B&KBakırcı & KeskinHUKUK BÜROSU
TR
TürkçeEnglishDeutschРусскийالعربية中文
Menü

Bedelsiz Yola Terk Edilen Taşınmaz Başka Amaçla Kullanılırsa Ne Olur? AYM 2020/19357 (2026)

Kısa ve net cevap: Anayasa Mahkemesi, B. No: 2020/19357 sayılı başvuruda, imar ve yapılaşma sürecinde kamuya bedelsiz olarak yol amacıyla terk edilen taşınmaz bölümünün sonradan terk amacı dışında kullanılması bağlamında Anayasa m.35 kapsamındaki mülkiyet hakkının ihlal edildiğine karar verdi. Ancak bedelsiz terk edilen her alan, plan değiştiği anda otomatik olarak eski malike dönmez. Önce terk işleminin hukuki sebebi, taşınmazın hangi amaç için kamuya bırakıldığı, bu amacın gerçekten ortadan kalkıp kalkmadığı, alanın başka kamusal kullanıma mı yoksa özel/gelir getirici kullanıma mı yöneltildiği ve eski malikin hangi hukuki yola başvurduğu belirlenmelidir.

AYM 2020/19357 Kararının Önemi

Anayasa Mahkemesinin 2026 tarihli Bölüm sonuçlarında B. No: 2020/19357 sayılı başvuru, kamu yararı gerekçesiyle bedelsiz biçimde yola terk edilen taşınmaz bölümünün daha sonra terk amacı dışında değerlendirilmesi sonucunda mülkiyet hakkının ihlal edildiği iddiası bağlamında ele alınmış ve Anayasa m.35 yönünden ihlal sonucuna ulaşılmıştır.

Karar, imar uygulamalarında sık karşılaşılan önemli bir sorunu yeniden görünür hâle getirir: Malik, yapılaşma veya parsel düzenlemesi sırasında belirli bir kamu hizmeti için taşınmazının bir bölümünü karşılıksız bırakmış olabilir. Bu karşılıksızlığın meşruiyeti, bırakılan alanın gerçekten o kamu amacı için kullanılacağı varsayımına dayanır. Daha sonra alanın niteliği değiştirilip kamu amacından koparıldığında, başlangıçta kurulan adil denge bozulabilir.

AYM kararı “eski malik her plan değişikliğinde tapuyu geri alır” şeklinde genel bir özel hukuk kuralı koymaz. Bireysel başvuruda yapılan inceleme, kamu makamlarının mülkiyet hakkına ilişkin pozitif ve negatif yükümlülükleri ile kişiye yüklenen külfetin ölçülü olup olmadığına ilişkindir.

Bu nedenle somut dosyada başvurunun hangi yolla sonuçlandırılacağı; tapu iptal ve tescil, iade, tazminat, idari işlem iptali veya başka hukuki yolun şartlarına göre belirlenir. AYM ihlal kararı, bu yolların temel haklara uygun yorumlanması gerektiğini gösterir.

Bedelsiz Yola Terk Nedir?

Uygulamada “yola terk”, bir taşınmazın imar planında yol, meydan veya benzeri kamu kullanımında kalan bölümünün parselden ayrılarak kamuya bırakılmasını ifade eder. Bu işlem farklı hukuki mekanizmalarla gerçekleşebilir. Bu nedenle yalnız tapu kaydında “yol” veya “terk” ifadesinin bulunması, işlemin hukuki sebebini açıklamaya yetmez.

Bazı durumlarda malik ifraz, tevhit, parselasyon veya yapı ruhsatı sürecinde imar mevzuatındaki düzenlemeye dayanarak yol alanını bedelsiz terk etmiş olabilir. Bazı durumlarda ise 3194 sayılı İmar Kanunu m.18 kapsamında düzenleme ortaklık payı kesintisi yapılır. Başka bir durumda idare kamulaştırma yoluna gidebilir. Bu üç mekanizmanın hukuki sonuçları aynı değildir.

