B&KBakırcı & KeskinHUKUK BÜROSU
TR
TürkçeEnglishDeutschРусскийالعربية中文
Menü

Tanık Listesi Sonradan Değiştirilebilir mi? HMK 240 Kapsamında İkinci Tanık Listesi Yasağı

Kısa cevap: HMK m. 240/2 uyarınca ikinci tanık listesi verilemez; ilk listeye sonradan yeni bir kişi eklenmesi ile mevcut tanığın kimlik veya adres bilgisinin düzeltilmesi farklıdır. Bununla birlikte hiç liste verilmemiş olması bakımından HMK m. 243/1’de özel bir düzenleme vardır: Tanık listesi için kesin süre ve dinleme günü belirlenmişse, liste sunulmamış olsa da o duruşmada hazır bulundurulan tanıklar dinlenir. Bu hüküm, daha önce verilmiş listeyi genişletme hakkı yaratmaz. Gösterilen tanık delilinden vazgeçmek ise HMK m. 196 uyarınca karşı tarafın açık iznine bağlıdır.

Tanık Listesi Nedir?

Tanık listesi, bir hukuk davasında tarafın tanık deliline dayanması hâlinde dinlenmesini istediği kişileri mahkemeye bildirdiği usul belgesidir. Tanık, uyuşmazlığa konu olay hakkında görgüye veya doğrudan bilgiye sahip üçüncü kişidir. Tanığın görevi taraf lehine hukuki değerlendirme yapmak değil, bizzat gördüğü, duyduğu veya algıladığı vakıaları mahkemeye aktarmaktır.

HMK sisteminde ispatın konusu hukuki nitelendirme değil, tarafların üzerinde anlaşamadığı ve uyuşmazlığın çözümünde etkili olan çekişmeli vakıalardır. Bu nedenle tanık listesi hazırlanırken yalnızca isim sıralamak yeterli değildir. Hangi tanığın hangi somut vakıa hakkında dinletileceği de belirtilmelidir. “Davaya ilişkin tüm konularda tanık” şeklindeki belirsiz bir kayıt, tanık delilinin amacıyla bağdaşmaz.

Tanık delili özellikle işçilik alacakları, kira ilişkileri, aile hukuku uyuşmazlıkları, komşuluk ve zilyetlik uyuşmazlıkları, sözlü hukuki işlemler ve yazılı delil başlangıcının bulunduğu durumlarda önem taşır. Bununla birlikte HMK m. 200 ve devamındaki senetle ispat kuralları saklıdır. Kanunun kesin delil aradığı bir konuda yalnız tanık anlatımıyla sonuca gidilemez.

HMK 240 Ne Düzenler?

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 240. maddesi tanık gösterilmesinin temel usulünü düzenler. Maddenin ikinci fıkrasına göre tanık gösteren taraf, tanık dinletmek istediği vakıayı ve dinlenmesi istenen tanıkların adı, soyadı ile tebliğe elverişli adreslerini içeren listeyi mahkemeye sunar. Aynı fıkra iki önemli sonuç bağlar: listede gösterilmemiş kimseler tanık olarak dinlenemez ve ikinci bir tanık listesi verilemez.

Bu düzenlemenin amacı karşı tarafın sürpriz delille karşılaşmasını önlemek, tahkikatı belirli bir çerçevede yürütmek ve tarafların tanıklarını aşamalı biçimde değiştirerek yargılamayı uzatmasını engellemektir. Bu nedenle ikinci tanık listesi yasağı yalnızca şekli bir kural değildir; hukuki dinlenilme hakkı ve usul ekonomisi ile doğrudan bağlantılıdır.

Resmî kanun metni için 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu incelenmelidir.

İkinci Tanık Listesi Yasağı Nedir?

