Özel Havaalanı veya İniş Şeridi Kurmak İçin İzin Şartları | 2920 m.34 (2026)
Özel havaalanı ve iniş şeridi kuruluş-işletme izni – 2920 m.34.
Bu yazıyla ilgili genel bir sorunuz mu var? Anonim soru sor

2920 sayılı Kanun m.34 neyi düzenler?
2920 sayılı Türk Sivil Havacılık Kanunu m.34, havaalanı ve iniş şeritlerinin kimler tarafından kurulabileceğini, özel girişimlerin hangi izin rejimine tabi olduğunu ve verilen iznin hangi nedenlerle sınırlandırılabileceğini düzenler. Madde havaalanını yalnız bir taşınmaz yatırımı olarak görmez; milli güvenlik, hava sahası, kamu düzeni, sağlık ve uluslararası sivil havacılık standartlarıyla bağlantılı stratejik bir altyapı olarak ele alır.
Hükmün ilk cümlesi genel ilkeyi kurar: havaalanları Devlet veya kamu tüzel kişileri tarafından kurulur ve işletilir. Sonraki fıkralar ise sivil amaçlı havaalanı, pist, hangar, hizmet ve işletme tesisleri ile bunlarla ilgili sistem ve kolaylıkların inşa ve geliştirilmesinde ihtiyaç ve standartların kamu otoritelerince belirleneceğini ifade eder.
Özel sektör açısından en önemli hüküm, gerçek kişiler ve tüzel kişilerin havaalanı ve iniş şeridi inşa etmesi ve işletmesinin mümkün olmasıdır. Ancak bu faaliyet serbest bir yapı ruhsatına bağlanmamıştır; Genelkurmay Başkanlığının olumlu mütalaası ve Ulaştırma Bakanlığı izni kanuni koşuldur.
Bu nedenle yatırımcı, araziyi satın aldıktan veya uzun süreli kullanım hakkı kurduktan sonra havacılık tesisini otomatik olarak inşa edemez. Taşınmaz hukuku, imar, çevre, güvenlik ve havacılık izinleri ayrı ayrı tamamlanmalıdır. m.34, bu zincirde havacılık alanındaki temel kanuni izni kurar.
Havaalanlarını kural olarak kim kurar ve işletir?
m.34’ün birinci fıkrasına göre havaalanları Devlet veya kamu tüzel kişileri tarafından kurulur ve işletilir. Bu ifade, havaalanı altyapısının kamu hizmeti ve ulusal ulaşım sistemi içindeki konumunu gösterir. Bununla birlikte kanunun aynı maddesi özel kişilere de izinle kurma ve işletme olanağı verdiği için ilk fıkra mutlak bir kamu tekeli şeklinde okunmamalıdır.
Sivil amaçlı havaalanı, pist, hangar, hizmet ve işletme tesisleri ile ilgili sistem ve kolaylıkların yeniden inşası ve geliştirilmesinde ihtiyaç ve standartların Genelkurmay Başkanlığı ile koordinasyon sonucu Ulaştırma Bakanlığınca saptanacağı kanun metninde yer alır. Bu yapı, sivil havacılık planlamasıyla savunma ve hava sahası ihtiyaçlarının birlikte dikkate alınmasını amaçlar.
Kanun metninde kamulaştırma, etüt, proje, aplikasyon, onarım ve inşaat işlerinin Bayındırlık Bakanlığınca yapılacağına ilişkin tarihsel idari teşkilat ifadeleri de bulunmaktadır. 2026’da somut bir kamu yatırımı bakımından hangi güncel kurumun görevli olduğu, yürürlükteki teşkilat mevzuatı ve proje bazlı yetki düzeninden ayrıca teyit edilmelidir; eski kurum adı üzerinden güncel görev dağılımı varsayılmamalıdır.
Özel havaalanı projesinde de kamu planlamasıyla uyum aranır. Yatırımın teknik olarak yapılabilir olması, hava sahası planı veya savunma ihtiyaçları bakımından uygun olduğu anlamına gelmez. Başvuru öncesi fizibilite, yalnız zemin ve finansman değil hava sahası ve güvenlik boyutunu da içermelidir.
Gerçek kişi veya şirket özel havaalanı kurabilir mi?
