B&KBakırcı & KeskinHUKUK BÜROSU
TR
TürkçeEnglishDeutschРусскийالعربية中文
Menü

Elektronik Tebligat Ne Zaman Yapılmış Sayılır? 5 Gün Kuralı ve Süre Hesabı | 7201 m.7/a | 2026

Kısa ve net cevap: 7201 sayılı Tebligat Kanunu m.7/a uyarınca elektronik tebligat, muhatabın elektronik tebligat adresine ulaştığı tarihi izleyen beşinci günün sonunda yapılmış sayılır. Beş günlük süre içinde UETS hesabına girilip girilmemesi kural olarak sonucu değiştirmez. Bir kanun yolu veya dava süresi tebliğden itibaren başlayacaksa, önce elektronik tebligatın kanunen yapılmış sayıldığı gün belirlenir; süre hesabı bundan sonra ilgili usul kanununa göre yapılır. Tebligatın elektronik adrese ulaştığı gün beş günlük hesaba dahil edilmez.

Elektronik tebligatta beş günlük süre ve dava süresi hesabını simgeleyen dijital belge ve sözleşmeler
Photo by Scott Graham on Unsplash

Elektronik Tebligatın Hukuki Dayanağı Nedir?

Elektronik tebligatın temel hükmü 7201 sayılı Tebligat Kanunu m.7/a’dır. Kanun, elektronik yolla tebligat yapılması zorunlu kişi ve kurumları belirlediği gibi tebligatın hangi anda yapılmış sayılacağını da açık şekilde düzenler. Buna göre elektronik yolla tebligat, muhatabın elektronik adresine ulaştığı tarihi izleyen beşinci günün sonunda yapılmış sayılır.

Uygulama Ulusal Elektronik Tebligat Sistemi (UETS) üzerinden yürütülür. Tebligatı çıkaran makam evrakı elektronik sisteme gönderir; sistem, gönderinin muhatabın elektronik tebligat adresine ulaştığı tarihi kayıt altına alır. Kanuni tebliğ tarihi bu ulaşma kaydından hareketle hesaplanır.

Bu sistemin en önemli özelliği, tebliğ tarihini kişinin mesajı fiilen açtığı ana bağlamamasıdır. Kanun, erişim veya okuma hareketinden bağımsız, objektif bir beş günlük bekleme süresi kurmuştur. Bu nedenle UETS hesabına düzenli erişim sağlanması önemlidir.

Elektronik Tebligatta Beş Gün Nasıl Hesaplanır?

Birinci adım, elektronik tebligatın muhatabın UETS adresine ulaştığı günü tespit etmektir. Bu gün hesaplamaya dahil edilmez. Ulaşma tarihini izleyen gün birinci gün kabul edilir; beşinci günün sonunda tebligat yapılmış sayılır.

Örneğin tebligat 1 Eylül Salı günü elektronik adrese ulaştıysa, 2 Eylül birinci, 3 Eylül ikinci, 4 Eylül üçüncü, 5 Eylül dördüncü ve 6 Eylül beşinci gündür. Tebligat 6 Eylül gününün sonunda yapılmış sayılır. Bundan sonra kanun yoluna veya davaya ilişkin süre, ilgili usul hükmüne göre hesaplanır.

Beş günlük süre, “beş iş günü” değildir. Kanun yalnız “beşinci günün sonu” demektedir. Bu nedenle Cumartesi, Pazar ve resmi tatil günleri beş günlük bekleme süresinin hesabında kural olarak sayılır. Ayrı bir dava veya kanun yolu süresinin son günü resmi tatile denk geldiğinde ise ilgili usul kanunundaki tatil uzatma kuralı uygulanır.

2026 İçin Örnek Süre Hesabı

Elektronik tebligatın 10 Eylül 2026 Perşembe günü UETS adresine ulaştığını varsayalım. Ulaşma günü hesaba katılmaz. 11 Eylül birinci, 12 Eylül ikinci, 13 Eylül üçüncü, 14 Eylül dördüncü, 15 Eylül beşinci gündür. Tebligat 15 Eylül 2026 gününün sonunda yapılmış sayılır.

