B&KBakırcı & KeskinHUKUK BÜROSU
TR
TürkçeEnglishDeutschРусскийالعربية中文
Menü

Cezaevindeki Tutuklu veya Hükümlüye Tebligat Nasıl Yapılır? Tebligat Kanunu 19

Kısa ve net cevap: 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 19. maddesine göre tutuklu ve hükümlülere ait tebligatların yapılmasını, bunların bulunduğu kurumun müdürü veya memuru sağlar. Ceza infaz kurumunda bulunan kişiye çıkarılan mahkeme, savcılık, icra veya diğer resmî tebligatlar bakımından m.19 özel hükümdür; otel, hastane ve fabrika gibi yerler için düzenlenen m.18’den farklı uygulanır.

Cezaevinde bulunan muhatabın tebligatı fiilen alıp almadığı, teslim tarihinin ne olduğu ve tebliğ mazbatasının usulüne uygun düzenlenip düzenlenmediği kanuni sürelerin başlangıcı açısından önemlidir. Kurumda bulunmayan veya başka ceza infaz kurumuna nakledilmiş kişi adına eski kuruma teslim yapılması, tek başına usulüne uygun tebligat sonucu doğurmaz.

Tutuklu hükümlü cezaevi tebligatı Tebligat Kanunu 19

Tebligat Kanunu 19 neyi düzenler?

M.19, tutuklu ve hükümlülerin özgürlüğünün ceza infaz kurumu içinde kısıtlı olması nedeniyle tebligatın kurum organizasyonu üzerinden ulaştırılmasını düzenler. Tebliğ memuru cezaevine girip koğuş veya odaya doğrudan erişmek yerine, kurum müdürü veya görevli memur aracılığıyla tebliğin gerçekleştirilmesini sağlar.

Hükmün amacı muhatabın resmî evraka erişimini güvence altına alırken ceza infaz kurumunun güvenlik ve idare düzenini korumaktır. Kurum yönetimi tebligatın muhataba ulaştırılması için kanuni sürecin parçasıdır.

Tutuklu ile hükümlü arasında fark var mı?

M.19 her iki grubu da açıkça kapsar. Tutuklu, hakkında kesinleşmiş mahkûmiyet hükmü bulunmadan koruma tedbiri kapsamında özgürlüğü kısıtlanan kişidir. Hükümlü ise kesinleşmiş mahkûmiyet kararının infazı kapsamında ceza infaz kurumunda bulunan kişidir.

Tebligat Kanunu bakımından her iki kişinin de kurum içinde bulunması nedeniyle tebliğin müdür veya memur tarafından sağlanması esastır. Tebliğ edilen belgenin niteliği ve itiraz/kanun yolu süreleri ise tutuklu veya hükümlünün taraf olduğu dosyaya göre ayrıca belirlenir.

Cezaevine gelen tebligatı kim teslim alır?

Kanun, tutuklu ve hükümlülere ait tebliğlerin yapılmasını kurum müdürü veya memurunun sağlayacağını düzenler. Bu nedenle kurumun yetkili görevlisi tebligat sürecinde aracılık eder. Ancak tebligatın nihai muhatabı tutuklu veya hükümlünün kendisidir.

Tebliğ mazbatasında evrakın kime, hangi sıfatla ve hangi tarihte verildiği anlaşılır olmalıdır. Kurum içi evrak kayıt tarihi ile muhataba fiilen tebliğ tarihi birbirine karıştırılmamalıdır.

Cezaevi müdürüne bırakılan evrak aynı gün tebliğ edilmiş sayılır mı?

Her dosyada otomatik olarak “kuruma giriş tarihi tebliğ tarihidir” sonucu kurulamaz. M.19’un amacı müdür veya memurun tebliği sağlamasıdır. Bu nedenle muhataba ne zaman ulaştırıldığına ilişkin kayıt ve mazbata önem taşır. Kanuni sürenin başlangıcı, usulüne uygun tebliğin gerçekleştiği tarih esas alınarak belirlenir.

Özellikle istinaf, temyiz, itiraz, cevap veya icra takibi süreleri söz konusuysa kurum evrak kayıtları ile tebliğ mazbatası karşılaştırılmalıdır.

