Şirket Bölünmesinde Planda Unutulan Mal, Alacak ve Borç Kime Geçer?
Şirket bölünmesinde bir malın veya borcun plan dışında kalması, o değeri sahipsiz bırakmaz ve borcu ortadan kaldırmaz. Türk Ticaret Kanunu m.168, tahsis edilmeyen malvarlığı için tam ve kısmi bölünmeyi ayırır. Tam bölünmede devralan şirketlere, kendilerine geçen net aktif malvarlığı oranında paylı mülkiyet düşer. Kısmi bölünmede değer devreden şirkette kalır. Alacaklar ve maddi olmayan haklar için de bu düzen kıyas yoluyla uygulanır.
Borçlar için ayrıca önemli bir hüküm vardır: Tam bölünmeye katılan şirketler, hiçbir şirkete tahsis edilmeyen borçlardan müteselsilen sorumludur. Alacaklının talebini hangi şirkete yönelteceği, borcun unutulmuş olmasıyla belirli şirkete açıkça yüklenmiş olması arasında değişir. İnceleme; bölünme türü, onaylanmış sözleşme veya plan, ek envanter ve tescil kaydı üzerinden yürütülür. Sonradan muhasebeye düşülen tek satır, bu belgelerin yerini tutmaz.

Tam bölünme ile kısmi bölünme neden ilk ayrımdır?
TTK m.159, tam bölünmede şirketin bütün malvarlığının bölümlere ayrılıp diğer şirketlere devrini düzenler. Devrolunan şirket sona erer ve unvanı sicilden silinir. Kısmi bölünmede ise malvarlığının bir veya birkaç bölümü devredilir; bölünen şirket varlığını sürdürür. Tahsis edilmemiş bir değerin hangi tüzel kişide kalacağını belirleyen bu yapısal farktır.
İşlemin ticari yazışmalarda kullanılan adına güvenmek yeterli değildir. Bölünme kararı ve sicil kaydı incelenerek hangi türün tescil edildiği saptanır. Şirket ortaklarının değişmesi, işletmedeki bir makinenin satılması veya aynı gruptaki iki şirkete fatura kesilmesi tek başına bölünme oluşturmaz. TTK m.168 ancak ilgili yapısal işlemin hukuki çerçevesi içinde uygulanır. Sicildeki tüzel kişi devamlılığı ile muhasebe biriminin kullandığı şirket kodu birbirine karıştırılmamalıdır.
Tahsis yapılmadığı hangi belgelerden anlaşılır?
TTK m.166, mevcut şirketlere devirde bölünme sözleşmesini, yeni kurulacak şirketlere devirde bölünme planını öngörür. Her iki belge yazılı yapılır ve kanundaki genel kurul onayına sunulur. İnceleme, onaylanmış son metin ile bu metnin parçası olan ekler üzerinden yapılır. Hazırlık taslağında bulunan fakat onaylı belgede yer almayan bir kayıt, kesin tahsis gibi kullanılamaz.
TTK m.167/1-b, aktif ve pasiflerin bölümlere ayrılmasını, tahsisini ve açık envanterini ister. Taşınmazlar, kıymetli evrak ve maddi olmayan değerler ayrıca gösterilir. Bir kalemin ana tabloda bulunmaması, ek listedeki açık tanım incelenmeden unutulduğu sonucunu vermez. Buna karşılık yalnız toplam bilanço değeri yazılması, tartışılan belirli malın hangi şirkete ayrıldığı sorusunu kendiliğinden cevaplamaz.
Belirsiz tahsis ile hiç tahsis bulunmaması aynı mıdır?
Bir varlığın hangi şirkete geçtiği metnin yorumu yoluyla açıkça belirleniyorsa sorun, tahsisin yokluğu olarak kurulmaz. Sözleşmenin bütünü, bölüm tanımları ve eklerin birbirine yaptığı göndermeler birlikte okunur. TBK m.19 gerçek ve ortak iradeyi esas alır. Ancak yorum, tarafların imzalamadığı yeni bir dağıtım tablosunu geriye dönük olarak yaratmanın aracı değildir.
