Hangi Alacaklar Devredilemez? TBK 183 Devir Yasağı ve Borçlunun Rızası 2026
TBK 183’e göre alacağın devrinde temel kural nedir?
Alacağın devri, mevcut alacaklının alacak hakkını bir başka kişiye geçirmesidir. Türk Borçlar Kanunu bu işlemi kural olarak serbest bırakır. TBK m.183’ün birinci fıkrasına göre kanun, sözleşme veya işin niteliği engel olmadıkça alacaklı, borçlunun rızasını aramaksızın alacağını üçüncü kişiye devredebilir. Böylece borç ilişkisinin borçlu tarafı değişmeden alacaklı tarafı değişebilir.
Maddenin sistematiği önemlidir. Önce serbest devir kuralı uygulanır; sonra üç engel ayrı ayrı kontrol edilir: kanundan doğan yasak, sözleşmeden doğan yasak ve işin niteliğinden doğan yasak. Bu üç kategoriden biri varsa “alacak hakkı vardır, o hâlde her durumda devredilebilir” sonucu kurulamaz.
TBK m.183, alacağın devrinin bütün ayrıntılarını tek başına düzenlemez. Devrin yazılı şekli TBK m.184’te; kanun veya mahkeme kararıyla gerçekleşen devir TBK m.185’te; borçlunun eski alacaklıya iyiniyetle yaptığı ifa m.186’da; çekişmeli alacakta tevdi m.187’de; borçlunun savunmaları m.188’de; bağlı hakların geçişi m.189’da ve devredenin belge teslimi ile garanti sorumluluğu m.190-193’te düzenlenmiştir. Bu nedenle “devir mümkün mü?” sorusunun ilk maddesi TBK 183, işlemin nasıl ve hangi sonuçlarla gerçekleşeceğinin devamı ise izleyen hükümlerdir.
Alacağın devri için borçlunun rızası gerekir mi?
TBK m.183’ün açık kuralı gereğince borçlunun rızası alacağın iradi devrinin genel geçerlilik şartı değildir. Kanun, sözleşme veya işin niteliği devre engel oluşturmuyorsa alacaklı ile devralan arasında yapılan geçerli devir işlemi borçlunun önceden onayına bağlı değildir.
Bu nokta, borcun üstlenilmesiyle karıştırılmamalıdır. Alacağın devrinde borçlu aynı kişi olarak kalır; yalnız alacağı talep edecek kişi değişir. Borcun üstlenilmesinde ise borçlu tarafın değişmesi söz konusudur ve TBK m.195 ve devamındaki farklı kurallar uygulanır. Sitemizdeki borcun üstlenilmesi rehberi bu ayrımı ayrıca açıklar.
Borçlunun rızasının aranmaması, borçlunun korumasız olduğu anlamına gelmez. Borçlu devri bilmeden önceki alacaklıya iyiniyetle ödeme yapmışsa TBK m.186’daki korumadan yararlanabilir. Ayrıca devri öğrendiği sırada eski alacaklıya karşı sahip olduğu savunmaları kural olarak yeni alacaklıya karşı da ileri sürebilir; bu konu TBK m.188’de ayrıca düzenlenmiştir. Dolayısıyla sistem, alacaklıya devir serbestisi tanırken borçlunun maddi savunmalarını da korur.
Kanundan doğan devir yasağı ne demektir?
TBK m.183’teki ilk engel kanundur. Bir kanun belirli bir alacağın devrini yasaklıyorsa genel devir serbestisi uygulanmaz. Bunun nedeni, bazı alacakların sosyal amacı, hak sahibinin korunması, kamu düzeni veya alacağın belirli kişiye özgülenmiş olmasıdır. Hangi alacağın devredilemeyeceği, ilgili özel kanunun metninden tespit edilir.