Tutukluya dava dilekçesi tebliğ edilebilir mi?

Evet. Tutuklu veya hükümlünün hukuk davasında taraf olması, ona dava dilekçesi, duruşma günü veya diğer usul belgelerinin tebliğine engel değildir. Tebligat m.19’a uygun yapılmalıdır. Dava dilekçesinin tebliğinden sonra cevap süresi Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun ilgili hükümlerine göre işler.

Kişinin cezaevinde bulunması hukuk davasındaki süreleri kendiliğinden durdurmaz. Tebligatın usulüne uygun yapılması ve kişinin hukuki yardım/avukata erişim imkânı ayrı konulardır.

Tutukluya icra ödeme emri tebliğ edilebilir mi?

Evet. Ceza infaz kurumunda bulunmak, kişinin borçlu sıfatıyla icra takibine muhatap olmasını engellemez. Ödeme emri m.19’a uygun şekilde tebliğ edilir; itiraz veya şikâyet süreleri takip türüne göre tebliğden itibaren işlemeye başlar.

Bu nedenle cezaevindeki borçlu, evrakı aldıktan sonra dosya numarası, icra dairesi, takip türü ve itiraz süresini derhâl kontrol etmelidir. Yakınına veya avukatına bilgi verilmesi, sürenin kendiliğinden uzamasını sağlamaz.

Cezaevindeki kişiye boşanma davası tebligatı yapılabilir mi?

Evet. Tutuklu veya hükümlü eşe boşanma davası tebligatı ceza infaz kurumunda yapılabilir. Dava dilekçesi ve tensip zaptı m.19 kapsamında ulaştırılır. Cevap süresi tebliğ tarihinden itibaren HMK hükümlerine göre hesaplanır.

Cezaevinde bulunma, aile mahkemesindeki taraf sıfatını ortadan kaldırmaz. Velayet, nafaka, mal rejimi veya kişisel ilişki gibi taleplere ilişkin savunmalar süresinde sunulmalıdır.

Cezaevindeki kişiye noter ihtarı gönderilebilir mi?

Evet. Tebligat Kanunu kapsamındaki noter tebligatları da muhatabın cezaevinde bulunması hâlinde m.19 sistemiyle ulaştırılabilir. İhtarın hukuki sonuçları belgenin içeriğine göre belirlenir.

Örneğin kira, sözleşme feshi, alacak veya vekâlet ilişkisine ilişkin noter ihtarı cezaevindeki muhataba gönderilebilir. Tebliğ tarihinin doğru tespiti özellikle süreye bağlı sonuçlar açısından önemlidir.

Cezaevinden başka cezaevine nakil varsa ne olur?

Muhatap tebligat çıkarıldığı sırada başka bir ceza infaz kurumuna nakledilmişse evrakın eski kurumda bırakılması yeterli değildir. Kurum, kişinin nakledildiğini belirtmeli ve güncel kurum bilgisi doğrultusunda tebligatın yönlendirilmesi sağlanmalıdır.

Eski kurum kayıtlarında “nakil” bilgisi bulunduğu hâlde tebligat eski kurum üzerinden tamamlanmış görünüyorsa, usulsüzlük iddiası değerlendirilmelidir.

Tahliye olmuş kişiye eski cezaevinde tebligat yapılabilir mi?

Hayır. Kişi artık ceza infaz kurumunda değilse m.19’un uygulanma şartı kalmaz. Tebligat kişinin güncel adresine, Tebligat Kanunu’nun adres ve diğer tebliğ hükümlerine göre çıkarılmalıdır.

Tahliye tarihi ile tebliğ tarihi karşılaştırılmalı; muhatabın kurumdan ayrıldığı tarihten sonra düzenlenen kurum tesliminin geçerliliği özellikle incelenmelidir.

Açık cezaevinde de aynı kural uygulanır mı?

Evet. Kişi açık ceza infaz kurumunda hükümlü olarak bulunuyorsa m.19’un ceza infaz kurumundaki tebligat sistemi uygulanır. Kurum türünün açık veya kapalı olması, kişinin ceza infaz kurumu bünyesinde bulunması gerçeğini değiştirmez.

