B&KBakırcı & KeskinHUKUK BÜROSU
TR
TürkçeEnglishDeutschРусскийالعربية中文
Menü

BDDK Hangi Hallerde Bankadan Önlem İster? 5411 m.67 | 2026

Kısa ve net cevap: 5411 sayılı Bankacılık Kanunu m.67, BDDK denetiminde bir bankada hangi hâllerin tespit edilmesi durumunda derhal müdahale sürecinin başlayacağını sekiz bent hâlinde düzenler. Likidite riski, yetersiz kârlılık, sermaye yetersizliği, aktif kalitesinin bozulması, mevzuata aykırılık, iç sistemlerin yetersizliği, basiretsiz yönetim ve m.66/A önlem planının işlememesi bu sebepler arasındadır. Bunlardan herhangi biri tespit edilirse m.68, 69 ve 70’teki tedbirler uygulanır.

Bankacılık Kanunu madde 67 BDDK erken müdahale ve önlem sebepleri
Photo by Invest Europe on Unsplash

5411 Sayılı Bankacılık Kanunu m.67 Ne İşe Yarar?

Bankacılık Kanunu m.67, bankanın faaliyet izninin kaldırılması gibi en ağır sonuçlara gelmeden önce devreye giren erken müdahale sisteminin eşik maddesidir. BDDK’nın konsolide veya konsolide olmayan denetiminde maddede sayılan risklerden biri ortaya çıkarsa, Kanunun 68, 69 ve 70. maddelerinde öngörülen tedbirler derhal uygulanır.

Bu düzenleme, müdahale için bankanın mutlaka ödeme aczine düşmesini beklemez. Bazı bentlerde riskin “gerçekleşmek üzere bulunması” veya mali yapıyı zayıflatabilecek nitelik taşıması yeterlidir. Böylece bankacılık denetimi yalnız gerçekleşmiş zararı tespit eden değil, zarar büyümeden müdahale eden bir sistem olarak işler.

Denetim Konsolide veya Konsolide Olmayan Bazda Yapılabilir

Madde 67’nin giriş cümlesi açık biçimde “konsolide veya konsolide olmayan bazda yapılan denetimler sonucunda” ifadesini kullanır. Bankanın kendi bilançosu tek başına değerlendirilirken de, banka grubu m.66 kapsamında konsolide denetlenirken de m.67’deki eşikler tespit edilebilir.

Bu nedenle bağlı ortaklık kaynaklı önemli risk, grup bazında sermaye veya likiditeyi bozuyorsa “sorun ana bankada değil” savunması erken müdahale sistemini kendiliğinden dışlamaz. BDDK gerçek ekonomik ve mali etkiyi konsolide göstergeler üzerinden değerlendirebilir.

1. Likidite Tehlikesi veya Likidite Düzenlemelerine Aykırılık – m.67/a

Bir bankanın aktiflerinin vade itibarıyla yükümlülüklerini karşılayamama tehlikesiyle karşı karşıya gelmesi veya likiditeye ilişkin düzenlemelere uymaması, m.67/a kapsamında doğrudan müdahale sebebidir. Burada fiilî ödeme temerrüdü şart değildir; vade yapısının bankayı yükümlülüklerini karşılayamayacak noktaya götürme tehlikesi yeterlidir.

Bankacılık Kanunu m.46 likidite yeterliliğinin düzenleyici temelini oluşturur. Banka, kısa vadeli çıkışları karşılayacak likit varlık yapısını ve fonlama kaynaklarını sürdürülebilir biçimde yönetmelidir. Mevduat çıkışı, piyasa fonlamasının daralması veya teminat değerindeki düşüş gibi olaylar likidite stresini hızla büyütebilir.

2. Kârlılığın Güvenli Faaliyeti Taşıyamaması – m.67/b

Gelir ve giderler arasındaki ilgi ve dengenin bozulması sonucunda kârlılığın faaliyetleri emin bir şekilde yürütecek yeterlilikte olmaması da müdahale sebebidir. Bu bent, bir bankanın yalnız zarar açıklamasını değil, gelir modelinin riskleri ve faaliyet maliyetlerini sürdürülebilir biçimde karşılayıp karşılamadığını esas alır.

Tek dönemlik muhasebe zararı ile yapısal kârlılık sorunu aynı değildir. BDDK; faiz marjı, ücret gelirleri, karşılık giderleri, operasyon maliyetleri, fonlama maliyeti ve iş modelinin devamlılığı gibi unsurları birlikte değerlendirebilir. Sorun mali bünyeyi tehdit ediyorsa m.67/b devreye girer.

