Su İsale Hattı Geçen Taşınmazın Kullanım Amacı Değişirse İade İstenebilir mi? AYM 2020/38004 | 2026
su isale hattı kamulaştırmasız el atma: Anayasa Mahkemesi İkinci Bölümü, 3 Eylül 2026 tarihli toplantısında 2020/38004 numaralı bireysel başvuruda mülkiyet hakkının ihlal edildiğine karar verdi. Başvuru; su isale hattı geçirilerek kamulaştırmasız el atılan taşınmaz hakkında daha önce açılan dava sonrasında imar planının değiştirilmesi, taşınmazın kullanım amacının farklılaştırılması, tapudaki tescilin yolsuz olduğu ve taşınmazın iadesi gerektiği iddialarıyla açılan davanın reddedilmesine ilişkindi. Karar, kamulaştırmasız el atma sonrasında taşınmazın kamu hizmetindeki kullanım amacının değişmesinin mülkiyet hakkı bakımından yeniden değerlendirilmesi gerektiğini gösteren güncel bir anayasal karardır.
Kısa ve net cevap: Taşınmazdan su isale hattı geçirilmesi nedeniyle kamulaştırmasız el atma tazminatı ödenmiş veya taşınmaz idare adına tescil edilmiş olması, taşınmazın daha sonra farklı bir kullanım amacına geçirilmesi hâlinde ortaya çıkabilecek mülkiyet iddialarını kendiliğinden ortadan kaldırmaz. AYM, B. No: 2020/38004 başvurusunda sonradan yapılan imar planı değişikliği ve kullanım amacı değişikliği sonrasında açılan iade/yolsuz tescil davasının reddedilmesi nedeniyle Anayasa m.35’teki mülkiyet hakkının ihlal edildiğine karar verdi. Ancak bu karar her kullanım amacı değişikliğinde otomatik tapu iadesi anlamına gelmez; tescilin hukuki sebebi, kamulaştırmasız el atmanın kapsamı, ödenen bedel ve yeni kullanım amacı somut dosyada birlikte incelenir.

AYM 2020/38004 Kararı Ne Diyor?
Anayasa Mahkemesinin 3 Eylül 2026 tarihli İkinci Bölüm toplantı sonucuna göre 2020/38004 numaralı başvurunun temelinde, su isale hattı geçirilmek suretiyle kamulaştırmasız el atılan bir taşınmaz bulunuyor. Kamulaştırmasız el atma nedeniyle açılan dava sonrasında imar planı değişikliği yapılmış ve taşınmazın kullanım amacı değiştirilmiş. Başvurucular, bu değişiklik nedeniyle tapudaki tescilin yolsuz hâle geldiğini ve taşınmazın iade edilmesi gerektiğini ileri sürmüş; açılan dava reddedilmiş.
AYM bu şikâyeti mülkiyet hakkı kapsamında kabul edilebilir buldu ve Anayasa m.35’te güvence altına alınan mülkiyet hakkının ihlal edildiğine karar verdi. Toplantı sonucu 7 Eylül 2026 tarihinde ilan edildi. Bu nedenle 2026 itibarıyla kamulaştırmasız el atma sonrasında kamu hizmeti amacı değişen taşınmazlar bakımından karar güncel bir anayasal referans niteliğindedir.
Kararın toplantı sonucu, her kullanım değişikliğinin otomatik iade doğurduğunu söylemiyor. Somut dosyada taşınmaza el atılma biçimi, tescilin hukuki sebebi, daha sonra gerçekleşen plan değişikliği ve iade talebinin reddi bir bütün olarak mülkiyet hakkı denetimine konu edildi. Bu ayrım uygulamada önemlidir; çünkü doğrudan kamulaştırma ile kamulaştırmasız fiilî el atma, irtifak hakkı tesisi ve imar uygulaması aynı hukuki mekanizmalar değildir.
Kamulaştırmasız El Atma Nedir?
Kamulaştırmasız el atma, idarenin özel mülkiyetteki taşınmaza 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’ndaki usul tamamlanmadan fiilen el koyması veya taşınmaz sahibinin mülkiyet yetkilerini hukuken kullanılamaz hâle getiren müdahalede bulunmasıyla ortaya çıkan uyuşmazlık türüdür. Fiilî el atmada idare taşınmazı yol, tesis, hat, kanal veya benzeri kamu hizmeti için fiilen kullanır.