Bedelsiz terk işleminin geçerli ve malik iradesine dayalı görünmesi dahi, bırakılan alanın sonsuza kadar herhangi bir amaçla kullanılabileceği anlamına gelmez. Kamuya karşılıksız bırakmanın dayandığı kamu hizmeti amacı, sonraki kullanımın mülkiyet hakkı bakımından değerlendirilmesinde önem taşır.

Tapu sicili, belediye encümen kararı, ifraz/tevhit dosyası, imar çapı ve terk beyannamesi birlikte incelenerek işlemin gerçek hukuki dayanağı belirlenmelidir.

Bedelsiz Terk, Düzenleme Ortaklık Payı ve Kamulaştırma Aynı Şey Değildir

Düzenleme ortaklık payı (DOP), 3194 sayılı İmar Kanunu m.18 kapsamında düzenlemeye giren taşınmazlardan kanundaki oran ve amaçlarla kesilen paydır. DOP işlemi idari parselasyonun parçasıdır; kişinin ayrıca satış sözleşmesi yapması gerekmez.

Kamulaştırma, Anayasa m.46 ve 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu uyarınca kamu yararı için özel mülkiyetin gerçek karşılığı ödenerek idareye geçirilmesidir. Bedel anayasal unsurdur.

Bedelsiz terk ise imar sürecinde belirli alanın karşılıksız olarak kamuya bırakıldığı işlem biçimidir. Eski uygulamalarda yapılaşma veya ifraz koşulu gibi süreçlerle bağlantılı örnekleri sık görülür. İşlemin geçerliliği ve hukuki sonucu, yapıldığı tarihteki mevzuat ile somut irade/idarî işlem zincirine göre incelenmelidir.

Bu ayrım iade talebinde belirleyicidir. DOP için uygulanacak hukuk ile kamulaştırma sonrası geri alma hükümleri veya bedelsiz terk sonrası amaç dışı kullanım tartışması birebir aynı değildir. Dava dilekçesinde bu kurumların birbirine karıştırılması görev, süre ve hukuki sebep bakımından ciddi hata doğurabilir.

Yol Amacı Ortadan Kalkar veya Alan Başka Amaçla Kullanılırsa Ne Olur?

Bir taşınmaz parçası özel malikten hiçbir bedel ödenmeden yalnız yol amacı için alınmışsa, mülkiyet müdahalesinin meşru gerekçesi bu kamu kullanımına dayanır. Yolun hiç açılmaması, sonradan kapatılması veya alanın bambaşka bir amaç için değerlendirilmesi hâlinde ilk karşılıksız bırakmanın dayandığı sebep yeniden tartışılır.

Ancak “başka amaç” kavramı dikkatle belirlenmelidir. Yol alanının başka bir kamu hizmeti için planlanması ile alanın özel mülkiyete geçirilerek ticari şekilde değerlendirilmesi aynı ağırlıkta değildir. Kamu yararı devam ediyor olabilir; fakat malikin karşılıksız katlandığı yükün ilk amacıyla bağ tamamen kopmuşsa ölçülülük sorunu yine gündeme gelebilir.

Plan değişikliğinin tarihi, değişikliğin gerekçesi, alanın yeni fonksiyonu ve fiilî kullanım birlikte incelenmelidir. Sadece paftada fonksiyon değişikliği olması, fiilen ne gerçekleştiğini tek başına göstermez.

AYM 2020/19357’nin önemi, karşılıksız mülkiyet kaybının belirli kamu amacıyla bağlantısının anayasal denetimde gerçek ağırlık taşıdığını göstermesidir.

Anayasa m.35 Açısından Adil Denge ve Ölçülülük

Anayasa m.35 herkesin mülkiyet hakkına sahip olduğunu ve bu hakkın ancak kamu yararı amacıyla, kanunla sınırlanabileceğini düzenler. Mülkiyet hakkına müdahalede kanunilik ve kamu yararı yeterli değildir; müdahalenin ölçülü olması ve kişi ile toplum yararı arasında adil denge kurulması gerekir.

