B&KBakırcı & KeskinHUKUK BÜROSU
TR
TürkçeEnglishDeutschРусскийالعربية中文
Menü

İcra Emrinin İlâma Aykırılığı Şikâyet Dilekçesi 2026 | İİK 16 ve 32 Word

İlamlı icrada icra emri hüküm fıkrasına uygun olmalıdır. İcra müdürlüğü ilamı yorumlayarak hükümde bulunmayan yeni bir borç, taraf, faiz başlangıcı veya edim yaratamaz. İİK m.32 ilamların icrasını, m.16 ise kanuna aykırı icra işlemlerine karşı şikâyeti düzenler.

İcra emrinin ilama aykırılığı İİK 16 ve 32 şikayet
İlamlı takipte hüküm fıkrası, takip talebi ve icra emri ana para, faiz, taraf ve edim yönünden karşılaştırılmalıdır.

İlam ile icra emri satır satır karşılaştırılır

Hükmedilen anapara, faiz türü ve başlangıcı, yargılama gideri, vekâlet ücreti, taraflar ve edim ile icra emrindeki kalemler tablo halinde karşılaştırılır. Maddi hata, fazla talep veya hükümde bulunmayan kalem açık gösterilir.

İİK m.16 ve 32

İlam–icra emri karşılaştırmalı Word

Hüküm fıkrasını ve icra emrindeki her kalemi aynen aktarın.

[YETKİLİ] İCRA HUKUK MAHKEMESİ SAYIN HÂKİMLİĞİNE

DOSYA NO: [İCRA DAİRESİ VE ESAS NO]

ŞİKÂYET EDEN BORÇLU/İLGİLİ: [AD SOYAD/T.C. KİMLİK NO/ADRES]

VEKİLİ: Av. Halil BAKIRCI

KARŞI TARAF/ALACAKLI: [AD SOYAD/UNVAN/ADRES]

DAYANAK İLAM: [MAHKEME, ESAS-KARAR NO, KARAR TARİHİ]

KONU: Dayanak ilamın hüküm fıkrasını aşan [ANA PARA/FAİZ/TARAF/EDİM/DİĞER KALEM] nedeniyle icra emrinin hukuka ve ilama aykırı kısmının kaldırılması veya düzeltilmesi ile gerekli görülmesi hâlinde uyuşmazlık konusu icra işlemlerinin durdurulması talebidir.

AÇIKLAMALAR

1. [İCRA DAİRESİ] Müdürlüğünün [ESAS NO] sayılı dosyasında, [ALACAKLI] tarafından [DAYANAK İLAM] esas alınarak ilamlı icra takibi başlatılmış ve icra emri [TEBLİĞ TARİHİ] tarihinde tarafımıza tebliğ edilmiştir.

2. Dayanak ilamın hüküm fıkrasında [HÜKMEDİLEN ANA PARA], [FAİZ TÜRÜ], [FAİZ BAŞLANGIÇ TARİHİ], [YARGILAMA GİDERİ/VEKÂLET ÜCRETİ] ve [EDİM] açıkça düzenlenmiştir. İcra müdürlüğünün ilamı yorumlayarak hüküm fıkrasında bulunmayan yeni bir asli borç veya farklı bir edim yaratma yetkisi bulunmamaktadır.

3. Takip talebi ve icra emri incelendiğinde ilamdaki [DOĞRU KALEM] yerine [İCRA EMRİNDEKİ AYKIRI KALEM] talep edildiği görülmektedir. İlam ile icra emri arasındaki somut fark [İLAMDAKİ HÜKÜM → İCRA EMRİNDEKİ TALEP → FARK] biçiminde karşılaştırılmıştır.

4. Uyuşmazlık miktara ilişkin ise ilama göre doğru tutar [DOĞRU TUTAR], icra emrinde talep edilen tutar [TALEP EDİLEN TUTAR], aradaki fazla kısım [FARK] TL’dir. Faiz yönünden aykırılık bulunuyorsa ilamdaki faiz türü ve başlangıç tarihi [İLAMA GÖRE FAİZ], takipte kullanılan faiz türü ve başlangıç tarihi ise [TAKİPTEKİ FAİZ] şeklindedir.

