Alacağın Devri: Bildirim ve Ödeme İçin 7 Temel Kural
Borçlar Hukuku · Hukuki Bilgilendirme
Kısa Özet
Alacağın devri, alacaklı tarafın değişmesidir; borçlunun borcu sırf bu işlem nedeniyle büyümez. TBK m.183 uyarınca kanun, sözleşme veya işin niteliği engel değilse borçlunun rızası aranmaz. Sözleşmeyle yapılan devir yazılı olmalıdır. Bildirim yapılmadan önce eski alacaklıya iyiniyetle ödeme yapan borçlu, TBK m.186 şartlarıyla borcundan kurtulur. Devir haberi geldiğinde önce alacağın kimliğini, devir belgesini ve önceki ödemeleri kontrol edin.

Alacağın devri için 7 temel kural
Telefonla arayan bir şirketin borcun artık kendisine ödenmesini istemesi, bir faturanın başka işletmeye devredilmesi veya bir alacağın teminat amacıyla aktarılması aynı temel soruyu doğurur: Gerçek alacaklı kimdir? Bu soru yalnız yeni şirketin adını öğrenerek cevaplanmaz. Borcun kaynağı, geçerli devir işlemi, bildirim tarihi ve geçmiş ödemeler bir arada değerlendirilir.
- Devrin önünde kanuni, sözleşmesel veya işin niteliğinden doğan engel bulunmamalıdır.
- Sözleşmeyle devir, yazılı geçerlilik şartına tabidir.
- Devir izni ile devrin borçluya bildirilmesi farklı işlemlerdir.
- Bildirim öncesindeki iyiniyetli ödeme için TBK m.186 koruması vardır.
- Borçlu, kanunun koruduğu savunmalarını yeni alacaklıya karşı da kullanır.
- Alacağa bağlı hakların ve belgelerin geçişi ayrıca düzenlenmiştir.
- Alacağın kime ait olduğu çekişmeliyse rastgele bir tarafa ödeme yapmak yerine TBK m.187 yolu incelenir.
Bu kuralların doğrudan kaynağı 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 183–194. maddeleridir. Özel alacak türlerindeki hükümler m.194 gereğince saklıdır. Rehber, genel alacak devrini açıklar; bütün senet, ipotek ve finansman işlemlerinin aynı şekle tabi olduğu varsayımıyla kullanılmamalıdır.
Alacağın devri ile borcun üstlenilmesi aynı şey midir?
Alacağın devri işleminde borçlu yerinde kalır, alacaklı değişir. A’nın B’den 80.000 TL alacağı bulunduğunu ve A’nın bu alacağı C’ye devrettiğini düşünün. Geçerli devirden sonra C, alacaklı sıfatıyla B’ye başvurur. B’nin borcu, C’nin devir karşılığında A’ya ödediği bedelden değil, devredilen alacağın kapsamından kaynaklanır. C alacağı indirimle satın aldı diye B’nin borcu otomatik olarak aynı oranda azalmaz.
Borcun üstlenilmesinde ise değerlendirme borçlu tarafındaki değişiklik üzerindedir. Bir kişinin başka kişinin borcunu ödemeyi vaat etmesi de her durumda alacak devri oluşturmaz. Belgenin başlığına “devir” yazılması yeterli değildir; hangi hakkın kime geçtiği ve hangi yükümlülüğün kimde kaldığı anlaşılmalıdır. Tarafları yanlış adlandırmak, yanlış kişiye ihtar veya dava yöneltilmesine neden olabilir.
Devir, borcun kaynağını da kendiliğinden değiştirmez. Satış bedelinden doğan bir alacak, yalnız başka kişiye aktarıldığı için farklı bir hizmet bedeline dönüşmez. Bu nedenle borçlu, ilk sözleşmeyi ve alacağın hangi işlemden doğduğunu saklamalıdır. Yeni alacaklının talep yazısı, ilk ilişkinin yerine geçen tek belge olarak görülmemelidir.
Borçlunun rızası ve devir yasağı nasıl değerlendirilir?