Malikten bedel ödenmeden taşınmaz alınması, bedelli kamulaştırmaya göre daha ağır bir külfettir. Bu külfetin haklılaştırılması, çoğu kez imar düzenlemesinin sağladığı yarar ve alanın kamusal amaçta kullanılmasıyla bağlantılıdır. Kamu amacı ortadan kalkınca başlangıçtaki denge değişebilir.

Ölçülülük incelemesinde eski malikin taşınmaz üzerindeki menfaati, alanın yeni kullanım biçimi, idarenin elde ettiği ekonomik yarar, taşınmazın bedelsiz alınmasının tarihi ve malike başka denkleştirici yarar sağlanıp sağlanmadığı önem taşır.

AYM bireysel başvuruda tapu iptal ve tescil mahkemesi gibi doğrudan yeni mülkiyet kaydı kurmaz. Temel hak ihlali tespit edildiğinde giderimin yöntemi kararın hüküm bölümüne ve yeniden yargılama koşullarına göre uygulanır.

Tapu Kaydı ve Tescil Sebebi Neden Önemlidir?

İade veya tazminat tartışmasında ilk belge güncel tapu kaydı değil, tedavüllü tapu kaydıdır. Taşınmazın hangi tarihte bölündüğü, hangi yüz ölçümünün terk edildiği, terk edilen alanın kimin adına veya hangi kamu alanı olarak kaydedildiği ve işlem sebebi belirlenmelidir.

Belediye imar arşivindeki ifraz/tevhit dosyası, encümen kararları, terk beyannamesi, eski çap, yeni çap ve plan paftaları tapu işleminin hukuki arka planını gösterir. Tapu müdürlüğündeki resmi senet ve işlem belgeleri de özellikle malikin açık rızası bulunup bulunmadığı bakımından önemlidir.

Bir alan kadastroda “yol” olarak tescil dışı bırakılmışsa hukuki durum ile idare adına tapuya kayıtlı parsel hâline gelmiş alanın durumu farklı olabilir. Dava türü seçilirken bu teknik ayrım dikkate alınmalıdır.

Tapu iptal ve tescil taleplerinin genel yapısı için tapu iptal ve tescil davası rehberimiz incelenebilir. Somut bedelsiz terk dosyasında ise ayrıca imar ve idare hukuku belgeleri gerekir.

Eski Malik İade veya Tazminat İsteyebilir mi?

İade veya tazminat talebinin mümkün olup olmadığı, taşınmazın kamuya hangi hukuki mekanizmayla geçtiğine göre belirlenir. Kamulaştırma yapılmışsa 2942 sayılı Kanun’daki geri alma ve geri verme hükümleri; imar uygulaması varsa 3194 sayılı Kanun ve idari yargı ilkeleri; özel hukukta yolsuz tescil iddiası varsa TMK hükümleri gündeme gelebilir.

Bedelsiz terk işleminde eski malikin talebi, terk sebebinin ortadan kalkması ve alanın amaç dışı kullanılması üzerinden kurulabilir. Ancak görevli yargı kolu ve talep türü işlem zincirine göre değişebilir. Bir belediye planı veya parselasyon işleminin iptali idari yargının; tapu sicilindeki ayni hak talebi bazı durumlarda adli yargının görevinde olabilir.

Bu nedenle aynı dosyada “tapuyu geri istiyorum” şeklinde tek cümlelik talep yerine önce hukuki sebep haritası çıkarılmalıdır. İdari işlemin iptali olmadan tapu talebinin dinlenip dinlenemeyeceği veya idarenin özel hukuk kişisi gibi işlem yapıp yapmadığı belirlenmelidir.

