B&KBakırcı & KeskinHUKUK BÜROSU
TR
TürkçeEnglishDeutschРусскийالعربية中文
Menü

Yurt Dışından Deniz Yoluyla Gelen Yük Hasarlıysa Ne Yapılır? TTK m.1178, 1185 ve 1186 | 2026

Kısa ve Net Cevap

Yurt dışından Türkiye’ye deniz yoluyla gelen yük kaybolmuş, eksik, hasarlı veya geç teslim edilmişse taşıyanın sorumluluğu öncelikle 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun denizde eşya taşımasına ilişkin hükümlerine göre incelenir. TTK m.1178/2, taşıyanı eşyanın zıyaı, hasarı veya teslimde gecikmesinden, zarar eşya taşıyanın hâkimiyetindeyken meydana gelmişse sorumlu tutan temel kuralı kurar. Taşıyanın sorumluluktan kurtuluş sebepleri m.1179-1183’te; zarar bildirimi m.1185’te; sorumluluk sınırları m.1186’da düzenlenmiştir.

Hasar dışarıdan açıkça görülüyorsa en geç teslim sırasında, gizli hasarsa teslimden itibaren aralıksız hesaplanacak 3 gün içinde taşıyana yazılı bildirim yapılmalıdır. Teslimde gecikme zararı için ise eşyanın tesliminden itibaren 60 gün içinde yazılı bildirim şarttır. Süresinde gecikme bildirimi yapılmazsa TTK m.1185/5 açıkça gecikme zararı için tazminat ödenmeyeceğini düzenler.

Taşıyanın zıya veya hasar sorumluluğu kural olarak TTK m.1186/1 uyarınca koli veya ünite başına 666,67 SDR yahut zıya/hasara uğrayan eşyanın gayrisafi ağırlığının kilogramı başına 2 SDR tutarlarından hangisi yüksekse onunla sınırlıdır. Yükleten teslimden önce eşyanın cinsini ve değerini bildirip bu değer taşıma senedine yazılmışsa veya taraflar daha yüksek sınır kararlaştırmışsa sonuç değişebilir. Kasıt veya pervasızca davranış gibi Kanunun sınırı kaldırdığı hâller ayrıca incelenir.

Yurt dışından deniz yoluyla gelen yükte hasar kayıp gecikme tazminatı
Deniz yük hasarında teslim anındaki tespit, 3 günlük gizli hasar bildirimi ve koli/kilogram SDR sınırı birlikte değerlendirilir.

1. TTK m.1178 Deniz Taşıyanının Sorumluluğunu Nasıl Kurar?

TTK m.1178’in temel yaklaşımı, eşyanın zıyaı, hasarı veya teslimde gecikmesinden doğan zararı, olay eşya taşıyanın hâkimiyetinde bulunduğu dönemde meydana gelmişse taşıyanın sorumluluk alanına sokmaktır. Taşıyan, m.1179 ve devamındaki hükümler çerçevesinde kusursuzluğunu veya Kanunda tanınan kurtuluş sebebini ispatlayabilir.

“Zıya” eşyanın tamamen veya kısmen teslim edilememesini; “hasar” eşyanın fiziksel veya ekonomik değerinin bozulmasını; “teslimde gecikme” ise eşyanın kararlaştırılan sürede, süre kararlaştırılmamışsa özenli taşıyıcıdan beklenen makul sürede teslim edilmemesini ifade eder.

Uluslararası konteyner taşımasında zarar tek bir aşamada ortaya çıkmayabilir. Yük fabrikada konteynere konur, limanda terminale girer, gemiye yüklenir, aktarma limanından geçer ve Türkiye’de tahliye edilir. Sorumluluk bakımından hasarın hangi safhada ve kimin hâkimiyetindeyken oluştuğu belirlenmelidir.

Taşıma belgesinde birden fazla lojistik şirket adı bulunması da tek başına hepsinin “taşıyan” olduğu anlamına gelmez. Sözleşmesel taşıyan, fiilî taşıyan, freight forwarder, NVOCC, liman işletmesi ve kara nakliyecisinin sıfatları ayrıca ayrıştırılır.

2. Eşya Ne Zaman Taşıyanın Hâkimiyetinde Sayılır?

TTK, taşıyanın sorumluluk dönemini eşyanın taşıma amacıyla teslim alınmasından teslim edilmesine kadar geçen dönem içinde değerlendirir. Liman teslim şekli, konişmentodaki “place of receipt”, “port of loading”, “port of discharge” ve “place of delivery” kayıtları bu sınırın belirlenmesinde önemlidir.

