B&KBakırcı & KeskinHUKUK BÜROSU
TR
TürkçeEnglishDeutschРусскийالعربية中文
Menü

Hizmet Tespit Davasında 5 Yıllık Hak Düşürücü Süre Nasıl Hesaplanır? | 5510 m.86 | 2026

Kısa ve net cevap: 5510 sayılı Kanun m.86/9 uyarınca, aylık prim ve hizmet belgesi veya muhtasar ve prim hizmet beyannamesi işveren tarafından verilmeyen ve çalışmaları SGK tarafından da tespit edilemeyen sigortalılar, hizmetlerinin geçtiği yılın sonundan başlayarak beş yıl içinde iş mahkemesine başvurarak çalışmalarının tespitini isteyebilir. Bu beş yıllık süre kanunda açıkça düzenlenmiş hak düşürücü süredir. Örneğin 2021 yılında geçen ve Kurum kayıtlarına hiç girmeyen çalışma bakımından süre, 31 Aralık 2021’den sonra işlemeye başlar. Ancak her sigortalılık uyuşmazlığı hizmet tespit davası değildir; işe giriş bildirgesi, prim kaydı, Kurum denetimi veya başka resmi kayıt bulunan dosyada talebin niteliği ayrıca belirlenmelidir.

Hizmet tespit davasında sigortalı çalışma kayıtları ve beş yıllık süreyi simgeleyen işyeri belgeleri
Photo by ThisisEngineering on Unsplash

Hizmet Tespit Davası Nedir?

Hizmet tespit davası, fiilen bir işverene bağlı olarak çalıştığı halde sigortalı hizmetleri SGK’ya hiç bildirilmemiş veya eksik bildirilmiş kişinin, zorunlu sigortalılık süresinin mahkeme kararıyla tespitini istediği davadır. Hukuki dayanak 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu m.86/9’dur.

Davanın konusu ücret alacağının tahsili değildir. İşçinin amacı, belirli tarihler arasında 4/1-a kapsamında fiilen çalıştığını ve bu hizmetlerin sigortalılık süresine eklenmesi gerektiğini tespit ettirmektir. Tespit kesinleştiğinde SGK kayıtları karar doğrultusunda düzeltilir ve prim süresi emeklilik, yaşlılık, malullük ve diğer sosyal güvenlik haklarının hesabında dikkate alınabilir.

Hizmet tespiti kamu düzeniyle bağlantılıdır. Zorunlu sigortalılık işçinin ve işverenin iradesine bırakılamaz. İşçinin “sigorta istemiyorum” şeklindeki beyanı veya işverenle bu yönde yaptığı anlaşma zorunlu sigortalılığı ortadan kaldırmaz.

5510 m.86’daki Beş Yıllık Hak Düşürücü Süre Nasıl Hesaplanır?

Kanun, hizmetleri SGK tarafından tespit edilemeyen sigortalının “hizmetlerinin geçtiği yılın sonundan başlayarak beş yıl içerisinde” iş mahkemesine başvurabileceğini düzenler. Bu nedenle süre, çalışmanın sona erdiği günün ertesi değil, ilgili çalışma yılının sonundan hareketle hesaplanır.

Örneğin sigortasız çalışma 1 Mart 2021 ile 15 Ekim 2021 arasında gerçekleşmişse, kanuni hesap 2021 yılının sonundan başlar. Beş yıllık dönemin hesabında dava tarihinin bu hak düşürücü süre içinde kalması gerekir.

Çalışma birden fazla yıla yayılmışsa her yıl bakımından kanun metnindeki “hizmetlerin geçtiği yılın sonu” ölçütü önemlidir. Kesintili çalışma, kısmi bildirim veya farklı işverenler varsa her dönem ayrı değerlendirilmelidir.

Hak düşürücü süre, zamanaşımından farklıdır. Hak düşürücü süre mahkemece re’sen dikkate alınabilen ve sürenin geçmesiyle talep hakkının kullanılmasını etkileyen bir süredir. Tarafların anlaşmasıyla uzatılamaz.

