Mevcut Su Kuyusunda Derinleştirme ve Kullanım Değişikliği: Islah ve Tadil Belgesi 2026
Kullanma belgesi bulunan bir su kuyusunun derinliğini, verimini veya kullanım biçimini değiştirmek için mevcut belgeye dayanarak doğrudan müdahale edilemez. 167 sayılı Yeraltı Suları Hakkında Kanun m.11, bu işler bakımından DSİ’den ıslah ve tadil belgesi alınmasını ister. Kuyu uzun süredir çalışıyor olsa da sonradan yapılacak değişiklik kendi izin koşullarına tabidir.
Koruma önlemlerinin yetersiz kaldığı durumlarda ise Tüzük m.14/b özel bir ayrım yapar. Acil ve tehlikeli halde geçici önlem derhal alınır, durum on beş gün içinde bildirilir. Acil ve tehlikeli olmayan halde bir ay içinde ıslah belgesine başvurulur. Her iki yolda da kalıcı ıslah için onaylı proje, belge ve yetkili teknik gözetim gerekir.

Kullanma belgesi neden her türlü değişikliğe yetmez?
167 sayılı Kanun m.11, kullanma belgesi sahibinin kuyunun veya yeraltı suyu kaynağının verimini artırmak ya da başka bir amaç sağlamak için kendiliğinden müdahale etmesini yasaklar. Kuyunun kullanım biçiminin değiştirilmesi de aynı hüküm kapsamındadır. Belge, onaylanan mevcut işletmeyi gösterir; ileride seçilecek bütün teknik değişikliklere açık bir yetki oluşturmaz.
İlk kontrol, mevcut kullanma belgesinin hangi kuyuya, kişiye, amaca ve miktara ait olduğunun belirlenmesidir. Ardından yapılacak iş mevcut durumla karşılaştırılır. Derinleştirme, kuyunun teknik yapısına müdahaledir; kullanım amacının değiştirilmesi ise fiziksel açım yapılmasa da hukuki kapsamı etkiler. İzin incelemesi yalnız sahada kazı makinesi çalışıp çalışmayacağına indirgenemez.
Islah başvurusunun ekleri arasında kullanma belgesinin bulunması da bu bağlantıyı gösterir. Mevcut kullanma belgesindeki eksikliği, yeni müdahaleye ilişkin proje hazırlayarak kendiliğinden giderilmiş saymak doğru değildir. Dosyada önce kuyunun kayıtlı durumu ortaya konur; ardından talep edilen değişikliğin hangi mevcut izin üzerinde sonuç doğuracağı açıklanır.
Derinleştirme ve verim artırma işi nasıl tanımlanmalıdır?
Müdahalenin adı yerine içeriği belirleyicidir. İşin sözleşmede bakım, temizlik, geliştirme veya yenileme olarak adlandırılması, m.11 kapsamındaki değişikliğin izin gereğini ortadan kaldırmaz. Kuyuya fiilen ne yapılacağı, hangi teknik özelliğin değişeceği ve işlem sonunda beklenen sonuç projede gösterilmelidir. İdarenin inceleyebileceği açıklıkta bir iş tanımı hazırlanır.
Kuyunun derinliği, mevcut debisi, su seviyeleri, donanımı ve işletme şekli başlangıç verileridir. İşlem sonrası ulaşılmak istenen durum bu bilgilerle karşılaştırılır. Mevcut teknik kayıt olmadan yalnız daha fazla su elde etme hedefinin belirtilmesi, müdahalenin kapsamını açıklamaz. Önceki kuyu kütüğü bu nedenle yeni projenin önemli dayanağıdır.
Her parça değişikliğinin aynı hukuki sonucu doğurduğu yönünde genel bir liste çıkarmak da doğru olmaz. Değerlendirme kanunun müdahale ve kullanım biçimi ölçütleriyle yapılır. Özellikle derinliğe, su veren tabakalara, çekim kapasitesine veya tahsis amacına etki eden işlerde mevcut belgenin sınırı teknik rapor üzerinden açıklaştırılmalıdır.
Suyu başka amaçta kullanmak fiziksel değişiklik olmadan izin gerektirir mi?
Kanun m.11, kuyunun kullanma şeklinin değiştirilmesini açıkça ayrıca düzenler. Bu nedenle amaç değişikliği yalnız pompa veya kuyu yapısı değiştiğinde önem kazanan bir işlem değildir. Kullanma belgesinde kabul edilen faaliyet ile yeni su tüketiminin amacı karşılaştırılır. Başvuranın aynı kişi veya şirket olarak kalması bu karşılaştırmayı gereksiz hale getirmez.
