B&KBakırcı & KeskinHUKUK BÜROSU
TR
TürkçeEnglishDeutschРусскийالعربية中文
Menü

Basit Konaklama Turizm İşletme Belgesi Devredilebilir mi? 2026 Devir Yasağı ve Miras İstisnası

Kısa ve net cevap: Basit konaklama turizm işletme belgesi artık satış, işletme devri, şirket değişikliği veya başka bir özel hukuk işlemi gerekçe gösterilerek yeni işletmeciye devredilemez. 26 Ağustos 2026 tarihli ve 33352 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan değişiklikle, Basit Konaklama Tesisleri ile Plaj İşletmelerinin Belgelendirilmesine İlişkin Yönetmeliğin 7 nci maddesine eklenen sekizinci fıkra uyarınca bu belgenin devri yalnız ölüme bağlı tasarruf veya miras yoluyla intikal halinde mümkündür. Bunun dışındaki devir işleminin tespiti halinde 2634 sayılı Turizmi Teşvik Kanununun 34 üncü maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi hükümleri valilik tarafından uygulanır. Düzenleme 26 Ağustos 2026 tarihinde yürürlüğe girmiştir.

Basit konaklama turizm işletme belgesi ve 2026 devir yasağını simgeleyen otel resepsiyonu
Photo by Frames For Your Heart on Unsplash

26 Ağustos 2026 Değişikliği Ne Getirdi?

Basit konaklama tesisleri bakımından 2026 yılındaki en önemli değişiklik, belgenin özel hukuk işlemleriyle el değiştirmesine açık bir sınır getirilmesidir. 26 Ağustos 2026 tarihli değişiklik Yönetmeliğin 7 nci maddesine yeni bir sekizinci fıkra eklemiştir. Hüküm son derece açıktır: basit konaklama turizm işletme belgesi, ölüme bağlı tasarruf veya miras yoluyla intikal dışında devredilemez.

Bu düzenleme, tesisin tapusunun satılmasıyla turizm işletme belgesinin otomatik olarak yeni malike geçeceği düşüncesini ortadan kaldırır. Aynı şekilde işyeri açma ve çalışma ruhsatının belediye tarafından devredilmiş veya yeniden düzenlenmiş olması da tek başına Bakanlık sistemindeki basit konaklama turizm işletme belgesinin devredilebilmesini sağlamaz. Ruhsat ve turizm işletme belgesi farklı idari işlemlerdir; her biri kendi kanuni rejimine tabidir.

Değişiklik, özellikle küçük otel, pansiyon, apart ve benzeri basit konaklama turizm işletme belgesine sahip tesislerin satış ve işletme devri sözleşmelerinde doğrudan sonuç doğurur. Bir tesisin taşınmazı, demirbaşları, ticari işletmesi veya şirket payları özel hukuk bakımından devredilebilir; ancak bu işlemlerin hiçbiri Yönetmelik m.7/8’deki kamu hukuku kuralını bertaraf etmez. Tarafların sözleşmeye “turizm belgesi de devredilmiştir” yazması, idare yönünden geçerli bir belge devri yaratmaz.

Bu nedenle 26 Ağustos 2026 sonrası hazırlanacak otel satış, ticari işletme devri, kira, işletme hakkı devri ve şirket satın alma sözleşmelerinde basit konaklama belgesinin hukuki statüsü ayrı bir madde halinde incelenmelidir. Belgenin devredilebilir bir malvarlığı unsuru gibi fiyatlandırılması, alıcı bakımından ciddi idari ve ekonomik risk yaratır.

Hukuki Dayanak: 2634 Sayılı Kanun ve Yönetmelik m.7/8

Basit konaklama tesislerinin belgelendirilmesine ilişkin temel dayanak 2634 sayılı Turizmi Teşvik Kanunudur. Yönetmelik de Kanunun 5 inci maddesi ile geçici 11 inci maddesindeki yetki ve yükümlülük sistemi içinde uygulanır. 26 Ağustos 2026 değişikliği doğrudan Yönetmeliğin 7 nci maddesini değiştirmiştir.

