Yurt Dışından Vekâletnamede Arabuluculuğa Başvurma Yetkisi: HMK m.74 ve 6325 sayılı Kanun | 2026
Yurt dışında yaşayan müvekkiller açısından arabuluculuk, Türkiye’ye gelmeden uyuşmazlığın çözümünü yönetmek için önemli bir araçtır. İş, ticaret, tüketici, kira ve kanunların dava şartı arabuluculuk öngördüğü diğer alanlarda dava açılmadan önce arabuluculuk sürecinin tamamlanması gerekebilir. İhtiyari arabuluculukta ise taraflar dava zorunluluğu olmaksızın uyuşmazlığı müzakere etmek için arabulucuya başvurabilir.
Ancak avukatın dava açma ve takip etme yetkisi, müvekkili adına arabuluculuğa başvurma yetkisini otomatik olarak içermez. HMK m.74 açık biçimde alternatif uyuşmazlık çözüm yollarına başvurmayı özel yetkiye bağlar. Bu nedenle yurt dışından konsolosluk veya yabancı noter yoluyla vekâletname düzenlenirken arabuluculuk ihtiyacı dosya başında düşünülmelidir.
- HMK m.74 arabuluculuk için neden özel yetki arar?
- 6325 sayılı Kanun hangi uyuşmazlıklara uygulanır?
- İhtiyari ve dava şartı arabuluculuk farkı
- Avukat müzakerelere müvekkil yerine katılabilir mi?
- Dava şartı arabuluculukta son tutanak
- Arabuluculuk anlaşması imzalanırken hangi yetkiler gerekir?
- Sulh, ibra ve feragat özel yetkileri
- Yurt dışındaki müvekkil Türkiye’ye gelmeden süreç yürür mü?
- Vekâletnamede hangi ifade bulunmalıdır?
- Başvuru öncesi kontrol listesi
- Sık sorulan sorular
1. HMK m.74 Arabuluculuğa Başvuru İçin Neden Özel Yetki Arar?
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.74, açıkça yetki verilmedikçe vekilin “alternatif uyuşmazlık çözüm yollarına başvuramayacağını” düzenler. Arabuluculuk, 6325 sayılı Kanunda düzenlenen temel alternatif uyuşmazlık çözüm yoludur. Bu nedenle avukatın müvekkil adına arabuluculuk başvurusu yapabilmesi için açık özel yetki bulunmalıdır.
Bu kuralın amacı, müvekkilin uyuşmazlığın çözüm yöntemine ilişkin iradesini korumaktır. Arabuluculukta taraflar yalnız dava stratejisini konuşmaz; alacağın miktarı, ödeme takvimi, sözleşmenin devamı veya sona ermesi, karşılıklı edimler ve uyuşmazlığın bütünü üzerinde anlaşma ihtimali doğar.
“Her türlü dava açmaya ve takip etmeye” şeklindeki genel ifade, alternatif çözüm yoluna başvuru yetkisiyle aynı değildir. Vekâletname hazırlanırken arabuluculuğa başvurma yetkisi açıkça yazılmalıdır.
2. 6325 Sayılı Kanun Hangi Uyuşmazlıklara Uygulanır?
6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu, yabancılık unsuru taşıyanlar dahil olmak üzere tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri iş veya işlemlerden doğan özel hukuk uyuşmazlıklarının çözümünde uygulanır. Bu nedenle tarafların serbestçe tasarruf edemediği statü, kamu düzeni veya kanunun açıkça arabuluculuk dışında bıraktığı alanlarda arabuluculuk yoluyla bağlayıcı çözüm kurulamaz.
Yurt dışındaki müvekkilin taraf olduğu sözleşmenin yabancı ülkeyle bağlantılı olması, tek başına 6325 sayılı Kanunun uygulanmasını engellemez. Ancak uyuşmazlığın Türk hukukunda tarafların serbest tasarrufuna açık olup olmadığı, hukuk seçimi ve varsa tahkim/yetki şartları ayrıca değerlendirilmelidir.
Aile hukukunda tarafların serbestçe tasarruf edemediği statü sonuçları, ceza hukuku uyuşmazlıkları ve kanunun özel sistemlere bağladığı alanlar “arabuluculukla her şey çözülür” mantığıyla ele alınmamalıdır.