HMK m. 240/2 uyarınca bir taraf tanık listesini sunduktan sonra aynı dava ve aynı taraf sıfatıyla yeni bir liste vererek önceki listede bulunmayan kişileri tanık olarak gösteremez. Kuralın sonucu nettir: İlk listede yer almayan kişinin daha sonra “ek tanık”, “yeni tanık” veya “tamamlayıcı tanık” başlığı altında bildirilmesi yasağı aşmaz.

Tarafın ilk listedeki tanıktan vazgeçmesi de kendisine yeni bir tanık koyma hakkı vermez. Örneğin davacı üç tanık bildirmiş, bunlardan biri yurt dışına taşınmışsa; sırf bu nedenle listede hiç bulunmayan dördüncü bir kişiyi onun yerine ikame edemez. Aynı şekilde tanığın beklenen yönde ifade vermemesi de yeni tanık gösterme sebebi değildir.

İkinci tanık listesi yasağı, mahkemenin serbestçe kaldırdığı sıradan bir süre kuralı değildir. Karşı tarafın muvafakati de tek başına yeni bir tanık listesi sunma hakkı yaratmaz. HMK m. 240/2’deki liste yasağı ile HMK m. 200/2’deki senetle ispat gereken konuda tanık dinlenmesine açık muvafakat verilmesi farklı kurumlardır; birbirinin yerine uygulanmaz.

Bu noktada delil tespiti ile tanık listesi birbirinden ayrılmalıdır. Delil tespiti, ileride kaybolma veya elde edilmesinin güçleşmesi riski bulunan bir delilin önceden güvence altına alınmasına yöneliktir; ikinci tanık listesi yasağını ortadan kaldırmaz.

Tanık Adresi Eksikse Ne Olur?

HMK m. 240/3, tanık listesinde adres gösterilmemesi veya gösterilen adresin yetersiz olması ihtimalini ayrıca düzenler. Mahkeme, adresi hiç bildirilmemiş veya bildirilen adreste bulunamamış tanık bakımından tarafa adresi tamamlaması için kesin süre verir. Taraf bu süre içinde elverişli adresi bildirirse mevcut tanık dinlenebilir.

Burada yapılan işlem yeni bir tanık eklemek değildir. İlk listede kimliği zaten bulunan tanığın tebligat bilgisinin tamamlanmasıdır. Bu nedenle adres tamamlama ile ikinci tanık listesi yasağı birbirine karıştırılmamalıdır.

Mahkemece verilen kesin süre içinde adres tamamlanmazsa o tanığın dinlenmesinden vazgeçilmiş sayılmasına ilişkin sonuç gündeme gelir. Taraf, kesin sürenin sonuçlarını gözeterek adres araştırmasını süresinde tamamlamalıdır. Tebligat adresi hazırlanırken MERNİS kaydı, bilinen işyeri adresi veya fiilen ulaşılabilen adres gibi somut bilgiler kullanılmalıdır.

Hangi Vakıanın Hangi Tanıkla İspatlanacağı Nasıl Gösterilir?

Tanık listesi, “tanıklarımız aşağıdadır” şeklinde yalnızca isimlerden oluşmamalıdır. İspat edilmek istenen çekişmeli vakıalar belirlenmeli ve tanığın bu vakıa ile bağlantısı açıklanmalıdır. Örneğin fazla çalışma uyuşmazlığında bir tanığın çalışma saatleri, diğer tanığın ücret ödeme sistemi hakkında bilgi sahibi olduğu belirtilmelidir.

Kira uyuşmazlığında teslim tarihi, tahliye taahhüdünün düzenlenme koşulları, anahtar teslimi veya taşınmazdaki fiili kullanım gibi vakıalar farklı tanıklarla ispatlanabilir. Aile hukukunda ortak yaşam, ayrılık tarihi, ekonomik koşullar veya belirli bir olayın gerçekleşme biçimi ayrı ayrı tanık anlatımına konu olabilir.

