B&KBakırcı & KeskinHUKUK BÜROSU
TR
TürkçeEnglishDeutschРусскийالعربية中文
Menü

Reddi Miras 3 Ay Geçerse Ne Olur? TMK 605, 606, 610 ve 615 (2026)

Kısa ve net cevap: Türk Medenî Kanunu m.606 uyarınca miras kural olarak 3 ay içinde reddedilir. Yasal süre içinde gerçek ret yapılmazsa TMK m.610/1 gereğince mirasçı mirası kayıtsız şartsız kazanmış olur. Ancak “3 ay geçti, artık hiçbir yol yok” sonucu her dosyada doğru değildir. Birincisi, TMK m.615 uyarınca önemli sebeplerin varlığı hâlinde sulh hâkimi ret süresini uzatabilir veya yeni bir süre tanıyabilir. İkincisi, mirasbırakanın ölümü tarihinde ödemeden aczi açıkça belli veya resmen tespit edilmişse TMK m.605/2 gereğince miras reddedilmiş sayılır; bu, üç aylık gerçek ret beyanından farklı olan “hükmen ret” kurumudur. Üçüncüsü, üç aylık sürenin başlangıcı her zaman ölüm tarihi değildir; yasal mirasçı bakımından ölümün/mirasçılığın öğrenilmesi ve TMK m.606’daki ispat kuralı ayrıca incelenir.

Reddi Miras Süresi Kaç Aydır?

Türk Medenî Kanunu m.606’nın birinci fıkrası açıktır: “Miras, üç ay içinde reddolunabilir.” Bu üç aylık süre gerçek ret, yani mirasçının kendi iradesiyle mirası reddettiğini sulh hukuk mahkemesine bildirdiği olağan ret yolu içindir.

Miras, ölüm anında kanun gereği mirasçılara bir bütün olarak geçer. TMK m.599 gereğince mirasçılar, mirasbırakanın ayni haklarını, alacaklarını ve kanunun öngördüğü diğer malvarlığı değerleriyle birlikte borçlarını da kazanırlar. Ret hakkı bu otomatik geçişin sonuçlarından kurtulmaya yarar; fakat kanun bu hakkın kullanılmasını kısa bir süreye bağlamıştır.

Üç aylık süre uygulamada “ölümden sonra üç ay” şeklinde ifade edilse de bu her dosyada tam doğru değildir. Sürenin başlangıcı, kişinin yasal mirasçı mı yoksa vasiyetname ile atanmış mirasçı mı olduğuna ve mirasçılığı ne zaman öğrendiğine göre değişir.

Terekenin kapsamını bilmiyorsanız yalnız aktif malları değil borçları da belirlemek gerekir. Tereke araştırmasının kapsamı için Tereke Tespit Davası 2026 rehberimizi inceleyebilirsiniz.

Üç Aylık Reddi Miras Süresi Hangi Tarihten Başlar?

TMK m.606/2 iki ayrı başlangıç kuralı düzenler:

  • Yasal mirasçılar için süre, mirasçı olduklarını daha sonra öğrendiklerini ispat etmedikçe, mirasbırakanın ölümünü öğrendikleri tarihten başlar.
  • Vasiyetname ile atanmış mirasçılar için süre, mirasbırakanın tasarrufunun kendilerine resmen bildirildiği tarihten başlar.

Dolayısıyla ölüm tarihi ile ölümün öğrenildiği tarih aynı olmak zorunda değildir. Uzun süredir görüşülmeyen bir yakının ölümü aylar sonra öğrenilmiş olabilir. Ancak yasal mirasçı “mirasçı olduğumu daha sonra öğrendim” diyorsa, kanun bu sonradan öğrenme olgusunun ispatını ister. Soyut beyan yeterli değildir.