Dosyada iki ayrı soruya yanıt verilmelidir: İlgili değer onaylı belgenin kapsamında tanımlanmış mıdır; tanımlanmışsa hangi şirkete bağlanmıştır? Aynı makinenin farklı seri numaralarıyla yazılması, iki şirkete birden gösterilmesi ve hiç yazılmaması farklı kayıt sorunlarıdır. TTK m.168 uygulanırken önce gerçek eksiklik belirlenir. Bir şirketin malı fiilen kullanması, diğer belgeler okunmadan tahsisin kanıtı kabul edilmez.
Tam bölünmede unutulan eşyanın mülkiyeti nasıl belirlenir?
TTK m.168/1-a, tahsisi yapılmayan malvarlığı konuları üzerinde devralan şirketlere paylı mülkiyet tanır. Bu hak, malın o sırada bulunduğu depoya veya onu kullanan personele göre dağıtılmaz. Devralan tüm şirketler kanundaki oranla hak sahibi olur. Malın değeri yüksek olduğu için yönetimin sonradan tek şirketi malik ilan etmesi, kanuni dağılımın yerine geçmez.
Paylı mülkiyet, her şirkete eşyanın ayrı bir fiziksel parçasının verilmesi demek değildir. Bir bütün üzerindeki paylar söz konusudur. TMK m.688 ve devamındaki paylı mülkiyet düzeni, kullanım ve tasarruf işlemlerinde ayrıca dikkate alınır. Bölünme tescilinden sonra eşyanın hangi şirket adına kaydedileceği ve bir bütün hâlinde satılacağı tartışılıyorsa, mevcut pay sahipliği önce doğru belirlenmelidir.
Paylar eşit mi, net aktif oranına göre mi hesaplanır?
Kanun, devralan şirketlerin sayısına göre otomatik eşit pay öngörmez. Ölçüt, bölünme sözleşmesi veya planına göre her şirkete geçen net aktif malvarlığının oranıdır. Şirketlerin yeni sermaye oranları, ortakların pay adedi veya sözleşmedeki oy dağılımı bu ölçütün yerine doğrudan konulamaz. Hesap, kanunda belirtilen malvarlığı aktarımına bağlanır.
İnceleme tablosunda her devralanın aldığı net aktif tutar ve toplam içindeki oran ayrı gösterilir. Bu oran, tahsis edilmemiş mal üzerindeki payı açıklamak için kullanılır; aynı malın kendisi yeniden toplamın içine eklenerek döngüsel hesap kurulmaz. Net aktif hesabında tartışma varsa hangi varlık ve borcun hangi tabloda bulunduğu somutlaştırılır. Finansal verilerin tescil dosyasındaki envanterle uyumu, hesabın denetlenebilir olması için gereklidir.
Kısmi bölünmede unutulan mal hangi şirkette kalır?
TTK m.168/1-b, kısmi bölünmede tahsis edilmeyen malvarlığının devreden şirkette kalacağını açıkça düzenler. Burada tam bölünmedeki gibi bütün devralanlara net aktif oranıyla pay dağıtılmaz. Devreden şirket yaşamaya devam ettiği için kanun, belirtilmemiş değerin bu tüzel kişide kalmasını esas alır.
Devralan şirketin aynı işkolunda çalışması veya malı kullanmak istemesi kendiliğinden mülkiyet kazandırmaz. Malın devri gerçekten amaçlanmış fakat yapılmamışsa sonraki düzeltme veya devir işlemi kendi hukuki koşullarıyla hazırlanır. Taşınmaz, tescilli araç veya başka özel sicile bağlı değerlerde gereken sicil işlemleri de ayrıca tamamlanır. Muhasebe kaydı, taşınmaz devri gibi kanunun özel işlem aradığı alanlarda tek başına hak geçişi oluşturmaz.
Unutulan müşteri alacağı kim tarafından tahsil edilir?
TTK m.168/2, ilk fıkradaki düzenin alacaklara kıyas yoluyla uygulanmasını emreder. Bu nedenle tahsisi yapılmamış müşteri alacağında da önce tam veya kısmi bölünme ayrımı yapılır. Alacağın borçlusu, yalnız kendisine en erken fatura gönderen şirketi otomatik olarak tek hak sahibi kabul edemez.
Alacağın hukuki aidiyeti belirlendikten sonra tahsil yetkisi ve ödeme belgesi hazırlanır. Birden çok hak sahibi ortaya çıkması, her birine borcun tamamını tek başına tahsil yetkisi tanındığı anlamına gelmez. Alacak üzerindeki pay ile temsil yetkisi ayrı gösterilir. Borçluya yapılan bildirimde bölünme tescili, alacağın tanımı, hak sahipleri ve yetkili tahsil düzeni açıklanır; aynı borcun farklı şirketler tarafından mükerrer tahsiline yol açan kayıtlar düzeltilir.