Kamulaştırmasız el atma ile ilgili ayrı hukuki yol için kamulaştırmasız el atma tazminat davası içeriğimiz incelenebilir. Bedelsiz terk ile fiilî el atma birbirine karıştırılmamalıdır.

İmar Planı Değişikliği Nasıl İncelenmelidir?

Eski ve yeni imar planları aynı ölçekte karşılaştırılmalıdır. Terk tarihinde alan hangi fonksiyona ayrılmıştı? Yol genişliği ve güzergâhı neydi? Daha sonra hangi plan kararıyla fonksiyon değişti? Plan değişikliği kesinleşti mi? Bu sorular resmi belgelerle cevaplanmalıdır.

Plan değişikliği belediye meclisi veya yetkili idari merci kararıyla yapılmışsa karar tarihi ve askı süreçleri araştırılmalıdır. Plan değişikliğine karşı idari dava açma süresi ayrıca İYUK hükümlerine tabidir. Eski malikin plan değişikliğinden çok sonra haberdar olması, süre ve başvuru yolu açısından özel değerlendirme gerektirebilir.

Fiilî kullanım da önemlidir. Plan hâlâ “yol” gösteriyor fakat alan özel otopark, ticari yapı veya başka tesis olarak kullanılıyorsa imar planı ile fiilî durum arasında çelişki vardır. Tersine plan fonksiyonu değişmiş olsa da alan fiilen kamusal ulaşımın parçası olarak kalmış olabilir.

Bu nedenle keşif, belediye yazıları, uydu/hava fotoğrafları ve aplikasyon krokileri delil niteliği taşıyabilir.

Bedelsiz Terk Dosyasında Hangi Belgeler Toplanmalıdır?

Sağlıklı hukuki değerlendirme için şu belgeler mümkünse eksiksiz toplanmalıdır:

  • tedavüllü tapu kaydı ve resmi senetler,
  • terk öncesi ve sonrası kadastro/imar çapları,
  • ifraz veya tevhit dosyası,
  • belediye encümen/meclis kararları,
  • terk beyannamesi veya muvafakatname,
  • terk tarihindeki onaylı imar planı ve plan notları,
  • sonraki tüm plan değişiklikleri,
  • alanın güncel tapu/kadastro statüsü,
  • fiilî kullanımı gösteren fotoğraf ve teknik tespitler,
  • varsa idarenin üçüncü kişiye devir, tahsis veya kiralama işlemleri.

Belge zinciri, taşınmazın özel mülkiyetten kamu alanına geçişinin gerçek sebebini gösterir. Sadece bugünkü plan veya tapu kaydıyla dava açılması, geçmişteki hukuki mekanizmanın yanlış nitelendirilmesine yol açabilir.

AYM 2020/19357 Kararı Otomatik Tapu İadesi Sağlar mı?

Hayır. Bireysel başvuruda verilen ihlal kararı, aynı durumda olduğunu düşünen her eski malik adına kendiliğinden tapu tescili yapmaz. Somut taşınmazın hukuki geçmişi ve kullanılacak olağan başvuru yolu ayrı ayrı incelenmelidir.

Ancak karar, kamuya bedelsiz bırakılan alanın ilk terk amacından koparılmasının mülkiyet hakkı yönünden anayasal sonuç doğurabileceğini güçlü biçimde gösterir. Olağan mahkemeler ve idari makamlar bu temel hak boyutunu göz ardı edemez.

Sık Yapılan Hatalar

  1. Bedelsiz terk, DOP ve kamulaştırmayı aynı işlem sanmak: Hukuki dayanak ve sonuçlar farklıdır.
  2. Plan değişikliğini otomatik tapu iadesi sebebi kabul etmek: Terk sebebi, yeni kullanım ve görevli yargı yolu ayrıca belirlenir.
  3. Yalnız güncel tapu kaydına bakmak: Tedavüllü kayıt ve eski imar dosyası gerekir.
  4. Fiilî kullanımı araştırmamak: Plan fonksiyonu ile sahadaki kullanım farklı olabilir.
  5. Dava türünü yanlış seçmek: İdari işlem iptali, tapu iptali/tescil ve tazminat farklı yargı yollarına tabi olabilir.
  6. AYM kararını herkese doğrudan tapu kazandıran karar gibi yorumlamak: Karar temel hak ihlalini tespit eder; somut giderim olağan usul içinde uygulanır.