Bu yöntem mahkemenin gereksiz tanık dinlenmesini önlemesine de yardımcı olur. HMK m. 241 uyarınca mahkeme, gösterilen tanıklardan bir kısmının dinlenmesiyle yeterli bilgi edinildiğinde diğerlerinin dinlenmemesine karar verebilir. Tarafın hangi tanığı hangi vakıa için bildirdiği açık değilse bu değerlendirme sağlıklı yapılamaz.

Tanık Listesi Hangi Sürede Verilir?

HMK’da her dava için tek ve değişmez bir “tanık listesi verme günü” belirlenmemiştir. Deliller kural olarak dilekçeler aşamasında gösterilir. Ön inceleme tamamlandıktan sonra mahkeme, tahkikata geçerken tanık deliline dayanan tarafa tanık listesini sunması ve gerekli gider avansını yatırması için kesin süre verir.

Tanık listesi için verilen kesin süre bakımından HMK m. 94 uygulanır. Ancak süre kaçırıldığında tanığın hiçbir koşulda dinlenemeyeceği söylenemez: HMK m. 243/1, tanık listesi için kesin süre ve dinleme günü belirlenmiş olmasına rağmen liste verilmemişse, o duruşmada hazır bulundurulan tanıkların dinlenmesini düzenler. Bu hüküm, daha önce sunulmuş listeye yeni isim ekleme hakkı vermez. Tanık deliline zamanında dayanılması ve tanıkla ispatın caiz olması da ayrıca incelenir. Liste sunulacaksa belgenin süresi içinde mahkemeye ulaşması ve gönderim kaydının saklanması gerekir.

Süre hesabında HMK m. 90-93 hükümleri dikkate alınır. Gün olarak belirlenen sürelerde tebliğ günü hesaba katılmaz; süre son günün tatil saatinde biter. Son gün resmî tatile denk gelirse süre tatili izleyen ilk iş günü sonunda tamamlanır.

İkinci Tanık Listesi Yasağının İstisnası Var mı?

İkinci tanık listesi yasağı genel ve bağlayıcıdır. Bununla birlikte somut olayda “ikinci liste” sayılmayan durumlar vardır. İlk listede yer alan tanığın kimlik veya adres bilgisinin maddi hata nedeniyle düzeltilmesi, tamamen yeni bir kişi eklenmediği sürece ikinci liste anlamına gelmez. Aynı kişinin soyadının evlilik nedeniyle değişmesi veya açık bir yazım hatasının düzeltilmesi de bu kapsamdadır.

Ayrıca mahkemenin kendiliğinden araştırma ilkesinin geçerli olduğu sınırlı uyuşmazlıklarda hâkimin delil toplama yetkisi, tarafın ikinci liste sunma hakkıyla aynı değildir. Hâkim kanunun kendisine verdiği yetki çerçevesinde gerekli araştırmayı yapabilir; bu durum tarafın süresiz biçimde yeni tanık bildirebileceği anlamına gelmez.

Birleştirilen davalarda taraf ve uyuşmazlık yapısı ayrıca incelenir. Bir kişi farklı bir birleşen dosyada süresinde tanık bildirmişse, sırf dosyaların birleşmiş olması nedeniyle her bildirim otomatik olarak “ikinci liste” sayılmaz. Hangi davada, hangi taraf sıfatıyla ve hangi vakıa için tanık bildirildiği ayrı ayrı değerlendirilir.

İstinafta Yeni Tanık Gösterilebilir mi?

İstinaf, ilk derece yargılamasının baştan sona yeniden kurulacağı sınırsız bir delil aşaması değildir. HMK m. 357’ye göre bölge adliye mahkemesinde kural olarak ilk derece mahkemesinde ileri sürülmeyen iddia ve savunmalar dinlenmez ve yeni delillere dayanılmaz. Kanundaki istisnalar saklıdır.