3. İhtiyari Arabuluculuk ile Dava Şartı Arabuluculuk Arasındaki Fark
İhtiyari arabuluculukta taraflar, kanunen dava açmadan önce başvuru zorunluluğu bulunmasa bile uyuşmazlığı müzakere etmek için arabuluculuğu seçer. Dava şartı arabuluculukta ise ilgili kanun, belirli dava türlerinde dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmasını usuli dava şartı hâline getirir.
6325 sayılı Kanun m.18/A, ilgili kanunlarda arabulucuya başvurulmuş olmasının dava şartı kabul edildiği hâllerde uygulanacak usulü düzenler. İş uyuşmazlıkları, ticari para alacağı/tazminat talepleri, tüketici uyuşmazlıklarının belirli kısmı ve mevzuatla kapsama alınan diğer alanlar bakımından ilgili özel kanun hükümleri ayrıca incelenmelidir.
Her iki modelde de avukatın müvekkil adına başvuru yapması HMK m.74 açısından temsil yetkisi kontrolünü gerektirir. “Dava şartı olduğu için özel yetki gerekmez” şeklinde bir istisna HMK m.74’te yer almaz.
4. Avukat Arabuluculuk Müzakerelerine Müvekkil Yerine Katılabilir mi?
Evet. 6325 sayılı Kanun m.15/6, tarafların arabuluculuk müzakerelerine bizzat, kanuni temsilcileri veya avukatları aracılığıyla katılabileceğini düzenler. Uyuşmazlığın çözümüne katkı sağlayabilecek uzman kişiler de müzakerelerde hazır bulundurulabilir.
Bu hüküm, yurt dışındaki müvekkilin her arabuluculuk toplantısı için Türkiye’ye gelmesini zorunlu kılan genel bir kural bulunmadığını gösterir. Usulüne uygun özel yetkili vekâletnameyle avukat müzakerelere katılabilir.
Bununla birlikte müvekkilin müzakere sınırlarını avukatına açık bildirmesi gerekir. Örneğin 500.000 TL’lik alacakta en düşük kabul edilebilir tutar, taksit süresi, faiz veya teminat koşulu yazılı talimatla belirlenebilir. Vekâletnamede yetki bulunması avukatın müvekkil talimatından bağımsız hareket etmesi anlamına gelmez.
5. Dava Şartı Arabuluculukta Son Tutanak Neden Önemlidir?
HUAK m.18/A, ilgili kanunda arabuluculuğa başvuru dava şartı kabul edilmişse sürecin usulünü düzenler. Anlaşma sağlanamazsa son tutanak düzenlenir. Dava açıldığında son tutanağın aslı veya arabulucu tarafından onaylanmış örneği dava dilekçesine eklenmelidir.
Son tutanak eklenmemişse mahkeme davacıya, tutanağın bir haftalık kesin süre içinde sunulması gerektiğini ihtar eder. Bu süre içinde sunulmazsa dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmadan davanın usulden reddine karar verilir. Arabulucuya hiç başvurulmadan dava açıldığı anlaşılırsa dava şartı yokluğu nedeniyle usulden ret gündeme gelir.
Yurt dışındaki müvekkil bakımından arabuluculuk başvurusunun doğru kişi/tüzel kişi adına yapılması, taleplerin dava ile uyumlu olması ve son tutanağın dosyada saklanması bu nedenle önemlidir.
6. Arabuluculuk Anlaşması İmzalanırken Hangi Yetki Kontrol Edilmeli?
Arabuluculuğa başvurma yetkisi ile arabuluculuk sonunda kurulacak anlaşmanın içeriği aynı şey değildir. HMK m.74, alternatif uyuşmazlık çözüm yollarına başvurmanın yanında sulh olma, karşı tarafı ibra etme, davadan veya kanun yollarından feragat etme gibi işlemleri de ayrı özel yetkilere bağlar.
Arabuluculuk anlaşmasında yalnız ödeme takvimi kuruluyorsa temsil yetkisi bu içeriğe göre değerlendirilir. Buna karşılık tarafın mevcut alacağın bir kısmından vazgeçmesi, karşı tarafı ibra etmesi, devam eden davadan feragat etmesi veya haczi kaldırması gerekiyorsa bu işlemlere ilişkin HMK m.74 özel yetkileri ayrıca kontrol edilmelidir.
Bu nedenle “arabuluculuğa başvurmaya yetkili avukat her türlü anlaşmayı imzalayabilir” şeklinde genelleme yapılmamalıdır. Anlaşma belgesinin her maddesi vekâletnamedeki özel yetki setiyle karşılaştırılmalıdır.