Kapıdan kapıya multimodal taşımalarda zararın hangi taşıma safhasında meydana geldiği tespit edilebiliyorsa o safhanın özel rejimi uygulanabilir. Zararın yeri belirlenemiyorsa taşıma sözleşmesinin yapısı, TTK ve varsa milletlerarası sözleşmeler birlikte incelenir.

FCL konteynerde yükleten konteyneri kendisi doldurup mühürlemişse, ambalaj/yükleme hatası savunması daha güçlü gündeme gelebilir. LCL taşımada ise konsolidasyon ve terminal işlemlerinin kim tarafından yapıldığı farklıdır.

Hasarın gemide mi, terminalde mi, tahliyede mi yoksa son kara taşımasında mı oluştuğunu belirlemek için survey raporu, mühür numarası, EIR, terminal giriş-çıkış kayıtları, teslim tutanakları ve fotoğraflar birlikte incelenmelidir.

3. Açık Hasar Teslimde, Gizli Hasar 3 Gün İçinde Nasıl Bildirilir?

TTK m.1185/1 çok kısa ve kesin süreler getirir. Zıya veya hasar en geç eşyanın gönderilene teslimi sırasında taşıyana yazılı olarak bildirilmelidir. Hasar dışarıdan belli değilse, teslim tarihinden itibaren aralıksız hesaplanan üç gün içinde bildirimin gönderilmesi yeterlidir.

İhbarnamede zararın neden ibaret olduğunun genel olarak belirtilmesi gerekir. “Hasarlı geldi” gibi soyut ifade yerine kaç koli, hangi ürün, ıslanma, kırılma, ezilme, paslanma, sıcaklık sapması veya eksik adet gibi ana zarar türü yazılmalıdır.

Taşıma belgesinin “clean delivery” şeklinde imzalanması ve hiçbir rezerv konulmaması, daha sonra gizli hasar iddiasını imkânsız hâle getirmez; fakat m.1185/4 uyarınca taşıyan lehine teslimin taşıma senedindeki gibi yapıldığına ve zarar varsa taşıyanın sorumlu olmadığı nedenden doğduğuna ilişkin çürütülebilir karineler doğar.

Eşya tarafların katılımıyla mahkeme, yetkili makam veya resmen atanmış uzmanlarca incelenmişse m.1185/2 uyarınca ayrıca bildirim gerekmeyebilir. Buna rağmen pratikte taşıyana derhâl yazılı ihbar yapılması ispat güvenliğini artırır.

4. Deniz Yükünde Teslim Gecikmesi İçin 60 Günlük Süre Nedir?

TTK m.1185/5, gecikme zararını açık hasar rejiminden ayırır. Eşyanın teslimindeki gecikme, gönderilen tarafından eşyanın kendisine teslim edildiği tarihten itibaren aralıksız hesaplanacak 60 gün içinde taşıyana yazılı olarak bildirilmelidir.

Kanun burada sonuca da açıkça bağlar: süresinde bildirim yapılmazsa gecikme zararı için tazminat ödenmez. Bu nedenle navlun şirketiyle aylarca sözlü görüşme yapmak, 60 günlük yazılı ihbarın yerine geçirilmemelidir.

Gecikme zararı, eşyanın geç gelmesinden doğan gerçek ve ispatlanabilir ekonomik kayıptır. Üretim hattının durması, sözleşmesel teslim cezası, alternatif ürün temini veya pazar kaybı gibi kalemlerde nedensellik ve öngörülebilirlik ayrıca değerlendirilir.

TTK m.1186, gecikme zararında ayrıca sorumluluk sınırı getirir. Zıya ve hasardaki koli/kilogram sistemiyle gecikme sınırı aynı değildir; hesap yapılırken doğru fıkra uygulanmalıdır.

5. Deniz Taşımasında 666,67 SDR veya 2 SDR/kg Sınırı Nasıl Hesaplanır?

TTK m.1186/1’e göre eşyanın uğradığı veya eşyaya ilişkin her türlü zıya veya hasar nedeniyle taşıyanın ödeyeceği tazminat kural olarak her hâlde hangi sınır daha yüksekse ona göre belirlenir: koli veya ünite başına 666,67 SDR yahut zıya/hasara uğrayan eşyanın gayrisafi ağırlığının her kilogramı için 2 SDR.