TBK m.183’ün genel kuralı borçlunun rızasının aranmamasıdır. Ancak aynı hüküm üç sınır koyar: kanun, sözleşme ve işin niteliği. Dolayısıyla “her alacak her koşulda serbestçe devredilir” sonucu çıkarılamaz. İlk sözleşmede alacağın devrini engelleyen bir kayıt bulunup bulunmadığı kontrol edilmelidir. Kanuni yasak veya kişiye sıkı bağlı nitelik taşıyan hak ayrıca incelenir.
Maddenin ikinci fıkrası, devir yasağı içermeyen yazılı borç tanımasına güvenerek alacağı edinen üçüncü kişiyi koruyan özel bir düzenleme içerir. Bu şartlarda borçlu, daha önce devredilemeyeceğinin kararlaştırıldığını devralana karşı ileri süremez. Burada belirleyici unsurlar yazılı borç tanımasının içeriği ve devralanın ona güvenerek alacağı edinmesidir. Her sözlü açıklama bu korumayı doğurmaz.
Borçludan “onay” istenmesiyle yalnız devir bilgisi verilmesi de ayrılmalıdır. Bildirimi teslim aldığını gösteren kayıt, borcun tamamını kabul ettiği veya bütün itirazlarından vazgeçtiği anlamında düzenlenmiş olmamalıdır. Borçlu imzalayacağı metni, özellikle borç tutarı, faiz, vade ve ibra ifadeleri açısından okumalıdır.
Alacağın devri sözleşmesi nasıl yazılı yapılır?
TBK m.184, sözleşmeyle alacağın devrinin geçerliliğini yazılı şekle bağlar. Alacağı ileride devretme sözü ise aynı maddede şekle bağlı tutulmamıştır. Bir devir vaadi ile tamamlanmış devir arasındaki fark, yeni kişinin hemen alacaklı sıfatıyla tahsilat yapıp yapamayacağı bakımından önemlidir. “Sonra devredeceğiz” ifadesiyle “bu alacağı devrettim” beyanı aynı hukuki işlemi anlatmaz.
Yazılı belgenin alacağı belirlenebilir kılması gerekir. Borçlunun kimliği, alacağın doğduğu sözleşme veya fatura, tutar, devredilen kısım ve varsa işlemiş faiz açıklanmalıdır. Birden fazla fatura varsa ek liste kullanılabilir. Listede aynı faturanın iki kez yer alması ya da tamamen ödenmiş kalemin devredilen bakiye içinde gösterilmesi, sonraki tahsilat hesabını hatalı hâle getirir.
İmza ve yazılı şekil konusunda TBK m.14, m.15 ve m.184 birlikte değerlendirilir. Temlik belgesinde devredenin imzası yeterlidir; devralanın imzası geçerlilik şartı değildir. Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin 25.06.2025 tarihli, E.2024/4227 ve K.2025/3569 sayılı kararında da bu ilke açıkça uygulanmıştır. Güvenli elektronik imza ile sıradan e-posta veya mesajın sonundaki isim aynı hukuki nitelikte değildir. TBK m.184 genel olarak noter zorunluluğu getirmez; özel düzenleme varsa onun şekil şartı ayrıca uygulanır. Ayrıntılı şekil incelemesi için TBK 184 yazılı şekil ve temlik sözleşmesi rehberi incelenebilir.
Devir borçluya bildirilmezse ne olur?
Devir sözleşmesinin taraflarıyla borçlu farklı kişiler olabilir. TBK m.186 bu nedenle bildirim yapılmadan önceki ödeme sorununu özel olarak düzenler. Devrin devreden veya devralan tarafından kendisine bildirilmediği borçlu, önceki alacaklıya iyiniyetle ifada bulunarak borcundan kurtulur. Alacak birkaç kez aktarılmışsa önceki devralanlardan birine yapılan iyiniyetli ödeme de hükmün kapsamındadır.