Yeni m.7/8 hükmü, belge devri bakımından emredici niteliktedir. Hüküm “devredilemez” ifadesini kullanır ve istisnayı iki durumla sınırlar: ölüme bağlı tasarruf ve miras yoluyla intikal. Böylece satış, bağış, işletme devri, kira ilişkisi, sözleşmesel işletme hakkı devri veya benzeri iradi işlemler yoluyla belgenin yeni kişiye geçirilmesi Yönetmelik kapsamında kabul edilmemektedir.

Hükmün ikinci cümlesi yaptırımı da doğrudan belirler. Aykırı durumun tespiti halinde 2634 sayılı Kanunun 34 üncü maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi hükümleri valilik tarafından uygulanır. Bu nedenle konu yalnız “belge düzenlenmez” sonucu doğuran teknik bir idari eksiklik değildir; Kanunda öngörülen idari yaptırım mekanizmasını harekete geçirir.

İdare hukuku bakımından önemli olan nokta şudur: belge, işletmenin ekonomik değerinin parçası olsa bile, idarenin verdiği kamu hukuku statüsüdür. Özel hukuk sözleşmesi idari iznin şartlarını değiştiremez. Bir tarafın diğer tarafa karşı sözleşmeden doğan sorumluluğu bulunabilir; ancak bu sorumluluk idareyi belge devrini kabul etmeye zorlamaz.

Hangi Devirler Artık Yapılamaz?

Yönetmelik m.7/8, istisna dışında belge devrini yasakladığı için, belgenin mevcut sahibi dışında başka bir gerçek veya tüzel kişi adına yalnız satış veya işletme devri gerekçesiyle geçirilmesi mümkün değildir. Bu sonuç tesisin fiilen aynı yerde faaliyet göstermeye devam etmesi halinde de değişmez.

Örneğin gerçek kişi adına düzenlenmiş basit konaklama turizm işletme belgesi bulunan bir pansiyonun ticari işletmesinin başka bir gerçek kişiye satılması, belgeyi alıcıya geçirmez. Aynı şekilde gerçek kişi işletmesinin daha sonra kurulan limited şirkete aktarılması, belgeyi kendiliğinden şirket adına dönüştürmez. Tesisin mobilyaları, marka hakkı, müşteri çevresi ve kira sözleşmesi özel hukuk bakımından aktarılmış olsa bile idari belge ayrı değerlendirilir.

Bir başka örnek, tesisin maliki ile belge sahibinin farklı olmasıdır. Taşınmaz malikinin değişmesi her durumda belge sahibinin değiştiği anlamına gelmez. Belge sahibi aynı işletmeci olarak faaliyeti sürdürüyorsa mülkiyet devrinin belge devriyle karıştırılmaması gerekir. Buna karşılık yeni malik aynı zamanda işletmeyi de devralıyor ve belgeyi kendi adına kullanmak istiyorsa Yönetmelik m.7/8 doğrudan önem kazanır.

Kira sözleşmesinin devri veya yeni işletmeciyle kira yapılması da belge devri sonucu doğurmaz. Tesis sahibinin “otel binasını ve mevcut tüm belgeleri kiracıya bıraktım” şeklindeki sözleşme hükmü, turizm işletme belgesinin idari sahibini değiştirmez. Yeni işletmecinin faaliyeti için gerekli idari izinlerin ayrıca mevzuata uygun hale getirilmesi gerekir.

Miras ve Ölüme Bağlı Tasarruf İstisnası Nasıl Uygulanır?

Yönetmelik m.7/8’de açıkça korunan iki durum vardır: miras yoluyla intikal ve ölüme bağlı tasarruf. Miras, Türk Medeni Kanunundaki külli halefiyet çerçevesinde miras bırakanın ölümüyle terekenin mirasçılara geçmesini ifade eder. Ölüme bağlı tasarruf ise vasiyetname veya miras sözleşmesi gibi ölümden sonra hüküm doğuran hukuki işlemleri kapsar.