Teknik Yönetmelikteki ıslah başvuru formu da suyun kullanılacağı amacı ve müdahaleden beklenen sonucu sorar. Günlük ve yıllık ihtiyaç birlikte açıklanır. İşletme kapasitesinin büyümesi, yeni üretim hattı kurulması veya sulama düzeninin değiştirilmesi hakkında yalnız ticari yatırım dosyasında bilgi bulunması, DSİ belgesinin kendiliğinden değiştiğini göstermez.
Özel kişiler arasındaki kaynak hakkı veya taşınmaz kullanım ilişkisi ayrıca incelenir. Bir özel sözleşmeyle suya erişim konusunda anlaşılması, kullanma belgesindeki kamu hukuku koşullarını genişletmez. Araziye erişim hakkı, suyun tahsis amacı ve kuyuda yapılacak teknik müdahale dosyada ayrı hukuki dayanaklarıyla gösterilmelidir.
Islah ve tadil başvurusunun ekleri nelerdir?
2011 teknik düzenlemesinin 2.7.5 maddesi, başvuru eklerini belirler: iki ıslah ve tadil projesi, bir tasdikli kuyu kütüğü, bir gerekçe raporu ve bir kullanma belgesi. Bu evrak aynı işlevi görmez. Proje yapılacak işi, kütük mevcut kuyuyu, gerekçe raporu müdahalenin nedenini, kullanma belgesi ise mevcut izin durumunu ortaya koyar.
Başvuru formunda kuyuya ait yer ve kayıt bilgileri yanında mevcut verim, statik ve dinamik seviye, günlük ve yıllık su miktarı, enerji ve kullanım amacı bilgileri bulunur. Talep edilen müdahale ve beklenen sonuç ayrıca açıklanır. Böylece mevcut kapasiteyle önerilen kapasite arasındaki fark idarece değerlendirilir; sadece yeni pompanın katalog değerinin sunulması yeterli açıklama değildir.
Dosya düzenlenirken proje, gerekçe ve formun birbirini doğrulaması gerekir. Bir belgede amaç aynı kalırken diğerinde yeni faaliyet yazılması giderilmesi gereken bir uyumsuzluktur. Başvuru sahibinin talebi netleştirmesi, hangi değişikliğin onaylandığının sonradan belirlenmesini de kolaylaştırır. Teslim edilen nüshaların sürüm ve tarihleri kayıt altında tutulmalıdır.
Proje ve uygulama sorumluluğu kime aittir?
Kanun m.17, ıslah veya tadil edilecek yeraltı suyu tesislerinin etüt, proje ve aplikasyonunu yetkili elemanların hazırladığı tasdikli projeye ve sorumluluğa bağlar. Tüzük m.7, teknik sorumlunun niteliği ve işin yürütülmesine ilişkin kuralları tamamlar. İş sahibinin yükleniciyle anlaşması bu teknik sorumluluğun ayrıca kurulması gereğini kaldırmaz.
Başvuru dosyasındaki mühendislik çalışması, sahadaki işlemden kopuk bir imza hizmeti olarak görülemez. Onaylı projenin uygulanması ve işlem verilerinin doğru kaydı gerekir. Tüzük m.13/a, teknik bilgilerin gerçeğe uygun ve eksiksiz verilmesinde uygulamaya nezaret eden jeolog, hidrojeolog veya mühendisin sorumluluğunu açıkça düzenler. Teknik veri dosyanın asli parçasıdır.
Kuyu açımında veya müdahalesinde çalışacak kişinin yeterliği ile proje sorumlusunun görevi farklıdır. Yüklenici seçiminde yalnız makine kapasitesine bakılmamalıdır. İşin yetkili kişilerce, onaylanan kapsamda yürütülmesini sağlayan görev dağılımı hazırlanmalıdır. Projenin sonradan mevcut işe uydurulması, önceden onaylı projeye dayanma yükümlülüğünün karşılığı değildir.
Başvuru yapılınca işe başlanabilir mi?
Başvurunun verilmesi ile belgenin düzenlenmesi ayrı aşamalardır. Kanun m.11, müdahaleye ıslah ve tadil belgesi alınarak girişilebileceğini belirtir. Kanun m.13 ise idarenin talebe bir ay içinde olumlu veya olumsuz cevap vermesini düzenler. Cevap süresinin varlığı, başvuru tesliminden itibaren uygulamanın serbest olduğu anlamına gelmez.