3. Sermaye Yetersizliği veya Yetersizliğin Yaklaşması – m.67/c

Bankanın özkaynaklarının sermaye yeterliliğine ilişkin düzenlemelere göre yetersiz olması veya bu durumun gerçekleşmek üzere bulunması, erken müdahalenin en açık sebeplerinden biridir. Kanun burada da sadece sınırın fiilen aşılmasını beklemez; yetersizliğin gerçekleşmek üzere olması yeterlidir.

Bankacılık Kanunu m.45’teki sermaye yeterliliği, bankanın üstlendiği risklere karşı yeterli özkaynak taşımasını amaçlar. Zararlar, risk ağırlıklı varlıklardaki artış, kur hareketleri veya kredi kalitesindeki bozulma sermaye tamponunu hızla azaltabilir.

4. Aktif Kalitesinin Mali Bünyeyi Zayıflatması – m.67/d

Aktif kalitesinin mali bünyeyi zayıflatabilecek biçimde bozulması da m.67 kapsamında müdahale sebebidir. Bankanın aktifleri içinde krediler önemli yer tuttuğu için tahsili gecikmiş alacaklar, değer kaybeden teminatlar veya yüksek riskli yoğunlaşmalar doğrudan önem taşır.

Kredilerin m.52 uyarınca izlenmesi bu nedenle yalnız operasyonel bir işlem değildir. Borçlunun mali durumundaki bozulmanın zamanında görülmemesi, karşılığın gecikmesi ve risk sınıflandırmasının yanlış yapılması aktif kalitesindeki gerçek sorunu gizleyebilir.

5. Kanuna, Düzenlemelere veya Kurul Kararlarına Aykırılık – m.67/e

Bankanın Bankacılık Kanununa, ilgili düzenlemelere veya Kurulca alınan kararlara aykırı nitelikte karar, işlem veya uygulamalarının bulunması ayrı bir müdahale sebebidir. Bu bent, mali oranlar sağlıklı görünse bile ciddi mevzuat aykırılığının düzenleyici tedbir gerektirebileceğini gösterir.

Aykırılık yönetim kurulu kararı, kredi politikası, raporlama uygulaması veya başka bir bankacılık işlemi üzerinden ortaya çıkabilir. BDDK açısından önemli olan, aykırılığın tespit edilmesi ve giderilmesi için gerekli tedbirin belirlenmesidir.

6. İç Denetim, İç Kontrol ve Risk Yönetiminin Kurulmaması veya Etkisizliği – m.67/f

Bankanın iç denetim, iç kontrol ve risk yönetim sistemlerini kurmaması, bu sistemleri etkin ve yeterli işletmemesi veya denetimi engelleyici bir hususun bulunması m.67/f kapsamındadır. Bankanın kağıt üzerinde bir organizasyon şeması oluşturmuş olması yeterli değildir; sistemlerin gerçekten işlemesi gerekir.

m.29’daki iç sistem yükümlülüğü, m.30-32’de ayrıntılandırılır. İç kontrolün bulgu üretememesi, risk yönetiminin limit aşımını zamanında görememesi veya iç denetimin bağımsızlığının zedelenmesi m.67/f bakımından ciddi göstergelerdir.

7. Basiretsiz Yönetim ve Risklerin Artması – m.67/g

Bankanın yönetiminin basiretsizliği nedeniyle Bankacılık Kanunu ve ilgili mevzuatta tanımlanan risklerin önemli ölçüde artması veya mali bünyeyi zayıflatabilecek biçimde yoğunlaşması m.67/g kapsamında değerlendirilir. Burada yalnız tek bir mevzuat ihlali değil, yönetim kararlarının bankanın risk profilini tehlikeli biçimde büyütmesi esas alınır.

Örneğin belirli sektöre aşırı kredi yoğunlaşması, piyasa koşulları dikkate alınmadan yüksek riskli büyüme stratejisi veya uyarı göstergelerine rağmen riskin azaltılmaması yönetim değerlendirmesinde önem taşır. Somut tespit denetim verilerine dayanmalıdır.

8. Önlem Planının Uygulanmaması veya Yetersiz Kalması – m.67/h

2020 yılında eklenen m.67/h, m.66/A kapsamındaki önlem planı ile erken müdahale zincirini birbirine bağlar. Sistemik önemli bankanın planda öngörülen tedbirleri derhal almaması, tedbirlere rağmen sorunun giderilememesi veya tedbir alınsa bile sonuç alınamayacağının belirlenmesi müdahale sebebidir.

Bu hüküm, önlem planının “raflık bir politika dokümanı” olmadığını açıkça gösterir. Plan uygulanmadığında Bankacılık Kanunu’nun daha ağır düzenleyici tedbirlerine geçilir.

m.67’deki Sebeplerden Biri Varsa BDDK Ne Yapar?

