B&KBakırcı & KeskinHUKUK BÜROSU
TR
TürkçeEnglishDeutschРусскийالعربية中文
Menü

Sivil Hava Aracı Kazası Kime ve Nasıl Bildirilir? En Seri Vasıta Şartı | 2920 m.10 (2026)

Kısa ve net cevap: 2920 sayılı Türk Sivil Havacılık Kanunu’nun 10. maddesine göre her türlü sivil hava aracı kazası; sorumlu pilot veya bunun mümkün olmadığı hâllerde mürettebattan biri, hava aracını işleten ve mahallî yetkililer tarafından en seri vasıta ile Ulaştırma Bakanlığına bildirilir. Kanun belirli bir saat sayısı yazmaz; “en seri vasıta” ifadesi gereksiz gecikmeye izin vermeyen süratli bildirim yükümlülüğünü ifade eder. 2026 itibarıyla hava aracı kaza ve ciddi olaylarının emniyet inceleme raporları Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı bünyesindeki Ulaşım Emniyeti İnceleme Merkezi tarafından yayımlanmaktadır. Kaza bildirimi, olay yerindeki kurtarma ve acil yardım faaliyetlerinin yerine geçmez; can güvenliği sağlanırken bildirim de mümkün olan en hızlı yöntemle yapılmalıdır.

2920 m.10 sivil hava aracı kazası bildirimi ve en seri vasıta yükümlülüğü

2920 m.10 hangi olaylarda uygulanır?

Madde “her türlü sivil hava aracı kazası” ifadesini kullanır. Bu nedenle ticari yolcu uçağı, kargo uçağı, eğitim uçağı, iş jeti, genel havacılık hava aracı veya kanunun kapsamındaki diğer sivil hava araçları bakımından kaza bildirimi yükümlülüğü vardır. Devlet hava araçlarının durumu ise 2920 sayılı Kanunun kapsam maddesi ve özel mevzuat çerçevesinde ayrıca değerlendirilir.

Bir olayın teknik olarak “kaza”, “ciddi olay” veya daha düşük seviyeli olay sayılıp sayılmadığı güncel havacılık emniyeti mevzuatındaki tanımlar üzerinden belirlenir. Pilot veya işletmeci, olayın sınıflandırılması konusunda tereddüt varsa yalnız kendi kanaatiyle bildirimsiz bırakmamalı; ilgili otoritenin zorunlu olay bildirim usulünü de kontrol etmelidir.

Kazayı kim bildirmek zorundadır?

M.10 üç farklı sorumluluk grubunu sayar. Birincisi sorumlu pilottur; sorumlu pilotun bildirim yapması mümkün değilse mürettebattan biri devreye girer. İkincisi hava aracını işleten işletmecidir. Üçüncüsü ise mahallî yetkililerdir. Bu yapı, kaza haberinin tek bir kişinin durumuna bağlı kalmamasını sağlar.

Örneğin sorumlu pilot ağır yaralıysa mürettebattan biri bildirim yapabilir. Mürettebatın tamamına ulaşılamıyorsa işletmeci kendi operasyon kayıtlarından haberdar olduğu kazayı bildirmekle yükümlüdür. Kaza yerindeki mülki ve kolluk makamları da kanunda ayrıca bildirim tarafı olarak gösterilmiştir.

Sorumlu pilotun bildirim yükümlülüğü ne zaman doğar?

Kaza meydana geldiğinde sorumlu pilotun ilk görevi can ve uçuş emniyetini korumaktır. Yangın, yaralanma, tahliye veya tehlikeli madde riski varsa acil müdahale önceliklidir. Ancak haberleşme mümkün hâle gelir gelmez kaza, m.10’daki “en seri vasıta” ölçütüne uygun biçimde bildirilmelidir.

Pilotun kendi şirket operasyon merkezine bilgi vermesi önemlidir; fakat kanun bildirim adresi olarak Ulaştırma Bakanlığını gösterir. İşletmenin kurduğu iç raporlama zinciri, kamu otoritesine yapılması gereken bildirimin ortadan kalkması sonucunu doğurmaz.

Pilot bildiremiyorsa mürettebattan kim bildirim yapar?