Beş Yıllık Süre İçin Örnek Hesaplar

Örnek 1: İşçi 2022 yılı boyunca tamamen sigortasız çalışmış ve SGK bu çalışmayı hiçbir denetimle tespit etmemiş olsun. Beş yıllık süre 2022 yılının sonundan itibaren değerlendirilir. İşçinin dava açarken 5510 m.86/9’daki süreyi kaçırmaması gerekir.

Örnek 2: İşçi 2020–2023 arasında aynı işyerinde çalışmış, 2022 ve 2023 dönemleri SGK’ya bildirilmiş ancak 2020–2021 hiç bildirilmemiş olsun. Her yılın kayıt ve bildirim durumu ayrı incelenir. Dava yalnız “toplam üç yıl sigortasızdım” şeklinde soyut kurulmaz; hangi ayların Kurum kayıtlarında bulunmadığı gösterilir.

Örnek 3: İşveren işe giriş bildirgesi vermiş fakat bazı aylarda prim günü eksik bildirmiş olsun. Bu durumda Kurum kayıtlarının niteliği, eksikliğin nasıl oluştuğu ve m.86/9 kapsamındaki tespit talebinin hangi dönemlere yönelik olduğu dosya üzerinden belirlenir.

SGK’ya Verilmiş Resmî Kayıt Varsa Beş Yıllık Süre Her Durumda Aynı mı Uygulanır?

5510 m.86/9’un açık metni, belgeleri işveren tarafından verilmeyen veya çalışmaları Kurumca tespit edilemeyen sigortalıların mahkemeye başvurmasını düzenler. Dosyada işe giriş bildirgesi, prim belgesi, Kurum müfettişi tespiti, işyeri denetim kaydı veya başka resmi sigorta verisi varsa uyuşmazlığın niteliği değişebilir.

Bu nedenle dava açmadan önce SGK hizmet dökümü, işe giriş-çıkış bildirgeleri ve işyeri dosyası eksiksiz alınmalıdır. “Sistemde gün görünmüyor” tespiti tek başına dosyadaki bütün resmi kayıtların yokluğu anlamına gelmez.

Resmi kayıtların beş yıllık hak düşürücü süre üzerindeki etkisi uzun süredir yargı kararlarında somut olayın özelliklerine göre değerlendirilir. Bir dosyada uygulanmış istisnai sonuç başka dosyaya otomatik taşınmamalıdır. Dilekçe, güncel ve doğrulanmış yargı içtihadı kullanılacaksa kararın esas/karar numarası ve tam metni kontrol edilerek hazırlanmalıdır.

Hizmet Tespit Davasında Görevli ve Yetkili Mahkeme

Görevli mahkeme iş mahkemesidir. Ayrı iş mahkemesi bulunmayan yerlerde Asliye Hukuk Mahkemesi iş mahkemesi sıfatıyla görev yapar. Yetki bakımından 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanununun hükümleri uygulanır.

Davalı işverenin yerleşim yeri ile işin veya işlemin yapıldığı yer mahkemesi bakımından yetki kuralları değerlendirilir. İşçinin yıllar içinde farklı şubelerde çalışması, işyerinin devredilmesi veya işveren unvanının değişmesi halinde doğru davalı ve yetki ayrıca incelenmelidir.

İşveren tüzel kişiliği sona ermişse tasfiye, birleşme, devir veya ticaret sicili kayıtlarından hukuki halef belirlenmelidir. Sadece işyerinin tabela adını davalı göstermek yeterli değildir.

SGK Hizmet Tespit Davasına Nasıl Dahil Olur?

7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunundaki özel düzenlemeye göre hizmet akdine tabi çalışmalar nedeniyle zorunlu sigortalılık sürelerinin tespiti talebiyle işveren aleyhine açılan davada dava SGK’ya re’sen ihbar edilir. Kurum ihbar üzerine davaya fer’i müdahil olarak katılabilir.

Bunun nedeni, verilecek kararın sosyal güvenlik kayıtlarını ve prim sistemini doğrudan etkilemesidir. İşçi ile işverenin aralarında anlaşarak gerçekte olmayan çalışma süresini sigortalılık süresine ekletmeleri mümkün değildir.

