Teslimden Sonra Bozulma ve Zayi Maliyeti Tedarikçiye Yansıtılabilir mi? | 6585 m.6 (2026)
Kısa ve net cevap
6585 sayılı Perakende Ticaretin Düzenlenmesi Hakkında Kanunun 6/2-f maddesine göre, karşı tarafın kusurundan kaynaklanan durumlar hariç olmak üzere, üretim tarihinden itibaren 30 gün içinde bozulabilen tarım ve gıda ürünlerinin tesliminden veya mülkiyetinin devrinden sonra ortaya çıkan bozulma ya da zayi olma gibi maliyetlerin karşı tarafa yansıtılması her durumda haksız ticari uygulamadır. Kusur istisnasına dayanılıyorsa, kusuru ispat yükü maliyeti karşı tarafa yansıtan taraftadır. Perakende işletmenin kendi depolama, soğuk zincir, stok yönetimi veya satış sürecinde meydana gelen normal bozulma ve zayi maliyetini otomatik olarak üretici ya da tedarikçiye kesmesi mümkün değildir.

6585 m.6/2-f neyi açıkça yasaklar?
Bozulabilir tarım ve gıda ürünlerinde ürün teslim edildikten veya mülkiyet karşı tarafa geçtikten sonra ürünün korunması, depolanması, satışa sunulması ve stok yönetimi büyük ölçüde ürünü devralan işletmenin kontrol alanına girer. Kanun, bu aşamadaki ticari riskin otomatik olarak üretici veya tedarikçiye geri yüklenmesini engellemek için özel bir haksız ticari uygulama yasağı kurmuştur.
Hüküm, üretim tarihinden itibaren 30 gün içinde bozulabilen tarım ve gıda ürünlerini kapsar. Bu ürünlerin tesliminden veya mülkiyetinin devrinden sonra ortaya çıkan bozulma ya da zayi olma gibi maliyetler, karşı tarafın kusuru yoksa üretici veya tedarikçiye yansıtılamaz. Yasak, genel haksız ticari uygulama tanımından ayrıca ve açık biçimde düzenlendiği için maliyetin ekonomik büyüklüğüne göre değişmez.
Bu düzenleme 1 Ocak 2024 itibarıyla uygulanmakta olup 2026’da yürürlüktedir. Ticaret Bakanlığının haksız ticari uygulamalara ilişkin resmî açıklamaları da teslim sonrası bozulma ve zayi maliyetinin karşı tarafa aktarılmasını yasaklanan fiiller arasında saymaktadır.
Koruma hangi andan sonra başlar: teslim mi, mülkiyet devri mi?
Kanun iki ayrı olayı sayar: ürünün teslimi veya mülkiyetinin devri. Hükmün amacı, ürün artık alıcının kontrol alanına girdikten veya hukuki olarak onun mülkiyetine geçtikten sonra doğan bozulma riskinin tedarikçiye otomatik yüklenmesini önlemektir. Sözleşmede teslim ve mülkiyet geçişi farklı tarihlerde düzenlenmişse somut işlemin yapısı ayrıca incelenir.
Taraflar ürünün hangi noktada teslim edilmiş sayılacağını açıkça belirlemelidir. Depo teslimi, mağaza teslimi, taşıyıcıya teslim veya kabul kontrolü sonrasında teslim gibi farklı modeller kullanılabilir. Ancak sözleşmeyle yapılan teslim düzenlemesi, kanunun emredici haksız ticari uygulama yasağını etkisiz hale getirmek amacıyla kurgulanmamalıdır.
Örneğin ürün perakendecinin dağıtım merkezine fiziken teslim edilmiş, kalite ve miktar kontrolünden geçmiş ve kabul kaydı oluşturulmuşsa; daha sonra perakendecinin dağıtım merkezinde yanlış sıcaklıkta bekletilmesi sonucu bozulan ürünün maliyetinin tedarikçiye kesilmesi, tedarikçi kusuru yoksa m.6/2-f ile bağdaşmaz.
“Bozulma veya zayi olma gibi maliyetler” hangi kalemleri kapsayabilir?