Bu istisnanın varlığı, mirasçının hiçbir idari işlem yapmadan eski belgeyi süresiz şekilde kullanabileceği anlamına gelmez. Belge sahibinin değiştiği durum idareye bildirilerek mevcut kayıtların yeni hukuki duruma uygun hale getirilmesi gerekir. İl Kültür ve Turizm Müdürlüklerinin güncel başvuru uygulamalarında belge sahibinin değişmesi, adres, isim ve kapasite değişiklikleri için başvuru belgeleri istenmektedir.

Miras halinde öncelikle mirasçılık sıfatını gösteren belgenin, ölüm ve intikal durumunun, işyeri açma ve çalışma ruhsatındaki kayıtların ve işletmenin kim tarafından sürdürüleceğinin tutarlı hale getirilmesi gerekir. Birden fazla mirasçı bulunması, işletmenin adi ortaklık, şirket veya tek kişi üzerinden devam ettirilmesi gibi hususlar özel hukuk ve idare hukuku yönünden birlikte planlanmalıdır.

Ölüme bağlı tasarrufla belirli bir kişiye bırakılan işletme bakımından da tasarrufun geçerliliği, tenkis veya iptal uyuşmazlıkları ile idari belgelendirme süreci birbirinden ayrıdır. İdare, mirasçılar arasındaki özel hukuk uyuşmazlığını çözmez; ancak belge kaydının hukuken yetkili kişi adına yürütülebilmesi için dayanak belgeleri ister.

İşyeri Açma ve Çalışma Ruhsatının Devri Turizm Belgesini Devreder mi?

Hayır. İşyeri açma ve çalışma ruhsatı ile basit konaklama turizm işletme belgesi aynı belge değildir. Ruhsat yetkili yerel idarenin işyeri faaliyeti bakımından verdiği izin niteliğindedir; turizm işletme belgesi ise 2634 sayılı Kanun ve ilgili Yönetmelik kapsamında yürütülen ayrı bir belgelendirme işlemidir.

26 Ağustos 2026 öncesindeki bazı idari uygulama sayfalarında “devir” işlemi için ruhsatın önce devredilmesi ve ardından İl Kültür ve Turizm Müdürlüğüne başvurulması anlatılıyordu. 2026 değişikliği sonrasında bu açıklamalar, Yönetmelik m.7/8’in yeni emredici yasağıyla birlikte okunmalıdır. Yönetmelik hükmüyle çelişen eski idari bilgilendirme, belgeyi özel hukuk işlemiyle devredilebilir hale getiremez.

Özellikle otel satın alacak kişiler bakımından yalnız belediyeden “ruhsat devri mümkündür” cevabı alınması yeterli değildir. Turizm işletme belgesinin türü belirlenmeli ve basit konaklama turizm işletme belgesi ise m.7/8 nedeniyle alıcının hangi statüde faaliyet gösterebileceği satıştan önce netleştirilmelidir.

Bu ayrım sözleşme hazırlığında da açıkça yazılmalıdır. Satıcı, belediye ruhsatını devretmeyi taahhüt edebilir; fakat mevzuatın devrini yasakladığı bir turizm belgesini geçerli şekilde devretmeyi taahhüt etmesi alıcıya beklenen idari sonucu sağlamaz. Sözleşmede yanlış hukuki varsayım bulunması, bedel, ayıp, temerrüt veya tazminat uyuşmazlıklarına neden olabilir.

Belge Değişikliklerinde 30 Günlük Başvuru Kuralı

Kültür ve Turizm Bakanlığının il müdürlükleri tarafından yayımlanan güncel işlem açıklamalarında; basit konaklama turizm işletme belgeli tesislerde adres, unvan, isim, kapasite ve mevzuata uygun intikal gibi belge kayıtlarını etkileyen değişikliklerde ilgili ruhsat veya resmî kayıtların güncellenmesi ve 30 gün içinde İl Kültür ve Turizm Müdürlüğüne başvuru yapılması gerektiği belirtilmektedir.