Burada yöntem nettir: Önce alacağın kaynağı belirlenir; sonra o hukuki ilişkiye uygulanan özel kanunda devri yasaklayan veya sınırlayan hüküm bulunup bulunmadığı incelenir. İşçilik alacağı, sosyal güvenlik ödemesi, nafaka, kamu alacağı, tüketici işlemi, sigorta tazminatı veya ticari alacak aynı kurallara tabi kabul edilemez. “Bütün para alacakları serbestçe devredilir” veya “kişisel nitelikteki her ödeme devredilemez” biçiminde kanun metninden bağımsız genelleme yapılmamalıdır.
Özel kanun yalnız tamamen yasak koymayabilir; devri belirli koşula, kurum onayına, şekle veya sınıra da bağlayabilir. Böyle bir durumda TBK m.183’teki genel kural, özel hükümle birlikte uygulanır. Özel hüküm varsa öncelik özel hükmündür.
Taraflar sözleşmeyle alacağın devrini yasaklayabilir mi?
Evet. TBK m.183, sözleşmenin de alacağın devrini engelleyebileceğini açıkça kabul eder. Taraflar başlangıçtaki sözleşmede veya sonradan yaptıkları geçerli bir değişiklikte alacağın üçüncü kişiye devredilemeyeceğini kararlaştırabilirler. Böyle bir hükme uygulamada “devir yasağı” veya “temlik yasağı” denir.
Devir yasağının kapsamı sözleşme metninden belirlenir. Bazı kayıtlar bütün alacakların devrini yasaklar; bazıları yalnız borçlunun yazılı onayıyla devre izin verir; bazıları belirli alacak türleri veya belirli kişiler bakımından sınır koyar. Metin “alacak devredilemez” diyorsa sonuç ile “borçlunun yazılı onayı olmadan devredilemez” kaydının sonucu aynı değildir. İkinci durumda yasak mutlak değil, onaya bağlıdır.
Sözleşmesel devir yasağı incelenirken TBK m.183’ün ikinci cümlesi özellikle önemlidir. Borçlu daha sonra devir yasağı içermeyen yazılı bir borç tanıması düzenler ve üçüncü kişi bu yazılı belgeye güvenerek alacağı devralırsa borçlunun devir yasağını bu üçüncü kişiye karşı ileri sürmesi kanunda sınırlandırılmıştır. Bu koruma, ticari hayatın güvenini sağlama amacına hizmet eder.
İşin niteliğinden doğan devir yasağı nedir?
TBK m.183’teki üçüncü engel, işin niteliğidir. Bazı alacaklarda alacaklının kişiliği, borç ilişkisinin amacı veya edimin belirli kişiyle bağlantısı o kadar güçlüdür ki alacağın başka kişiye geçirilmesi ilişkinin mahiyetini değiştirir. Bu durumda açık bir kanun veya sözleşme yasağı bulunmasa bile işin niteliği devri engelleyebilir.
İşin niteliğinden doğan engel soyut biçimde değil, somut borç ilişkisinin içeriğine göre belirlenir. Bir para alacağının sırf belirli bir sözleşmeden doğması otomatik olarak kişiye bağlı olduğu anlamına gelmez. Buna karşılık hakkın kullanılması, alacaklının şahsi durumu veya borçlunun özellikle o kişiye karşı edimde bulunma iradesiyle ayrılmaz biçimde bağlantılıysa devir kabiliyeti ayrıca incelenir.
Bu nedenle “kişisel ilişki var” ifadesi tek başına yeterli gerekçe değildir. Hangi unsurun alacağı kişiye bağlı hâle getirdiği açıklanmalıdır. Devir yapılması borçlunun ediminin kapsamını ağırlaştırıyor, edimin amacını değiştiriyor veya kişiye özgü koruma sistemini ortadan kaldırıyorsa işin niteliği yönünden devir engeli gündeme gelir.
Devir yasağı içermeyen yazılı borç tanıması ne sonuç doğurur?
TBK m.183’ün ikinci cümlesi özel bir güven kuralıdır: Borçlu, devir yasağı içermeyen yazılı bir borç tanımasına güvenerek alacağı devralmış olan üçüncü kişiye karşı, alacağın devredilemeyeceğinin kararlaştırılmış bulunduğu savunmasını ileri süremez.