Madde 67’nin son cümlesi nettir: sayılan hâllerden herhangi birinin tespit edilmesi durumunda Kanunun 68, 69 ve 70. maddelerinde öngörülen tedbirler derhal alınır. Bu maddeler sırasıyla düzeltici, iyileştirici ve kısıtlayıcı önlemleri düzenler.

Tedbirin seviyesi sorunun niteliğine ve önceki tedbirlerin sonucuna göre ilerler. İlk aşamada özkaynak artırımı, kâr dağıtımının durdurulması veya riskli işlemlerin sınırlandırılması gibi adımlar gündeme gelebilir. Sorun çözülmezse yönetim ve faaliyet üzerinde daha ağır kısıtlamalar uygulanabilir.

m.67 Tespitleri Otomatik Olarak Faaliyet İzninin Kaldırılması Demek mi?

Hayır. Madde 67 doğrudan faaliyet iznini kaldırmaz. Kanun kademeli müdahale modeli kurmuştur. m.67’de bir risk belirlenmesi m.68-70 tedbirlerini devreye sokar. Ağır şartlar ve m.71’deki koşullar oluşursa faaliyet izninin kaldırılması veya bankanın Fona devri gündeme gelir.

Bu ayrım önemlidir. “BDDK önlem istedi” ifadesi ile “bankanın faaliyeti sona erecek” sonucu aynı şey değildir. Her aşamanın ayrı kanuni koşulları vardır.

BDDK’nın Erken Müdahalesinde Yönetim Kurulunun Rolü

m.68 ve devamındaki birçok tedbir banka yönetim kurulundan istenir. Bu nedenle yönetim kurulunun m.67 göstergelerini düzenli raporlarla izlemesi gerekir. Sermaye, likidite, aktif kalite, risk yoğunlaşması ve iç sistem bulguları yönetim kurulunun karar gündeminde ölçülebilir göstergelerle yer almalıdır.

Yönetim kurulu, bir risk eşik değerine yaklaştığında yalnız düzenleyici bildirim beklemek yerine bankanın kendi düzeltme mekanizmasını çalıştırmalıdır. Özellikle sistemik önemli bankalarda m.66/A planı bu iç müdahale mekanizmasını önceden kurar.

m.67 İçin Erken Uyarı Kontrol Listesi

  • Likidite oranları ve vade uyumsuzluğu günlük/uygun sıklıkta izlenmeli.
  • Sermaye yeterliliğinde yasal sınırın yanı sıra iç tamponlar da takip edilmeli.
  • Kârlılıkta geçici dalgalanma ile yapısal bozulma ayrıştırılmalı.
  • Takipteki alacak ve yeniden yapılandırılan kredi oranları analiz edilmeli.
  • Kurul kararları ve ikincil düzenlemelere uyum için merkezi takip sistemi kurulmalı.
  • İç kontrol, risk yönetimi ve iç denetim bulgularının kapanış süreleri yönetimce izlenmeli.
  • Sektör, kişi ve risk grubu yoğunlaşmaları limitlerle karşılaştırılmalı.
  • Sistemik önemli bankalarda m.66/A önlem planı eşikleri düzenli test edilmeli.

Aktif Kalitesi ile Karşılık Politikası Arasındaki Bağlantı

Aktif kalitesindeki bozulmanın erken görülmesi için kredi sınıflandırması ile karşılık yaklaşımının tutarlı olması gerekir. m.53 kapsamındaki karşılık ve teminat politikası, zararların gecikmeden finansal tablolara yansıtılması bakımından önem taşır.

Riskli bir alacağın yanlış sınıflandırılması, bankanın hem kârlılığını hem sermaye yeterliliğini olduğundan güçlü gösterebilir. Bu nedenle m.67/b, c ve d çoğu zaman birbirinden tamamen bağımsız değil, aynı kredi portföyü sorununun farklı mali sonuçları olarak birlikte ortaya çıkabilir.

Birden Fazla m.67 Sebebi Aynı Anda Bulunabilir mi?

Evet. Madde “hâllerinden herhangi birinin” tespitini yeterli sayar; bir bankada birden fazla bent aynı anda gerçekleşebilir. Örneğin aktif kalitesindeki hızlı bozulma kârlılığı düşürebilir, karşılık giderini artırabilir ve sermaye yeterliliğini tehlikeye sokabilir. Aynı dönemde likidite baskısı da oluşabilir.

Bu durumda tedbir programı tek bir göstergeye odaklanmamalı; sorunların birbirini nasıl etkilediğini dikkate alan bütüncül bir iyileştirme planı oluşturulmalıdır.