Bu süre, devir yasağını aşmak için kullanılamaz. Başka bir ifadeyle “30 gün içinde başvurursam satış yoluyla belgeyi devredebilirim” sonucu çıkmaz. Önce işlemin Yönetmelik m.7/8 bakımından hukuken mümkün olması gerekir. Miras veya ölüme bağlı tasarruf gibi istisna kapsamındaki intikallerde ise güncel kayıtların süresinde uyarlanması önem taşır.

İdari başvuruda mevcut belgenin, işyeri açma ve çalışma ruhsatının, kimlik veya tüzel kişi bilgilerinin, imza belgelerinin ve değişikliğin hukuki sebebini gösteren evrakın birbiriyle uyumlu olması gerekir. Eksik veya birbiriyle çelişen belgeler başvurunun sonuçlandırılmasını engelleyebilir.

Tesis sahibi değişiklik tarihini, ruhsatın yenilenme tarihini ve İl Müdürlüğüne başvuru tarihini ayrı ayrı kayıt altına almalıdır. Özellikle miras dosyalarında veraset ilamı, ruhsat değişikliği ve işletmenin fiili devamı farklı tarihlerde gerçekleşebildiğinden belgelerin kronolojik dosyalanması önemlidir.

Şirket Hissesi Devri ile Turizm İşletme Belgesi Devri Aynı Şey mi?

Hayır. Bir limited veya anonim şirketin paylarının devredilmesiyle şirket tüzel kişiliği ortadan kalkmaz; kural olarak aynı tüzel kişi varlığını sürdürür. Buna karşılık ticari işletmenin başka bir şirket veya kişiye devredilmesi, belge sahibinin değişmesi sonucunu doğurabilir. Bu iki işlem hukuken aynı değildir.

Belge bir şirket tüzel kişiliği adına düzenlenmişse yalnız ortakların değişmesi ile belgenin sahibi değişmez. Ancak birleşme, bölünme, tür değişikliği, ticari işletme devri veya yeni bir tüzel kişinin işletmeci haline gelmesi gibi işlemler, somut yapısına göre farklı sonuç doğurur. Bu nedenle şirket satın alma işlemlerinde yalnız pay devir sözleşmesine bakılarak “belge sorunu yoktur” denilmemelidir.

Hukuki incelemede belgenin kimin adına düzenlendiği, işyeri açma ve çalışma ruhsatındaki işletmeci, kira veya mülkiyet ilişkisi, vergi mükellefi ve fiili işletmecinin aynı olup olmadığı kontrol edilmelidir. Yönetmelik m.7/8 açısından kritik soru, basit konaklama turizm işletme belgesinin idari sahibinin değişip değişmediğidir.

Şirket yapısının değiştirilmesi planlanıyorsa işlem tamamlanmadan önce İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü nezdinde belgenin hukuki durumunun yazılı olarak netleştirilmesi, satış sonrasında faaliyet kesintisi yaşanmasını önlemek bakımından doğru adımdır.

Basit Konaklama Belgeli Otel Satın Alacak Kişi Ne Yapmalı?

Satın alma öncesi ilk işlem, satıcının elindeki belgenin tam adını ve numarasını incelemektir. “Turizm belgesi var” ifadesi tek başına yeterli değildir. Belgenin basit konaklama turizm işletme belgesi mi, turizm işletme belgesi mi, plaj işletmesi belgesi mi veya başka bir belge türü mü olduğu belirlenmelidir. Her belge türünün mevzuat rejimi aynı değildir.

İkinci olarak işyeri açma ve çalışma ruhsatı incelenmelidir. Ruhsat sahibi, turizm belge sahibi, taşınmaz maliki ve fiili işletmeci farklı kişiler olabilir. Bu kişiler arasındaki hukuki bağ ortaya konulmadan satış bedeli ve işletme devri kurgulanmamalıdır.