Bu hükmün uygulanması için sıradan bir devir işlemi yeterli değildir. Üçüncü kişinin, borçlunun düzenlediği veya borçludan kaynaklanan yazılı borç tanımasına güvenmiş olması gerekir. Belgenin devir yasağını göstermemesi ve devralanın buna güvenerek alacağı edinmesi, borçlunun sonradan gizli veya belgeye yansımayan sözleşmesel devir yasağını ileri sürmesini sınırlar.
Örnek olarak, asıl sözleşmede alacağın devredilemeyeceği yazılı olduğu hâlde borçlu sonradan alacağı açıkça tanıyan ve devir yasağını içermeyen bir yazılı belge düzenlemişse, üçüncü kişinin bu belgeye güvenip alacağı devralması hâlinde TBK m.183/2 ayrıca değerlendirilir. Burada korunan, yazılı borç tanımasına güvenen devralanın işlem güvenliğidir.
Devir yasağı ile TBK 184’teki yazılı şekil aynı şey mi?
Hayır. Devir yasağı, alacağın devredilebilir olup olmadığını; yazılı şekil ise devredilebilir alacağın hangi biçimde geçerli olarak devredileceğini ilgilendirir. Bir alacağın devrine engel bulunmaması, sözlü devir yapılabileceği anlamına gelmez. TBK m.184 uyarınca alacağın devrinin geçerliliği yazılı şekilde yapılmış olmasına bağlıdır.
Bu nedenle inceleme sırası iki basamaklıdır. Birinci basamakta TBK m.183 kapsamında alacağın devri mümkün mü sorusu cevaplanır. İkinci basamakta TBK m.184’teki yazılı şekil şartına uyulup uyulmadığı denetlenir. Devir yasağı olmayan fakat sözlü devredilen bir alacakta sorun m.183 değil m.184’tür. Buna karşılık yazılı sözleşmeyle devredilen fakat kanunen devri yasak bir alacakta yazılı şekle uyulmuş olması yasak engelini ortadan kaldırmaz.
Genel alacağın devri çerçevesini görmek için Alacağın Devri: Bildirim ve Ödeme Rehberi; yazılı şekil, imza ve noter ayrıntısı için TBK 184 yazılı şekil rehberi incelenebilir. Bu yazının odağı ise “devredilebilirlik” ve TBK m.183’teki üç engeldir.
Gelecekte doğacak alacak devredilebilir mi?
Gelecekte doğacak alacağın devrinde ilk sorun yine alacağın belirlenebilirliği ve devre engel bulunup bulunmadığıdır. Henüz doğmamış bir alacağın devredilmesi, her durumda geçerli veya her durumda geçersiz sayılmaz. Devir işleminin kapsamı, alacağın kaynağı ve belirlenebilirliği ile TBK m.183’teki engeller birlikte incelenir.
Örneğin devam eden bir sözleşmeden doğacak belirli nitelikteki alacakların devri ile kişinin ileride hangi hukuki ilişkiden doğacağı bilinmeyen bütün malvarlığı haklarını kapsayan belirsiz bir ifade aynı şekilde değerlendirilmez. Gelecekteki alacağın kaynağı, borçlusu, türü veya hesaplanma yöntemi devir sözleşmesinden anlaşılabiliyorsa belirlenebilirlik daha güçlüdür.
Buna rağmen özel kanun veya sözleşme gelecekteki alacaklar bakımından da devir yasağı koymuşsa bu yasak dikkate alınır. Ayrıca devir sözleşmesinin TBK m.184 uyarınca yazılı yapılması gerekir.
Alacağın yalnız bir kısmı devredilebilir mi?
Bölünebilir bir alacakta, kanun, sözleşme veya işin niteliğinden başka bir engel çıkmıyorsa alacağın belirli bir kısmının devri mümkündür. Ancak kısmi devir borçlunun ifa yükünün fiilî yönetimini zorlaştırabilir. Bu nedenle devredilen kısmın tutarı veya hesaplama yöntemi açık olmalı; borçluya yapılacak bildirimde hangi miktarın kime ödeneceği tereddütsüz gösterilmelidir.
