Taşınmaz İşgalinde Vali mi Kaymakam mı Yetkili? 3091 m.2 | 2026
Kısa ve net cevap: 3091 sayılı Kanun m.2’ye göre taşınmaz mal merkez ilçe sınırları içindeyse tecavüz veya müdahalenin önlenmesine il valisi veya valinin görevlendireceği vali yardımcısı; taşınmaz diğer ilçelerden birinin sınırları içindeyse kaymakam karar verir. Karar yalnızca kâğıt üzerinde kurulmaz; Kanunun amacı taşınmazın yerinde zilyedine teslim edilmesidir. Bu nedenle başvurunun yanlış makama yöneltilmemesi için önce taşınmazın idari sınırları açıkça belirlenmelidir.
Yetki, başvurucunun ikamet adresine, tapu malikinin bulunduğu yere veya tecavüzü yapan kişinin adresine göre değil, tecavüz veya müdahaleye konu taşınmazın bulunduğu yere göre belirlenir. Mersin merkez ilçelerinden Yenişehir, Mezitli, Toroslar ve Akdeniz gibi ayrı ilçe teşkilatı bulunan yerlerde taşınmaz hangi ilçe sınırındaysa o ilçenin kaymakamlığı üzerinden işlem yürütülür; “merkez ilçe” kavramı, kanundaki idari yapılanma esas alınarak değerlendirilir.

3091 m.2’nin açık yetki kuralı nedir?
3091 sayılı Taşınmaz Mal Zilyedliğine Yapılan Tecavüzlerin Önlenmesi Hakkında Kanunun 2. maddesi görevli idari makamı ikiye ayırır. Taşınmaz merkez ilçe sınırları içinde bulunuyorsa karar verme görevi il valisine veya valinin görevlendireceği vali yardımcısına aittir. Taşınmaz diğer ilçelerden birinde bulunuyorsa karar verme görevi kaymakama aittir. Kanun bu ayrımı emredici biçimde kurmuştur.
Bu düzenlemenin sonucu, tarafların anlaşarak başka bir vali veya kaymakamı yetkili hâle getirememesidir. Yetki kamu düzeniyle ilgili idari görev dağılımıdır. Taşınmazın nerede bulunduğu dosyanın başında belirlenir ve soruşturma o yer bakımından görevli makam tarafından yürütülür. Başvurucunun başka ilde yaşaması, taşınmaz malikinin yurt dışında bulunması veya işgalcinin başka ilçede ikamet etmesi m.2’deki görev kuralını değiştirmez.
Kanunun güncel metni için Mevzuat Bilgi Sistemi’ndeki 3091 sayılı Kanun esas alınmalıdır. Kanunun uygulama şekil ve esaslarını düzenleyen yönetmelik de karar vermeye yetkili merciler ile soruşturma usulünü ayrıntılandırır.
Yetki neden taşınmazın bulunduğu yere göre belirlenir?
3091 sistemi yerinde soruşturma ve yerinde infaz üzerine kuruludur. Soruşturma memuru taşınmaza gider, fiili zilyetliği, tecavüz veya müdahalenin kapsamını, sınırları ve tarafların anlatımlarını inceler. Karar kabul yönündeyse taşınmaz yerinde zilyedine teslim edilir. Bu nedenle Kanun, görevli makamı taşınmazın fiziki konumuyla bağlamıştır.
Taşınmazın bulunduğu yerin belirlenmesi için tapu kaydı, ada-parsel bilgisi, kadastro paftası, belediye adres bilgisi, köy/mahalle bilgisi ve gerektiğinde koordinat verileri kullanılmalıdır. Özellikle kırsal bölgelerde komşu ilçe sınırına yakın parsellerde yalnızca posta adresine dayanmak yeterli değildir. Kadastro ve idari sınır verileri birlikte kontrol edilmelidir.
Başvuruda “Mersin’deki tarlam işgal edildi” şeklindeki genel ifade yeterli değildir. Hangi ilçe, mahalle/köy, ada ve parselde olduğu açıkça yazılmalıdır. Böylece görevli kaymakamlık veya valilik birimi dosyayı tereddütsüz belirler ve m.6’daki on beş günlük soruşturma ve karar süresinin gereksiz yazışmalarla kaybedilmesi önlenir.
