İşe İade Davetinde Yeni Deneme Süresi ve İbraname Şartı Geçerli mi?
Kesinleşen işe iade kararından sonra işverenin çağrısı, işçinin bütün geçmiş alacaklarından vazgeçmesini veya yeniden deneme süresine tabi olmasını zorunlu kılan bir belge paketiyle gönderilebilir. Böyle bir çağrıda işe başlama iradesi ile imzalanması istenen ek yükümlülükler birbirinden ayrılmalıdır. İşe iade kararının uygulanması, işçiyi sanki ilk kez işe alınan bir adaymış gibi sınırsız yeni koşullara bağlama yetkisi vermez.
İş Kanunu m. 21, işe başlatma yükümlülüğünü ve başvuru sürelerini; m. 15, deneme kaydını; Türk Borçlar Kanunu m. 420 ise işçilik alacaklarının ibrasını düzenler. Bu hükümler birlikte değerlendirilir. İşçi açısından yalnızca “belgeyi imzalamıyorum” demekle yetinmek doğru bir kayıt oluşturmaz. Hangi hükme itiraz edildiği ve mahkeme kararı doğrultusunda çalışmaya hazır olunduğu açıkça bildirilmelidir. İşveren açısından da olağan personel işlemleri ile hak kaybı doğuracak yeni şartlar aynı başlık altında sunulmamalıdır.

İşe iade kararı yeni işe alım görüşmesine dönüştürülemez
4857 sayılı İş Kanunu m. 21, geçersiz fesih kararı sonrasında işçinin başvurusu üzerine işe başlatılmasını düzenler. Bu süreç, işverenin serbestçe yeni bir aday seçtiği işe alım süreci değildir. Kararın konusu, daha önce var olan iş ilişkisindeki feshin geçersizliğidir. İadenin uygulanması bu hukuki çerçevede yürütülür.
İşverenin işçinin güncel iletişim bilgilerini alması, gerekli işyeri giriş işlemlerini düzenlemesi veya görev için kanunen gerekli belgeleri kontrol etmesi ile geçmiş haklardan vazgeçmeyi şart koşması farklı işlemlerdir. Personel dosyasının güncellenmesi adı altında bütün alacakları ortadan kaldıran bir beyan eklenmesi, belgenin içeriğine göre ayrıca denetlenir. Formun başlığı sonucu belirlemez.
İşe başlama tarihi, işyeri, görev ve çalışma koşulları açık olmalıdır. Bunun yanında çağrının hangi belgeye hangi amaçla imza istediği de anlaşılmalıdır. İşyeri giriş formu ile ibraname birbirinden ayrı düzenlenirse uyuşmazlığın kapsamı görünür hâle gelir. İşverenin gerçekten işe başlatma iradesi ve işçinin gerçekten çalışma iradesi, yalnızca tek bir sözcükten değil, bütün bildirim ve fiilî davranışlardan değerlendirilir.
Belge tartışması başvuru ve işe başlatma sürelerini durdurmaz
İşçi, kesinleşen mahkeme veya özel hakem kararının tebliğinden itibaren on iş günü içinde işe başlamak üzere işverene başvurmalıdır. İş Kanunu m. 21 bu başvuruyu açıkça zorunlu tutar. Süresinde başvuru yapılmazsa fesih geçerli sayılır ve işveren yalnızca bunun hukuki sonuçlarıyla sorumlu olur. İbraname görüşmesi yapılması bu başvurunun yerine geçmez.
İşverenin işe başlatma süresi başvurudan itibaren bir aydır. Kanundaki on iş günlük süre ile bir aylık süre aynı tür takvim hesabı değildir. Başvuru tarihi, teslim veya tebliğ kaydı, işveren cevabı ve davet edilen işe başlama günü ayrı ayrı yazılır. Sonradan ek belge gönderilmesi veya görüşme istenmesi, kanunda düzenlenmeyen yeni bir süreyi kendiliğinden başlatmaz.
İşe iade kararından sonraki başvuru süreleri başlıklı içerikte süre düzeni ayrıntılı açıklanır. Koşullu çağrı dosyasında ek olarak, belgenin ne zaman verildiği ve işçinin hangi tarihte açıklama istediği önem taşır. İşçi hem yasal başvurusunu süresinde yapmalı hem de çağrıdaki sorunlu şartı gecikmeden belirtmelidir. Sadece belge üzerinde müzakere yürütüp çalışmaya başlama iradesini belirsiz bırakmak, uyuşmazlığın ispatını güçleştirir.