Süre hesabında ölüm kaydı, nüfus kayıtları, tebligatlar, mesajlar, cenaze işlemleri, mirasçılık belgesi başvuru tarihi, banka veya tapu işlemleri gibi belgeler önem taşıyabilir. Mirasçı ölümden çok önce haberdar olduğu hâlde yalnız veraset ilamını daha sonra çıkarmışsa, veraset ilamının tarihi kendiliğinden üç aylık sürenin başlangıcı hâline gelmez.

Önemli: “Veraset ilamını aldığım tarihten itibaren üç ayım var” şeklinde genel bir kural yoktur. Yasal mirasçı bakımından TMK m.606/2’deki ölümün/mirasçılığın öğrenilmesi esasına göre somut başlangıç tarihi belirlenmelidir.

Üç Ay Geçince Miras Otomatik Kabul Edilmiş Olur mu?

Gerçek ret bakımından genel sonuç evettir. TMK m.610/1’e göre yasal süre içinde mirası reddetmeyen mirasçı, mirası kayıtsız şartsız kazanmış olur. Bu nedenle süre hiçbir işlem yapılmadan geçirilmişse olağan gerçek ret hakkı kural olarak sona erer.

Burada iki ayrı mesele karıştırılmamalıdır. Birincisi, “gerçek ret süresi geçti mi?” sorusudur. İkincisi, “mirasbırakan ölüm tarihinde açıkça borca batık mıydı?” sorusudur. İkinci sorunun cevabı olumluysa TMK m.605/2’deki hükmen ret kurumu gündeme gelir ve bu kurum, gerçek ret beyanının üç aylık süresinden farklı hukuki temele dayanır.

Ayrıca üç aylık sürenin gerçekten başlamış olup olmadığı ve TMK m.615 kapsamında önemli sebeple yeni süre verilip verilemeyeceği de kontrol edilmeden “kesin olarak mirası kabul ettiniz” sonucu çıkarılmamalıdır.

TMK m.615 ile Üç Aydan Sonra Yeni Ret Süresi Alınabilir mi?

TMK m.615, üç aylık süre konusunda kanunda açıkça öngörülmüş bir istisna getirir: “Önemli sebeplerin varlığı hâlinde sulh hâkimi, yasal ve atanmış mirasçılara tanınmış olan ret süresini uzatabilir veya yeni bir süre tanıyabilir.”

Bu hüküm mahkemeye sınırsız veya otomatik bir süre uzatma yetkisi vermez. Mirasçı, neden süresinde ret iradesini açıklayamadığını ve bu nedenin neden “önemli sebep” sayılması gerektiğini somutlaştırmalıdır. Hastalık, kısıtlılık, iletişim veya öğrenme engelleri, yabancı ülkede bulunma ve benzeri olgular ancak dosyadaki gerçek koşullar ve belgeler çerçevesinde değerlendirilir. Yalnız “kanunu bilmiyordum” veya “borç olduğunu sonradan fark ettim” şeklindeki çıplak beyanın her durumda önemli sebep kabul edileceği söylenemez.

Başvuru gecikmeden yapılmalıdır. Kanunda m.615 için standart bir ek süre miktarı yazılı değildir; hâkim önemli sebebin niteliğine göre ret süresini uzatabilir veya yeni bir süre tanıyabilir. Bu nedenle başvuruda olay kronolojisi, öğrenme tarihi, engelin başladığı ve bittiği dönem ile destekleyici belgeler açıkça sunulmalıdır.

Yeni süre verilmesi garanti midir?

Hayır. TMK m.615 bir hâkim değerlendirmesi öngörür. Önemli sebep ortaya konulamazsa yeni süre talebi reddedilebilir. Ayrıca mirasçı TMK m.610/2 kapsamında ret hakkını düşüren terekeye sahiplenme işlemleri yapmışsa, yalnız m.615 talebine dayanmak yeterli olmayabilir.

Hükmen Ret Nedir? TMK m.605/2

TMK m.605/2’ye göre, mirasbırakanın ölümü tarihinde ödemeden aczi açıkça belli veya resmen tespit edilmiş ise miras reddedilmiş sayılır. Uygulamada bu durum “mirasın hükmen reddi” veya “hükmi ret” olarak adlandırılır.