Evet. m.34 gerçek kişilerin ve tüzel kişilerin havaalanı ve iniş şeritleri inşa etmesini ve işletmesini açıkça kabul eder. Ancak bu faaliyet Genelkurmay Başkanlığının olumlu mütalaası üzerine Ulaştırma Bakanlığının iznine bağlıdır. Dolayısıyla şirketin ana sözleşmesinde havaalanı işletmeciliği yazması veya arazinin mülkiyetine sahip olması tek başına yeterli değildir.
Tüzel kişi kavramı şirketleri, dernek veya vakıf gibi özel hukuk tüzel kişilerini kapsayabilir; fakat somut yatırımcının faaliyet amacı, mali yapısı ve ilgili ikincil mevzuattaki işletmeci şartları ayrıca değerlendirilir. Kanuni izin kapısının açık olması, her tüzel kişinin teknik ve mali şartları sağlamış sayılması anlamına gelmez.
Özel havaalanı ile yalnız şirket içi kullanılacak iniş şeridi arasında operasyon ve sertifikasyon bakımından farklı ikincil kurallar bulunabilir. Başvurunun adı yatırımcı tarafından keyfi belirlenmemeli; tesisin boyutu, kullanılacak hava araçları, trafik türü, kamuya açıklığı ve planlanan hizmetler esas alınarak doğru hukuki kategori seçilmelidir.
İşletme amacı sonradan değişecekse ilk iznin kapsamı kontrol edilmelidir. Başlangıçta belirli tipte uçak veya sınırlı özel operasyon için izin verilen tesisin tarifeli ticari yolcu trafiğine açılması, yalnız şirket kararıyla yapılamaz. Yeni faaliyetin izin, sertifika ve güvenlik boyutu yeniden değerlendirilmelidir.
Genelkurmay Başkanlığının olumlu mütalaası neden aranır?
m.34 özel havaalanı veya iniş şeridi iznini Genelkurmay Başkanlığının olumlu mütalaasına bağlar. Bunun temel nedeni hava sahası kullanımı, askeri tesisler, savunma planlaması ve milli güvenlik ihtiyaçlarının sivil bir havaalanı yatırımından doğrudan etkilenebilmesidir.
Olumlu mütalaa, yatırımın diğer bütün şartları sağladığı anlamına gelmez; Bakanlık izni ayrıca gerekir. Aynı şekilde yerel imar onayları veya çevresel süreçlerin tamamlanması, m.34’teki askeri güvenlik değerlendirmesinin yerine geçmez. Her izin kendi kamu hukuku fonksiyonunu yerine getirir.
Yatırım yeri seçilirken bu unsur en başta dikkate alınmalıdır. Yüksek maliyetli arazi satın alma veya inşaat sözleşmesi, havacılık izninin alınacağı kesinleşmeden koşulsuz hale getirilirse yatırımcı izin çıkmaması riskini tek başına üstlenebilir. Ön sözleşme ve satın alma sözleşmelerinde düzenleyici izin şartı bu nedenle önemlidir.
Başvuru dosyasındaki koordinat, pist doğrultusu, irtifa, yaklaşma-kalkış koridorları ve planlanan trafik profili güvenlik değerlendirmesini etkileyebilir. Projede sonradan esaslı teknik değişiklik yapılırsa daha önce alınmış mütalaanın yeni projeyi kapsayıp kapsamadığı ayrıca teyit edilmelidir.
Bakanlık izni süreye veya yükümlülüklere bağlanabilir mi?
Evet. m.34 açıkça iznin süreye ve yükümlülüklere bağlanabileceğini düzenler. Bu nedenle izin belgesinin yalnız “izin verilmiştir” cümlesi değil, tüm ekleri, süreleri, teknik limitleri ve özel şartları işletme bakımından bağlayıcıdır.
Süreli izin verilmişse sona erme tarihi merkezi uyum sisteminde izlenmeli, uzatma veya yenileme başvurusu için gereken süre önceden planlanmalıdır. İzin süresi bittiği halde yalnız geçmişte verilmiş belgeye dayanarak işletmeye devam etmek hukuken güvenli değildir.
