığında CMR’ye dönüş kuralı da maddede yer alır.

Konteynerin araçtan ayrılarak gemiye yüklenmesiyle yüklü karayolu aracının gemide taşınması, bu incelemede aynı olgu değildir. Sefer planı, araç veya römork kaydı ve yükleme belgeleri fiziksel yapıyı göstermelidir. TTK m.902’nin milletlerarası sözleşmeleri saklı tutması nedeniyle, Türk hukukundaki genel süre ve sınırlar CMR’nin zorunlu uygulama alanına aykırı biçimde kullanılmaz.

Hasar ihbarında aşamanın bulunması beklenmez

TTK m.904/1, zarar yerinin bilinmesi, bilinmemesi veya sonradan öğrenilmesinden bağımsız olarak m.889’daki ihbar hükümlerine gönderme yapar. Açıkça görülen zıya veya hasar en geç teslim anına kadar bildirilir. Görünmeyen zıya veya hasarda teslimden sonraki yedi günlük süre dikkate alınır. Zarara yol açan terminal veya aracın belirlenmesi için beklemek, ihbar takvimini durdurmaz.

Bu sürelerde bildirim yapılmaması, m.889/1–2 kapsamında eşyanın sözleşmeye uygun teslim edildiği karinesini doğurur. Hasar alacağının her durumda otomatik sona erdiği söylenemez; fakat aksini ispat yükü bakımından önemli güçlük oluşur. Gecikmede sonuç farklıdır: m.889/3 uyarınca teslimden itibaren yirmi bir gün içinde gecikme bildirilmezse gecikmeden kaynaklanan haklar sona erer.

Teslimden sonra bildirim yazılı yapılır. M.889/4, telekomünikasyon araçlarını kabul eder; bildirim yapanın kimliği anlaşılıyorsa ayrıca imza aramaz ve sürenin korunması için zamanında gönderimi yeterli sayar. Bildirimde taşıma numarası, eşya, miktar ve gözlenen hasar açıkça belirtilir. “Bütün haklarımız saklıdır” şeklinde içeriği belirsiz bir ifade, gerekli açıklıkta zarar bildirimini karşılamaz.

M.904/1 ayrıca, son taşıma kısmına ayrı sözleşme yapılmış olsaydı uygulanacak kurallara uygun bildirimi de geçerli kabul eder. Bu düzenleme, son teslimde yerel taşıma rejimine göre hareket eden ilgilinin ihbarını korur. Ancak hangi rejimin şartlarına dayanıldığı gösterilmelidir. Süresi geçirilmiş ihbarı, en uzun görünen başka taşıma süresini seçerek sonradan geçerli hale getirmek mümkün değildir.

Tazminat hesabı ve kilogram sınırı

M.902 üzerinden genel eşya taşıma hükümleri uygulanıyorsa m.880, eşyanın taşınmak üzere teslim alındığı yer ve zamandaki değeri esas alır. Tam veya kısmi kayıpta bu değer; hasarda hasarsız değer ile hasarlı değer arasındaki fark dikkate alınır. Onarım, yeniden ambalajlama, ayrıştırma ve kalan eşyanın satış bedeli gibi kalemler gerçek zarar hesabıyla ilişkilendirilir.

M.882/1–2, ilgili gönderi veya değer kaybeden bölümün brüt ağırlığının kilogramı başına 8,33 Özel Çekme Hakkı sınırını düzenler. Bu tutar otomatik ödenecek sabit tazminat değildir; ispatlanan zarar ile kanuni üst sınır karşılaştırılır. M.882/4 uyarınca Türk lirasına çeviride taşıyıcıya teslim tarihi veya tarafların kararlaştırdığı diğer tarih dikkate alınır; sırf dava tarihinin kuru kendiliğinden kullanılmaz.

Gecikmeden doğan sorumluluk m.882/3’te taşıma ücretinin üç katıyla sınırlandırılmıştır. M.881’de zorunlu zarar tespit giderleri, m.883’te ise taşıma ücreti ve ilgili giderler ayrıca düzenlenir. Her ticari kayıp mal faturasının üzerine sınırsız biçimde eklenmez. Hangi kalemin hangi hükme dayandığı ve bir başka kalem içinde zaten bulunup bulunmadığı hesapta açıklanır.

M.886’daki sınırlamadan yararlanamama için kast veya pervasız davranışla birlikte böyle bir zararın meydana gelmesi ihtimalinin bilincinde olma koşulları ispatlanmalıdır. Her hasar, her talimat ihlali veya genel kusur iddiası kendiliğinden bu sonucu doğurmaz. Tekrarlanan sıcaklık alarmına ilişkin kayıtlar, verilen talimatlar ve müdahale bilgileri fiilin niteliğini değerlendirmeye yarar; sonuç delile göre kurulur.