Hükmen ret için yalnız “mirasbırakanın borcu vardı” demek yeterli değildir. Ölüm tarihi itibarıyla terekenin aktifleri ve pasifleri araştırılır. Banka hesapları, taşınmazlar, araçlar, şirket payları, alacaklar ve diğer ekonomik değerler aktif tarafta; kredi, icra, vergi, SGK, kefalet ve diğer borçlar pasif tarafta değerlendirilir.

Kanun iki hâl sayar: ödemeden aczin ölüm tarihinde açıkça belli olması veya resmen tespit edilmiş bulunması. Borca batıklık ölüm tarihine göre değerlendirilir; ölümden çok sonra oluşmuş borç veya değer değişiklikleri doğrudan belirleyici değildir.

Hükmen ret üç aylık süreye tabi midir?

Hükmen ret, TMK m.606’daki üç aylık gerçek ret beyanından farklıdır. TMK m.605/2 şartları varsa kanun mirası reddedilmiş sayar. Bu nedenle üç aylık gerçek ret süresinin geçirilmiş olması, hükmen ret şartlarının ileri sürülmesini tek başına ortadan kaldırmaz. Ancak mirasçının terekeyi açıkça benimseyen davranışları ve TMK m.610 kapsamında kabul sonucu doğurabilecek işlemleri dosyada ayrıca değerlendirilir.

Hükmen ret uyuşmazlığı çoğu kez alacaklıya karşı açılan çekişmeli dava veya icra dosyasında ileri sürülen savunma şeklinde ortaya çıkar. Görev ve yetki, talebin niteliği ve karşı taraflara göre gerçek ret tescilinden farklıdır. Bu nedenle “Sulh Hukuk Mahkemesine üç ay içinde ret verdim” işlemi ile “terekenin borca batıklığı nedeniyle hükmen ret” aynı başvuru değildir.

Tereke İşlemlerine Karışmak Ret Hakkını Düşürür mü?

Evet, bazı davranışlar üç aylık süre dolmadan da gerçek ret hakkını kaybettirebilir. TMK m.610/2’ye göre ret süresi sona ermeden:

  • mirasçı sıfatıyla tereke işlemlerine karışan,
  • terekenin olağan yönetimi niteliğinde olmayan işler yapan,
  • mirasbırakanın işlerinin yürütülmesi için gerekli olanın dışında tasarrufta bulunan,
  • tereke mallarını gizleyen veya kendisine mal eden

mirasçı mirası reddedemez.

Her işlem ret hakkını düşürmez. Kanun, zamanaşımı veya hak düşürücü sürenin dolmasını önlemek için dava açılmasının ve cebri icra takibi yapılmasının ret hakkını ortadan kaldırmayacağını ayrıca düzenler. Benzer şekilde terekenin korunması için zorunlu ve olağan yönetim işlemleri ile mirası sahiplenme niteliğindeki tasarruflar aynı değildir.

Örneğin ölümden hemen sonra eve kilit taktırmak, bozulacak malı korumak veya acil faturayı tereke menfaati için düzenlemek ile terekeye ait aracı kendi adına geçirip satmak aynı hukuki ağırlıkta değildir. Hangi işlemin kabul sayılacağı somut davranışın niteliğine göre belirlenir.

Pratik risk: Mirasın reddi düşünülüyorsa ret kararı verilmeden önce tereke malını satmak, kendi hesabına çekmek, paylaştırmak veya kişisel mal gibi kullanmak ciddi risk taşır. “Üç ayım dolmadı” demek, TMK m.610/2’deki ret hakkının düşmesini engellemez.

Reddi Miras Beyanı Nasıl Yapılır?

TMK m.609’a göre mirasın reddi sulh mahkemesine sözlü veya yazılı beyanla yapılır ve ret kayıtsız ve şartsız olmalıdır. “Borç şu miktardan fazlaysa reddediyorum” veya “yalnız borçları reddediyorum, malları kabul ediyorum” şeklindeki şartlı veya kısmi beyan, kanundaki gerçek ret şekline uygun değildir.