7. Sulh ve İbra Özel Yetkileri Arabuluculukta Neden Ayrı Önem Taşır?
Arabuluculukta taraflar çoğu zaman karşılıklı taviz vererek uyuşmazlığı sona erdirir. Bu sonuç, somut anlaşmanın niteliğine göre sulh veya ibra gibi HMK m.74 işlemlerini içerebilir. Avukatın yalnız “arabuluculuğa başvurmaya” yetkili olması, sulh ve ibra yetkilerinin de otomatik olarak bulunduğu anlamına gelmez.
Örneğin alacağın 1.000.000 TL olduğu bir dosyada 750.000 TL ödeme karşılığında kalan kısım için karşı tarafın ibra edilmesi kararlaştırılıyorsa “ibra” özel yetkisi ayrıca değerlendirilir. Devam eden dava kapatılacaksa “feragat” veya “sulh” sonucunun hangi işlemle kurulacağı ayrıca belirlenir.
Bu konuda yurt dışından vekâletnamede sulh yetkisi rehberi kullanılabilir.
8. Dava Açıldıktan Sonra Arabuluculuğa Gidilebilir mi?
Evet. 6325 sayılı Kanun m.15/5, dava açıldıktan sonra tarafların birlikte arabulucuya başvuracaklarını beyan etmeleri hâlinde yargılamanın mahkemece üç ayı geçmemek üzere ertelenmesini düzenler. Tarafların birlikte başvurusu üzerine bu süre üç aya kadar uzatılabilir.
Bu durumda da avukatın müvekkil adına arabuluculuk yoluna başvurması HMK m.74 özel yetkisi kapsamında değerlendirilir. Dava dosyasının mevcut olması, özel yetki şartını ortadan kaldırmaz.
Dava devam ederken yapılacak arabuluculuk anlaşmasının dava üzerindeki etkisi de açık kurulmalıdır. Davadan feragat mi edilecek, mahkeme içi sulh mu bildirilecek, yoksa uyuşmazlık konusu ödeme sonrası dava konusuz mu kalacak; somut anlaşmaya göre usul işlemi belirlenmelidir.
9. Yurt Dışındaki Müvekkil Türkiye’ye Gelmeden Arabuluculuk Yapabilir mi?
Usulüne uygun vekâletname varsa avukat HUAK m.15/6 uyarınca müzakerelere katılabilir. Bu nedenle genel kural olarak müvekkilin her toplantıda fiziksel olarak Türkiye’de bulunması zorunlu değildir.
Arabuluculuk uygulamasında çevrim içi görüşme yöntemleri de kullanılabilir; ancak tarafların kimlik doğrulaması, iletişim güvenliği ve anlaşma belgesinin imza yöntemi somut dosyada arabulucu ve taraflarla birlikte planlanmalıdır. Elektronik imza veya uzaktan iletişim imkânı bulunduğu varsayılarak eksik belgeyle işlem yapılmamalıdır.
Yurt dışındaki müvekkilin anlaşma metnini anlamadığı bir dilde imzalaması önlenmelidir. Gerekirse tercüme yapılmalı ve anlaşmanın parasal/vergisel sonuçları ayrı açıklanmalıdır.
10. Yurt Dışı Vekâletnamesinde Hangi İfade Bulunmalıdır?
Vekâletnamede arabuluculuğa ve alternatif uyuşmazlık çözüm yollarına başvurmaya ilişkin açık özel yetki bulunmalıdır. Eğer müvekkil avukatın yalnız başvuru yapmasını değil, müzakereyi sonuçlandıracak sulh, ibra, feragat, kabul veya haciz kaldırma gibi işlemleri de yapmasını istiyorsa bu yetkiler ayrıca yazılmalıdır.
Vekâletname belirli bir uyuşmazlıkla sınırlanabilir. Örneğin “… şirketiyle … sözleşmesinden doğan alacak uyuşmazlığı bakımından arabuluculuğa başvurmaya” şeklinde daraltılmış yetki verilebilir. Gereksiz geniş yetki verilmesi zorunlu değildir.
Konsolosluk işlemleri için T.C. Dışişleri Bakanlığı Konsolosluk İşlemleri; yabancı noter belgesi için apostil ve yabancı noter rehberi kontrol edilmelidir.