5. Kanundan doğan icra harcı, icra gideri ve icra vekâlet ücreti ile ilamın hüküm fıkrasında yer almayan yeni bir asli alacak birbirinden ayrılmalıdır. İşbu şikâyet kanuni takip ferilerine değil, ilam sınırını aşan [AYKIRI KALEM] yöneliktir.

6. Taraf yönünden aykırılık mevcutsa, ilamda borçlu sıfatıyla yer almayan [KİŞİ/ŞİRKET] aleyhine takip yürütülmesinin dayanağı bulunmamaktadır. Halefiyet ileri sürülüyorsa bunun [VERASET İLAMI/TİCARET SİCİLİ/DİĞER RESMÎ BELGE] ile ispatlanması gerekir.

7. Şikâyetin takibi kendiliğinden durdurmaması karşısında, uyuşmazlık konusu [HACİZ/SATIŞ/TAHSİL] işlemlerinin devam etmesi hâlinde telafisi güç zarar doğacaktır. Bu nedenle mahkemenizce gerekli görülmesi hâlinde şikâyet konusu kısım yönünden icranın durdurulması talep edilmektedir.

HUKUKİ NEDENLER

2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m.16, m.22 ve m.32; kararın niteliğine göre 6100 sayılı HMK m.367 ve ilgili özel mevzuat.

DELİLLER

1. Dayanak ilamın tam örneği ve hüküm fıkrası.

2. Takip talebi, icra emri ve tebliğ evrakı.

3. İcra dosyası hesap dökümü ve varsa tahsilat/ödeme kayıtları.

4. Karar türü gerektiriyorsa kesinleşme şerhi.

5. Taraf değişikliği varsa veraset veya ticaret sicili kayıtları.

6. UYAP kayıtları ve gerektiğinde bilirkişi incelemesi.

SONUÇ VE İSTEM

Yukarıda açıklanan nedenlerle; şikâyetin kabulüne, [İCRA DAİRESİ/ESAS NO] sayılı dosyada düzenlenen icra emrinin [AYKIRI KALEM] yönünden kaldırılmasına veya ilam sınırına uygun şekilde düzeltilmesine, fazla talep edilen [TUTAR/FAİZ/EDİM] kısmının takipten çıkarılmasına, gerekli görülmesi hâlinde uyuşmazlık konusu icra işlemlerinin durdurulmasına ve yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini saygıyla arz ve talep ederiz.

[TARİH]

Şikâyet Eden Vekili

Av. Halil BAKIRCI

(E-İMZALIDIR)

EKLER

1. Dayanak ilam örneği.

2. İcra emri ve tebliğ belgesi.

3. Takip talebi ve hesap dökümü.

4. [DİĞER DOSYAYA ÖZGÜ BELGELER].

İlamlı İcranın Temel Kuralı: Hüküm Fıkrası Esastır

İİK m.32 uyarınca para veya teminat verilmesine ilişkin ilamlar icra dairesinde ilamlı takip yoluyla yerine getirilir. İcra müdürlüğünün görevi ilamı yeniden yorumlayıp uyuşmazlığın esasını çözmek değil, hüküm fıkrasında borçluya yüklenen edimi cebrî icra yoluyla yerine getirmektir.

Bu nedenle mahkeme “100.000 TL’nin 1 Ocak 2026’dan itibaren yasal faiziyle tahsiline” hükmetmişse takipte ana para, faiz türü ve başlangıcı bu hükme uygun kurulmalıdır. Hükümde 1 Ocak yerine dava tarihi yazıyorsa icra müdürlüğü başka başlangıç tarihi oluşturamaz.

İlamda Olmayan Her Kalem Hukuka Aykırı mıdır?