İşe iade edilen işçiye yeniden deneme süresi konulmasının sorunu nedir?
İş Kanunu m. 15, deneme kaydı bulunan sözleşmelerde en fazla iki aylık; toplu iş sözleşmesiyle en fazla dört aylık deneme süresi düzenler. Deneme içinde taraflara bildirim süresi ve tazminat olmadan fesih imkânı tanınır; çalışılan günlere ilişkin ücret ve diğer haklar korunur. Bu hüküm, kesinleşmiş işe iade kararını etkisizleştirmek için yeni bir fesih kapısı olarak kullanılamaz.
İade kararıyla sürdürülen eski iş ilişkisinin yerine, “yeniden deneme” başlığıyla güvencesiz bir başlangıç konulması m. 21’in uygulanmasıyla bağdaşmaz. İşverenin aynı çalışanı önceki işine döndürürken onu hiç tanımadığı yeni bir kişi gibi kabul etmesi, kararın devamlılık sonucunu göz ardı eder. Deneme kaydının iki ayla sınırlı yazılmış olması, bu temel sorunu tek başına gidermez.
Bu değerlendirme, İş Kanunu m. 15 ile m. 21’in birlikte uygulanmasının sonucudur. İşe iadenin yerine gerçekten bağımsız yeni bir iş ilişkisinin kurulup kurulmadığı iddia ediliyorsa belgelerin bütünü ayrıca incelenir. Davet yazısında “mahkeme kararı gereği dönüş” denilip sözleşmede “bütün hizmet yeniden başlar” yazılması açık bir çelişkidir. İşçi bu çelişkiyi yazılı olarak belirtir; mahkeme kararına uygun çalışma isteğini ayrıca korur.
Bütün alacaklardan vazgeçme şartı işe başlamanın ön koşulu yapılamaz
TBK m. 420, işçinin işverenden alacağına ilişkin ibra sözleşmesini sıkı koşullara bağlar. İbra yazılı olmalı; sözleşmenin sona ermesinden en az bir ay sonra düzenlenmeli; alacak türü ve miktarı açıkça gösterilmeli; hak edilen tutar eksiksiz ve banka aracılığıyla ödenmelidir. Bu şartları taşımayan ibra kesin hükümsüzdür. Genel bir “her türlü hakkımı aldım” cümlesi bütün şartların yerini tutmaz.
İşe iade dosyasında ayrıca, ilk feshin geçersizliği ve iş ilişkisinin devamı dikkate alınır. İlk çıkış tarihinden bir ay geçmiş olmasını tek başına yeterli görüp işe dönüşte bütün alacakları kapatan belge düzenlemek, m. 420’deki sona erme ve ödeme koşullarını inceleme dışı bırakır. İşçiyle işveren arasındaki ilişkinin o tarihteki hukuki durumu belirlenmelidir.
İş Kanunu m. 21’in ilk üç fıkrasındaki hükümler sözleşmeyle değiştirilemez. Bu nedenle işe başlatma yükümlülüğünü veya bu hükümlerin sonuçlarını ortadan kaldıran bir kayıt, sırf işçinin imzası bulunduğu için geçerli sayılmaz. İbranamenin geçerlilik şartları ayrı ayrı uygulanır. İşçinin işe dönme talebi ile geçmiş haklarının tahsili birbirine karşı zorunlu seçenekler gibi sunulmamalıdır.
Ödeme makbuzu ile bütün hakları kapatan ibra nasıl ayrılır?
Banka üzerinden belirli bir tutarın ödendiğini gösteren belge ile işçinin bütün alacaklarından vazgeçtiğini söyleyen belge aynı değildir. TBK m. 420, hakkın gerçek tutarda ödendiğini içermeyen ibra sözleşmeleri veya ibra beyanı taşıyan diğer ödeme belgelerinin, içerdiği miktarla sınırlı makbuz hükmünde olduğunu düzenler; bu durumda da ödemenin banka aracılığıyla yapılması gerekir.