Eğer tebliğ edilen karar için iki haftalık başvuru süresi uygulanıyorsa, iki haftalık süre elektronik tebligatın sisteme düştüğü 10 Eylül’den değil, kanunen tebliğ edilmiş sayıldığı 15 Eylül’den sonra ilgili usul kuralına göre işlemeye başlar. Süre hesabında ilgili kanunun “süreler tebliğ tarihinden itibaren başlar” veya “tebliğden itibaren iki hafta” şeklindeki hükmüyle HMK m.91 ve devamı gibi genel süre hükümleri birlikte uygulanır.

Bu örnek yalnız hesaplama yöntemini göstermektedir. Somut dosyada başvuru süresi kararın türüne göre bir hafta, iki hafta, otuz gün veya başka bir süre olabilir. Tebliğ tarihini doğru belirlemek, hangi süre uygulanacağını belirlemekten ayrı bir adımdır.

Tebligatı UETS’te Erken Okumak Süreyi Erken Başlatır mı?

7201 m.7/a’daki açık düzenleme nedeniyle elektronik tebligat, muhatap tarafından daha önce okunmuş olsa bile elektronik adrese ulaştığı tarihi izleyen beşinci günün sonunda yapılmış sayılır. Sisteme giriş, evrakı görüntüleme veya eki indirme hareketi, kanunda öngörülen objektif tebliğ tarihini kural olarak öne çekmez.

Bu durum, “okudum ama süre başlamadı, beşinci güne kadar bekleyebilirim” şeklinde pratik bir erteleme alışkanlığına dönüştürülmemelidir. Özellikle kısa süreli işlemlerde dilekçenin hazırlanması, harç, vekâlet, delil ve UYAP işlemleri zaman alabilir. Tebligat görüldüğü anda dosyanın incelenmesi güvenli uygulamadır.

Sistemdeki erişim kayıtları ayrıca tebligatın usulüne ilişkin uyuşmazlıklarda delil olabilir. Ancak erişim kaydı ile kanuni tebliğ tarihi aynı kavram değildir.

Beşinci Gün Cumartesi, Pazar veya Resmî Tatile Denk Gelirse Ne Olur?

Elektronik tebligatta beş günlük kural, dava süresinin son günü kuralıyla karıştırılmamalıdır. Tebligat Kanunu m.7/a, elektronik tebligatın ulaştığı tarihi izleyen beşinci günün sonunda yapılmış sayılacağını belirtir. Bu beşinci gün hafta sonuna veya resmi tatile denk gelse de kanuni tebliğ tarihinin hesabında gün sayımı devam eder.

Buna karşılık tebliğden sonra başlayan dava veya kanun yolu süresinin son günü tatil gününe denk gelirse HMK m.93, CMK veya ilgili özel usul kanunundaki son gün kuralı uygulanabilir. Hukuk yargılamasında HMK m.93 uyarınca sürenin son günü resmi tatile rastlarsa süre, tatili takip eden ilk iş günü çalışma saati sonunda biter.

Bu iki aşamalı hesap özellikle çok sayıda süre hatasının kaynağıdır. Önce Tebligat Kanunu m.7/a’ya göre tebliğ tarihi; ardından ilgili usul kanununa göre başvuru süresinin başlangıç ve bitiş tarihi hesaplanmalıdır.

Dava ve Kanun Yolu Süresi Ne Zaman Başlar?

Elektronik tebligat yalnız tebliğ tarihini belirler. Tebliğden sonra başlayacak sürenin uzunluğu ve hesabı uyuşmazlığın tabi olduğu kanuna göre değişir. Hukuk yargılamasında HMK; ceza yargılamasında CMK; idari yargıda İYUK; vergi yargısında İYUK ve özel vergi hükümleri uygulanabilir.

Örneğin hukuk mahkemesi kararına karşı iki haftalık istinaf süresi varsa, elektronik tebligatın beşinci gün sonunda yapılmış sayıldığı tarih esas alınır ve iki haftalık süre HMK’nın süre hükümlerine göre hesaplanır. İdari işlemde ise dava açma süresi tebliğle başlıyorsa İYUK m.7 ve ilgili özel hüküm dikkate alınır.

Bir işlemin “elektronik tebligatla gönderilmiş olması”, bütün dosyalarda aynı başvuru süresinin bulunduğu anlamına gelmez. Yanlış süre türü seçmek, beş günlük kural doğru hesaplanmış olsa bile hak kaybına yol açabilir.

UETS Kayıtları Neden Önemlidir?