Marka ve başka maddi olmayan haklar nasıl ele alınır?
TTK m.168/2, maddi olmayan malvarlığı haklarını da açıkça kapsar. Önce hakkın gerçekten devreden şirketin malvarlığında bulunup bulunmadığı belirlenir. Şirketin kullandığı bir marka, yazılım veya lisansın başkasına ait olmasıyla şirketin hak sahibi olması farklıdır. Üçüncü kişiye ait hak, sırf bölünme dosyasında kullanıldığı için şirket varlığına dönüşmez.
Hak sahipliği, koruma kapsamı, sicil kaydı ve sözleşmesel kullanım yetkisi ayrı incelenir. Kanuni aidiyet sonucuyla özel sicilde yapılacak kayıt düzeltmesi de aynı işlem değildir. Bölünme planı ve tescil belgesi, ilgili sicile sunulacak hak geçişinin dayanağıyla eşleştirilir. Devredilebilirliği sözleşme veya özel kanunla sınırlı kullanım izinleri için yalnız genel malvarlığı maddesiyle sınırsız yeni lisans üretilemez.
Tam bölünmede tahsis edilmeyen borcu hangi şirket öder?
TTK m.168/3, tam bölünmeye katılan şirketlerin tahsis edilmemiş borçlardan müteselsil sorumluluğunu düzenler. Borç, hiçbir devralanın listesine yazılmadığı gerekçesiyle alacaklıya karşı ortadan kalkmaz. Hangi borcun söz konusu olduğu; sözleşme, fatura, teslim, kabul ve ödeme kayıtlarıyla belirlenir. Kanuni sorumluluk, gerçekte bulunmayan bir borcu yaratmaz.
Müteselsillik dış ilişkide alacaklının korunmasına yönelir. TBK m.163 uyarınca alacaklı, borcun tamamını veya bir kısmını borçluların hepsinden ya da yalnız birinden isteyebilir. Gerçek ödeme yapıldığında aynı borç yeniden tahsil edilmez. Bu genel çerçeve için müteselsil borç ve rücu rehberi incelenebilir. Başvuruda şirketlerin unvanları ve bölünmeye katılma sıfatları eksiksiz gösterilmelidir.
Borç belirli şirkete tahsis edilmişse aynı madde mi uygulanır?
Açıkça belirli şirkete tahsis edilmiş borçta TTK m.176’nın özel düzeni önem taşır. Kanun, önce borcu üstlenen birinci derecede sorumlu şirketi, ardından belirli koşullarla diğer şirketlerin ikinci derecedeki müteselsil sorumluluğunu düzenler. Bu sistem, hiçbir şirkete tahsis edilmeyen borca ilişkin m.168/3 ile aynı değildir.
M.176 kapsamında diğer şirketlerin takip edilebilmesi, alacağın teminat altına alınmamış olmasına ve maddede sayılan durumlardan birinin gerçekleşmesine bağlıdır. İflas, konkordato süresi, kesin aciz vesikası şartları ve belirtilen yurt dışı merkez durumları kanunda ayrı sayılır. Dolayısıyla alacaklı önce tahsisin bulunup bulunmadığını saptamalıdır. Yanlış madde seçmek, koşulsuz birinci derece talep ile koşulları bulunan ikinci derece talebin birbirine karıştırılmasına yol açar.
Alacaklı plan dışında bırakıldığını nasıl ortaya koyar?
Alacaklı, kendi borç ilişkisini gösteren belgeler yanında bölünme sözleşmesi veya planı ile borç listelerini karşılaştırır. Aranacak husus yalnız ticari unvan değildir. Fatura numarası, hesap dönemi, sözleşme tarihi, para birimi ve varsa dava veya takip bilgisi kullanılarak aynı borcun farklı ad altında yer alıp almadığı incelenir.
HMK m.190 ve m.194, dayanak vakıaların ve bunlara bağlı delillerin somutlaştırılmasını gerektirir. Talepte borcun varlığı, bölünmeye katılan şirketler, işlemin tam bölünme olduğu ve tahsis eksikliği ayrı açıklanır. Gerekli belge karşı tarafta bulunuyorsa HMK m.219–221’deki belge ibrazı düzeni değerlendirilir. Belirli bir plan eki istenmesiyle bütün şirket arşivinin gerekçesiz talep edilmesi aynı kapsamda değildir.