Mülkiyet hakkının temel özel hukuk dayanağı TMK m.683’tür. Malik, hukuk düzeninin sınırları içinde malını kullanma, ondan yararlanma ve onun üzerinde tasarrufta bulunma yetkisine sahiptir. Haksız olarak müdahalede bulunan kişiye karşı müdahalenin önlenmesini ve hakkın niteliğine göre diğer koruma yollarını kullanabilir.
İdarenin kamu gücü kullanması bu temel mülkiyet korumasını ortadan kaldırmaz. Anayasa m.46, kamulaştırmanın kamu yararı amacıyla ve gerçek karşılığın ödenmesi koşuluyla kanunda öngörülen usule göre yapılacağını düzenler. Usulsüz fiilî müdahale nedeniyle malikin taşınmazını kullanamaması, mülkiyet hakkının özünü etkileyebilir.
Kamulaştırmasız el atma tazminatında görev, hukuki el atma-fiilî el atma ayrımı, husumet ve bedel hesabı dosyanın niteliğine göre belirlenir. Sitedeki kamulaştırmasız el atma tazminat dava dilekçesi içeriği bu genel dava yapısını ayrı olarak açıklar. Buradaki güncel konu ise tazminat/tescil sonrasında kamu kullanım amacının değişmesidir.
Su İsale Hattı Geçirilmesi Taşınmazı Nasıl Etkiler?
Su isale hattı, suyun kaynağından depo, arıtma tesisi veya dağıtım sistemine taşınmasına hizmet eden altyapıdır. Hat taşınmazın altından, üstünden veya belirli bir şerit üzerinden geçirildiğinde malikin kullanma ve yapılaşma imkânı sınırlanabilir. Müdahalenin niteliğine göre taşınmazın tamamının kamulaştırılması yerine irtifak hakkı kurulması da söz konusu olabilir.
2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu m.4, taşınmazın belirli kesimi, yüksekliği veya derinliği üzerinde kamulaştırma yoluyla irtifak hakkı kurulmasına imkân tanır. İrtifak kamulaştırmasında taşınmazın mülkiyeti kural olarak malikte kalır; idare belirli kullanım yetkisini elde eder ve değer düşüklüğü üzerinden bedel belirlenir. Ayrıntılar için 2942 m.4 kamulaştırmada irtifak hakkı rehberi incelenebilir.
Buna karşılık idare taşınmazın tamamını fiilen kullanıyor, malikin tasarrufu ortadan kalkıyor veya açılan kamulaştırmasız el atma davası sonucunda mülkiyet idareye geçiriliyorsa durum farklıdır. AYM 2020/38004 başvurusunda kamu hizmetinin sonraki değişimi tam da bu ikinci aşamada önem kazanmıştır.
Bu nedenle su hattı geçen her taşınmaz için aynı hukuki sonuç söylenemez. Tapuda malik kim, irtifak şerhi var mı, daha önce tazminat davası açılmış mı, tescil kimin adına yapılmış, idare taşınmazın tamamını mı yoksa bir bölümünü mü kullanıyor soruları ayrı ayrı yanıtlanmalıdır.
Kamulaştırmasız El Atma Tazminatı Sonrası Tescilin Sonucu Nedir?
Kamulaştırmasız el atma davalarında yalnız para tazminatı değil, taşınmazın veya el atılan kısmın idare adına tesciline ilişkin sonuçlar da gündeme gelebilir. Tescilin hukuki dayanağı ve kapsamı, kararın hüküm fıkrasından okunmalıdır. Tapu kaydına sonradan bakarak önceki sürecin niteliğini eksiksiz anlamak mümkün değildir.
Taşınmaz idare adına tescil edilmişse malikin mülkiyet hakkı sona ermiş görünür. Ancak AYM 2020/38004 sonucu, sonraki gelişmelerin tescil ile kamu hizmeti arasındaki ilişkiyi anayasal bakımdan yeniden tartışmaya açabileceğini gösteriyor. Özellikle taşınmazın alınma amacı terk edilip planla tamamen farklı bir kullanım getiriliyorsa, eski malikin iade veya tescil iddiasının mahkemelerce etkili biçimde incelenmesi gerekir.