Alacak bölünemez nitelikteyse kısmi devir işlemi alacağın niteliğiyle bağdaşmayabilir. Ayrıca asıl sözleşmedeki devir yasağı kısmi devri de kapsıyorsa alacağı parçalara ayırmak yasağı aşma yöntemi olarak kullanılamaz. Sözleşme hükmünün kapsamı dürüstlük kuralıyla birlikte değerlendirilir.
Devir yasağı varken yapılan temlikin hukuki sonucu nedir?
Geçerli bir sözleşmesel devir yasağına aykırı yapılan alacak devri, Türk hukukundaki baskın kabul ve yargı uygulamasında geçersizdir; devralan bu işleme dayanarak borçluya karşı alacaklı sıfatı kazanamaz. Ancak TBK m.183/2’deki özel koruma saklıdır: Borçlu, devir yasağı içermeyen yazılı bir borç tanımasına güvenerek alacağı devralan üçüncü kişiye karşı sözleşmesel devir yasağını ileri süremez. Devrin geçersiz kalması, devreden ile devralan arasındaki bedel iadesi veya sözleşmesel sorumluluk taleplerinin ayrıca incelenmesine engel değildir.
Özellikle faktoring, ticari alacak satın alma, grup şirketleri arasında devir, proje hakedişlerinin temliki ve kredi teminatı amacıyla yapılan temliklerde asıl sözleşme mutlaka incelenmelidir. Sadece fatura listesine bakılarak alacak portföyü devralmak yeterli hukuki inceleme değildir. Devir yasağı, borçlunun yazılı onay koşulu, kamu ihale mevzuatı veya özel sektör sözleşmesindeki kısıtlamalar ayrı ayrı kontrol edilmelidir.
Devredilemeyen alacak icra takibine veya davaya konu edilirse ne olur?
Devralan, alacağın kendisine geçtiğini ileri sürerek dava veya icra takibi başlattığında aktif taraf sıfatını dayandığı devir işleminden alır. Devir geçerli değilse borçlu, bu hususu uyuşmazlığın usul ve esas yapısına uygun biçimde ileri sürebilir. Takibin türüne göre itiraz veya şikâyet yolları; dava bakımından ise taraf sıfatı ve maddi hukuk savunmaları gündeme gelir.
Burada “temlik belgesi var” olması tek başına yeterli değildir. Belgenin TBK m.184 anlamında yazılı olması, devredilen alacağı yeterli biçimde belirlemesi ve TBK m.183 uyarınca devre engel bulunmaması gerekir. Devralanın alacaklı sıfatını ispatı, dayanak borç ilişkisi ve devir zincirinin birlikte gösterilmesini gerektirir.
Alacak birden fazla kez devredilmiş veya kime ait olduğu çekişmeli hâle gelmişse TBK m.187 borçluyu koruyan ayrı bir mekanizma kurar: Borçlu ifadan kaçınabilir ve alacağın konusunu hâkim tarafından belirlenen yere tevdi ederek borçtan kurtulabilir.
Temlik yasağı ile haciz aynı şey midir?
Hayır. Alacağın sözleşmeyle devrinin yasaklanması ile cebri icrada alacağın haczi aynı hukuki kurum değildir. Birinde alacaklı kendi iradesiyle tasarruf işlemi yapar; diğerinde devletin cebri icra yetkisi kullanılır. Bu nedenle sözleşmedeki “devredilemez” kaydının haciz bakımından sonucu, doğrudan TBK m.183’teki iradi devir kuralından çıkarılamaz. Haczedilebilirlik İcra ve İflas Kanunu ve ilgili özel hükümlere göre ayrıca değerlendirilir.