Tüzük m.6, gerekli ekleriyle başvurunun ilgili DSİ birimine resmen ulaştığı tarihi süre bakımından esas alır. Evrak kayıt belgesi ve teslim edilen eklerin listesi korunmalıdır. İdarenin ret gerekçesinin veya eksiklik bildirimlerinin dosyaya alınması, talebin hangi nedenle sonuçlandırılamadığını ortaya koyar. Belirsiz sözlü görüşmeler onay belgesinin yerine konulmamalıdır.
Teknik Yönetmelik 2.7.6, ıslah ve tadil belgesini onaylı proje ve başvuran kişiyle sınırlar. Belge başka kişiye devredilemez ve projedeki konu dışında kullanılmaz. Onaylanan derinleştirme işi sırasında farklı bir müdahaleye ihtiyaç doğması, yüklenicinin bunu tek başına uygulama kararı verebileceği anlamına gelmez; değişen kapsam yeniden değerlendirilir.
Kuyunun korunmasında hangi riskler esas alınır?
Tüzük m.14/a, koruma tedbirlerinin etüt raporu ve projede gösterilmesini ister. Yüzeyden kirli su girmesi, kötü kaliteli tabakadaki suyun iyi kaliteli suyla karışması, kuyu çevresinin bataklaşması, suyun boşa akması, toprağın tuzlanması ve çevredeki yapılara zarar verilmesi bu düzenlemede ayrı ayrı ele alınır. Amaç sadece pompanın çalışır tutulması değildir.
Tesis oluşturulurken gerekli tedbirlerin uygulanmamasından işi yaptıran teknik sorumlu; işletme sırasında koruyucu tedbirlere uyulmamasından belge sahibi sorumludur. Bu ayrım, işin hangi aşamasında hangi yükümlülüğün ihlal edildiğinin belirlenmesini sağlar. Kullanıcı, geçmişte teknik proje onaylanmış olmasını sonraki işletme tedbirlerini izlememe gerekçesi olarak kullanamaz.
Kuyu veya çekim faaliyeti sulak alanla bağlantılıysa sulak alandan su alma koşulları da ayrıca değerlendirilir. Islah projesinin kabul edilmesi, başka koruma rejimlerinin koşullarını kendiliğinden ortadan kaldırmaz. Konuma ilişkin bu inceleme proje açıklamasında görünür olduğunda, teknik değişiklikle çevresel izin arasındaki ilişki doğru kurulabilir.
Acil ve tehlikeli durumda önce hangi işlem yapılır?
Tüzük m.14/b, kullanım sırasında koruyucu tedbirler yetersiz hale geldiğinde acil ve tehlikeli durumu ayrı ele alır. Kuyu veya arazi sahibi yahut işletmeci, mümkün olan önleyici geçici tedbirleri derhal almak zorundadır. Burada ilk adım, tehlikeyi sürdürerek belge sonucunu beklemek değildir; gecikmeden uygulanabilir koruyucu önlemin alınmasıdır.
Durum, ilgili DSİ birimine on beş gün içinde yazılı veya sözlü olarak bildirilir. Süre, her türlü kuyu değişikliği için genel bir sonradan bildirim serbestliği oluşturmaz. Hüküm koruma tedbirlerinin yetersiz kaldığı acil ve tehlikeli duruma özgüdür. Geçici önlemin niteliğiyle planlanan kalıcı müdahalenin niteliği birbirinden ayrılmalıdır.
Sözlü bildirime mevzuat izin verse de dosya yönetiminde bildirimin tarihi, muhatabı, aktarılan durum ve alınan önlemler kaydedilmelidir. Bu kayıt, yeni bir kanuni şekil şartı değildir; sürenin ve içeriğin ispatına hizmet eden uygulamadır. İşletme, geçici önlemi aldıktan sonra kalıcı çözüm için gereken proje ve belge sürecini ayrıca yürütür.
Acil ve tehlikeli olmayan yetersizlikte süre nedir?
Aynı m.14/b, acil ve tehlikeli olmayan durum için bir aylık başvuru süresi öngörür. Koruma tedbirlerinin yetersiz kaldığı belirlendiğinde ıslah belgesi alınmak üzere DSİ’ye müracaat edilir. Bu süre, işin belgesiz yapılıp bir ay sonra haber verilmesine ilişkin süre değildir. Başvurunun konusu kalıcı müdahaleyi izinli biçimde gerçekleştirmektir.