İlk derece mahkemesinde usulüne uygun olarak gösterildiği hâlde incelenmeyen veya mücbir sebeple sunulamayan deliller bakımından HMK m. 357 çerçevesinde değerlendirme yapılır. Ancak ilk derece aşamasında tanık listesi verme hakkını kullanan bir taraf, istinaf dilekçesine tamamen yeni kişiler ekleyerek ikinci tanık listesi yasağını aşamaz.

İstinaf süreci hakkında ayrıca hukuk davasında istinaf başvurusu rehberi incelenebilir. Gerekçeli kararın hukuki etkileri için gerekçeli karar yazıldı ne demek? başlıklı içeriğe de bakılabilir.

Tanık Delili Hazırlanırken Uygulanacak Kontrol Listesi

Tanık listesi hazırlanırken ilk olarak ispat yükü belirlenmelidir. HMK m. 190 uyarınca kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça ispat yükü, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. İspat yükü belirlenmeden hazırlanan tanık listesi, uyuşmazlığın gerçek çekişme noktalarını karşılamayabilir.

İkinci olarak her çekişmeli vakıa ayrı başlık hâline getirilmelidir. Üçüncü olarak tanığın bu vakıayı doğrudan bilip bilmediği sorgulanmalıdır. Başka bir kişiden duyulan bilgi, doğrudan görgü kadar güçlü değildir. Dördüncü olarak tanığın tarafla yakınlığı ve olayla ilişkisi not edilmelidir. Akrabalık tek başına tanıklığa engel değildir; fakat mahkeme beyanın güvenilirliğini diğer delillerle birlikte değerlendirir.

Beşinci olarak tanığın açık adresi listede yer almalıdır. Altıncı olarak delil avansı ve tanık giderleri süresinde yatırılmalıdır. Yedinci olarak listede gereksiz sayıda tanık bulunmamalıdır. Aynı vakıayı on kişinin tekrar etmesi yargılamayı uzatır ve HMK m. 241 gereğince mahkeme bir kısmının dinlenmesiyle yetinebilir.

Sekizinci olarak tanığa önceden ne söylemesi gerektiğinin öğretilmesi şeklindeki hukuka aykırı davranışlardan kesinlikle kaçınılmalıdır. Tanığın yükümlülüğü gerçeği söylemektir. Gerçeğe aykırı tanıklık ceza hukuku bakımından ayrıca sonuç doğurur.

Dokuzuncu olarak tanık anlatımının yazılı delillerle çelişip çelişmediği kontrol edilmelidir. Onuncu olarak tanığın gerçekten gerekli olup olmadığı değerlendirilmelidir. Belgeyle kesin olarak ispatlanan bir vakıa için gereksiz tanık listesi hazırlanması dosyaya katkı sağlamaz.

Tanık Dinlenmesi Nasıl Yapılır?

Tanıklar kural olarak mahkeme huzurunda ayrı ayrı dinlenir. Dinlenmeden önce kimlik ve taraflarla yakınlık durumu belirlenir. Tanığa gerçeği söyleme yükümlülüğü hatırlatılır ve gerekli hâllerde yemin verdirilir. Taraflar tanığa doğrudan soru yöneltme konusunda HMK’nın düzenlediği usule tabidir; hâkim duruşmanın düzenini sağlar.

Tanık, bildiklerini anlatır; beyanını açıklığa kavuşturacak sorular daha sonra yöneltilir. HMK m. 152 uyarınca taraf vekilleri tanığa doğrudan soru sorar; davanın tarafları ise sorularını hâkim aracılığıyla yöneltir. Sorunun yöneltilmesine itiraz edilirse hâkim karar verir. Tanık anlatımı ve önemli açıklamalar duruşma tutanağına geçirilir.

Tanık başka bir yerde bulunuyorsa istinabe yoluyla dinleme gündeme gelir. Ses ve görüntü nakliyle duruşmaya katılım da HMK ve teknik altyapı koşulları çerçevesinde uygulanır. Tanığın yurt dışında bulunması ise uluslararası adli yardımlaşma ve ilgili usul kurallarını gündeme getirir; bu durum ikinci tanık listesi sunma hakkı doğurmaz.