Aynı ayrım rehin, intifa, takas ve dava konusu etme yetkisi bakımından da geçerlidir. Bir hakkın devredilememesi onun her türlü hukuki işleme kapalı olduğu anlamına gelmez; ilgili işlemin kendi kanuni rejimi incelenmelidir.
Alacak devrinden önce hangi belgeler kontrol edilmelidir?
Devir işlemi yapılmadan önce yalnız alacağın miktarı değil, alacağa ilişkin hukuki zincir kontrol edilmelidir. Uygulamada aşağıdaki sıra hatayı azaltır:
- Alacağın hangi sözleşme veya kanundan doğduğunu tespit edin.
- Özel kanunda devir yasağı veya onay şartı bulunup bulunmadığını kontrol edin.
- Asıl sözleşme, ek protokol ve genel işlem koşullarında temlik yasağı arayın.
- Alacağın kişiye sıkı bağlı nitelik taşıyıp taşımadığını değerlendirin.
- Varsa borçlunun yazılı borç tanımasını ve bu belgede devir yasağı bulunup bulunmadığını inceleyin.
- Devir sözleşmesini TBK m.184’e uygun yazılı şekilde kurun.
- Devredilen alacağı tutar, sözleşme, fatura, dönem veya hesaplama yöntemiyle açıkça belirleyin.
- Borçluya yapılacak bildirimi ve ödeme hesabını düzenleyin.
- Rehin, kefalet, faiz ve diğer bağlı hakların durumunu TBK m.189 kapsamında kontrol edin.
- Alacak senedi ve ispat belgelerinin teslimini TBK m.190’a göre tamamlayın.
TBK 183 ile sözleşmenin devri arasındaki fark
Alacağın devrinde yalnız alacak hakkı üçüncü kişiye geçer; borç ilişkisinin tamamı devredilmez. Sözleşmenin devrinde ise sözleşmeden doğan taraf sıfatı bütün hak ve borçlarıyla değişir ve TBK m.205 uygulanır. Bu nedenle bir sözleşmedeki tüm hak ve yükümlülükleri başka şirkete aktarmak isteniyorsa yalnız “alacağın temliki” belgesi yeterli olmayabilir.
Sitemizdeki sözleşmenin devri TBK 205 rehberi, taraf değişikliğinin tamamını ele alır. TBK 183 ise yalnız alacak hakkının devredilebilirliğiyle ilgilidir.
TBK 183 ile dava konusunun devri arasındaki fark
Dava devam ederken uyuşmazlık konusu hakkın üçüncü kişiye geçirilmesi, maddi hukuktaki devir yanında HMK m.125’teki usul sonuçlarını da doğurabilir. Bu nedenle dava açıldıktan sonra yapılan temlikte yalnız TBK 183-194 hükümleri değil, HMK 125 dava konusunun devri kuralı da değerlendirilmelidir.
Maddi hukuk bakımından geçersiz bir devir, sırf dava devam ediyor diye geçerli hâle gelmez. Aynı şekilde maddi hukuk bakımından geçerli devir yapılmış olması, davadaki taraf değişikliğinin HMK 125 sonuçlarını kendiliğinden ortadan kaldırmaz. İki alan birlikte yürütülür.
Türkiye geneli ve Mersin uygulaması
TBK m.183 Türkiye genelinde özel hukuk borç ilişkilerine uygulanan genel hükümdür. Mersin’de ticari alacak, eser sözleşmesi, satış bedeli, hizmet alacağı, lojistik, taşeronluk, tedarik ve kira bağlantılı alacakların devrinde de aynı üçlü kontrol yapılır: kanun, sözleşme ve işin niteliği. Fiziksel ofisimiz Mersin’dedir; Türkiye genelindeki özel hukuk dosyaları Mersin’den yönetilir.
Özellikle ticari işletmelerde fatura finansmanı veya grup şirketleri arasında alacak aktarımı planlanırken asıl sözleşmenin temlik maddesi görülmeden işlem yapılmamalıdır. Borçlu şirketin “önceden yazılı onay” şartı koyduğu sözleşmelerde bu onay prosedürü tamamlanmadan devir belgesi düzenlemek tahsil aşamasında doğrudan uyuşmazlık yaratır.