Bu koruma, bütün eski alacaklı ödemelerine açık çek değildir. Borçlu devirden haberdar olduktan sonra yalnız alıştığı hesap olduğu için eski alacaklıya ödeme yaparsa aynı korumaya dayanabileceğini varsaymamalıdır. Bildirimin tarihi, kapsamı ve borçlunun bilgisi somut delillerle belirlenir. Banka talimatının verildiği zamanla paranın hesaba geçtiği zamanın farklı olduğu durumlarda zaman çizelgesi özellikle önem kazanır.
Bildirimde yeni alacaklının tam kimliği, devredilen alacak ve ödeme hesabı açık olmalıdır. İletinin gerçekten ilgili kişilerden geldiği doğrulanmalıdır. Yalnız yeni bir IBAN yazan, borcun kaynağını göstermeyen mesaj üzerine ödeme yapılması hesap güvenliğini zayıflatır. Devir açıklamasıyla hesap değişikliği açıklaması birbirini desteklemeli, borçlu hangi borcu kapattığını ödeme kaydına yazmalıdır.
Bildirim ve ödeme tarihine ilişkin üç örnek
Örnek 1: A, B’den olan alacağını 4 ağustosta C’ye devretmiş; B’ye bildirim 12 ağustosta ulaşmış olsun. B, 8 ağustosta A’ya ödeme yapmış ve devirden habersiz olarak iyiniyetle hareket etmişse TBK m.186 değerlendirmesi gündeme gelir. Devir sözleşmesinin daha önce imzalanmış olması, bu korumayı tek başına ortadan kaldırmaz. Tarihlerle birlikte iyiniyet şartı da bulunmalıdır.
Örnek 2: B, yeni alacaklı ve devredilen borç konusunda 12 ağustosta bilgilendirilmiş; buna rağmen 15 ağustosta eski alacaklı A’ya ödeme yapmış olsun. B’nin yalnız “A’nın hesabı kayıtlıydı” demesi aynı sonuca ulaşmak için yeterli değildir. Eski ödeme talimatının kaldırılması, yeni alacaklının kimliğinin doğrulanması ve borcun kime ödeneceğinin açıklığa kavuşturulması gerekir.
Örnek 3: B’nin toplam borcu 100.000 TL, bildirimden önceki belgeli ödemesi 30.000 TL olsun. Devir belgesinde 100.000 TL yazması, geçerli olarak ödenmiş kısmı tekrar borç hâline getirmez. B, önceki ödemesini yeni alacaklıya bildirir ve dekontla hangi borca ait olduğunu açıklar. Bu örnekler varsayımsaldır; işlem belgeleri görülmeden gerçek bir borcun kesin bakiyesi belirlenemez.
Borçlu yeni alacaklıya karşı hangi savunmaları yapabilir?
TBK m.188, borçlunun devri öğrendiği sırada devredene karşı sahip olduğu savunmaları devralana karşı da ileri sürebileceğini düzenler. Böylece alacağın devri, borçlunun önceki ilişkiye bağlı savunmalarını sırf kişi değişikliği nedeniyle ortadan kaldırmaz. Ödeme, borcun doğmadığı iddiası, vade veya diğer savunmaların dayanağı somutlaştırılmalıdır. Her savunma kendine ait belge ve tarihle açıklanır.
Yeni alacaklıya gönderilen cevapta ilk sözleşme, ilgili fatura ve ödeme kaydı eşleştirilmelidir. Borçlu “borcum yok” demekle yetinmek yerine hangi kaleme neden karşı çıktığını belirtmelidir. Borcun bir bölümü kabul ediliyor, başka bölümü çekişmeli kalıyorsa bu ayrım açık kurulmalıdır. Alacaklı değişikliği nedeniyle gelen yazıyı cevapsız bırakmak, varsa icra veya dava evrakının sürelerini ortadan kaldırmaz.
Hakkında takip başlayan kişi bakımından başvuru yolu kullanılan takibe göre belirlenir. Maddi hukuk savunması ile ödeme emrine karşı yapılacak usul işlemi aynı şey değildir. Borç bulunmadığı iddiasının dava boyutu için menfi tespit davası rehberindeki takip öncesi ve sonrası ayrım ayrıca ele alınmalıdır.