Bir aylık süreyle acil durumdaki on beş günlük bildirim süresi birbirinin alternatifi olarak serbestçe seçilemez. Uygulanacak yol durumun acil ve tehlikeli olup olmadığına bağlıdır. Teknik bulgular, riskin niteliği ve koruyucu önlemlerin mevcut durumu açıklanmalıdır. Başvuran sadece daha uzun süreyi kullanmak amacıyla olayın niteliğini farklı adlandıramaz.
İşletmenin müdahale talebinde tarih sırası açık olmalıdır: sorunun tespiti, teknik değerlendirme, başvuru, onay ve uygulama. Bu sıra, hem sürenin izlenmesine hem planlanan işin kontrolüne hizmet eder. Bakım firmasıyla görüşmenin veya fiyat teklifinin alınmasının DSİ’ye yapılacak başvurunun yerine geçmediği özellikle gözetilmelidir.
Geçici tedbirden sonra kalıcı onarım belgesiz yapılabilir mi?
Tüzük m.14/b her iki durum için ortak bir son aşama öngörür. Yetkili teknik elemanların hazırladığı ıslah ve tadil projesi tasdik ettirilir, belge alınır ve çalışma yetkili fen elemanlarının gözetiminde yapılır. Acil durum nedeniyle geçici tedbir alınmış olması, kalıcı kuyusal müdahaleyi bütün izin şartlarından muaf hale getirmez.
Geçici önlemin tamamlandığı tarih ile kalıcı uygulamanın başlangıcı dosyada ayrı gösterilmelidir. Acil tedbir belgesi, arıza tespit raporu veya yüklenici tutanağı kendi işlevini görür; DSİ’nin proje onayı ve ıslah belgesi yerine geçmez. Her belge, düzenlendiği amaçla ilişkilendirilerek saklanır ve uygulama kapsamı buna göre sınırlandırılır.
Kalıcı çalışma sırasında projede öngörülmeyen teknik durum ortaya çıkması da kontrolsüz kapsam genişlemesini haklı kılmaz. Teknik sorumlu yeni durumu kayıt altına almalı, gereken idari değerlendirme yürütülmelidir. Amaç, tehlikeyi giderirken yeraltı suyu tabakalarının ve diğer tesislerin korunmasını da sürdürmektir; sadece kuyu verimini eski düzeye getirmek yeterli hedef değildir.
Derinleştirme sonrası artan debi kullanım miktarını artırır mı?
Teknik Yönetmelik 2.7.6, ıslah belgesi kapsamında sudan yararlanmayı belgede yazılı miktarla sınırlar. Kuyunun daha derine ulaşması veya daha güçlü pompa kullanılması bu miktarı otomatik olarak değiştirmez. Fiziksel çekim kapasitesiyle hukuken kabul edilen kullanım miktarı birlikte fakat ayrı veriler olarak izlenmelidir. Yeni teknik kapasitenin raporlanması tahsis kararının kendisi değildir.
Tüzük m.12, yeraltı suyu deposunun emniyetli işletilmesi için çekilecek miktarın DSİ tarafından yeniden belirlenmesine imkan verir. Değişiklik yazılı bildirilir ve belge üzerinde düzeltilir; faydalı ihtiyaç miktarı da depo kapasitesindeki değişikliğe göre ayarlanır. Belge sahibi, bu yolla yeniden belirlenen emniyetli miktarı aşamaz. İlk kuyu projesi kalıcı miktar garantisi oluşturmaz.
Bu nedenle işletmenin ıslah yatırım hesabı yalnız beklenen debiye dayanmamalıdır. Talep edilen miktar, kullanım amacı ve DSİ’nin kabul ettiği işletme koşulları birlikte değerlendirilir. Projede yıllık ve günlük tüketimin ayrı yazılması bu karşılaştırmayı mümkün kılar. Yüklenicinin teknik performans taahhüdü, kamu idaresinin su miktarına ilişkin yetkisinin yerine geçmez.
DSİ kontrolünde hangi belgeler ve sonuçlar önem taşır?
Tüzük m.10–11, belgelerin gösterilmesini ve arama, kullanma, ıslah ve tadil işlerinin DSİ tarafından kontrolünü düzenler. Uygulamanın belge ve teknik kurallara uygunluğu incelenir; uygunsuzluk tutanakla belirlenir ve gerekli tedbirler yazılı bildirilir. İşletme onaylı proje ile gerçekleşen müdahale arasındaki ilişkiyi kayıtlarıyla gösterebilmelidir.