Fiili taşıyıcıya doğrudan talebin sınırı

TTK m.888, fiili taşıyıcının kendisi tarafından yapılan taşıma sırasında ortaya çıkan zarardan asıl taşıyıcı gibi sorumlu olmasını düzenler. Asıl taşıyıcıyla fiili taşıyıcının müteselsil sorumluluğu da bu kapsamda değerlendirilir. Taşıma zincirinde adı geçen her işletmenin, zararın hangi aşamada oluştuğuna bakılmaksızın bütün yük için otomatik borçlu olduğu sonucuna varılmaz.

Zararın aşamasının bilinmemesi, özellikle yalnız belirli bölümü yapan fiili taşıyıcıya karşı talepte önem taşır. Asıl taşıyıcının bütün sözleşmeye dayanan sorumluluğuyla, fiili taşıyıcının kendi taşıma dönemi arasındaki fark korunur. Terminalin yalnız depolama veya elleçleme yaptığı durumlarda da hizmetin niteliği ve sözleşmesi ayrıca belirlenir. Ticari unvandaki “lojistik” sözcüğü uygulanacak sorumluluk rejimini tek başına seçmez.

Zamanaşımı hangi teslimden başlar?

TTK m.904/2’ye göre zamanaşımı teslimden başlatılıyorsa, çok modlu taşımanın sonunda gönderilene yapılan teslim esas alınır. İlk kamyondan limana veya gemiden terminale yapılan ara devirler bu bakımdan nihai teslimle karıştırılmaz. Zarar sonradan belirli aşamaya bağlandığında da m.904’ün bildirim ve zamanaşımı düzenlemesi ayrıca dikkate alınır.

M.855’in uygulandığı eşya taşımalarında temel zamanaşımı bir yıldır; teslimde başlar, tam kayıpta teslimin yapılması gereken gün esas alınır. Maddede belirtilen kast veya zararın gerçekleşme ihtimalinin bilinciyle pervasız davranış halinde üç yıllık süre düzenlenir. M.904/2, zarar yeri bilinse dahi alacağın m.855’teki süreden önce zamanaşımına uğramaması kuralını getirir. Uygulanması zorunlu milletlerarası sözleşmelerin özel hükümleri yine saklıdır.

İhbar göndermek, eksper atamak veya taraflar arasında ödeme görüşmesi yapmak, tek başına her rejimde zamanaşımını kesen işlem değildir. Süreyi koruyacak hukuki adım, uygulanacak kurala göre belirlenir. Sigorta dosyasının sonuçlanmasını veya taşıyıcının kendi taşeronundan cevap almasını beklemek, alacaklının dava süresini kendiliğinden uzatmaz. Bildirim takvimi ile dava takvimi ayrı tutulur.

Delil dosyasının hazırlanması

Başlangıç teslimine ilişkin taşıma senedi, hasarın taşıma döneminde oluştuğu tartışmasının ilk belgesidir. TTK m.858/2, iki tarafça imzalanmış senette haklı çekince yoksa eşyanın ve ambalajın dış görünüşünün iyi olduğuna, paket sayısı ile işaret ve numaraların kayda uyduğuna karine bağlar. Bu karine, kapalı paketin içindeki her ürünün teknik olarak kusursuz olduğunun sınırsız kabulü değildir.

M.858/3, ağırlık, miktar ve paket içeriği için ayrıca denetim yapılmasını ve sonucun iki tarafça imzalanan senede yazılmasını esas alır. Başlangıçta çekilmiş ürün fotoğrafları, üretim kontrolü, paketleme ve sayım tutanakları bu nedenle değerlidir. Yalnız faturada yüz adet ürün yazmasıyla taşıyıcının aynı iç miktarı fiilen denetlediği sonucu birbirine karıştırılmaz. Özellikle mühürlü konteynerde ilk yüklemenin kim tarafından yapıldığı kayıt altına alınır.

Talep dosyasında belgeler yükün hareket sırasına göre eşleştirilir: ilk teslim, her aktarma, son teslim ve hasarın ayrıntılı tespiti. Her kayıtta konteyner veya paket kimliği bulunur. Eksik aşama açıkça işaretlenir; belgesiz bölüm için kesin olay anlatısı kurulmaz. Bu yöntem, hem m.903 kapsamında ileri sürülen yer iddiasını hem genel taşıma sorumluluğunun zaman aralığını somut deliller üzerinden sınamayı sağlar.

Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.199 uyarınca elektronik veriler de belge kapsamında değerlendirilir. Sensör raporunun yalnız ekran görüntüsü yerine ham veri, cihaz kimliği ve kayıt zamanıyla korunması gerekir. Aktarma teslim tutanakları, yükleme fotoğrafları, tartım, mühür ve terminal giriş çıkış kayıtları taşıma zincirinin bütününü kurar. Sonradan düzenlenen özet tablo, dayandığı asıl kayıtların yerine geçmez.

Yükün bozulması, tamiri veya imhası nedeniyle delilin kaybolma tehlikesi varsa HMK m.400 çerçevesinde delil tespiti değerlendirilir. İncelemede eşyanın kimliği, hasar miktarı, muhtemel teknik oluşum mekanizması ve kullanılabilir kalıntı belirlenir. Zararın azaltılması için yapılan zorunlu işlemler tutanakla belgelenir. Hasarlı ürünün tamamının hiçbir kayıt tutulmadan elden çıkarılması, sonradan hem miktar hem sebep tartışmasını güçleştirir.