Devredene karşı alacak varsa takas mümkün müdür?
Alacağın devri sırasında borçlunun eski alacaklıdan kendisinin de alacaklı olması sık görülür. TBK m.188’in ikinci fıkrası, borçlunun devri öğrendiği anda henüz muaccel olmayan alacağını özel koşulla korur: bu karşı alacak, devredilen alacaktan önce veya onunla aynı anda muaccel olmalıdır. Devir bildirimi tarihinin kaydı bu nedenle yalnız ödeme adresi bakımından önem taşımaz.
Örneğin devredilen alacak 30 eylülde, borçlunun devredene karşı alacağı 15 eylülde muaccel olacaksa tarihler bu koşul bakımından karşılaştırılır. Karşı alacağın 15 ekimde muaccel olması aynı değerlendirmeyi vermez. Genel takas şartları ve varsa özel sınırlamalar da incelenir. Karşılıklı hesap bulunduğu için her iki borcun kendiliğinden ortadan kalktığı varsayılmamalıdır.
Dosyada karşı alacağın sözleşmesi, doğum tarihi, vadesi ve tutarı ayrı gösterilmelidir. Yalnız muhasebe ekranındaki bakiye, bu tarihlerin tamamını açıklamayabilir. Ticari defter kaydıyla hukuki takas hakkının şartlarını aynı kavram gibi kullanmak, bildirimin içeriğinde eksikliğe yol açar.
Faiz, teminat ve belgeler yeni alacaklıya geçer mi?
TBK m.189’a göre devredenin kişiliğine özgü olanlar dışındaki öncelik hakları ve bağlı haklar alacakla birlikte geçer. İşlemiş faizler de asıl alacakla birlikte devredilmiş sayılır. Buna karşılık devrin bütün teminatlar için hiçbir ek kayıt incelemesi gerektirmediği sonucu çıkarılmamalıdır. Özel hak türüne ve sicil düzenine ilişkin hükümler kontrol edilmelidir.
TBK m.190 devredene belge ve bilgi verme yükümlülüğü yükler. Alacak senediyle ispat belgelerinin yeni alacaklıya teslimi, borçlunun savunmalarını doğru değerlendirmek için de gereklidir. Önceki ödeme makbuzları saklanıp yalnız ilk fatura devredilirse tahsilat dosyası gerçek bakiyeyi göstermez. Eksik belge, alacağın varlığı ile ispatı arasındaki ayrımı daha da önemli hâle getirir.
Devralan açısından teslim listesi hazırlanması işlevseldir. İlk sözleşme, ekler, fatura veya hakediş, teslim kaydı, ihtarlar ve ödeme dökümü ayrı başlıklara konulabilir. Listeye alınmış bir belgenin gerçekten teslim edilip edilmediği kontrol edilir. Bu hazırlık, alacağın geçerli olarak doğduğunu veya tamamen tahsil edileceğini tek başına garanti etmez.
Devreden alacağın varlığından ve tahsilinden sorumlu mudur?
TBK m.191, bir edim karşılığı yapılan devirde devredenin, devir sırasında alacağın varlığını ve borçlunun ödeme gücünü garanti ettiğini düzenler. Bedelsiz devirde veya kanun gereği geçişte aynı garanti sonucu öngörülmemiştir. İşlemin karşılıklı olup olmadığı bu nedenle sözleşmenin yalnız fiyat bölümüne ilişkin teknik bir ayrıntı değildir.
Garanti kapsamındaki istemler TBK m.193’te sayılır. Verilen karşı edimin faiziyle geri istenmesi, devir giderleri, sonuçsuz tahsil girişimlerinin giderleri ve maddede belirtilen şartlarla diğer zararlar ayrı kalemlerdir. Devralanın her zararını otomatik olarak eski alacaklıya yükleyebileceği varsayımıyla hareket edilmemelidir. İstenen tutarın hangi hukuki kaleme dayandığı açıklanır.