Örneğin tek büyük makine 2.000 kg ise kilogram hesabı 4.000 SDR verir. Koli başına 666,67 SDR’den yüksek olduğu için üst sınır 4.000 SDR üzerinden değerlendirilir. Buna karşılık çok sayıda ayrı paket doğru şekilde taşıma belgesinde gösterilmişse koli/ünite hesabı daha yüksek olabilir.

SDR, IMF’nin Özel Çekme Hakkıdır; euro veya ABD doları değildir. Türk lirasına çevrim Kanunun ilgili değerleme hükümlerine göre yapılır. Sabit bir “SDR = X TL” oranı yazıya bağlanmamalı; ilgili tarihteki resmî değer kullanılmalıdır.

Yükleten, eşya teslim edilmeden önce cins ve değeri bildirip bu değer taşıma senedine geçirilmişse m.1186’daki olağan sınır rejimi değişebilir. Tarafların daha yüksek bir sorumluluk sınırı kararlaştırması da Kanunun izin verdiği ölçüde mümkündür.

6. Taşıyan Hangi Hâllerde Sorumluluktan Kurtulabilir?

TTK m.1179 taşıyanın kendisinin ve adamlarının kusursuzluğunu ispatlayarak sorumluluktan kurtulmasını düzenler. Ayrıca m.1180 teknik yönetim ve yangın, m.1181 denizde kurtarma, m.1182 ise belirli kusursuzluk ve uygun illiyet bağı karinelerini içerir.

TTK m.1182’de deniz ve işletilebilir suların tehlikeleri, harp olayları, yetkili makam emirleri veya karantina, grev/lokavt, yükleten veya eşya malikinin fiil ve ihmalleri, doğal eksilme/gizli ayıp, yetersiz ambalaj ve yetersiz işaretleme gibi sebepler sayılır.

Bu sebepler otomatik ve tartışmasız sorumsuzluk yaratmaz. Maddenin ikinci fıkrası, sayılan sebebin ortaya çıkmasına taşıyanın sorumlu olduğu bir olay yol açmışsa taşıyanın kurtulamayacağını açıkça düzenler.

Örneğin ambalaj yetersizliği savunmasında ambalajın gerçekten zararın nedeni olup olmadığı, taşıyanın yükün görünür uygunsuzluğunu bilip bilmediği ve taşımanın özel şartlarının gözetilip gözetilmediği incelenir. “Deniz çok dalgalıydı” şeklindeki genel ifade tek başına her hasarı taşıyan dışına çıkarmaz.

7. Konteyner İçindeki Koliler Sorumluluk Sınırında Nasıl Sayılır?

Konteyner taşımalarında m.1186’daki “koli veya ünite” hesabı ekonomik sonucu ciddi biçimde değiştirebilir. Taşıma belgesinde konteyner içindeki koli veya üniteler ayrı ayrı belirtilmişse, Kanunun paketleme ünitesi hesabına ilişkin özel kuralları uygulanır.

Konişmentoda yalnız “1 container” yazılması ile “1 container containing 500 cartons” şeklinde ayrıntılı kayıt bulunması aynı değildir. Hangi birimin sorumluluk sınırında koli/ünite sayılacağı taşıma senedindeki kayıt ve TTK m.1186 hükümleri üzerinden belirlenir.

Bu nedenle yükleme aşamasında packing list ile konişmento bilgilerinin uyumlu tutulması yalnız gümrük ve operasyon için değil, olası hasar tazminatı bakımından da önem taşır.

Taşıyanın hazırladığı taslak konişmentoda koli sayısı eksikse yükleten yükleme öncesinde düzeltilmesini istemelidir. Hasar gerçekleştikten sonra paket sayısını değiştirmek mümkün değildir.

8. Survey Raporu, Fotoğraf ve Delil Tespiti Neden Önemlidir?

Yük tesliminde hasar görülür görülmez bağımsız surveyor çağrılması, zarar nedeninin ve miktarının belirlenmesinde önemli delildir. Survey raporu taşıyanı tek başına bağlayan mahkeme kararı değildir; ancak konteyner durumu, mühür, ambalaj, nem, sıcaklık, kırılma ve ürün miktarı gibi teknik olguları zamanında kayıt altına alır.