Üçüncü olarak tesisin faaliyetine ilişkin diğer zorunlu belgeler kontrol edilmelidir. Yangın güvenliği, imar ve yapı kullanma durumu, sürdürülebilir turizm yükümlülükleri, müzik lisansı, havuz ve diğer tesis unsurlarına ilişkin düzenlemeler belgenin devrinden ayrı başlıklardır. Satın alma incelemesi yalnız turizm belgesi fotokopisi üzerinden yapılamaz.

Dördüncü olarak satış sözleşmesinde idari izinlerin geleceği doğru şekilde düzenlenmelidir. Mevzuatın devrine izin vermediği belge “satışa dahil bir hak” olarak yazılmamalı; alıcının faaliyeti hangi yeni veya mevcut hukuki dayanakla sürdüreceği açıkça planlanmalıdır. Bedelin bir kısmının gerekli idari şartların yerine getirilmesine bağlanması, tarafların risk dağılımını daha belirli hale getirebilir.

Beşinci olarak satış öncesi güncel mevzuat ve İl Müdürlüğü uygulaması doğrulanmalıdır. 26 Ağustos 2026 değişikliği nedeniyle daha eski internet sayfaları veya önceki işlemler emsal alınmamalıdır. İdari işlemlerde yürürlükteki Yönetmelik metni esastır.

Aykırı Devir Tespit Edilirse Ne Olur?

Yönetmelik m.7/8 yaptırım bakımından doğrudan 2634 sayılı Turizmi Teşvik Kanununun 34 üncü maddesinin birinci fıkrasının (e) bendine gönderme yapar ve bu hükümlerin valilik tarafından uygulanacağını belirtir. Bu nedenle yasak devir, yalnız eksik belge tamamlama konusu değildir.

İdari yaptırım sürecinde işlem tesis edilirken Anayasa m.125 ve 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun iptal davasına ilişkin hükümleri uygulanır. Valilik tarafından tesis edilen bireysel idari işleme karşı dava süresi, işlemin tebliği ve varsa özel kanundaki süre hükümleri dikkate alınarak hesaplanmalıdır. İdari yaptırımın türü ve kanuni dayanağı tebliğ edilen işlemde açık olmalıdır.

İşletme açısından en önemli risk yalnız dava açma ihtiyacı değildir. Tesisin hukuka aykırı belge kullanımıyla faaliyet göstermesi, rezervasyonların devam ettiği bir dönemde idari müdahale riski yaratır. Bu nedenle devrin tamamlanmasından sonra ortaya çıkacak sorunu dava yoluyla çözmeye güvenmek yerine işlem öncesi hukuki uygunluk kontrolü yapılmalıdır.

Satıcı ve alıcı arasındaki sözleşmede “tüm idari belgeler eksiksiz ve devredilebilir” şeklinde bir garanti verilmişse, idari yaptırımın yanında sözleşmesel sorumluluk da gündeme gelebilir. Kamu hukuku ve özel hukuk sonuçları birbirinden bağımsız olarak değerlendirilmelidir.

2026 İçin Basit Konaklama Belgesi Uyum Kontrolü

Basit konaklama turizm işletme belgesi bulunan bir tesisin 2026 sonrası devir veya yeniden yapılanma planında şu belgeler birlikte kontrol edilmelidir: güncel turizm işletme belgesi, işyeri açma ve çalışma ruhsatı, tapu veya kira sözleşmesi, vergi mükellefiyeti, şirket sicil kayıtları, işletmeciyi gösteren sözleşmeler ve varsa mirasçılık veya ölüme bağlı tasarruf belgeleri.

Belge sahibinin adı/unvanı ile fiili işletmecinin farklı olduğu her dosya ayrıca incelenmelidir. Bu farklılık geçmişte geçerli biçimde kurulmuş bir ilişkiye dayanabilir; ancak 26 Ağustos 2026 sonrası yapılacak yeni devirlerin Yönetmelik m.7/8’e uygunluğu ayrıca değerlendirilir.