Elektronik tebligatın gönderilme, elektronik adrese ulaşma ve muhatabın erişim tarihleri sistem tarafından kayıt altına alınır. Bu kayıtlar, tebliğ tarihinin ve usulün ispatında temel delildir. UETS ekranında “gönderildi”, “teslim edildi”, “okundu” ve “tebliğ tarihi” gibi farklı kayıtların bulunması mümkündür; hukuki hesapta hangi kaydın ne anlama geldiği ayrıştırılmalıdır.

Dosyada süre tartışması doğmuşsa yalnız e-posta veya SMS bilgilendirme tarihine bakılmamalıdır. UETS delil kaydı ve tebligat mazbatası niteliğindeki elektronik kayıt alınmalıdır. SMS veya e-posta, çoğu durumda asıl elektronik tebligat değil, UETS hesabına gönderi geldiğini bildiren yardımcı bildirimdir.

Telefon numarasının değişmiş olması, SMS’in ulaşmaması veya e-postanın spam klasörüne düşmesi UETS adresine kanuna uygun elektronik tebligat yapılmışsa tek başına tebligatı geçersiz kılmaz. Zorunlu elektronik tebligat adresi sahibinin UETS hesabını takip etmesi gerekir.

Usulsüz Elektronik Tebligat Hangi Durumlarda Gündeme Gelebilir?

Elektronik tebligatın zorunlu olduğu kişiye yanlış yöntemle tebligat yapılması, yanlış UETS adresi kullanılması, sistem kayıtlarının tebligatın ulaştığını göstermemesi veya elektronik adresin statüsüne ilişkin sorunlar usulsüzlük tartışması yaratabilir. Her somut olayda 7201 sayılı Kanun, Elektronik Tebligat Yönetmeliği ve UETS kayıtları birlikte incelenmelidir.

Usulsüz tebligat halinde Tebligat Kanunu m.32 gündeme gelebilir. Bu maddeye göre tebligat usulüne aykırı yapılmış olsa bile muhatap tebliği öğrenmişse tebligat geçerli sayılabilir ve muhatabın beyan ettiği öğrenme tarihi tebliğ tarihi kabul edilir. Ancak m.32’nin uygulanması için gerçekten usulsüz bir tebligat bulunması gerekir; usulüne uygun elektronik tebligatta sırf kişinin geç okuması m.32 kapsamında yeni tarih yaratmaz.

Süre kaçırılmışsa “elektronik tebligatı görmedim” beyanı tek başına yeterli savunma değildir. Önce elektronik tebligatın kanunen usulüne uygun olup olmadığı belgeler üzerinden belirlenmelidir.

Avukatlar, Şirketler ve Kamu Kurumları Bakımından Elektronik Tebligat

7201 m.7/a, avukatlar, noterler, belirli sicile kayıtlı arabulucular ve bilirkişiler, kamu kurumları ile özel hukuk tüzel kişileri dahil kanunda sayılan kişi ve kurumlar için elektronik tebligatı zorunlu kılmıştır. Bu nedenle avukatlık büroları ve şirketler UETS hesaplarını günlük iş akışının parçası olarak takip etmelidir.

Tüzel kişide personel değişikliği, muhasebecinin ayrılması veya şirket e-posta adresinin değişmesi UETS adresini ortadan kaldırmaz. Sistem erişiminin yetkili ve yedek kişiler üzerinden düzenlenmesi gerekir. Tebligatın yalnız bir çalışanın kişisel telefon bildirimine bağlı takip edilmesi kurumsal risk yaratır.

Avukat açısından elektronik tebligatın vekile mi asile mi yapılması gerektiği ayrıca vekâlet ve usul hükümlerine göre değerlendirilir. Vekille takip edilen davada usulüne uygun vekâlet mevcutsa tebligatın vekile yapılması gereken durumlar vardır. Yanlış kişiye tebligat süre tartışmasına yol açabilir.

Elektronik Tebligat ile E-posta Aynı Şey mi?

Hayır. UETS üzerinden 7201 sayılı Tebligat Kanununa göre yapılan elektronik tebligat, sıradan e-posta gönderiminden farklıdır. Bir mahkemenin veya tarafın normal e-posta adresine belge göndermesi, kanunun aradığı UETS tebligatının yerine geçmez.

Aynı şekilde Kayıtlı Elektronik Posta (KEP) sistemi de her durumda UETS tebligatıyla aynı değildir. KEP ticari ve hukuki iletişimde delil sağlayabilir; ancak resmi tebligatın hangi sistem üzerinden yapılacağı Tebligat Kanunu ve ilgili düzenlemelere göre belirlenir.