Kanun belirli bir unvanı zorunlu tutmaz; “mürettebattan biri” ifadesini kullanır. Kaptanın bildirim yapamadığı hâlde ikinci pilot veya koşullara göre diğer yetkili mürettebat üyesi kaza bilgisini süratle ulaştırmalıdır. İşletme operasyon el kitabında bu sorumluluğun kim tarafından ve hangi iletişim kanalıyla yerine getirileceği açık biçimde düzenlenmelidir.

Görev dağılımının önceden belirlenmiş olması, kaza sonrasındaki karışıklığı azaltır. Ancak iç prosedürde belirlenen kişi ulaşılmaz durumdaysa “o kişi bildirecekti” gerekçesiyle bildirimin geciktirilmesi m.10’un amacıyla bağdaşmaz.

İşletenin ayrıca bildirim yükümlülüğü var mı?

Evet. Kanun işleteni pilot ve mahallî yetkililerden ayrı olarak sayar. İşleten, hava aracının operasyonundan sorumlu gerçek veya tüzel kişi olarak kazayı öğrendiğinde kamu otoritesine bildirim zincirini işletmelidir. Havayolu işletmeleri, uçuş okulları, balon işletmeleri ve diğer sivil havacılık kuruluşları kendi faaliyet türlerine göre emniyet yönetim sistemi içinde olay bildirimi prosedürü kurar.

İşletenin yalnız sigorta şirketine, hava aracı sahibine veya hukuk birimine haber vermesi yeterli değildir. Resmî havacılık bildirimleri ayrı, özel hukuk ve sigorta bildirimleri ayrı yükümlülüklerdir.

Mahallî yetkililer kimlerdir?

Kanun “mahallî yetkililer” ifadesini kullanır. Kaza yerindeki mülki idare, kolluk, havaalanı yönetimi ve olayın niteliğine göre görevli diğer yerel kamu birimleri bu çerçevede rol alabilir. Yetkili personel kazayı öğrendiğinde yalnız olay yerini güvenceye almakla kalmaz; m.10’daki kamu otoritesi bildirim zincirinin de işlemesini sağlar.

Özellikle havaalanı dışında meydana gelen kazalarda jandarma, polis, kaymakamlık veya valilik birimleri olaydan ilk haberdar olan makam olabilir. Bu makamların ilk tedbir görevleri m.11 ile de bağlantılıdır.

“En seri vasıta” ne anlama gelir?

Kanun 1983 tarihli olduğu için belirli bir dijital platform veya telefon numarası yazmaz. Bunun yerine teknolojiye açık bir kavram olan “en seri vasıta”yı kullanır. 2026’da bu ifade, olayın şartlarında kullanılabilecek en hızlı güvenilir iletişim yoluyla bildirim yapılmasını gerektirir.

Telefon, havacılık operasyon haberleşme sistemi, yetkili kurumun elektronik bildirim kanalı veya acil haberleşme ağı kullanılabilir. Önemli olan, bildirimin geciktirilmemesi ve sonradan ne zaman, kime, hangi bilgilerle yapıldığının ispatlanabilmesidir.

Kanunda 1 saat, 24 saat veya 48 saatlik bildirim süresi var mı?

2920 m.10 belirli bir saat veya gün sayısı yazmaz. Doğrudan “en seri vasıta ile” bildirim emri verir. Başka havacılık düzenlemelerinde belirli olay kategorileri için elektronik rapor veya ayrıntılı rapor süreleri bulunabilir; bunlar m.10’daki ilk kaza haberinden ayrı yükümlülüklerdir.

Bu nedenle ilk bildirimle sonraki ayrıntılı rapor karıştırılmamalıdır. İlk haber süratle verilir; teknik ayrıntılar, kayıtlar ve resmî formlar ilgili ikincil mevzuatın öngördüğü süre içinde tamamlanabilir.

2026’da bildirim hangi kurumsal yapıya gider?

2920 m.10’un kanun lafzında “Ulaştırma Bakanlığı” ifadesi yer alır. Güncel devlet teşkilatında havacılık alanındaki görevler Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı bünyesinde yürütülmektedir. Hava aracı kazaları ve ciddi olaylarının bağımsız emniyet inceleme raporlarını yayımlayan birim Ulaşım Emniyeti İnceleme Merkezidir.