Hayır. İlamlı takip sırasında kanundan doğan icra harç ve giderleri ile İcra ve İflas Kanunu ve Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi çerçevesinde oluşan icra vekâlet ücreti, hüküm fıkrasında ayrıca yazmasa da icra takibinin kanuni fer’ileri olarak doğabilir. Bu nedenle “ilamda yoksa hiçbir ek kalem istenemez” ifadesi doğru değildir.

Şikâyet, kanunen takip nedeniyle doğan giderleri değil; ilamın hüküm fıkrasında bulunmayan yeni bir asli borcun, farklı bir faiz başlangıcının, başka bir edimin veya hükümde yer almayan kişi aleyhine borç yaratılmasını hedeflemelidir.

İlam ile Takip Talebi Nasıl Karşılaştırılır?

Önce ilamın yalnız gerekçe bölümü değil hüküm fıkrası çıkarılır. Ardından takip talebi ve icra emrindeki kalemler aynı tabloda karşılaştırılır. Her satırda ilamdaki anapara, faiz türü, başlangıç tarihi, yargılama gideri, hükmedilen vekâlet ücreti, edimin niteliği ve taraflar gösterilir.

Fark varsa “fazla talep” genel ifadesi yerine rakamsal veya metinsel fark açık yazılmalıdır. Örneğin ilam 80.000 TL hükmetmişken takip 95.000 TL asli alacak üzerinden açılmışsa 15.000 TL fark; faiz başlangıcı hükümde 15 Mart iken takipte 1 Ocak alınmışsa iki tarih ayrı gösterilmelidir.

İcra Emri Hangi Tarafa Gönderilebilir?

İlamda borçlu sıfatıyla yer almayan kişiye sırf şirket ortağı, yönetici, mirasçı yakını veya aile bireyi olduğu için doğrudan icra emri gönderilemez. Takipte taraf değişikliğini haklı kılan kanuni halefiyet veya miras gibi özel durum varsa bunun dayanağı ayrıca gösterilmelidir.

Tüzel kişi unvan değişikliği, birleşme, miras veya külli halefiyet gibi durumlarda eski ve yeni hukuki kimliğin aynı borç ilişkisindeki devamlılığı resmi sicil ve veraset kayıtlarıyla kurulmalıdır.

Faiz Türü ve Başlangıcı Nasıl Denetlenir?

Mahkeme hükmü faiz türünü ve başlangıcını açıkça belirlemişse icra takibi buna uymalıdır. “Yasal faiz”, “ticari temerrüt faizi”, “avans faizi” veya başka özel faiz türleri birbirinin yerine geçirilemez. Hükmün açık olduğu yerde icra müdürlüğü farklı faiz oranı veya başlangıcı belirleyemez.

Hüküm faiz konusunda tamamen sessizse hangi fer’inin ilamlı takipte istenebileceği, kararın niteliği ve kanuni faiz hükümleri ayrıca değerlendirilmelidir. Dilekçede varsayımla faiz yaratılmamalı; kararın tam metni ve ilgili özel kanun hükmü esas alınmalıdır.

Yargılama Gideri ve Mahkeme Vekâlet Ücreti

Mahkemenin hüküm fıkrasında karşı tarafa yüklediği yargılama gideri ve vekâlet ücreti ilamın parçasıdır. Takipte bu tutarlar hükümdeki şekliyle esas alınır. Sonradan yapılan icra işlemlerinin harç ve masrafları ile icra vekâlet ücreti ise takip nedeniyle kanundan doğan ayrı fer’iler olabilir.

Bu iki grup birbirine karıştırılmamalıdır. “Mahkeme vekâlet ücreti” ile “icra vekâlet ücreti” ayrı kalemlerdir ve hukuki kaynakları farklıdır.

İlamın Gerekçesi Hüküm Fıkrasını Genişletir mi?