Adres, unvan, isim ve kapasite gibi değişiklikler de “devir yok” denilerek göz ardı edilmemelidir. Bunlar belge sahibi değişmese bile idari kayıtlarda güncelleme gerektirebilir. İl Kültür ve Turizm Müdürlüğüne yapılacak başvuruların ve verilen evrakın teslim kayıtları saklanmalıdır.

Turizm işletmeleri bakımından diğer güncel düzenlemeler için Ticaret ve Sözleşmeler Hukuku, taşınmazın satış ve kullanım ilişkileri için Gayrimenkul Hukuku ve güncel mevzuat değişiklikleri için Hukuk Haberleri bölümlerimizi inceleyebilirsiniz.

Satış Sözleşmesine Hangi Koruyucu Hükümler Eklenmeli?

Basit konaklama belgeli bir tesisin satışında sözleşme, taşınmaz satışı veya ticari işletme devri boyutunun ötesinde idari izin riskini de düzenlemelidir. Öncelikle satıcı elindeki tüm ruhsat ve belgelerin tam listesini ek olarak sunmalıdır. Hangi belgenin kimin adına düzenlendiği ve hangi tarihe kadar geçerli olduğu açıkça gösterilmelidir.

Sözleşmede basit konaklama turizm işletme belgesinin Yönetmelik m.7/8 nedeniyle satış yoluyla devredilemeyeceği gerçeğine aykırı bir garanti verilmemelidir. Bunun yerine alıcının faaliyete devamı için gerekli idari süreçlerin kim tarafından ve hangi tarihe kadar yürütüleceği düzenlenebilir. İdari sonucun tarafların özel sözleşmesiyle garanti edilemeyeceği de dikkate alınmalıdır.

Satıcının daha önce idareye yanlış veya eksik beyanda bulunup bulunmadığı, tesiste belgeye aykırı kapasite veya faaliyet bulunup bulunmadığı ve bekleyen idari yaptırım dosyası olup olmadığı konusunda beyan ve tazmin hükümleri kurulabilir. Böylece satıştan sonra geçmiş döneme ilişkin ihlalin ortaya çıkması halinde taraflar arasındaki sorumluluk dağılımı daha belirli olur.

Şirket payı devri şeklinde yapılan satın almalarda da yalnız şirketin tüzel kişiliğinin devam etmesine güvenilmemelidir. Şirketin turizm belgesi, ruhsatı, vergi kaydı ve fiili işletmecilik durumunun birbirini doğruladığı ayrıca kontrol edilmelidir. Due diligence çalışmasının sonuçları pay devir sözleşmesindeki beyanlar ve kapanış şartlarına yansıtılmalıdır.

2026 Değişikliğinin Eski İşlemlere Etkisi

Yeni düzenleme 26 Ağustos 2026 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Bu tarihten sonra yapılacak idari başvurularda ve yeni devir işlemlerinde yürürlükteki m.7/8 uygulanır. Değişiklikten önce tamamlanmış işlemlerin hukuki durumu ise işlem tarihindeki mevzuat, kazanılmış hak ilkeleri ve somut idari işlemin niteliği dikkate alınarak ayrı incelenir.

Burada “eski sözleşmeyi şimdi uyguluyoruz” şeklindeki yaklaşım tek başına belirleyici değildir. Özel hukuk sözleşmesinin daha önce imzalanmış olması ile idari belge devrinin hangi tarihte talep edildiği farklı meselelerdir. İdareden 26 Ağustos 2026 sonrasında yeni bir belge devri talep ediliyorsa yürürlükteki emredici hüküm önem taşır.

Aynı şekilde geçmişte bir ruhsat devrinin yapılmış olması da turizm işletme belgesi yönünden tamamlanmış ve hukuka uygun bir devir bulunduğunu otomatik olarak göstermez. Her dosyada İl Müdürlüğü kayıtları, belge tarihi, ruhsat tarihi ve tarafların işlemleri ayrı ayrı incelenmelidir.

Sıkça Sorulan Sorular

1. Basit konaklama turizm işletme belgesi 2026’da satılabilir mi?

Hayır. Yönetmelik m.7/8 uyarınca belge, ölüme bağlı tasarruf veya miras yoluyla intikal dışında devredilemez.