İzinli olarak kurum dışında bulunma veya nakil gibi özel durumlarda ise tebligatın fiilen nasıl ulaştırıldığı ayrıca araştırılır.

Denetimli serbestlikte olan kişiye m.19 uygulanır mı?

Denetimli serbestlik altında olup ceza infaz kurumunda bulunmayan kişi bakımından m.19 uygulanmaz. Tebligat kişinin Tebligat Kanunu bakımından geçerli adresine yapılır. Denetimli serbestlik müdürlüğüne sırf kişi bu tedbir altında olduğu için otomatik tebligat yapılamaz.

Kişinin ayrıca elektronik tebligat yükümlülüğü veya başka özel tebligat adresi varsa ilgili kurallar ayrıca dikkate alınır.

Cezaevindeki kişiye e-Tebligat yapılır mı?

Elektronik tebligat yükümlülüğü veya isteğe bağlı elektronik tebligat hesabı bulunan kişiler bakımından Tebligat Kanunu m.7/a ve Elektronik Tebligat Yönetmeliği ayrıca uygulanabilir. Cezaevinde bulunma, elektronik tebligat sisteminin varlığını kendiliğinden ortadan kaldırmaz.

Ancak kişinin elektronik hesaba fiilî erişim imkânı, vekili bulunup bulunmadığı ve tebligatın hangi kanuni kanaldan gönderildiği somut dosyada kontrol edilmelidir. Elektronik tebligat için beşinci gün kuralı fizikî m.19 tebligatından ayrıdır.

Avukatı olan tutukluya tebligat kime yapılır?

Vekille takip edilen işlerde tebligatın vekile yapılması gerektiği durumlar Tebligat Kanunu m.11 kapsamında ayrıca düzenlenir. Muhatabın cezaevinde bulunması, vekile tebligat zorunluluğunu ortadan kaldırmaz.

Bu nedenle dosyada usulüne uygun vekâletnameyle avukat bulunuyorsa tebligatın asile mi vekile mi yapılması gerektiği önce m.11 ve ilgili usul kanunlarıyla belirlenir. M.19 yalnız cezaevinde bulunan kişiye yapılacak tebliğin kurum içinde nasıl sağlanacağını düzenler.

Ceza davasında karar sanığa mı müdafiine mi tebliğ edilir?

Ceza muhakemesinde kararların sanık ve müdafiye tebliği, Ceza Muhakemesi Kanunu ile Tebligat Kanunu’nun birlikte uygulanmasını gerektirir. Müdafiin varlığı, kararın türü ve kanun yolu süresi önemlidir. Tek bir genel kural bütün ceza dosyalarına uygulanmaz.

Bu nedenle cezaevindeki sanığa yapılan fizikî tebligatın yanında müdafiye yapılan tebligat tarihi de dosyadan kontrol edilmelidir.

Kurum personeli tebligatı muhataba geç verirse ne olur?

Tebligatın kurum içinde gecikmeli ulaştırılması kanun yolu veya dava süresini etkileyebileceğinden ciddi sonuç doğurabilir. Muhatap evrakı fiilen hangi tarihte aldığını kurum kayıtları, teslim imzası, görüşme veya dilekçe tarihleriyle belgelemelidir.

Usule aykırı veya gecikmiş teslim iddiasında Tebligat Kanunu m.32’deki öğrenme tarihi kuralı ve ilgili usul kanunlarının eski hâle getirme gibi hükümleri somut olayda değerlendirilebilir.

Usulsüz cezaevi tebligatında öğrenme tarihi neden önemlidir?

Tebligat Kanunu m.32’ye göre tebliğ usulüne aykırı yapılmış olsa bile muhatap tebliği öğrenmişse tebligat geçerli sayılır; muhatabın beyan ettiği öğrenme tarihi tebliğ tarihi kabul edilir. Bu nedenle cezaevindeki kişinin evrakı gerçekte ne zaman gördüğü önemlidir.

Öğrenme tarihi tartışması yaşanmaması için kurum içi teslim fişi, imza, dilekçe tarihi veya avukata gönderilen bildirim gibi belgeler korunmalıdır.