İcra müdürlüğü esasen hüküm fıkrasını uygular. Gerekçede anlatılmış fakat hüküm fıkrasında borç olarak kurulmamış bir kalem, sırf gerekçede yer aldığı için yeni bir icra edimine dönüştürülemez. Gerekçe hükmün ne anlama geldiğini açıklamada yardımcı olabilir; ancak icra müdürü hüküm fıkrasına yeni edim ekleyemez.

Karar Kesinleşmeden İcraya Konulabilir mi?

Her ilamın icrası için kesinleşme şartı yoktur. Para alacağına ilişkin birçok ilam kesinleşmeden icraya konulabilir. Buna karşılık kişi hâlleri, taşınmazın aynına ilişkin bazı kararlar ve özel kanunda kesinleşme aranan ilamlar bakımından kesinleşme şartı bulunabilir. HMK m.367 ve ilgili özel hükümler karar türüne göre incelenmelidir.

Dilekçede “ilam kesinleşmedi” denilecekse önce bu karar türünün gerçekten kesinleşmeden icra edilemeyecek ilamlardan olup olmadığı belirlenmelidir.

İlam Sonrası Ödeme veya Erteleme İlama Aykırılık mıdır?

Mahkeme kararından sonra borcun ödenmesi, alacaklı tarafından ertelenmesi veya zamanaşımı iddiası ilamın içeriğine aykırılık değildir. Bu durumlar İİK m.33 kapsamındaki itfa, imhal ve zamanaşımı savunmalarıyla değerlendirilir. Takip emri hükme tamamen uygun olsa bile borç sonradan ödenmiş olabilir.

Bu nedenle ödeme dekontu bulunan dosyada yanlış yol olarak “icra emri ilama aykırıdır” denilmemeli; İİK m.33 itfa/imhal yolu incelenmelidir.

İİK m.16 Şikâyet Süresi Nasıl Ele Alınmalıdır?

İİK m.16, kanuna aykırı veya hadiseye uygun olmayan icra müdürü işlemlerine karşı genel olarak öğrenmeden itibaren yedi günlük şikâyet süresi düzenler. Aynı maddede bir hakkın yerine getirilmemesi veya sebepsiz sürüncemede bırakılması hâlinde her zaman şikâyet imkânı ayrıca belirtilmiştir.

Kanun metni “ilama aykırılık her durumda süresizdir” şeklinde açık bir hüküm içermez. Bu nedenle yalnız kanun maddesine dayanan içerikte bütün ilama aykırılık şikâyetlerini otomatik olarak süresiz kabul etmek doğru değildir. Somut işlem, öğrenme tarihi ve şikâyetin niteliği dosya bazında incelenmelidir.

Şikâyet Takibi Kendiliğinden Durdurur mu?

İİK m.22 uyarınca şikâyet, icra mahkemesince karar verilmedikçe icrayı kendiliğinden durdurmaz. Bu nedenle icra emrindeki açık hata için şikâyet yapılması satış, haciz veya tahsil işlemlerinin otomatik olarak durduğu anlamına gelmez.

Acil zarar riski varsa icra mahkemesinden takibin veya ilgili işlemin durdurulması somut gerekçeyle ayrıca talep edilmelidir.

Hesap Hatası ile İlâma Aykırılık Nasıl Ayrılır?

İlamdaki doğru ana para ve faiz başlangıcının takip hesabına yanlış matematikle uygulanması hesap hatasıdır. Hükümde bulunmayan farklı ana para, farklı faiz türü veya başka başlangıç tarihi kullanılması ise doğrudan ilam sınırının aşılmasıdır. Dilekçede bu ikisi ayrı gösterilmelidir.

Özellikle kısmi ödemeler sonrasında bakiye hesabı yapılırken hangi ödemenin ne zaman mahsup edildiği de tabloya eklenmelidir.

İlamda Birden Fazla Davacı veya Davalı Varsa

Hüküm her taraf bakımından ayrı yükümlülük kurabilir. Müteselsil sorumluluk hükümde veya kanunda açıkça bulunmuyorsa icra müdürlüğü kendiliğinden müteselsil borç yaratamaz. Paylı sorumluluk veya farklı tazminat miktarları varsa takipte her borçlu için hükümdeki sınır korunmalıdır.