Mahkeme, tarafların sunduğu delillerle yetinmeyebilir; kamu düzeni niteliği nedeniyle işyeri ve Kurum kayıtlarını re’sen araştırabilir. Vergi dairesi, belediye, oda, banka veya başka resmi kurum kayıtları çalışmanın ispatında önem taşıyabilir.

Sigortasız Çalışma Nasıl İspatlanır?

Hizmet tespit davasında işçinin gerçekten işverene bağlı, ücret karşılığı ve belirli dönemde çalıştığının ortaya konulması gerekir. Tek bir tanık beyanı her dosyada yeterli değildir; yazılı ve resmi kayıtlarla desteklenen delil yapısı daha güçlüdür.

  • Ücret bordrosu ve banka ödemeleri,
  • İşe giriş belgeleri ve personel özlük dosyası,
  • İşyeri giriş-çıkış veya kart kayıtları,
  • Vardiya çizelgeleri,
  • E-posta ve kurumsal yazışmalar,
  • Müşteri/tedarikçi kayıtları,
  • İşyerinde çalışan bordrolu tanıkların beyanları,
  • Vergi, belediye ve meslek odası kayıtları,
  • Kamera veya dijital sistem logları,
  • İş sağlığı ve güvenliği eğitim/tutanak kayıtları.

Tanıkların çalışma dönemini bizzat bilmesi önemlidir. Yıllar sonra duyuma dayalı “orada çalışıyordu” şeklindeki genel beyan yerine aynı dönemde işyerinde bulunan kişilerin somut anlatımları değerlendirilir.

Hizmet Tespit Davasında Arabuluculuk Zorunlu mu?

Hizmet tespit davası, bir işçi alacağı veya tazminatının tahsilini değil zorunlu sigortalılık süresinin tespitini amaçlar. Bu nedenle klasik işçilik alacaklarında uygulanan zorunlu arabuluculuk mekanizmasıyla aynı nitelikte değildir. Hizmet tespiti talebinin kamu düzeni bağlantısı ve SGK kayıtlarına etkisi nedeniyle doğrudan görevli mahkemede dava açılması esastır.

İşçinin aynı zamanda ücret, fazla çalışma veya kıdem tazminatı gibi alacak talepleri varsa bu talepler yönünden 7036 sayılı Kanundaki dava şartı arabuluculuk hükümleri ayrıca uygulanır. Hizmet tespitiyle alacak talebinin aynı olaydan çıkması, bütün taleplerin tek usule tabi olduğu anlamına gelmez.

Hizmet Tespit Kararı Kesinleşirse Ne Olur?

Mahkeme sigortalı çalışmayı tespit edip karar kesinleştiğinde, karar SGK kayıtlarına işlenir. Tespit edilen günler sigortalılık süresine eklenir ve ilgili döneme ait primlerin işverenden tahsili Kurum mevzuatına göre yürütülür.

Tespit edilen hizmetler, emeklilik için gerekli prim gün sayısı ve sigortalılık süresi bakımından önem taşıyabilir. Ancak hizmet tespit kararı tek başına emeklilik aylığı bağlandığı anlamına gelmez; yaş, prim, sigortalılık başlangıcı ve ilgili emeklilik koşulları ayrıca kontrol edilir.

Ücretin prime esas kazanç tutarı da uyuşmazlık konusuysa bunun hangi delillerle kanıtlanacağı ayrıca değerlendirilmelidir. Sadece hizmet gününün tespiti ile gerçek ücretin tespiti aynı konu değildir.

İşveren Açısından Hizmet Tespit Davası Nasıl Yönetilmelidir?

İşveren, davayı yalnız “işçi hiç çalışmadı” şeklindeki soyut savunmayla yürütmemelidir. İlgili döneme ait bordrolar, personel kayıtları, işyeri faaliyet tarihleri, SGK bildirgeleri ve varsa alt işveren kayıtları dosyaya konulmalıdır.

İşyeri devredilmişse önceki ve sonraki işverenlerin hangi dönemden sorumlu olduğu belirlenmelidir. İşçinin başka şirkette çalıştığı iddia ediliyorsa bu şirketin ticaret sicili ve bordro kayıtları araştırılmalıdır.