Yükümlülükler hava aracı tipi, çalışma saatleri, trafik yoğunluğu, güvenlik, çevre, kurtarma-yangın hizmeti veya başka teknik/operasyonel unsurlarla ilgili olabilir. Somut izin metni ve ilgili ikincil mevzuat hangi koşulların uygulanacağını belirler.
İzin sahibinin bu şartları alt yüklenici sözleşmeleriyle devretmesi, kamu hukuku sorumluluğunu ortadan kaldırmaz. Havaalanı bakım, güvenlik veya yer hizmetini başka şirketten alabilir; ancak kendi kuruluş ve işletme izninin şartlarına uygunluğu sağlamak zorundadır.
Hangi durumlarda özel havaalanı izni verilmez?
m.34 milli güvenliğin, kamu düzeninin ve sağlığın tehlikeye girebileceği kanaatini haklı kılacak nedenlerin varlığında izin verilmeyeceğini düzenler. Bu üç başlık kanunda açık ret ölçütleridir.
Milli güvenlik değerlendirmesi hava sahası, askeri tesisler veya stratejik bölgelerle bağlantılı olabilir. Kamu düzeni, tesisin konumu ve faaliyetinin toplum güvenliğine ve kamu düzenine etkisini; sağlık ölçütü ise çevre ve insan sağlığıyla ilgili riskleri gündeme getirebilir. Ret işleminin somut gerekçesi idari işlem dosyasından anlaşılmalıdır.
İzin başvurusunda yatırımcının yalnız ekonomik katkı ve istihdam argümanı sunması yeterli değildir. Kanunun olumsuz ölçütleri bakımından teknik rapor, çevre ve güvenlik planları, hava sahası analizi ve gerektiğinde ilgili kurum görüşleri dosyada bulunmalıdır.
Ret kararı idari işlem niteliğindedir. Hukuka aykırı olduğu düşünülüyorsa tebliğ tarihi, varsa idari başvuru yolları ve 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu kapsamında yargı yolu somut karara göre incelenmelidir.
Verilen izin hangi durumda iptal edilir?
m.34’ün açık hükmüne göre verilen iznin kapsamı dışında kullanım halinde izin iptal edilir. Bu nedenle izin alındıktan sonra tesisin kullanım amacı veya operasyon sınırları kontrolsüz biçimde genişletilemez.
Örneğin belirli özel uçuşlara veya belirli tipte hava araçlarına göre izin verilmiş bir iniş şeridinin ticari yolcu operasyonuna açılması, izin kapsamını değiştirebilir. Aynı şekilde pistin uzatılması, yeni apron veya terminal yapılması, trafik türünün değişmesi ilgili yeni izin ve onayları gerektirebilir.
İzin kapsamı dışına çıkılıp çıkılmadığını belirlemek için izin belgesi, projeler, ek şartlar ve fiili operasyon kayıtları karşılaştırılır. İşletme her esaslı değişiklikte “regulatory impact assessment” yapmalı ve değişikliği uygulamadan önce onay gerekip gerekmediğini yazılı olarak belirlemelidir.
İptal işlemi işletmenin ticari sözleşmelerini kendiliğinden sona erdirmez. Hava aracı kullanıcıları, kiracılar, hizmet sağlayıcılar ve çalışanlarla özel hukuk ilişkileri ayrıca yönetilir. Bu nedenle sözleşmelerde izin kaybı ve faaliyet durması riskine ilişkin hükümler bulunması önemlidir.
Özel havaalanı veya iniş şeridi kamulaştırılabilir mi?
Evet. m.34 gerektiğinde havaalanı veya iniş şeridinin kamulaştırılabileceğini açıkça düzenler. Kamulaştırma, özel mülkiyetin kamu yararı amacıyla kanuni usule göre idareye geçirilmesine ilişkin ayrı bir idari süreçtir.
Kanundaki “gerektiğinde” ifadesi, her özel havaalanının otomatik olarak kamulaştırılacağı anlamına gelmez. Somut kamu yararı kararı, yetkili idare ve 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu başta olmak üzere uygulanabilir kamulaştırma mevzuatı çerçevesinde işlem yapılması gerekir.