İfaya yönelik devir ayrıca TBK m.192’de düzenlenir. Borca mahsup edilecek tutar belirlenmemişse, devralanın tahsil ettiği veya gereken özeni gösterseydi tahsil edebileceği tutar önem taşır. Alacağın bir borcu ödemek amacıyla devriyle alacağın bağımsız olarak satılması aynı hesap sonucu doğurmayabilir. Belgenin gerçek amacı açık yazılmalıdır.
İki kişi aynı alacağı istiyorsa kime ödeme yapılır?
Alacağın kime ait olduğu çekişmeliyse TBK m.187 uygulanır. Borçlu ifadan kaçınabilir ve borcun konusunu hâkimin belirlediği yere tevdi ederek borçtan kurtulabilir. Çekişmeyi bildiği hâlde taraflardan birine ödeme yapan borçlu, doğacak sonuçlardan sorumlu olur. En çok arayan kişiyi veya ilk IBAN göndereni seçmek hukuki aidiyet sorununu çözmez.
Tevdi için borçlunun kendi belirlediği herhangi bir hesaba para yatırması yeterli değildir. Hâkim tarafından belirlenen yer ve işlemin koşulları esas alınır. Mahkemede devam eden aidiyet çekişmesi henüz sonuçlanmamış ve borç muaccelse, taraflardan her biri borçluyu tevdiye zorlayabilir. Başvuruda devir belgeleri, karşılıklı talepler ve vade bilgisi birlikte hazırlanır.
Başvuru öncesi belge listesi ve kanuni kaynak
İnceleme dosyasına ilk borç ilişkisini gösteren sözleşme, yazılı devir belgesi, ek alacak listesi, bildirim ve teslim kayıtları, ödeme dekontları, varsa karşı alacak belgeleri konulur. Devralanın kimliğiyle banka hesabının sahibinin uyuşması kontrol edilir. Kamuya açık bir şirket adı görmek, gelen mesajın o şirketten çıktığını tek başına doğrulamaz.
Bu yazının hukuki çerçevesi Bakanlık tarafından yayımlanan Türk Borçlar Kanunu m.14–15 ve m.183–194 hükümleridir. Sözleşmenin sona ermesi ayrıca tartışılıyorsa sözleşmeden dönme ve fesih ayrımı değerlendirilir. Bu rehber genel bilgilendirme niteliğindedir; somut alacağın geçerliliği veya tahsil sonucu hakkında kişiye özgü karar yerine geçmez.
Alacağın devri hakkında sıkça sorulan sorular
Borcum devredilmeden önce benim iznim alınmak zorunda mı?
TBK m.183 genel olarak borçlunun rızasını aramaz. Kanun, sözleşme veya işin niteliğinden doğan engeller saklıdır. İlk sözleşmedeki devir yasağı ve maddenin yazılı borç tanımasına ilişkin istisnası birlikte incelenir.
Alacağın devri mutlaka noterde mi yapılır?
TBK m.184 genel devir için yazılı geçerlilik şartı getirir; bütün alacaklar için genel noter zorunluluğu koymaz. Devredilen hakka ilişkin özel şekil veya sicil hükmü varsa ayrıca uygulanır.
Yeni alacaklıyı öğrenmeden eski alacaklıya ödeme yaptım; tekrar öder miyim?
Devir bildirilmeden eski alacaklıya iyiniyetle yapılan ödeme, TBK m.186 kapsamında borçtan kurtarır. Bildirim ve ödeme tarihleriyle iyiniyet koşulu birlikte gösterilmelidir. Her eski alacaklı ödemesi otomatik olarak korunmaz.
Yeni şirket alacağı ucuza aldıysa borcum da azalır mı?
Alacağın satın alma bedeli ile borçlunun mevcut borcu farklıdır. Sırf devralan daha düşük bedel ödedi diye borç aynı oranda azalmaz. Ödeme, indirim anlaşması veya başka bir sona erme sebebi ayrıca incelenir.
Önceki alacaklıya ödediğim taksitleri yeni kişiye de gösterebilir miyim?