3091 bakımından merkez ilçe nasıl anlaşılmalıdır?
Kanun metni 1984 tarihli idari yapı içinde “merkez ilçe” ifadesini kullanır. Günümüzde büyükşehir olan illerde merkezde birden fazla ayrı ilçe bulunur. Her birinin kaymakamlık teşkilatı ve ayrı idari sınırı vardır. Bu nedenle taşınmaz bağımsız bir ilçe sınırında bulunuyorsa uygulamada o ilçenin kaymakamlığı görev alanındadır. Bir yerin günlük dilde “şehir merkezi” olarak anılması tek başına valiyi görevli kılmaz.
Örneğin Yenişehir, Mezitli, Toroslar ve Akdeniz ayrı ilçelerdir. Taşınmaz Yenişehir ilçesi sınırındaysa zilyetlik müdahalesi Yenişehir Kaymakamlığının görev alanına girer. Tarsus’taki taşınmaz Tarsus Kaymakamlığına, Erdemli’deki taşınmaz Erdemli Kaymakamlığına göre değerlendirilir. Bu sonuç, m.2’nin “diğer ilçelerde kaymakamlar” kuralının güncel idari teşkilata uygulanmasıdır.
Başvuru hazırlanırken “merkez” kelimesinden hareket etmek yerine güncel idari sınır kesinleştirilmelidir. Tapu kaydında eski mahalle veya köy adı bulunması hâlinde güncel mahalle ve ilçe karşılığı ayrıca gösterilmelidir.
Kaymakam 3091 kapsamında neye karar verir?
Kaymakam, kendi ilçesi sınırındaki taşınmaza yapılan tecavüz veya müdahalenin önlenip önlenmeyeceğine karar verir. Karar, mülkiyet hakkını kesin olarak tayin eden bir mahkeme kararı değildir. İncelenen temel mesele, başvurucunun zilyetliği ve bu zilyetliğe yönelen fiili müdahaledir. Başvuru kabul edildiğinde tecavüz veya müdahale önlenir ve taşınmaz zilyedine teslim edilir.
Kaymakam soruşturmayı bizzat yapmak zorunda değildir. Kanunun 5. maddesi yetkili makamın soruşturmayı kendisinin yapmasına veya bir ya da birden fazla memur görevlendirmesine izin verir. Buna rağmen nihai karar, kanunda görevli kılınan makam adına verilir. Soruşturma memuru delil toplar ve tespit yapar; karar makamı hukuki sonucu belirler.
Kamu idarelerine ait veya Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerde kaymakam, tecavüz veya müdahaleyi öğrendiğinde m.3 gereğince doğrudan soruşturma yaptırır. Dolayısıyla bu taşınmazlarda özel başvurucu bulunmaması idarenin hareketsiz kalmasını gerektirmez.
Vali veya vali yardımcısı hangi durumda karar verir?
3091 m.2’nin merkez ilçe için kurduğu sistemde il valisi veya valinin görevlendireceği vali yardımcısı karar vermeye yetkilidir. Vali yardımcısının yetkisi doğrudan kanundan bağımsız biçimde doğmaz; valinin görevlendirmesine dayanır. Dosyada karar veren vali yardımcısının bu konuda görevlendirilmiş olması gerekir.
Bu görev devri, 3091 sisteminin hızlı işlemesini amaçlar. Vali, ildeki çok sayıda idari görevi nedeniyle belirli vali yardımcısını 3091 dosyaları bakımından görevlendirebilir. Ancak kanunun görevli saymadığı başka bir birim veya belediye makamı, sırf taşınmaz kendi hizmet alanında diye 3091 m.2 kararı veremez.
Belediye zabıtasının işgal veya kamu düzeniyle ilgili farklı mevzuattan kaynaklanan yetkileri bulunabilir. Bunlar 3091 m.2’deki vali/kaymakam kararının yerine geçmez. Aynı olay farklı idari mevzuat hükümlerini ihlal ediyorsa her makam kendi kanuni yetkisi çerçevesinde işlem yapar.
Taşınmazın hangi ilçede olduğu tartışmalıysa ne olur?