Kanun “bozulma ya da zayi olma gibi maliyetler” diyerek yalnız ürün bedelinin tamamını değil, teslim sonrası kaybın farklı ekonomik sonuçlarını da hedefler. Bozulan ürünün alış bedeli, imha gideri, ayıklama/yeniden paketleme gideri veya stok kaybı adı altında tedarikçiye çıkarılan mali yükler somut olayda bu kapsamda değerlendirilebilir.
Önemli olan maliyetin gerçekte teslim sonrası bozulma veya zayi riskinin tedarikçiye geri aktarılması olup olmadığıdır. Muhasebe kaleminin “fire bedeli”, “stok kayıp payı”, “imha katkısı”, “depo kayıp bedeli”, “son kullanma tarihi maliyeti” veya başka ad taşıması sonucu değiştirmez.
Perakende işletme kendi stok planlaması nedeniyle ürünü satamamış ve ürün raf ömrünü mağazada tamamlamışsa, bu durum tedarikçinin kusuru olarak kabul edilmez. Ürünün tedarikçi tarafından kusurlu teslim edilmesi, yanlış son tüketim tarihi beyanı veya sözleşmeye aykırı kısa raf ömrüyle teslimi gibi durumlar ise ayrıca incelenir.
Tedarikçinin kusuru varsa maliyet yansıtılabilir mi?
Kanun karşı tarafın kusurundan kaynaklanan durumları açıkça istisna tutar. Tedarikçinin sözleşmede kararlaştırılan kalite, sıcaklık, ambalaj, raf ömrü, etiketleme veya teslim koşullarına kusurlu biçimde aykırı davranması nedeniyle ürünün bozulması halinde m.6/2-f’deki özel yasak doğrudan uygulanmayabilir.
Örneğin soğuk zincir ürününün sevkiyat sırasında tedarikçinin sorumluluğundaki araçta gerekli sıcaklık koşulları ihlal edilmiş ve bu ihlalin teslimden sonra ürünün hızla bozulmasına neden olduğu teknik kayıtlarla kanıtlanmışsa kusur istisnası değerlendirilebilir. Aynı şekilde tedarikçinin ürün üzerinde gerçeğe aykırı raf ömrü bilgisi vermesi veya ürünün teslim anında ayıplı olması da somut olayın koşullarına göre kusur oluşturabilir.
Buna karşılık perakendecinin mağaza soğutucusunun arızalanması, personelin ürünü yanlış yerde saklaması, raf rotasyonunun yapılmaması, aşırı sipariş verilmesi veya ürünün kampanya planının başarısız olması tedarikçi kusuru değildir. Bu riskler işletmenin kendi faaliyet alanında kalır.
Kusuru kim ispat etmek zorundadır?
6585 m.6/3, bu konuda özel bir ispat yükü getirir. İkinci fıkranın (e) ve (f) bentlerinde belirtilen kusuru ispat yükü, siparişi iptal eden veya maliyeti karşı tarafa yansıtan tarafa aittir. Dolayısıyla perakendeci teslim sonrası bozulma maliyetini tedarikçiye aktarmak istiyorsa bozulmanın tedarikçinin kusurundan kaynaklandığını kendisi kanıtlamalıdır.
İspat için yalnız “ürün bozuk çıktı” şeklinde iç kayıt yeterli olmayabilir. Teslim tutanağı, sıcaklık logları, kalite kontrol sonuçları, numune analizleri, fotoğraflar, ürün lot kayıtları, son tüketim tarihi, depolama koşulları ve mağaza/dağıtım merkezi kayıtları birlikte değerlendirilmelidir.
Tedarikçi de teslim anındaki ürün uygunluğunu belgelemelidir. Sevkiyat sıcaklık kayıtları, analiz sertifikaları, irsaliye, teslim kabul kaydı ve raf ömrü belgeleri sonradan doğabilecek uyuşmazlıkta güçlü delil oluşturur. Tarafların elektronik sistemlerinde kayıtların değiştirilmez veya versiyonlanmış biçimde saklanması önemlidir.
Soğuk zincir ve mağaza depolamasında sorumluluk nasıl ayrılır?
Bozulabilir ürün uyuşmazlıklarının önemli bölümü soğuk zincir ürünlerinde ortaya çıkar. Ürünün üretimden teslim noktasına kadar hangi sıcaklık aralığında taşınacağı, ölçüm cihazının niteliği, teslim anında sıcaklık kontrolü ve teslimden sonra kimin hangi depolama yükümlülüğünü üstleneceği sözleşmede açık olmalıdır.