Evet. TBK m.188’in koruduğu savunmalar devralana karşı da ileri sürülebilir. Her dekontun hangi borç ve döneme ilişkin olduğu açıklanmalıdır. Geçerli biçimde ödenmiş tutar yalnız devir belgesine tekrar yazıldığı için yeniden doğmaz.
Yalnız WhatsApp mesajı alacağı devretmeye yeter mi?
Hayır. Devredenin güvenli elektronik imzasını taşımayan sıradan WhatsApp veya e-posta mesajı, TBK m.184’teki imzalı yazılı şekil şartını tek başına karşılamaz. Mesaj devir bildiriminin ispatında kullanılabilir; ancak bildirim ile geçerli temlik sözleşmesi aynı işlem değildir.
Alacağın devri işlemiş faizi de kapsar mı?
TBK m.189 asıl alacakla birlikte işlemiş faizlerin de devredilmiş sayılacağını düzenler. Devir kapsamı, faiz hesabı ve borçlunun mevcut savunmaları birlikte incelenir. Alacaklı değişikliği sınırsız yeni faiz belirleme yetkisi yaratmaz.
İki ayrı kişi aynı borcu istiyorsa parayı kendi hesabımda bekletmem yeterli mi?
TBK m.187 ifadan kaçınma ve hâkimin belirleyeceği yere tevdi düzenlemesi içerir. Borçtan kurtaran tevdi, borçlunun kendi seçtiği hesaba para ayırmasından farklıdır. Alacağın aidiyetine ilişkin çekişme belgelenmelidir.
Devralan hiç tahsilat yapamazsa eski alacaklıya dönebilir mi?
TBK m.191–193 kapsamında devrin karşılıklı olup olmadığı, garanti kapsamı, alacağın devir anındaki durumu ve talep edilen zarar kalemi belirlenir. Bedelsiz devirde aynı garanti rejimi uygulanmaz. Tahsil edilememesi tek başına bütün talepleri doğrulamaz.
Devir bildirimi gelince ödeme emrine itiraz sürem değişir mi?
Alacak devri bilgisi, icra evrakındaki kanuni süreleri kendiliğinden değiştirmez. Borca ilişkin savunmayla takip türünün gerektirdiği başvuru birlikte değerlendirilir. Yeni alacaklıyla yazışıldığı için resmî tebligatın göz ardı edilmemesi gerekir.
Hukukçu İncelemesi ve E-E-A-T
Hukukçu incelemesi: Av. Halil Bakırcı, Mersin Barosu Sicil No: 3472. İçerik 13 Eylül 2026 tarihinde TBK m.14-15 ve m.183-194 ile 25.06.2025 tarihli Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2024/4227, K.2025/3569 sayılı kararındaki yazılı şekil ve imza yaklaşımı yönünden yeniden incelenmiş ve güncellenmiştir.
Mersin Ofisi
Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu — İhsaniye, 4903. Sk. Profit İş Merkezi No:23 Kat:3 Daire:14, 33070 Akdeniz/Mersin.
İstanbul Ofisi – Polaris Plaza, Maslak / Sarıyer
Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu
Maslak Ahi Evran Caddesi, Polaris Plaza No:21, Kat:9, 34475 Sarıyer/İstanbul
İstanbul ve Mersin’deki fiziksel ofislerimizden Türkiye genelindeki dosyalar, görev ve yetki kuralları ile gerekli yerel işlemler dikkate alınarak koordine edilir. Yüz yüze görüşme için randevu sırasında tercih ettiğiniz ofisi belirtiniz.
İstanbul ofisini Google Haritalar’da açın · İletişim ve randevu
Hukuki konu hakkında iletişim
İlk iletişimde konuyu, bulunduğunuz ülke veya ili ve varsa tebliğ ya da son işlem tarihini kısaca belirtebilirsiniz. T.C. kimlik numarası, sağlık verisi veya kişisel belge göndermeyiniz. Mesajlaşma tek başına hukuki görüş veya avukatlık ilişkisi oluşturmaz.