Tanıklıktan Çekinme Hâlleri

HMK m. 247 ve devamı belirli kişiler bakımından tanıklıktan çekinme hakkını düzenler. Yakın hısımlık, sır saklama yükümlülüğü ve kişinin kendisini veya yakınlarını ciddi zarara uğratacak beyanlar bakımından kanundaki koşullar incelenir. Tanıklıktan çekinme hakkının bulunması, listede o kişi yerine otomatik olarak yeni tanık gösterme hakkı vermez.

Bu nedenle liste hazırlanırken seçilen kişinin yasal çekinme hakkı bulunup bulunmadığı önceden değerlendirilmelidir. Özellikle avukat, hekim veya mesleki sır taşıyan kişiler bakımından özel düzenlemeler dikkate alınmalıdır.

Tanık Listesindeki Hataların Hukuki Sonuçları

Tanık listesinin hiç verilmemesi, süresinde verilmemesi, yeni isimlerin ikinci listeyle eklenmesi veya mahkemenin kesin süresine uyulmaması tanık delilinin kullanılamamasına yol açabilir. Bu sonuç çoğu davada doğrudan davanın esasını etkiler. Çünkü tanıkla ispatlanması gereken kritik bir vakıa başka delille kanıtlanamıyorsa taraf ispat yükünü yerine getiremez.

Bu nedenle tanık listesi “sonradan tamamlanır” düşüncesiyle hazırlanamaz. İlk sunum, tüm tanık stratejisini kapsayacak biçimde yapılmalıdır. Buna karşılık gereksiz kişileri ihtiyaten listeye eklemek de doğru değildir; mahkeme ile karşı taraf bakımından usul ekonomisini bozar.

Resmî Mevzuat ve İlgili İç Linkler

Temel yasal dayanak 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 190, 200 ve devamı, 240-265 ile 357 hükümleridir. Delil güvence altına alınacaksa delil tespiti; süre kaçırılmışsa koşulları varsa eski hâle getirme; istinaf aşaması için hukuk istinaf başvurusu içerikleri birlikte incelenebilir.

Türkiye Geneli Uygulama

HMK m. 240’taki ikinci tanık listesi yasağı Türkiye’deki hukuk mahkemelerinde ulusal usul kuralı olarak uygulanır. Asliye hukuk, sulh hukuk, iş, aile, tüketici ve ticaret mahkemelerinde dava türünün özellikleri saklı kalmak üzere tanık delilinin sunulmasında HMK hükümleri esas alınır.

Mersin Uygulaması

Mersin’de görülen hukuk davalarında da aynı HMK kuralları uygulanır. Dosyanın Mersin adliyesinde görülmesi ikinci tanık listesi konusunda ayrı bir yerel kural yaratmaz. Yerel uygulamada dikkat edilmesi gereken konu, mahkemenin tensip veya ön inceleme ara kararında verdiği kesin süre ve tanık gideri talimatının dosya bazında takip edilmesidir.

Tanık Listesi Verilmeden Önce Dosyada Yapılacak Son Kontrol

Tanık listesi sunulmadan önce dava dilekçesi, cevap dilekçesi, cevaba cevap ve ikinci cevap dilekçelerinde ileri sürülen vakıalar yan yana incelenmelidir. Çünkü tanık delili, usulüne uygun biçimde ileri sürülmüş vakıaların ispatına hizmet eder. Tarafın yargılamaya zamanında taşımadığı yeni bir vakıayı yalnızca tanık listesinde açıklaması, o vakıayı kendiliğinden dava malzemesi hâline getirmez. İddia ve savunmanın genişletilmesi veya değiştirilmesi yasağına ilişkin HMK m. 141 ayrıca dikkate alınmalıdır.