11. Apostil Arabuluculuk Özel Yetkisini Sağlar mı?
Hayır. Apostil, yabancı resmi belgenin imza ve mühür doğrulama mekanizmasıdır. Vekâletnamenin içeriğine bulunmayan bir arabuluculuk özel yetkisi eklemez.
Yabancı noter önünde düzenlenen vekâletnamede “mediation”, “alternative dispute resolution” veya benzeri kavramların Türkçe tercümesinin HMK m.74 kapsamındaki işlemi açıkça karşılaması gerekir. Genel “negotiation” ifadesi ile kanuni arabuluculuğa başvuru yetkisi aynı kabul edilmemelidir.
12. Arabuluculuk Başvurusu Öncesi Kontrol Listesi
- Uyuşmazlık tarafların serbestçe tasarruf edebileceği özel hukuk uyuşmazlığı mı?
- Dava şartı arabuluculuk kapsamına giriyor mu?
- Doğru taraf/unvan ve iletişim bilgileri başvuruda kullanılıyor mu?
- Avukatın vekâletnamesinde alternatif uyuşmazlık çözüm yollarına başvurma özel yetkisi var mı?
- İşlem sulh, ibra, feragat, kabul veya haciz kaldırma içerecekse bu özel yetkiler de mevcut mu?
- Müvekkilin parasal ve süre bakımından müzakere sınırları yazılı belirlendi mi?
- Yabancı dil ihtiyacı ve tercüme planlandı mı?
- Şirket ise temsil/organ kararları kontrol edildi mi?
- Dava şartı başvurusunda son tutanak dosyada saklanacak mı?
- Anlaşma sağlanırsa vergi, harç ve icra edilebilirlik sonuçları ayrıca incelendi mi?
- Dava devam ediyorsa anlaşmanın dava dosyasına nasıl yansıtılacağı belirlendi mi?
13. Arabuluculuk Başvurusu ile Sıradan Sulh Görüşmesi Aynı Şey mi?
Hayır. Tarafların avukatlarının telefon veya e-posta yoluyla sulh görüşmesi yapması ile 6325 sayılı Kanun kapsamında arabulucu huzurunda arabuluculuk süreci yürütülmesi farklı süreçlerdir. Arabuluculukta tarafsız üçüncü kişi olan sicile kayıtlı arabulucu görev yapar ve kanundaki gizlilik/usul kuralları uygulanır.
Bununla birlikte her iki süreç de anlaşmayla sonuçlanabilir. Anlaşmanın hukuki içeriğinde sulh, ibra veya başka özel yetki işlemleri varsa HMK m.74 açısından aynı temsil kontrolü yapılmalıdır.
14. Dava Şartı Arabuluculukta Yanlış Tarafa Başvuru Yapılırsa Ne Olur?
Başvuruda tarafın ticaret unvanı, gerçek kişi kimliği ve uyuşmazlığın taraf yapısı dava ile uyumlu olmalıdır. Özellikle şirket birleşmesi, unvan değişikliği, miras, işyeri devri veya grup şirketleri bulunan dosyalarda yanlış tüzel kişiye karşı başvuru yapılması daha sonra dava şartının yerine gelip gelmediği tartışmasına yol açabilir.
Yurt dışındaki müvekkil, karşı tarafı ticari marka adıyla biliyor olabilir; başvuru öncesinde ticaret sicili ve sözleşmedeki tam unvan kontrol edilmelidir.
15. Arabuluculuk Anlaşmasının İcra Edilebilirliği Nasıl Değerlendirilir?
6325 sayılı Kanun m.18, arabuluculuk sonunda varılan anlaşmanın kapsamının taraflarca belirleneceğini ve anlaşma belgesi düzenlenirse taraflar ve arabulucu tarafından imzalanacağını düzenler. Kanunda öngörülen şartlarda icra edilebilirlik şerhi ve ilam niteliğinde belge sonuçları gündeme gelir.
Ancak taşınmaz devri veya sınırlı ayni hak gibi özel şekil alanları, genel para alacağı anlaşmasından farklı kurallara tabi olabilir. Bu nedenle her arabuluculuk anlaşması için tek tip “doğrudan icraya koyulur” sonucu çıkarılmamalı; m.18 ve varsa m.18/B ile özel mevzuat birlikte incelenmelidir.