2. Oteli satın alınca mevcut basit konaklama belgesi otomatik geçer mi?

Hayır. Taşınmaz veya ticari işletme satışı, basit konaklama turizm işletme belgesini alıcıya geçirmez.

3. Belediyeden işyeri ruhsatı devredilirse turizm belgesi de devredilmiş olur mu?

Hayır. İşyeri açma ve çalışma ruhsatı ile turizm işletme belgesi ayrı idari işlemlerdir.

4. Mirasçılar belgeyi kullanabilir mi?

Miras yoluyla intikal, Yönetmelik m.7/8’de açık istisna olarak düzenlenmiştir. Mirasçının idari kaydı ve ilgili ruhsat-belge bilgilerini mevzuata uygun şekilde güncellemesi gerekir.

5. Vasiyetname ile bırakılan otelde istisna var mı?

Evet. Ölüme bağlı tasarruf, m.7/8’de mirasla birlikte açık istisna olarak sayılmıştır.

6. Şirket hisselerinin satılması belge devri midir?

Şirket tüzel kişiliği aynı kalıyorsa salt pay devri ile belge sahibi değişmez. Ancak birleşme, bölünme, işletme devri veya yeni tüzel kişinin işletmeci olması ayrı değerlendirilir.

7. Belgeye aykırı devir tespit edilirse hangi hüküm uygulanır?

Yönetmelik m.7/8, 2634 sayılı Kanunun 34 üncü maddesinin birinci fıkrasının (e) bendine doğrudan gönderme yapar; hüküm valilik tarafından uygulanır.

8. Değişiklik hangi tarihte yürürlüğe girdi?

26 Ağustos 2026 tarihinde, 33352 sayılı Resmî Gazete’de yayımlandığı gün yürürlüğe girdi.

9. Adres veya kapasite değişikliğinde de işlem gerekir mi?

Evet. Belge sahibi değişmese bile adres, unvan, isim ve kapasite gibi kayıtları etkileyen değişiklikler için güncel idari kaydın düzeltilmesi gerekir; Bakanlık il müdürlükleri bu değişikliklerde 30 günlük başvuru süresini belirtmektedir.

10. Satış sözleşmesine “belge devredildi” yazılırsa yeterli olur mu?

Hayır. Özel hukuk sözleşmesi Yönetmelik m.7/8’deki emredici devir yasağını değiştiremez.

Resmî Kaynaklar

Hukuki inceleme: İçerik 2634 sayılı Turizmi Teşvik Kanunu m.5, geçici m.11 ve m.34/1-e ile Basit Konaklama Tesisleri ile Plaj İşletmelerinin Belgelendirilmesine İlişkin Yönetmelik m.7/8 ve 26 Ağustos 2026 tarihli değişiklik esas alınarak 16 Eylül 2026 tarihinde hazırlanmıştır.

Yazar: Av. Halil İbrahim Bakırcı – Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu. Türkiye genelindeki dosyalar Mersin’den yürütülmektedir.

Hukuki konu hakkında iletişim

İlk iletişimde konuyu, bulunduğunuz ülke veya ili ve varsa tebliğ ya da son işlem tarihini kısaca belirtebilirsiniz. T.C. kimlik numarası, sağlık verisi veya kişisel belge göndermeyiniz. Mesajlaşma tek başına hukuki görüş veya avukatlık ilişkisi oluşturmaz.

Telefonla Araİletişim Bilgileri

tarafından hazırlanmış, Av. Emirhan Keskin tarafından incelenmiştir.

Yazar Bilgisi

, Mersin Barosu 3472 sicil numarasına kayıtlıdır. Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu bünyesinde ceza, aile, iş, gayrimenkul ve ticaret hukuku alanlarında hukuki danışmanlık ve dava takibi sunmaktadır.

İnceleyen: Av. Emirhan Keskin · Mersin Barosu Sicil No: 5507

Telefon WhatsApp