Ürün tedarikçinin sorumluluğundaki taşıma sırasında sıcaklık ihlali yaşamışsa kusur tedarikçide olabilir. Buna karşılık ürün uygun sıcaklıkta teslim edilmiş ve kabul edilmiş, daha sonra perakendecinin deposunda soğutucu arızası nedeniyle bozulmuşsa maliyetin tedarikçiye yüklenmesi Kanunun koruduğu risk aktarımına örnektir.
Mağazadaki raf rotasyonu da önemlidir. “İlk giren ilk çıkar” veya ürün bazlı son kullanma yönetimi işletmenin stok operasyonudur. Ürün zamanında satılmadığı için son tüketim tarihine yaklaşmış veya geçmişse, sözleşmede ve kanunda geçerli bir kusur nedeni yoksa tedarikçiye toplu “fire” faturası kesilmesi güvenli değildir.
Bozulma bedeli faturadan veya cari hesaptan kesilebilir mi?
Tedarikçinin kusuru ispatlanmadan teslim sonrası bozulma veya zayi bedelinin fatura, cari hesap veya hakedişten otomatik kesilmesi haksız ticari uygulama riskini ortadan kaldırmaz. Muhasebe sistemindeki otomatik “fire oranı” veya standart yüzde kesintisi, kanuni kusur ispatının yerine geçmez.
Örneğin perakendeci bütün taze ürün tedarikçilerinden aylık cironun yüzde 1’i oranında “bozulma payı” kesiyorsa, her ürün ve kayıp için tedarikçi kusuru bulunmadan yapılan bu genel kesinti m.6/2-f ile çatışabilir. Tarafların sözleşmede böyle bir oranı yazmış olması da emredici haksız ticari uygulama yasağını bertaraf etmez.
Tedarikçi cari hesap ekstrelerini kontrol etmeli; bozulma, fire, imha, son kullanma tarihi veya zayi kodlu kesintilerde olay bazında belge talep etmelidir. Perakendeci ise kusura dayalı kesinti yapıyorsa somut ürünü, lotu, ihlali ve zarar hesabını belgelemelidir.
Tedarik sözleşmesinde bozulma ve zayi hükümleri nasıl yazılmalı?
Sözleşme ürünün raf ömrü, teslim anındaki minimum kalan raf ömrü, sıcaklık koşulları, ambalaj standardı, kalite kontrolü, teslim-kabul prosedürü ve risk/mülkiyet geçişini açıkça düzenlemelidir. Böylece teslim sonrası bozulmanın hangi tarafın kontrol alanında doğduğu objektif şekilde belirlenebilir.
“Her türlü fire tedarikçiye aittir” veya “satılmayan/bozulan ürün bedeli tedarikçiden kesilir” gibi sınırsız hükümler, bozulabilir ürünlerde m.6/2-f’nin kusur esaslı sistemine aykırılık riski taşır. Hüküm, yalnız tedarikçinin sözleşmeye aykırı ve kusurlu davranışından kaynaklanan kayıpları açık kriterlerle düzenlemelidir.
Taraflar kalite itiraz süresi, numune saklama, bağımsız laboratuvar incelemesi, teslimde ret ve sonradan ortaya çıkan gizli ayıp prosedürünü de belirleyebilir. Bu hükümler Türk Borçlar Kanunu ve Türk Ticaret Kanunundaki ayıp/ihbar kurallarıyla birlikte uygulanır.
Bozulabilir ürünlerde sipariş iptali de ayrı bir korumadır. Teslimden önceki son 30 günde sipariş iptali için 30 günlük sipariş iptali yasağı rehberimize bakılabilir. Tarım-gıda sözleşme şekli için yazılı/elektronik sözleşme rehberimiz kullanılabilir.
Bozulma ve zayi kontrol listesi
- 30 gün içinde bozulabilen ürünleri ürün ana verisinde işaretleyin.
- Her ürün için teslim anındaki minimum kalan raf ömrünü sözleşmede belirleyin.
- Soğuk zincir ve sıcaklık sorumluluğunu aşama bazında yazın.
- Teslim-kabul sırasında sıcaklık ve kalite kayıtlarını alın.