Sulh hâkimi sözlü veya yazılı ret beyanını tutanakla tespit eder. Süresinde yapılan ret beyanı özel kütüğe yazılır ve isteyen mirasçıya reddi gösteren belge verilir.

Görevli mahkeme gerçek ret beyanı bakımından sulh hukuk mahkemesidir. Yetki ve kayıt konusunda HMK’nın çekişmesiz yargı hükümleri ile TMK m.609’un mirasın açıldığı yerdeki özel kütüğe ilişkin hükmü birlikte dikkate alınmalıdır. 2026 tarihli Yargıtay görev/yargı yeri kararlarında gerçek ret tescilinin çekişmesiz yargı işi olduğu vurgulanmaktadır.

Terekenin Yazımı Yapılmışsa Üç Aylık Süre Ne Zaman Başlar?

TMK m.607 özel bir başlangıç kuralı getirir. Koruma önlemi olarak terekenin yazımı yapılmışsa, yasal ve atanmış mirasçılar için ret süresi yazım işleminin sona erdiğinin sulh hâkimi tarafından kendilerine bildirilmesiyle başlar.

Bu hüküm, tereke tespitiyle karıştırılmamalıdır. Her malvarlığı araştırması TMK m.607 anlamında “koruma önlemi olarak terekenin yazımı” değildir. Dosyanın hangi hukuki kurum kapsamında açıldığı ve hâkimin hangi işlemle yazımı tamamladığı kontrol edilmelidir.

Ayrıca TMK m.619 ve devamındaki resmî defter ayrı bir kurumdur. Resmî defter tutulması, mirasçıya defter sonucunda mirası reddetme, resmî tasfiye isteme, deftere göre veya kayıtsız şartsız kabul seçenekleri sunar. Bu yolları yalnız “tereke tespiti” adıyla birbirine karıştırmamak gerekir.

Mirasçı Ret Süresi İçinde Ölürse Ret Hakkı Ne Olur?

TMK m.608, mirası reddetmeden ölen mirasçının ret hakkının kendi mirasçılarına geçeceğini düzenler. Yeni mirasçılar bakımından süre, kendilerinin mirasbırakanına mirasın geçtiğini öğrendikleri tarihten başlar; ancak kanun ayrıca kendi mirasbırakanlarından geçen mirasın reddi için tanınan sürenin dolmasına ilişkin koruyucu bir alt sınır öngörür.

Ret sonucunda miras daha önce mirasçı olmayan kişilere geçerse, bu kişiler için ret süresi önceki mirasçıların mirası reddettiğini öğrendikleri tarihten işlemeye başlar. Bu nedenle ailede bir kişinin mirası reddetmesi, sonraki mirasçıların süresini otomatik olarak ilk ölüm tarihine bağlamaz.

Bir Mirasçı Reddederse Payı Kime Geçer?

TMK m.611’e göre yasal mirasçılardan biri mirası reddederse onun payı, miras açıldığı zaman kendisi sağ değilmiş gibi hak sahiplerine geçer. Bu kural özellikle “ben reddedersem borç doğrudan devlete gider” veya “ben reddedince çocuklarım kesinlikle etkilenmez” şeklindeki yanlış kabulleri önler.

Örneğin yasal mirasçı olan çocuk mirası reddettiğinde, onun altsoyu varsa mirasçılık sırası TMK’nın zümre sistemi ve m.611 uyarınca yeniden hesaplanır. En yakın yasal mirasçıların tamamının reddi ise TMK m.612’deki iflas hükümlerine göre tasfiye sistemini gündeme getirir.

Bu nedenle aile içinde ret kararı kişi kişi planlanmalıdır. Tek bir mirasçının ret dilekçesi, diğer kişilerin ret hakkını veya borç riskini kendiliğinden ortadan kaldırmaz.