Tescil tarihi ile kaydın sonradan fark edilmesi ayrılır
TTK m.179/4, bölünmenin ticaret siciline tescille geçerlilik kazanmasını ve tescil anındaki envanterin geçişini düzenler. Unutulmuş kalemin aylar sonra bulunması, bölünmenin gerçekleştiği tarihi ileri taşımaz. Malın edinilmesi, borcun doğması, bölünmenin tescili ve eksikliğin öğrenilmesi dosyada ayrı tarihler olarak tutulur.
Sonradan düzenlenen bir muhasebe fişi önceki hak sahipliğini tek başına değiştirmez. Düzeltme yapılırken hangi hukuki sonucun zaten kanundan doğduğu, hangi yeni devir veya anlaşmanın ayrıca kurulacağı açıklanmalıdır. yeniden yapılanmada ETDS defterlerinin devamı bu işlemin kayıt boyutunu anlatır. Defterin yeni şirkette tutulması, planda tahsis edilmeyen malvarlığının m.168’deki aidiyet sonucuyla özdeş değildir.
Bu konu ortakların denkleştirme davasından nasıl ayrılır?
TTK m.191, birleşme, bölünme veya tür değiştirmede ortaklık paylarının ve haklarının yeterince korunmamasına ilişkin denkleştirme istemini düzenler. M.168 ise şirket malvarlığındaki belirli değer ve borcun hangi şirkete ait olduğunu açıklar. Bir değerleme hatasının iki alanda etkisi bulunması, iki talebin aynı olduğu anlamına gelmez.
Şirketin unutulmuş alacağını tahsil etmek isteyen kişiyle pay değişim oranının düzeltilmesini isteyen ortak farklı hukuki sonuç hedefler. TTK m.191 denkleştirme akçesi davası için öngörülen özel süre ve sonuçlar, tahsis edilmemiş borcun her tahsil talebine aynen uygulanmaz. Dosyada talep sahibi, istenen sonuç ve dayanak madde açıkça yazılmalıdır. Böylece malvarlığı aidiyeti tartışması yanlışlıkla yalnız ortaklık payı hesabına indirgenmez.
Sorumluluk ve başvuru dosyası hangi sırayla kurulur?
Bölünme işlemlerine katılan kişilerin kusurlarıyla şirketlere, ortaklara veya alacaklılara verdikleri zararlar TTK m.193 kapsamında ayrıca incelenir. Eksik listenin bulunması, bütün yöneticilerin otomatik olarak aynı tutarda kişisel borçlu olduğu anlamına gelmez. Kusur, zarar ve nedensellik gösterilir; şirketin asıl borcu ile hazırlık hatasından doğan ayrı zarar birbirine eklenerek çift tahsil kurulmaz.
Ticari uyuşmazlıkta görev TTK m.4–5 üzerinden, para alacağına ilişkin dava şartı arabuluculuk ise m.5/A’daki kapsam üzerinden belirlenir. Her kayıt düzeltmesi talebi para alacağı davası değildir. Başvuru dosyası; gerçek borç veya hak, onaylı plan, ek envanter, tescil, talep edilen şirket ve hesap sonucu zincirini tamamlamalıdır. Nihai istem, malın teslimi, alacağın ifası, kayıt düzeltmesi veya ayrı zarar talebinden hangisinin amaçlandığını açıkça göstermelidir.
Ödenmiş, çekişmeli ve henüz vadesi gelmemiş borçlar nasıl ayrılır?
Bölünme tarihinde borcun varlığı ile o tarihte muaccel olması ayrı meselelerdir. Bir borcun vadesinin ileride olması, onun plan ve envanter dışında bırakılmasını haklı kılmaz. Buna karşılık bölünmeden önce tamamen ifa edilmiş yükümlülük, yalnız eski faturası arşivde durduğu için yeniden borç listesine eklenmez. Sözleşme, vade ve gerçek ödeme kayıtları birlikte kontrol edilir.