- Bozulma gerçekleştiğinde ürün, lot ve tarih bazında olay kaydı oluşturun.
- Tedarikçi kusuru ileri sürülüyorsa teknik kanıtları saklayın.
- Kusur yoksa teslim sonrası fire ve zayi maliyetini tedarikçiye yansıtmayın.
- Otomatik yüzde fire kesintilerini 6585 m.6/2-f bakımından gözden geçirin.
- İmha, iade ve numune kayıtlarını denetlenebilir biçimde saklayın.
- Cari hesap kesintilerini somut olay ve sözleşme maddesiyle eşleştirin.
Sonuç
6585 m.6/2-f, üretim tarihinden itibaren 30 gün içinde bozulabilen tarım ve gıda ürünlerinde teslim veya mülkiyet devrinden sonraki bozulma ve zayi riskinin otomatik olarak üretici/tedarikçiye yüklenmesini yasaklar. Yalnız karşı tarafın kusurundan kaynaklanan durumlar istisnadır ve kusuru ispat yükü maliyeti yansıtan taraftadır. Perakendecinin kendi depolama, soğuk zincir, raf yönetimi, stok fazlası veya satış başarısızlığından doğan kayıplar tedarikçiye genel “fire payı” olarak kesilmemelidir.
Sık Sorulan Sorular
1. Teslim edilen taze ürün mağazada bozulursa tedarikçiye kesilebilir mi?
Tedarikçi kusuru yoksa hayır. Teslim veya mülkiyet devrinden sonraki bozulma maliyetinin yansıtılması m.6/2-f kapsamında yasaktır.
2. Tedarikçi kusurlu ürün teslim ettiyse ne olur?
Bozulmanın tedarikçi kusurundan kaynaklandığı ispatlanırsa kanundaki istisna somut olayda değerlendirilebilir.
3. Kusuru kim ispatlar?
Maliyeti karşı tarafa yansıtan taraf kusuru ispat etmek zorundadır.
4. Her ay yüzde 1 fire kesintisi yapılabilir mi?
Kusur ispatı olmadan bozulabilir ürünlerde standart otomatik fire kesintisi m.6/2-f bakımından risklidir.
5. Soğuk zincir mağazada bozulmuşsa tedarikçi sorumlu mudur?
Ürün uygun şekilde teslim edilmiş ve bozulma mağazanın/deponun soğuk zincir ihlalinden kaynaklanmışsa tedarikçi kusuru bulunmaz.
6. Ürün teslim anında ayıplıysa kural değişir mi?
Teslim anındaki ayıp ve tedarikçi kusuru ayrıca değerlendirilir; ayıp ve ihbar hükümleri de uygulanır.
7. “Satılmayan ürün tedarikçiye aittir” maddesi yeterli mi?
Bozulabilir ürünlerde emredici haksız ticari uygulama hükümlerini bertaraf eden genel risk aktarımı güvenli değildir.
8. İmha masrafı da kapsama girer mi?
Teslim sonrası bozulmanın ekonomik sonucu olarak tedarikçiye yansıtılan imha gideri de somut olayda yasağın kapsamında değerlendirilebilir.
9. 30 günden daha uzun raf ömürlü ürünlerde ne olur?
m.6/2-f’deki özel kural doğrudan uygulanmayabilir; sözleşme, genel haksız ticari uygulama ve diğer hukuk hükümleri yine geçerlidir.
10. Resmî mevzuat nereden kontrol edilir?
Ticaret Bakanlığı Perakende Ticaret Mevzuatı güncel resmî kaynaktır.
Hukuki dayanak ve editoryal not
Bu içerik 17 Eylül 2026 itibarıyla 6585 sayılı Kanunun 6/2-f ve 6/3 maddeleri ile yürürlükteki Perakende Ticarette Uygulanacak İlke ve Kurallar Hakkında Yönetmelik esas alınarak hazırlanmıştır.
Hukuki konu hakkında iletişim
İlk iletişimde konuyu, bulunduğunuz ülke veya ili ve varsa tebliğ ya da son işlem tarihini kısaca belirtebilirsiniz. T.C. kimlik numarası, sağlık verisi veya kişisel belge göndermeyiniz. Mesajlaşma tek başına hukuki görüş veya avukatlık ilişkisi oluşturmaz.