Dolayısıyla işçiye bir ödeme yapılmış olması, belgedeki sınırsız vazgeçme cümlesinin de aynı ölçüde geçerli olduğu anlamına gelmez. Hangi kalemin ödendiği, mahkeme kararında belirlenen tutar, banka açıklaması ve imza metni birlikte karşılaştırılır. Boşta geçen süre ücreti, yargılama gideri ve başka ücret alacakları tek toplam altında bırakılmamalıdır.
İşverenin “ödeme belgesini imzala” dediği sayfanın alt kısmında ayrıca deneme süresi, kıdemin sıfırlanması veya tüm taleplerden vazgeçme hükmü bulunuyorsa bunlar ayrı işlevler taşır. Çalışan belgeyi bölümleriyle değerlendirir. Gerçekten alınmış tutarı inkâr etmek yerine, ödeme kaydı ile daha geniş hak kaybı iddiasını ayıran açık bir cevap verir. Böylece somut ödeme gerçeği ile hukuki ibra tartışması birbirine karışmaz.
Yeni sözleşme imzası isteniyorsa eski ve yeni metin nasıl karşılaştırılır?
İşveren işe dönüşte güncel bir sözleşme metni sunabilir. Metnin sunulması tek başına bütün hükümlerinin bağlayıcı olduğu anlamına gelmez. İş Kanunu m. 22, çalışma koşullarındaki esaslı değişiklik için yazılı bildirim ve altı iş günü içinde yazılı kabul düzenini öngörür. Yazılı kabul bulunmayan esaslı değişiklik işçiyi bağlamaz. İşe iade çağrısı bu usulün yerine geçen genel bir onay belgesi değildir.
Karşılaştırmada deneme kaydı, işveren şirketin kimliği, sözleşmenin süresi, hizmet başlangıcı, ücret ve çalışma yeri ayrı işaretlenir. Eski belirsiz süreli ilişkinin gerekçe gösterilmeden belirli süreli sözleşmeye çevrilmesi de kendi kanuni şartlarıyla incelenir. İş Kanunu m. 11’deki objektif koşullar, yalnızca belgeye bitiş tarihi yazılarak karşılanmış olmaz.
Görev değişikliğinde yazılı bildirim ve kabul kuralları bu noktada tamamlayıcıdır. Yeni metnin bütününe itiraz etmek yerine, hangi maddelerin eski ilişkiyi ve mahkeme kararını değiştirdiği açıkça gösterilir. Kimlik ve banka bilgilerinin güncellenmesine ilişkin olağan bölümler ile esaslı değişiklik yaratan hükümler ayrılır. Bu ayrım, hem işe başlamaya hazır olunduğunu hem de hangi hak kaybının kabul edilmediğini anlaşılır kılar.
İşçi koşullu davete cevap verirken hangi bilgileri yazmalıdır?
Cevapta önce kesinleşmiş karar ve süresinde yapılan başvuru belirtilir. Ardından davetteki işe başlama tarihi ile çağrının alındığı tarih yazılır. İşçi, karar doğrultusunda çalışmaya hazır olduğunu açıkça ifade eder. İtiraz edilen belgenin adı, tarihi ve ilgili maddesi gösterilir; yalnızca genel bir “şartları kabul etmiyorum” cümlesiyle yetinilmez.
Deneme kaydı için eski iş ilişkisinin devamına aykırılık, ibra kaydı için hangi alacakların ve hangi ödeme olmadan kapatılmak istendiği açıklanır. İşverenden bu şartlar kaldırılarak işe başlama işlemlerinin tamamlanması istenir. Belge içeriği anlaşılmıyorsa açıklama talep edilir; açıklama beklerken kanuni sürelerin durduğu kabul edilmez. Bildirimin işverene ulaştığını gösteren kayıt saklanır.
İşçinin davranışları yazılı beyanıyla tutarlı olmalıdır. İşe başlama yeri ve zamanı açıkça bildirilmişse buna ilişkin süreç ayrıca değerlendirilir. Belge tartışmasını gerekçe göstererek her çağrıyı cevapsız bırakmak, işçinin çalışmaya hazır olduğunu ispatlamaz. Buna karşılık işyerine gidilmiş olması da imzalanmamış yeni deneme veya ibra hükmünün kendiliğinden kabul edildiği anlamına gelmez. Fiilî katılım ve sözleşme değişikliğine kabul farklı olgulardır.