Üç Ay Geçmiş ve Borç Çıkmışsa Hangi Belgeler Toplanmalıdır?

Dosya önce tarih ve tereke bilançosu üzerinden kurulmalıdır. Aşağıdaki belgeler önemlidir:

  • mirasbırakanın ölüm kayıt örneği ve ölüm tarihi,
  • mirasçılık belgesi ve nüfus aile kayıtları,
  • ölümün ve mirasçılığın ne zaman öğrenildiğini gösteren kayıtlar,
  • banka kredi ve kredi kartı borçları,
  • icra dosyaları ve kesinleşmiş takip bilgileri,
  • vergi ve SGK borçları,
  • kefalet veya ticari borç belgeleri,
  • ölüm tarihindeki banka mevduatı ve alacaklar,
  • taşınmaz, araç ve şirket payları,
  • mirasçının ölümden sonra yaptığı tapu, banka, araç veya satış işlemleri,
  • üç aylık sürenin kaçırılmasına yol açan önemli sebebe ilişkin sağlık, tebligat, seyahat veya diğer belgeler.

Hükmen ret ileri sürülecekse yalnız borç listesi çıkarmak yeterli değildir; ölüm tarihi itibarıyla aktif ve pasif birlikte araştırılmalıdır. Terekenin ciddi borcu olması, aktiflerin bu borcu karşılamaya yetmediği ortaya konulmadan tek başına hükmen ret sonucunu garanti etmez.

Üç Ay Geçince Yapılmaması Gereken Hatalar

  • “Süre geçti, hiçbir yol yok” diyerek TMK m.605/2 ve m.615’i hiç incelememek.
  • Ölüm tarihi ile öğrenme tarihini otomatik olarak aynı kabul etmek.
  • Mirasçılık belgesinin alındığı tarihi her durumda süre başlangıcı sanmak.
  • Hükmen ret ile gerçek reddi mirası aynı dava ve aynı süreye tabi görmek.
  • Borçları araştırırken terekenin aktiflerini gizlemek veya eksik sunmak.
  • Ret düşünülürken tereke malını satmak, çekmek veya kişisel mal gibi kullanmak.
  • Resmî defter, tereke tespiti ve resmî tasfiye kurumlarını birbirine karıştırmak.
  • Diğer mirasçıların yaptığı ret işleminin kendi süresini otomatik çözdüğünü varsaymak.

Terekenin mahkeme denetiminde tasfiyesi ayrı bir seçenek olduğundan, şartları bakımından Terekenin Resmî Tasfiyesi – TMK 632-636 rehberimizi de inceleyebilirsiniz.

Sıkça Sorulan Sorular

1. Reddi miras 3 ay geçince kesin olarak yapılamaz mı?

Olağan gerçek ret hakkı kural olarak TMK m.610 gereğince düşer. Ancak TMK m.615 önemli sebeple yeni/uzatılmış süreye; TMK m.605/2 ise şartları varsa hükmen reddedilmiş sayılmaya imkân verir.

2. Üç ay ölüm tarihinden mi başlar?

Her zaman değil. TMK m.606/2 yasal mirasçı için ölümün/mirasçılığın öğrenilmesine, atanmış mirasçı için tasarrufun resmen bildirilmesine göre başlangıç düzenler.

3. Borcu üç ay sonra öğrendim, reddedebilir miyim?

Sırf borcun sonradan öğrenilmesi otomatik yeni ret süresi yaratmaz. TMK m.615 önemli sebep ve TMK m.605/2 hükmen ret şartları somut belgelerle ayrıca değerlendirilmelidir.

4. Hükmen ret için üç aylık süre var mı?

TMK m.605/2’deki hükmen ret, üç aylık gerçek ret beyanından farklıdır. Mirasbırakanın ölüm tarihinde ödemeden aczi açıkça belli veya resmen tespit edilmişse miras kanun gereği reddedilmiş sayılır.