Fotoğraf ve videolarda konteyner numarası, mühür numarası, koli etiketleri ve genel yükleme düzeni görünür olmalıdır. Yalnız yakın plan hasar fotoğrafı, hasarın hangi sevkiyata ait olduğunu göstermekte yetersiz kalabilir.

Bozulabilir gıda, kimyasal veya soğuk zincir ürünlerinde data logger ve reefer sıcaklık kayıtları ayrıca saklanmalıdır. Ürünün imha edilmesi gerekiyorsa imha öncesinde numune, ekspertiz ve yetkili kurum tespiti yapılması gerekir.

Dava açılmadan önce delilin kaybolma riski varsa HMK m.400 ve devamı kapsamında delil tespiti gündeme gelebilir. Özellikle ürünün kısa sürede bozulduğu veya konteynerin yeniden kullanılacağı durumlarda beklemek ispatı güçleştirir.

9. Emtia Sigortası Ödeme Yaparsa Taşıyana Kim Dava Açar?

Taşıma sigortacısı poliçe kapsamında sigortalı yük sahibine ödeme yaparsa, şartları varsa halefiyet yoluyla zarara sebep olan taşıyana veya sorumlu kişilere rücu edebilir. Sigortacının rücu hakkının kapsamı ödediği tazminat ve sigortalının sahip olduğu haklarla bağlantılıdır.

Sigortalının hasar ihbar sürelerine uymaması veya taşıyana karşı haklarını zayıflatması, sigorta ilişkisini de etkileyebilir. Bu nedenle “sigortam var, taşıyana bildirim yapmama gerek yok” yaklaşımı yanlıştır.

Sigorta şirketi survey organize etse bile taşıyana m.1185 kapsamında yazılı bildirim yapılıp yapılmadığı kontrol edilmelidir. Sigortacı ile taşıyan arasındaki yazışmaların kimin adına ve hangi hak saklı tutularak yapıldığı dosyada önem kazanır.

Poliçedeki muafiyet, müşterek avarya, Institute Cargo Clauses kapsamı ve sigorta teminatı taşıyanın TTK sorumluluğundan ayrı değerlendirilir.

10. Konişmentoda Taşıyan ve Dava Hakkı Nasıl Belirlenir?

Konişmento yalnız eşyanın alındığını gösteren belge değildir; taşıma sözleşmesinin şartlarını ve taşıyanın kimliğini belirlemede temel belgedir. “Carrier”, “as carrier”, “as agent only” gibi kayıtlar taraf sıfatını etkileyebilir.

Navlun faturasını kesen freight forwarder her zaman deniz taşıyanı değildir; ancak kendi adına taşıma taahhüdü üstlendiyse sözleşmesel taşıyan olarak sorumluluğu doğabilir. Fiilî gemi işletmecisinin ayrıca sorumluluğu TTK’nın fiilî taşıyan hükümlerine göre incelenir.

Konişmentodaki yabancı mahkeme yetki veya tahkim şartı, Türkiye’de dava açılıp açılamayacağını etkileyebilir. Bunun geçerliliği ve konişmento hamili/sigortacıya etkisi MÖHUK, TTK ve tahkim hükümleri birlikte değerlendirilerek belirlenir.

Dava açmadan önce yalnız geminin adına veya acente tabelasına bakılarak davalı seçilmemelidir. Taşıma sözleşmesinin gerçek tarafı ve fiilî taşıyan tespit edilmelidir.

11. Deniz Yük Hasarında En Sık Yapılan Hatalar

Birinci hata: açık hasarı teslim sırasında yazılı kayda almamaktır.

İkinci hata: gizli hasarda üç günlük TTK m.1185 süresini geçirmektir.

Üçüncü hata: teslim gecikmesinde 60 günlük yazılı bildirim yapılmamasıdır; Kanun bu durumda gecikme tazminatının ödenmeyeceğini açıkça düzenler.

Dördüncü hata: 666,67 SDR/koli ve 2 SDR/kg seçeneklerinden düşük olanı otomatik uygulamaktır. Kanun yüksek olan sınırı esas alır.

Beşinci hata: konişmentoda taşıyan, acente ve forwarder sıfatlarını ayırmadan yanlış şirkete dava açmaktır.

Altıncı hata: hasarlı ürün imha edilmeden önce survey, numune ve delil tespiti yapmamaktır.

Resmî Kaynaklar

Sık Sorulan Sorular

Deniz yoluyla gelen yük hasarlıysa kaç gün içinde bildirim yapılır?