Borcun dava konusu olması da varlığı kesinleşmiş bir tutarın bulunduğu anlamına gelmez. Karşı tarafın talebi, şirketin kabul ettiği kısım, savunulan ödeme ve devam eden yargılama ayrı gösterilir. M.168 sorumlu şirket düzenini belirler; alacaklının dayandığı asıl sözleşmenin koşullarını veya borçluya ait mevcut savunmaları ortadan kaldırmaz. Bölünme nedeniyle muhatabın değişmesi, borcun sebepsiz büyümesine dayanak oluşturmaz.
Borcu ödeyen devralan şirketin iç hesabı nasıl kurulur?
Alacaklıya karşı müteselsil sorumluluk ile şirketlerin kendi aralarında yükü paylaşması farklı ilişkilerdir. TBK m.167 ve168, müteselsil borçluların iç payını, payından fazlasını ifa edenin başvurusunu ve koşullarıyla halefiyeti düzenler. Ödeme yapan şirket önce gerçekten hangi borcu ne ölçüde kapattığını belgeler. Muhasebe kaydında başkasından alacak yazılması tek başına fiilî ödeme yerine geçmez.
İç ilişkiye ait sözleşme hükümleri ve yük paylaşımı, alacaklıya karşı m.168/3 korumasını kaldıran bir savunma gibi sunulmamalıdır. Devralanların aralarında belirli borcu başka şirkete yüklemeyi sonradan kararlaştırması, alacaklının haklarını kendiliğinden ortadan kaldırmaz. Rücu hesabında ödenen tutar, kendi payı, daha önceki iadeler ve diğerlerinden istenen bakiye ayrı tutulur. Aynı ödeme hem ortak borç hesabında hem rücu hesabında iki kez zarar olarak yazılmaz.
Alacaklının bölünmede teminat hakkı bu konunun yerine geçer mi?
TTK m.174 ve175, bölünmeye katılan şirketlerin alacaklılarına çağrı yapılmasını ve koşullarıyla alacakların teminat altına alınmasını ayrıca düzenler. Teminat istemi, plan dışında bırakılmış borcun hangi şirkete yöneltileceği sorusundan farklıdır. Bir teminat belgesinin bulunması, asıl borcun ödenmiş olduğunu göstermez; belgenin hangi borcu ve hangi tutarı koruduğu kontrol edilir.
M.176 ikinci derece takip bakımından teminatı özel bir koşul olarak ele alır. M.168/3 ise tam bölünmede tahsis edilmemiş borçlara ilişkin ayrı müteselsillik hükmüdür. Bu nedenle teminat, tahsis ve ifa bilgileri tek kutuda birleştirilmez. Alacaklı dosyasında planın dağıtımı, mevcut güvence ve kalan borç ayrı gösterildiğinde, başvurunun hangi maddeye dayanacağı açıklaşır. Bölünmedeki teminat takvimi, birleşmenin m.157 takviminden de bağımsız olarak okunmalıdır.
Sık sorulan sorular
Plan dışında kalan mal tam bölünmede sahipsiz mi kalır?
Hayır. TTK m.168/1-a devralan şirketlere net aktif malvarlığı oranında paylı mülkiyet tanır. Malın hangi depoda olduğu bu oranı belirlemez. Önce onaylı sözleşme veya plan ve eklerinde gerçekten tahsis bulunmadığı doğrulanır; ardından devralanlara geçen net aktifler karşılaştırılır.
İki şirket devralmışsa unutulan mal yarı yarıya mı paylaşılır?
Şirket sayısı tek başına eşit pay doğurmaz. Kanun, her devralana geçen net aktif malvarlığının oranını kullanır. Sermaye veya oy oranının bu oranla aynı olduğu ayrıca gösterilmedikçe biri diğerinin yerine kullanılamaz. Pay hesabı onaylı bölünme belgelerinden çıkarılır.
Kısmi bölünmede tahsis edilmeyen müşteri alacağı kimdedir?
TTK m.168/1-b ve ikinci fıkra uyarınca devreden şirkette kalır. Alacağın başka şirkete faturalanması veya onun personelince takip edilmesi, tek başına kanuni aidiyeti değiştirmez. Alacak ve tahsil yetkisi birbirinden ayrılarak borçluya doğru ödeme bilgisi verilmelidir.
Marka gibi maddi olmayan haklar da bu hükme girer mi?
M.168/2, maddi olmayan malvarlığı haklarını açıkça kapsar. Önce hakkın devreden şirkete ait olduğu doğrulanır. Üçüncü kişiden alınan sınırlı kullanım izniyle doğrudan hak sahipliği aynı değildir. Özel sicil ve ilgili sözleşmenin hükümleri ayrıca korunur.