Tescilin “yolsuz” olduğu iddiası TMK m.1025 çerçevesindeki tapu sicili koruma mekanizmalarıyla bağlantılıdır. Yolsuz tescil, bağlayıcı olmayan bir hukuki işleme dayanan veya hukuki sebepten yoksun bulunan tescili ifade eder. Ancak kamulaştırma/kamulaştırmasız el atma dosyasında tescilin yolsuz hâle gelip gelmediği, önceki kesin hüküm ve kamu hukuku işlemleriyle birlikte değerlendirilir.
Bu nedenle yeni dava açılırken “kamu amacı değişti, tapu otomatik döner” şeklinde bir iddia kurmak yeterli değildir. İlk mahkeme kararının hüküm fıkrası, tescilin dayanağı, ödemenin ne için yapıldığı ve plan değişikliğinin tescil gerekçesini ortadan kaldırıp kaldırmadığı somutlaştırılmalıdır.
İmar Planı Değişikliği Neden Önemlidir?
3194 sayılı İmar Kanunu m.8, planların hazırlanması ve yürürlüğe girmesine ilişkin temel hükümleri düzenler. İmar planı, taşınmazın hangi fonksiyon için kullanılacağını belirleyen kamu hukuku işlemidir. Su altyapı alanı, yol, park, konut, ticaret veya başka kullanım kararları malikin taşınmazdan yararlanma biçimini doğrudan etkiler.
Bir taşınmazın kamusal altyapı amacıyla edinilmesinden sonra plan fonksiyonunun değiştirilmesi, ilk müdahalenin dayandığı kamu ihtiyacının devam edip etmediği sorusunu ortaya çıkarabilir. Ancak plan değişikliği tek başına mülkiyetin eski malike dönmesi sonucunu doğuran bir tapu işlemi değildir. İade iddiası için ilgili kanuni düzenlemeler, önceki tescil ve yeni plan kararının hukuki etkisi birlikte incelenir.
AYM’nin 2020/38004 sonucunda mülkiyet hakkı ihlali bulması, derece mahkemelerinin bu değişikliği mülkiyet hakkının özüyle bağlantılı biçimde ele alması gerektiğini gösterir. Mahkeme, ilk kamu amacıyla sonraki kullanım arasındaki ilişkiyi ve mülk sahibinin iddiasını etkili bir yargısal incelemeye tabi tutmalıdır.
Plan değişikliğinin tarihini tespit etmek için belediye veya yetkili idareden onaylı imar planı paftası, plan notu, meclis kararı ve kesinleşme bilgisi alınmalıdır. E-Plan ve belediye sistemindeki ekran görüntüleri yardımcı olabilir; ancak dava dosyasında resmî onaylı belgeler tercih edilmelidir.
Taşınmazın İadesi Hangi Hukuki Temelde İstenir?
İade talebinin hukuki sebebi, taşınmazın idareye nasıl geçtiğine göre değişir. Usulüne uygun kamulaştırmada 2942 sayılı Kanun’un geri alma ve eski malike ilişkin hükümleri incelenir. Kamulaştırmasız el atma sonrasında tescil varsa önceki yargı kararının kapsamı ve tescilin hukuki sebebi öne çıkar. İmar uygulaması sonucu tescil söz konusuysa 3194 sayılı Kanun hükümleri ayrıca değerlendirilir.
Bu nedenle dava dilekçesinde yalnız “taşınmaz artık su hattı için kullanılmıyor” olgusuna dayanılmamalıdır. İlk müdahalenin tarihi, kamu hizmetinin niteliği, taşınmazın hangi bölümüne el atıldığı, tazminatın hangi bedel için ödendiği, tescil hükmünün kapsamı ve yeni plan fonksiyonu sıralanmalıdır.
TMK m.1025 kapsamındaki tapu sicilinin düzeltilmesi/tapu iptal ve tescil mekanizması, yolsuz tescil iddiasında temel özel hukuk aracıdır. Fakat kamulaştırma uyuşmazlıklarında görevli mahkeme ve uygulanacak özel kanun hükümleri ayrıca belirlenmelidir. Yanlış görev/yargı yolu seçimi uzun süre kaybına yol açabilir.