Çok modlu taşımada belirsiz hasar hakkında sorular

Hasarın hangi araçta oluştuğu bilinmiyorsa taşıyıcı sorumluluktan kurtulur mu?

Hayır. TTK m.902 şartları varsa genel eşya taşıma hükümleri uygulanır. Taşıyıcı, kurtuluş iddiasını ilgili kanuni koşullarla ortaya koymalıdır; aşamanın bilinmemesi tek başına yeterli değildir.

Her karayolu ve denizyolu bağlantılı taşıma tek sözleşme sayılır mı?

Hayır. Sözleşmenin bütünlüğü, taahhüdün kapsamı ve taraflar incelenir. Her aşama için ayrı bağımsız sözleşme yapılmış olması m.902 kapsamındaki yapıdan farklıdır.

Hasarın alıcının deposunda bulunması son taşıyıcıyı sorumlu yapar mı?

Tek başına yapmaz. M.903 bakımından hasarın tespit edildiği yerle zarara yol açan olayın gerçekleştiği aşama ayrılır. Teknik ve teslim kayıtları birlikte değerlendirilir.

Zararın deniz aşamasında oluştuğunu kim ispatlar?

TTK m.903 uyarınca bunu iddia eden taraf ispatlar. Bu taraf taşıyıcı da yük ilgilisi de olabilir; taraf sıfatı tek başına özel ispat yükünü değiştirmez.

Ro-Ro taşımalarında doğrudan deniz hukuku mu uygulanır?

Hayır. Yüklü karayolu aracının diğer taşıma türüyle taşınmasına ilişkin CMR m.2 koşulları ayrıca incelenir. Bu hükümde bütün taşımaya CMR uygulanması ve özel istisnası düzenlenmiştir.

Hasarın aşaması araştırılırken ihbar bekletilebilir mi?

Bekletilmemelidir. TTK m.904, aşamanın bilinmesinden bağımsız olarak m.889’a gönderme yapar. Açık hasar teslimde, görünmeyen hasar teslimden sonraki yedi gün içinde bildirilir.

Yedi günlük hasar ihbarı kaçırılınca alacak kesin sona erer mi?

M.889/1–2 bakımından sözleşmeye uygun teslim karinesi doğar. Bu, hasar alacağının otomatik sona ermesiyle aynı değildir. Gecikmede yirmi bir günlük bildirimin yapılmamasının sonucu ise hakların sona ermesidir.

Bütün hasar için kilogram başına 8,33 ÖÇH uygulanır mı?

Bu sınır, m.902 üzerinden genel eşya taşıma hükümleri uygulandığında m.882 kapsamında değerlendirilir. Bilinen zarar aşaması veya uygulanması gereken milletlerarası sözleşme farklı rejim doğurabilir.

Zamanaşımı ilk aktarma terminaline teslimde mi başlar?

Teslim esaslı zamanaşımında m.904/2, taşımanın sonunda gönderilene yapılan teslimi dikkate alır. Ara taşıyıcı veya terminal devirleri nihai teslimle aynı değildir.

Yalnız sensör raporunun ekran görüntüsünü saklamak yeterli mi?

Ham veri, cihaz kimliği, kayıt zamanı ve taşıma belgeleriyle bağlantı da korunmalıdır. Ekran görüntüsü tek başına verinin bütünlüğü ve hangi yüke ait olduğu tartışmasını çözmez.

İstanbul ve Mersin ofisleri

İstanbul · Polaris Plaza

Maslak Ahi Evran Caddesi, Polaris Plaza No:21, Kat:9, 34475 Sarıyer/İstanbul

İstanbul ofisi ve randevu

Mersin · Profit İş Merkezi

İhsaniye Mahallesi, 4903. Sokak, Profit İş Merkezi No:23, Kat:3, Daire:14, 33070 Akdeniz/Mersin

Mersin ofisi ve randevu

Hukuki konu hakkında iletişim

İlk iletişimde konuyu, bulunduğunuz ülke veya ili ve varsa tebliğ ya da son işlem tarihini kısaca belirtebilirsiniz. T.C. kimlik numarası, sağlık verisi veya kişisel belge göndermeyiniz. Mesajlaşma tek başına hukuki görüş veya avukatlık ilişkisi oluşturmaz.

Telefonla Araİletişim Bilgileri

tarafından hazırlanmış, Av. Emirhan Keskin tarafından incelenmiştir.

Yazar Bilgisi

, Mersin Barosu 3472 sicil numarasına kayıtlıdır. Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu bünyesinde ceza, aile, iş, gayrimenkul ve ticaret hukuku alanlarında hukuki danışmanlık ve dava takibi sunmaktadır.

İnceleyen: Av. Emirhan Keskin · Mersin Barosu Sicil No: 5507

Telefon WhatsApp