Gerçek çalışma varsa sonradan gerçeğe aykırı belge üretmek veya tanıkları yönlendirmek hukuki ve cezai risk doğurur. Savunma mevcut gerçek kayıtlara dayanmalıdır.

2026 Hizmet Tespit Davası Kontrol Listesi

  • Hangi ay ve yıllar SGK hizmet dökümünde eksik?
  • Beş yıllık süre her çalışma yılı için ayrı hesaplandı mı?
  • İşe giriş veya Kurum denetim kaydı var mı?
  • Doğru işveren tüzel kişiliği belirlendi mi?
  • Görevli ve yetkili iş mahkemesi doğru mu?
  • SGK kayıtları ve işyeri dosyası istendi mi?
  • Tanıklar ilgili dönemi bizzat biliyor mu?
  • Banka, bordro ve dijital işyeri kayıtları korundu mu?
  • Alacak talepleri için arabuluculuk gerekip gerekmediği ayrı değerlendirildi mi?

SGK ve çalışma hayatına ilişkin diğer güncel içerikler için İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku kategorimize bakabilirsiniz.

Sıkça Sorulan Sorular

1. Hizmet tespit davası kaç yıl içinde açılır?

5510 m.86/9’daki şartlar altında, hizmetin geçtiği yılın sonundan başlayarak beş yıl içinde.

2. Beş yıl çalışmanın bittiği günden mi başlar?

Kanun “hizmetlerin geçtiği yılın sonundan” itibaren hesabı öngörür.

3. Hangi mahkeme görevlidir?

İş mahkemesi; ayrı iş mahkemesi bulunmayan yerde iş mahkemesi sıfatıyla Asliye Hukuk Mahkemesi.

4. SGK davada taraf olur mu?

Dava SGK’ya re’sen ihbar edilir; Kurum fer’i müdahil olarak davaya katılabilir.

5. Arabuluculuk zorunlu mu?

Zorunlu sigortalılık süresinin tespiti, işçi alacağı arabuluculuğundan farklı bir tespit davasıdır; doğrudan mahkemede görülür.

6. Sadece tanıkla hizmet tespiti yapılabilir mi?

Mahkeme bütün delilleri birlikte değerlendirir; resmi ve yazılı kayıtlarla desteklenen tanık anlatımı daha güçlüdür.

7. İşveren sigortasız çalışmayı kabul ederse dava biter mi?

Zorunlu sigortalılık kamu düzenine ilişkin olduğundan taraf kabulü tek başına mahkemeyi bağlamaz; gerçek çalışma araştırılır.

8. Karar kesinleşince primleri kim öder?

Tespit edilen döneme ait primlerin işveren yönünden tahakkuk ve tahsili SGK mevzuatına göre yürütülür.

Resmî Kaynaklar

Hukuki inceleme: İçerik 5510 sayılı Kanun m.86/9 ve 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu esas alınarak 16 Eylül 2026 tarihinde hazırlanmıştır.

Yazar: Av. Halil İbrahim Bakırcı – Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu. Türkiye genelindeki dosyalar Mersin’den yürütülmektedir.

Hukuki konu hakkında iletişim

İlk iletişimde konuyu, bulunduğunuz ülke veya ili ve varsa tebliğ ya da son işlem tarihini kısaca belirtebilirsiniz. T.C. kimlik numarası, sağlık verisi veya kişisel belge göndermeyiniz. Mesajlaşma tek başına hukuki görüş veya avukatlık ilişkisi oluşturmaz.

Telefonla Araİletişim Bilgileri

tarafından hazırlanmış, Av. Emirhan Keskin tarafından incelenmiştir.

Yazar Bilgisi

, Mersin Barosu 3472 sicil numarasına kayıtlıdır. Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu bünyesinde ceza, aile, iş, gayrimenkul ve ticaret hukuku alanlarında hukuki danışmanlık ve dava takibi sunmaktadır.

İnceleyen: Av. Emirhan Keskin · Mersin Barosu Sicil No: 5507

Telefon WhatsApp