Cevapta talep edilen düzeltme de somut olmalıdır. Yeni deneme maddesinin çıkarılması, geçmiş haklara ilişkin genel ibra cümlesinin ayrı değerlendirilmesi ve işe giriş işlemlerinin bu şartlara bağlanmadan yürütülmesi açıkça istenir. Böyle bir cevap, işçinin bütün evrakları reddettiği iddiasıyla belirli hukuka aykırı kaydı reddettiği gerçeğinin ayrılmasını sağlar. İşveren metni düzelttiğinde önceki ve sonraki sürüm birlikte saklanır. İlk metindeki şartın kaldırılması, artık aynı itirazın devam ettiği varsayımıyla hareket edilmesini gerektirmez; yeni çağrının içeriği yeniden okunur.
İşçi işyerine geldiği hâlde imza atmadığı için içeri alınmazsa ne kaydedilir?
İşyerine geliş tarihi, saat, başvurulan birim ve görüşülen kişinin görevi not edilir. Hangi belgenin imzalanması istendiği ve imza verilmediği için hangi işlemin yapılmadığı açıkça kayda geçirilir. Tutanak hazırlanıyorsa belgeyi düzenleyen kişiler ve olayın doğrudan gözlenen kısmı belirtilir. Tahmin edilen amaçlar yerine fiilen söylenen şart ve yapılan işlem anlatılır.
İşçiye giriş kartı verilmemesi, sistem hesabının açılmaması veya görev teslim edilmemesi, olayın bütünündeki delillerdir. Bunların her biri tek başına bütün davayı otomatik sonuçlandıran bir işaret değildir. İşverenin yazılı daveti, işçinin cevabı, işyerindeki davranışlar ve sonraki bildirimler birlikte değerlendirilir. İmzalanması istenen belgenin kopyası bu karşılaştırmada önem taşır.
Gizli veya hukuka aykırı kayıt yollarına başvurmak yerine yazılı bildirim, teslim kaydı, hukuka uygun tanık anlatımı ve mevcut sistem kayıtları kullanılır. İşveren de işçiye neden işlem yapılamadığını açıkça belirtmelidir. “Gelmedi” ile “geldi fakat şu belgeyi imzalamadı” ifadeleri aynı olayı anlatmaz. Dosyanın doğru kurulması için bu iki durum birbirinden ayrılır; sonradan hazırlanan genel tutanak gerçek olayın ayrıntısını örtmemelidir.
Elektronik imza ekranlarında da aynı dikkat gerekir. Ekrandaki onay kutusunun hangi belgeye bağlandığı, indirilebilen metnin sürümü ve onay sonrası oluşan kayıt incelenir. Yalnızca işe başlama saatini teyit eden bir butonla bütün sözleşmeyi kabul ettiren buton aynı değildir. İşçiye belgenin tamamı gösterilmiyorsa okunabilir bir kopyası istenir. Kopya talebi, işe dönme başvurusunun geri alınması şeklinde yazılmamalıdır. İşveren de hangi işlemin yalnızca tebliğ, hangisinin kabul veya ibra iradesi olduğunu açık biçimde ayırmalıdır.
Daha önce ödenmiş kıdem ve ihbarın mahsup hesabı ayrı yürütülür
İş Kanunu m. 21, işçi işe başlatılırsa peşin ödenmiş bildirim süresi ücretinin ve kıdem tazminatının kanunda belirtilen ödemeden mahsup edilmesini düzenler. Bu, kanuni hesap işlemidir. Mahsup hesabı ile işçinin bütün geçmiş haklarından vazgeçmesi aynı şey değildir. İşverenin bir ödeme kalemini denkleştirme ihtiyacı, sınırsız ibraname imzalama şartını doğurmaz.
Önceki ödeme tarihleri ve tutarları, kararın parasal hükümleri ve işe başlama sonucu birlikte gösterilir. Kıdem tazminatı adıyla ödenen tutarın bir bölümü başka alacağa ilişkinse bu ayrım belgelerle açıklanır. Mahkeme kararındaki tutar ile bankada görülen ödeme farklıysa farkın kaynağı saklanmaz. İşçinin fiilen aldığı ödeme iki kez talep edilmez; işveren de olmayan ödeme için mahsup yapamaz.