Ön inceleme tutanağı da mutlaka kontrol edilmelidir. HMK m. 140 çerçevesinde tarafların anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususlar tespit edilir. Tanık listesi, özellikle çekişmeli kaldığı belirlenen vakıalara göre düzenlenmelidir. Böylece tanığın hangi olay için dinleneceği açıkça ortaya konur ve gereksiz delil ikamesinin önüne geçilir.

Dosyada mevcut yazılı belgeler de tanık listesiyle birlikte değerlendirilmelidir. Banka kayıtları, bordrolar, sözleşmeler, noter belgeleri, mesaj kayıtları, teslim tutanakları ve diğer belgeler bir vakıayı zaten kesin biçimde ortaya koyuyorsa aynı hususta çok sayıda tanık bildirmek yerine gerçekten tartışmalı kalan noktalar belirlenmelidir. Bu yöntem hem usul ekonomisine uygundur hem de tanık anlatımlarındaki gereksiz çelişki riskini azaltır.

Tanıkların olay tarihindeki konumları da not edilmelidir. Örneğin bir iş davasında aynı vardiyada çalışmayan kişinin çalışma saatlerine ilişkin bilgisi sınırlı kalabilir. Bir kira uyuşmazlığında sözleşmenin kurulması sırasında hazır bulunmayan kişi, sözleşme görüşmelerini doğrudan görgüye dayalı biçimde anlatamaz. Tanığın olayla zamansal ve mekânsal bağlantısı, beyanın ispat değerinin değerlendirilmesinde önem taşır.

Tanık Gideri ve Davetiye Süreci

Tanığın dinlenmesi için mahkemece belirlenen masraf, HMK m. 324 kapsamındaki delil avansı olarak değerlendirilir. Bu avans, davanın açılışındaki genel gider avansıyla karıştırılmamalıdır. İstenen tutar verilen kesin sürede yatırılır. Yükümlü taraf ödemezse diğer taraf avansı yatırabilir; o da yatırmazsa ilgili delilin ikamesinden vazgeçilmiş sayılma sonucu doğar. Tarafların serbestçe tasarruf edemediği dava ve işlere ilişkin özel hükümler saklıdır. Tanık masrafının yatırılmaması, tek başına her durumda davanın usulden reddedileceği anlamına gelmez.

Tanık davetiyesi mahkeme tarafından çıkarılır. Davetiyede duruşmanın günü, saati ve yeri gösterilir. Usulüne uygun çağrıldığı hâlde mazeretsiz gelmeyen tanık hakkında HMK’nın zorla getirme ve giderlere ilişkin hükümleri uygulanır. Tarafın tanığı telefonla haberdar etmesi, mahkemece yapılan resmî çağrının yerine geçmez.

HMK 243/1: Liste Verilmeden Hazır Tanık Dinlenmesi

HMK m. 243/1, davetiye gönderilmeden hazır bulundurulan tanığın da dinlenmesini düzenler. Ayrıca tanık listesi için kesin süre verilmiş ve dinleme günü belirlenmişse, liste sunulmamış olsa bile o duruşmada hazır edilen tanıklar dinlenir. Bu nedenle “listesi verilmemiş tanık hiçbir zaman dinlenmez” açıklaması eksiktir.

Buradaki ayrım belirleyicidir: Hiç tanık listesi verilmemesi ile daha önce verilmiş listeye yeni bir kişi eklenmesi aynı durum değildir. HMK m. 243/1, ikinci tanık listesi yasağını ortadan kaldırmaz. Dosyada tanık deliline usulüne uygun dayanılıp dayanılmadığı, tanıkla ispatın mümkün olup olmadığı, liste ara kararı ve belirlenen duruşma günü birlikte kontrol edilir. Kanundaki koşulların bulunduğu talep hakkında verilecek kararın ve gerekçesinin tutanağa geçirilmesi istenir.

Senetle İspat Kuralı Tanık Delilini Nasıl Sınırlar?