Resmî Kaynaklar

Sık Sorulan Sorular

1. Yola terk edilen arsa sonradan başka amaçla kullanılabilir mi?

İmar planı ve yetkili idari işlemlerle kullanım değişebilir; ancak bedelsiz terkin ilk kamu amacıyla bağın kopması eski malikin mülkiyet hakkı bakımından hukuki sonuç doğurabilir.

2. AYM 2020/19357 hangi hakkın ihlaline karar verdi?

Anayasa m.35 kapsamındaki mülkiyet hakkının ihlal edildiğine karar verdi.

3. Plan değişince tapu otomatik eski malike döner mi?

Hayır. Tescilin hukuki sebebi ve kullanılacak dava yolu ayrıca değerlendirilir.

4. DOP ile yola terk aynı mı?

Hayır. DOP 3194 m.18 kapsamındaki parselasyon kesintisidir; bedelsiz terk farklı hukuki işlem biçimi olabilir.

5. Kamulaştırma ile bedelsiz terk aynı mı?

Hayır. Kamulaştırmada Anayasa m.46 gereği gerçek karşılık ödenmesi esastır.

6. Eski malik tazminat isteyebilir mi?

İşlemin hukuki sebebi, amaç dışı kullanım ve görevli yargı yolu koşullarına göre tazminat talebi gündeme gelebilir.

7. Hangi belge en önemlidir?

Tedavüllü tapu kaydı ile terk işlemine ait imar/encümen dosyası işlemin hukuki sebebini belirlemek için kritiktir.

8. Alan hâlen yol olarak kullanılıyorsa AYM kararı uygulanır mı?

Kararın amacı dışı kullanım boyutu somut olaya göre değerlendirilir; kamu amacı devam ediyorsa hukuki denge farklı olabilir.

9. Dava adli yargıda mı idari yargıda mı açılır?

Talebin ve tescilin hukuki sebebine göre değişir. İmar/idari işlemin iptali ile ayni hak/tapu talebi aynı görev rejimine tabi olmayabilir.

10. AYM’ye doğrudan tapu iadesi için başvurulur mu?

Hayır. Önce olağan idari/adli yollar tüketilir; bireysel başvuru temel hak ihlali iddiasıyla yapılır.

Av. Halil Bakırcı
Mersin Barosu Sicil No: 3472
Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu
Bu içerik 16 Eylül 2026 tarihinde yürürlükteki İmar Kanunu, Kamulaştırma Kanunu, Türk Medeni Kanunu ve Anayasa m.35 ile Anayasa Mahkemesinin 2026 tarihli resmî Bölüm sonuçları esas alınarak hazırlanmıştır.

Hukuki konu hakkında iletişim

İlk iletişimde konuyu, bulunduğunuz ülke veya ili ve varsa tebliğ ya da son işlem tarihini kısaca belirtebilirsiniz. T.C. kimlik numarası, sağlık verisi veya kişisel belge göndermeyiniz. Mesajlaşma tek başına hukuki görüş veya avukatlık ilişkisi oluşturmaz.

Telefonla Araİletişim Bilgileri

tarafından hazırlanmış, Av. Emirhan Keskin tarafından incelenmiştir.

Yazar Bilgisi

, Mersin Barosu 3472 sicil numarasına kayıtlıdır. Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu bünyesinde ceza, aile, iş, gayrimenkul ve ticaret hukuku alanlarında hukuki danışmanlık ve dava takibi sunmaktadır.

İnceleyen: Av. Emirhan Keskin · Mersin Barosu Sicil No: 5507

Telefon WhatsApp