Delil Kontrol Listesi

  • İlamın onaylı veya UYAP’tan alınan tam örneği.
  • Hüküm fıkrası.
  • Kesinleşme şerhi, karar türü gerektiriyorsa.
  • Takip talebi.
  • İcra emri ve tebliğ kaydı.
  • Dosya hesap dökümü.
  • Kısmi ödeme ve tahsilat kayıtları.
  • Mahkeme vekâlet ücreti ve yargılama gideri kalemleri.
  • İcra harcı, masrafı ve icra vekâlet ücreti hesabı.
  • Taraf değişikliği varsa veraset veya ticaret sicili belgeleri.

Uygulamada En Sık Yapılan Hatalar

  • İlamın gerekçesiyle hüküm fıkrasının karıştırılması.
  • Kanundan doğan icra giderlerinin “ilamda yok” gerekçesiyle tamamen reddedilmesi.
  • Mahkeme vekâlet ücreti ile icra vekâlet ücretinin aynı kalem sayılması.
  • İlam sonrası ödeme savunmasının m.33 yerine ilama aykırılık şikâyeti olarak kurulması.
  • Her ilamın kesinleşmeden icra edilemeyeceğinin sanılması.
  • Şikâyetin icrayı kendiliğinden durdurduğunun kabul edilmesi.
  • İİK m.16’daki süre sistemi incelenmeden bütün ilama aykırılıkların otomatik süresiz sayılması.

Türkiye Geneli ve Mersin Uygulaması

İİK m.16, 22 ve 32 Türkiye genelinde aynıdır. Mersin’de ilamlı takipte de hüküm fıkrası ile icra emrinin ana para, faiz, taraf ve edim bakımından satır satır karşılaştırılması gerekir. Takip başka ilde yürüyorsa hukuki denetim yöntemi değişmez.

Yabancı mahkeme kararının Türkiye’de icrası söz konusuysa önce MÖHUK kapsamında tenfiz ve icra edilebilirlik koşulları ayrıca tamamlanmalıdır; yabancı karar doğrudan Türk icra emrine dönüştürülemez.

İlgili İçerikler

Ödeme veya erteleme için İİK m.33 itfa/imhal dilekçesi, genel icra şikâyeti için İİK m.16 şikâyet süresi ve kesinleşmeden icra ayrımı için HMK m.367 rehberi incelenebilir.

İlam–Takip–İcra Emri Üçlü Karşılaştırması Nasıl Yapılır?

İlâma aykırılık şikâyetinde yalnız icra emri ile mahkeme kararının genel anlamını karşılaştırmak yeterli değildir. Hüküm fıkrası, alacaklının takip talebi ve borçluya gönderilen icra emri üç sütunlu tabloda yan yana konulmalıdır. Ana para, faiz türü, faiz başlangıcı, yargılama gideri, mahkeme vekâlet ücreti, hükmedilen edim ve taraflar her belgede ayrı satırda gösterilmelidir.

Takip talebinde hata bulunuyor ancak icra emri doğru düzenlenmişse uyuşmazlığın hangi icra işlemine yöneldiği ayrıca belirlenir. Takip talebi doğru olduğu hâlde icra emrinde fazla tutar veya farklı faiz varsa şikâyetin hedefi icra emridir. Böylece mahkemeden soyut biçimde “takibin iptali” yerine hangi işlemin hangi bölümünün düzeltilmesi veya kaldırılması istendiği açıkça talep edilir.

Kesinleşme Şartı Karar Türüne Göre Nasıl Kontrol Edilir?

Her mahkeme kararının icrası için kesinleşme aranmaz. Para alacağına ilişkin birçok ilam kesinleşmeden icraya konulabilir. Buna karşılık kanunun kesinleşme şartına bağladığı karar türlerinde kesinleşme şerhi bulunmadan cebrî icra yürütülemez. Bu nedenle şikâyet dilekçesinde “karar kesinleşmedi” iddiası ileri sürülmeden önce kararın hukuki türü ve HMK m.367 ile özel kanun hükümleri kontrol edilmelidir.