Tanık listesi hazırlanırken yalnız HMK m. 240 değil, senetle ispat hükümleri de kontrol edilmelidir. HMK m. 200, kanunda belirtilen parasal sınırı aşan hukuki işlemlerin kural olarak senetle ispatını öngörür. Bir hukuki işlemin miktarı veya değeri kanuni sınırı aşıyorsa, sırf çok sayıda tanık gösterilmesi yazılı delil zorunluluğunu ortadan kaldırmaz.

HMK m. 202’de düzenlenen delil başlangıcı ise tanık dinlenmesinin önünü açabilen önemli bir kurumdur. İddia konusu hukuki işlemin tamamen ispatına yeterli olmamakla birlikte işlemi muhtemel gösteren ve kendisine karşı ileri sürülen kişi veya temsilcisi tarafından verilmiş yahut gönderilmiş belge bulunması hâlinde tanık delili kullanılabilir. Elektronik yazışmaların somut dosyada delil başlangıcı niteliği ayrıca incelenir.

HMK m. 203’te senetle ispat zorunluluğunun istisnaları düzenlenmiştir. Altsoy-üstsoy, kardeşler, eşler ve belirli yakınlık ilişkileri içinde yapılan işlemler ile kanunda sayılan diğer durumlarda tanık dinlenmesine ilişkin özel kurallar uygulanır. Bu nedenle tanık listesi hazırlanırken uyuşmazlığın yalnız konusu değil, hukuki işlemin tarafları ve ispat rejimi de belirlenmelidir.

Tanık Beyanına Karşı Nasıl İtiraz Edilir?

Karşı tarafın tanığı dinlendiğinde beyanın dosyadaki belgelerle çelişen bölümleri somut biçimde ortaya konmalıdır. “Tanık doğru söylemiyor” şeklindeki genel itiraz yerine tarih, belge, çalışma kaydı, banka hareketi veya başka objektif veriyle çelişki gösterilmelidir. Mahkeme tanık anlatımını tek başına değil, tüm delillerle birlikte serbestçe değerlendirir.

Tanığın olay hakkında doğrudan bilgisi bulunmadığı, anlatımının başkasından duyuma dayandığı veya olay tarihinde ilgili yerde bulunmadığı anlaşılırsa bu hususlar tutanağa geçirilmelidir. Tarafın tanıkla akrabalığı veya iş ilişkisi de tek başına beyanı hükümsüz kılmaz; ancak değerlendirmede diğer olgularla birlikte dikkate alınır.

Tanık anlatımları arasında çelişki bulunması hâlinde mahkeme çelişkinin giderilmesi için gerekli soruları yöneltebilir. Taraf vekilleri de uyuşmazlıkla ilgili, açıklayıcı ve hukuka uygun sorularla beyanın kapsamını netleştirebilir. Tanığı yönlendiren, cevabı içinde barındıran veya uyuşmazlıkla ilgisiz sorular mahkemece engellenebilir.

Sıkça Sorulan Sorular

İkinci tanık listesi verilebilir mi?

Hayır. HMK m. 240/2 uyarınca kural olarak ikinci tanık listesi verilemez ve ilk listede bulunmayan kişiler sonradan tanık olarak dinletilemez.

İlk listedeki tanık gelmezse yerine başka tanık gösterebilir miyim?

Hayır. İlk listedeki tanığın gelmemesi veya ulaşılamaması yeni bir kişi ekleme hakkı doğurmaz.

Tanığın adresini yanlış yazdım, düzeltebilir miyim?

Evet. İlk listede kimliği belli olan tanığın adresi HMK m. 240/3 kapsamında mahkemenin verdiği kesin süre içinde tamamlanabilir veya düzeltilebilir.

Tanık listesini süresinde vermezsem ne olur?