Tam bölünmede listede olmayan borç silinir mi?
Hayır. M.168/3, tahsis edilmeyen borçlarda bölünmeye katılan şirketlerin müteselsil sorumluluğunu düzenler. Borcun gerçek varlığı ve tutarı yine ispatlanmalıdır. Kanun, unutulmuş bir borcun kaybolmasını önler; belgelenmemiş veya ödenmiş bir borcu yeniden yaratmaz.
Borç belirli bir şirkete yazılmışsa diğerlerine hemen gidilir mi?
Bu durumda m.176’daki birinci ve ikinci derece sorumluluk düzeni incelenir. İkinci derece takip için teminat bulunmaması ve maddede sayılan özel koşullar aranır. M.168/3’ün tahsis edilmemiş borç hükmü, açıkça tahsis edilmiş borca koşulsuz biçimde uygulanamaz.
Alacaklı bütün şirketlerden aynı parayı ayrı ayrı tahsil eder mi?
Hayır. Müteselsil sorumluluk, tek borç için birden çok başvuru muhatabı sağlar; aynı zararın veya borcun çoğaltılması değildir. Yapılan gerçek ödeme kalan borca yansıtılır. Her takipte önceki tahsilatlar ve aynı borcu kapatan işlemler güncel tutulmalıdır.
Bölünme sonrası muhasebe fişi eksik tahsisi tek başına değiştirir mi?
Tek başına değiştirmez. Tescilin ve m.168’in doğurduğu haklar ile sonradan yapılan kayıt işlemi ayrı değerlendirilir. Yeni bir devir gerekiyorsa onun hukuki koşulları yerine getirilir. Onaylı plan, sicil ve özel hak kayıtları muhasebe açıklamasıyla yok sayılamaz.
Ortağın pay karşılığı davası ile unutulan malın aidiyeti aynı mı?
Hayır. TTK m.191 ortağın pay ve ortaklık haklarının korunmasına ilişkin denkleştirmeyi düzenler. M.168 şirket varlık ve borçlarının tahsis eksikliğini çözer. İki davanın tarafı, sonucu ve süre sistemi birbirine doğrudan taşınmamalıdır; talebin amacı önce belirlenir.
İlk hangi belgeler hazırlanmalıdır?
Tam veya kısmi bölünmeyi gösteren tescil kaydı, onaylı plan veya sözleşme, ek envanter, tartışılan hak veya borcun dayanağı ve gerçek ödeme kayıtları hazırlanır. Her belge hangi soruyu yanıtladığıyla eşleştirilir. Net aktif oranı gerekiyorsa hesap ayrıca gösterilir.
Dosyanın hazırlanması ve büro iletişimi
İstanbul ve Mersin bağlantılı bölünme dosyalarında, eski şirket kayıtlarıyla devralanların envanterleri aynı tescil tarihi üzerinden karşılaştırılır. Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosunun Mersin merkezli Türkiye geneli dosya yönetiminde, unutulan alacağın tahsili ile ortakların pay karşılığı istemi ayrı hukuki talepler olarak hazırlanır.
Resmî kaynaklar ve ilgili kanun maddeleri
- 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu: m.4–5/A,134,159,166–168,174–176,179,191,193.
- 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu: m.19,162–169.
- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu: m.190,194,199,219–221.
- 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu: m.688 ve devamı.
Kaynak kontrol tarihi: 24 Ekim 2026. İlgili hükümler yazıda belirtilen kapsam ve koşullarıyla ele alınmıştır.
İstanbul ve Mersin ofisleri
İstanbul · Polaris Plaza
Maslak Ahi Evran Caddesi, Polaris Plaza No:21, Kat:9, 34475 Sarıyer/İstanbulMersin · Profit İş Merkezi
İhsaniye Mahallesi, 4903. Sokak, Profit İş Merkezi No:23, Kat:3, Daire:14, 33070 Akdeniz/MersinHukuki konu hakkında iletişim
İlk iletişimde konuyu, bulunduğunuz ülke veya ili ve varsa tebliğ ya da son işlem tarihini kısaca belirtebilirsiniz. T.C. kimlik numarası, sağlık verisi veya kişisel belge göndermeyiniz. Mesajlaşma tek başına hukuki görüş veya avukatlık ilişkisi oluşturmaz.