İşletmeler ayrıca SHGM’nin emniyet ve olay bildirim düzenlemelerine tabidir. Bir olayda UEİM, SHGM, hava trafik birimleri ve adli makamların görevleri aynı değildir. İşletme prosedürü, hangi bildirimin hangi kuruma yapılacağını açıkça ayırmalıdır.

Kaza ile ciddi olay arasındaki fark neden önemlidir?

Kaza, ciddi olay ve olay sınıflandırmaları uluslararası sivil havacılık standartları ve ulusal ikincil mevzuat bakımından farklı sonuçlar doğurabilir. Ölüm veya ciddi yaralanma, hava aracının yapısal hasarı, kaybolma veya erişilemez hâle gelme gibi unsurlar kaza sınıflandırmasında önem taşır. Ciddi olay ise kazaya çok yaklaşılmış olduğunu gösteren yüksek riskli durumları kapsar.

2920 m.15, ölüm veya yaralanma bulunmasa dahi sivil havacılıkta can ve mal güvenliği bakımından önem taşıyan olaylarda kaza bölümündeki hükümlerin kıyasen uygulanabilmesine imkân verir. Bu nedenle “kimse yaralanmadı, bildirim gerekmez” yaklaşımı güvenli değildir.

Bildirimde hangi bilgiler verilmelidir?

M.10 ayrıntılı bilgi listesi saymaz; ancak ilk bildirimin yetkili makamın harekete geçmesini sağlayacak kadar açık olması gerekir. Hava aracının tescil işareti ve tipi, işletmeci, olay tarihi ve saati, yer, uçuşun kalkış-varış bilgisi, bilinen yaralanma veya ölüm durumu, hava aracının genel durumu, yangın/tehlikeli madde riski ve olay yerindeki iletişim kişisi temel bilgilerdir.

İlk anda kesin olmayan bilgi “kesin” gibi verilmemelidir. Teyit edilmemiş sayı veya nedenler açıkça geçici bilgi olarak belirtilmeli ve doğrulama sonrası güncellenmelidir. Kaza sebebi hakkında erken tahmin yapmak yerine somut gözlem aktarılmalıdır.

Kaza nedenini bildirimde yazmak zorunlu mu?

İlk bildirimin amacı teknik kusur tespiti yapmak değildir. Kazanın nedeni bağımsız teknik araştırma ve inceleme sonucunda belirlenir. Pilot veya işletmeci ilk bildirimde gözlemlenen teknik belirtiyi, hava durumunu veya olay akışını aktarabilir; fakat henüz incelenmemiş olay için kesin neden ilan etmek doğru değildir.

Erken ve dayanaksız neden açıklaması, sonraki teknik incelemeyi, sigorta sürecini ve adli uyuşmazlığı olumsuz etkileyebilir. Şirketin kamuoyu açıklamaları da teyit edilmiş bilgilerle sınırlı tutulmalıdır.

Kaza yurt dışında olursa Türk işletmecinin yükümlülüğü nedir?

Türk tescilli veya Türk işletmeciye ait bir hava aracı yabancı ülkede kazaya uğradığında olayın bulunduğu devletin kaza inceleme ve acil bildirim sistemi öncelikle uygulanır. Bunun yanında Türkiye’deki işletmecinin ulusal otoritelere ve kendi emniyet sistemine göre bildirim yükümlülükleri devam eder.

Chicago Sözleşmesi Ek 13 çerçevesinde olay devleti, tescil devleti, işletmeci devleti ve tasarım/imalat devleti arasında bilgi ve temsil süreçleri bulunabilir. İşletmeci uluslararası olayda yalnız yerel makamlarla iletişim kurmakla yetinmemelidir.

Yabancı tescilli uçak Türkiye’de kaza yaparsa ne olur?

Türkiye’de meydana gelen sivil hava aracı kazası Türk hava sahası ve ülke içindeki emniyet inceleme sistemine girer. Yabancı tescil veya yabancı işletmeci, Türkiye’deki bildirim ve olay yeri tedbirlerinden muaf değildir. Uluslararası kurallar uyarınca ilgili yabancı devletlere de bildirim yapılır.

İşletmeci kendi ülkesindeki otorite ve sigorta bildirimlerini ayrıca yerine getirir. Türkiye’deki teknik inceleme ile yabancı otoritenin katılım usulü ilgili uluslararası anlaşmalara göre yürütülür.