Sık Sorulan Sorular
Alacağımı borçluya sormadan devredebilir miyim?
TBK m.183’e göre kanun, sözleşme veya işin niteliği engel değilse borçlunun rızası aranmaz.
Her para alacağı devredilebilir mi?
Hayır. Para alacağı olması tek başına yeterli değildir; özel kanun, sözleşmedeki devir yasağı ve işin niteliği kontrol edilir.
Sözleşmede “temlik edilemez” yazıyorsa ne olur?
TBK m.183 sözleşmenin alacağın devrini engelleyebileceğini açıkça kabul eder. Kaydın kapsamı ve m.183/2’deki yazılı borç tanıması istisnası ayrıca incelenir.
Alacağın devri için noter şart mı?
TBK m.184 yazılı şekli geçerlilik şartı olarak düzenler; genel kural olarak noter şekli getirmez. Özel kanun veya işlemin niteliği farklı şekil öngörüyorsa o özel hüküm uygulanır.
Borçlunun onayı olmadan yapılan temlik geçerli olur mu?
Devir engeli yoksa evet. Borçlunun rızası TBK m.183 bakımından genel geçerlilik şartı değildir.
Devir yasağı sonradan kaldırılabilir mi?
Tarafların geçerli anlaşmasıyla sözleşmesel yasak değiştirilebilir. Kanundan doğan emredici yasak ise taraf iradesiyle kaldırılamaz.
Gelecekte doğacak alacak devredilebilir mi?
Belirlenebilir bir gelecekteki alacak bakımından devir mümkündür; ancak TBK m.183’teki engeller ve TBK m.184’teki yazılı şekil şartı ayrıca uygulanır.
Alacağın bir kısmını devredebilir miyim?
Bölünebilir alacakta başka bir engel yoksa kısmi devir mümkündür. Devredilen bölüm açıkça belirlenmelidir.
Temlik yasağı haczi de engeller mi?
Temlik ve haciz farklı kurumlardır. Haczedilebilirlik İcra ve İflas Kanunu ile özel hükümlere göre ayrıca değerlendirilir.
Devir yasağına rağmen alacağı satın alan kişi ne yapar?
Geçerli sözleşmesel devir yasağına aykırı temlik kural olarak geçersizdir ve devralan borçluya karşı alacaklı sıfatı kazanmaz. TBK m.183/2’deki yazılı borç tanıması istisnası varsa sonuç değişebilir; aksi hâlde devredenle devralan arasındaki bedel iadesi ve sözleşmesel talepler ayrıca değerlendirilir.
Hukukçu İncelemesi ve E-E-A-T
Hukukçu incelemesi: Av. Halil Bakırcı, Mersin Barosu Sicil No: 3472. İçerik 13 Eylül 2026 tarihinde 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m.183-194 sistematiği, TBK m.183/2’deki yazılı borç tanıması istisnası ve sözleşmesel devir yasağının hukuki etkisi yönünden yeniden incelenmiş ve güncellenmiştir.
Net kanuni dayanak: TBK m.183: kanun, sözleşme veya işin niteliği engel olmadıkça alacaklı borçlunun rızası olmadan alacağını devredebilir. TBK m.184: devir yazılı şekle tabidir. Somut alacağın özel kanundaki kısıtlamaları ayrıca kontrol edilir.
Ofis: Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu, İhsaniye Mah. 4903 Sk. Profit İş Merkezi No:23 Kat:3 Daire:14 Akdeniz/Mersin.
Hukuki konu hakkında iletişim
İlk iletişimde konuyu, bulunduğunuz ülke veya ili ve varsa tebliğ ya da son işlem tarihini kısaca belirtebilirsiniz. T.C. kimlik numarası, sağlık verisi veya kişisel belge göndermeyiniz. Mesajlaşma tek başına hukuki görüş veya avukatlık ilişkisi oluşturmaz.