Denetimi Engelleyici Husus Ne Anlama Gelir?

m.67/f yalnız iç sistemlerin kurulmamış veya etkisiz olmasını değil, “denetimi engelleyici herhangi bir hususun bulunmasını” da açıkça sayar. Kayıtlara erişimin engellenmesi, verinin sağlanmaması, sistemlerin denetçinin incelemesine elverişli olmaması veya denetim izinin kaybedilmesi bu çerçevede önem taşır.

Belge saklama yükümlülüğü ve m.96’daki bilgi-belge isteme yetkisiyle birlikte düşünüldüğünde, bankanın denetlenebilirliği başlı başına bir uyum şartıdır.

Resmî Kaynaklar

Sık Sorulan Sorular

m.67 uygulanması için bankanın batmış olması gerekir mi?

Hayır. Kanun bazı risklerin gerçekleşmek üzere bulunmasını veya mali bünyeyi zayıflatabilecek nitelik taşımasını yeterli görür.

Likidite düzenlemesine aykırılık m.67 sebebi midir?

Evet. m.67/a likidite düzenlemelerine uyulmamasını açıkça sayar.

Sermaye oranı henüz ihlal edilmediyse BDDK müdahale edebilir mi?

Evet. m.67/c özkaynak yetersizliğinin gerçekleşmek üzere bulunmasını da kapsar.

İç denetim birimi varsa m.67/f riski ortadan kalkar mı?

Hayır. Sistem yalnız kurulmuş değil, etkin ve yeterli işletiliyor olmalıdır.

Mevzuata aykırılık mali zarar doğurmamışsa m.67 uygulanmaz mı?

m.67/e, Kanuna, ilgili düzenlemelere veya Kurul kararlarına aykırı karar, işlem ve uygulamaları ayrı bir sebep olarak düzenler.

Basiretsiz yönetim nasıl değerlendirilir?

m.67/g bakımından yönetimin kararları nedeniyle mevzuatta tanımlanan risklerin önemli ölçüde artması veya mali bünyeyi zayıflatacak şekilde yoğunlaşması esas alınır.

Önlem planı uygulanmazsa hangi madde devreye girer?

Sistemik önemli bankanın m.66/A planındaki tedbirleri derhal almaması m.67/h kapsamında müdahale sebebidir.

m.67’den sonra ilk tedbir hangisidir?

Kanun m.68-70’te kademeli tedbirleri düzenler. Somut soruna göre uygulanacak tedbir veya tedbirler belirlenir.

m.67 doğrudan TMSF devri anlamına gelir mi?

Hayır. Fona devir veya faaliyet izninin kaldırılması için m.71’deki ayrı şartların oluşması gerekir.

Konsolide denetimde m.67 uygulanabilir mi?

Evet. Madde hem konsolide hem konsolide olmayan denetim sonucunda tespit edilen hâlleri kapsar.

Sonuç

Bankacılık Kanunu m.67, BDDK’nın bankadaki bozulmayı erken aşamada görüp müdahale etmesini sağlayan sekiz ayrı tetikleyici belirler. Likidite, kârlılık, sermaye, aktif kalitesi, mevzuat uyumu, iç sistemler, yönetim kalitesi ve sistemik önemli bankanın önlem planı birlikte değerlendirilen alanlardır. Hâllerden birinin tespiti, m.68-70 tedbirlerinin derhal uygulanmasının hukuki başlangıç noktasıdır. Bu nedenle banka yönetimleri m.67 göstergelerini yalnız denetim geldiğinde değil, sürekli iç gözetim sistemi içinde izlemelidir.

Hazırlayan: Av. Halil Bakırcı – Mersin Barosu, Sicil No: 3472
Hukuki kontrol: Av. Emirhan Keskin – Mersin Barosu, Sicil No: 5507
Son mevzuat kontrolü: 21 Eylül 2026

Bu içerik genel hukuki bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Somut denetim bulguları ve uygulanacak tedbirler dosya bazında değerlendirilmelidir.

Hukuki konu hakkında iletişim

İlk iletişimde konuyu, bulunduğunuz ülke veya ili ve varsa tebliğ ya da son işlem tarihini kısaca belirtebilirsiniz. T.C. kimlik numarası, sağlık verisi veya kişisel belge göndermeyiniz. Mesajlaşma tek başına hukuki görüş veya avukatlık ilişkisi oluşturmaz.

Telefonla Araİletişim Bilgileri

tarafından hazırlanmış, Av. Emirhan Keskin tarafından incelenmiştir.

Yazar Bilgisi

, Mersin Barosu 3472 sicil numarasına kayıtlıdır. Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu bünyesinde ceza, aile, iş, gayrimenkul ve ticaret hukuku alanlarında hukuki danışmanlık ve dava takibi sunmaktadır.

İnceleyen: Av. Emirhan Keskin · Mersin Barosu Sicil No: 5507

Telefon WhatsApp