Cezaevindeki kişinin adresi MERNİS’te ev adresi görünüyorsa ne olur?

Kişinin fiilen ceza infaz kurumunda bulunduğu biliniyorsa tebligatın fiilî durum gözetilerek m.19 kapsamında kuruma çıkarılması gerekir. Sırf MERNİS’te eski konut adresinin görünmesi, bilinen cezaevi bilgisinin görmezden gelinmesini her durumda haklı kılmaz.

Tebligat çıkaran merci muhatabın güncel durumunu dosyada bilmesine rağmen eski adrese işlem yapmışsa tebligatın geçerliliği ayrıca incelenir.

Tutuklu veya hükümlü tebligatı imzalamazsa ne olur?

Muhatabın imzadan kaçınması tebligatın mutlaka sonuçsuz kalacağı anlamına gelmez. Tebliğ memuru veya kurum görevlisi kanuni prosedüre göre imtina durumunu tutanak altına alır. İmza atılmamasının sebebi ve yapılan işlemler mazbatada açık olmalıdır.

İmza yokluğu ile hiç tebliğ yapılmamış olması aynı şey değildir. Tutanak ve kurum kayıtları birlikte incelenir.

Tebligat mazbatasında hangi bilgiler kontrol edilmeli?

  • Muhatabın adı soyadı ve tebliğ adresi.
  • Ceza infaz kurumunun doğru adı.
  • Tebligatı sağlayan müdür veya memurun adı ve sıfatı.
  • Muhatabın kurumda bulunduğuna ilişkin durum.
  • Tebliğ tarihi.
  • Muhatabın imzası veya imtina kaydı.
  • Nakil veya tahliye bilgisi varsa bunun tarihi.
  • Tebliğ evrakının hangi dosyaya ait olduğu.

Bu bilgiler Tebligat Kanunu m.23’teki genel mazbata kurallarıyla birlikte değerlendirilir.

Cezaevindeki kişi için pratik kontrol listesi

  • Her tebligatın teslim tarihini not edin.
  • Dosya numarasını ve gönderen mercii kaydedin.
  • Belgenin itiraz veya kanun yolu süresini aynı gün hesaplayın.
  • Avukatınız varsa tebligatın fotoğrafını veya örneğini ulaştırın.
  • Kurum içi teslim gecikmesi varsa dilekçeyle kayıt oluşturun.
  • Nakil öncesi/sonrası gelen tebligatları ayrı takip edin.
  • Usulsüzlük iddiasında gerçek öğrenme tarihini belgeleyin.

Yakınlar ne yapabilir?

Cezaevindeki kişinin yakını tebligatı onun adına ev adresinde almış olsa bile dosyada kişinin cezaevinde bulunduğu biliniyorsa tebligatın hangi kurala göre yapılması gerektiği incelenmelidir. Yakınlar evrakı derhâl avukata veya muhataba ulaştırmalı, teslim tarihini gizlememelidir.

Kanuni sürelerin kaçırılması hâlinde yalnız “cezaevindeydi” demek her durumda yeterli değildir; usulsüz tebligat, öğrenme tarihi ve varsa eski hâle getirme şartları belgeye dayalı kurulmalıdır.

Örnek 1: Tutuklu aynı kurumda bulunuyor

Mahkeme tebligatı tutuklunun bulunduğu ceza infaz kurumuna gönderiliyor. Kurum memuru evrakı aynı gün tutukluya teslim ediyor ve mazbata imzalanıyor. Süre, usulüne uygun tebliğ tarihine göre hesaplanır.

Örnek 2: Hükümlü başka cezaevine nakledilmiş

Evrak eski cezaevine geldiğinde hükümlünün bir hafta önce başka kuruma nakledildiği anlaşılıyor. Eski kurumda hükümlü adına tebliğ tamamlanmış gibi işlem yapılmamalı; nakil bilgisiyle tebligat yeni kuruma yönlendirilmelidir.

Örnek 3: Kişi tahliye edilmiş

Tebligat cezaevine ulaştığında kişi tahliye edilmiştir. M.19 artık uygulanamaz. Tebligat güncel adres araştırması ve Tebligat Kanunu’nun genel hükümlerine göre yürütülmelidir.