5. Yeni ret süresini hangi mahkeme verir?

TMK m.615 önemli sebeplerin varlığı hâlinde sulh hâkiminin süreyi uzatabileceğini veya yeni süre verebileceğini düzenler.

6. Reddi miras noterden yapılır mı?

TMK m.609 ret beyanının sulh mahkemesine sözlü veya yazılı yapılacağını düzenler. Notere tek başına verilen ret beyanı kanundaki mahkeme beyanının yerini tutmaz.

7. Reddi miras şartlı yapılabilir mi?

Hayır. TMK m.609 reddin kayıtsız ve şartsız olmasını şart koşar.

8. Tereke malını sattıktan sonra miras reddedilebilir mi?

TMK m.610/2 kapsamında olağan yönetim dışında tereke işlemlerine karışma veya malları kendine mal etme ret hakkını düşürebilir. Satış işlemi bu açıdan ciddi risk taşır.

9. Terekeyi korumak için işlem yapmak ret hakkını düşürür mü?

Her işlem düşürmez. Kanun olağan yönetim ve mirasbırakanın işlerinin yürütülmesi için gerekli işlemler ile sahiplenme/tasarruf işlemlerini ayırır. Somut işlem değerlendirilmelidir.

10. Mirası reddedersem çocuklarıma geçer mi?

TMK m.611’e göre yasal mirasçının payı, kendisi miras açıldığı anda sağ değilmiş gibi hak sahiplerine geçer. Altsoy ve diğer mirasçılar zümre sistemine göre ayrıca değerlendirilir.

11. Bütün mirasçılar reddederse ne olur?

En yakın yasal mirasçıların tamamı reddederse TMK m.612 gereğince miras sulh mahkemesince iflas hükümlerine göre tasfiye edilir.

12. Tereke tespiti yaptırmak üç aylık süreyi durdurur mu?

Her tereke tespiti üç aylık süreyi durdurmaz. TMK m.607’de koruma önlemi olarak terekenin yazımı için özel başlangıç kuralı vardır; resmî defter ise ayrıca TMK m.619 ve devamında düzenlenir.

Resmî Kaynaklar

Mirasın reddi için 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu m.599, m.605-615 ve m.619 ve devamı; çekişmesiz yargı usulü ve yetki bakımından 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.382 ve devamı güncel metinleri esas alınmalıdır.

Hukukçu İncelemesi ve E-E-A-T
Bu içerik 16 Eylül 2026 tarihinde TMK m.605, m.606, m.607, m.608, m.609, m.610, m.611, m.612 ve m.615 hükümleri birlikte incelenerek hazırlanmıştır. Gerçek ret, hükmen ret ve önemli sebeple yeni süre kurumları birbirinden ayrılmıştır.

Yazar: Av. Halil Bakırcı – Mersin Barosu Sicil No: 3472
İnceleyen: Av. Emirhan Keskin – Mersin Barosu Sicil No: 5507
Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu: İhsaniye, 4903. Sk. Profit İş Merkezi No:23 Kat:3 Daire:14, 33070 Akdeniz/Mersin · Tel/WhatsApp: +90 552 224 43 66

Hukuki konu hakkında iletişim

İlk iletişimde konuyu, bulunduğunuz ülke veya ili ve varsa tebliğ ya da son işlem tarihini kısaca belirtebilirsiniz. T.C. kimlik numarası, sağlık verisi veya kişisel belge göndermeyiniz. Mesajlaşma tek başına hukuki görüş veya avukatlık ilişkisi oluşturmaz.

Telefonla Araİletişim Bilgileri

tarafından hazırlanmış, Av. Emirhan Keskin tarafından incelenmiştir.

Yazar Bilgisi

, Mersin Barosu 3472 sicil numarasına kayıtlıdır. Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu bünyesinde ceza, aile, iş, gayrimenkul ve ticaret hukuku alanlarında hukuki danışmanlık ve dava takibi sunmaktadır.

İnceleyen: Av. Emirhan Keskin · Mersin Barosu Sicil No: 5507

Telefon WhatsApp