Hesap mutabakatı hazırlanacaksa her alacak ve kesinti ayrı satırda yazılır. Sonuçta kalan net tutar, hangi brüt kalemlerden ve hangi yasal kesintilerden oluştuğunu göstermelidir. İşe başlatma işleminin tamamlanmasıyla parasal hesapların düzenlenmesi eş zamanlı yürütülebilir; fakat hesap belgesine eklenen haklardan vazgeçme maddeleri kendi geçerlilik koşullarını korur. Hesap ihtilafı, kararın uygulanmasını belirsiz süreye erteleyen bir gerekçe gibi kullanılamaz.
Mahkeme kararında parasal olarak belirlenmiş kalemlerin güncel işe başlama ücretiyle karıştırılması da hesap hatası yaratır. M. 21’de kararın parasal sonuçları için düzenlenen ücret esasının bulunması, fiilen işe dönüldüğünde bütün çalışma koşullarının aynı hesap cetveline indirgenmesi anlamına gelmez. Kararın hüküm fıkrası, önceki ödemeler ve dönüşte uygulanacak koşullar ayrı başlıklarda değerlendirilir. İşçiden alınan imzanın yalnızca bir hesap tablosunu gördüğünü mü yoksa o tabloya itirazdan vazgeçtiğini mi gösterdiği, belgenin açık ifadesinden anlaşılmalıdır.
Arabuluculukta işe başlatma anlaşması varsa hangi bilgiler zorunludur?
İş Kanunu m. 21, arabuluculuk sonunda işçinin işe başlatılması konusunda anlaşılmasını ayrıca düzenler. Taraflar işe başlatma tarihini, boşta geçen süreye ilişkin ücret ve diğer hakların parasal miktarını, işe başlatılmama durumundaki tazminatın parasal miktarını belirlemelidir. Bu unsurlar belirlenmezse kanun anlaşma sağlanamamış sayılacağını söyler. Genel bir “taraflar anlaştı” ifadesi yeterli değildir.
Bu özel anlaşma düzeni, işverenin tek taraflı hazırladığı personel formuyla aynı hukuki işlem değildir. Arabuluculuk belgesi bulunduğunda onun kapsamı, imzaları ve açıkça kararlaştırılan sonuçlar ayrı incelenir. İşçi kararlaştırılan tarihte başlamazsa m. 21’de gösterilen sonuç doğar. Bu nedenle işe başlama gününün belirsiz bırakılması veya sonradan tek taraflı değiştirilmesi ayrıca uyuşmazlık yaratır.
Kesinleşmiş kararın uygulanması, tarafların gerçek iradesiyle kurduğu yeni bir anlaşma ve işverence tek taraflı dayatılan belge birbirine karıştırılmamalıdır. Her belge kendi türüne ve kanuni şartlarına göre değerlendirilir. İşçi veya işveren alacağına ilişkin dava süreci doğarsa 7036 sayılı Kanun m. 3 kapsamı da gözden geçirilir. Deliller hazırlanırken mahkeme kararı, başvuru, davet, cevap ve fiilî başlama kayıtları birbiriyle bağlantılı tutulur.
Dosyanın son kontrolünde iki soruya ayrı cevap verilir: İşveren kararın gerektirdiği işe başlatmayı gerçekten sundu mu ve işçi bu çalışmayı gerçekten kabul etmeye hazır mıydı? İbraname veya deneme kaydına ilişkin itiraz bu soruların yerine geçmez; onların değerlendirilmesinde kullanılan somut veridir. Bu nedenle hukuka aykırı görülen belgeyi işaretlemek kadar, tarafların sonraki davranışlarını belgelemek de gerekir. İnceleme, tek sayfalık davetin başlığına veya tek cümlelik ret cevabına indirgenmez.
Sık sorulan sorular
İşe dönmek için bütün alacaklarımdan vazgeçmek zorunda mıyım?
Hayır. İşe iade kararının uygulanması ile ibra farklı işlemlerdir. İş Kanunu m. 21’in emredici hükümleri ve TBK m. 420’nin ibra şartları birlikte korunur.
İşveren yeniden iki aylık deneme süresi koyabilir mi?
Eski iş ilişkisinin işe iade kararıyla devamı, yeni bir deneme dönemi yaratılarak etkisizleştirilemez. M. 15’teki iki aylık üst sınırın yazılması tek başına bu kaydı hukuka uygun yapmaz.