Kesinleşme gereken bir kararın icraya konulduğu ileri sürülüyorsa ilamın tam örneği, kanun yolu durumu ve kesinleşme kaydı dosyaya alınmalıdır. Kesinleşme aranmayan bir para hükmünde ise sırf istinaf veya temyiz başvurusu yapılmış olması icrayı kendiliğinden engellemez; varsa icranın geri bırakılması mekanizması kendi şartlarına göre ayrıca değerlendirilir.

Faiz Hesabında İlâma Aykırılık Nasıl Tespit Edilir?

Hüküm fıkrası faiz türünü ve başlangıç tarihini açıkça belirliyorsa icra dairesi bu sınırı değiştiremez. Örneğin hükümde dava tarihinden itibaren yasal faiz yazarken takipte olay tarihinden ticari faiz istenmesi açık karşılaştırma konusudur. Dilekçede hükümdeki ifade aynen alıntılanmalı, takipte kullanılan faiz türü ve başlangıç tarihi yazılmalı ve farkın hangi döneme ne tutarda etki ettiği hesap tablosuyla gösterilmelidir.

İlam faiz yönünden susuyorsa, takip nedeniyle kanundan doğabilecek fer’iler ile mahkemenin hükmetmediği yeni bir asli alacak birbirinden ayrılır. Kanuni icra harcı, masrafı ve icra vekâlet ücreti sırf hükümde tek tek yazmadığı için “ilâma aykırı” sayılmaz. Şikâyet gerçek hüküm sınırını aşan kaleme yöneltilmelidir.

Taraf Hatası ve Halefiyet Nasıl Denetlenir?

İcra emrindeki borçlu veya alacaklı ile ilamın hüküm fıkrasındaki taraflar karşılaştırılmalıdır. İlamda yer almayan şirket ortağı, yönetici, aile bireyi veya başka kişi yalnız ilişkili olduğu gerekçesiyle doğrudan ilam borçlusu yapılamaz. Miras, birleşme, tür değişikliği veya diğer külli halefiyet hâllerinde ise taraf değişikliğinin resmi sicil veya veraset belgesiyle hukuki dayanağı gösterilmelidir.

Birden fazla borçlu varsa hükümde müteselsil mi, paylı mı veya farklı tutarlarda mı sorumluluk kurulduğu ayrıca incelenir. Hüküm müteselsil sorumluluk kurmamışsa icra müdürlüğü kendiliğinden bütün borcu her borçluya yükleyemez. Şikâyette borçlu bazında ilam ve takip karşılaştırması yapılmalıdır.

İlamdan Sonra Meydana Gelen Ödeme ve İbra Neden Ayrı Yoldur?

İcra emri hüküm fıkrasına tamamen uygun olsa bile ilamdan sonra borç kısmen veya tamamen ödenmiş, alacaklı süre vermiş veya borç zamanaşımına uğramış olabilir. Bu olgular icra emrini “ilâma aykırı” hâle getirmez; İİK m.33 ve ilgili savunma hükümleri kapsamında ayrı değerlendirilir. Bu nedenle ödeme dekontu bulunan dosyada şikâyet sebebi ile itfa/imhal savunması birbirine karıştırılmamalıdır.

Aynı dosyada hem hüküm sınırını aşan icra emri hem ilam sonrası ödeme bulunuyorsa iki hukuki neden ayrı başlıklarla ileri sürülmelidir. Mahkemenin hangi kalemi ilâma aykırılık, hangi kalemi sonradan sona erme iddiası olarak inceleyeceği açıklaştırılır.