İade yerine tazminatın gündeme geldiği dosyalarda talebin miktarı ve değerleme tarihi ayrı problem oluşturur. Mülkiyet hakkı ihlalinin giderimi, somut dosyada aynen iade, yeniden yargılama veya parasal giderim gibi farklı araçlarla sağlanabilir. AYM toplantı sonucu, ihlalin varlığını açıklar; her benzer olayda derece mahkemesinin vereceği nihai hükmü peşinen belirlemez.
TMK m.683 Malik İçin Hangi Yetkileri Verir?
TMK m.683’e göre bir şeye malik olan kimse, hukuk düzeninin sınırları içinde o şey üzerinde dilediği gibi kullanma, yararlanma ve tasarrufta bulunma yetkisine sahiptir. Malik, malını haksız olarak elinde bulunduran kimseye karşı istihkak davası açabilir ve her türlü haksız el atmanın önlenmesini talep edebilir.
Kamulaştırmasız el atmada mülkiyet hakkının fiilen kullanılamaması, bu özel hukuk yetkileri ile Anayasa m.35 korumasının kesiştiği noktadır. İdare kamu yararı için müdahale edebilir; ancak müdahale kanuni temele dayanmalı ve hak sahibi üzerinde aşırı külfet oluşturmamalıdır.
Tescil idareye geçmişse malikin TMK m.683 yetkileri sona ermiş görünür. İade davasının amacı, tescilin artık hukuki sebebi bulunmadığı veya önceki edinim amacının ortadan kalkmasının hukuki sonuç doğurduğu iddiasını yargısal denetime taşımaktır. Bu nedenle önceki tescil işlemine ilişkin bütün belgeler dava dosyasının temelidir.
Anayasa m.35 Bakımından Hangi Ölçü Uygulanır?
Anayasa m.35 mülkiyet hakkını güvence altına alır. Müdahalenin kanuna dayanması, meşru bir kamu yararı amacı taşıması ve ölçülü olması gerekir. Kamulaştırma bakımından Anayasa m.46 ayrıca özel güvence getirir ve gerçek karşılığın ödenmesi esasını düzenler.
Kamusal amacın zaman içinde ortadan kalkması veya değişmesi, ilk müdahalenin sonradan otomatik olarak hukuka aykırı hâle geldiği anlamına gelmez. Ancak kişinin mülkiyetinden hangi amaçla çıkarıldığı ile taşınmazın fiilen ve hukuken ne amaçla kullanıldığı arasında bağ kalmaması, adil denge bakımından önem kazanır.
AYM bireysel başvuruda derece mahkemesinin yerine geçerek tapu davasını baştan görmez. İnceleme, başvurucunun mülkiyet iddiasının mahkemelerce anayasal güvencelere uygun biçimde ele alınıp alınmadığı ve müdahalenin kişiye aşırı külfet yükleyip yüklemediği üzerindedir. 2020/38004 başvurusunda ihlal sonucu bu anayasal denetimin somut göstergesidir.
Bu Tür Dosyada Hangi Belgeler Toplanmalıdır?
- Taşınmazın müdahaleden önceki ve sonraki tüm tapu kayıtları.
- Kamulaştırmasız el atma davasının dava dilekçesi, bilirkişi raporları ve kesinleşmiş kararı.
- İdare adına tescil yapılmışsa tescilin dayanağı mahkeme hükmü.
- Ödenen bedeli ve ödeme tarihini gösteren dekontlar.
- Su isale hattının güzergâhını gösteren proje ve krokiler.
- Eski imar planı, plan notları ve fonksiyon kararı.
- Yeni imar planı, plan değişikliği kararı ve kesinleşme bilgisi.
- Taşınmazın güncel fiilî kullanımını gösteren keşif, fotoğraf ve resmî tutanaklar.
- İdarenin kullanım amacı değişikliğine ilişkin yazışmaları.
- Daha önce açılmış iade veya tapu iptal davasının tüm kararları.
Belge zincirindeki her tarih önemlidir. Özellikle tescil tarihi ile plan değişikliği tarihi arasındaki süre, kamu hizmetinin fiilen devam edip etmediği ve yeni kullanımın ne zaman başladığı açık biçimde ortaya konulmalıdır.
Dava Açmadan Önce Hangi Kontroller Yapılmalıdır?