Kesin sürenin sonuçları HMK m. 94’e göre incelenir. Bununla birlikte hiç liste verilmemiş olması, HMK m. 243/1’deki koşullarla belirlenen duruşmada hazır bulundurulan tanıkların dinlenmesine engel değildir. Bu düzenleme, verilmiş bir listeyi ikinci listeyle genişletme imkânı değildir.

Tanık listesindeki bir kişiden vazgeçebilir miyim?

HMK m. 196 uyarınca, gösterdiğiniz tanık delilinden vazgeçmeniz karşı tarafın açık iznine bağlıdır. Vazgeçme, ilk listede bulunmayan başka bir tanığı onun yerine ekleme hakkı vermez. Mahkemenin HMK m. 241 gereğince yeterli bilgi edindiği için kalan tanıkları dinlememesi ise tarafın delilden vazgeçmesinden farklıdır.

İstinafta ilk kez tanık gösterebilir miyim?

Kural olarak hayır. HMK m. 357 yeni delil sunulmasını sınırlar. Kanundaki istisnalar somut dosya üzerinden ayrıca değerlendirilir.

Tanık listesinde hangi bilgiler bulunmalıdır?

Tanığın adı, soyadı, tebliğe elverişli adresi ve hangi çekişmeli vakıa için dinletileceği açık biçimde gösterilmelidir.

Kaç tanık gösterebilirim?

Kanunda her dava için sabit bir sayı yoktur. Ancak HMK m. 241 uyarınca hâkim, birden fazla tanık arasından yeterli bilgi edinildiğinde kalan tanıkları dinlemeyebilir.

Akraba tanık olabilir mi?

Akrabalık tek başına tanıklığa engel değildir. Kanundaki çekinme hakları saklıdır ve hâkim beyanın güvenilirliğini tüm dosya kapsamında değerlendirir.

Tanık listesi delil dilekçesiyle aynı şey midir?

Hayır. Delil dilekçesi bütün delilleri açıklayabilir; tanık listesi ise özellikle tanıkların kimlik, adres ve ispatlanacak vakıa bilgilerini içerir.

Sonuç

Tanık listesi, hukuk yargılamasında süresinde ve eksiksiz hazırlanması gereken temel delil işlemlerinden biridir. HMK m. 240/2’nin emredici sonucu nedeniyle ilk listede yer almayan kişi kural olarak sonradan tanık olarak eklenemez ve ikinci tanık listesi verilemez. Tanığın adresinin tamamlanması, maddi hatanın düzeltilmesi ve ilk listede zaten bulunan kişinin bilgilerinin netleştirilmesi ise yeni tanık eklemekten farklıdır. Bu nedenle tanık deliline dayanılacak dosyada ilk liste verilmeden önce çekişmeli vakıalar, ispat yükü, tanıkların doğrudan bilgi düzeyi, adresleri ve mahkemenin kesin süre ara kararı birlikte kontrol edilmelidir.

Bu içerik genel hukuki bilgilendirme amacı taşır; somut dosyada taraf sıfatı, ispat yükü, tanık deliline dayanılan dilekçeler ve mahkemenin ara kararları birlikte incelenmelidir.

Hukuki konu hakkında iletişim

İlk iletişimde konuyu, bulunduğunuz ülke veya ili ve varsa tebliğ ya da son işlem tarihini kısaca belirtebilirsiniz. T.C. kimlik numarası, sağlık verisi veya kişisel belge göndermeyiniz. Mesajlaşma tek başına hukuki görüş veya avukatlık ilişkisi oluşturmaz.

Telefonla Araİletişim Bilgileri

tarafından hazırlanmış, Av. Emirhan Keskin tarafından incelenmiştir.

Yazar Bilgisi

, Mersin Barosu 3472 sicil numarasına kayıtlıdır. Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu bünyesinde ceza, aile, iş, gayrimenkul ve ticaret hukuku alanlarında hukuki danışmanlık ve dava takibi sunmaktadır.

İnceleyen: Av. Emirhan Keskin · Mersin Barosu Sicil No: 5507

Telefon WhatsApp