Yatırım finansmanında bu ihtimal değerlendirilirken aşırı genelleme yapılmamalıdır. Bir taşınmazın havacılık tesisi olarak kullanılması tek başına yakın gelecekte kamulaştırılacağı anlamına gelmez. Ancak kanuni imkânın mevcut olduğu ve kamu planlamasında önem kazanabileceği bilinmelidir.
Kamulaştırma işlemiyle m.34’teki izin iptali aynı hukuki işlem değildir. İzin iptali faaliyet yetkisine, kamulaştırma ise mülkiyet hakkına yöneliktir; her biri ayrı sebep, usul ve hukuki korunma mekanizmasına tabidir.
Arazi, imar ve yapı ruhsatı özel havaalanı izniyle nasıl ilişkilidir?
Havaalanı veya iniş şeridi projesi birden fazla kamu hukuku katmanına tabidir. Arazi mülkiyeti veya kira hakkı, imar planı, yapılaşma izinleri, çevresel süreçler ve havacılık izni birbirinin yerine geçmez.
Özellikle yaklaşma-kalkış yüzeyleri ve çevredeki yapılaşma m.47’deki havaalanı çevresi sınırlamalarıyla bağlantılıdır. Yatırımcı yalnız tesis parselini değil, yakın çevredeki mania ve güvenlik etkilerini de teknik planda değerlendirmelidir.
Projede yapılacak değişikliklerin arazi ve imar süreçlerine etkisi kadar SHGM/Bakanlık onaylarına etkisi de kontrol edilmelidir. Pist yönünü, uzunluğunu veya kullanacak hava aracı kategorisini değiştiren revizyon, ilk izin dosyasının teknik temelini değiştirebilir.
İnşaat sözleşmesinde yüklenicinin teknik projeyi uygulama yükümlülüğü ile yatırımcının kamu izinlerini sağlama yükümlülüğü ayrıştırılmalıdır. İzin çıkmaması nedeniyle inşaatın başlamaması veya durması halinde riskin hangi tarafta olduğu açık hükme bağlanmalıdır.
Özel havaalanı izin dosyası nasıl hazırlanmalı?
İlk bölüm yatırımcı ve arazi belgeleridir. Başvuru sahibi tüzel kişinin yetki belgeleri, mülkiyet veya kullanım hakkı, koordinatlar ve proje alanı açıkça gösterilir. İkinci bölüm havacılık fizibilitesi ve teknik projedir.
Üçüncü bölüm hava sahası ve güvenlik değerlendirmesidir. Genelkurmay olumlu mütalaası sürecinde gerekli teknik veriler eksiksiz sunulmalıdır. Dördüncü bölüm çevre, sağlık, kamu düzeni ve yerel izinlerle ilgili dosyadır.
Beşinci bölüm Bakanlık/SHGM yazışmalarıdır. İzin belgesi, ek şartlar, süre ve yükümlülükler tek bir kontrol tablosuna aktarılır. Altıncı bölüm inşaat sonrası sertifika, işletme ve denetim gereklilikleridir.
Yedinci bölüm değişiklik yönetimidir. Pist, trafik türü, işletmeci, ortaklık veya kullanım amacı değişikliği uygulanmadan önce izin etkisi değerlendirilir. Sekizinci bölüm süre ve yenileme takibidir.
Son olarak denetim izi kurulmalıdır. İzin kapsamındaki operasyonlar, bakım-güvenlik kayıtları ve m.27 kapsamındaki erişim yükümlülüğü göz önünde bulundurularak tesis denetime hazır tutulmalıdır. Özel mülkiyet statüsü kamu denetimini ortadan kaldırmaz.
Özel havaalanı yatırımı için 12 maddelik kontrol listesi
- Arazi mülkiyeti veya kullanım hakkı hukuken sağlam mı?
- Proje havaalanı mı, iniş şeridi mi, başka bir havacılık tesisi mi?
- İlgili SHGM teknik standartları belirlendi mi?
- Genelkurmay olumlu mütalaası süreci planlandı mı?
- Ulaştırma Bakanlığı/ilgili sivil havacılık izin süreci tamamlandı mı?
- İzin süresi ve özel yükümlülükler kayıt altına alındı mı?
- Milli güvenlik, kamu düzeni ve sağlık riskleri teknik dosyada ele alındı mı?