Havaalanı içinde kaza olursa bildirim zinciri nasıl işler?

Havaalanı acil durum planı devreye girer; kurtarma ve yangınla mücadele birimleri, hava trafik kontrol, havaalanı yönetimi, kolluk ve sağlık ekipleri kendi görevlerini yerine getirir. Bu operasyonel müdahale m.10’daki kaza bildirimini ortadan kaldırmaz.

Havaalanı işletmecisi ile hava aracı işletmecisi kendi raporlama zincirlerini paralel yürütmelidir. Tek bir kurumun “diğer taraf bildirdi” varsayımıyla sorumluluğunu bırakması mevzuat açısından risklidir.

Havaalanı dışında kaza olursa ilk ne yapılır?

Öncelik acil yardım, yangın ve can güvenliğidir. 112, kolluk ve yerel idare bilgilendirilir; hava aracının işletmecisi ve havacılık otoritelerine süratle haber verilir. Ardından m.11 gereği kaza alanı ve deliller korunur.

Meraklı kişilerin, basının veya yetkisiz personelin enkaza müdahalesi engellenmelidir. Yakıt, batarya, piroteknik sistem veya tehlikeli kargo varsa uzman ekip gelmeden riskli parçalarla temas edilmemelidir.

Bildirim yapılmaması hangi sonuçları doğurabilir?

Zorunlu kaza bildirimini yapmamak veya geciktirmek, 2920 sayılı Kanun ve ilgili sivil havacılık düzenlemeleri kapsamında idari inceleme ve yaptırım doğurabilir. İşletmeci bakımından ayrıca emniyet yönetim sistemi ve ruhsat gözetimi yönünden sonuçlar ortaya çıkabilir.

Bildirim eksikliği delillerin kaybına, kurtarma ve inceleme faaliyetlerinin gecikmesine veya gümrük/adli süreçlerin aksamasına yol açmışsa sorumluluk değerlendirmesi ağırlaşabilir. Somut yaptırım, ihlal edilen özel hükme ve olay tarihindeki güncel ceza düzenine göre belirlenir.

Kaza bildirimi adli suç ikrarı mıdır?

Hayır. Kaza bildiriminin amacı olayın gerçekleştiğini süratle kamu makamına duyurmak ve emniyet incelemesini başlatmaktır. Bildirim yapılması, işletmecinin veya pilotun kusuru kabul ettiği anlamına gelmez. Kusur, teknik inceleme ve varsa adli yargılama kapsamında delillerle değerlendirilir.

Bu nedenle işletmeci sırf hukuki sorumluluk endişesiyle zorunlu bildirimi geciktiremez. Bildirimde doğrulanmış olgular verilmeli, hukuki değerlendirme ve savunma süreci ayrı yürütülmelidir.

Kaza sonrası delil koruma neden hemen devreye girer?

Kaza bildirimi yapıldıktan sonra teknik inceleme için olay yerindeki izler kritik önem taşır. Kontrol yüzeylerinin konumu, alet göstergeleri, enkaz dağılımı, yakıt, motor parçaları, elektronik kayıt cihazları ve hava koşullarına ilişkin veriler kazanın oluş şeklini anlamaya yardımcı olabilir.

Bu nedenle 2920 m.11, zorunlu kurtarma ve can-mal güvenliği tedbirleri dışında delillerin aynen muhafazasını emreder. M.10 bildirim, m.11 ise olay yerinin korunması aşamasıdır.

İşletme için kaza bildirim prosedürü nasıl kurulmalı?

  • 24 saat ulaşılabilir emniyet ve operasyon irtibat kişileri belirlenmeli.
  • Pilot ve mürettebat için tek sayfalık acil bildirim akışı hazırlanmalı.
  • Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı/UEİM ve SHGM güncel iletişim kanalları prosedürde tutulmalı.
  • Havaalanı, ATC, kolluk ve sağlık birimleriyle temas sırası belirtilmeli.
  • İlk bildirimde verilecek asgari bilgiler standartlaştırılmalı.
  • Bildirim tarihi, saati, kanalı ve alan kişinin bilgisi kayıt altına alınmalı.
  • Teknik rapor ile kamuoyu açıklaması birbirinden ayrılmalı.
  • Delil koruma ve personel ifadeleri için hukuk/emniyet koordinasyonu kurulmalı.