Kanun m.18/b, m.11’e aykırılık ile arama, kullanma, ıslah ve tadil faaliyetlerinde konulan şartlara uyulmamasını idari yaptırıma bağlar. Hüküm ayrıca kuyunun kapatılmasını ve masrafın açtırandan alınmasını düzenler. Eski Tüzük metnindeki sulh mahkemesi anlatımı, 2008’de değişen kanuni idari yaptırım rejimi göz ardı edilerek güncel süreç gibi aktarılmamalıdır.
Teslim dosyasında mevcut kullanma belgesi, onaylı ıslah projesi, gerekçe raporu, kuyu kütüğü, işlem kayıtları, yapılan bildirimler ve DSİ yazışmaları bulunmalıdır. Kanun m.12 kapsamındaki belge muafiyeti özel mühendislik ve uygulama hizmetlerini bedelsiz yapmaz. Sözleşmede teknik çıktılarla bedellerin açık gösterilmesi, işin tamamlandığının hangi belgelerle kabul edileceğini belirler.
Jeotermal kuyu bakımındaki bildirim kuralı burada uygulanır mı?
Jeotermal kuyu tamir, bakım ve temizliği için özel düzenlemede yer alan bildirim usulü, 167 sayılı Kanun kapsamındaki her su kuyusuna aktarılmaz. Kaynağın hukuki niteliği ve uygulanacak mevzuat önce belirlenir. Başka bir rejimde belirli işlemler için tanınan kolaylık, burada m.11 ile kurulan belge şartını kendiliğinden kaldırmaz.
Aynı nedenle yeni kuyu açma, mevcut kuyunun ıslahı, çekilen suyun ölçülmesi ve komşuya ait su kullanım hakkı ayrı işlemlerdir. İşletme bütün bu konuları tek bir ruhsat adı altında topladığında hangi işlemin hangi belgeye dayandığı belirsizleşir. Bu yazının kapsamı mevcut kullanma belgesine bağlı kuyunun teknik veya kullanım yönünden değiştirilmesidir.
Sağlıklı dosya, mevcut durumu güvenilir teknik kayıtla ortaya koyar, değişikliğin nedenini açıklar ve uygulanacak projeyi izin sürecine bağlar. Koruma yetersizliğinde acil durum ayrımı ayrıca yapılır. Böylece hem gecikmeden alınması gereken geçici tedbir hem onay gerektiren kalıcı çalışma, kendi kanuni zamanında ve doğru sorumlularla yürütülür.
Kuyu derinleştirme ve ıslah belgesi hakkında sorular
Kullanma belgeli kuyuyu izinsiz derinleştirebilir miyim?
Hayır. 167 sayılı Kanun m.11, verimi artırmak veya başka amaç sağlamak için kendiliğinden müdahaleyi yasaklar. Derinleştirme mevcut kuyunun teknik yapısına müdahaledir. DSİ ıslah ve tadil belgesi ile onaylı proje kapsamında işlem yapılmalıdır.
Fiziksel değişiklik yapmadan suyun kullanım amacını değiştirebilir miyim?
M.11 kuyunun kullanma şeklini değiştirmeyi de ayrıca belgeye bağlar. Sahada kazı veya yeni pompa kurulumu bulunmaması bu kuralı ortadan kaldırmaz. Mevcut belgedeki amaçla yeni faaliyet karşılaştırılır; başvuru formunda kullanım amacı ve miktar açıklanır.
Islah ve tadil başvurusu için kaç proje gerekir?
Teknik Yönetmelik 2.7.5 iki ıslah ve tadil projesini ekler arasında sayar. Ayrıca bir tasdikli kuyu kütüğü, bir gerekçe raporu ve bir kullanma belgesi bulunur. Proje ile mevcut kuyuyu gösteren kütük aynı belgenin farklı adları değildir.
Başvuru verildiğinde onay beklenmeden işe başlanabilir mi?
Kanun m.11 belge alınarak müdahaleye girişilmesini düzenler. Başvurunun teslimi tek başına uygulama yetkisi oluşturmaz. İdarenin bir aylık cevap yükümlülüğü de sessizliği izin haline getirmez. Acil koruma tedbirlerine ilişkin Tüzük hükmü kendi özel koşullarında değerlendirilir.
Acil ve tehlikeli koruma yetersizliğinde kaç günde bildirim yapılır?