- İmar, çevre ve yerel idare izinleri ayrıca tamam mı?
- Proje değişikliklerinde yeniden onay kontrolü var mı?
- İzin kapsamı dışında kullanımı önleyen operasyon kontrolü var mı?
- Kamulaştırma ve düzenleyici riskler finansman sözleşmelerinde değerlendirildi mi?
- Denetim için teknik kayıt ve tesis erişim sistemi kuruldu mu?
Site içi ilgili içerikler
Yabancı havayolu Türkiye uçuşları – m.33 · SHGM denetimi – m.27 · Hava gösterisi izinleri – m.32 · Hava kabotajı – m.31
Resmî kaynaklar
- 2920 sayılı Türk Sivil Havacılık Kanunu – Mevzuat Bilgi Sistemi
- SHGM – Güncel sektörel mevzuat
- 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu – Mevzuat Bilgi Sistemi
Arazi, teknik proje, güvenlik mütalaası, havacılık izni ve sözleşmesel riskler inşaata başlanmadan önce birlikte yönetilmelidir. Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu ile iletişime geçebilirsiniz.
Sık Sorulan Sorular
Özel şirket havaalanı kurabilir mi?
Evet. 2920 m.34 gerçek ve tüzel kişilerin havaalanı veya iniş şeridi inşa edip işletmesine izin verir; ancak Genelkurmay olumlu mütalaası ve Bakanlık izni gerekir.
Arazi sahibi olmak havaalanı kurmaya yeterli mi?
Hayır. Mülkiyet hakkı, m.34’teki havacılık izni ve diğer imar/çevre/güvenlik izinlerinin yerine geçmez.
İzin süreli olabilir mi?
Evet. Kanun iznin süreye ve yükümlülüklere bağlanabileceğini açıkça düzenler.
Hangi nedenlerle izin verilmez?
Milli güvenlik, kamu düzeni veya sağlığın tehlikeye girebileceğini haklı kılan nedenlerin varlığında izin verilmez.
İzin kapsamı dışında kullanımın sonucu nedir?
m.34, verilen iznin kapsamı dışında kullanım halinde iznin iptal edileceğini düzenler.
Özel havaalanı kamulaştırılabilir mi?
Kanun gerektiğinde havaalanı veya iniş şeridinin kamulaştırılabileceğini öngörür; somut kamulaştırma ayrıca ilgili mevzuat ve kamu yararı sürecine tabidir.
Projeyi sonradan değiştirmek mümkün mü?
Mümkündür; ancak değişiklik izin kapsamı, teknik standart veya güvenlik değerlendirmesini etkiliyorsa gerekli yeni/ek onay tamamlanmadan uygulanmamalıdır.
İzin reddine karşı dava açılabilir mi?
Ret idari işlem niteliğindedir. Tebliğ, görev-yetki ve dava süresi somut işleme göre 2577 sayılı Kanun ve varsa özel düzenlemeler çerçevesinde değerlendirilir.
Ofis
Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu: İhsaniye Mah. 4903 Sk. Profit İş Merkezi Kat:3 D:14, Akdeniz/Mersin.
İstanbul Ofisi – Polaris Plaza, Maslak / Sarıyer
Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu
Maslak Ahi Evran Caddesi, Polaris Plaza No:21, Kat:9, 34475 Sarıyer/İstanbul
İstanbul ve Mersin’deki fiziksel ofislerimizden Türkiye genelindeki dosyalar, görev ve yetki kuralları ile gerekli yerel işlemler dikkate alınarak koordine edilir. Yüz yüze görüşme için randevu sırasında tercih ettiğiniz ofisi belirtiniz.
İstanbul ofisini Google Haritalar’da açın · İletişim ve randevu
Hukuki konu hakkında iletişim
İlk iletişimde konuyu, bulunduğunuz ülke veya ili ve varsa tebliğ ya da son işlem tarihini kısaca belirtebilirsiniz. T.C. kimlik numarası, sağlık verisi veya kişisel belge göndermeyiniz. Mesajlaşma tek başına hukuki görüş veya avukatlık ilişkisi oluşturmaz.
Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu sitesinden daha fazla şey keşfedin
Son gönderilerin e-postanıza gönderilmesi için abone olun.