3091 m.5, ilçe sınırı uyuşmazlığı için özel çözüm getirir. Taşınmazın iki ilçe sınırı bakımından tereddüt doğurması hâlinde görevli ilçeyi vali belirler. Uyuşmazlık iki il arasında ise hangi ilin görevli olacağı İçişleri Bakanlığı tarafından belirlenir. Böylece görev tartışması nedeniyle zilyetlik korumasının sonuçsuz kalması önlenir.
Bu hüküm başvurucunun keyfi biçimde makam seçebileceği anlamına gelmez. Başvuruya eklenen kroki, kadastro bilgisi ve idari sınır verileri değerlendirilir. Tereddüt gerçek bir sınır uyuşmazlığından kaynaklanıyorsa m.5 mekanizması işletilir. Sadece başvurucunun kolaylık tercihi veya başka bir kaymakamlıktan daha hızlı sonuç alma isteği görev kuralını değiştirmez.
Sınır uyuşmazlığı aynı zamanda taşınmazın özel hukuk sınırının tartışmalı olması anlamına gelmeyebilir. “Hangi ilçede?” sorusu idari sınırı; “parselin gerçek sınırı nerede?” sorusu kadastro ve mülkiyet uyuşmazlığını ifade eder. İkisi birbirinden ayrılmalıdır.
Yanlış kaymakamlığa veya valiliğe başvurulursa ne yapılmalı?
En güvenli yöntem, başvuru yapılmadan önce görevli makamı kesinleştirmektir. Çünkü 3091 m.4 özel taşınmazlar için öğrenmeden itibaren altmış günlük ve fiilden itibaren bir yıllık süre öngörür. Yanlış makama yapılan başvurunun yazışmalarla zaman kaybettirmesi süre riski yaratır. Başvurunun görevli makama ulaşması beklenmeden, görev açıkça belirlenebiliyorsa doğrudan doğru makama yöneltilmesi gerekir.
Dosyada taşınmazın yerini gösteren belgelerin bulunması bu nedenle zorunlu pratik öneme sahiptir. Tapu senedi fotokopisi, güncel tapu kaydı, ada-parsel bilgisi, mahalle/köy adı ve mümkünse konumu gösteren kroki eklenmelidir. Zilyet tapu maliki değilse zilyetliğin kaynağını gösteren kira, tahsis, kullanım veya diğer belgeler de sunulmalıdır.
Başvuru yetkisi konusunda ayrıntılı olarak 3091 sayılı Kanunun kapsamı yazısındaki zilyetlik–mülkiyet ayrımı da dikkate alınmalıdır.
Karar verildiğinde taşınmaz nasıl teslim edilir?
M.2 yalnızca karar makamını belirlemekle kalmaz; tecavüz veya müdahalenin önlenmesine karar verildiğinde taşınmazın yerinde zilyedine teslim edileceğini de ifade eder. İnfazın ayrıntıları m.9’da düzenlenmiştir. Karar, infaz memuruna ulaştıktan sonra en geç beş gün içinde yerine getirilir ve taşınmaz zilyedine eski durumuna uygun biçimde teslim edilir.
Karar sonrası infaz aşaması ayrı bir idari işlemdir. İşgalcinin taşınmazda bulunmaması, kararın infazını kendiliğinden engellemez. Kanunun 8. maddesinde soruşturma ve infazın taraflara nasıl bildirileceği düzenlenmiştir. Gerekli güvenlik tedbirleri de mahallin en büyük mülki idare amirinin yazılı emriyle kolluk tarafından alınır.
İşgalcinin ektiği ürün veya yaptığı tesis üzerindeki hak iddiaları ise m.10 gereğince genel hükümlere göre yargı yerinde ileri sürülür. İnfaz memuru mülkiyet veya tazminat davasını çözmez; idari kararın gereğini yerine getirir.
Başvuru dosyasında görev yönünden bulunması gereken bilgiler
Başlıkta görevli valilik veya kaymakamlık açıkça yazılmalıdır. Taşınmazın ili, ilçesi, mahallesi veya köyü, ada ve parsel numarası, varsa açık adresi ve koordinat/kroki bilgisi belirtilmelidir. Müdahalenin hangi noktada gerçekleştiği ve taşınmazın tamamını mı yoksa belirli bölümünü mü etkilediği açıklanmalıdır.