Elektronik Tebligat Süresi İçin Kontrol Listesi

  • Gönderinin UETS adresine ulaştığı tarih tespit edildi mi?
  • Ulaşma günü hesaba katılmadan sonraki beş gün sayıldı mı?
  • Beşinci günün sonunda kanuni tebliğ tarihi belirlendi mi?
  • Başvuru süresinin hangi kanuna göre kaç gün/hafta olduğu belirlendi mi?
  • Başvuru süresinin son günü resmi tatile denk geliyor mu?
  • UETS delil kaydı indirildi mi?
  • SMS/e-posta bildirim tarihi ile UETS tebliğ tarihi karıştırılıyor mu?
  • Vekile tebligat zorunluluğu veya yanlış muhatap sorunu var mı?

Dava ve sürelerle ilgili diğer güncel rehberler için İdare Hukuku, Ticaret ve Sözleşmeler Hukuku ve Hukuk Haberleri bölümlerimize bakabilirsiniz.

Sıkça Sorulan Sorular

1. E-tebligat kaç gün sonra tebliğ edilmiş sayılır?

Elektronik adrese ulaştığı tarihi izleyen beşinci günün sonunda tebliğ edilmiş sayılır.

2. Tebligatı ilk gün açarsam süre ilk gün mü başlar?

7201 m.7/a’daki objektif kurala göre tebliğ tarihi, ulaşmayı izleyen beşinci günün sonudur.

3. Ulaşma günü beş günlük süreye dahil mi?

Hayır. Ulaşma tarihini izleyen gün birinci gündür.

4. Beşinci gün Pazar olursa Pazartesi mi tebliğ edilmiş sayılır?

Kanun beşinci günün sonunda tebliğ edilmiş sayılacağını düzenler. Hafta sonu beş günlük hesabı durdurmaz. Sonraki dava süresinin son günü için resmi tatil kuralı ayrıca uygulanır.

5. SMS gelmediyse tebligat geçersiz olur mu?

UETS adresine kanuna uygun elektronik tebligat ulaşmışsa yardımcı SMS bildiriminin gelmemesi tek başına tebligatı geçersiz kılmaz.

6. UETS mesajını hiç okumazsam tebligat yapılmamış mı sayılır?

Hayır. Kanuni tebliğ tarihi okuma işlemine değil, elektronik adrese ulaşmayı izleyen beşinci günün sonuna bağlıdır.

7. Usulsüz elektronik tebligatta ne olur?

Usulsüzlük varsa Tebligat Kanunu m.32 dahil ilgili hükümler çerçevesinde öğrenme tarihi ve tebligatın geçerliliği değerlendirilir.

8. E-tebligat ile normal e-posta aynı mı?

Hayır. Resmî elektronik tebligat UETS ve Tebligat Kanunu rejimine tabidir; sıradan e-posta aynı hukuki sonucu doğurmaz.

Resmî Kaynaklar

Hukuki inceleme: İçerik 7201 sayılı Tebligat Kanunu m.7/a ve m.32, Elektronik Tebligat Yönetmeliği ve ilgili usul kanunlarının süre hükümleri esas alınarak 16 Eylül 2026 tarihinde hazırlanmıştır.

Yazar: Av. Halil İbrahim Bakırcı – Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu. Türkiye genelindeki dosyalar Mersin’den yürütülmektedir.

Hukuki konu hakkında iletişim

İlk iletişimde konuyu, bulunduğunuz ülke veya ili ve varsa tebliğ ya da son işlem tarihini kısaca belirtebilirsiniz. T.C. kimlik numarası, sağlık verisi veya kişisel belge göndermeyiniz. Mesajlaşma tek başına hukuki görüş veya avukatlık ilişkisi oluşturmaz.

Telefonla Araİletişim Bilgileri

tarafından hazırlanmış, Av. Emirhan Keskin tarafından incelenmiştir.

Yazar Bilgisi

, Mersin Barosu 3472 sicil numarasına kayıtlıdır. Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu bünyesinde ceza, aile, iş, gayrimenkul ve ticaret hukuku alanlarında hukuki danışmanlık ve dava takibi sunmaktadır.

İnceleyen: Av. Emirhan Keskin · Mersin Barosu Sicil No: 5507

Telefon WhatsApp