Tüzük m.14/b uyarınca mümkün olan önleyici geçici tedbirler derhal alınır; durum on beş gün içinde ilgili DSİ birimine yazılı veya sözlü bildirilir. Bu süre bütün kuyu müdahaleleri için genel sonradan izin veya bildirim süresi değildir.
Acil olmayan durumda ıslah başvurusu süresi nedir?
Koruma tedbirleri yetersiz kalmış fakat durum acil ve tehlikeli değilse m.14/b bir ay içinde ıslah belgesi için başvuru ister. İşin önce yapılıp sonra bildirilmesi düzenlenmez. Kalıcı uygulamanın onaylı proje ve belgeye dayanması gerekir.
Acil geçici önlem kalıcı tamir izni yerine geçer mi?
Geçmez. Tüzük her iki durumda da yetkili teknik elemanlara proje hazırlatılmasını, tasdik ve belge alınmasını, işin yetkili gözetim altında yapılmasını ister. Geçici tehlike giderimi ile kalıcı ıslah işleminin hukuki şartları ayrı tutulur.
Derinleştirme sonrası artan debinin tamamı kullanılabilir mi?
Islah sonucu artan teknik kapasite tahsis miktarını kendiliğinden yükseltmez. Teknik Yönetmelik 2.7.6 belgedeki su miktarını esas alır. Tüzük m.12 uyarınca DSİ tarafından yazılı bildirilen veya belgeye işlenen emniyetli kullanım sınırına uyulmalıdır.
Islah belgesi başka kişiye veya farklı işe devredilebilir mi?
Teknik Yönetmelik 2.7.6 belgenin başvuran kişi ve onaylanan proje için kullanılmasını düzenler; devir ve proje dışı kullanım kabul edilmez. Yüklenici değişikliği veya yeni iş ihtiyacı, belgenin kapsamını tarafların özel anlaşmasıyla genişletmez.
Jeotermal bakımın sonradan bildirim kuralı normal su kuyusuna uygulanır mı?
Kaynağın bağlı olduğu özel mevzuat kontrol edilmelidir. Jeotermal düzenlemedeki belirli bakım işlemlerine ilişkin hüküm, 167 sayılı Kanun kapsamındaki kuyulara genel muafiyet sağlamaz. Bu kuyularda m.11 ve koruma yetersizliği bakımından Tüzük m.14 esas alınır.
İstanbul ve Mersin’de mevcut kuyu değişikliği dosyaları
İstanbul ve Mersin’de işletilen mevcut kuyularda ilk kullanma belgesi ile yapılmak istenen müdahalenin teknik kapsamı birlikte incelenmelidir. Bölge adı tek başına derinleştirme izni veya miktar artışı sonucu doğurmaz. Koruma yetersizliği varsa acil durum ayrımı, bildirim tarihi ve kalıcı proje süreci dosyaya ayrı kaydedilir; başka çevresel izinlerin kapsamı da parsel üzerinden kontrol edilir.
Resmî kaynaklar ve mevzuat
- 167 sayılı Yeraltı Suları Hakkında Kanun — Bakanlık yayını — m.11–13, 17, 18; güncel idari yaptırım rejimi, nominal eski tutarlar kullanılmamıştır
- Yeraltı Suları Tüzüğü — Bakanlık yayını — m.6–14; eski m.11 mahkeme ifadesi güncel Kanun m.18 ile birlikte değerlendirilmiştir
- 7 Haziran 2011 tarihli Resmî Gazete — Yeraltı Suları Teknik Yönetmeliği değişikliği — 2.7.5–6
Son mevzuat kontrolü: 24 Ekim 2026.
İstanbul ve Mersin ofisleri
İstanbul · Polaris Plaza
Maslak Ahi Evran Caddesi, Polaris Plaza No:21, Kat:9, 34475 Sarıyer/İstanbulMersin · Profit İş Merkezi
İhsaniye Mahallesi, 4903. Sokak, Profit İş Merkezi No:23, Kat:3, Daire:14, 33070 Akdeniz/MersinHukuki değerlendirme için iletişim
Hukuki konu hakkında iletişim
İlk iletişimde konuyu, bulunduğunuz ülke veya ili ve varsa tebliğ ya da son işlem tarihini kısaca belirtebilirsiniz. T.C. kimlik numarası, sağlık verisi veya kişisel belge göndermeyiniz. Mesajlaşma tek başına hukuki görüş veya avukatlık ilişkisi oluşturmaz.