Açık hasar en geç teslim sırasında; dışarıdan belli olmayan hasar teslimden itibaren aralıksız üç gün içinde taşıyana yazılı bildirilmelidir.

Gecikmiş yük için bildirim süresi kaç gündür?

Eşyanın tesliminden itibaren 60 gün içinde yazılı bildirim gerekir. Süresinde bildirim yapılmazsa TTK m.1185/5 uyarınca gecikme zararı için tazminat ödenmez.

Taşıyanın hasar sorumluluk sınırı nedir?

Kural olarak koli/ünite başına 666,67 SDR veya hasarlı/zayi eşyanın gayrisafi kilogramı başına 2 SDR’den hangisi yüksekse o sınır uygulanır.

Konteyner tek koli mi sayılır?

Her zaman değil. Taşıma belgesinde konteyner içindeki paket/ünitelerin nasıl gösterildiği TTK m.1186 hesabını etkiler.

PIR gibi hava kargo raporu deniz yükünde var mı?

Deniz yükünde terminal teslim tutanağı, EIR, survey ve yazılı hasar ihtarı kullanılır. Taşıyana m.1185’e uygun bildirim yapılmalıdır.

Sigorta ödeme yaptıysa yine taşıyana başvurulur mı?

Sigortacı şartları varsa halefiyetle taşıyana rücu edebilir. Hasar bildirim süreleri sigorta var diye ortadan kalkmaz.

Hasarlı ürünü hemen imha edebilir miyim?

İmha zorunluysa önce mümkün olduğunca survey, fotoğraf, numune ve gerekli resmî tespitler yapılmalıdır; aksi hâlde zarar ve nedenin ispatı zorlaşabilir.

Deniz hasarında taşıyan her durumda sorumlu mu?

Hayır. TTK m.1179-1183’te kusursuzluk ve kurtuluş sebepleri düzenlenmiştir; taşıyan bunları somut olayda ispatlamalıdır.

Forwarder ile gemi şirketi aynı sorumluluğa mı sahiptir?

Hayır. Sözleşmesel taşıyan, fiilî taşıyan, forwarder ve acente sıfatları sözleşme ve konişmentoya göre ayrı belirlenir.

Yurt dışındaki yük sahibi Türkiye’ye gelmeden dava açabilir mi?

Usulüne uygun vekâletname ve şirket/temsil belgeleriyle Türkiye’de avukat aracılığıyla delil tespiti, ihtar ve dava işlemleri yürütülebilir.

Hukukçu İncelemesi ve E-E-A-T

Hazırlayan: Av. Halil BAKIRCI – Mersin Barosu Sicil No: 3472
Hukukî inceleme: Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu.

Bu rehber 6102 sayılı TTK m.1178-1186 ile HMK’nın delil tespiti hükümleri esas alınarak hazırlanmıştır. Hasar bildiriminin teslim/3 gün, gecikme bildiriminin 60 gün ve zıya-hasar sorumluluk sınırının 666,67 SDR/koli veya 2 SDR/kg şeklindeki güncel kanun metni kontrol edilmiştir.

Yurt dışından Türkiye’ye deniz yolu ithalatında yük hasarı, konişmento, taşıyan sorumluluğu, sigorta rücu ve ticari tazminat dosyaları Mersin’den Türkiye genelinde takip edilmektedir.

Deniz Yük Hasarı İçin İletişim

Son mevzuat ve kaynak kontrolü: 15 Eylül 2026.

Hukuki konu hakkında iletişim

İlk iletişimde konuyu, bulunduğunuz ülke veya ili ve varsa tebliğ ya da son işlem tarihini kısaca belirtebilirsiniz. T.C. kimlik numarası, sağlık verisi veya kişisel belge göndermeyiniz. Mesajlaşma tek başına hukuki görüş veya avukatlık ilişkisi oluşturmaz.

Telefonla Araİletişim Bilgileri

tarafından hazırlanmış, Av. Emirhan Keskin tarafından incelenmiştir.

Yazar Bilgisi

, Mersin Barosu 3472 sicil numarasına kayıtlıdır. Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu bünyesinde ceza, aile, iş, gayrimenkul ve ticaret hukuku alanlarında hukuki danışmanlık ve dava takibi sunmaktadır.

İnceleyen: Av. Emirhan Keskin · Mersin Barosu Sicil No: 5507

Telefon WhatsApp