Şikâyet Süresi ve İcranın Durdurulması

İİK m.16’daki genel şikâyet süresi ve şikâyetin niteliğine ilişkin özel durumlar somut işlem üzerinden incelenmelidir. Dilekçede icra emrinin tebliğ veya öğrenme tarihi açıkça yazılmalı; bütün ilâma aykırılık iddialarının otomatik olarak süresiz olduğu şeklinde genelleme yapılmamalıdır. Bir hakkın yerine getirilmemesi veya işlemin niteliğine göre kanunun tanıdığı farklı şikâyet imkânları ayrıca değerlendirilir.

İİK m.22 uyarınca şikâyet icrayı kendiliğinden durdurmaz. Fazla tahsilat, haciz veya satış riski varsa durdurma talebi hangi işlem nedeniyle gerekli olduğu açıklanarak ayrıca kurulmalıdır. Mahkemeden istenen geçici koruma, tartışmalı kalemle orantılı olmalıdır.

İlâma Aykırılık Dosyası Son Kontrol Listesi

  • İlamın tam örneği ve hüküm fıkrasını alın.
  • Kararın kesinleşme gerektirip gerektirmediğini karar türüne göre kontrol edin.
  • Takip talebi ve icra emrini hüküm fıkrasıyla satır satır karşılaştırın.
  • Ana para, faiz türü, faiz başlangıcı, gider, vekâlet ücreti, taraf ve edimi ayrı sütunlarda gösterin.
  • Kanundan doğan icra harç/giderlerini ilamda bulunmayan asli borçtan ayırın.
  • İlam sonrası ödeme veya erteleme varsa İİK m.33 yolunu ayrıca değerlendirin.
  • Taraf değişikliği varsa halefiyet belgesini dosyaya ekleyin.
  • Şikâyet ve öğrenme tarihini İİK m.16 bakımından doğrulayın.
  • İcranın durdurulması isteniyorsa acil ve somut riski açıklayın.
  • Sonuç talebini hangi icra emri kaleminin kaldırılması veya düzeltilmesi gerektiğini gösterecek şekilde yazın.

SSS

İcra müdürü ilamı genişletebilir mi?

Hayır, icra ilamın hüküm fıkrası sınırında yürütülür.

Faiz başlangıcı yanlışsa?

İlamla uyuşmayan faiz başlangıcı veya türü şikâyet konusu yapılabilir.

Hangi belgeler karşılaştırılır?

Hüküm fıkrası, takip talebi, icra emri ve hesap dökümü karşılaştırılır.

Görevli merci nedir?

İcra işlemi şikâyeti icra mahkemesinde incelenir.

Taraf yanlış yazılmışsa?

İlamdaki tarafla takipteki taraf arasındaki uyumsuzluk somutlaştırılır.

Fazla vekâlet ücreti talebi incelenir mi?

Hüküm ve kanuni icra kalemleriyle uyuşmayan talep ayrı gösterilebilir.

Kesinleşme her ilamda şart mı?

İlamın kesinleşmeden icra edilip edilemeyeceği kararın türüne göre ayrıca kontrol edilir.

Word neyi içerir?

İlam ve icra emrindeki anapara, faiz, tarih, taraf ve edimleri karşılaştırmalı alanlarda tutar.

Hukuki konu hakkında iletişim

İlk iletişimde konuyu, bulunduğunuz ülke veya ili ve varsa tebliğ ya da son işlem tarihini kısaca belirtebilirsiniz. T.C. kimlik numarası, sağlık verisi veya kişisel belge göndermeyiniz. Mesajlaşma tek başına hukuki görüş veya avukatlık ilişkisi oluşturmaz.

Telefonla Araİletişim Bilgileri

tarafından hazırlanmış, Av. Emirhan Keskin tarafından incelenmiştir.

Yazar Bilgisi

, Mersin Barosu 3472 sicil numarasına kayıtlıdır. Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu bünyesinde ceza, aile, iş, gayrimenkul ve ticaret hukuku alanlarında hukuki danışmanlık ve dava takibi sunmaktadır.

İnceleyen: Av. Emirhan Keskin · Mersin Barosu Sicil No: 5507

Telefon WhatsApp