Başvurucunun ikamet adresi ayrı bir bilgidir; görevli makamı belirlemez. Aynı şekilde karşı tarafın adresi tebligat için gereklidir ancak m.2 yetkisini değiştirmez. Vekil aracılığıyla başvuru yapılıyorsa vekâletname dosyaya eklenir. Tüzel kişi başvurularında temsil yetkisini gösteren belgeler ayrıca hazırlanır.
İdari görev hatasını baştan önlemek, m.4 sürelerinin korunması ve m.6’daki hızlı soruşturma sisteminin işlemesi için önemlidir. Başvuru bir mülkiyet davası gibi soyut hak tartışmasına değil, belirli taşınmazdaki fiili zilyetliğe ve müdahaleye odaklanmalıdır.
3091 yetkisi ile elatmanın önlenmesi davası arasındaki fark
3091 yolu idari zilyetlik korumasıdır. Elatmanın önlenmesi davası ise adli yargıda ayni veya şahsi hakka dayalı olarak açılan özel hukuk davasıdır. İdari makamın görevli olduğu yer ile mahkemenin yetkisi aynı kavram değildir. 3091 dosyasında m.2 uygulanırken, dava açılacaksa HMK ve taşınmaza ilişkin özel yetki kuralları ayrıca incelenir.
Tapu sınırı, mülkiyet veya ayni hak kesin olarak çözülecekse sınır uyuşmazlığında elatmanın önlenmesi davası ve tapu iptal ve tescil davası rehberleri incelenmelidir. Aynı olay TCK m.154 unsurlarını taşıyorsa hakkı olmayan yere tecavüz suçu bakımından ceza yolu da ayrıdır.
Resmî kaynaklar ve ilgili rehberler
- 3091 sayılı Kanun – Mevzuat Bilgi Sistemi
- 3091 sayılı Kanun – resmî Kaymakamlık bilgi sayfası
- Mera işgalinin kaldırılması
- 3091 Kanununun kapsamı
Sık sorulan sorular
Taşınmaz başka ilçedeyse kendi ikamet ettiğim ilçenin kaymakamlığına başvurabilir miyim?
Görev taşınmazın bulunduğu yere göre belirlenir. Başvuru taşınmazın bulunduğu ilçenin kaymakamlığına yapılmalıdır.
Vali yardımcısı 3091 kararı verebilir mi?
Evet. Merkez ilçe kapsamındaki taşınmazlar yönünden vali, görevlendirdiği vali yardımcısına m.2 kapsamındaki karar görevini verebilir.
Belediye başkanı 3091 kapsamında işgali önleme kararı verebilir mi?
Hayır. 3091 m.2’de karar makamı vali/vali yardımcısı veya kaymakamdır. Belediyenin başka mevzuattan doğan yetkileri ayrıdır.
Tapu başka ildeki müdürlükte işlem görmüşse yetki değişir mi?
Hayır. Tapu işlem yeri değil, taşınmazın fiilen bulunduğu idari sınır esas alınır.
İşgalci başka şehirde yaşıyorsa hangi kaymakamlık yetkilidir?
İşgalcinin ikameti yetkiyi değiştirmez. Taşınmaz hangi ilçedeyse o ilçedeki görevli makam işlem yapar.
İki ilçe taşınmazın kendi sınırında olduğunu söylüyorsa ne olur?
3091 m.5 gereğince görevli ilçeyi vali belirler. Uyuşmazlık iki il arasındaysa görevli ili İçişleri Bakanlığı belirler.
Kaymakam karar verdikten sonra taşınmazı kim teslim eder?
Kararın infazı m.9 uyarınca görevlendirilen infaz memuru tarafından yapılır. Karar kendisine geldikten sonra en geç beş gün içinde infaz edilir.
3091 kararı mülkiyet belgesi yerine geçer mi?
Hayır. Karar fiili zilyetliği korur; tapu ve mülkiyetin kesin çözümü adli yargıya aittir.
Hukuki konu hakkında iletişim
İlk iletişimde konuyu, bulunduğunuz ülke veya ili ve varsa tebliğ ya da son işlem tarihini kısaca belirtebilirsiniz. T.C. kimlik numarası, sağlık verisi veya kişisel belge göndermeyiniz. Mesajlaşma tek başına hukuki görüş veya avukatlık ilişkisi oluşturmaz.