Resmî kaynaklar

Sık Sorulan Sorular

Sivil hava aracı kazasını kim bildirmek zorunda?

Sorumlu pilot veya mümkün değilse mürettebattan biri, işleten ve mahallî yetkililer kanunda bildirim tarafı olarak sayılmıştır.

Bildirim kaç saat içinde yapılmalı?

M.10 belirli saat sayısı vermez; “en seri vasıta ile” bildirim zorunluluğu getirir.

Pilot şirket merkezine haber verirse yeterli mi?

Hayır. Şirket içi bildirim kamu otoritesine yapılması gereken resmî bildirimin yerine geçmez.

Kimse yaralanmadıysa bildirim gerekmez mi?

Olayın teknik sınıflandırılması önemlidir; ayrıca m.15 emniyet bakımından önemli olaylarda kaza hükümlerinin kıyasen uygulanmasına imkân verir.

Yabancı uçak Türkiye’de kaza yaparsa bildirim gerekir mi?

Evet. Türkiye’de meydana gelen sivil hava aracı kazası Türk yetkili makamlarının emniyet ve bildirim sistemine girer.

Kaza nedenini ilk bildirimde kesin yazmak gerekir mi?

Hayır. İlk bildirim olguları içerir; teknik neden bağımsız araştırma ve inceleme sonucunda belirlenir.

Havaalanı dışında kaza olursa kime haber verilir?

Acil yardım ve kolluk birimleriyle birlikte işletmeci ve yetkili havacılık makamlarına süratle bildirim yapılır.

Bildirim yapmak kusuru kabul etmek midir?

Hayır. Bildirim emniyet ve kamu otoritesi sürecini başlatır; kusur ayrı hukuki ve teknik değerlendirme konusudur.

Kaza sonrası enkaz taşınabilir mi?

Can kurtarma ve güvenlik zorunluluğu dışında deliller m.11 gereği korunmalıdır; yetkisiz taşıma yapılmamalıdır.

2026’da kaza raporlarını hangi kurum yayımlıyor?

Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı Ulaşım Emniyeti İnceleme Merkezi hava aracı kaza ve ciddi olay nihai raporlarını yayımlamaktadır.

Sonuç: 2920 m.10, sivil hava aracı kazasının haberinin tek bir kişiye bağlı kalmadan süratle kamu otoritesine ulaşmasını sağlar. Sorumlu pilot veya mümkün değilse mürettebat, işleten ve mahallî yetkililer en hızlı kullanılabilir iletişim yoluyla bildirim yapmak zorundadır. İlk bildirim teknik kusur tespiti değildir; olayın gerçekleştiğini, yerini ve acil durumunu bildirir. Kurtarma faaliyeti sürerken kamu otoritesi, işletme ve yerel makam bildirimleri paralel yürütülmeli; ardından delil koruma ve teknik inceleme süreci başlatılmalıdır.

Bu içerik 22 Eylül 2026 tarihi itibarıyla yürürlükteki 2920 sayılı Türk Sivil Havacılık Kanunu’nun 10. maddesi ve güncel Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı kurumsal yapısı esas alınarak hazırlanmıştır.

Hukuki konu hakkında iletişim

İlk iletişimde konuyu, bulunduğunuz ülke veya ili ve varsa tebliğ ya da son işlem tarihini kısaca belirtebilirsiniz. T.C. kimlik numarası, sağlık verisi veya kişisel belge göndermeyiniz. Mesajlaşma tek başına hukuki görüş veya avukatlık ilişkisi oluşturmaz.

Telefonla Araİletişim Bilgileri

tarafından hazırlanmış, Av. Emirhan Keskin tarafından incelenmiştir.

Yazar Bilgisi

, Mersin Barosu 3472 sicil numarasına kayıtlıdır. Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu bünyesinde ceza, aile, iş, gayrimenkul ve ticaret hukuku alanlarında hukuki danışmanlık ve dava takibi sunmaktadır.

İnceleyen: Av. Emirhan Keskin · Mersin Barosu Sicil No: 5507

Telefon WhatsApp