İlk olarak taşınmazın güncel tapu kaydı ve tüm takyidatları alınmalıdır. İkinci olarak önceki kamulaştırmasız el atma dosyasının kesinleşme şerhli kararı UYAP’tan veya mahkeme arşivinden temin edilmelidir. Üçüncü olarak belediyeden veya plan yapma yetkisine sahip idareden eski-yeni imar planları karşılaştırmalı alınmalıdır.
Dördüncü olarak yeni kullanımın yalnız plan üzerinde mi kaldığı yoksa fiilen gerçekleşip gerçekleşmediği belirlenmelidir. Taşınmaz hâlen su isale hattı için kullanılıyor ancak üst kullanım farklılaşmışsa bunun hukuki etkisi, su hattının kaldırıldığı bir dosyadan farklıdır. İrtifak ile tam tescil arasındaki fark burada yeniden önem taşır.
Beşinci olarak dava türü ve görevli mahkeme belirlenmelidir. Tapu sicilinin düzeltilmesi, tazminat, kamulaştırma özel hükümlerine dayalı geri alma veya idari işlem iptali birbirinden farklı davalardır. Birden fazla hukuki ilişkinin bulunduğu dosyada taleplerin görev ve süre bakımından ayrıştırılması gerekir.
Altıncı olarak kesin hüküm etkisi değerlendirilmelidir. Önceki kamulaştırmasız el atma davasında çözülen mesele ile sonradan meydana gelen plan değişikliği aynı zaman dilimine ve aynı vakıaya dayanmayabilir. Yeni olgunun önceki kesin hüküm kapsamına girip girmediği somut karar üzerinden incelenmelidir.
Su İsale Hattı ve İade Talebi Kontrol Listesi
- İlk fiilî el atma tarihini belirleyin.
- Su hattının taşınmazın hangi bölümünden geçtiğini harita üzerinde gösterin.
- Daha önce kamulaştırmasız el atma davası açılıp açılmadığını kontrol edin.
- Önceki karar sonucunda tescil yapıldıysa kesinleşmiş hükmü alın.
- Ödenen tazminatın hangi hak kaybının karşılığı olduğunu belirleyin.
- Eski imar planındaki kullanım fonksiyonunu resmî belgelerle tespit edin.
- Yeni imar planını ve değişiklik kararını alın.
- Kamu hizmetinin fiilen devam edip etmediğini keşif/fotoğraf/resmî kayıtla belirleyin.
- İade, tapu iptal ve tescil veya tazminat taleplerinden hangisinin hukuki sebebe uygun olduğunu ayırın.
- TMK m.683 ve m.1025 ile 2942 sayılı Kanun hükümlerini birlikte değerlendirin.
- Görev, yetki, zamanaşımı/hak düşürücü süre ve kesin hüküm itirazlarını dava öncesinde kontrol edin.
- AYM 2020/38004 kararının somut dosyayla ortak ve farklı yönlerini açıkça gösterin.
İlgili İçerikler
- Kamulaştırmasız el atma tazminat dava dilekçesi
- Kamulaştırmada irtifak hakkı – 2942 m.4
- Kamulaştırma bedeline itiraz ve bedel tespiti dilekçesi
- Tapu iptal ve tescil davası dilekçesi
Resmî Kaynaklar
- Anayasa Mahkemesi – 3 Eylül 2026 İkinci Bölüm sonucu, B. No: 2020/38004
- 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu
- 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu – m.683 ve m.1025
- 3194 sayılı İmar Kanunu
- Türkiye Cumhuriyeti Anayasası – m.35 ve m.46
Kamu Amacı Değiştiğinde Eski Tescil Dosyası Yeniden Okunmalıdır
Su hattı, yol veya başka kamu altyapısı için mülkiyet kaybı yaşanmış bir taşınmaz sonradan farklı amaçla kullanılmaya başlanmışsa ilk dava dosyası ile yeni plan kararı birlikte incelenmelidir. İade talebinin hukuki temeli ancak bu zincir üzerinden doğru kurulabilir.
Sık Sorulan Sorular
Su isale hattı geçirilmesi kamulaştırmasız el atma sayılır mı?