İbranameyi reddedersem işe başlamayı da reddetmiş olur muyum?
İki irade ayrı değerlendirilir. Çalışmaya hazır olduğunuzu ve hangi ibra hükmünü kabul etmediğinizi açıkça belirtmek gerekir. Sonuç bütün bildirimler ve fiilî davranışlarla değerlendirilir.
İşveren cevap vermediğinde on iş günlük başvuru süresi uzar mı?
Kanuni başvuru süresi, kesinleşen kararın tebliğine bağlıdır. Belge görüşmesi veya işverenin sessizliği bu süreyi kendiliğinden uzatmaz; süresinde başvuru kaydı oluşturulur.
Yeni personel formunun tamamı geçersiz midir?
Her hüküm içeriğine göre incelenir. İletişim ve banka bilgilerini güncelleyen alanlarla deneme, ibra veya esaslı çalışma koşulu değişikliği yaratan kayıtlar aynı hukuki işlevi taşımaz.
Ödeme makbuzunu imzalamak bütün hakları bitirir mi?
Belgenin kapsamı ve ödeme incelenir. TBK m. 420’deki şartları taşımayan geniş ibra beyanı, gerçekten yapılan ödeme tutarından daha geniş bir kapanış sonucu yaratmaz.
İşyerine geldim fakat belgeyi imzalamadığım için alınmadım; ne önemlidir?
Tarih, saat, görüşülen birim, istenen belge ve engelleme nedeni belgelenir. İşyerine hiç gelmeme ile gelerek belirli bir hükme itiraz etme ayrı olaylardır.
Kıdem tazminatı mahsubu için bütün taleplerimden vazgeçmeli miyim?
Hayır. İş Kanunu m. 21’deki mahsup, belirli ödemeler arasında kanuni hesap işlemidir. Genel feragat veya ibra şartı bu hesap işlemiyle aynı anlama gelmez.
Davet yazısındaki yeni görev şartı ayrıca değerlendirilir mi?
Evet. Esaslı çalışma koşulu değişikliklerinde İş Kanunu m. 22’deki yazılı bildirim ve yazılı kabul düzeni uygulanır. İşe iade çağrısı bütün yeni koşulları otomatik bağlayıcı yapmaz.
Arabuluculukta işe dönüş anlaşmasında neler yazmalıdır?
M. 21 gereğince işe başlatma tarihi, boşta geçen süre ücreti ve diğer hakların miktarı ile işe başlatmama tazminatının miktarı belirlenmelidir. Bu zorunlu unsurlar eksik bırakılamaz.
Dosyanın hazırlanması ve büro iletişimi
İstanbul veya Mersin’deki işyerine yapılacak dönüşte çağrıyı gönderen şirket ile önceki işverenin kimliği karşılaştırılır. Merkez insan kaynakları biriminin başka şehirde olması, fiilî başlama yerinin belirsiz bırakılmasını haklı kılmaz. İşçinin hangi adreste, kiminle ve hangi tarihte görüşeceği açıkça kaydedilir; belge itirazı da çağrıyı yapan yetkili birime ulaştırılır.
Resmî kaynaklar ve ilgili kanun maddeleri
- 4857 sayılı İş Kanunu: m. 11, 15, 21, 22.
- 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu: m. 420.
- 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu: m. 3.
Kaynak kontrol tarihi: 24 Ekim 2026. İlgili hükümler yazıda belirtilen kapsam ve koşullarıyla ele alınmıştır.
İstanbul ve Mersin ofisleri
İstanbul · Polaris Plaza
Maslak Ahi Evran Caddesi, Polaris Plaza No:21, Kat:9, 34475 Sarıyer/İstanbulMersin · Profit İş Merkezi
İhsaniye Mahallesi, 4903. Sokak, Profit İş Merkezi No:23, Kat:3, Daire:14, 33070 Akdeniz/MersinHukuki konu hakkında iletişim
İlk iletişimde konuyu, bulunduğunuz ülke veya ili ve varsa tebliğ ya da son işlem tarihini kısaca belirtebilirsiniz. T.C. kimlik numarası, sağlık verisi veya kişisel belge göndermeyiniz. Mesajlaşma tek başına hukuki görüş veya avukatlık ilişkisi oluşturmaz.