16. Yurt Dışındaki Alacaklı İçin Arabuluculukta Para Birimi ve Ödeme Yeri
Yabancı ülkede yaşayan alacaklıyla yapılan anlaşmada ödeme para birimi, kur hesabı, banka masrafları, IBAN/SWIFT bilgileri, stopaj veya vergi kesintisi ve ödeme günü açık yazılmalıdır. “Euro karşılığı TL” gibi ifade kullanılacaksa hangi kurun hangi tarihte esas alınacağı belirlenmelidir.
Arabuluculuk anlaşmasının amacı yeni bir belirsizlik yaratmak değil, mevcut uyuşmazlığı sona erdirmektir. Bu nedenle özellikle sınır ötesi ödemelerde teknik ödeme şartları açık kurulmalıdır.
17. Müvekkil Avukata Özel Yetki Verdiğinde Yine de Talimat Gerekir mi?
Evet. Vekâletnamedeki özel yetki, avukatın hukuken işlem yapabilme sınırını belirler. Somut uyuşmazlıkta hangi teklifin kabul edileceği ise müvekkil talimatı ve mesleki özen yükümlülüğü kapsamında değerlendirilir.
Yurt dışındaki müvekkil için yazılı talimat kullanılması özellikle önemlidir. Kabul edilebilir en düşük/alacak tutarı, taksit sayısı, teminat şartı ve vazgeçilmeyecek haklar önceden kayıt altına alınmalıdır.
Sık Sorulan Sorular
1. Genel dava vekâletnamesiyle arabuluculuğa başvurulabilir mi?
HMK m.74 alternatif uyuşmazlık çözüm yollarına başvurmayı özel yetkiye bağladığı için açık yetki bulunmalıdır.
2. Dava şartı arabuluculukta da özel yetki gerekir mi?
Evet. Dava şartı olması, HMK m.74’teki vekâlet özel yetkisini kaldırmaz.
3. Avukat müvekkil olmadan toplantıya katılabilir mi?
HUAK m.15/6 tarafların avukatları aracılığıyla müzakerelere katılabilmesine izin verir.
4. Arabuluculuğa başvuru yetkisi sulh yetkisini de içerir mi?
Otomatik olarak hayır. HMK m.74 sulhu ayrıca özel yetkiye bağlar.
5. Arabuluculuk anlaşmasında ibra varsa ne olur?
İbra da HMK m.74’te ayrı özel yetkidir; vekâletnamede ayrıca kontrol edilmelidir.
6. Dava açıldıktan sonra arabuluculuğa gidilebilir mi?
Evet. HUAK m.15/5 tarafların birlikte başvurusu hâlinde yargılamanın belirli süreyle ertelenebilmesini düzenler.
7. Yurt dışındaki müvekkil Türkiye’ye gelmek zorunda mı?
HUAK m.15/6 gereği avukat aracılığıyla katılım mümkündür; somut imza ve mahkeme ihtiyaçları ayrıca değerlendirilir.
8. Apostil arabuluculuk yetkisi verir mi?
Hayır. Apostil tasdik mekanizmasıdır; özel yetki vekâletname metninde bulunmalıdır.
9. Son tutanak dava dilekçesine eklenmeli mi?
Dava şartı arabuluculukta HUAK m.18/A’daki şartlara göre anlaşamama son tutanağı dava dosyasına sunulur.
10. Her arabuluculuk anlaşması aynı şekilde icra edilir mi?
Hayır. HUAK m.18 ve özel düzenlemeler, anlaşmanın konusu ve imza biçimine göre birlikte değerlendirilmelidir.
Resmî Kaynaklar
- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu – m.74
- 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu – m.15, m.18, m.18/A
- T.C. Adalet Bakanlığı Arabuluculuk Daire Başkanlığı
- T.C. Dışişleri Bakanlığı – Konsolosluk İşlemleri
Mersin Barosu, Sicil 3472
Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu
Bu içerik 15.09.2026 tarihinde yürürlükteki HMK m.74 ve 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu m.15, m.18 ve m.18/A hükümleri esas alınarak hazırlanmıştır.
(E-İMZALIDIR)
Hukuki konu hakkında iletişim
İlk iletişimde konuyu, bulunduğunuz ülke veya ili ve varsa tebliğ ya da son işlem tarihini kısaca belirtebilirsiniz. T.C. kimlik numarası, sağlık verisi veya kişisel belge göndermeyiniz. Mesajlaşma tek başına hukuki görüş veya avukatlık ilişkisi oluşturmaz.