Sık sorulan sorular

Tutukluya tebligat yapılabilir mi?

Evet. Tebligat Kanunu m.19 uyarınca bulunduğu kurumun müdürü veya memuru tebliğin yapılmasını sağlar.

Hükümlüye icra ödeme emri gönderilebilir mi?

Evet. Cezaevinde bulunmak icra takibine engel değildir; itiraz süresi usulüne uygun tebliğden sonra işler.

Cezaevi müdürü tebligatı alınca süre başlar mı?

Kanuni süre için tebligatın m.19’a uygun şekilde muhataba ulaştırıldığı tarih ve mazbata kayıtları esas alınmalıdır.

Nakledilen hükümlü adına eski cezaevinde tebligat yapılır mı?

Hayır. Güncel kurum belirlenmeli ve tebligat oraya yönlendirilmelidir.

Tahliye olmuş kişiye cezaevinde tebligat geçerli mi?

M.19 koşulu ortadan kalkar; güncel adrese genel hükümlerle tebligat gerekir.

Açık cezaevinde de m.19 geçerli mi?

Evet. Kişi ceza infaz kurumunda hükümlü olarak bulunuyorsa m.19 uygulanır.

Denetimli serbestlikte m.19 uygulanır mı?

Kişi ceza infaz kurumunda değilse m.19 uygulanmaz.

Avukatı varsa tebligat kime yapılır?

Vekille takip edilen işlerde m.11 ve ilgili usul kanunları ayrıca uygulanır; vekile tebligat zorunluluğu kontrol edilmelidir.

Cezaevindeki tebligat geç ulaştırılırsa ne yapılır?

Kurum kayıtları ve gerçek öğrenme tarihi belgelenmeli; m.32 ve ilgili usul yolları değerlendirilmelidir.

Tutuklu imza atmazsa tebligat geçersiz mi?

Otomatik olarak değil. İmtina usulüne uygun tutanakla belgelenmişse tebligatın geçerliliği bu kayıtlarla incelenir.

Site içi ilgili rehberler

Resmî kaynaklar

Sonuç

Tebligat Kanunu m.19, tutuklu ve hükümlülere ait tebligatların bulundukları kurumun müdürü veya memuru tarafından sağlanmasını emreder. Cezaevinde bulunma, mahkeme veya icra tebligatlarının yapılmasına engel değildir; ancak tebliğ tarihi ve kurum kayıtları kanuni süreler bakımından doğru belirlenmelidir. Nakledilmiş veya tahliye olmuş kişi adına eski kurumda yapılan işlem m.19 şartlarını karşılamaz. Usulsüzlük şüphesinde tebliğ mazbatası, kurum kayıtları ve gerçek öğrenme tarihi birlikte incelenmelidir.

Hukukçu incelemesi: Av. Halil Bakırcı – Mersin Barosu Sicil No: 3472. İçerik 15 Eylül 2026 tarihinde yürürlükteki 7201 sayılı Tebligat Kanunu ve ilgili mevzuat esas alınarak hazırlanmıştır. Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosunun tek fiziksel ofisi Mersin’dedir; Türkiye genelindeki dosyalar görev, yetki ve temsil kuralları çerçevesinde Mersin’den koordine edilir.

Hukuki konu hakkında iletişim

İlk iletişimde konuyu, bulunduğunuz ülke veya ili ve varsa tebliğ ya da son işlem tarihini kısaca belirtebilirsiniz. T.C. kimlik numarası, sağlık verisi veya kişisel belge göndermeyiniz. Mesajlaşma tek başına hukuki görüş veya avukatlık ilişkisi oluşturmaz.

Telefonla Araİletişim Bilgileri

tarafından hazırlanmış, Av. Emirhan Keskin tarafından incelenmiştir.

Yazar Bilgisi

, Mersin Barosu 3472 sicil numarasına kayıtlıdır. Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu bünyesinde ceza, aile, iş, gayrimenkul ve ticaret hukuku alanlarında hukuki danışmanlık ve dava takibi sunmaktadır.

İnceleyen: Av. Emirhan Keskin · Mersin Barosu Sicil No: 5507

Telefon WhatsApp