İdare kamulaştırma usulünü tamamlamadan özel mülkiyetteki taşınmazı su hattı için fiilen kullanıyor ve malik mülkiyet yetkilerini kullanamıyorsa kamulaştırmasız el atma uyuşmazlığı doğabilir. Müdahalenin irtifak niteliğinde olup olmadığı ayrıca incelenir.
AYM 2020/38004 kararında hangi hak ihlal edildi?
AYM, 3 Eylül 2026 tarihli toplantı sonucunda Anayasa m.35’te güvence altına alınan mülkiyet hakkının ihlal edildiğine karar verdi.
İmar planı değişince taşınmaz otomatik olarak eski malike döner mi?
Hayır. Plan değişikliği tek başına otomatik tapu devri yaratmaz. İlk tescilin hukuki sebebi, kamulaştırma/el atma dosyası, kamu amacının sona ermesi ve ilgili geri alma/iade hükümleri birlikte değerlendirilir.
Yolsuz tescil hangi maddede düzenlenir?
Tapu sicilinin düzeltilmesine ilişkin temel düzenleme TMK m.1025’tir. Kamulaştırma uyuşmazlığında özel kanun hükümleri ve önceki mahkeme kararları ayrıca dikkate alınır.
Su hattı için taşınmazın tamamı kamulaştırılmak zorunda mı?
Hayır. 2942 sayılı Kanun m.4, gerekli hâllerde taşınmazın belirli kesimi, yüksekliği veya derinliği üzerinde irtifak hakkı kurulmasına imkân verir. Müdahalenin kapsamı kamu hizmetinin ihtiyacına göre belirlenir.
Önceki kamulaştırmasız el atma davası yeni davaya engel midir?
Kesin hükmün kapsamı önceki davanın tarafları, talep sonucu ve maddi vakaları üzerinden değerlendirilir. Sonradan gerçekleşen plan değişikliğinin yeni hukuki olgu oluşturup oluşturmadığı somut dosyada incelenmelidir.
İade yerine tazminat istenebilir mi?
Talep türü taşınmazın idareye geçiş biçimine, tescilin hukuki durumuna ve uygulanacak özel hükümlere bağlıdır. İade ve tazminat aynı hukuki şartlara dayanmaz.
Eski ve yeni imar planı nereden alınır?
Plan yapma/onaylama yetkisine sahip belediye veya ilgili idareden onaylı plan paftası, plan notu ve karar örneği istenir. Dava dosyasında resmî onaylı belgeler kullanılmalıdır.
Taşınmaz hâlen su hattı için kullanılıyorsa karar uygulanır mı?
AYM kararı her dosyaya otomatik sonuç doğurmaz. Fiilî kullanımın devamı, plan fonksiyonu ve ilk tescilin hukuki sebebi somut olayda ayrı ayrı değerlendirilir.
Hangi mahkemede dava açılır?
Görev, talebin hukuki niteliğine göre belirlenir. Tapu iptal/tescil, kamulaştırmasız el atma tazminatı ve imar planı iptali farklı yargı yolları ve görev kurallarına tabidir; dava açılmadan önce talep doğru nitelendirilmelidir.
Hukuki Kaynak Kontrolü
Bu içerik Anayasa Mahkemesinin 3 Eylül 2026 tarihli İkinci Bölüm toplantı sonucu, 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, 3194 sayılı İmar Kanunu ve Anayasa hükümleri esas alınarak hazırlanmıştır. AYM toplantı sonucunda açıklanmayan maddi olay ayrıntıları varsayılmamıştır.
Sorumlu yazar: Avukat Halil BAKIRCI – Mersin Barosu Sicil No: 3472
Son kaynak kontrolü: 16 Eylül 2026
Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu – Mersin
İhsaniye Mahallesi, 4903. Sokak, Profit İş Merkezi, Kat:3, Daire:14, Akdeniz/Mersin. Türkiye genelindeki kamulaştırma, imar ve tapu uyuşmazlıkları Mersin’deki ofisten koordine edilir.
Hukuki konu hakkında iletişim
İlk iletişimde konuyu, bulunduğunuz ülke veya ili ve varsa tebliğ ya da son işlem tarihini kısaca belirtebilirsiniz. T.C. kimlik numarası, sağlık verisi veya kişisel belge göndermeyiniz. Mesajlaşma tek başına hukuki görüş veya avukatlık ilişkisi oluşturmaz.